Diyanet İşleri
Amel defterleri açıldığı zaman,
Tekvîr suresi
Tekvîr suresi, 10. ayet. وَإِذَا ٱلصُّحُفُ نُشِرَتْ
veiẕe-ṣṣuḥufü nüşirat.
Amel defterleri açıldığı zaman,
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Kıyamet sahneleri Tekvîr 1–14 3
Ruhlar (bedenlerle) eşleştirildiği zaman.
(8-9) Diri diri gömülen kız çocuğunun, hangi günahtan ötürü öldürüldüğü sorulduğu zaman,
Amel defterleri açıldığı zaman,
Gökyüzü (yerinden) sıyrılıp koparıldığı zaman,
Cehennem alevlendirildiği zaman,
Cennet yaklaştırıldığı zaman,
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 1–14. ayetler için yazılmıştır.
1. Yani bu dehşet verici haller meydana geldiğinde, insanlar birbirinden ayırt edilecek, herkes âhireti için önden neler gönderdiğini, hayır ve şer türünden neleri hazırlamış olduğunu bilmiş olacaktır. Çünkü Kıyamet gününde güneş sarılıp dürülerek tortop edilecek, ayın ışığı söndürülecek ve her ikisi de cehenneme atılacaktır.
2. “Yıldızlar dağılıp döküldüğü zaman;” başkalaştığı ve yörüngelerinden çıkıp saçıldığı zaman;
3. “Dağlar yürütüldüğü zaman” önce akıp giden kum tanelerinden oluşmuş kum yığınlarına dönüşür, sonra atılmış yün gibi olur, sonra da saçılmış toz zerreleri haline gelir ve böylece yerlerinden ayrılıp kaybolur.
4. “Doğumu yakın/yeni yavrulu develer başıboş bırakıldığı zaman;” Yani o gün insanların başına, her zaman için önem verdikleri, dikkat ve titizlikle baktıkları en değerli mallarını kendilerine unutturacak işler gelir de o malların hiçbiriyle ilgilenmezler. “ٱلۡعِشَارُ (meâlde: doğumu yakın/yeni yavrulu)”, yavruları arkalarından giden dişi develer demek olup bunlar o dönemde Arapların en değerli malları idi. Pek değerli olan her bir mal da bu kabildendir.
5. “Vahşi hayvanlar bir araya toplandığı zaman;” Yüce Allah’ın birinden diğerinin hakkını kısas yolu ile almak, böylece kullarına adaletinin kemâlini göstermek için Kıyamet gününde hayvanlar da toplanacaklardır. Öyle ki boynuzsuz koyunun lehine boynuzlu koyundan kısas alanacak, sonra da onlara: Toprak olun, denilecek.
6. Büyüklüklerine rağmen “denizler” alev alev yanan bir ateş haline gelsin diye “tutuşturulduğu zaman;”
7. “Nefisler eşleştirildiği” her bir amel sahibi, kendisine benzer ameli bulunanlarla bir araya getirildiği “zaman”. İyiler iyilerle, kötüler kötülerle eşleştirilir, mü’minler hurilerle, kâfirler de şeytanlarla eşleştirilip bir araya getirilir.
Bu da Yüce Allah’ın şu buyruklarını andırmaktadır: “Kâfirler de cehenneme zümre zümre sürülecek” (ez-Zumer, 39/71); “Rablerinden korkup sakınanlar da cennete zümre zümre götürülecek” (ez-Zumer, 39/73); Toplayın zulmedenleri ve onlara eş olanları...” (es-Sâffât, 37/22)
8-9. “Diri diri toprağa gömülen kız çocuğuna” karanlık cahiliye döneminde fakirlik korkusu dışında herhangi bir sebep olmaksızın diri diri toprağa gömülen kız çocuklarına “hangi suçtan dolayı öldürüldüğü sorulduğu zaman;” Bilindiği gibi onun hiçbir suçu, günahı yoktur; ancak bu ifade, onu öldürene bir azar ve kınama anlamını taşır.
10. Amelde bulunanların yaptıkları hayır ve şerleri ihtiva eden “amel defterleri serildiği” ve sahiplerine dağıtıldığı “zaman” ki kimisi defterini sağ tarafından, kimisi de sol tarafından yahut arka tarafından alacaktır.
11. “Gök sıyrıldığı” yerinden sökülüp kaldırıldığı “zaman;” Bu da Yüce Allah’ın şu buyruklarını andırmaktadır: “Ve o gün gökyüzü bulutla yarılacak...” (el-Furkân, 25/25); “Gökleri kitapların dürülmesi gibi düreceğimiz gün...” (el-Enbiyâ, 241/104); “Halbuki Kıyamet günü yeryüzü bütünü ile O’nun avucundadır. Gökler ise O’nun sağ eli ile dürülmüş olacaktır.” (ez-Zümer, 39/67)
12. “Cehennem alevlendirildiği” harlandığı ve öncesinde görülmedik bir şekilde daha da alev aldığı “zaman;”
13-14. “Cennet de” takvâ sahiplerine “yaklaştırıldığı zaman; herkes ne amel hazırladığını bilmiş olacaktır.” Yani dünyada iken işlemiş olduğu bütün amellerini bilmiş olacaktır. Nitekim Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: “Onlar işlediklerini önlerinde hazır bulacaklardır.” (el-Kehf, 18/49)
Kıyamet gününün bu vasıfları dolayısı ile kalpler gerçekten dehşete kapılır. Bundan dolayı sıkıntılar alabildiğine artar, insan iliklerine kadar titrer, korku her yanını kaplar. Bu, olgun akıl sahiplerini o gün için hazırlığa teşvik eder, kınanmasını gerektirecek her bir husustan uzak durmalarını sağlar. Bundan dolayı seleften biri şöyle demiştir: “Her kim gözü ile görüncesine Kıyameti yaşamak istiyor ise Tekvir suresi üzerinde dikkatle düşünsün.”
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Herkes amel defterini okusun diye, kulların amel defterleri açıldığı zaman.
Aynı kök: صحف (9 geçiş) · Aynı kök: نشر (21 geçiş)
Hatta onlardan her bir kişi, kendisine açılmış sahifeler verilmesini istiyor.
Aynı kök: صحف (9 geçiş)
İnanmayanlar, "Doğru söylediğine dair bize Rabbinden açık bir delil (bir mucize) getirse ya!" dediler. Önceki kitaplarda olanların apaçık delili…
Aynı kök: صحف (9 geçiş)
Onlar için altın tepsiler ve kadehler dolaştırılır. Canlarının istediği ve gözlerinin hoşlandığı her şey oradadır. Siz orada ebedi olarak…
Aynı kök: نشر (21 geçiş)
Her insanın amelini boynuna yükledik. Kıyamet günü kendisine, açılmış olarak karşılaşacağı bir kitap çıkaracağız.
Aynı kök: نشر (21 geçiş)
(İçlerinden biri şöyle dedi:) "Mademki onlardan ve Allah'tan başkasına tapmakta olduklarından yüz çevirip ayrıldınız, o halde mağaraya çekilin ki,…
Aynı kök: نشر (21 geçiş)
Yoksa yerden, ölüleri diriltebilecek birtakım ilahlar mı edindiler?
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
(Amel) defterler(i) açıldığında,
(İnsanların) amel defterleri açıldığında,
(insanların yapıp ettiklerinin) dosyaları açıldığında,
Kaydedilmiş sayfaları açıldığında,
Sahifeler (amel defterleri) açıldığı zaman,
(Amellerin yazılı olduğu) defterler açıldığında,
Sayfalar açıldığında.
Amel defterleri açıldığında,
Kayıtlar yayımlandığı zaman,
Kayıtlar yayımlandığı zaman,
defterler açıldığında,
Ve defterler açıldığı vakıt
Defterler açıldığı zaman,
Defterler açıldığı zaman,
Defterler açıldığı zaman,
Sahifeler (amel defterleri) açıldığı zaman,
(Amel) defterler (i) açılıb yayıldığı zaman,
Sayfalar açıldığı zaman;
(1-14) Güneş dürülerek söndüğü nde, yıldızlar sönerek döküldüğünde, dağlar seyir halinde / yürütüldüğü vakitte, değerli mallar evcil hayvanlar bırakıldığında / terkedildiğinde, vahşi hayvanlar biraraya geldiklerinde, denizler kaynatılarak kabardığında, nefisler / nefesliler / soluklular tekrar zevceleştirildiğinde / eşleştirildiğinde, diri diri gömülen kıza hangi kusurundan / hatasından dolayı öldürüldüğü sorulduğunda , a mel defterleri / sayfalar neşredildiğinde / yayımlandığında, gök yeni halinde sıyrılarak açıldığında, cehennem kızgınlaştırıldığında, cennet yaklaştığında, her nefis / herkes hazırladığında ne var bilir.
Sahifeler (amel defterleri) açıldığı zaman.
(Amel) defterler(i) açılıp yayıldığı zaman,
ve (amellerin yazıldığı) sayfalar dağıtıldığında, dipnot 1
Defterler açılınca,
Sahifeler (amel defterleri) açıldığı zaman.
Sahifeler (amel defterleri) açıldığı zaman.
Sayfalar açılıp göz önüne konduğunda,
And when the records are laid open and are open wide,
when the records of deeds are spread open,
When the scrolls are laid open;
and when the scrolls of (men's) deeds shall be unfolded,
when the Pages are opened up,
And when the (written) pages [of deeds (good and bad) of every person] are laid open.
When the records [of deeds] are unfolded,
And when books and papers will be spread abroad,
when the scrolls shall be unrolled,
When the scrolls are laid open.
And when the pages shall be spread out,
When the records are displayed.
and when the books shall be laid open;
And when the Record Books are spread open,
And when the Scrolls will be unrolled,
And when the pages are laid open,
When the ledgers are laid open,
and when the scrolls [of men's deeds] are unfolded,
and when the records ˹of deeds˺ are laid open,
And when the records are displayed.
The records are made known.
And when the pages are made public
And when the pages are spread,
And when the papers are published widely.
When the books of deeds are laid open;
and when the scrolls (of deeds) will be unrolled,
And when the scripts are displayed.