Rûm suresi

Rûm suresi, 41. ayet

Rûm suresi, 41. ayet. ظَهَرَ ٱلْفَسَادُ فِى ٱلْبَرِّ وَٱلْبَحْرِ بِمَا كَسَبَتْ أَيْدِى ٱلنَّاسِ لِيُذِيقَهُم بَعْضَ ٱلَّذِى عَمِلُوا۟ لَعَلَّهُمْ يَرْجِعُونَ

żahera-lfesâdü fi-lberri velbaḥri bimâ kesebet eydi-nnâsi liyüẕîḳahüm ba`ḍa-lleẕî `amilû le`allehüm yerci`ûn.

Diyanet İşleri

İnsanların kendi işledikleri (kötülükler) sebebiyle karada ve denizde bozulma ortaya çıkmıştır. Dönmeleri için Allah, yaptıklarının bazı (kötü) sonuçlarını (dünyada) onlara tattıracaktır.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Rûm 38–44 · surenin 41. ayeti / 60
  1. Rûm 38

    Öyle ise akrabaya, yoksula, ve yolcuya hakkını ver. Bu, Allah'ın hoşnutluğunu kazanmak isteyenler için daha hayırlıdır. İşte onlar kurtuluşa erenlerdir.

  2. Rûm 39

    İnsanların malları içinde artsın diye faizle her ne verirseniz, Allah katında artmaz. Ama Allah'ın hoşnutluğunu isteyerek her ne zekat verirseniz; işte bunu yapanlar sevaplarını kat kat arttıranlardır.

  3. Rûm 40

    Allah, sizi yaratan, sonra size rızık veren, sonra sizi öldürecek ve daha sonra da diriltecek olandır. Allah'a koştuğunuz ortaklardan, bunlardan herhangi bir şeyi yapabilen var mı? O, onların ortak koştuklarından uzaktır, yücedir.

  4. 41

    İnsanların kendi işledikleri (kötülükler) sebebiyle karada ve denizde bozulma ortaya çıkmıştır. Dönmeleri için Allah, yaptıklarının bazı (kötü) sonuçlarını (dünyada) onlara tattıracaktır.

  5. Rûm 42

    De ki: "Yeryüzünde dolaşın da önceki milletlerin sonlarının nasıl olduğuna bakın." Onların çoğu Allah'a ortak koşan kimselerdi.

  6. Rûm 43

    Allah tarafından, geri çevrilmesi olmayan bir gün gelmeden önce yüzünü dosdoğru dine çevir. O gün insanlar bölük bölük ayrılacaklardır.

  7. Rûm 44

    Kim inkar ederse, inkarı kendi aleyhinedir. Kimler de salih amel işlerse, ancak kendileri için (cennette yer) hazırlarlar.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

41. Yani karada ve denizde fesat açıkça görülür oldu. Bu fesat ise onların yaşayışlarındaki ve geçimlerindeki bozulma, eksilme, bunlarda âfetlerle karşı karşıya kalma, kendi nefislerinde de hastalıklar, salgın hastalıklar vb. afet ve musibetlerdir. Bunlara sebep ise kendi elleri ile işledikleri, özleri itibari ile fasit/bozuk, tabiatları itibari ile de müfsit/bozguncu olan amelleridir.

Bu sonuç ise “Allah, yaptıklarının bir kısmını onlara” tattırması içindir. Yani amellerin cezalarını verenin o yüce Zat olduğunu bilmeleri için Allah, onlara daha dünyada iken amellerinin cezalarına bir örnek olmak üzere bu cezayı vermiştir. “Belki” bunca bozguncu etkileri bulunan bu amellerinden vazgeçip “dönerler” de halleri ıslah olur, işleri düzene girer.

Belası nimet, cezası lütuf olanın şanı ne yücedir! Yoksa O, tüm işlediklerinin karşılığı olan cezayı onlara tattıracak olsaydı, yeryüzünde canlı hiçbir varlık bırakmazdı.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Kuraklık, yağan yağmurun azalması, sağlık sorunları ve bulaşıcı hastalıkların çoğalması gibi hususlar baş göstererek karada ve denizde fesat ortaya çıkmıştır. Bütün bunların sebebi işlemiş oldukları günahlarıdır. Bunların ortaya çıkması, dünya hayatında işlemiş oldukları bazı kötü amellerin karşılığını Allah Teâlâ'nın onlara tattırması içindir. Umulur ki tevbe ederek O'na dönerler.

Kelimeler

15 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. ظَهَرَ zehera çıktı kök: ظهر
  2. ٱلْفَسَادُ l-fesadu fesat kök: فسد
  3. فِى fi
  4. ٱلْبَرِّ l-berri karada kök: برر
  5. وَٱلْبَحْرِ velbehri ve denizde kök: بحر
  6. بِمَا bima yüzünden
  7. كَسَبَتْ kesebet kazandıkları kök: كسب
  8. أَيْدِى eydi elleriyle kök: يدي
  9. ٱلنَّاسِ n-nasi insanların kök: نوس
  10. لِيُذِيقَهُم liyuziykahum onlara taddırıyor kök: ذوق
  11. بَعْضَ bea'de bir kısmını kök: بعض
  12. ٱلَّذِى llezi
  13. عَمِلُوا۟ amilu yaptıklarının kök: عمل
  14. لَعَلَّهُمْ leallehum belki onlar
  15. يَرْجِعُونَ yerciune dönerler (diye) kök: رجع

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: برر (32 geçiş) · Aynı kök: بحر (42 geçiş) · Ortak kavram: Birr (İyilik)

    Yahut karanın ve denizin karanlıklarında size yolunuzu gösteren ve rahmetinin önünden rüzgarları bir müjdeci olarak gönderen mi? Allah ile birlikte…

  • Aynı kök: برر (32 geçiş) · Aynı kök: بحر (42 geçiş) · Ortak kavram: Birr (İyilik)

    Sizin için de yolcular için de bir geçimlik olmak üzere deniz avı yapmak ve deniz ürünlerini yemek sizlere helal kılındı. Kara avı ise ihramlı…

  • Aynı kök: برر (32 geçiş) · Aynı kök: بحر (42 geçiş) · Ortak kavram: Birr (İyilik)

    Gaybın anahtarları yalnızca O'nun katındadır. Onları ancak O bilir. Karada ve denizde olanı da bilir. Hiçbir yaprak düşmez ki onu bilmesin. Yerin…

  • Aynı kök: بحر (42 geçiş) · Aynı kök: بعض (158 geçiş) · Aynı kök: يدي (120 geçiş)

    Yahut (inkarcıların küfür içindeki halleri) derin bir denizdeki karanlıklar gibidir. (Bir deniz ki) onu dalga üstüne dalga kaplıyor, üstünde de…

  • Aynı kök: بعض (158 geçiş) · Aynı kök: رجع (104 geçiş) · Aynı kök: يدي (120 geçiş)

    İnkar edenler, "Biz bu Kur'an'a da ondan önceki kitaplara da asla inanmayız" dediler. Zalimler, Rablerinin huzurunda durduruldukları zaman hallerini…

  • Aynı kök: فسد (50 geçiş) · Aynı kök: ظهر (59 geçiş)

    Firavun dedi ki: "Bırakın beni, Musa'yı öldüreyim. (Faydası olacaksa) Rabbini yardıma çağırsın! Çünkü ben onun, dininizi değiştireceğinden, yahut…

  • Aynı kök: ظهر (59 geçiş) · Aynı kök: كسب (67 geçiş)

    Günahın açığını da bırakın, gizlisini de. Çünkü günah kazananlar yaptıkları karşılığında cezalandırılacaklardır.

  • Aynı kök: ظهر (59 geçiş) · Aynı kök: كسب (67 geçiş)

    Herkesin kazandığını görüp gözeten Allah inkar edilir mi? Halbuki onlar, Allah'a ortaklar koştular. De ki: "Onların isimlerini açıklayın. Yoksa siz…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

86 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

İnsanların elleriyle kazandıkları (yaptıkları) yüzünden karada ve denizde bozulma meydana geldi. dipnot 1 Böylece (yanlış yoldan) dönsünler diye (Allah onların) yaptıklarının bir kısmını onlara tattırır.

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bu ayette doğadaki bozulmaların sebebinin insanların yaptığı olumsuzluklar olduğu bildirilmektedir. Bu ayet Bakara 2:155, Nisâ 4:62, 79, Kasas 28:47, Şûrâ 42:30 ve 48. ayetlerle birlikte okunmalıdır.

Mustafa İslamoğlu

İnsanların elleriyle yaptıkları yüzünden karada ve denizde bozulma meydana geldi. Neticede (Allah), yaptıklarının (kötü sonuçlarından) bir kısmını kendilerine tattıracaktır; umulur ki (yol yakınken) dönerler.

Muhammed Esed

(Allah'ın buyruklarını umursamaz hale gelen şu) insanların kendi elleriyle yapıp ettikleri sonucunda karada ve denizlerde çürüme ve bozulma başladı: Bu şekilde (Allah), belki (doğru yola) geri dönerler diye yaptıklarının bazı (kötü) sonuçlarını onlara tattıracaktır.

Ahmed Hulusi

(Allah'ın) onlara, insanların elleriyle yaptıklarının getirisinin bazısının (sonucunu) tattırması için karada ve denizde bozulma açığa çıktı! Belki geri dönerler.

Ali Bulaç

İnsanların kendi ellerinin kazandığı dolayısıyla, karada ve denizde fesad ortaya çıktı. Umulur ki, dönerler diye (Allah) onlara yaptıklarının bir kısmını kendilerine taddırmaktadır.

Ali Özek ve heyeti

İnsanların bizzat kendi işledikleri yüzünden karada ve denizde düzen bozuldu, ki Allah yaptıklarının bir kısmını onlara tattırsın; belki de (tuttukları kötü yoldan) dönerler.

Ali Rıza Safa

İnsanların kendi elleriyle yaptıkları yüzünden, karada ve denizde bozulma başladı. Yaptıklarının bir bölümünü onlara tattıracaktır; belki dönerler diye. dipnot 340

Ali Rıza Safa — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 340
    İşte, bir bilgi ayeti: Kur'an'da bin dört yüz yıl önce öğretilen çevre bilinci, günümüz insanı için çok yeni bir olgudur. İnsan ve sanayi atıkları nedeniyle oluşan çevre kirliliği, yeryüzünde yaşayan tüm varlıklar için yaşamsal sorunlar oluşturmaktadır. Çevre olgusunun dünyanın gündeminde artık öncelikle yer almasına karşın, türlü çıkarlar sağlamak amacıyla, atıkların doğaya atılması, ormanların yok edilmesi, denizlerin doldurulması, akarsuların kurutulması gibi eylemlerin sürdürülmesi, çevre bilincinin yine de anlaşılamadığını göstermektedir. Ayette bildirilen, "Yaptıklarının bir bölümünü onlara tattıracaktır." uyarısı gerçekleşmiş; çevre dengesi bozulduğu için, iklimler ve doğa olaylarının yanında yeryüzündeki tüm varlıkların nitelikleri ve nicelikleri de olumsuz yönde değişmiştir.

Bayraktar Bayraklı

İnsanların bizzat kendilerinin işledikleri yüzünden, karada ve denizde çürüme ve bozulma başladı. Allah, belki geri dönerler diye yaptıklarının bazı sonuçlarını onlara tattıracaktır.

Edip Yüksel

Halkın elleriyle işledikleri yüzünden karada ve denizde felaketler yaygınlaştı. Böylece, (kötülükten) dönerler diye yaptıklarının bir kısmını onlara tattırıyor.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Halkın elleriyle işledikleri yüzünden karada ve denizde felaketler yaygınlaştı. Böylece, (kötülükten) dönerler diye yaptıklarının bir kısmını onlara tattırıyor.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

İnsanların kendi ellerinin kazandığı şeyler yüzünden karada ve denizde fesat meydana geldi (ki Allah) yaptıklarının bazısını kendilerine tattırsın ki vazgeçsinler.

Elmalılı Hamdi Yazır

İnsanların ellerinin kesbi ile karada ve denizde fesad meydan aldı, yaptıklarının ba'zısını kendilerine tattırmak için ki rücu' etsinler

Erhan Aktaş

İnsanların kendi yaptıklarından dolayı karada ve denizde fesat ortaya çıktı. Belki akıllarını başlarına alırlar diye yaptıklarının bir kısmı onlara tattırıldı.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

İnsanların kendi yaptıklarından dolayı karada ve denizde fesat ortaya çıktı. Belki akıllarını başlarına alırlar diye yaptıklarının bir kısmı onlara tattırıldı.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

İnsanların kendi yaptıklarından dolayı karada ve denizde fesat ortaya çıktı. Belki akıllarını başlarına alırlar diye yaptıklarının bir kısmı onlara tattırıldı.

Gültekin Onan

İnsanların kendi ellerinin kazandığı dolayısıyla, karada ve denizde fesad ortaya çıktı. Umulur ki, dönerler diye (Tanrı) onlara yaptıklarının bir kısmını kendilerine tattırmaktadır.

Hasan Basri Çantay

İnsanların kendi ellerinin kazandığı (ihtiyarlarıyle yapdıkları) şeyler yüzünden karada, denizde fesad belirdi ki (Allah) yapdıklarının bir kısmını onlara tatdırsın. Olur ki rücu' ederler onlar.

İbni Kesir

İnsanların elleriyle işlediklerinden dolayı karada ve denizde Fesad belirdi. Ki yaptıklarının bir kısmını onlara tattırsın. Belki dönerler.

Mehmet Alagaş

(41-43) Allah sizi yarattı ve sonra rızıklandırdı sonra sizi öldürüyor sonra sizi diriltiyor. Ortak koştuklarınızdan bunları yapabilecek olan var mı? O üstündür ve ortak koştuklarınızdan yücedir. Onlara yaptıklarının bir kısmını tattırmak için insanların elleriyle kazandıkları nedeniyle denizde ve karada bozgun göründü / fesat zuhur etti , B öylelikle belki dönerler. De ki, arzda gezinin ve sizden öncekilerin sonları / akıbetleri nasıl olmuş bakın, onların çoğunluğu müşrik idi. Sen yüzünü Allah’tan reddine imkân olma yan (muhakkak icra edilecek) o gün gelmezden önce ayakta duran / kayyım dine çevir, O gün herkes bölük bölük dağılırlar.

Rowwad Tercüme Merkezi

İnsanların ellerinin kazandıklarından dolayı karada ve denizde fesat çıktı. Umulur ki dönerler diye, (Allah) yaptıklarının bazılarını böylece onlara tattırmaktadır.

Süleyman Ateş

İnsanların elleriyle kazandıkları (günahları) yüzünden, karada ve denizde fesat çıktı. Belki dönerler diye, (Allah) onlara, yaptıklarının bir kısmını taddırıyor.

Süleymaniye Vakfı

İnsanların kendi elleriyle yaptıkları şeyler yüzünden karada ve denizde bozulmalar ortaya çıktı. Bu (bozulma) yapıp ettiklerinin bir kısmının cezasını onlara tattırmak içindir; belki (yanlışlarından) vazgeçerler dipnot 1 .

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

İnsanların, kendi elleriyle yaptıkları şeyler yüzünden karada ve denizde bozulmalar olur. Bu, ettiklerinin bir kısmını bulsunlar diyedir; bakarsın vazgeçerler.

Şaban Britch

İnsanların kendi elleriyle kazandıkları yüzünden karada ve denizde fesat çıkmıştır. Bu, belki dönerler diye yaptıklarının bir kısmının azabını tattırmak içindir.

Şaban Piriş

İnsanların kendi elleriyle kazandıkları yüzünden karada ve denizde karışıklık çıkmıştır. Bu, belki dönerler diye yaptıklarının bir kısmının azabını tattırmak içindir.

Yaşar Nuri Öztürk

İnsanların ellerinin kazanmış oldukları yüzünden denizde ve karada bozgun çıktı. Allah onlara, yaptıklarının bir kısmını tattırıyor ki geri dönebilsinler.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Evil is wrought by want of thought; there has come about the age of mischief and discord on land and at sea as a result of what the peoples' wrongful and unclean hands have committed. Allah shall make them taste and suffer the consequence that they might hopefully turn to Him in repentance.

Abdul Haleem

Corruption has flourished on land and sea as a result of people’s actions and He will make them taste the consequences of some of their own actions so that they may turn back.

Abdullah Yusuf Ali

Mischief has appeared on land and sea because of (the meed) that the hands of men have earned, that (Allah) may give them a taste of some of their deeds: in order that they may turn back (from Evil).

Abul A'la Maududi

Evil has become rife on the land and at sea because of men's deeds; this in order that He may cause them to have a taste of some of their deeds; perhaps they will turn back (from evil). dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    This is again an allusion to the war that was going on between Byzantium and Iran, which was telling on the whole of the Middle East. "What the hands of people have earned" means the wickedness and oppression and tyranny, which inevitably appear in human conduct and character as a result of adopting shirk and atheism and ignoring the Hereafter. “Perhaps they may return” means that Allah shows the evil consequences of some of the acts of men in this world before the punishment of the Hereafter so that they understand the reality, feel the error of their conjectures and turn to the righteous belief, which the Prophets of Allah have been presenting before man since the earliest times, and besides adopting which there is no other way of ordering human conduct on sound foundations. This subject has been presented at several places in the Quran, e.g. in(Surah At-Taubah: Ayat 126), (Surah Ar-Raad: Ayat 31), (Surah As-Sajdah: Ayat 21), (Surah At-Tur: Ayat 47).

Aisha Bewley

Corruption has appeared in both land and sea because of what people’s own hands have brought about so that they may taste something of what they have done so that hopefully they will turn back.

Al-Hilali & Khan

Evil (sins and disobedience to Allâh) has appeared on land and sea because of what the hands of men have earned (by oppression and evil deeds), that He (Allâh) may make them taste a part of that which they have done, in order that they may return (by repenting to Allâh, and begging His Pardon).

Ali Quli Qarai

Corruption has appeared in land and sea because of the doings of the people’s hands, that He may make them taste something of what they have done, so that they may come back.

Amatul Rahman Omar

Disorder and corruption has prevailed on land and sea owing to the evil (deeds) which people have wrought. The result will be that He will make them taste (in this world) the fruit of (some of) their misdeeds so that they may return (to the right path, giving up their evil ways).

Arthur John Arberry

Corruption has appeared in the land and sea, for that men's own hands have earned, that He may let them taste some part of that which they have done, that haply so they may return.

Bijan Moeinian

Man spreads evil in the land and the sea. God [out of His mercy] may make some wrongdoers [which there is still hope for them] to taste the result of their evil works in this life so that [after having a shock] they come to their senses and return to the right path.

E. Henry Palmer

Trouble hath appeared in the land and the sea, for what men's hands have gained! to make them taste a part of that which they have done,- haply they may return!

Edip-Layth

Pollution has appeared in the land and the sea by the hands of people for what they earned. He will make them taste some of what they have done, perhaps they will revert.

George Sale

Corruption hath appeared by land and by sea, for the crimes which men's hands have committed; that it might make them to taste a part of the fruits of that which they have wrought, that peradventure they might turn from their evil ways.

Hamid S. Aziz

Allah is He Who created you, then gave you sustenance, then He causes you to die, then brings you to life. Is there any of your associate-gods who does aught of it? Glory be to Him, and exalted be He above what they associate (with Him).

Mahmoud Ghali

Corruption has appeared in the land and the sea for what mankind's hands have earned, that He may make them taste some (part) of that which they have done, that possibly they would return.

Marmaduke Pickthall

Corruption doth appear on land and sea because of (the evil) which men's hands have done, that He may make them taste a part of that which they have done, in order that they may return.

Mohamed Ahmed - Samira

Corruption has spread over land and sea from what men have done themselves that they may taste a little of what they have done: They may haply come back (to the right path).

Muhammad Asad

[Since they have become oblivious of God, ] corruption has appeared on land and in the sea as an outcome of what men’s hands have wrought: and so He will let them taste [the evil of] some of their doings, so that they might return [to the right path].

Mustafa Khattab

Corruption has spread on land and sea as a result of what people’s hands have done, so that Allah may cause them to taste ˹the consequences of˺ some of their deeds and perhaps they might return ˹to the Right Path˺.

Progressive Muslims

Pollution has appeared in the land and the sea by the hands of mankind for what they earned. He will make them taste some of what they have done, perhaps they will revert.

Rashad Khalifa

Disasters have spread throughout the land and sea, because of what the people have committed. He thus lets them taste the consequences of some of their works, that they may return (to the right works).

Sahih International

Corruption has appeared throughout the land and sea by [reason of] what the hands of people have earned so He may let them taste part of [the consequence of] what they have done that perhaps they will return [to righteousness].

Sam Gerrans

Corruption has appeared on land and sea for what the hands of men have earned, that He might let them taste some of what they have done, that they might return.

Shabbir Ahmed

Rampant corruption and disorder have appeared in the land and in the sea because of what people keep doing. He will let them taste some of their doings, so that they might return to the Right Path.

Syed Vickar Ahamed

Mischief has appeared on land and on sea because of what men have earned by their (own) hands, thus (Allah) gives them the taste of some of their actions: This way they can come back (to Him).

Taqi Usmani

Calamities have appeared on land and sea because of what the hands of the people have earned, so that He (Allah) makes them taste some of what they did, in order that they may return (to the right way).

The Monotheist Group

Corruption has appeared in the land and the sea at the hands of the people by what they earn. He will make them taste some of what they have done, perhaps they will return.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Rûm suresi, 41. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Rûm suresi, 41. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Rûm suresi, 41. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩