Tevbe suresi

Tevbe suresi, 35. ayet

Tevbe suresi, 35. ayet. يَوْمَ يُحْمَىٰ عَلَيْهَا فِى نَارِ جَهَنَّمَ فَتُكْوَىٰ بِهَا جِبَاهُهُمْ وَجُنُوبُهُمْ وَظُهُورُهُمْ هَٰذَا مَا كَنَزْتُمْ لِأَنفُسِكُمْ فَذُوقُوا۟ مَا كُنتُمْ تَكْنِزُونَ

yevme yuḥmâ `aleyhâ fî nâri cehenneme fetükvâ bihâ cibâhühüm vecünûbühüm veżuhûruhüm. hâẕâ mâ keneztüm lienfüsiküm feẕûḳû mâ küntüm teknizûn.

Diyanet İşleri

O gün bunlar cehennem ateşinde kızdırılacak da onların alınları, böğürleri ve sırtları bunlarla dağlanacak ve, "İşte bu, kendiniz için biriktirip sakladığınız şeylerdir. Haydi tadın bakalım, biriktirip sakladıklarınızı!" denilecek.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Tevbe 32–38 · surenin 35. ayeti / 129

Konu Hahamlar ve rahipler; haram aylar Tevbe 30–37 3

  1. Tevbe 32

    Allah'ın nurunu ağızlarıyla söndürmek istiyorlar. Oysa kafirler hoşlanmasalar da Allah, nurunu tamamlamaktan başka bir şeye razı olmaz.

  2. Tevbe 33

    O, Allah'a ortak koşanlar hoşlanmasalar bile dinini, bütün dinlere üstün kılmak için, peygamberini hidayetle ve hak dinle gönderendir.

  3. Tevbe 34

    Ey iman edenler! Hahamlardan ve rahiplerden birçoğu, insanların mallarını haksız yollarla yiyorlar ve Allah'ın yolundan alıkoyuyorlar. Altın ve gümüşü biriktirip gizleyerek onları Allah yolunda harcamayanları elem dolu bir azapla müjdele.

  4. 35

    O gün bunlar cehennem ateşinde kızdırılacak da onların alınları, böğürleri ve sırtları bunlarla dağlanacak ve, "İşte bu, kendiniz için biriktirip sakladığınız şeylerdir. Haydi tadın bakalım, biriktirip sakladıklarınızı!" denilecek.

  5. Tevbe 36

    Şüphesiz Allah'ın gökleri ve yeri yarattığı günkü yazısında, Allah katında ayların sayısı on ikidir. Bunlardan dördü haram aylardır. İşte bu, Allah'ın dosdoğru kanunudur. Öyleyse o aylarda kendinize zulmetmeyin. Fakat Allah'a ortak koşanlar sizinle nasıl topyekun savaşıyorlarsa, siz de onlarla topyekun savaşın. Bilin ki Allah, kendine karşı gelmekten sakınanlarla beraberdir.

  6. Tevbe 37

    Haram ayları ertelemek, ancak inkarda daha da ileri gitmektir ki bununla inkar edenler saptırılır. Allah'ın haram kıldığı ayların sayısına uygun getirip böylece Allah'ın haram kıldığını helal kılmak için haram ayı bir yıl helal, bir yıl haram sayıyorlar. Onların bu çirkin işleri, kendilerine süslenip güzel gösterildi. Allah, inkarcı toplumu doğru yola iletmez.

  7. Tevbe 38

    Ey iman edenler! Ne oldunuz ki, size "Allah yolunda sefere çıkın" denilince, yere çakılıp kaldınız. Yoksa ahiretten vazgeçip dünya hayatını mı seçtiniz? Oysa ahirete göre dünya hayatının yararı, pek az bir şeydir.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

35. Daha sonra Yüce Allah bu azabı şöylece açıklamaktadır: “O gün bunlar” yani biriktirdikleri mallar, her bir dinar yahut dirhem ayrı ayrı “cehennem ateşinde kızdırılacak da onların” Kıyamet gününde “alınları, böğürleri ve sırtları bunlarla dağlanacak” ve süresi elli bin yıl kadar olan bir günde bunlar soğudukça tekrar kızdırılacaktır. Ayrıca onlara azarlama ve kınama olmak üzere de şöyle denecek: “İşte kendiniz için yığıp biriktirdikleriniz! Haydi, biriktirdiğiniz şeyleri tadın bakalım.” Size hiçbir şekilde zulmedilmiyor. Ancak sizler, bu mallarınızı infak etmemekle kendinize zulmettiniz ve bundan dolayı azap görmektesiniz.

Yüce Allah, bu iki âyet-i kerimede insanın malı ile ilgili tasarruflarındaki sapmasını söz konusu etmektedir. Bu da iki türlü olmaktadır: Birincisi, kişiye hiçbir şekilde fayda sağlamayan aksine katıksız zarardan başka bir sonuç getirmeyen batıl yollarda malını harcamaktır. Mesela mallarını Yüce Allah’a itaate yardımcı olmayan, aksine nefsi arzular ve günahlar uğrunda ya da Allah yolundan alıkoymak için harcamak buna örnektir. İkincisi de kişinin malını farz olan yollarda harcamayıp saklamasıdır. Bir şeyin yasaklanması ise onun zıddının emredilmesi demektir.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Biriktirip hakkını vermeyi engelledikleri o şeyler kıyamet günü cehennem ateşinde yakılır. Bu ateşin şiddeti artınca biriktirdikleri o şeyler alınlarının, yanlarının ve sırtlarının üzerine konulur. Bir azarlama olarak onlara şöyle denir: "İşte bu sizin biriktirip onlardaki farz olan hakları eda etmediğiniz mallarınızdır. Topladığınız ve haklarını eda etmediğiniz mallarınızın vebali olarak azabı ve bunun cezasını tadın."

Kelimeler

19 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. يَوْمَ yevme O gün kök: يوم
  2. يُحْمَىٰ yuhma kızdırılır kök: حمي
  3. عَلَيْهَا aleyha üzerleri
  4. فِى fi içinde
  5. نَارِ nari ateşi kök: نور
  6. جَهَنَّمَ cehenneme cehennem
  7. فَتُكْوَىٰ fe tukva dağlanır kök: كوي
  8. بِهَا biha bunlarla
  9. جِبَاهُهُمْ cibahuhum onların alınları kök: جبه
  10. وَجُنُوبُهُمْ ve cunubuhum ve yanları kök: جنب
  11. وَظُهُورُهُمْ ۖ ve zuhuruhum ve sırtları kök: ظهر
  12. هَـٰذَا haza (işte) budur
  13. مَا ma şeyler
  14. كَنَزْتُمْ keneztum yığdıklarınız kök: كنز
  15. لِأَنفُسِكُمْ lienfusikum nefisleriniz için kök: نفس
  16. فَذُوقُوا۟ fezuku o halde tadın kök: ذوق
  17. مَا ma şeyleri
  18. كُنتُمْ kuntum olduğunuz kök: كون
  19. تَكْنِزُونَ teknizune yığıyor(lar) kök: كنز

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: حمي (6 geçiş) · Ortak kavram: Nûr (Işık)

    Kızgın ateşe girerler.

  • Aynı kök: حمي (6 geçiş) · Ortak kavram: Nûr (Işık)

    O, kızgın bir ateştir.

  • Aynı kök: حمي (6 geçiş)

    Allah, ne "Bahire", ne "Saibe", ne "Vasile", ne de "Ham" diye bir şey meşru kılmamıştır. Fakat, inkar edenler Allah'a karşı yalan uyduruyorlar. Zaten…

  • Aynı kök: ظهر (59 geçiş) · Aynı kök: ذوق (63 geçiş)

    İnsanların kendi işledikleri (kötülükler) sebebiyle karada ve denizde bozulma ortaya çıkmıştır. Dönmeleri için Allah, yaptıklarının bazı (kötü)…

  • Aynı kök: كنز (9 geçiş)

    Ey iman edenler! Hahamlardan ve rahiplerden birçoğu, insanların mallarını haksız yollarla yiyorlar ve Allah'ın yolundan alıkoyuyorlar. Altın ve…

  • Aynı kök: كنز (9 geçiş)

    (Ey Muhammed!) Belki de sen, (müşriklerin) "Ona bir hazine indirilseydi veya beraberinde bir melek gelseydi ya!" demelerinden dolayı sana…

  • Aynı kök: كنز (9 geçiş)

    "Duvar ise şehirdeki iki yetim çocuğa ait idi. Altında onlara ait bir define vardı. Babaları da iyi bir insandı. Rabbin, onların olgunluk çağına…

  • Aynı kök: جنب (33 geçiş) · Ortak kavram: Nûr (Işık)

    Onlar ayaktayken, otururken ve yanları üzerine yatarken Allah'ı anarlar. Göklerin ve yerin yaratılışı üzerinde düşünürler. "Rabbimiz! Bunu boş yere…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

80 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

O gün cehennem ateşinde (bu biriktirilen şeylerin) üzeri kızdırılacaktır ve bu (birikim)lerle onların alınları, yanları ve sırtları dağlanacaktır. (Kendilerine şöyle denecektir): "İşte bu, kendiniz için biriktirdiğiniz (servet)tir. Artık yığmış olduğunuz şeylerin (azabını) tadın!" dipnot 1

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bu ayetlerde mal ve servet ahlakı öğretilmekte, biriktirilip sonunda Allah yolunda infak edilmeyen malların kişilerin azabına dönüşeceği haber verilmektedir. Bu ayet Al-i İmrân 3:180 ile birlikte okunmalıdır.

Mustafa İslamoğlu

O servetin cehennem ateşinde kızartılıp onların alınlarının, yanlarının ve sırtlarının dağlanacağı gün onlara: "İşte sırf kendiniz için yığdığınız servetiniz! Haydi, şimdi görün bakalım yığdığınız servetin gününü!" (denilecek).

Muhammed Esed

Bu (toplanıp saklanan altının, gümüşün) cehennem ateşinde kızdırılıp onların alınlarının, böğürlerinin ve sırtlarının damgalanacağı Gün, (bu günahkarlara:) "İşte, kendiniz için topladığınız hazineler!" denecek, "Şimdi tadın bakalım, sarılıp sakladığınız hazinelerin (başınıza açtığı belanın) tadını!"

Ahmed Hulusi

Cehennem Narı'nda, altın - gümüşün üzeri kızdırılıp, bunlarla, onların alınları, yanları ve sırtları dağlanacağı (çepeçevre azap görecekleri) süreçte (denilecek ki): "İşte bu nefsleriniz için toplayıp sakladıklarınız; artık tadın hazine edindiğinizi (sonuçlarını)!"

Ali Bulaç

Bunların üzerlerinin cehennem ateşinde kızdırılacağı gün, onların alınları, böğürleri ve sırtları bunlarla dağlanacak (ve:) "İşte bu, kendiniz için yığıp sakladıklarınızdır; yığıp sakladıklarınızı tadın" (denilecek).

Ali Özek ve heyeti

(Bu paralar) cehennem ateşinde kızdırılıp bunlarla onların alınları, yanları ve sırtları dağlanacağı gün (onlara denilir ki): «İşte bu kendiniz için biriktirdiğiniz servettir. Artık yığmakta olduğunuz şeylerin (azabını) tadın!»

Ali Rıza Safa

Cehennem ateşinde kızdırılıp, alınlarının, yanlarının ve sırtlarının dağlanacağı gün: "İşte bu, kendiniz için biriktirdikleriniz; artık tadın biriktirdiklerinizi!"

Bayraktar Bayraklı

O gün cehennem ateşinde bunların derileri kızdırılıp pul pul dökülür; bunlarla onların alınları, yanları ve sırtları dağlanır ve onlara denilir ki: "İşte bu, kendiniz için biriktirdiğiniz servettir. Artık yığdığınız şeylerin azabını tadınız."

Edip Yüksel

Gün gelir o biriktirdikleri altınlar ve paralar cehennem ateşinde ısıtılarak onlarla alınları, yanları ve sırtları dağlanır: "Kendiniz için biriktirdiğiniz işte budur. Biriktirdiğinizi tadın."

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Gün gelir o biriktirdikleri altınlar ve paralar cehennem ateşinde ısıtılarak onlarla alınları, yanları ve sırtları dağlanır: 'Kendiniz için biriktirdiğiniz işte budur. Biriktirdiğinizi tadın.'

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

O gün ki, bunların üzeri cehennem ateşinden kızdırılacak ve kendilerinin alınları, böğürleri ve sırtları dağlanacak ve: "İşte bu, sizin kendiniz için derip tıktıklarınız; haydi, tadın bakalım derip tıktıklarınızı!" denilecek.

Elmalılı Hamdi Yazır

O gün ki bunların üzeri Cehennem ateşinde kızdırılacak da kendilerinin alınları, böğürleri, sırtları bunlarla dağlanacak: işte bu diye sizin nefisleriniz için derib tıktıklarınız, haydi dadın bakalım ne derib tıkıyordunuz

Erhan Aktaş

O Gün, Cehennem ateşinde kızdırılıp; onlarla dipnot 1 alınları, yanları ve sırtları dağlanacak, "İşte bunlardır, kendiniz için biriktirdiğiniz şeyler, tadın, biriktirdiğiniz şeylerin azabını." denecek.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Biriktirdikleri altın ve gümüşle.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

O gün, cehennem ateşinde kızdırılıp; onlarla dipnot 1 alınları, yanları ve sırtları dağlanacak, "İşte bunlardır, kendiniz için biriktirdiğiniz şeyler, tadın, biriktirdiğiniz şeylerin azabını." denecek.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Biriktirdikleri altın ve gümüşle.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

O gün, biriktirdikleri altın ve gümüş, cehennem ateşinde kızdırılıp; onlarla alınları, yanları ve sırtları dağlanacak, "İşte bunlardır, kendiniz için biriktirdiğiniz şeyler, tadın, biriktirdiğiniz şeylerin azabını." denecek.

Gültekin Onan

Bunların üzerlerinin cehennem ateşinde kızdırılacağı gün, onların alınları, böğürleri ve sırtları bunlarla dağlanacak (ve:) "İşte bu, kendiniz için yığıp sakladıklarınızdır; yığıp sakladıklarınızı tadın" (denilecek).

Hasan Basri Çantay

O gün ki bunlar, üzerlerinde (yakılacak) cehennem ateşinin içinde kızdırılacak da o kimselerin alınları, böğürleri ve sırtları bunlarla dağlanacak, "İşte bu, (denilecek), nefisleriniz için toblayıb sakladıklarınız! Artık saklayıb istifçilik etdiğiniz bu nesneleri (n acısını haydi) tadın!"

İbni Kesir

O gün cehennem ateşinde bunların üzeri kızdırılır ve bunlarla onların alınları, böğürleri ve sırtları dağlanır. İşte bu, kendiniz için biriktirdiğiniz, tadın biriktirmiş olduğunuzu, denir.

Mehmet Alagaş

(30-35) Yahudiler Üzeyir Allah’ın oğlu dediler, Hristiyanlar da Mesih Allah’ın oğlu dediler, bu onların ağızları ile söyledikleri bir laftır, daha önceki kafirlerin sözüne benzemiş oluyorlar , Allah onları katletsin, nasıl oluyor da yalana kapılıyorlar . Hahamlarını / Ahbarlarını, Rahiplerini / Ruhbanlarını ve de Meryem oğlu Mesih’i Allah’ı bırakıp Rab olarak edindiler, oysa ki tek bir ilah dışındaki kimselere ibadet etme meleri onlara emredilmemişti, O’ndan başka ilah yoktur, O , ortak koştuklarından üstündür. Allah’ın nurunu ağızları ile söndürmeyi diliyorlar, Allah nurunu tamamlamak dışındakileri reddeder, üstelik kafirler hoşlanmasa bile. O ki Resullerini yol kılavuzu ve hakiki din ile gönderendir, O dini, müşrikler hoşlanmasalar da diğerlerinin üs tüne çıkaracaktır. Ey iman edenler, hahamların ve rahiplerin çoğunluğu / ekserisi insanların mallarını gerçek dışı olarak / haksız yere yiyorlar ve de Allah’ın yolundan alıkoyuyorlar, altın ve gümüş yığıyorlar, o biriktirdiklerini de Allah yolunda harcamıy orlar, onları acıtıcı azapla müjdele. O gün onlar için cehennem ateşi kızdırılacak, onunla alınları, yanları, sırtları, dağlanacaklar ve işte bu, kendiniz için yığdığınızdır, şimdi birikimlerinizi tadın denilecek.

Rowwad Tercüme Merkezi

Bunlar Cehennem ateşinde kızdırıldığı gün, alınları, böğürleri ve sırtları onlarla dağlanacak; "Bu kendiniz için biriktirdiğinizdir. Biriktirdiğinizi tadın!" denecektir.

Süleyman Ateş

O gün cehennem ateşinde bunların üzeri ısıtılı(p pullanı)r; bunlarla, onların alınları, yanları ve sırtları dağlanır: "İşte nefisleriniz için yığdıklarınız, yığdıklarınızı tadın!" (denilir).

Süleymaniye Vakfı

Bir gün o altın ve gümüşler cehennem ateşinde kızdırılacak; onlarla alınları, yanları ve sırtları dağlanacak ve onlara şöyle denilecektir: "İşte kendiniz için biriktirdikleriniz! Tadın bakalım biriktirdiklerinizi!"

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

O alevli ateş içinde kızdırılarak bunlarla(altın ve gümüşle) alınlarının, sırtlarının ve yanlarının dağlanacağı gün onlara şöyle denecektir. "İşte kendiniz için biriktirdikleriniz! Birikimlerinizin tadına varın bakalım".

Şaban Britch

Bunlar Cehennem ateşinde kızdırıldığı gün, alınları, böğürleri ve sırtları onlarla dağlanacak, "Bu kendiniz için biriktirdiğinizdir, biriktirdiğinizi tadın!" denecektir.

Şaban Piriş

Bunlar cehennem ateşinde kızdırıldığı gün, alınları, böğürleri ve sırtları onlarla dağlanacak, 'bu kendiniz için biriktirdiğinizdir; biriktirdiğinizi tadın!' denecektir.

Yaşar Nuri Öztürk

Gün olur, cehennem ateşinde onların üzerine lav dökülür de bununla onların alınları, böğürleri, sırtları dağlanır: "İşte egolarınız için yığdıklarınız. Hadi tadın biriktirmiş olduklarınızı!"

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

One day shall these precious metals be melted by the heat of the Fire of Hell and their foreheads, their sides and their backs be branded therewith. There and then shall they be told: "This is what you had treasured up and cherished; benevolence occasioned to you so much discontent that you denied the poor at their need. Now, you taste the torment which is laid on the damned in requital of hoarding up money and cheating the poor of their due and Allah of divine service.

Abdul Haleem

on the Day it is heated up in Hell’s Fire and used to brand their foreheads, sides, and backs, they will be told, ‘This is what you hoarded up for yourselves! Now feel the pain of what you hoarded!’

Abdullah Yusuf Ali

On the Day when heat will be produced out of that (wealth) in the fire of Hell, and with it will be branded their foreheads, their flanks, and their backs- "This is the (treasure) which ye buried for yourselves: taste ye, then, the (treasures) ye buried!"

Abul A'la Maududi

[9:35] on a Day when they shall be heated up in the Fire of Hell, and their foreheads and their sides and their backs shall be branded with it, (and they shall be told): "This is the treasure which you hoarded for yourselves. Taste, then, the punishment for what you have hoarded."

Aisha Bewley

on the Day it is heated up in the fire of Hell and their foreheads, sides and backs are branded with it: ‘This is what you hoarded for yourselves, so taste what you were hoarding!’

Al-Hilali & Khan

On the Day when that (Al-Kanz: money, gold and silver the Zakât of which has not been paid) will be heated in the Fire of Hell and with it will be branded their foreheads, their flanks, and their backs, (and it will be said unto them): "This is the treasure which you hoarded for yourselves. Now taste of what you used to hoard."[1]

Ali Quli Qarai

on the day when these shall be heated in hellfire and therewith branded on their foreheads, their sides and their backs [and told]: ‘This is what you treasured up for yourselves! So taste what you have treasured!’

Amatul Rahman Omar

The day (will come) when these (treasures) shall be heated in the Fire of Gehenna and their foreheads and their sides and their backs be branded with it; (and it shall be said to them, ) `This is what you hoarded up for yourselves, therefore suffer (now the punishment) for what you have been (unlawfully) treasuring up.

Arthur John Arberry

the day they shall be heated in the fire of Gehenna and therewith their foreheads and their sides and their backs shall be branded: 'This is the thing you have treasured up for yourselves; therefore taste you now what you were treasuring!'

Bijan Moeinian

The Day will come when their [hoarded] gold and silver will be melted in the Hellfire. It will be used then to burn their front, back, neck and all other part of their bodies saying: "This is the treasure that you prepared for today. Taste what you have accumulated."

E. Henry Palmer

On the day when it shall be heated in the fire of hell, and their brows shall be branded therewith, and their sides and their backs! - 'This is what ye stored up for yourselves, taste then what ye stored up!'

Edip-Layth

On the day when they will be seared in the fires of hell, their foreheads, sides and backs will be branded with it: "This is what you have hoarded for yourselves, so taste what you have hoarded!"

George Sale

On the day of judgment their treasures shall be intensely heated in the fire of hell, and their foreheads, and their sides, and their backs shall be stigmatized therewith; and their tormentors shall say, this is what ye have treasured up for your souls; taste therefore that which ye have treasured up.

Hamid S. Aziz

On the day when it shall be heated in the fire of hell, and their brows and their sides and their backs shall be branded therewith. "This is what you stored up for yourselves, taste then what you used to store."

Mahmoud Ghali

The Day they will be heated in the fire of Hell, (and) so therewith their foreheads and their sides and their backs will be branded; (and it will be said), "This is what you have hoarded for yourselves; so taste what you were hoarding. ".

Marmaduke Pickthall

On the day when it will (all) be heated in the fire of hell, and their foreheads and their flanks and their backs will be branded therewith (and it will be said unto them): Here is that which ye hoarded for yourselves. Now taste of what ye used to hoard.

Mohamed Ahmed - Samira

On the day We shall heat up (their gold) on the fire of Hell and brand their foreheads, sides and backs (and say to them): "It is this you stored up for yourselves; so now taste of what you had stored!"

Muhammad Asad

on the Day when that [hoarded wealth] shall be heated in the fire of hell and their foreheads and their sides and their backs branded therewith, [those sinners shall be told:] "These are the treasures which you have laid up for yourselves! Taste, then, [the evil of] your hoarded treasures!"

Mustafa Khattab

The Day ˹will come˺ when their treasure will be heated up in the Fire of Hell, and their foreheads, sides, and backs branded with it. ˹It will be said to them,˺ "This is the treasure you hoarded for yourselves. Now taste what you hoarded!"

Progressive Muslims

On the Day when they will be seared in the fires of Hell, and their foreheads and sides and backs will be branded with it: "This is what you have hoarded for yourselves, so taste what you have hoarded!"

Rashad Khalifa

The day will come when their gold and silver will be heated in the fire of Hell, then used to burn their foreheads, their sides, and their backs: "This is what you hoarded for yourselves, so taste what you have hoarded."

Sahih International

The Day when it will be heated in the fire of Hell and seared therewith will be their foreheads, their flanks, and their backs, [it will be said], "This is what you hoarded for yourselves, so taste what you used to hoard. "

Sam Gerrans

The day it will be heated in the fire of Gehenna, then therewith will be branded their foreheads and their sides and their backs: “This is what you amassed for your souls; so taste what you amassed!”

Shabbir Ahmed

On the Day when it will all be heated in the fire of Hell and their foreheads, flanks and backs will be branded with it. "Here is what you hoarded for yourselves, now taste what you had hoarded."

Syed Vickar Ahamed

On the Day when heat will be produced from that (very wealth) in the fire of Hell, and with it will be burned on their foreheads, their flanks, and their backs. — "This is the (wealth) which you buried for yourselves then you taste, the (wealth) you buried!"

Taqi Usmani

on the day it (the wealth) will be heated up in the fire of Jahannam, then their foreheads and their sides and their backs shall be branded with it: "This is what you had accumulated for yourselves. So, taste what you have been accumulating."

The Monotheist Group

On the Day when they will be seared in the fires of Hell, and their foreheads and sides and backs will be branded with it: "This is what you have hoarded for yourselves, so taste what you have hoarded!"

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Tevbe suresi, 35. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Tevbe suresi, 35. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Tevbe suresi, 35. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩