Sâffât suresi

Sâffât suresi, 38. ayet

Sâffât suresi, 38. ayet. إِنَّكُمْ لَذَآئِقُوا۟ ٱلْعَذَابِ ٱلْأَلِيمِ

inneküm leẕâiḳu-l`aẕâbi-l'elîm.

Diyanet İşleri

Şüphesiz siz mutlaka elem dolu azabı tadacaksınız.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Sâffât 35–41 · surenin 38. ayeti / 182

Konu Zulmedenlerin toplanması ve saptıranlarla çekişme Sâffât 22–39 3

  1. Sâffât 35

    Çünkü onlar, kendilerine, "Allah'tan başka hiçbir ilah yoktur" denildiği zaman, inanmayıp büyüklük taslıyorlardı.

  2. Sâffât 36

    "Biz, deli bir şair için ilahlarımızı mı terk edeceğiz?" diyorlardı.

  3. Sâffât 37

    Hayır, öyle değil. O, hakkı getirmiş, (önceki) peygamberleri de tasdik etmiştir.

  4. 38

    Şüphesiz siz mutlaka elem dolu azabı tadacaksınız.

  5. Sâffât 39

    Siz ancak işlediklerinizin karşılığı ile cezalandırılırsınız.

  6. Sâffât 40

    Ancak Allah'ın halis kulları başka.

  7. Sâffât 41

    (41-42) İşte onlar için belli bir rızık, meyveler vardır. Onlar ikram gören kimselerdir.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 38–39. ayetler için yazılmıştır.

38. Az önce kâfirlerin kıyamette söyleyecekleri bir söz olarak bildirilen: “Hepimiz (azabı) kesinlikle tadacağız” sözünün, doğru ya da yanlış olma ihtimali bulunduğundan dolayı Yüce Allah, burada kendi tarafından doğru ve kesin gerçek olmaktan başka bir ihtimali bulunmayan ve hakkı batıldan ayırt eden şu sözünü haber vermektedir: “Siz elbette o can yakıcı” ve acı verici “azabı tadacakasınız.”

39. Ama size tattırılan bu azap, ancak işlediğinizin karşılığıdır. Biz size zulmetmiyoruz. Size sadece adaletin gereğini uyguluyoruz.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Ey müşrikler! Mutlaka siz, kıyamet gününde küfrünüz ve resulleri yalanlamanız sebebi ile elem verici azabı tadacaksınız.

Kelimeler

4 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. إِنَّكُمْ innekum şüphesiz siz
  2. لَذَآئِقُوا۟ lezaiku tadacaksınız kök: ذوق
  3. ٱلْعَذَابِ l-azabi azabı kök: عذب
  4. ٱلْأَلِيمِ l-elimi acı kök: الم

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 6 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: ذوق (63 geçiş) · Aynı kök: الم (75 geçiş)

    İnkar edenler ile Allah'ın yolundan ve içinde, yerli, misafir bütün insanları eşit kıldığımız Mescid-i Haram'dan alıkoyanlar (azabı hak etmişlerdir.)…

  • Aynı kök: ذوق (63 geçiş) · Aynı kök: الم (75 geçiş)

    Onların durumu, kendilerinden az öncekilerin (Mekkeli müşriklerin) durumu gibidir. Onlar (Bedir'de) yaptıklarının cezasını tatmışlardır. Onlara…

  • Aynı kök: ذوق (63 geçiş) · Aynı kök: الم (75 geçiş)

    Daha önce inkar edip de inkarlarının cezasını tadanların haberi size gelmedi mi? Onlar için elem dolu bir azap da vardır.

  • Aynı kök: الم (75 geçiş)

    Kalplerinde münafıklıktan kaynaklanan bir hastalık vardır. Allah da onların hastalıklarını artırmıştır. Söyledikleri yalana karşılık da onlara elem…

  • Aynı kök: الم (75 geçiş)

    Ey iman edenler! "Ra'ina (bizi gözet)" demeyin, "unzurna (bize bak)" deyin ve dinleyin. Kafirler için acıklı bir azap vardır.

  • Aynı kök: الم (75 geçiş)

    Allah'ın indirdiği kitaptan bir kısmını gizleyip onu az bir bedel ile değişenler (var ya); işte onlar karınlarına ateşten başka bir şey…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

73 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Şüphesiz ki siz elem verici azabı tadacaksınız.

Mustafa İslamoğlu

Şu kesin ki siz, acıklı bir azabı hak ettiniz;

Muhammed Esed

Bakın siz, (öteki dünyada) acıklı azabı tadacaksınız,

Ahmed Hulusi

Muhakkak ki siz o feci azabı tadıcılarsınız!

Ali Bulaç

Şüphesiz, siz, acı azabı tadıcılarsınız."

Ali Özek ve heyeti

Kuşkusuz siz acı azabı tadacaksınız.

Ali Rıza Safa

Kuşkusuz, acı bir cezayı kesinlikle tadacaksınız.

Bayraktar Bayraklı

Şüphesiz siz acı azabı tadacaksınız.

Edip Yüksel

Siz elbette acı azabı tadacaksınız.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Siz elbette acı azabı tadacaksınız.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Elbette siz o acı azabı tadacaksınız.

Elmalılı Hamdi Yazır

Elbette siz o elim azabı tadacaksınız

Erhan Aktaş

Siz, kesinlikle elim azabı tadacak olanlarsınız.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Siz, kesinlikle elim azabı tadacak olanlarsınız.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Siz, kesinlikle elim azabı tadacak olanlarsınız.

Gültekin Onan

Şüphesiz, siz, acı azabı tadıcılarsınız.

Hasan Basri Çantay

Elbette siz o acıklı azabı tadıcısınız.

İbni Kesir

Elbette siz, elim azabı tadacaksınız.

Mehmet Alagaş

(2, 7, 35, 36, 37, 38, 39, 40, 41, 42, 43, 44, 45, 46, 47, 48, 49, 50, 51, 52, 53, 54, 55, 56, 57, 58, 59, 60, 61, 62, 63, 64, 65, 66, 67, 68, 69, 70, 71, 73, 74) Onlara Allahtan başka ilah yoktur/La ilahe İllallah denildiğinde onlar büyüklendiler / kibirlendiler, ayrıca bir mecnun bir şair için ilahlarımızı terk eder miyiz? dediler , bilakis gerçek geldi / hak geldi ve elçiler de doğruladı / tasdik etti , muhakkak siz acıtıcı / elim azabı tadacaksınız, Yaptıklarınızdan dolayı cezalanacaksınız, Allah’ın katışıksız kulları / halis kulları hariç, onlar bilinen bir rızık ve meyveler içindedirler, onlar Naim cennetinde karşı karşıya yataklar üzerinde ikram edilenlerdir, onlara kaynaktan doldurulmuş kadehler dolaştırılır / itaf edilir , beyazdır, içenlere lezzetlidir, sersemleme / aklı perdeleme yapmaz, onunla sarhoş olunmaz, yanlarında ise zarflı bakışlı / gözü başkasında olmayan / bakışı kontrol altında huriler, sanki bembeyaz gizlenmiş gibiler, bazıları bazılarına karşılıklı sorarlar / sual ederler, onlardan biri der ki benim bir yakınım vardı / akrabam vardı , sen de doğrulayanlardan mısın? / tasdik edenlerden misin? Diyordu, öldüğümüzde toprak ve kemik olduğumuz zaman hesap laşacak mıyız ? medineleşecekmiyiz? (Din deyyan medine duyun). Siz hiç aşina oldunuz mu? Muttali oldunuz mu? (Böyle bir şey duyan bilen yaşayan var mı?) Onu yaşadığında / Ona muttali olduğunda gördü ki o yakını (bu soruyu soran) cehennemin ortasında / göbeğinde duruyor, dedi ki Allah’a yemin olsun ki az kalsın beni de çukura düşürecektin , e ğer ki Rabbimden bir nimet olmasaydı, ben de buna hazır edilenlerden olacaktım, İlk ölümümüzden başka biz ölecek te değilmişiz ve azap edilecekler de değilmişiz , İş te bu da ne kocaman / ne büyük bir kurtuluşmuş, bunun benzeri için (benzeri bir kurtuluş için) faaliyet yapsınlar / amel etsinler, indiriliş olarak bu mu hayırlı yahut zakkum ağacı mı? Biz onu zalimler için ayrıştırıcı sınama / fitne (iki seçenekli sınama, O mu? Bu mu? sınavı) yaptık, muhakkak ki o cehennemin kökünden çıkan bir ağaçtır , onun görüneni / aşina olunan yerleri şeytanın kafaları gibidir , muhakkak ki onlar ondan yiyecekler ve onunla karınlarını / batınlarını dolduracaklar, sonra da onlara bunun üzerine kaynar bir karışım içirilecek, sonrasında da tekrar cehenneme geri dönecekler. (Mola bu kadar) onlar babalarına sap mış olarak denk geldiler ve onlarda onların izlerinden / eserleri üzere aceleyle koşuşturdular. (Demediler ki ne yapıyoruz niçin yapıyoruz) Onlardan öncekiler, evvelkilerin de çoğunluğu , saptı. Kesin olan şu ki, onlara içlerinden uyarıcılar gönderdik, bak bakalım uyarılanların sonucu / akıbeti nasıl oldu, Allah’ın katışıksız kulları / halis kulları hariç. (İmanı saf /katkısız tutmaya çalışanlar)

Rowwad Tercüme Merkezi

Kuşkusuz siz acı azabı tadacaksınız.

Süleyman Ateş

"Siz acı azabı tadacaksınız!"

Süleymaniye Vakfı

Siz, o acı veren azabı elbette tadacaksınız.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Siz, o acıklı azabı elbette tadacaksınız.

Şaban Britch

Siz ise, o acı veren azabı tadacaksınız.

Şaban Piriş

Siz ise, o acı veren azabı tadacaksınız.

Yaşar Nuri Öztürk

Yemin olsun, siz o acıklı azabı mutlaka tadacaksınız!

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Then they, will be told: You -infidels- shall certainly experience the taste of the torment laid upon the damned.

Abdul Haleem

you will taste the painful torment,

Abdullah Yusuf Ali

Ye shall indeed taste of the Grievous Penalty;-

Abul A'la Maududi

(They will be told): "You shall taste the grievous chastisement.

Aisha Bewley

You will definitely taste the painful punishment

Al-Hilali & Khan

Verily, you (pagans of Makkah) are going to taste the painful torment;

Ali Quli Qarai

Indeed you will taste the painful punishment,

Amatul Rahman Omar

(Disbelievers!) you will suffer the woeful punishment, most certainly.

Arthur John Arberry

Now certainly you shall be tasting the painful chastisement,

Bijan Moeinian

It will be said to the disbelievers: "You deserve to taste the awful punishment. "

E. Henry Palmer

verily, ye are going to taste of grievous woe,

Edip-Layth

You will taste the greatest of retribution.

George Sale

Ye shall surely taste the painful torment of hell;

Hamid S. Aziz

Most surely you will taste the painful punishment.

Mahmoud Ghali

Surely you will indeed be tasting the painful torment;

Marmaduke Pickthall

Lo! (now) verily ye taste the painful doom -

Mohamed Ahmed - Samira

You will indeed taste a painful punishment,

Muhammad Asad

Behold, you will indeed taste grievous suffering [in the life to come],

Mustafa Khattab

You will certainly taste the painful torment,

Progressive Muslims

You will taste the greatest of retribution.

Rashad Khalifa

Most assuredly, you will taste the most painful retribution.

Sahih International

Indeed, you [disbelievers] will be tasters of the painful punishment,

Sam Gerrans

“You are to taste the painful punishment

Shabbir Ahmed

Behold, you will indeed taste the grievous suffering.

Syed Vickar Ahamed

Verily, you shall really taste the painful Penalty—

Taqi Usmani

Surely you have to taste the painful punishment,-

The Monotheist Group

You will taste the greatest of retribution.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Sâffât suresi, 38. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Sâffât suresi, 38. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Sâffât suresi, 38. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩