Tevbe suresi

Tevbe suresi, 75. ayet

Tevbe suresi, 75. ayet. وَمِنْهُم مَّنْ عَٰهَدَ ٱللَّهَ لَئِنْ ءَاتَىٰنَا مِن فَضْلِهِۦ لَنَصَّدَّقَنَّ وَلَنَكُونَنَّ مِنَ ٱلصَّٰلِحِينَ

veminhüm men `âhede-llâhe lein âtânâ min faḍlihî leneṣṣaddeḳanne velenekûnenne mine-ṣṣâliḥîn.

Diyanet İşleri

İçlerinden, "Eğer Allah bize lütuf ve kereminden verirse, mutlaka bol bol sadaka veririz ve mutlaka salihlerden oluruz" diye Allah'a söz verenler de vardır.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Tevbe 72–78 · surenin 75. ayeti / 129

Konu Münafıklarla cihad ve verdikleri sözü tutmayanlar Tevbe 73–80 3

  1. Tevbe 72

    Allah, mü'min erkeklere ve mü'min kadınlara, ebedi olarak kalacakları, içinden ırmaklar akan cennetler ve Adn cennetlerinde çok güzel köşkler va'detti. Allah'ın rızası ise, bunların hepsinden daha büyüktür. İşte bu büyük başarıdır.

  2. Tevbe 73

    Ey peygamber! Kafirlere ve münafıklara karşı cihad et ve onlara karşı çetin ol. Onların varacakları yer cehennemdir. Ne kötü bir varış yeridir orası!

  3. Tevbe 74

    Bir şey söylemediklerine dair Allah'a yemin ediyorlar. Halbuki o küfür sözünü söylediler ve (sözde) müslüman olduktan sonra inkar ettiler. Ayrıca başaramadıkları şeye (peygamberi öldürmeye) de yeltendiler. Sırf, Allah ve Resulü kendi lütfu ile onları zengin kıldığı için intikam almaya kalktılar. Eğer tövbe ederlerse, kendileri için hayırlı olur. Şayet yüz çevirirlerse, Allah onları dünyada ve ahirette elem dolu bir azaba çarptıracaktır. Artık onlar için yeryüzünde ne bir dost, ne de bir yardımcı vardır.

  4. 75

    İçlerinden, "Eğer Allah bize lütuf ve kereminden verirse, mutlaka bol bol sadaka veririz ve mutlaka salihlerden oluruz" diye Allah'a söz verenler de vardır.

  5. Tevbe 76

    Fakat Allah, lütuf ve kereminden onlara verince, onda cimrilik ettiler ve yüz çevirerek dönüp gittiler.

  6. Tevbe 77

    Allah'a verdikleri sözü tutmadıkları ve yalan söyledikleri için O da kalplerine, kendisiyle karşılaşacakları güne kadar (sürecek) bir nifak soktu.

  7. Tevbe 78

    Allah'ın, içlerinde gizlediklerini ve fısıltılarını bildiğini ve Allah'ın gaybleri çok iyi bilen olduğunu bilmediler mi?

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

75. “Onlardan bazısı da” yani bu münafıklar arasından: “Eğer bize lütfundan ihsan ederse” dünyalıklardan bize bol bol verirse “andolsun ki sadaka vereceğiz ve kesinlikle salihlerden olacağız” akrabalık bağlarını gözeteceğiz, misâfire ikramda bulunacağız, hak yoluna yardımcı olacağız, güzel ve salih işlerde bulunacağız, “diyerek Allah’a söz vermiş” kimseler vardır.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Münafıklardan şöyle diyerek Yüce Allah'a söz verenler oldu: "Eğer Allah bize lütfundan verirse muhtaç olan kimselere vereceğiz ve amelleri düzgün olan salih kimselerden olacağız."

Kelimeler

12 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَمِنْهُم ve minhum ve onlardan
  2. مَّنْ men kimileri
  3. عَـٰهَدَ aahede and içtiler kök: عهد
  4. ٱللَّهَ llahe Allah'a kök: اله
  5. لَئِنْ lein eğer
  6. ءَاتَىٰنَا atana bize verirse kök: اتي
  7. مِن min
  8. فَضْلِهِۦ fedlihi lutfundan kök: فضل
  9. لَنَصَّدَّقَنَّ lenessaddekanne elbette sadaka vereceğiz kök: صدق
  10. وَلَنَكُونَنَّ velenekunenne ve olacağız kök: كون
  11. مِنَ mine -dan
  12. ٱلصَّـٰلِحِينَ s-salihine yararlı insanlar- kök: صلح

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: عهد (46 geçiş) · Ortak kavram: Ahid (Söz ve Antlaşma) · Ortak kavram: Sıdk (Doğruluk)

    İyilik, yüzlerinizi doğu ve batı taraflarına çevirmeniz(den ibaret) değildir. Asıl iyilik, Allah'a, ahiret gününe, meleklere, kitap ve peygamberlere…

  • Aynı kök: عهد (46 geçiş) · Ortak kavram: Ahid (Söz ve Antlaşma) · Ortak kavram: Sıdk (Doğruluk)

    Onlar, "Allah, bize, ateşin yiyeceği bir kurban getirmedikçe hiçbir peygambere inanmamamızı emretti" dediler. De ki: "Benden önce size nice…

  • Aynı kök: عهد (46 geçiş) · Ortak kavram: Ahid (Söz ve Antlaşma) · Ortak kavram: Sıdk (Doğruluk)

    Mü'minlerden öyle adamlar vardır ki, Allah'a verdikleri söze sadık kaldılar. İçlerinden bir kısmı verdikleri sözü yerine getirmiştir (şehit…

  • Aynı kök: فضل (104 geçiş) · Ortak kavram: Ahid (Söz ve Antlaşma) · Ortak kavram: Fazl (lütuf)

    İman edip salih ameller işleyenlere gelince, (Allah) onların mükafatlarını eksiksiz ödeyecek ve lütfundan onlara daha da fazlasını verecektir.…

  • Aynı kök: فضل (104 geçiş) · Ortak kavram: Ahid (Söz ve Antlaşma) · Ortak kavram: Fazl (lütuf)

    Allah, kendilerine mükafatlarını tam olarak versin ve kendi lütfundan daha da artırsın diye (böyle yaparlar). Şüphesiz O, çok bağışlayandır, şükrün…

  • Aynı kök: فضل (104 geçiş) · Ortak kavram: Fazl (lütuf) · Ortak kavram: Sıdk (Doğruluk)

    Andolsun, Allah, izniyle, onları (müşrikleri) kırıp geçirdiğiniz sırada size olan va'dini gerçekleştirdi. Nihayet sevdiğiniz şeyi (zaferi) size…

  • Ortak kavram: Ahid (Söz ve Antlaşma) · Ortak kavram: Sıdk (Doğruluk)

    Bunun üzerine (Mısır'a dönüp) Yusuf'un yanına girdiklerinde, "Ey güçlü vezir! Bize ve ailemize darlık ve sıkıntı dokundu. Değersiz bir sermaye ile…

  • Ortak kavram: Ahid (Söz ve Antlaşma)

    İçinizden ölenlerin geride bıraktıkları eşleri, kendi kendilerine dört ay on gün (iddet) beklerler. Sürelerini bitirince artık kendileri için meşru…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

82 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Onlardan kimi de "(Allah) lütfundan bize verirse, mutlaka sadaka vereceğiz ve (özü sözü) iyilerden olacağız!" diye Allah'a söz vermişti.

Mustafa İslamoğlu

Hem, onlar arasında "Eğer O'nun bağışladıklarından bize de bir şeyler düşerse, elbet biz de hayır hasenat için harcar, böylece biz de iyiler arasına karışmış oluruz!" diye Allah'a yemin edenler var.

Muhammed Esed

Ve onlar arasında, "Doğrusu, eğer Allah bize cömertliğinden (bir şeyler) bahşederse, kuşkusuz biz de hayır için harcar (sadaka verir) ve hiç kuşkusuz dürüst ve erdemli kimselerden oluruz!" diye Allaha yemin edenler var.

Ahmed Hulusi

Onlardan kimi de Allah'a vaatte bulundu: "Eğer bize fazlından verirse, andolsun ki kesinlikle sadaka vereceğiz ve elbette salihlerden olacağız. "

Ali Bulaç

Onlardan kimi de: "Andolsun, eğer bize bol ihsanından verirse gerçekten sadaka vereceğiz ve salihlerden olacağız" diye Allah'a ahdetmiştir.

Ali Özek ve heyeti

Onlardan kimi de, «Eğer Allah lütuf ve kereminden bize verirse, mutlaka sadaka vereceğiz ve elbette biz sâlihlerden olacağız!» diye Allah'a and içti.

Ali Rıza Safa

Oysa onlardan kimisi, Allah'a, şöyle söz vermişlerdi: "Kendi lütfundan bize verirse, kesinlikle karşılıksız yardımda bulunuruz ve kesinlikle erdemli olanlar arasında oluruz!"

Bayraktar Bayraklı

Onlardan kimi de, "Eğer Allah, lütfundan bize de verirse elbette sadaka vereceğiz ve iyilerden olacağız" diye Allah'a and içti.

Edip Yüksel

Hatta bazıları, "Bize lütfundan verirse, paramızı yardım için harcayacağız ve dürüst insanlardan olacağız" diye ALLAH'a söz verdiler.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Hatta bazıları, 'Bize lütfundan verirse, paramızı yardım için harcayacağız ve dürüst insanlardan olacağız,' diye ALLAH'a söz verdiler

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Yine onlardan bir takımı "Allah bize bol lütufta bulunursa mutlaka zekatını veririz ve dürüstlerden oluruz!" diye söz vermişlerdi.

Elmalılı Hamdi Yazır

Yine onlardan kimi de Allaha şöyle ahdetmişlerdi: "eğer bize fadlından ihsan ederse her halde zekatını veririz ve her halde salihinden oluruz"

Erhan Aktaş

Onlardan kimi de "Eğer lütfundan bize verirse, ant olsun sadaka vereceğiz ve ant olsun salihlerden dipnot 1 olacağız." diye Allah'a söz vermişlerdi.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Kötülükle mücadele eden, bozuk olan şeyi düzelten, iyileştiren, yapıcı olan, iyiye yönlendiren, samimi, dürüst ve seçkin.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Onlardan kimi de "Eğer lütfundan bize verirse, ant olsun sadaka vereceğiz ve ant olsun salihlerden dipnot 1 olacağız." diye Allah'a söz vermişlerdi.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Kötülüğe karşı mücadele eden, bozuk olan şeyi düzelten, iyileştiren, yapıcı olan, iyiye yönlendiren, samimi, dürüst ve seçkin.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Onlardan kimi de, "Eğer lütfundan bize verirse, ant olsun sadaka vereceğiz ve ant olsun salihlerden dipnot 1 olacağız." diye Allah'a söz vermişlerdi.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bozuk olan şeyi düzeltmeye çalışmak, düzeltici olmak, yapıcı olmak, iyi olmak, düzeltmeye teşvik etmek, iyiye yönlendirmek.

Gültekin Onan

Onlardan kimi de: "Andolsun, eğer bize bol ihsanından verirse gerçekten sadaka vereceğiz ve salihlerden olacağız" diye Tanrı'ya ahdetmiştir.

Hasan Basri Çantay

İçlerinden kimi de Allaha (şöyle) ahdetmişdi: "eğer bize lütf-ü, kereminden ihsan ederse, andolsun, zekatını vereceğiz, muhakkak saalihlerden olacağız".

İbni Kesir

İçlerinden kimi de: Eğer bize lütuf ve kereminden ihsan ederse; andolsun ki, muhakkak tasadduk edeceğiz ve muhakkak salihlerden olacağız, diye Allah'a ahdetmişlerdi.

Mehmet Alagaş

(73-79) Ey Nebi, kafirler ve münafıklarla cihat et, onlara sert / kaba davran, onların varacağı yer cehennemdir, ne kötü dönüş yeridir. Allah için demediklerine dair yemin ederler, oysa kesin olan şu ki küfür kelimesini dediler ve teslim olmalarından sonra kafir oldular, ulaşamadıkları / nail olamadıkları şeye yeltendiler, Allah’ın ve Resulünün fazlından onları zengin etmesi onların intikam almalarının nedeniydi , eğer hemen tövbe ederlerse onlar için hayırlıdır, eğer yüz çevirirlerse, Allah onlara acıtıcı bir azapla hem dünyada hem ahirette azap eder, arz da onlar için ne bir dost ne de yardımcı yoktur. Onlardan birileri Allah’a eğer ki maddi ve manevi hazinesinden bize verirse kesinlikle bağlı kalacağız ve salihlerden olacağız diye söz vermişlerdi. Ardından onlara fazlından verdi, onunla ilgili cimrilik ettiler, yüz döndüler, sırt çevirdiler. Allah’a ve O’na verdikleri söze muhalif olmalarından / ters davranmalarından ve yalanlıyor olmalarından dolayı onların kalplerini O’nunla buluşacakları güne kadar nifaka döndür dü, Muhakkak ki Allah ’ın, gizlediklerini ve fısıldadıklarını bildiğini bilmiyorlar mı? Muhakkak ki Allah gaybları en iyi bilendir. Müminlerden gönüllü olarak sadakalar verenlere ve çabası dışında verecek bir şey bulamayanlara laf atarak laf atıp onlarla dalga geçenler, Allah’ta o nlarla dalga geçer, onlara acıtıcı bir azap vardır , onlar için bağışlanma dile yahut onlar için bağışlanma dileme, onlar için yetmiş kez de bağışlanma dilesen dahi Allah onları bağışlamayacaktır, bu onların Allah’ı ve O’nun Resulünü yok saymaları nedeniyledir, Allah yoldan çıkmış topluluğu rehberlik edip te yola iletmez. Allah’ın Resulün tersine / hilafına makatları üzere oturup geri kalanlar sevindiler / ferahladılar, Allah yolunda malları ile kendileri ile ceht etmeyi hoş karşılamadılar, bu sıcakta yerinizden ayrılmayın, de ki c ehennem ateşinin harareti daha şiddetlidir, keşke anlasalardı , o halde kazandıklarının karşılığı olarak az gülsünler, çok ağlasınlar.

Rowwad Tercüme Merkezi

İçlerinde; "Allah bize bol nimetinden verirse, kesinlikle sadaka vereceğiz ve doğru kimselerden olacağız." diye O’na söz verenler vardır.

Süleyman Ateş

Kimileri de: "Eğer Allah, lutfundan bize verirse elbette sadaka vereceğiz ve yararlı insanlardan olacağız!" diye Allah'a and içtiler.

Süleymaniye Vakfı

Onların içinde "Eğer bize lütfundan verirse elbette biz de sadaka verir, iyilerden oluruz." diye Allah'a söz verenler de vardır.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

İçlerinden bir kısmı da Allah'a şöyle söz vermişlerdi: "Bize cömertçe verirsen elbette zekat(sadaka) vereceğiz ve iyilerden olacağız."

Şaban Britch

İçlerinde; "Allah bize bol nimetinden verirse, kesinlikle sadaka vereceğiz ve doğru kimselerden olacağız" diye O’na söz verenler vardır.

Şaban Piriş

İçlerinde 'Allah bize bol nimetinden verirse, kesinlikle sadaka vereceğiz ve doğru kimselerden olacağız.' diye O'na and verenler vardır.

Yaşar Nuri Öztürk

İçlerinden bazıları da Allah'a şöyle ant içti: "Eğer Allah, lütfundan bize verirse, elbette sadaka dağıtacağız ve elbette iyilik ve barış için çalışanlardan olacağız."

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Among them were some whose vows were pledged to Allah that if His grace abounded in them, they would give in benevolence and spend in divine service and be of those whose deeds are printed with wisdom and Piety!

Abdul Haleem

There are some among them who pledged themselves to God, saying, ‘If God gives us some of His bounty, we shall certainly give alms and be righteous,’

Abdullah Yusuf Ali

Amongst them are men who made a covenant with Allah, that if He bestowed on them of His bounty, they would give (largely) in charity, and be truly amongst those who are righteous.

Abul A'la Maududi

[9:75] Some of them made a covenant with Allah: "If Allah gives us out of His bounty, we will give alms and act righteously."

Aisha Bewley

Among them there were some who made an agreement with Allah: ‘If He gives us of His bounty we will definitely give sadaqa and be among the righteous. ’

Al-Hilali & Khan

And of them are some who made a covenant with Allâh (saying): "If He bestowed on us of His Bounty, we will verily give Sadaqâh (Zakât and voluntary charity in Allâh’s Cause) and will be certainly among those who are righteous."

Ali Quli Qarai

Among them are those who made a pledge with Allah: ‘If He gives us out of His grace, we will surely give the zakāt and we will surely be among the righteous. ’

Amatul Rahman Omar

Some among them are those who made a covenant with Allâh (saying), `If He grants us of His bounty we would most assuredly give alms and be certainly of the righteous (after reforming ourselves).

Arthur John Arberry

And some of them have made covenant with God: 'If He gives us of His bounty, we will make offerings and be of the righteous. '

Bijan Moeinian

Some of them pledged: "If the Lord increases our income, we will gladly contribute to the charity and lead a righteous life. "

E. Henry Palmer

And of them are some who make a treaty with God, that 'If He bring us of His grace, we will give alms and we will surely be among the righteous. '

Edip-Layth

Some of them pledged to God: "If He gives us from His bounty, then we will acknowledge and we will be amongst the reformed."

George Sale

There are some of them who made a covenant with God, saying, verily if He give us of his abundance, we will give alms, and become righteous people.

Hamid S. Aziz

And of them are some who make a treaty with Allah, saying, "If He give us of His bounty, we will give alms and become of the righteous. "

Mahmoud Ghali

And of them are the ones who covenanted with Allah, "If He bring us of His Grace, indeed we will definitely donate (i. e., give alms) and indeed we will definitely be of the righteous.".

Marmaduke Pickthall

And of them is he who made a covenant with Allah (saying): If He give us of His bounty we will give alms and become of the righteous.

Mohamed Ahmed - Samira

Some of them made a covenant with God: "If You give us in Your bounty we shall give alms and be upright. "

Muhammad Asad

And among them are such as vow unto God, "If indeed He grant us [something] out of His bounty, we shall most certainly spend in charity, and shall most certainly be among the righteous!"

Mustafa Khattab

And there are some who had made a vow to Allah: "If He gives us from His bounty, we will surely spend in charity and be of the righteous."

Progressive Muslims

And from them are those who pledged to God: "If He gives us from His bounty, then we will believe and we will be amongst the upright. "

Rashad Khalifa

Some of them even pledged: "If GOD showered us with His grace, we would be charitable, and would lead a righteous life."

Sahih International

And among them are those who made a covenant with Allah, [saying], "If He should give us from His bounty, we will surely spend in charity, and we will surely be among the righteous. "

Sam Gerrans

And among them is he who made a covenant with God: “If He gives us of His bounty, we will give charity and be among the righteous.”

Shabbir Ahmed

And among them are those who promise Allah, "If He gives us of His Bounty we will certainly spend in charity and will certainly become of the righteous, the ones who help others. "

Syed Vickar Ahamed

And among them are men who made a promise with Allah, that if He granted to them from His bounty, they would give (substantially) in charity, and be truly from those who are righteous.

Taqi Usmani

And among them there are those who made a pledge with Allah: "If He gives us (wealth) out of His grace, then, surely we shall give alms and shall be among the righteous."

The Monotheist Group

And from them are those who pledged to God: "If He gives us from His bounty, then we will believe and we will be among the upright."

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Tevbe suresi, 75. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Tevbe suresi, 75. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Tevbe suresi, 75. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩