Tegâbün suresi

Tegâbün suresi, 3. ayet

Tegâbün suresi, 3. ayet. خَلَقَ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضَ بِٱلْحَقِّ وَصَوَّرَكُمْ فَأَحْسَنَ صُوَرَكُمْ وَإِلَيْهِ ٱلْمَصِيرُ

ḫaleḳa-ssemâvâti vel'arḍa bilḥaḳḳi veṣavveraküm feaḥsene ṣuveraküm. veileyhi-lmeṣîr.

Diyanet İşleri

Gökleri ve yeri hak ve hikmete uygun olarak yarattı. Sizi şekillendirdi ve şekillerinizi de güzel yaptı. Dönüş yalnız O'nadır.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Tegâbün 1–6 · surenin 3. ayeti / 18

Konu Yaratılış, Allah'ın bilgisi ve geçmiş kavimler Tegâbün 1–6 3

  1. Tegâbün 1

    Göklerdeki ve yerdeki her şey Allah'ı tespih eder. Mülk yalnızca O'nundur, hamd de O'na mahsustur. O, her şeye hakkıyla gücü yetendir.

  2. Tegâbün 2

    O, sizi yaratandır. Böyle iken kiminiz kafir, kiminiz mü'mindir. Allah, yaptıklarınızı hakkıyla görendir.

  3. 3

    Gökleri ve yeri hak ve hikmete uygun olarak yarattı. Sizi şekillendirdi ve şekillerinizi de güzel yaptı. Dönüş yalnız O'nadır.

  4. Tegâbün 4

    Göklerdeki ve yerdeki her şeyi bilir. Gizlediklerinizi de açığa vurduklarınızı da bilir. Allah, göğüslerin özünü (kalplerde olanı) hakkıyla bilendir.

  5. Tegâbün 5

    Daha önce inkar edip de inkarlarının cezasını tadanların haberi size gelmedi mi? Onlar için elem dolu bir azap da vardır.

  6. Tegâbün 6

    Bu, peygamberlerinin, onlara apaçık mucizeler getirmeleri ve onların da, "(Bizim gibi) insanlar mı bizi doğru yola iletecekmiş?" deyip de inkar etmeleri ve yüz çevirmeleri sebebiyledir. Allah da hiçbir şeye muhtaç olmadığını göstermiştir. Allah, her bakımdan sınırsız zengindir, övgüye layıktır.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

3. Yüce Allah kendisine birtakım emir ve yasaklar verilmiş olan insanın yaratılışını söz konusu ettikten sonra diğer yaratıkların da yaratıcısının kendisi olduğunu belirterek şöyle buyurmaktadır: “O, gökleri ve yeri hak (bir amaç) ile yaratmıştır.” Yani bunların kendilerini de her ikisinde bulunanları da en güzel şekilde yaratan O’dur.

O’nun bu yaratması “hak (bir amaç) ile”dir. Yani hikmet ile ve Yüce Allah’ın gözetmiş olduğu belli bir gaye ve maksada göer yaratılmışlardır.

"Size suret vermiş ve suretlerinizi de güzel kılmıştır” buyruğu Yüce Allah’ın: “Andolsun Biz insanı gerçekten en güzel kıvamda/ölçüde yarattık” (et-Tîn, 95/4) buyruğuna benzemektedir. İnsan suret itibari ile bütün yaratıkların en güzeli, görünüşü de en üstün olanıdır.

"Dönüş yalnız O’nadır.” Kıyamet gününde yalnız O’na dönülecektir, O da iman ve küfrünüzün karşılığını size verecektir. Sizi, size ihsan etmiş olduğu pek büyük nimetler dolayısı ile sorgulayacak, bu nimetlerin şükrünü yerine getirip getirmemekten dolayı hesaba çekecektir.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

-Ey insanlar!- O, gökleri ve yeri hak ile yaratmış ve bunları boş yere yaratmamıştır. Sizi de kendisinden bir ihsan ve bir lütuf olmak üzere en güzel surette şekillendirmiştir. Eğer dileseydi sizi çirkin olarak yaratırdı. Kıyamet günü dönüş de sadece O’nadır. Amellerinize karşılık size karşılığınızı verecektir. Hayır (zannederse) hayır (bulur). Şer (zannederse) şer (bulur).

Kelimeler

9 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. خَلَقَ haleka yarattı kök: خلق
  2. ٱلسَّمَـٰوَٰتِ s-semavati gökleri kök: سمو
  3. وَٱلْأَرْضَ vel'erde ve yeri kök: ارض
  4. بِٱلْحَقِّ bil-hakki hak (hikmet) ile kök: حقق
  5. وَصَوَّرَكُمْ ve savverakum ve sizi biçimlendirdi kök: صور
  6. فَأَحْسَنَ fe ehsene güzel yaptı kök: حسن
  7. صُوَرَكُمْ ۖ suverakum biçimlerinizi kök: صور
  8. وَإِلَيْهِ ve ileyhi ve O'nadır
  9. ٱلْمَصِيرُ l-mesiru dönüş kök: صير

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: صور (19 geçiş) · Ortak kavram: İhsan

    Allah, yeryüzünü sizin için karar kılma yeri, göğü de bina yapan; size şekil verip de şekillerinizi güzel kılan ve sizi temiz şeylerle…

  • Aynı kök: صور (19 geçiş) · Ortak kavram: İhsan

    O, yaratan, yoktan var eden, şekil veren Allah'tır. Güzel isimler O'nundur. Göklerdeki ve yerdeki her şey O'nu tesbih eder. O, mutlak güç sahibidir,…

  • Aynı kök: صير (29 geçiş) · Ortak kavram: İhsan

    İbrahim'de ve onunla birlikte bulunanlarda sizin için güzel bir örnek vardır. Hani onlar kavimlerine, "Biz sizden ve Allah'ı bırakıp taptıklarınızdan…

  • Aynı kök: صور (19 geçiş)

    Hani İbrahim, "Rabbim! Bana ölüleri nasıl dirilttiğini göster" demişti. (Allah ona) "İnanmıyor musun?" deyince, "Hayır (inandım) ancak kalbimin…

  • Aynı kök: صير (29 geçiş)

    Hani İbrahim, "Rabbim! Bu şehri güvenli bir şehir kıl. Halkından Allah'a ve ahiret gününe iman edenleri her türlü ürünle rızıklandır" demişti. Allah…

  • Aynı kök: صير (29 geçiş)

    Peygamber, Rabbinden kendisine indirilene iman etti, mü'minler de (iman ettiler). Her biri; Allah'a, meleklerine, kitaplarına ve peygamberlerine iman…

  • Ortak kavram: İhsan

    Hani, "Şu memlekete girin. Orada dilediğiniz gibi, bol bol yiyin. Kapısından eğilerek tevazu ile girin ve "hıtta!" (Ya Rabbi, bizi affet) deyin ki,…

  • Ortak kavram: İhsan

    Hani, biz İsrailoğulları'ndan, "Allah'tan başkasına ibadet etmeyeceksiniz, anne babaya, yakınlara, yetimlere, yoksullara iyilik edeceksiniz, herkese…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

59 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mustafa İslamoğlu

Gökleri ve yeri gerçek bir amaç uğruna O yarattı; ve size O şekil verdi, üstelik şeklinizi en güzel biçimde takdir etti; ama (o suret de fanidir), her halükarda dönüş O'nadır.

Muhammed Esed

O, gökleri ve yeri (deruni bir) anlam ve amaç üzere yaratmış ve size (belli bir) şekil vermiştir; hem de öyle güzel bir şekil ki. Yolculuğunuzun varışı O'nadır.

Ahmed Hulusi

Semaları ve arzı bil-Hak (Hak olarak - Esma'sının özellikleriyle) yarattı ve (Esma bileşimleri şeklinde) suretlere bürüdü de suretlerinizi en güzel yaptı! O'nadır dönüş!

Ali Bulaç

Gökleri ve yeri hak olmak üzere yarattı ve size düzenli bir biçim (suret) verdi; suretlerinizi de güzel yaptı. Dönüş O'nadır.

Ali Özek ve heyeti

Gökleri ve yeri yerli yerince yarattı. Sizi şekillendirdi ve şekillerinizi de güzel yaptı. Dönüş ancak O'nadır.

Ali Rıza Safa

Gökleri ve yeryüzünü gerçek olarak yaratmıştır. Size biçim vermiş; ardından biçimlerinizi güzelleştirmiştir. Ve dönüş, O'na olacaktır.

Bayraktar Bayraklı

O, gökleri ve yeribir amaç için yaratmıştır. Sizi şekillendirdi ve şekillerinizi de güzel yaptı. Dönüş ancak O'nadır.

Edip Yüksel

Gökleri ve yeri belli bir amaç için yaratmış, size biçim vermiş ve biçiminizi güzelleştirmiştir. Dönüş O'nadır.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Gökleri ve yeri belli bir amaç için yaratmış, size biçim vermiş ve biçiminizi güzelleştirmiştir. Dönüş O'nadır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Gökleri ve yeri hak ile yarattı, sizi şekillendirdi. Şekillerinizi de güzel yaptı. Sonunda gidiş de O'nadır.

Elmalılı Hamdi Yazır

O ki Gökleri ve Yeri hakk ile yarattı ve size suret verdi, suretlerinizi güzel de yaptı, nihayet gidiş de onadır

Erhan Aktaş

Gökleri ve yeri Hakk ile yarattı. Size, en iyi biçimle biçim verdi. Ve dönüş yalnızca O'nadır.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Gökleri ve yeri hakk ile yarattı. Size, en iyi biçimle biçim verdi. Ve dönüş yalnızca O'nadır.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Gökleri ve yeri hakk ile yarattı. Size, en iyi biçimle biçim verdi. Ve dönüş yalnızca O'nadır.

Gültekin Onan

Gökleri ve yeri hak olmak üzere yarattı ve size düzenli bir biçim (suret) verdi; suretlerinizi de güzel yaptı. Dönüş O'nadır.

Hasan Basri Çantay

Gökleri ve yeri, hakk (-u adl) in ikaamesine sebeb olarak, O yaratdı, size suuret verdi, hem suuretlerinizi de güzel yapdı. Dönüş ancak Onadır.

İbni Kesir

Gökleri ve yeri hak ile yaratmıştır. Size suret verip suretlerinizi en güzel şekilde yapmıştır. Dönüş, ancak O'nadır.

Mehmet Alagaş

(1-4) Semalarda ve yerde ne varsa Allah’ı üstün tutar, egemenlik / mülkiyet O’nundur, övgü O’nundur, O, her şeyi güç yetirip ayarlayandır, sizi yaratandır, sizden birileri kafirdir, birileri de mümin, Allah yaptıklarınızı görendir , semaları ve yeri gerçek olarak yarattı, en güzel şekliyle sizleri şekillendirdi, dönüş O’nadır , semalarda ve yerde ne varsa bilir, sakladıklarınızı da açığa çıkardıklarınızı da / alenileştirdiklerinizi de bilir, Allah göğüslerde olanı da bilir.

Rowwad Tercüme Merkezi

O; gökleri ve yeri hak ile yaratmış, sizi de en güzel sûrette şekillendirmiştir. Dönüş de O’nadır.

Süleyman Ateş

Gökleri ve yeri hak (hikmet) ile yarattı, sizi biçimlendirdi, biçimlerinizi güzel yaptı. Dönüş O'nadır.

Süleymaniye Vakfı

O, gökleri ve yeri, o gerçek için (sizleri imtihan için dipnot 1 ) yaratmış; her birinize özgün bir biçim vermiş ve biçimlerinizi güzel yapmıştır dipnot 2 . Dönüp varılacak yer onun huzurudur.

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Allah, gökleri, yeri ve ikisinin arasındaki varlıkları, insanları ve cinleri zorlu bir imtihandan geçirmek için yaratmıştır. Bunu Hud Suresinin 7. ayetinde açıklamış, diğer ayetlerde de "(بِالْحَقِّ) o gerçek için" ifadesiyle buna işarette bulunmuştur (En'am 6/73, Hud 11/7, İbrahim 14/19, Hicr 15/85, Nahl 16/3, Ankebut 29/44, Rum 30/8, Zümer 39/5, Duhan 44/39, Casiye 45/22, Ahkaf 46/3).
  2. metne dön, dipnot 2
    Hiç kimse diğerinin tıpa tıp aynısı değildir (Al-i İmran 3/6, Mü'min 40/64, Haşr 59/24, İnfitar 82/6-8).

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Gökleri ve yeri gerçek varlıklar olarak yaratmış, size özel şekil ve yetenekler vermiş, şekillerinizi ve yeteneklerinizi güzel yapmıştır dipnot 1 . Sonunda dönüş O'nadır.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    İnsanı, gerçekten en güzel yeteneklerle yarattık. (Tin 95/4)

Şaban Britch

O, gökleri ve yeri hak ile yaratmış, sizi de en güzel sûrette şekillendirmiştir. Dönüş de O’nadır.

Şaban Piriş

O, gökleri ve yeri hak ile yaratmış, sizi de en güzel surette şekillendirmiştir. Dönüş de O'nadır.

Yaşar Nuri Öztürk

Gökleri ve yeri hak olarak yarattı; sizi biçimlendirdi ve görünüşlerinizi güzel yaptı. Yalnız O'nadır dönüş.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

He created the heavens and the earth with equity and wisdom, and gave you form and shape and how shapely He fashioned you, then back to Him is the end and the purpose for which you are destined.

Abdul Haleem

He created the heavens and earth for a true purpose; He formed you and made your forms good: you will all return to Him.

Abdullah Yusuf Ali

He has created the heavens and the earth in just proportions, and has given you shape, and made your shapes beautiful: and to Him is the final Goal.

Abul A'la Maududi

He created the heavens and the earth with Truth and shaped you, giving you excellent shapes. And to Him is your ultimate return. dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    In this verse three things have been stated in their sequence, which are well connected logically:

Aisha Bewley

He created the heavens and the earth with truth and formed you, giving you the best of forms. And He is your final destination.

Al-Hilali & Khan

He has created the heavens and the earth with truth, and He shaped you and made good your shapes. And to Him is the final Return.

Ali Quli Qarai

He created the heavens and the earth with reason, and He formed you and perfected your forms, and toward Him is the destination.

Amatul Rahman Omar

He created the heavens and the earth with an eternal purpose and to suit the requirements of truth and wisdom. And He shaped you and made your shapes beautiful, and to Him is the ultimate return.

Arthur John Arberry

He created the heavens and the earth with the truth, and He shaped you, and shaped you well; and unto Him is the homecoming.

Bijan Moeinian

God has not created the heavens and the earth on vain. Your Lord has created you of the best quality. Know that one day you will return to Him.

E. Henry Palmer

He created the heavens and the earth in truth; and has formed you and made excellent your forms; and unto Him the journey is!

Edip-Layth

He created the heavens and the earth with truth. He designed you and made your design the best, and to Him is the final destiny.

George Sale

He hath created the heavens and the earth with truth; and He hath fashioned you, and given you beautiful forms: And unto Him must ye all go.

Hamid S. Aziz

He created the heavens and the earth with Truth, and He formed you, then made goodly your forms, and to Him is the final goal.

Mahmoud Ghali

He created the heavens and the earth with the Truth, and He fashioned you (and) so made fair your fashioning; and to Him is the Destiny.

Marmaduke Pickthall

He created the heavens and the earth with truth, and He shaped you and made good your shapes, and unto Him is the journeying.

Mohamed Ahmed - Samira

He created the heavens and the earth with deliberation, and gave you form, and shaped you well; and to Him is your returning.

Muhammad Asad

He has created the heavens and the earth in accordance with [an inner] truth, and has formed you - and formed you so well; and with Him is your journey's end.

Mustafa Khattab

He created the heavens and the earth for a purpose. He shaped you ˹in the womb˺, perfecting your form. And to Him is the final return.

Progressive Muslims

He created the heavens and the Earth with truth, and He designed you and perfected your design, and to Him is the final destiny.

Rashad Khalifa

He created the heavens and the earth for a specific purpose, designed you and perfected your design, then to Him is the final destiny.,

Sahih International

He created the heavens and earth in truth and formed you and perfected your forms; and to Him is the [final] destination.

Sam Gerrans

He created the heavens and the earth in truth, and He formed you and made good your forms; and to Him is the journey’s end.

Shabbir Ahmed

He created the heavens and the earth in Truth and with a Sublime Purpose. And He formed you and formed you so well with beautiful potentials. And unto Him is the Final Destination.

Syed Vickar Ahamed

He has created the heavens and the earth in proper proportions, and has given you shape, and made your shapes beautiful: And to Him is the final return.

Taqi Usmani

He has created the heavens and the earth rightly, and shaped your figures, and made your figures good, and to Him is the final return.

The Monotheist Group

He created the heavens and the earth with the truth, and He designed you and perfected your design, and to Him is the final destiny.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Tegâbün suresi, 3. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Tegâbün suresi, 3. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Tegâbün suresi, 3. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩