Diyanet İşleri
Kızgın ateşe girerler.
Gâşiye suresi
Gâşiye suresi, 4. ayet. تَصْلَىٰ نَارًا حَامِيَةً
taṣlâ nâran ḥâmiyeh.
Kızgın ateşe girerler.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Zillete bürünen yüzler Gâşiye 1–7 3
Dehşeti her şeyi kaplayan felaketin haberi sana geldi mi?
O gün birtakım yüzler vardır ki zillete bürünmüşlerdir.
Çalışmış, (boşa) yorulmuşlardır.
Kızgın ateşe girerler.
Son derece kızgın bir kaynaktan içirilirler.
Onlara, acı ve kötü kokulu bir dikenli bitkiden başka yiyecek yoktur.
O, ne besler ne de açlıktan kurtarır.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 2–7. ayetler için yazılmıştır.
2-3. Cehennemliklerin nitelikleri hakkında şöyle buyrulmaktadır: “O gün birtakım yüzler vardır” yani Kıyamet gününde zilletten, rezillik ve rüsvaylıktan dolayı “yere eğilmiştir. Çalışmışlar, yorulup bitkin düşmüşlerdir.” Azapta bitkin düşmüşlerdir. Yüzleri üzere sürükleneceklerdir ve ateş onların yüzlerini kaplayacaktır.
Yüce Allah’ın: “O gün birtakım yüzler vardır, zilletten yere eğilmiştir; çalışmışlar, yorulup bitkin düşmüşlerdir” buyruğu ile kastedilenlerin, dünyada söz konusu olma ihtimali de vardır. Şöyle ki onlar, dünyada iken çeşitli ibadetler ve amellerde bulunurlardı. Ancak bunların kabul şartı olan iman bulunmadığından dolayı, Kıyamet gününde bu yaptıkları toz duman gibi olacak, boşa gidecektir.
Böyle bir ihtimal, mana açısından doğru olmakla birlikte, ifadelerin akışı (siyâk) buna delâlet etmemektedir. Aksine kesin doğru, birinci anlamdır. Çünkü Yüce Allah, bunu (o gün) zaman zarfı ile kayıtlamış bulunmaktadır ki, bu da Kıyamet günüdür. Zira burada maksat, genel olarak cehennem ehlinin söz konusu edilmesi ve onlara dair açıklamalarda bulunulmasıdır ki cehennem ehli açısından böyle bir durum (dünyada amel ve ibadet sahibi olmak), oldukça az bir durumdur. Diğer taraftan ifadeler, Kıyamet’in, dheşetiyle her yanı sarması esnasında insanların halini açıklama sadedindedir. Yani onların dünyadaki hallerine değinilmemektedir.
4-5. “Kızgın bir ateşe gireceklerdir.” Onlar, oldukça sıcak bir ateşe girecekler, bu ateş her bir yandan onları kuşatacakdır. “Son derece sıcak bir pınardan içirileceklerdir.” Nitekim Yüce Allah, bir başka yerde şöyle buyurmaktadır: “Eğer feryat edip yardım isterlerse, erimiş maden gibi yüzleri kavuran bir su ile yardımlarına varılacaktır.” (el-Kehf, 18/29) İşte onların içecekleri budur.
6-7. Yiyeceklerine gelince “onlar için kuru dikenden başka bir yiyecek yoktur. O ise ne besler, ne de açlığı giderir.” Çünkü yemekten maksat, bu iki husustan birisidir. Ya kişinin açlığını giderip açlığın ızdırabını ortadan kaldırmasıdır yahut da zayıflamış olan bedenini besleyip şişmanlatmasıdır.
Bu yiyecekte ise bu iki husustan hiçbirisi yoktur. Aksine o, son derece acı, kokuşmuş ve değersizdir. Allah’tan esenlik dileriz.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
O yüzler, sıcaklığının ızdırabını çekecekleri çok sıcak olan ateşe gireceklerdir.
Aynı kök: حمي (6 geçiş) · Ortak kavram: Nûr (Işık)
O gün bunlar cehennem ateşinde kızdırılacak da onların alınları, böğürleri ve sırtları bunlarla dağlanacak ve, "İşte bu, kendiniz için biriktirip…
Aynı kök: حمي (6 geçiş) · Ortak kavram: Nûr (Işık)
O, kızgın bir ateştir.
Aynı kök: حمي (6 geçiş)
Allah, ne "Bahire", ne "Saibe", ne "Vasile", ne de "Ham" diye bir şey meşru kılmamıştır. Fakat, inkar edenler Allah'a karşı yalan uyduruyorlar. Zaten…
Aynı kök: صلي (25 geçiş) · Ortak kavram: Nûr (Işık)
Yetimlerin mallarını haksız yere yiyenler, ancak ve ancak karınlarını doldurasıya ateş yemiş olurlar ve zaten onlar çılgın bir ateşe (cehenneme)…
Aynı kök: صلي (25 geçiş) · Ortak kavram: Nûr (Işık)
Kim haddi aşarak ve zulmederek bunu yaparsa, onu cehennem ateşine atacağız. Bu, Allah'a pek kolaydır.
Aynı kök: صلي (25 geçiş) · Ortak kavram: Nûr (Işık)
Şüphesiz ayetlerimizi inkar edenleri biz ateşe atacağız. Derileri yanıp döküldükçe, azabı tatmaları için onların derilerini yenileyeceğiz. Şüphesiz…
Ortak kavram: Nûr (Işık)
Onların durumu, (geceleyin) ateş yakan kimsenin durumuna benzer: Ateş tam çevresini aydınlattığı sırada Allah ışıklarını yok ediverir de onları…
Ortak kavram: Nûr (Işık)
Eğer, yapamazsanız -ki hiçbir zaman yapamayacaksınız- o halde yakıtı insanlarla taşlar olan ateşten sakının. O ateş kafirler için hazırlanmıştır.
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Kızgın ateşe girecektir.
tarifi imkansız kızgın bir ateşi boylarlar,
kızgın bir ateşe girmek
Kızgın bir ateşe maruz kalır (o yüzler)!
Kızgın bir ateşe yollanırlar.
kızgın ateşe girer.
Kızgın bir ateşe girerler.
- O gün birtakım yüzler öne eğilecek; çok çabalayıp yorgun düşecek; kızgın ateşe girecek; son derece sıcak bir kaynaktan içirilecek.Onlar için kuru dikenden başka yemek yoktur; o ise, ne besler, ne de açlığı giderir.
Kızgın ateşe girerler.
Kızgın ateşe girerler.
Kızışmış bir ateşe yaslanırlar.
Kızışmış bir ateşe yaslanırlar
Kızgın ateşe atılacaklar.
Kızgın ateşe atılacaklar.
Kızgın ateşe atılacaklar.
Kızgın bir ateşe yollanırlar.
Kızgın bir ateşe girecek,
Kızgın bir ateşe girerler.
(1-26) Sarıp örtecek olanın / gaşiye’nin hadisenin haberi sana geldi mi? O gün yüzler durgundur, çalışmıştır, yorgundur. Kızgın ateşte yanarlar, çok kızgın gözeden su içirilirler, kuru acı dikenden başka yemek yoktur , beslemez ve açlığa faydası yoktur, yüzler vardır o gün nimet içinde mutludur, çalışmalarından hoşnutturlar / razıdırlar, yüce cennettedirler, orada boş söz işitmezler, orada akan bir göze vardır , yükseltilmiş yataklar, konulmuş kadehler sıralanmış kırlentler, yayılmış kilimler / halılar. Devenin nasıl yaratıldığına bakmıyorlar mı? Sema nasıl yükseltilmiş, dağlar nasıl sabitlenmiş, Arz nasıl da döşenmiş bakmıyorlar mı? Hatırlat sen muhakkak ki hatırlatıcısın sen onlara masal anlatmıyorsun, y üz çeviren ve yok sayanlara gelince Allah onlar ı, büyük bir azapla azaplandıracaktır , geri d önüşünüz / iyabınız bizedir, onların hesapları da kesinlikle bize aittir.
Kızgın ateşe girerler.
Kızgın ateşe girerler.
Kızgın bir ateşe girip kalırlar. dipnot 1
Onlar kor ateşe girecekler,
Kızgın ateşe yaslanan,
Kızgın ateşe yaslanan.
Kızışmış bir ateşe dalarlar.
They are entering into Hell, to suffer the intense heat of the blazing Fire.
as they enter the blazing Fire
The while they enter the Blazing Fire,-
they shall burn in a Scorching Fire;
roasting in a red-hot Fire,
They will enter in the hot blazing Fire.
they will enter a scorching fire,
They shall enter a blazing Fire.
roasting at a scorching fire,
As they enter into the Hell Fire.
shall broil upon a burning fire;
They will enter a blazing fire.
They shall be cast into scorching fire to be broiled:
While they broil upon a burning Fire;
Roasting at a Fire burning hot.
Scorched by burning fire,
Burning in the scorching fire,
about to enter a glowing fire,
burning in a scorching Fire,
They will enter a blazing Fire.
Suffering in a blazing Hellfire.
They will [enter to] burn in an intensely hot Fire.
Burning in a scorching Fire,
As they enter a sizzling Fire.
While they enter the blazing Fire—
They will enter into the scorching fire.
They will enter a blazing Fire.