Diyanet İşleri
İnanmayanlar, "Doğru söylediğine dair bize Rabbinden açık bir delil (bir mucize) getirse ya!" dediler. Önceki kitaplarda olanların apaçık delili (olan Kur'an) onlara gelmedi mi?
Tâhâ suresi
Tâhâ suresi, 133. ayet. وَقَالُوا۟ لَوْلَا يَأْتِينَا بِـَٔايَةٍ مِّن رَّبِّهِۦٓ أَوَلَمْ تَأْتِهِم بَيِّنَةُ مَا فِى ٱلصُّحُفِ ٱلْأُولَىٰ
veḳâlû levlâ ye'tînâ biâyetim mir rabbih. evelem te'tihim beyyinetü mâ fi-ṣṣuḥufi-l'ûlâ.
İnanmayanlar, "Doğru söylediğine dair bize Rabbinden açık bir delil (bir mucize) getirse ya!" dediler. Önceki kitaplarda olanların apaçık delili (olan Kur'an) onlara gelmedi mi?
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Öncekilerden ibret; sabret ve namazı emret Tâhâ 128–135 3
O halde, onların söylediklerine sabret ve güneşin doğuşundan ve batışından önce Rabbini hamd ile tespih et. Gece vakitlerinde ve gündüzün uçlarında da tespih et ki hoşnut olasın.
Onlardan bazı kesimlere, kendilerini sınamak için dünya hayatının süsü olarak verdiğimiz şeylere gözünü dikme. Rabbinin rızkı daha hayırlı ve daha kalıcıdır.
Ailene namazı emret ve kendin de ona devam et. Senden rızık istemiyoruz. Sana da biz rızık veriyoruz. Güzel sonuç, Allah'a karşı gelmekten sakınmanındır.
İnanmayanlar, "Doğru söylediğine dair bize Rabbinden açık bir delil (bir mucize) getirse ya!" dediler. Önceki kitaplarda olanların apaçık delili (olan Kur'an) onlara gelmedi mi?
Eğer biz onları o Kur'an'dan önce bir azap ile helak etseydik mutlaka, "Ey Rabbimiz! Keşke bize bir peygamber gönderseydin de alçalıp rezil olmadan önce ayetlerine uysaydık" derlerdi.
Ey Muhammed, de ki: "Herkes beklemektedir, siz de bekleyin. Yakında kimin düz yolun sahipleri olduğunu, kimin doğru yolu bulduğunu bileceksiniz!"
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
133. Yani yalanlayıcılar, Allah Rasûlü için: O, Rabbinden bize bir âyet getirmeli değil miydi? dediler. Onlar bu sözleriyle kendilerinin teklif ettikleri mucizeleri kastediyorlardı. Şu buyruklarda dile getirildiği gibi: “Dediler ki: Bize yeryüzünden bir pınar fışkırtmadıkça asla sana inanmayacağız. Yahut senin hurmalıklardan ve asmalardan bir bahçen olmalı ve aralarından şarıl şarıl ırmaklar akıtmalısın. Ya da iddia ettiğin gibi gökyüzünü üzerimize parça parça düşürmelisin veya Allah’ı ve melekleri topluca karşımıza getirmelisin.” (el-İsrâ, 17/90-92) Bu ise onların işi kasten yokuşa sürmelerinin, inatlaşmalarının ve zulme sapmalarının bir sonucudur. Çünkü onlar da Peygamber de Allah’ın kulları olan bir beşerdirler. O bakımdan kendilerinin arzu ve heveslerine göre birtakım mucizeler teklif etmeleri hadleri değildir. Çünkü bunları indiren, bunlardan hikmetine göre dilediğini seçip tercih eden Yüce Allah’tır. Onların: “Rabbinden bize bir mucize getirmeli değil miydi?” sözü Peygamber’in, doğruluğuna delil teşkil edecek bir mucize ve hak olduğuna dair hiçbir delil getirmemiş olması anlamını içermektedir ki bu bir yalan ve iftiradır. Zira o, göz kamaştırıcı pek çok mucize ve pek çok âyet getirmiştir ki bunların bir bölümü dahi istenen maksadı gerçekleştirmeye yeterlidir. Bundan dolayı Allah şöyle buyurmaktadır: “Daha önceki sahifelerde bulunanların apaçık delili (olan Kur'ân) onlara gelmedi mi ki?” Yani onlar doğru söz söyleyen kimseler olup gerçekten hakkı delili ile birlikte görmek isteyen kimseler iseler işte onlara Tevrat, İncil ve diğer kitaplardan ibaret olan önceki sahifelerde bulunanları tasdik eden, onlara uygun ve onların haber verdiği şeyleri haber veren bu Kur’an-ı Kerim gelmiştir. Üstelik o kitaplarda bu Kur’an-ı Kerim zikredilmiş ve bu Rasûl müjdelemiştir. Bu âyet-i kerime Yüce Allah’ın şu buyruğunu andırmaktadır: “Sana indirdiğimiz ve kendilerine okunup duran bu Kitap onlara yetmedi mi? Şüphe yok ki bunda iman eden bir topluluk için bir rahmet ve öğüt vardır.” (el-Ankebût, 29/51) Esasen âyetler ve mucizeler, mü’minlere fayda sağlar ve onlarla mü’minlerin imanları ve yakinleri daha da artar. Onlardan yüz çeviren ve onlara karşı çıkanlar ise bunlara iman etmezler ve onlardan gereği gibi yararlanmazlar: “Doğrusu üzerlerine Rabbinin sözü hak olmuş bulunanlar, onlara her türlü âyet/mucize gelse bile acıklı azabı görene kadar iman etmezler.” (Yunus, 10/96-97)
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-'i yalanlayan bu kâfirler şöyle dediler: "Muhammed doğru söylediğine ve resul olduğuna dair Rabbinden bize bir delil getirseydi." Hâlbuki bu yalanlayanlara, geçmiş kitapları doğrulayan Kur'an gelmedi mi?
Aynı kök: صحف (9 geçiş)
Onlar için altın tepsiler ve kadehler dolaştırılır. Canlarının istediği ve gözlerinin hoşlandığı her şey oradadır. Siz orada ebedi olarak…
Aynı kök: صحف (9 geçiş)
(36-37) Yoksa, Musa'nın ve Allah'ın emirlerini bütünüyle yerine getiren İbrahim'in sahifelerindeki şu hakikatler kendisine haber verilmedi mi?
Aynı kök: صحف (9 geçiş)
Hatta onlardan her bir kişi, kendisine açılmış sahifeler verilmesini istiyor.
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
(Kâfirler) "(Muhammed) bize Rabbinden bir ayet (mucize) getirseydi ya!" dediler. dipnot 1 "Önceki sahifelerin (kitapların) açıklaması onlara gelmedi mi?"
Bir de dediler ki "O bize, Rabbinden bir mucize getirmeli değil miydi?" İyi de, daha önceki vahiylerin içeriğinde yer alan açık deliller kendilerine ulaşmadı mı?
Yine de (hakka karşı kör olanlar): "(Muhammed) Rabbinden bize bir mucize getirseydi ya!" deyip duruyorlar. (Fakat) zaten onlara, eski yazılı belgelerde bulunması gereken konularda (bu ilahi mesajın doğruluğunu gösteren) açık bir delil gelmedi mi?
Dediler ki: "Rabbinden bir mucize bize getirseydi ya!". . . İlk bilgilerdeki açık deliller onlara ulaşmadı mı?
Dediler ki: "Bize kendi Rabbinden bir ayet (mucize) getirmesi gerekmez miydi?" Onlara önceki kitaplarda açık belgeler gelmedi mi?
Onlar: (Muhammed) bize Rabbinden bir mucize getirmeli değil miydi? dediler. Önce gelen kitaplardakinin apaçık delili (Kur'an) onlara gelmedi mi?
Dediler ki: "Efendisinden, bize bir mucize getirmeliydi; öyle değil mi?" Önceki sayfalardaki açık kanıtlar onlara gelmedi mi?
Onlar, "Muhammed bize Rabbinden bir mucize getirmeli değil miydi?" dediler. Onlara önceki kitaplarda bulunan belgeler gelmedi mi?
"Bize hiç olmazsa bir ayet getirmeliydi!" dediler. Daha önceki kitaplarda bulunan beyyine (delil) kendilerine gelmedi mi? dipnot 1
'Bize hiç olmazsa bir ayet (mucize) getirmeliydi!,' dediler. Daha önceki kitaplarda bulunan beyyine (delil) kendilerine gelmedi mi?
Bir de onlar: "Rabbinden bir mucize getirse ya !" dediler. Onlara, daha önceki kitaplardakinin apaçık delili gelmedi mi ki?
Birde rabbından bir ayet getirse ya! Dediler, ya kendilerine evvelki kitablardakinin beyyinesi gelmedimi ki?
"Rabb'inden bize bir ayet dipnot 1 getirse ya!" dediler. Onlara, önceki suhuflarda dipnot 2 yer alan kanıt içeren açıklayıcı bilgiler ulaşmadı mı?
"Rabb'inden bize bir ayet dipnot 1 getirse ya!" dediler. Onlara, önceki suhuflarda dipnot 2 yer alan kanıt içeren açıklayıcı bilgiler ulaşmadı mı?
"Rabb'inden bize bir ayet dipnot 1 getirse ya!" dediler. Onlara, önceki kitaplarda yer alan kanıt içeren açıklayıcı bilgiler ulaşmadı mı?
Dediler ki: "Bize kendi rabbinden bir ayet getirmesi gerekmez miydi?" Onlara önceki kitaplarda açık belgeler gelmedi mi?
Dediler ki: "Bize o Rabbinden bir mu'cize getirmeli değil miydi"? Evvelki kitablardakinden apaçık bürhan gelmedi mi onlara?
Rabbından bize bir ayet getirseydi ya derler. Onlara önceki kitablarda apaçık deliller gelmedi mi?
(130-135) Her ne diyorlarsa sen sabret, güneş doğmadan önce ve o batmadan önce Allah'ı övgü ile üstün tut. Gecenin belli anlarında ve gündüzün belli taraflarında yine tesbih et. Böylelikle belki hoşnut olunursun / razı olunursun . Onlardan bazılarına sınama amaçlı dünya hayatının çiçeği olarak verdiğimiz eşlere ve geçimliklerine göz koyma. Rabbinin rızkı daha hayırlı ve de süreklidir. Namazı, yakın çevrene / ehline emret, sen de sebatla ona devam et. Senden rızık sual etmiyoruz biz senin rızkını vereniz. Sonuçta / Akıbette sakınanlarındır / takvalılarındır. Rabbinden bir mucize / bir ayet getirse ya dediler. Önceki sayfalarda olan açıklayıcı şeyler onlara da verilmedi mi? Eğer ki onları daha öncesinden helak etseydik diyeceklerdi ki ey Rabbimiz keşke bize bir Resul gönderseydin de küçük düşme den / zelil duruma düşmeden, utanç haline girmeden önce ayetlerine uysaydık. Herkes pusuya yatmış gibi gözetliyor, siz de gözetleyin, düzgün yolun sahipleri kimmiş ve kimler de bu yola yönlendirilmiş, ilerde bileceksiniz de.
"Bize, Rabbinden bir mucize getirmeli değil miydi?" dediler. Önceki kitaplarda olanların apaçık delili (olan Kur’an) onlara gelmedi mi?
Dediler ki: "Rabbinden bize bir ayet (mu'cize) getirmeli değil mi?" Onlara, önceki Kitap'larda bulunan kanıt gelmedi mi?
Dediler ki: "Bize Rabbinden bir mucize getirseydi ya dipnot 1 ?" Önceki kitaplarda olanların açık belgesi (Kur'an) onlara gelmedi mi?
Dediler ki "Bize Rabbinden bir delil (gösterge) getirseydi ya?" Önceki kitaplarda olan o delil onlara ulaşmadı mı? (O kitaplarda ondan bahsedilmesi yetmez mi?) dipnot 1
Bize, Rabbin’den bir mucize getirmeli değil miydi? dediler. Önceki kitaplarda olanların apaçık delili (olan Kur’an) onlara gelmedi mi?
-Bize, Rabbin'den bir mucize getirmeli değil miydi? dediler. Onlara öncekilerin kitaplarındaki açık belgeler gelmedi mi?
Dediler ki: "Rabbinden bize bir mucize getirseydi ya!" Peki, önceki sayfalardaki açık kanıt onlara gelmedi mi?
And they -the infidels- insolently and defiantly say; If only he -the Prophet- presents us with a sign -other than the Quran- from Allah, his Creator, -to evince both his wisdom and the truth of his mission-! Have they not been presented with enough Authoritative signs in former Scriptures which foretold also future events!
The disbelievers say, ‘Why does he not bring us a sign from his Lord?’ Have they not been given clear proof confirming what was in the earlier scriptures?
They say: "Why does he not bring us a sign from his Lord?" Has not a Clear Sign come to them of all that was in the former Books of revelation?
They ask: "Why does he not bring us a (miraculous) sign from his Lord?" Has there not come to them a Book containing the teachings of the previous scriptures? dipnot 1
They say, ‘If only he would bring us a Sign from his Lord!’ Have they not received the Clear Sign of what is written in the earlier texts?
They say: "Why does he not bring us a sign (proof) from his Lord?" Has there not come to them the proof of that which is (written) in the former papers [Scriptures, i.e. the Taurât (Torah), and the Injeel (Gospel), about the coming of the Prophet Muhammad صلى الله عليه وسلم]?
They say, ‘Why does he not bring us a sign from his Lord?’ Has there not come to them a manifest proof in that which is in the former scriptures?
And these (opponents) say, `Why does he bring us no sign from his Lord?' Has there not come to them a clear evidence (about the advent of this Prophet) from what is (contained) in the former scriptures?
They say, 'Why does he not bring us a sign from his Lord?' Has there not come to them the clear sign of what is in the former scrolls?
They say: "If only he comes up with a sign. " Did they not receive enough signs from the previous Scriptures? (Why they did not believe in those signs then? These are just excuses.)
They say, 'Unless he bring us a sign from his Lord - What! has there not come to them the manifest sign of what was in the pages of yore?'
They said, "If only he would bring us a sign from his Lord!" Did not proof come to them from what is in the previous book?
The unbelievers say, unless he come unto us with a sign from his Lord, we will not believe on him. Hath not a plain declaration come unto them, of that which is contained in the former volumes of scripture, by the revelation of the Koran?
Bid your people worship, and persevere in it; We do not ask you to provide, it is We Who will provide for you. But the sequel is for righteousness.
And they have said, "if only he had come up to us with a sign from his Lord!" And has there not come up to them the supreme evidence of what is in the earliet scrolls?
And they say: If only he would bring us a miracle from his Lord! Hath there not come unto them the proof of what is in the former scriptures?
Yet they say: "Why does he not bring a sign from his Lord?" Have not clear proofs come to them in what is contained in the earlier Books?
NOW THEY [who are blind to the truth] are wont to say, "If [Muhammad] would but produce for us a miracle from his Sustainer! [But] has there not come unto them a clear evidence [of the truth of this divine writ] in what is [to be found] in the earlier scriptures?
They demand, "If only he could bring us a sign from his Lord!"[1] Have they not ˹already˺ received a confirmation of what is in earlier Scriptures?[2]
And they said: "If only he would bring us a sign from his Lord!" Did not proof come to them from what is in the previous Scriptures
They said, "If he could only show us a miracle from his Lord!" Did they not receive sufficient miracles with the previous messages?
And they say, "Why does he not bring us a sign from his Lord?" Has there not come to them evidence of what was in the former scriptures?
And they say: “Oh, that he would but bring us a proof from his Lord!” Has there not come to them clear evidence of what is in the former scriptures?
And they say, "Why does he not bring us a miracle from his Lord?" But has there not come to them a clear evidence of all the truth that was in the former Scriptures? (All Divine Scriptures have been miracles in their own right). (5:48).
They say: "Why does he not bring us a sign from His Lord?" Has not a Clear Sign come to them of all that was in the former Books of Revelation?
They say, "Why does he not bring to us a sign from his Lord?" Has there not come to them the clear sign of what is contained in the earlier Scriptures?
And they said: "If only he would bring us a sign from his Lord!" Did not proof come to them from what is in the previous scripts?