İsrâ suresi

İsrâ suresi, 13. ayet

İsrâ suresi, 13. ayet. وَكُلَّ إِنسَٰنٍ أَلْزَمْنَٰهُ طَٰٓئِرَهُۥ فِى عُنُقِهِۦ وَنُخْرِجُ لَهُۥ يَوْمَ ٱلْقِيَٰمَةِ كِتَٰبًا يَلْقَىٰهُ مَنشُورًا

vekülle insânin elzemnâhü ṭâirahû fî `unüḳih. venuḫricü lehû yevme-lḳiyâmeti kitâbey yelḳâhü menşûrâ.

Diyanet İşleri

Her insanın amelini boynuna yükledik. Kıyamet günü kendisine, açılmış olarak karşılaşacağı bir kitap çıkaracağız.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

İsrâ 10–16 · surenin 13. ayeti / 111

Konu Kur'an en doğru yola iletir; herkesin ameli boynundadır İsrâ 9–22 3

  1. İsrâ 10

    (9-10) Gerçekten bu Kur'an en doğru olan yola götürür ve iyi işler yapan mü'minler için büyük bir mükafat olduğunu ve ahirete inanmayanlar için elem dolu bir azap hazırladığımızı müjdeler.

  2. İsrâ 11

    İnsan hayra dua eder gibi şerre dua eder. İnsan çok acelecidir.

  3. İsrâ 12

    Biz geceyi ve gündüzü (kudretimizi gösteren) iki alamet yaptık. Rabbinizden lütuf isteyesiniz, yılların sayısını ve hesabını bilesiniz diye gece alametini giderip gündüz alametini aydınlatıcı kıldık. İşte biz her şeyi açıkça anlattık.

  4. 13

    Her insanın amelini boynuna yükledik. Kıyamet günü kendisine, açılmış olarak karşılaşacağı bir kitap çıkaracağız.

  5. İsrâ 14

    "Oku kitabını! Bugün hesap sorucu olarak sana nefsin yeter" denilecektir.

  6. İsrâ 15

    Kim doğru yolu bulmuşsa, ancak kendisi için bulmuştur; kim de sapıtmışsa kendi aleyhine sapıtmıştır. Hiçbir günahkar, başka bir günahkarın günah yükünü yüklenmez. Biz, bir peygamber göndermedikçe azap edici değiliz.

  7. İsrâ 16

    Biz bir memleketi helak etmek istediğimizde, onun refah içinde yaşayan şımarık elebaşlarına (itaati) emrederiz de onlar orada kötülük işlerler. Böylece o memleket hakkındaki hükmümüz gerçekleşir de oranın altını üstüne getiririz.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 13–14. ayetler için yazılmıştır.

13. Bu buyruk, Yüce Allah’ın adaletinin kemal derecesinde olduğunu haber vermektedir. Şöyle ki her insanın, hayır ve şer türünden yaptığı tüm amelleri, onun boynundadır. Yüce Allah onu, ondan ayrılmaz ve onu aşarak başkasına ulaşmaz şekilde kılmıştır. O nedenle de kişi, başkasının amelinden dolayı hesaba çekilmeyeceği gibi başkası da onun ameli dolayısıyla hesaba çekilmeyecektir. “Kıyamet günü de ona, açılmış bir halde karşısında bulacağı bir kitap (amel defterini) çıkarırız.” Bu kitapta hayır ya da şer türünden onun bütün ameli, küçüğüyle büyüğüyle yazılı olacaktır.

14. Ona şöyle denilecektir: “Oku kitabını, bugün hesap görücü olarak sen, kendine yetersin.” Bir kula, cezalandırılmasını gerektiren ne gibi suçlarının bulunduğunu bilmesi için: Kendi kendini sen hesaba çek, denilmesi adalet ve insafın en ileri derecesidir.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Her insanın yaptığı amelini boynunda takılı kolye gibi sürekli kendisine yapışık kılarız. (O kolye) hesaba çekileceği güne kadar ondan hiç ayrılmayacaktır. Kıyamet gününde içerisinde işlemiş olduğu bütün hayır ve şer amelleri olan önünde açılmış, yayılmış olarak bulacağı bir kitap çıkarırız.

Kelimeler

13 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَكُلَّ ve kulle her kök: كلل
  2. إِنسَـٰنٍ insanin insanın kök: انس
  3. أَلْزَمْنَـٰهُ elzemnahu bağladık kök: لزم
  4. طَـٰٓئِرَهُۥ tairahu kuşunu (kaderini) kök: طير
  5. فِى fi
  6. عُنُقِهِۦ ۖ unukihi boynuna kök: عنق
  7. وَنُخْرِجُ ve nuhricu ve çıkarırız kök: خرج
  8. لَهُۥ lehu onun için
  9. يَوْمَ yevme günü kök: يوم
  10. ٱلْقِيَـٰمَةِ l-kiyameti kıyamet kök: قوم
  11. كِتَـٰبًۭا kitaben bir Kitap kök: كتب
  12. يَلْقَىٰهُ yelkahu bulacağı kök: لقي
  13. مَنشُورًا menşuran açılmış olarak kök: نشر

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: لزم (5 geçiş)

    Nuh dedi ki: "Ey Kavmim! Söyleyin bakalım; şayet ben Rabbimden gelen apaçık bir delil üzerinde isem ve O, kendi katından bana bir rahmet vermiş de…

  • Aynı kök: لزم (5 geçiş)

    Rabbin tarafından daha önce söylenmiş bir hüküm ve belirlenmiş bir süre olmasaydı, onlar da hemen cezalandırılırlardı.

  • Aynı kök: لزم (5 geçiş)

    (Ey Muhammed!) De ki: "Duanız olmasa, Rabbim size ne diye değer versin! Siz yalanladınız. Öyle ise azap yakanızı bırakmayacak."

  • Aynı kök: نشر (21 geçiş) · Aynı kök: انس (97 geçiş)

    Ey iman edenler! Yemek için çağrılmaksızın ve yemeğin pişmesini beklemeksizin (vakitli vakitsiz) Peygamber'in evlerine girmeyin, çağrıldığınız zaman…

  • Aynı kök: طير (29 geçiş) · Aynı kök: انس (97 geçiş)

    Süleyman'ın, cinlerden, insanlardan ve kuşlardan meydana gelen orduları onun önünde toplandı. Hep birlikte düzenli olarak sevk ediliyorlardı.

  • Aynı kök: عنق (9 geçiş)

    Hani Rabbin meleklere, "Ben sizinle beraberim. İman edenlere sebat verin. Ben kafirlerin kalplerine korku salacağım. Şimdi vurun boyunlarının üstüne.…

  • Aynı kök: عنق (9 geçiş)

    Eğer şaşacaksan, asıl şaşılacak olan onların, "Biz toprak olunca yeniden mi yaratılacakmışız?" demeleridir. İşte bunlar Rablerini inkar edenlerdir.…

  • Aynı kök: عنق (9 geçiş)

    Eli sıkı olma, büsbütün eli açık da olma. Sonra kınanır ve çaresiz kalırsın.

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

76 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Her insanın uçup (gittiğini sandığı davranışlar)ını boynuna bağladık. İnsan için kıyamet gününde, (önünde) açılmış bir kitap (amel defteri) çıkartacağız.

Mustafa İslamoğlu

Ve Biz, her bir insanın kaderini kendi çabasına bağlı kıldık. Nitekim Kıyamet Günü onun önüne, (dünyada yapıp ettiği) her şeyi kayıtlı bulacağı bir sicil koyacak (ve diyeceğiz ki):

Muhammed Esed

Öte yandan, Biz her insanın kaderini (kendi) boynuna dolamışızdır; öyle ki, Kıyamet Günü onun önüne, her şeyi açık açık kaydedilmiş bulacağı bir sicil çıkaracağız;

Ahmed Hulusi

Her insanın yaptıklarını (veya kaderini) kendi boynuna doladık. . . Kıyamet sürecinde kendisine (kişinin kıyameti olan ölümünde ya da genel anlamda mahşer sürecinde) kaydolmuş olarak bilgisini çıkarırız.

Ali Bulaç

Biz, her insanın kuşunu (işlediklerini, yaptıklarını) kendi boynuna doladık, kıyamet gününde onun için açılmış olarak önüne konacak bir kitap çıkarırız.

Ali Özek ve heyeti

Her insanın amelini (veya kaderini) boynuna bağladık. İnsan için kıyamet gününde, açılmış olarak önüne konacak bir kitap çıkarırız.

Ali Rıza Safa

Her insanın yazgısını boynuna astık. Yeniden Yaratılış Günü'nde ise açılmış olarak önünde bulacağı bir Kitap çıkaracağız. dipnot 211

Ali Rıza Safa — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 211
    "Yazgı" olarak yazdığımız "Taire" sözcüğü, kimi Kur'an çevirilerinde, "Uğursuzluk kuşu" veya "Kuş" veya "Nasip" veya "Vebal" veya "Kader" veya "Yaptığı işler" veya "Kazandığı ve kaybettiği dereceler" biçiminde çevrilmiştir.

Bayraktar Bayraklı

Her insanın amelini boynuna doladık yani mahşere amelleri boynuna takılı olarak gelecektir. İnsan için kıyamet gününde, açılmış olarak önüne konacak bir kitap çıkarırız.

Edip Yüksel

Her insanın kaderini kendi kişisel seçimine bağlamışızdır. Diriliş gününde, kendisi için bir kayıt çıkarıp yayımlarız. dipnot 1

Edip Yüksel — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    * Senin hayatın, doğumundan ölümüne dek bir video bandı gibi kaydedilir. Diriliş gününde bu kayıt, bize gösterilecektir. * Bak 57:22.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Her insanın kaderini kendi boynuna (kişisel seçimine) bağlamışızdır. Diriliş gününde, kendisi için bir kayıt çıkarıp yayımlarız

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Her insanın da kuşunu (nasibini) boynunda kendine takmışızdır. Onun önüne kıyamet günü kendisini şöyle karşılayacak açık bir kitap çıkarırız:

Elmalılı Hamdi Yazır

Her insanın da kuşunu boynunda kendine takmışızdır ve onun için Kıyamet günü bir kitab çıkarırız ki neşrolunarak onu şöyle karşılar

Erhan Aktaş

Her insanın kuşunu dipnot 1 kendi boynuna doladık. dipnot 1 Kıyamet Günü, yaptıklarının tamamını gösteren kitabı önüne koyarız.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Cahiliye döneminde insanlar kuş uçurarak bir şeyin kendileri için iyi mi kötü mü olacağına karar veriyorlardı. Ayet, bir benzetme ile kişinin başına ne geleceğini bilmesi için kuşunun hangi yöne gittiğine bakmasına gerek olmadığını, zira herkesin kuşunun kendi boynuna asıldığını söylemektedir. Bu kuş, insanın çalışıp çabalamasından, yaptıklarından başka bir şey değildir.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Her insanın kuşunu dipnot 1 kendi boynuna doladık. dipnot 1 Kıyamet günü, yaptıklarının tamamını gösteren kitabı önüne koyarız.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Cahiliye döneminde insanlar kuş uçurarak bir şeyin kendileri için iyi mi kötü mü olacağına karar veriyorlardı. Ayet, bir benzetme ile kişinin başına ne geleceğini bilmesi için kuşunun hangi yöne gittiğine bakmasına gerek olmadığını, zira herkesin kuşunun kendi boynuna asıldığını söylemektedir. Bu kuş, insanın çalışıp çabalamasından, yaptıklarından başka bir şey değildir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Her insanın kuşunu dipnot 1 kendi boynuna doladık. dipnot 1 Kıyamet günü, yaptıklarının tamamını gösteren kitabı önüne koyarız.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Cahiliye döneminde insanlar kuş uçurarak bir şeyin kendileri için iyi mi kötü mü olacağına karar veriyorlardı. Ayet, bir benzetme ile kişinin başına ne geleceğini bilmesi için kuşunun hangi yöne gittiğine bakmasına gerek olmadığını, zira herkesin kuşunun kendi boynuna asıldığını söylemektedir. Bu kuş insanın amelinden başka bir şey değildir.

Gültekin Onan

Biz, her insanın kuşunu (işlediklerini, yaptıklarını) kendi boynuna doladık, kıyamet gününde onun için açılmış olarak önüne konacak bir kitap çıkarırız.

Hasan Basri Çantay

Herkesin (dünyadaki) amel (ve hareket) ini kendi boynuna doladık. Kıyamet günü onun için bir kitab çıkaracağız ki neşredilmiş olarak kendisine kavuş (ub şöyle çat) acak:

İbni Kesir

Her insanın işlediklerini boynuna dolarız. Ve onun için kıyamet gününde açılmış bulacağı bir kitab çıkarırız.

Mehmet Alagaş

(11-17) İnsan hayra dua ettiği gibi şerre de dua eder ve de insan çok acelecidir. Geceyi ve gündüzü iki adet ayet yaptık , gece ayetini giderdik ve gündüz ayetini görülebilir yaptık , bunu, rabbinizin faziletinden aramanız ve senelerin adedini ve hesabını bilmeniz için yaptık. Her şeyi detaylı / ayrıntılı açıkladık. Biz insanın boynuna kuşunu bağladık (Bedeviler davranışlarının bir kuş gibi uçup gittiğine hesabının sorulmayacağına inanırken, Allah o kuşu boynunuza bağladım ve kaydediyorum der) her kişi için kalkış gü nü / kıyam günü kitap çıkarırız, yayınlanmış / neşredilmiş halde kitabına kavuşur, oku kitabını! bugün sana , hesaba çekici olarak kendin yeterli gelirsin. Kim yola girerse kendi için yola girer, kim de saparsa kendi aleyhine sapar, hiçbir yüklenici / vezir diğer bir yüklenicinin sorumluluğunu yüklenemez, biz Resul yaratmadan azap etmeyiz. Bir memleketi helak etmek istediğimizde refah içindekilerine emrederiz / iş veririz ve onlar da orada yoldan çıkarlar / fısk ederler, söz onlara gerçekleşir, yerle bir edilerek, dumura uğradılar. Nuh’tan sonra nice kuşakları helak ettik. Rabbinin kullarının günahlarını bilmesi ve haberdar olması yeterlidir. Kim aceleyi dilerse / murad ederse, onu isteyen kişiye, bizde onu acele hale getiririz, sonra da onun için cehennemi yaparız, O da azarlanan / zem edilen, kovulan / sürgün edilen bir halde oraya sokulur. Kim de sonrasını / ahireti dilerse / murat ederse ve çalışmasını da ona göre yapmışsa ve de iman etmiş ise işte bunların çalışmalarına teşekkür edilir. Onlar da (acele isteyen de), onlar da (ahirete hazırlık yapanlar da ) Rabbinin teklifinden nasibini alırlar. Rabbinin teklifi yasaklan mış değildir / herkese açıktır. Bak! bazılarını diğer bazılarına nasıl da üstün kıldık, ahirette ise daha büyük dereceler ve daha büyük üstünlükler vardır.

Rowwad Tercüme Merkezi

Her insanın boynuna amelini dolarız. Kıyamet günü kendisine, açılmış olarak karşılaşacağı bir kitap çıkaracağız.

Süleyman Ateş

Her insanın tair(kuş)ini boynuna bağladık, kıyamet günü onun için, açılmış olarak bulacağı bir kitap çıkarırız:

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Her insanın tairini (uçup gider sandığı işlerini) boynuna bağladık. (Mezardan) kalkış günü ona ait bir defter çıkarırız. Açılmış bir şekilde onu karşılar.

Şaban Britch

Her insanın boynuna amelini dolarız. Kıyamet günü kendisine, açılmış olarak karşılaşacağı bir kitap çıkaracağız.

Şaban Piriş

Her insanın boynuna amelini dolarız. Kıyamet günü, onun için ortaya konacak bir kitap çıkarırız.

Yaşar Nuri Öztürk

Her insanın uğursuzluk kuşunu onun boynuna takmışızdır. Kıyamet günü kendisine, önünde açılmış olarak bulacağı bir kitap çıkaracağız:

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

We encircled the neck of every human being with a bird of omen, (as it were) auguring well or ill, and in Day of Judgement will We present each with a book bearing his precise record laid open to view.

Abdul Haleem

We have bound each human being’s destiny to his neck. On the Day of Resurrection, We shall bring out a record for each of them, which they will find spread wide open,

Abdullah Yusuf Ali

Every man's fate We have fastened on his own neck: On the Day of Judgment We shall bring out for him a scroll, which he will see spread open.

Abul A'la Maududi

We have fastened every man's omen to his neck. dipnot 1 On the Day of Resurrection We shall produce for him his scroll in the shape of a wide open book, (saying):

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    "We have fastened his fate to his neck": therefore one does not need to take omens from a bird. This is to remove the superstition of the disbelievers who used to take omens from birds etc. as if to say: The causes and consequences of good fortune or bad fate exist in man’s own person. He merits good fortune because of his own good conduct and good judgment, and likewise, suffers the consequences of evil fate by the lack of these. This was necessitated because foolish people always try to attribute their misfortunes to external causes, when in fact our fate depends on our own deeds, good or bad. If they probe into the causes, they will find that their fate was decided by their own good or bad qualities and judgments.

Aisha Bewley

We have fastened the destiny of every man about his neck and on the Day of Rising We will bring out a Book for him which he will find spread open in front of him.

Al-Hilali & Khan

And We have fastened every man’s deeds[1] to his neck, and on the Day of Resurrection, We shall bring out for him a book which he will find wide open.

Ali Quli Qarai

We have attached every person’s omen to his neck, and We shall bring it out for him on the Day of Resurrection as a wide open book that he will encounter.

Amatul Rahman Omar

And every human being We have made his deeds cling to his neck and on the Day of Resurrection We shall bring out for him a book (recording all his deeds) which he will find wide open.

Arthur John Arberry

And every man -- We have fastened to him his bird of omen upon his neck; and We shall bring forth for him, on the Day of Resurrection, a book he shall find spread wide open.

Bijan Moeinian

Every man’s fate is attached to his own neck (and depends on his own deeds. ) On the Day of Resurrection, I will hand man with a record of his deeds which will be open to review.

E. Henry Palmer

And every man's augury have we fastened on his neck; and we will bring forth for him on the resurrection day a book offered to him wide open.

Edip-Layth

We have attached every human's deeds to his own neck, and We bring forth for him a book on the day of Resurrection which he will find on display.

George Sale

The fate of every man have we bound about his neck; and we will produce unto him, on the day of resurrection, a book wherein his actions shall be recorded:

Hamid S. Aziz

And every man's augury (fate) have We fastened on his own neck; and We will bring forth for him on the Day of Judgment a book offered to him wide open.

Mahmoud Ghali

And every man We have imposed on him his bird (of augury) upon his neck, and We will bring out for him, on the Day of the Resurrection, a book (that) he will meet with, spread open.

Marmaduke Pickthall

And every man's augury have We fastened to his own neck, and We shall bring forth for him on the Day of Resurrection a book which he will find wide open.

Mohamed Ahmed - Samira

Round each man's neck We have hung his ledger of deeds, and on the Day of Resurrection will present it as a book spread out (and say):

Muhammad Asad

And every human being's destiny have We tied to his neck; and on the Day of Resurrection We shall bring forth for him a record which he will find wide open;

Mustafa Khattab

We have bound every human’s destiny to their neck.[1] And on the Day of Judgment We will bring forth to each ˹person˺ a record which they will find laid open.

Progressive Muslims

And We have attached to every person's neck his deeds, and We bring forth for him a record on the Day of Resurrection which he will find on display.

Rashad Khalifa

We have recorded the fate of every human being; it is tied to his neck. On the Day of Resurrection we will hand him a record that is accessible.

Sahih International

And [for] every person We have imposed his fate upon his neck, and We will produce for him on the Day of Resurrection a record which he will encounter spread open.

Sam Gerrans

And every man: We have attached his fate to his neck; and We will bring forth for him on the Day of Resurrection a writ which he will find unrolled:

Shabbir Ahmed

All deeds of the humans are instantly recorded on their "Self", as if the record book is fastened to their own necks. And We shall bring forth this record book wide open to them on the Day of Resurrection.

Syed Vickar Ahamed

And We have tied every man's fate onto his own neck: We shall bring out on the Day of Judgment for him a (register like) document, which He will see laid open (for him).

Taqi Usmani

We have tied up every human’s fortune to his neck, and on the Day of Resurrection, We will bring forth a book for him that he will find wide open,

The Monotheist Group

And We have attached to the neck of every man his deeds, and We bring forth for him a record on the Day of Resurrection which he will find on display.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — İsrâ suresi, 13. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — İsrâ suresi, 13. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — İsrâ suresi, 13. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩