Tevbe suresi

Tevbe suresi, 70. ayet

Tevbe suresi, 70. ayet. أَلَمْ يَأْتِهِمْ نَبَأُ ٱلَّذِينَ مِن قَبْلِهِمْ قَوْمِ نُوحٍ وَعَادٍ وَثَمُودَ وَقَوْمِ إِبْرَٰهِيمَ وَأَصْحَٰبِ مَدْيَنَ وَٱلْمُؤْتَفِكَٰتِ أَتَتْهُمْ رُسُلُهُم بِٱلْبَيِّنَٰتِ فَمَا كَانَ ٱللَّهُ لِيَظْلِمَهُمْ وَلَٰكِن كَانُوٓا۟ أَنفُسَهُمْ يَظْلِمُونَ

elem ye'tihim nebeü-lleẕîne min ḳablihim ḳavmi nûḥiv ve`âdiv veŝemûde veḳavmi ibrâhîme veaṣḥâbi medyene velmü'tefikât. etethüm rusülühüm bilbeyyinât. femâ kâne-llâhü liyażlimehüm velâkin kânû enfüsehüm yażlimûn.

Diyanet İşleri

Onlara kendilerinden öncekilerin; Nuh, Ad ve Semud kavimlerinin; İbrahim'in kavminin; Medyen halkının ve yerle bir olan şehirlerin haberleri ulaşmadı mı? Peygamberleri onlara apaçık mucizeler getirmişti. (Ama inanmadılar, Allah da onları cezalandırdı.) Demek ki Allah onlara zulmediyor değildi, ama onlar kendilerine zulmediyorlardı.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Tevbe 67–73 · surenin 70. ayeti / 129

Konu Zekâtın sarf yerleri; münafık erkekler ve kadınlar Tevbe 60–72 3

  1. Tevbe 67

    Münafık erkekler ve münafık kadınlar birbirlerindendir (birbirlerinin benzeridir). Kötülüğü emredip iyiliği yasaklarlar, ellerini de sıkı tutarlar. Onlar Allah'ı unuttular; Allah da onları unuttu. Şüphesiz münafıklar, fasıkların ta kendileridir.

  2. Tevbe 68

    Allah, erkek münafıklara, kadın münafıklara ve kafirlere, içinde ebedi kalmak üzere cehennem ateşini va'detti. O, onlara yeter. Allah, onlara lanet etmiştir. Onlar için sürekli bir azap vardır.

  3. Tevbe 69

    (Ey münafıklar!), siz de tıpkı sizden öncekiler gibisiniz: Onlar sizden daha güçlü, malları ve çocukları daha fazlaydı. Onlar paylarına düşenden faydalanmışlardı. Sizden öncekilerin, paylarına düşenden faydalandığı gibi siz de payınıza düşenden öylece faydalandınız ve onların daldığı gibi, siz de (dünya zevkine) daldınız. İşte onların dünyada da ahirette de amelleri boşa gitmiştir. İşte onlar ziyana uğrayanların ta kendileridir.

  4. 70

    Onlara kendilerinden öncekilerin; Nuh, Ad ve Semud kavimlerinin; İbrahim'in kavminin; Medyen halkının ve yerle bir olan şehirlerin haberleri ulaşmadı mı? Peygamberleri onlara apaçık mucizeler getirmişti. (Ama inanmadılar, Allah da onları cezalandırdı.) Demek ki Allah onlara zulmediyor değildi, ama onlar kendilerine zulmediyorlardı.

  5. Tevbe 71

    Mü'min erkekler ve mü'min kadınlar birbirlerinin dostlarıdır. İyiliği emreder, kötülükten alıkoyarlar. Namazı dosdoğru kılar, zekatı verirler. Allah'a ve Resulüne itaat ederler. İşte bunlara Allah merhamet edecektir. Şüphesiz Allah mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.

  6. Tevbe 72

    Allah, mü'min erkeklere ve mü'min kadınlara, ebedi olarak kalacakları, içinden ırmaklar akan cennetler ve Adn cennetlerinde çok güzel köşkler va'detti. Allah'ın rızası ise, bunların hepsinden daha büyüktür. İşte bu büyük başarıdır.

  7. Tevbe 73

    Ey peygamber! Kafirlere ve münafıklara karşı cihad et ve onlara karşı çetin ol. Onların varacakları yer cehennemdir. Ne kötü bir varış yeridir orası!

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 69–70. ayetler için yazılmıştır.

69-70. Yüce Allah münafıkları kendilerinden önce geçmiş olan inkarcı ümmetlere gelip çatan musibetlerden sakındırarak şöyle buyurmaktadır: “Nûh, Âd ve Semûd kavimlerinin, İbrahim’in kavminin, Medyen ehlinin ve altüst edilen şehirlerin” yani Lût kavmine ait şehirlerin “haberleri onlara gelmedi mi?” Çünkü bunların hepsine “peygamberleri apaçık delillerle” yani varlıkların gerçek yüzünü beyan eden, açık ve seçik hak ile “gelmişlerdi.” Ancak onlar bunları yalanladılar. O nedenle de başlarına Yüce Allah’ın, anlattığı musibetler gelip çattı. İşte -ey münafıklar- sizlerin de amelleri bu ümmetlerin amellerine benzemektedir. Zira “Siz de kendi nasibinizle faydalandınız” dünyadaki payınız kadar yararlandınız, onu zevk ve arzu ile aldınız ve bu paydan gözetilen maksattan yüz çevirdiniz. Onları Yüce Allah’a isyanda kullandınız. Sizin bütün gayret ve iradeniz, tıpkı sizden öncekilerin yaptığı gibi size bağışlanan dünyalık nimetlerden öteye geçmedi.

“Ve onlar (batıla) daldığı gibi siz de daldınız.” Siz de batıla ve yalana dalıp batıl ile hakkı çürütmek amacıyla batıl adına mücadele verdiniz. İşte onların amelleri ve ilimleri, kendi paylarından yararlanmak ve batıla dalmaktan ibaretti. Bundan dolayı onlar, kendilerinden öncekilerin yaptıklarını yaparak onların hak ettikleri cezayı ve helaki de hak ettiler.

Müminlere gelince onlar her ne kadar kendi nasipleri ile ve onlara verilen dünya nimetleri ile faydalansalar da bunları Yüce Allah’a itaate yardımcı olmak üzere kullanmışlardır. Onların ilimlerine gelince bu, peygamberlerin getirdikleri ilimdir. O da bütün üstün maksatlarda kesin bir kanaate ulaşmak ve batılı ortadan kaldırmak için hak ile mücadele vermektir.

“Allah” helak ettiği kavimleri cezalandırmak sureti ile “asla onlara zulmetmedi. Fakat onlar” Allah’a isyan etmek cesaretini gösterdikleri, peygamberlerine asi olup inatçı ve zorba olan herkesin emrine uydukları için “kendi kendilerine zulmediyorlardı.”

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Bu münafıklara, kendilerinden önce gelen ve peygamberlerini yalanlayan toplulukların başına gelen cezalandırmanın haberi gelmedi mi? Nuh, Ad, Semud kavimlerinin, İbrahim'in kavminin, Medyen halkının ve Lut kavmi şehirlerinin ki, peygamberleri onlara apaçık deliller ve kesin kanıtlar ile gelmişlerdi. Yüce Allah, onlara zulmetmedi. Peygamberleri onları uyarmıştı. Fakat onlar, Allah'a (iman etmeyip) kâfir oldukları ve Allah Teâlâ'nın peygamberlerini yalanladıkları için kendi nefislerine zulmetmişlerdi.

Kelimeler

26 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. أَلَمْ elem
  2. يَأْتِهِمْ ye'tihim onlara gelmedi mi? kök: اتي
  3. نَبَأُ nebeu haberi kök: نبا
  4. ٱلَّذِينَ ellezine kimselerin
  5. مِن min
  6. قَبْلِهِمْ kablihim kendilerinden öncekilerin kök: قبل
  7. قَوْمِ kavmi kavminin kök: قوم
  8. نُوحٍۢ nuhin Nuh
  9. وَعَادٍۢ ve aadin ve Ad kök: عود
  10. وَثَمُودَ ve semude ve Semud
  11. وَقَوْمِ ve kavmi ve kavminin kök: قوم
  12. إِبْرَٰهِيمَ ibrahime İbrahim
  13. وَأَصْحَـٰبِ ve eshabi ve halkının kök: صحب
  14. مَدْيَنَ medyene Medyen kök: مدن
  15. وَٱلْمُؤْتَفِكَـٰتِ ۚ velmu'tefikati ve yerlebir olanların kök: افك
  16. أَتَتْهُمْ etethum onlara getirmişti kök: اتي
  17. رُسُلُهُم rusuluhum elçileri kök: رسل
  18. بِٱلْبَيِّنَـٰتِ ۖ bil-beyyinati açık deliller kök: بين
  19. فَمَا fe ma
  20. كَانَ kane değildi kök: كون
  21. ٱللَّهُ llahu Allah kök: اله
  22. لِيَظْلِمَهُمْ liyezlimehum onlara zulmediyor kök: ظلم
  23. وَلَـٰكِن velakin fakat
  24. كَانُوٓا۟ kanu onlar kök: كون
  25. أَنفُسَهُمْ enfusehum kendi kendilerine kök: نفس
  26. يَظْلِمُونَ yezlimune zulmediyorlardı kök: ظلم

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: افك (30 geçiş) · Aynı kök: عود (63 geçiş)

    De ki: "Allah'a koştuğunuz ortaklarınızdan, başlangıçta yaratmayı yapacak, sonra onu tekrarlayacak kimse var mı?" De ki: "Allah, başlangıçta…

  • Aynı kök: مدن (27 geçiş) · Aynı kök: صحب (97 geçiş)

    (43-44) İbrahim'in kavmi ile Lut'un kavmi ve Medyen halkı da (yalanlamışlardı). Musa da yalanlandı ve nihayet o inkarcılara mühlet verdim, sonra da…

  • Aynı kök: عود (63 geçiş) · Aynı kök: صحب (97 geçiş)

    Faiz yiyenler, ancak şeytanın çarptığı kimsenin kalktığı gibi kalkarlar. Bu, onların, "Alışveriş de faiz gibidir" demelerinden dolayıdır. Oysa Allah,…

  • Aynı kök: عود (63 geçiş) · Aynı kök: صحب (97 geçiş)

    Ad ve Semud kavimlerini, Ress halkını ve bunların arasında pek çok nesilleri de helak ettik.

  • Aynı kök: عود (63 geçiş) · Ortak kavram: Nübüvvet

    Sizden önceki Nuh, Ad, ve Semud kavimlerinin ve onlardan sonrakilerin –ki onları Allah'tan başkası bilmez- haberi size gelmedi mi? Onlara…

  • Aynı kök: صحب (97 geçiş) · Ortak kavram: Nübüvvet

    Cehennem ehli oldukları açıkça kendilerine belli olduktan sonra, -yakınları da olsalar- Allah'a ortak koşanlar için af dilemek ne Peygambere yaraşır,…

  • Aynı kök: صحب (97 geçiş) · Ortak kavram: Nübüvvet

    "Eğer, hakkında hiçbir bilgi sahibi olmadığın bir şeyi bana ortak koşman için seninle uğraşırlarsa, onlara itaat etme. Fakat dünyada onlarla iyi…

  • Aynı kök: مدن (27 geçiş)

    Medyen halkına da kardeşleri Şu'ayb'ı peygamber olarak gönderdik. Dedi ki: "Ey kavmim! Allah'a kulluk edin. Sizin için O'ndan başka hiçbir ilah…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

83 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Onlara kendilerinden öncekilerin, Nuh kavminin, Âd'in, Semûd'un, İbrahim kavminin, Medyen halkının ve altüst olan şehirlerin haberi ulaşmadı mı? Elçileri onlara apaçık deliller getirmişti. dipnot 1 Allah onlara haksızlık edecek değildi fakat onlar kendi kendilerine haksızlık etmekteydiler. dipnot 2

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bu ayette eski kavimlerin içerisinden sadece bir kısmının adı verilmekte, örneklendirme yapılarak aslında bütün azgın ve sapkın kavimler bu kapsamda kastedilmektedir.
  2. metne dön, dipnot 2
    Benzer mesajlar: Bakara 2:57; Al-i İmrân 3:117; A‘râf 7:160, 177; Yûnus 10:44; Hûd 11:101; Nahl 16:33, 118; Kehf 18:49; ‘Ankebût 29:40; Rûm 30:9; Zuhruf 43:76.

Mustafa İslamoğlu

Yoksa kendilerinden önce geçip gidenlerin, Nuh kavminin, Ad ve Semud'un, İbrahim kavminin, Medyen ahalisinin ve bütün o altı üstüne gelmiş kentlerin (felaket) haberleri onlara ulaşmadı mı? Öncekilere (de) elçileri hakikatin apaçık delilleriyle gelmişlerdi (fakat inkar ettiler). Sonuçta, Allah onlara kıymış değildi; fakat onlar asıl kendi kendilerine kıydılar.

Muhammed Esed

O halde, hiç göz önüne almazlar mı, kendilerinden öncekilerin başına gelenleri? Nuh toplumunun (başına gelenleri), 'Ad ve Semud toplumlarının, İbrahim toplumunun, Medyen halkının ve yıkılıp giden bütün o şehirlerin (başına gelenleri)? Bunların hepsine, kendi (içlerinden çıkarılan) elçiler, hakkı ortaya koyan apaçık delillerle gelmişlerdi, (fakat bu toplumlar onlara karşı çıktılar:) dolayısıyla, Allah değildi (azabıyla) onlara zulmeden; onların bizzat kendileriydi kendilerine zulmeden.

Ahmed Hulusi

Onlara kendilerinden öncekilerin; Nuh toplumunun, Ad'ın, Semud'un, İbrahim kavminin, Ashabı Medyen'in ve Lut toplumunun haberi gelmedi mi? Onların Rasulleri açık deliller olarak gelmişti! Allah onlara zulmediyor değildi; fakat onlar kendi nefslerine zulmediyorlardı.

Ali Bulaç

Onlara, kendilerinden öncekilerin; Nuh, Ad, Semud kavminin, İbrahim kavminin, Medyen ahalisinin ve yerle bir olan şehirlerin haberi gelmedi mi? Onlara resulleri apaçık deliller getirmişlerdi. Demek ki Allah, onlara zulmediyor değildi, ama onlar kendi nefislerine zulmediyorlardı.

Ali Özek ve heyeti

Onlara kendilerinden evvelkilerin, Nuh, Âd ve Semûd kavimlerinin, İbrahim kavminin, Medyen halkının ve altüst olan şehirlerin haberi ulaşmadı mı? Peygamberi onlara apaçık mucizeler getirmişti. Demek ki, Allah onlara zulmedecek değildi, fakat onlar kendi kendilerine zulmetmekte idiler.

Ali Rıza Safa

Onlardan öncekilerin; Nuh, Âd ve Semud toplumları, İbrahim toplumu, Medyen yoldaşları ve yerle bir olmuş kentlerin haberleri onlara gelmedi mi? Elçiler, onlara açık kanıtlar getirdiler. Sonunda, Allah, onlara haksızlık etmedi. Tam tersine, onlar, kendilerine yazık ettiler.

Bayraktar Bayraklı

Onlara kendilerinden öncekilerin, Nuh, 'Ad ve Semud kavimlerinin, İbrahim kavminin, Medyen halkının ve alt-üst olan şehirlerin haberi gelmedi mi? Peygamberleri onlara apaçık mucizeler getirmişti. Demek ki Allah onlara zulmetmedi, fakat onlar kendi kendilerine zulmettiler.

Edip Yüksel

Nuh'un halkı, Ad, Semud, İbrahim'in halkı, Medyen sakinleri ve altüst olmuş ülkelerin (Sadom ve Gomore) halkları gibi kendilerinden öncekilerin haberleri onlara ulaşmadı mı? Elçileri kendilerine apaçık belgelerle gitmişlerdi. ALLAH onlara zulmediyor değildi, aksine onlar kendi kendilerine zulmediyorlardı.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Nuh'un halkı, Ad, Semud, İbrahim'in halkı, Medyen sakinleri ve altüst olmuş ülkelerin (Sadom ve Gomore) halkları gibi kendilerinden öncekilerin haberleri onlara ulaşmadı mı? Elçileri kendilerine apaçık belgelerle gitmişlerdi. ALLAH onlara zulmediyor değildi, aksine onlar kendi kendilerine zulmediyorlardı.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Onlara kendilerinden öncekilerin: Nuh, Ad ve Semud kavminin, İbrahim kavminin, Medyen halkının ve alt üst olmuş şehirlerin haberi gelmedi mi? Bunların hepsine peygamberleri apaçık delillerle gelmişti. Demek ki Allah, onlara zulmetmiş değildi. Fakat onlar kendilerine zulmediyorlardı.

Elmalılı Hamdi Yazır

Bunlara o kendilerinden evvelkilerin: kavmı Nuhun, Adın, Semudün, kavmı İbrahimin, Eshabı medyenin, Mü'tefikelerin haberi gelmedi mi? Hep bunlara Peygamberleri beyyinelerle gelmişlerdi, demek ki Allah onlara zulmetmiş değil idi ve lakin kendileri kendilerine zulmediyorlardı

Erhan Aktaş

Onlara, kendilerinden öncekilerin; Nuh, Ad ve Semud halklarının, İbrahim halkının ve Medyen sahiplerinin ve mutefikelerin dipnot 1 haberi gelmedi mi? Resulleri onlara açık kanıtlar getirmişti. Allah, onlara haksızlık etmiş değildi. Fakat onlar kendi kendilerine haksızlık yapıyorlardı.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Lut kavminin helak olduğu yerler.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Onlara, kendilerinden öncekilerin; Nuh, Âd ve Semud halklarının, İbrahim halkının ve Medyen sahiplerinin ve mutefikelerin dipnot 1 haberi gelmedi mi? Resulleri onlara açık kanıtlar getirmişti. Allah, onlara haksızlık etmiş değildi. Fakat onlar kendi kendilerine haksızlık yapıyorlardı.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Lut kavminin helak olduğu yerler.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Onlara, kendilerinden öncekilerin; Nuh, Ad ve Semud halklarının, İbrahim halkının ve Medyen sahiplerinin ve mutefikelerin dipnot 1 haberi gelmedi mi? Rasulleri onlara açık kanıtlar getirmişti. Allah, onlara haksızlık etmiş değildi. Fakat onlar kendi kendilerine haksızlık yapıyorlardı.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Lut kavminin helak olduğu yerler.

Gültekin Onan

Onlara, kendilerinden öncekilerin; Nuh, Ad, Semud kavminin, İbrahim kavminin, Medyen ahalisinin ve yerle bir olan şehirlerin haberi gelmedi mi? Onlara resulleri apaçık deliller getirmişlerdi. Demek ki Tanrı onlara zulmediyor değildi, ama onlar kendi nefislerine zulmediyorlardı.

Hasan Basri Çantay

Onlara kendilerinden evvelkilerin, Nuh, Ad, Semud kavm (lerinin, Ibrahim kavminin, Medyen saahiblerinin, Mü'tefikelerin haberi de gelmedi mi? Peygamberleri onlara apaçık mu'cizeler getirmişdi. (İnanmadıkları için tamamen helak oldular). Demek ki Allah onlara zulmediyor değildi, fakat onlar kendi kendilerine zulmediyorlardı.

İbni Kesir

Onlara kendilerinden öncekilerin, Nuh, Ad ve Semud kavminin, İbrahim kavminin, Medyen ve altüst olmuş şehirler halkının haberleri gelmedi mi? Peygamberi onlara apaçık delillerle gelmişlerdi. Allah, onlara zulmediyor değildi. Ama onlar, kendilerine zulmediyorlardı.

Mehmet Alagaş

(67-70) Erkek münafıklar ve kadın münafıklar birbirlerindendir, tanınmayanı / münkeri emrederler, tanınır olanı / maruf olandan men ederler, ellerini sıkı tutarlar / cimri tutarlar, Allah’ı unuttular, onları da O unuttu. Muhakkak ki münafıklar, işte onlar, yoldan çıkmış olanlardır , Allah erkek münafıklara, kadın münafıklara ve kâfirlere içinde kalıcı olacakları cehennem ateşini vaat etti, O / cehennem onlara yeterli gelir, Allah onları lanetledi, onlar için devamlı bir azap vardır. Kuvvetçe sizden daha şiddetli, mallar ve evlatlar olarak sizden daha çok olan öncekiler gibisiniz, onlar paylarına düşen kadarıyla geçim sürdüler. Siz de sizden öncekilerin paylarına düşen kadarıyla geçimlerini sürdürmeleri gibi payınıza düşenler kadar geç im sürdünüz, o nların hazlanmaları gibi siz de hazlandınız / zevklendiniz, işte onların faaliyetleri dünyada ve ahirette boşa gitmiştir, işte onlar hasara uğrayanlardır. Onlardan öncekilerden Nuh topluluğu, Ad, Semud ve İbrahim topluluğu ve Medyen halkının ve alt üst olmuş şehirlerin / Mü’tefikatların haberleri onlara gelmedi mi? Onlara Resulleri, açıklamalarla gelmişti, Allah onlara zulüm etmiş değildi, velakin onlar, kendilerine zulmediyorlardı.

Rowwad Tercüme Merkezi

Onlara, kendilerinden önce geçen Nûh, Âd, Semûd kavimlerinin, İbrahim kavminin, Medyen halkının ve alt üst olmuş (Lût kavmi) şehirlerinin haberleri gelmedi mi? Rasûlleri, onlara apaçık deliller getirmişlerdi. Allah, onlara zulmetmemiş; fakat onlar kendi nefislerine zulmetmişlerdi.

Süleyman Ateş

Onlara kendilerinden öncekilerin, Nuh, Ad, Semud kavminin, İbrahim kavminin, Medyen halkının ve başları üstüne ters dönen şehirlerin haberi gelmedi mi? Elçileri, onlara açık deliller getirmişti (Ama inanmadılar, bundan dolayı Allah'ın gazabına uğradılar). Allah onlara zulmediyor değildi, onlar kendi kendilerine zulmediyorlardı.

Süleymaniye Vakfı

Bu münafıklara kendilerinden önce gelmiş olan Nuh'un halkının, Ad'ın, Semud'un dipnot 1 , İbrahim'in halkının, Medyen ahalisinin ve altı üstüne getirilmiş yerlerin haberi ulaşmadı mı dipnot 2 ? Elçileri onlara açık belgelerle gelmişlerdi. Allah onlara asla yanlış yapmadı; yanlışı onlar kendilerine yapıyorlardı.

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Ad Hud aleyhisselamın (A'raf 7/65), Semud da Salih aleyhisselamın (A'raf 7/73) kavmidir.
  2. metne dön, dipnot 2

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Öncekilerin haberleri; Nuh'un, Ad'ın, Semud'un halkının, İbrahim halkının, Meyden'lilerin ve altı üstüne getirilmiş yerlerin haberleri size ulaşmadı mı? Elçileri onlara o açık belgelerle(mucizelerle) gelmişlerdi. Allah onlara yanlış yapmış değildir ama onlar yanlışı kendilerine yapmışlardı.

Şaban Britch

Onlara, kendilerinden önce geçen Nuh, Ad, Semûd kavimlerinin, İbrahim kavminin, Medyen halkının ve alt üst olmuş (Lut kavmi) şehirlerinin haberleri gelmedi mi? Rasûlleri onlara apaçık deliller getirmişlerdi. Allah, onlara zulmetmemiş; fakat onlar kendi nefislerine zulmetmişlerdi.

Şaban Piriş

Onlara, kendilerinden önce geçen Nuh, Ad, Semud kavimlerinin, İbrahim kavminin, Medyen ve alt üst olmuş şehirlerin halklarının haberleri gelmedi mi? Resulleri onlara belgeler getirmişlerdi. Allah, onlara zulmetmemiş fakat onlar, kendi kendilerine zulmetmişlerdi.

Yaşar Nuri Öztürk

Gelmedi mi onlara kendilerinden öncekilerin haberi: Nuh kavminin, Ad'ın, Semud'un, İbrahim kavminin, Medyen halkının ve altı üstüne gelmiş kentlerin. Resulleri onlara açık seçik ayetler getirmişti. Allah onlara zulmediyor değildi; aksine, öz benliklerine onlar zulmediyorlardı.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Have they not been informed of what became of their predecessors -the people of Nuh (Noah) and those of 'Ad, the people of Thamud and those of Ibrahim(Abraham), the people of Shuaib -the Madianites- and those of Lut (Lot) - the subverted cities-. All of them received Messengers who brought them divine illumination and enlightenment. Never was Allah going to do them. injustice, but it was they who wronged themselves.

Abdul Haleem

Have they never heard the stories about their predecessors, the peoples of Noah, Ad, Thamud, Abraham, Midian, and the ruined cities? Their messengers came to them with clear evidence of the truth: God would not deceive them; they deceived themselves.

Abdullah Yusuf Ali

Hath not the story reached them of those before them?- the People of Noah, and 'Ad, and Thamud; the People of Abraham, the men of Midian, and the cities overthrown. To them came their messengers with clear signs. It is not Allah Who wrongs them, but they wrong their own souls.

Abul A'la Maududi

[9:70] Have they not heard the accounts of those who came before them - of the people of Noah and 'Ad and Thamud, and the people of Abraham and the dwellers of Madyan (Midian), and the cities that were overturned? Their Messengers came to them with Clear Signs. Then, it was not Allah Who caused them any wrong; they rather wronged themselves.

Aisha Bewley

Has the news of those who came before them not reached them the people of Nuh and ‘Ad and Thamud, and the people of Ibrahim and the inhabitants of Madyan and the overturned cities? Their Messengers brought them the Clear Signs. Allah did not wrong them; rather they wronged themselves.

Al-Hilali & Khan

Has not the story reached them of those before them? - The people of Nûh (Noah), ‘Âd, and Thamûd, the people of Ibrâhîm (Abraham), the dwellers of Madyan (Midian) and the cities overthrown [i.e. the people to whom Lût (Lot) preached]; to them came their Messengers with clear proofs. So it was not Allâh Who wronged them, but they used to wrong themselves.

Ali Quli Qarai

Has there not come to them the account of those who were before them —the people of Noah, ‘Ād, and Thamūd, and the people of Abraham, the inhabitants of Midian, and the towns that were overturned? Their apostles brought them manifest proofs. So it was not Allah who wronged them, but it was they who used to wrong themselves.

Amatul Rahman Omar

Have they not heard the news of their predecessors, of the people of Noah, `Âd and Thamûd and of the people of Abraham and of the dwellers of Midian, and of the cities (of Sodom and Gomorrah) which were overthrown? There had come to them their Messengers (of God) with clear proofs (but they denied them and suffered the consequences thereof). So it was not Allâh who dealt with them unjustly but they did injustice to themselves.

Arthur John Arberry

Has there not come to you the tidings of those who were before you -- the people of Noah, Ad, Thamood, the people of Abraham, the men of Midian and the subverted cities? Their Messengers came to them with the clear signs God would not wrong them, but themselves they wronged.

Bijan Moeinian

Have these people ever heard of the previous sinners such as the people of Noah, Thamud, Aad, the people of Abraham, the citizens of Midyan and the evil doers [of Sodom & Gomorrah]? Their prophets went to them with undeniable proofs (miracles. ) God never did any injustice to them. It was they themselves who were unjust to their own souls.

E. Henry Palmer

Did there not come to them the declaration of those who were before them? of the people of Noah and 'Ad and Thamud, and of the people of Abraham, and the people of Midian? and of the overturned (cities)? Their apostles came to them with manifest signs; for God would not wrong them, but it was themselves they wronged.

Edip-Layth

Had not the news of those before them come to them, the people of Noah and Aad and Thamud. The people of Abraham, and the dwellers of Midian, and those overthrown. Their messengers came to them with proofs; it was not God who wronged them, but it was themselves that they wronged.

George Sale

Have they not been acquainted with the history of those who have been before them? Of the people of Noah, and of Ad, and of Thamud, and of the people of Abraham, and of the inhabitants of Madian, and of the cities which were overthrown? Their apostles came unto them with evident demonstrations: And God was not disposed to treat them unjustly; but they dealt unjustly with their own souls.

Hamid S. Aziz

Did there not come to them the story of those who were before them? Of the people of Noah and A'ad and Thamud, and of the people of Abraham, and the people of Midian? And of their overthrown cities? Their messengers came to them with manifest signs; for Allah surely wrongs them not, but it was themselves that they wronged.

Mahmoud Ghali

Has there not come up to them the tiding of the ones who were even before them, the people of Nûh, (Noah) and Aad, and Tham?d, and the people of Ibrahîm, (Abraham) and the companions (i. e., the inhabitants) of Madyan, and the cities of falsehood? Their Messengers came up to them with the clear evidences; so in no way did Allah indeed do them (any) injustice, but they were doing themselves injustice..

Marmaduke Pickthall

Hath not the fame of those before them reached them - the folk of Noah, A'ad, Thamud, the folk of Abraham, the dwellers of Midian and the disasters (which befell them)? Their messengers (from Allah) came unto them with proofs (of Allah's Sovereignty). So Allah surely wronged them not, but they did wrong themselves.

Mohamed Ahmed - Samira

Has not the account of those before them come to them, -- of the people of Noah and 'Ad and Thamud, of Abraham and Midian, and all the habitations that were destroyed? Their apostles had come to them with clear proofs; and God did not surely wrong them, they wronged themselves.

Muhammad Asad

Have, then, the stories of those who preceded them never come within the ken of these [hypocrites and deniers of the truth]?-[the stories] of Noah's people, and of [the tribes of] `Ad and Thamud, and of Abraham's people, and of the folk of Madyan, and of the cities that were overthrown? To [all of] them their apostles had come with all evidence of the truth. [but they rejected them:] and so it was not God who wronged them [by His punishment], but it was they who wronged themselves.

Mustafa Khattab

Have they not received the stories of those ˹destroyed˺ before them: the people of Noah, ’Âd, and Thamûd, the people of Abraham, the residents of Midian, and the overturned cities ˹of Lot˺?[1] Their messengers came to them with clear proofs. Allah would have never wronged them, but it was they who wronged themselves.

Progressive Muslims

Did the news not come to them of those before them, the people of Noah and 'Aad and Thamud, and the people of Abraham, and the dwellers of Median, and those overthrown. Their messengers came to them with clarity; it was not God who wronged them, but it was themselves that they wronged.

Rashad Khalifa

Have they not learned anything from the previous generations; the people of Noah, 'Aad, Thamood, the people of Abraham, the dwellers of Midyan, and the evildoers (of Sodom and Gomorrah)? Their messengers went to them with clear proofs. GOD never wronged them; they are the ones who wronged their own souls.

Sahih International

Has there not reached them the news of those before them - the people of Noah and [the tribes of] 'Aad and Thamud and the people of Abraham and the companions of Madyan and the towns overturned? Their messengers came to them with clear proofs. And Allah would never have wronged them, but they were wronging themselves.

Sam Gerrans

Has not the report of those before them come to them: the people of Noah, and ʿĀd, and Thamūd, and the people of Abraham, and the people of Madyan, and the cities thrown down? Their messengers brought them clear signs; and God wronged them not, but they wronged their souls.

Shabbir Ahmed

Has not the history reached them of those before them? Of the People of Noah, Aad, Thamud, Abraham's folk, the dwellers of Midyan, and the disasters that befell them. Their Messengers had come to them with clear evidence of the Truth. Allah never did injustice to them. But they used to wrong their own people and thus wronged their own "Self".

Syed Vickar Ahamed

Has the story of those before them not reached them? The people of Nuh (Noah), and Ad, and Samood (Thamud); The people of Ibrahim (Abraham), the men of Madyan (Midian), and the Cities (all) defeated. Their messengers came to them with Clear Signs. It is not Allah Who does wrong to them, but (it is) they who do wrong to their own souls.

Taqi Usmani

Has there not reached them the news of those before them, the people of NūH and ‘Ād and Thamūd and the people of Ibrāhīm and the people of Madyan, and (the news) of the towns overturned? Their messengers came to them with clear signs; so, Allah was not such as would wrong them, but they have been doing wrong to their own selves.

The Monotheist Group

Did the news not come to them of those before them, the people of Noah and 'Aad and Thamud. And the people of Abraham, and the dwellers of Midyan, and those overthrown. Their messengers came to them with clarity; it was not God who wronged them, but it was themselves that they wronged.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Tevbe suresi, 70. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Tevbe suresi, 70. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Tevbe suresi, 70. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩