Diyanet İşleri
Cehennem ehli oldukları açıkça kendilerine belli olduktan sonra, -yakınları da olsalar- Allah'a ortak koşanlar için af dilemek ne Peygambere yaraşır, ne de mü'minlere.
Tevbe suresi
Tevbe suresi, 113. ayet. مَا كَانَ لِلنَّبِىِّ وَٱلَّذِينَ ءَامَنُوٓا۟ أَن يَسْتَغْفِرُوا۟ لِلْمُشْرِكِينَ وَلَوْ كَانُوٓا۟ أُو۟لِى قُرْبَىٰ مِنۢ بَعْدِ مَا تَبَيَّنَ لَهُمْ أَنَّهُمْ أَصْحَٰبُ ٱلْجَحِيمِ
mâ kâne linnebiyyi velleẕîne âmenû ey yestagfirû lilmüşrikîne velev kânû ülî ḳurbâ mim ba`di mâ tebeyyene lehüm ennehüm aṣḥâbü-lceḥîm.
Cehennem ehli oldukları açıkça kendilerine belli olduktan sonra, -yakınları da olsalar- Allah'a ortak koşanlar için af dilemek ne Peygambere yaraşır, ne de mü'minlere.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Allah'ın mü'minlerden satın alması; tövbesi kabul edilen üç kişi Tevbe 111–118 3
Kurmuş oldukları binaları, (ölüp de) kalpleri paramparça olmadıkça yüreklerinde sürekli bir kuşku olarak kalmaya devam edecektir. Allah, hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.
Şüphesiz Allah, mü'minlerden canlarını ve mallarını, kendilerine vereceği cennet karşılığında satın almıştır. Artık, onlar Allah yolunda savaşırlar, öldürürler ve ölürler. Allah, bunu Tevrat'ta, İncil'de ve Kur'an'da kesin olarak va'detmiştir. Kimdir sözünü Allah'tan daha iyi yerine getiren? O halde, yapmış olduğunuz bu alışverişten dolayı sevinin. İşte asıl bu büyük başarıdır.
Bunlar, tövbe edenler, ibadet edenler, hamdedenler, oruç tutanlar, rüku' ve secde edenler, iyiliği emredip kötülükten alıkoyanlar ve Allah'ın koyduğu sınırları hakkıyla koruyanlardır. Mü'minleri müjdele.
Cehennem ehli oldukları açıkça kendilerine belli olduktan sonra, -yakınları da olsalar- Allah'a ortak koşanlar için af dilemek ne Peygambere yaraşır, ne de mü'minlere.
İbrahim'in, babası için af dilemesi, sadece ona verdiği bir söz yüzündendi. Onun bir Allah düşmanı olduğu kendisine açıkça belli olunca, ondan uzaklaştı. Şüphesiz İbrahim, çok içli, yumuşak huylu bir kişiydi.
Doğru yola ilettikten sonra, sakınacakları şeyleri kendilerine apaçık bildirmedikçe, Allah bir toplumu saptıracak değildir. Şüphesiz Allah, her şeyi hakkıyla bilendir.
Şüphesiz göklerin ve yerin hükümranlığı yalnız Allah'ındır. O, diriltir ve öldürür. Sizin için Allah'tan başka ne bir dost, ne de bir yardımcı vardır.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
113. “Ne peygamberin ne de iman edenlerin, akrabaları bile olsa cehennemlik oldukları açıkça ortaya çıktıktan sonra” Yüce Allah’ı inkar edip O’nunla birlikte başka varlıklara ibadet eden “müşrikler için mağfiret dilemeleri olacak şey değildir” onlara hiçbir şekilde yakışmaz, yaraşmaz, uygun olmaz. Çünkü böyle bir durumda olanlar için mağfiret dilemek, büyük bir yanlıştır ve faydasızdır. O nedenle Peygambere de mü’minlere de yaraşmaz. Çünkü böyleleri, şirk üzere öldükleri yahut da şirk üzere ölecekleri kesin olarak bilinen kimselerdir ki bu durumda onlar için azap sözü hak olmuş, ebediyyen cehennemde kalmaları kesinlik kazanmıştır. Artık ne şefaatçilerin şefaatinin, ne mağfiret dileyenlerin mağfiretlerinin onlara hiçbir faydası yoktur.
Diğer taraftan Peygamber de onunla birlikte bulunan mü’minler de Rab’lerine hem rızasında hem de gazabında uygun hareket etmeli, Allah’ın dost edindiğini dost, düşman ilan ettiğini de düşman edinmelidirler. Cehennemliklerden olduklarını açıkça bildikleri kimselere mağfiret dilemeleri ise bu duruma aykırıdır ve onunla çelişir.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Şirk üzere ölüp, cehennem ehli oldukları açıkça belli olduktan sonra yakın akraba olsalar bile, peygamber ve müminlerin Allah'tan müşrikler için bağışlanma dilemesi yakışmaz.
Aynı kök: صحب (97 geçiş) · Aynı kök: قرب (96 geçiş) · Ortak kavram: Şirk
Allah'a ibadet edin ve ona hiçbir şeyi ortak koşmayın. Ana babaya, akrabaya, yetimlere, yoksullara, yakın komşuya, uzak komşuya, yanınızdaki…
Aynı kök: جحم (26 geçiş) · Aynı kök: صحب (97 geçiş)
Şüphesiz biz seni hak ile; müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik. Sen cehennemlik olanlardan sorumlu tutulacak değilsin.
Aynı kök: جحم (26 geçiş) · Aynı kök: صحب (97 geçiş)
İnkar edip ayetlerimizi yalanlayanlar var ya; işte onlar cehennemliklerdir.
Aynı kök: جحم (26 geçiş) · Aynı kök: صحب (97 geçiş)
İnkar edenlere ve ayetlerimizi yalanlayanlara gelince, işte onlar cehennemliklerdir.
Aynı kök: صحب (97 geçiş) · Ortak kavram: Şirk · Ortak kavram: Nübüvvet
"Eğer, hakkında hiçbir bilgi sahibi olmadığın bir şeyi bana ortak koşman için seninle uğraşırlarsa, onlara itaat etme. Fakat dünyada onlarla iyi…
Aynı kök: قرب (96 geçiş) · Ortak kavram: Şirk
(Ey Muhammed!) İman edenlere düşmanlık etmede insanların en şiddetlisinin kesinlikle Yahudiler ile Allah'a ortak koşanlar olduğunu görürsün. Yine…
Aynı kök: قرب (96 geçiş) · Ortak kavram: Şirk
(Ey Muhammed!) De ki: "Gelin, Rabbinizin size haram kıldığı şeyleri okuyayım: O'na hiçbir şeyi ortak koşmayın. Anaya babaya iyi davranın. Fakirlik…
Aynı kök: قرب (96 geçiş) · Ortak kavram: Şirk
Ey iman edenler! Allah'a ortak koşanlar ancak bir pislikten ibarettir. Artık bu yıllarından sonra, Mescid-i Haram'a yaklaşmasınlar. Eğer yoksulluktan…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
(Kâfir olarak ölüp) cehennem halkı oldukları onlara açıkça belli olduktan sonra, akraba bile olsalar, (Allah'a) ortak koşanlar için af dilemek, Peygamber için de iman etmiş olanlar için de söz konusu olamaz. dipnot 1
(Küfre saplanarak ölenlerin) cehennemlik olduğu kendilerine açıklandıktan sonra, müşrikler için -isterse yakın akrabalık bağları bulunsun- Allah'tan af dilemek, ne Peygamber'e ne de iman eden kimselere hiç yakışık almaz.
(Günah içinde ölen) kimselerin cehennemlik olduğu kendilerine açıklandıktan sonra, yakın akraba olsalar bile, Allah'tan başkasına tanrılık yakıştıran kimselerin bağışlanmasını dilemek artık ne Peygamber'e yaraşır, ne de imana erişenlere.
Ne En Nebi'ye ne de iman edenlere, akraba dahi olsalar, ateş ehli oldukları açıkça belli olduktan sonra şirk koşanlar için bağışlanma dilemeleri olur şey değil (zira "Allah şirki bağışlamaz")! ( Açıklaması şudur: Allah kişinin beyninde öyle bir sistem oluşturmuştur ki; o sisteme göre şirk düşüncesi yani bir dışsal varlığa tapınma hali yaşayan beyin kendi yapısında bulunan ilahi kuvvetleri harekete geçirme yetisinden mahrum kalır. )
Kendilerine onların gerçekten çılgın ateşin arkadaşları oldukları açıklandıktan sonra -yakınları dahi olsa- müşrikler için bağışlanma dilemeleri peygambere ve iman edenlere yaraşmaz.
Kendilerinin cehennem ehlinden oldukları iyice belli olduktan sonra, yakın akraba da olsalar, müşrikler için (Allah'tan) af ve mağfiret dilemek ne Peygamber için, ne de mü'minler için yapılacak iş değildir.
Yakınları bile olsalar, cehennemin yoldaşları oldukları açıklandıktan sonra, ortaklar koşanlar için bağışlanma dilemek, ne peygambere yakışır ne de inananlara.
Cehennem halkı oldukları belli olduktan sonra akraba bile olsalar, Allah'a ortak koşanlar için af dilemek, ne peygamberin ne de müminlerin yapacağı bir iştir.
Akraba bile olsalar, ne peygamber, ne de iman edenler, cehennem halkı oldukları kendilerine belli olduktan sonra ortak koşanlar için bağışlanma dileyemez.
Akraba bile olsalar, ne peygamber, ne de inananlar, cehennem halkı oldukları kendilerine belli olduktan sonra ortak koşanlar için bağışlanma dileyemez.
Ne peygambere, ne iman edenlere, akraba bile olsalar, cehennemlik oldukları iyice belli olduktan sonra müşrikler için af dilemek olmaz.
Ne Peygambere ne iyman edenlere, akrıba bile olsalar Cehennemlik oldukları onlara tebeyyün ettikten sonra müşrikler için istiğfar etmek yoktur
Nebi ve Mü'minlere; Cehennem'lik oldukları açıkça belli olduktan sonra, yakınları da olsa, Müşriklere bağışlanma dilemeleri yaraşmaz.
Nebi ve mü'minlere; Cehennemlik oldukları açıkça belli olduktan sonra, yakınları da olsa, müşriklere bağışlanma dilemeleri yaraşmaz.
Nebi ve mü'minlere; Cehennemlik oldukları açıkça belli olduktan sonra, yakınları da olsa, müşriklere bağışlanma dilemeleri yaraşmaz.
Kendilerine onların gerçekten çılgın ateşin arkadaşları oldukları açıklandıktan sonra -yakınları dahi olsa- müşrikler için bağışlanma dilemeleri peygambere ve inananlara yaraşmaz.
Müşriklerin, o çılgın ateşin yaranı (cehennemlik) oldukları muhakkak meydana çıkdıkdan sonra, artık onların lehine, velev hısım olsunlar, ne peygamberin, ne de mü'min olanların istiğfaar etmeleri doğru değildir.
Cehennem ashabı oldukları muhakkak meydana çıktıktan sonra, akraba bile olsalar, müşrikler için mağfiret dilemek peygambere ve mü'minlere yaraşmaz.
(111-117) Allah kesinlikle müminlerin kendilerini ve mallarını, cennetin onların olması karşılığında satın aldı, Allah yolunda savaşırlar, öldürürler ve öldürülürler, Tevrat’ta, İncil’de ve Kur’an da onlara verdiği gerçek bir sözüdür / vaadidir, sözünde Allah’tan başka vefalı kim olabilir ki? Yaptığınız bu ticari alışverişten dolayı sevinin, işte O, büyük bir başarıdır. Tövbe edenler, ibadet edenler, övgüde bulunanlar, gezip dolaşanlar, rükû edenler, secde edenler, tanınır / bilinir olanı / normal olanı emredenler, b elirsiz olandan / tanınır olmayandan / normal olmayandan men edenler ve Allah’ın hudutlarını koruyanlar ı ve müminleri müjdele. Nebi’nin ve iman edenlerin, durumları açıkça belli olduktan sonra müşrikler için bağışlanma talebinde bulunmaları, hatta akrabaları dahi olsa, olmaz / olamaz, muhakkak ki onlar cehennem halkıdırlar. İbrahim’in babası için yaptığı bağışlanma talebi ise bizim ona vaat ettiğimiz bir sözden kaynaklanıyordu, ama ona açıkça on un / babasının Allah’ın düşmanı olduğu belli olduktan sonra ondan ayrıştı / uzaklaştı, muhakkak ki İbrahim yalvaran / ah eden / iç çeken biri idi, uysal davranışlı idi. Allah, sakınacakları şeylerin kendilerine açıklanmasının ve yola girmelerinin / hidayet e ulaşmalarının ardından o kavmi saptıracak değildir, Allah her şeyi bilendir. Semalarda ve arzda ne varsa egemenliği / mülkiyeti (onlarla ilgili özgürce tasarrufta bulunma hakkı) Allah’ındır, diriltir ve öldürür, Allah’ın dışında sizin için dost ve yardımcı yoktur . Allah kesinlikle Nebilerin, hicret edenlerin / yerinden edilenlerin ve zorlu saatlerde / zorluk zamanlarında Resule tabi olup ta yardım edenlerin / ensarın vazgeçmelerini / tövbelerini kabul etti, ki bunun ardından onlardan bir bölümün kalpleri kayacak gibi olduydu , Allah onların da tövbelerini kabul etti, muhakkak ki O, onlara şefkatlidir, esirgeyendir.
Cehennemlik oldukları (küfür üzere öldükleri) anlaşıldıktan sonra, akraba bile olsalar müşrikler için bağışlanma dilemek peygambere ve iman edenlere yaraşmaz.
Akraba bile olsalar, cehennem halkı oldukları belli olduktan sonra (Allah'a) ortak koşanlar için mağfiret dilemek; ne peygamberin, ne de inananların yapacağı bir iş değildir.
Bu nebinin ve müminlerin, yakıcı ateşin ahalisi oldukları kendilerine açıkça belli olduktan sonra müşriklerin bağışlanmasını isteme hakları yoktur dipnot 1 . İsterse o müşrikler en yakınları olsun.
Cehennem ahalisi oldukları iyice belli olmuş olan müşriklerin dipnot 1 bağışlanmalarını istemek ne Nebiye düşer ne de müminlere; isterse en yakınları olsun.
Cehennemlik oldukları anlaşıldıktan (küfür üzere öldükten) sonra, akraba bile olsalar müşrikler için bağışlanma dilemek Peygambere ve iman edenlere yaraşmaz.
Cehennemlik oldukları anlaşıldıktan sonra, akraba bile olsalar müşrikler için bağışlanma dilemek Peygambere ve iman edenlere yaraşmaz.
Akraba bile olsalar, cehennem halkı oldukları açıkça belli olduktan sonra müşrikler için af dilemek ne peygambere yakışır ne de iman edenlere.
it is not in conformity with reason wherefore the Prophet together with those whose hearts have been touched with the divine hand make an invocatory prayer asking Allah's mercy on those Pagans who died with minds captivated in disbelief in Allah, even though they be of the same kin especially after they have been assured by Allah that such persons are destined to the abode in Hell.
It is not fitting for the Prophet and the believers to ask forgiveness for the idolaters- even if they are related to them- after having been shown that they are the inhabitants of the Blaze:
It is not fitting, for the Prophet and those who believe, that they should pray for forgiveness for Pagans, even though they be of kin, after it is clear to them that they are companions of the Fire.
[9:113] After it has become clear that they are condemned to the Flaming Fire, it is not for the Prophet and those who believe to ask for the forgiveness of those who associate others with Allah in His Divinity even if they be near of kin.
It is not right for the Prophet and those who have iman to ask forgiveness for the idolaters – even if they are close relatives – after it has become clear to them that they are the Companions of the Blazing Fire.
It is not (proper) for the Prophet and those who believe to ask Allâh’s Forgiveness for the Mushrikûn (polytheists, idolaters, pagans, disbelievers in the Oneness of Allâh), even though they be of kin, after it has become clear to them that they are the dwellers of the Fire (because they died in a state of disbelief).
The Prophet and the faithful may not plead for the forgiveness of the polytheists, even if they should be [their] relatives, after it has become clear to them that they will be the inmates of hell.
It is not (proper) for the Prophet and those who believe that they should pray for protection for the polytheists (who have died without repentance) even if they be their near kinsmen, after it has become clear to them that they are the fellows of the flaming Fire.
It is not for the Prophet and the believers to ask pardon for the idolaters, even though they be near kinsmen, after that it has become clear to them that they will be the inhabitants of Hell.
It is not fit for the Prophet, nor the believers, to beg God to forgive those who think that God has partners (even though the latter may be their dearest ones), when it has become obvious to them that they deserve Hell.
It is not for the prophet and those who believe to ask forgiveness for the idolaters, even though they be their kindred, after it has been made manifest to them, that they are the fellows of hell.
It is not for the prophet and those who acknowledge that they should seek forgiveness for those who have set up partners, even if they are relatives, after it has been made clear to them that they are the dwellers of hell.
It is not allowed unto the prophet, nor those who are true believers, that they pray for idolaters, although they be of kin, after it is become known unto them, that they are inhabitants of hell.
It is not for the prophet and those who believe to ask forgiveness for the idolaters, even though they are their kindred, after it has been made manifest to them that they are the fellows of hell.
In no way should the Prophet and the ones who have believed ask forgiveness for the associators, (Those who associate others with ' Allah) even if they are near of kin, even after it has become evident to them that they will be the companions (i. e., inhabitants) in Hell-Fire.
It is not for the Prophet, and those who believe, to pray for the forgiveness of idolaters even though they may be near of kin (to them) after it hath become clear that they are people of hell-fire.
It is not worthy of the Prophet and those who believe to seek forgiveness for those who are idolaters, even though they may be their relatives, after they have come to know that they are destined for Hell.
IT DOES NOT behove the Prophet and those who have attained to faith to pray that they who ascribed divinity to aught beside God be forgiven [by Him] even though they happened to be [their] near of kin -after it has been made clear unto them that those [dead sinners] are destined for. the blazing fire.
It is not ˹proper˺ for the Prophet and the believers to seek forgiveness for the polytheists, even if they were close relatives, after it has become clear to the believers that they are bound for the Hellfire.
It is not for the prophet and those who believe that they should seek forgiveness for those who have set up partners, even if they are relatives, after it has been made clear to them that they are the dwellers of Hell.
Neither the prophet, nor those who believe shall ask forgiveness for the idol worshipers, even if they were their nearest of kin, once they realize that they are destined for Hell.
It is not for the Prophet and those who have believed to ask forgiveness for the polytheists, even if they were relatives, after it has become clear to them that they are companions of Hellfire.
It is not for the Prophet and those who heed warning to ask for forgiveness for the idolaters, though they be relatives, after it has become clear to them that they are the companions of Hell.
It is of no avail for the Prophet and the believers to ask forgiveness when the idolaters face the Law, even if they are their relatives, once it has been made clear that they are destined for Hell.
It is not (proper), for the Prophet and those who believe, that they should pray for forgiveness for polytheists (pagans), even though they are of kin, after it is clear to them that they are dwellers of the Fire (having died as disbelievers).
It is not (permissible) for the Prophet and the believers to seek forgiveness for the Mushriks, even if they are kinsmen, after it became clear to them that they are the people of hell.
It is not for the prophet and those who believe that they should seek forgiveness for the polytheists, even if they are relatives, after it has been made clear to them that they are the dwellers of Hell.