Ahzâb suresi

Ahzâb suresi, 23. ayet

Ahzâb suresi, 23. ayet. مِّنَ ٱلْمُؤْمِنِينَ رِجَالٌ صَدَقُوا۟ مَا عَٰهَدُوا۟ ٱللَّهَ عَلَيْهِ فَمِنْهُم مَّن قَضَىٰ نَحْبَهُۥ وَمِنْهُم مَّن يَنتَظِرُ وَمَا بَدَّلُوا۟ تَبْدِيلًا

mine-lmü'minîne ricâlün ṣadeḳû mâ `âhedü-llâhe `aleyh. feminhüm men ḳaḍâ naḥbehû veminhüm mey yenteżir. vemâ beddelû tebdîlâ.

Diyanet İşleri

Mü'minlerden öyle adamlar vardır ki, Allah'a verdikleri söze sadık kaldılar. İçlerinden bir kısmı verdikleri sözü yerine getirmiştir (şehit olmuştur). Bir kısmı da (şehit olmayı) beklemektedir. Verdikleri sözü asla değiştirmemişlerdir.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Ahzâb 20–26 · surenin 23. ayeti / 73
  1. Ahzâb 20

    Düşman birliklerinin gitmediğini sanıyorlar. Düşman birlikleri (bir daha) gelecek olsa, isterler ki, (çölde) bedevilerin arasında bulunsunlar da size dair haberleri (gidip gelenlerden) sorsunlar. İçinizde bulunsalardı da pek az savaşırlardı.

  2. Ahzâb 21

    Andolsun, Allah'ın Resulünde sizin için; Allah'a ve ahiret gününe kavuşmayı uman, Allah'ı çok zikreden kimseler için güzel bir örnek vardır.

  3. Ahzâb 22

    Mü'minler, düşman birliklerini görünce, "İşte bu, Allah'ın ve Resulünün bize vaad ettiği şeydir. Allah ve Resulü doğru söylemişlerdir" dediler. Bu, onların ancak imanlarını ve teslimiyetlerini artırmıştır.

  4. 23

    Mü'minlerden öyle adamlar vardır ki, Allah'a verdikleri söze sadık kaldılar. İçlerinden bir kısmı verdikleri sözü yerine getirmiştir (şehit olmuştur). Bir kısmı da (şehit olmayı) beklemektedir. Verdikleri sözü asla değiştirmemişlerdir.

  5. Ahzâb 24

    Bunun böyle olması Allah'ın, doğruları, doğrulukları sebebiyle mükafatlandırması, dilerse münafıklara azap etmesi yahut onların tövbesini kabul etmesi içindir. Şüphesiz Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.

  6. Ahzâb 25

    Allah, inkar edenleri, hiçbir hayra ulaşmaksızın kin ve öfkeleriyle geri çevirdi. Allah, savaşta mü'minlere kafi geldi. Allah, kuvvetlidir, mutlak güç sahibidir.

  7. Ahzâb 26

    Allah, kitap ehlinden olup müşriklere yardım edenleri kalelerinden indirdi ve kalplerine büyük bir korku saldı. Siz onların bir kısmını öldürüyor, bir kısmını da esir ediyordunuz.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

23. Yüce Allah, münafıkların Allah’a, arkalarını dönüp kaçmayacaklarına dair söz verdiklerini ama buna rağmen sözlerini bozduklarını zikrettikten sonra mü’minlerin verdikleri sözlerine bağlı kaldıklarını dile getirerek şöyle buyurmaktadır: “Müminler arasında Allah’a verdikleri söze sadık kalan nice yiğitler vardır.” Sözlerini tam ve eksiksiz olarak yerine getirmiş, kemâle erdirmişlerdir. Allah’ın rızası uğrunda canlarını feda etmiş, O’na itaat yolunda canlarını vermişlerdir.

“Onlardan kimisi adağını yerine getirdi.” İstediğini ve arzusunu gerçekleştirdi. Üzerindeki vazifeyi ifa etti. Allah yolunda öldürüldü yahut Allah’ın hakkını eksiksiz olarak öderken öldü.

“Kimisi de” üzerindeki vazifeyi tamamlamak üzere “beklemektedir.” Bu da üzerindeki yükümlülüğü yerine getirmeye çalışmakta, adağını tastamam gerçekleştirmek istemekte; ama henüz tamamlamamış olmakla birlikte tamamlamayı ümid etmekte, bu uğurda da tam bir gayretle çalışmaktadır.

“Onlar” başkalarının yaptığı gibi “(sözlerini) hiç değiştirmediler.” Aksine hâlâ verdikleri sözde sebat göstermektedirler. Sağa sola kaymamışlar ve değişiklik yapmamışlardır. İşte gerçek yiğitler bunlardır. Onların dışında kalanlar ise şeklen erkek suretinde olsalar bile vasıfları yiğit erkeklerin sıfatlarından çok geridedir.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Müminlerden Allah'a karşı sözünü tutan nice erler vardır. Allah yolunda cihat ederken sabır ve sebat edeceğine dair verdiği sözü yerine getirmişlerdir. Onlardan Allah yolunda şehit edilenler ve bu uğurda şehadeti bekleyenler vardır. Bu Müminler, münafıkların yaptığı gibi Allah'a vermiş oldukları sözlerini değiştirmemişlerdir.

Kelimeler

18 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. مِّنَ mine -den
  2. ٱلْمُؤْمِنِينَ l-mu'minine mü'minler- kök: امن
  3. رِجَالٌۭ ricalun erkekler kök: رجل
  4. صَدَقُوا۟ sadeku durdular kök: صدق
  5. مَا ma
  6. عَـٰهَدُوا۟ aahedu verdikleri sözde kök: عهد
  7. ٱللَّهَ llahe Allah kök: اله
  8. عَلَيْهِ ۖ aleyhi üzerine
  9. فَمِنْهُم fe minhum onlardan
  10. مَّن men kimi
  11. قَضَىٰ kada yerine getirdi kök: قضي
  12. نَحْبَهُۥ nehbehu adağını kök: نحب
  13. وَمِنْهُم ve minhum ve onlardan
  14. مَّن men kimi
  15. يَنتَظِرُ ۖ yenteziru (şehidlik) beklemektedir kök: نظر
  16. وَمَا ve ma ve asla
  17. بَدَّلُوا۟ beddelu (sözlerini) değiştirmemişlerdir kök: بدل
  18. تَبْدِيلًۭا tebdilen değişiklikle kök: بدل

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı olay: Hendek (Ahzâb) Gazvesi · Aynı kıssa: Hendek Gazvesi · Aynı kıssa: Asr-ı Saâdet — Hz. Muhammed Dönemi

    Andolsun ki, onlar, daha önce geri dönüp kaçmayacaklarına dair Allah'a söz vermişlerdi. Allah'a verilen söz ise sorumluluğu gerektirir.

  • Aynı olay: Hendek (Ahzâb) Gazvesi · Aynı kıssa: Hendek Gazvesi · Aynı kıssa: Asr-ı Saâdet — Hz. Muhammed Dönemi

    (18-19) Şüphesiz Allah içinizden, savaştan alıkoyanları ve kardeşlerine, "Bize gelin" diyenleri biliyor. Size katkıda cimri davranarak savaşa pek az…

  • Aynı olay: Hendek (Ahzâb) Gazvesi · Aynı kıssa: Hendek Gazvesi · Aynı kıssa: Asr-ı Saâdet — Hz. Muhammed Dönemi

    Mü'minler, düşman birliklerini görünce, "İşte bu, Allah'ın ve Resulünün bize vaad ettiği şeydir. Allah ve Resulü doğru söylemişlerdir" dediler. Bu,…

  • Aynı kök: عهد (46 geçiş) · Aynı kök: نظر (129 geçiş) · Ortak kavram: Ahid (Söz ve Antlaşma)

    Şüphesiz, Allah'a verdikleri sözü ve yeminlerini az bir karşılığa değişenler var ya, işte onların ahirette bir payı yoktur. Allah, kıyamet günü…

  • Aynı kök: عهد (46 geçiş) · Ortak kavram: Ahid (Söz ve Antlaşma) · Ortak kavram: Sıdk (Doğruluk)

    İyilik, yüzlerinizi doğu ve batı taraflarına çevirmeniz(den ibaret) değildir. Asıl iyilik, Allah'a, ahiret gününe, meleklere, kitap ve peygamberlere…

  • Aynı kök: عهد (46 geçiş) · Ortak kavram: Ahid (Söz ve Antlaşma) · Ortak kavram: Sıdk (Doğruluk)

    Onlar, "Allah, bize, ateşin yiyeceği bir kurban getirmedikçe hiçbir peygambere inanmamamızı emretti" dediler. De ki: "Benden önce size nice…

  • Aynı kıssa: Asr-ı Saâdet — Hz. Muhammed Dönemi · Aynı kök: بدل (45 geçiş)

    Eğer Allah, yolunda sefere çıkmazsanız, sizi elem dolu bir azap ile cezalandırır ve yerinize sizden başka bir toplum getirir. Siz ise O'na hiçbir…

  • Aynı kıssa: Asr-ı Saâdet — Hz. Muhammed Dönemi · Aynı kök: نظر (129 geçiş)

    Gerçek apaçık ortaya çıktıktan sonra, sanki göz göre göre ölüme sürülüyorlarmış gibi seninle o konuda tartışıyorlardı.

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

89 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Müminlerden, Allah'a verdikleri sözde duran nice adamlar (yiğitler) vardır. dipnot 1 Onlardan kimi, adağını (Allah'a sözünü) yerine getirmiş; kimi de (yerine getirmeyi) beklemektedir. Onlar (sözlerini) asla değiştirmemişlerdir.

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Ayetteki [ricâl] kelimesi Tevbe 9:108 ve Nûr 24:37'de de olduğu gibi "erkekler" anlamına gelse de kastedilen "yiğitler", "erler" şeklinde "cinsiyet" merkezli değil de fedakarlık içerikli "şahsiyet" odaklı anlaşılmalıdır. Tefsirlerimizde bu noktada Yüce Allah'a verdikleri sözde sadık olanlarla ilgili olarak Hz. Osman, Talha b. Ubeydillâh, Sa‘îd b. Zeyd, Hz. Hamza, Mus‘ab b. Umeyr gibi sahâbîlerin isimleri yer almaktadır.

Mustafa İslamoğlu

Mü'minler içerisinde Allah adına verdikleri söze sadık kalan nice yiğitler var; onlardan kimi kendini adak olarak sunmuş kimi de sırasını beklemekte, fakat asla sözünden dönmemektedir.

Muhammed Esed

Müminler arasında öylesi var ki Allah'ın huzurunda verdiği sözü (her zaman) yerine getirir; kimi (ölüme gitmek suretiyle) ahitlerini yerine getirmiştir, kimi de (kararlarından) vazgeçmeden (ahitlerini yerine getirmeyi) beklemektedir.

Ahmed Hulusi

İman edenlerden öyle rical vardır ki, Allah'a verdikleri sözde durdular. . . Onlardan kimi hayatını adamıştı, yerine getirdi (Allah uğruna ölümü tattı); ve onlardan kimi de (yerine getirmeyi) beklemektedir. . . Onlarda değişme olmamıştır!

Ali Bulaç

Mü'minlerden öyle erkek adamlar vardır ki Allah ile yaptıkları ahide sadakat gösterdiler; böylece onlardan kimi adağını gerçekleştirdi, kimi beklemektedir. Onlar hiç bir değiştirme ile (sözlerini) değiştirmediler.

Ali Özek ve heyeti

Müminler içinde Allah’a verdikleri sözde duran nice erler var. İşte onlardan kimi, sözünü yerine getirip o yolda canını vermiştir; kimi de (şehitliği) beklemektedir. Onlar hiçbir şekilde (sözlerini) değiştirmemişlerdir.

Ali Rıza Safa

İnananların arasında öyle adamlar vardır ki, Allah'a verdikleri sözü kesinlikle yerine getirirler. Böylece, kimi verdiği sözü yerine getirmiş; kimi de beklemektedir. Hiçbir biçimde değiştirmemişlerdir.

Bayraktar Bayraklı

Delikanlı müminler, Allah'a verdikleri sözü yerine getirdiler. Onlardan bir kısmı bu uğurda can verdi, bir kısmı da can vermeyi beklemektedir. Onlar sözlerini asla değiştirmezler.

Edip Yüksel

Gerçeği onaylayanlardan öyle kimseler var ki ALLAH'a vermiş oldukları sözü gerçekleştirmişlerdir. Onlardan kimi adağını yerine getirdi (şehid oldu), kimi de hazır bekliyor. Hiçbir vakit kararsızlığa düşmediler.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

İnananlardan öyle kimseler var ki ALLAH'a vermiş oldukları sözü gerçekleştirmişlerdir. Onlardan kimi adağını yerine getirdi (şehid oldu), kimi de hazır bekliyor. Hiç bir vakit kararsızlığa düşmediler.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Müminlerden öyle erler vardır ki Allah'a verdikleri sözü yerine getirdiler; kimi adağını ödedi (canını verdi), kimi de beklemektedir; (verdikleri sözü) hiçbir şekilde değiştirmediler.

Elmalılı Hamdi Yazır

Mü'minlerdendir o erler ki Allaha verdikleri ahde sadakat ettiler, kimi adağını ödedi kimi de gözetiyor ve hiç bir suretle değiştirmediler

Erhan Aktaş

Mü'minlerden öyle erler dipnot 1 var ki; Allah'a, üzerine söz verdikleri şeylere bağlılık gösterdiler. Böylece onlardan bir kısmı verdiği sözü yerine getirdi, bir kısmı da beklemektedir. dipnot 2 Verdikleri sözden asla dönmediler.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Yiğitler.
  2. metne dön, dipnot 2
    Bir kısmı savaşarak can verdi, bir kısmı da sırasını beklemektedir.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Mü'minlerden öyle erler dipnot 1 var ki; Allah'a, üzerine söz verdikleri şeylere bağlılık gösterdiler. Böylece onlardan bir kısmı verdiği sözü yerine getirdi, bir kısmı da beklemektedir. dipnot 2 Verdikleri sözden asla dönmediler.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Yiğitler.
  2. metne dön, dipnot 2
    Bir kısmı savaşarak can verdi, bir kısmı da sırasını beklemektedir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

İnananlardan öyle erler dipnot 1 var ki; Allah'a, üzerine söz verdikleri şeylere bağlılık gösterdiler. Böylece onlardan bir kısmı verdiği sözü yerine getirdi, bir kısmı da beklemektedir. dipnot 2 Verdikleri sözden asla dönmediler.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Yiğitler.
  2. metne dön, dipnot 2
    Bir kısmı savaşarak can verdi, bir kısmı da sırasını beklemektedir.

Gültekin Onan

İnançlılardan öyle erkekler vardır ki, Tanrı ile yaptıktarı ahide sadakat gösterdiler; böylece onlardan kimi adağını gerçekleştirdi, kimi beklemektedir. Onlar hiç bir değiştirme ile (sözlerini) değiştirmediler.

Hasan Basri Çantay

Mü'minler içinde Allaha verdikleri sözde sadakat gösteren nice erler var. İşte onlardan kimi adadığını ödedi, kimi de (bunu) bekliyor. Onlar hiçbir suretle (ahidlerini) değişdirmediler.

İbni Kesir

Mü'minlerden öyle erler vardır ki; Allah'a verdikleri ahde sadakat göstermişlerdir. Kimi bu uğurda canını verdi, kimi de beklemektedir. Ve onlar, hiç bir değiştirme ile değiştirmediler.

Mehmet Alagaş

(23-27) Müminlerden öyle adamlar var ki, Allah’a verdikleri söze sadıktırlar, onlardan kimileri adadığını gerçekleştirmiştir kimi de beklemektedir , herhangi bir değiştirmeyle değişmediler. Allah doğruları , doğrulukları dolayısıyla mükafatlandıracaktır, dilerse de münafıklara azap edecektir yahut vazgeçmelerini kabul edecektir , muhakkak ki Allah bağışlayandır ve esirgeyendir. Allah, öfkeleri nedeniyle kafirleri, hayra eriştirmeden geri reddetti , savaş konusunda Allah müminlere yeterlidir , Allah sağlam dır saygıdeğerd ir. Ehli kitaptan onların arkalarında durup destek verenleri kalelerinden indirdi, kalplerine şüphe saldı / attı. (Ya doğruysa tedirginliği) bir bölümünü öldürüyorsunuz, bir bölümünü esir alıyorsunuz, onların yerlerine, yurtlarına, mallarına ve ayak dahi basmadığınız yerlerine varis oldunuz , Allah her şeyi güç yetirip ayarlayandır. (Rayb: şüphe doğru olmadığına dair delil belki olabilir, Şekk: kuşku, ya doğruysa tedirginliği, Mirye; tereddüt)

Rowwad Tercüme Merkezi

Müminlerden öyle adamlar vardır ki, Allah’a verdikleri söze sadık kaldılar. İçlerinden bir kısmı verdikleri sözü yerine getirmiştir. (Şehit olmuştur.) Bir kısmı da (şehit olmayı) beklemektedir. Verdikleri sözü asla değiştirmemişlerdir.

Süleyman Ateş

Mü'minlerden öyle erkekler var ki, Allah'a verdikleri sözde durdular. Onlardan kimi adağını yerine getirdi, (şehid oluncaya kadar çarpışacaklarını adamışlardı, çarpıştılar ve şehid düştüler), kimi de (şehidlik) beklemektedir; sözlerini asla değiştirmemişlerdir.

Süleymaniye Vakfı

Müminlerden Allah'a verdikleri söze sadık kalan yiğitler vardır. Onların kimi canını vermiş, kimi de hazır beklemektedir dipnot 1 . Bunlar sözlerini hiçbir şekilde değiştirmediler.

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Müminlerden Allah'a karşı yüklendikleri görevi yerine getiren adamlar vardır. Kimi, o uğurda canını vermiş, kimi de beklemektedir. Bunlar hiç bir şekilde sözlerinden caymamışlardır.

Şaban Britch

Müminler den, Allah’a verdiği söze sadık kalan öyle erler var ki, onlardan bir kısmı bu isteğini gerçekleştirmiş/canını vermiştir. Bir kısmı ise verdikleri sözü hiç değiştirmeden bunu beklemektedirler.

Şaban Piriş

Müminlerden, Allah'a verdiği söze bağlı kalan öyle erler var ki, onlardan bir kısmı bu uğurda canını vermiştir. Bir kısmı ise verdikleri sözü hiç değiştirmeden bunu beklemektedirler.

Yaşar Nuri Öztürk

İnananlardan öyle erler vardır ki, Allah'a verdikleri sözde sadakatle dururlar. Onlardan bazısı adadığını yerine getirdi, bazısı da bekliyor. Sözlerini asla değişmediler.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Among the faithful whose hearts reflect the image of religious and spiritual virtues are those who were true to their covenant with Allah. Some of them have fulfilled their promise and acquired the glorious privilege of a martyr, others can hardly wait to receive this honour and never did they change their minds' direction nor their will toward the end and they ascertained their disposition.

Abdul Haleem

There are men among the believers who honoured their pledge to God: some of them have fulfilled it by death, and some are still waiting. They have not changed in the least.

Abdullah Yusuf Ali

Among the Believers are men who have been true to their covenant with Allah: of them some have completed their vow (to the extreme), and some (still) wait: but they have never changed (their determination) in the least:

Abul A'la Maududi

Among the believers there are those who have remained true to the covenant they made with Allah. Among those some of them have fulfilled their vow and others await the appointed time. dipnot 1 They have not changed in the least.

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    That is, "Someone has already offered his life in the way of Allah, and someone is awaiting the time when he will offer it for the sake of his faith."

Aisha Bewley

Among the muminun there are men who have been true to the contract they made with Allah. Some of them have fulfilled their pact by death and some are still waiting to do so, not having changed in any way at all.

Al-Hilali & Khan

Among the believers are men who have been true to their covenant with Allâh [i.e. they have gone out for Jihâd (holy fighting), and showed not their backs to the disbelievers]; of them some have fulfilled their obligations (i.e. have been martyred); and some of them are still waiting, but they have never changed [i.e. they never proved treacherous to their covenant which they concluded with Allâh] in the least.[1]

Ali Quli Qarai

Among the faithful are men who fulfill what they have pledged to Allah. Of them are some who have fulfilled their pledge, and of them are some who still wait, and they have not changed in the least,

Amatul Rahman Omar

There are some remarkable men among the believers who have been true to the covenant they made with Allâh. There are some among them who fulfilled their vow (and fell martyrs). And there are others among them who are (still) waiting to fulfill. They have never changed (their minds, their conduct or stand they had taken) in the least.

Arthur John Arberry

Among the believers are men who were true to their covenant with God; some of them have fulfilled their vow by death, and some are still awaiting, and they have not changed in the least;

Bijan Moeinian

Some of the believers have already passed their test and have fulfilled their pledge to [be loyal to] God and some will face their test pretty soon. The believers have never changed their position.

E. Henry Palmer

Amongst the believers are men who have been true to their covenant with God, and there are some who have fulfilled their vow, and some who wait and have not changed with fickleness.

Edip-Layth

From among those who acknowledge are men who fulfilled their pledge to God. Thus, some of them died, while some are still waiting; but they never altered in the least.

George Sale

Of the true believers some men justly performed what they had promised unto God; and some of them have finished their course, and some of them wait the same advantage; and they changed not their promise, by deviating therefrom in the least:

Hamid S. Aziz

And when the believers saw the Confederates, they said, "This is what Allah and His Apostle promised us, and Allah and His Apostle spoke the truth"; and it only increased them in faith and surrender (or obedience).

Mahmoud Ghali

Among the believers are men who are sincere to what they covenanted with Allah. So, of them are (they) who have accomplished their life-time. (i.e., fuilled their vows by ) And of them are (they) who are still waiting, and in no way have they exchanged the least exchanges.

Marmaduke Pickthall

Of the believers are men who are true to that which they covenanted with Allah. Some of them have paid their vow by death (in battle), and some of them still are waiting; and they have not altered in the least;

Mohamed Ahmed - Samira

There are men among the faithful who have been true to the covenant they had made with God; and some of them fulfilled their vows (by dying in His cause), and some still wait (prepared for death), and stand firm,

Muhammad Asad

Among the believers are men who have [always] been true to what they have vowed before God; and among them are such as have [already] redeemed their pledge by death, and such as yet await [its fulfillment] without having changed [their resolve] in the least.

Mustafa Khattab

Among the believers are men who have proven true to what they pledged to Allah.[1] Some of them have fulfilled their pledge ˹with their lives˺, others are waiting ˹their turn˺. They have never changed ˹their commitment˺ in the least.

Progressive Muslims

From among the believers are men who fulfilled their pledge to God. Thus, some of them died, while some are still waiting; but they never altered in the least.

Rashad Khalifa

Among the believers there are people who fulfill their pledges with GOD. Some of them died, while others stand ready, never wavering.

Sahih International

Among the believers are men true to what they promised Allah. Among them is he who has fulfilled his vow [to the death], and among them is he who awaits [his chance]. And they did not alter [the terms of their commitment] by any alteration -

Sam Gerrans

Among the believers are men who are true to what they made in covenant with God, — among them is he who has fulfilled his vow, and among them is he who is waiting — and they have not changed in the least,

Shabbir Ahmed

Of the believers are men who have been true in what they pledged with Allah. Some of them have fulfilled their vow by laying their lives, and some of them stand ready, unwavering. (9:111).

Syed Vickar Ahamed

Among the believers are men who have been true to their Covenant (Promise) to Allah: Of them, some have completed their promise (fully) and some (still) waiting: But they have not changed (the willingness) even by a little:

Taqi Usmani

Among the believers, there are men who came true to the covenant they had with Allah. So, some of them have fulfilled their vows (by sacrificing their lives in the way of Allah), and some of them are (still) waiting, and they did not change (their commitment) in the least.

The Monotheist Group

From among the believers are men who fulfilled their pledge to God. Thus, some of them have passed away, while some are still waiting; but they never altered in the least.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Ahzâb suresi, 23. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Ahzâb suresi, 23. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Ahzâb suresi, 23. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩