Tevbe suresi

Tevbe suresi, 77. ayet

Tevbe suresi, 77. ayet. فَأَعْقَبَهُمْ نِفَاقًا فِى قُلُوبِهِمْ إِلَىٰ يَوْمِ يَلْقَوْنَهُۥ بِمَآ أَخْلَفُوا۟ ٱللَّهَ مَا وَعَدُوهُ وَبِمَا كَانُوا۟ يَكْذِبُونَ

fea`ḳabehüm nifâḳan fî ḳulûbihim ilâ yevmi yelḳavnehû bimâ aḫlefü-llâhe mâ ve`adûhü vebimâ kânû yekẕibûn.

Diyanet İşleri

Allah'a verdikleri sözü tutmadıkları ve yalan söyledikleri için O da kalplerine, kendisiyle karşılaşacakları güne kadar (sürecek) bir nifak soktu.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Tevbe 74–80 · surenin 77. ayeti / 129

Konu Münafıklarla cihad ve verdikleri sözü tutmayanlar Tevbe 73–80 3

  1. Tevbe 74

    Bir şey söylemediklerine dair Allah'a yemin ediyorlar. Halbuki o küfür sözünü söylediler ve (sözde) müslüman olduktan sonra inkar ettiler. Ayrıca başaramadıkları şeye (peygamberi öldürmeye) de yeltendiler. Sırf, Allah ve Resulü kendi lütfu ile onları zengin kıldığı için intikam almaya kalktılar. Eğer tövbe ederlerse, kendileri için hayırlı olur. Şayet yüz çevirirlerse, Allah onları dünyada ve ahirette elem dolu bir azaba çarptıracaktır. Artık onlar için yeryüzünde ne bir dost, ne de bir yardımcı vardır.

  2. Tevbe 75

    İçlerinden, "Eğer Allah bize lütuf ve kereminden verirse, mutlaka bol bol sadaka veririz ve mutlaka salihlerden oluruz" diye Allah'a söz verenler de vardır.

  3. Tevbe 76

    Fakat Allah, lütuf ve kereminden onlara verince, onda cimrilik ettiler ve yüz çevirerek dönüp gittiler.

  4. 77

    Allah'a verdikleri sözü tutmadıkları ve yalan söyledikleri için O da kalplerine, kendisiyle karşılaşacakları güne kadar (sürecek) bir nifak soktu.

  5. Tevbe 78

    Allah'ın, içlerinde gizlediklerini ve fısıltılarını bildiğini ve Allah'ın gaybleri çok iyi bilen olduğunu bilmediler mi?

  6. Tevbe 79

    Sadakalar hususunda gönüllü bağışta bulunan mü'minlerle, güçlerinin yettiğinden başkasını bulamayanları çekiştirip onlarla alay edenler var ya; işte Allah asıl onları maskaraya çevirmiştir. Onlar için elem dolu bir azap vardır.

  7. Tevbe 80

    Onlar için ister bağışlanma dile, ister dileme (fark etmez.) Onlar için yetmiş kez bağışlanma dilesen de, Allah onları asla affetmeyecektir. Bu, onların Allah ve Resulünü inkar etmiş olmaları sebebiyledir. Allah, fasık topluluğu doğru yola iletmez.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

77. Onlar, Allah’a vermiş oldukları sözlerini yerine getirmeyince Yüce Allah da onları şöyle cezalandırmıştır: “Allah’a verdikleri sözlerini tutmadıkları ve yalan söyleyegeldikleri için sonunda Allah, kalplerine huzuruna çıkacakları güne kadar (sürecek)” kesintisiz olarak sürekli devam edecek “bir nifak soktu.” Öyleyse mü’minlerin oldukça çirkin olan bu nitelikten sakınmaları gerekir. Şu maksadım gerçekleşecek olursa mutlaka şunları şunları yapacağım, diyerek Rabbine söz verdikten sonra bu maksadı gerçekleştiği halde sözünü yerine getirmemekten kaçınmalıdır. Çünkü Yüce Allah, bu kimseleri cezalandırdığı gibi onu da münafıklıkla cezalandırabilir.

Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem de Buhari ile Müslim’de sabit olan sahih bir hadisinde şöyle buyurmuştur: “Münafığın alâmeti üçtür: Konuştuğu zaman yalan söyler, ahitleştiği zaman ahdini bozar, söz verdiği zaman da yerine getirmez.”[23] İşte eğer lütfundan kendisine ihsanda bulunacak olursa, mutlaka sadaka vereceğine ve salihlerden olacağına dair Yüce Allah’a ahit ve söz veren bu münafığın durumu da aynıdır: O konuşmuş, ama yalan söylemiştir, ahitte bulunmuş ama onu bozmuştur ve söz vermiş ama sözünü tutmamıştır.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Allah Teâlâ'ya verdikleri sözden dönmeleri ve yalanları sebebiyle onlara ceza olması için kalplerinde kıyamete kadar devam edecek sabit bir nifak kılmıştır.

Kelimeler

15 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. فَأَعْقَبَهُمْ feea'kabehum sokmuştur kök: عقب
  2. نِفَاقًۭا nifakan iki yüzlülük kök: نفق
  3. فِى fi içine
  4. قُلُوبِهِمْ kulubihim onların kalblerine kök: قلب
  5. إِلَىٰ ila kadar
  6. يَوْمِ yevmi güne kök: يوم
  7. يَلْقَوْنَهُۥ yelkavnehu kendisiyle karşılaşacakları kök: لقي
  8. بِمَآ bima dolayı
  9. أَخْلَفُوا۟ ehlefu döndüklerinden kök: خلف
  10. ٱللَّهَ llahe Allah kök: اله
  11. مَا ma nedeniyle
  12. وَعَدُوهُ veaduhu verdikleri sözden kök: وعد
  13. وَبِمَا ve bima ve dolayı
  14. كَانُوا۟ kanu olduklarından kök: كون
  15. يَكْذِبُونَ yekzibune yalan söylüyor(lar) kök: كذب

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: نفق (111 geçiş) · Aynı kök: خلف (127 geçiş) · Ortak kavram: İnfak

    De ki: "Şüphesiz, Rabbim rızkı kullarından dilediğine bol bol verir ve (dilediğine) kısar. Allah yolunda her ne harcarsanız, Allah onun yerine…

  • Aynı kök: نفق (111 geçiş) · Aynı kök: خلف (127 geçiş) · Ortak kavram: İnfak

    Allah'a ve Resulüne iman edin ve sizi üzerinde tasarrufa yetkili kıldığı maldan, (Allah yolunda) harcayın. İçinizden iman edip de (Allah yolunda)…

  • Aynı kök: نفق (111 geçiş) · Ortak kavram: İnfak · Ortak kavram: Vaad

    Hani münafıklar ve kalplerinde hastalık olanlar, "Allah ve Resulü bize, ancak aldatmak için vaadde bulunmuşlar" diyorlardı.

  • Aynı kök: عقب (80 geçiş) · Aynı kök: نفق (111 geçiş) · Ortak kavram: İnfak

    Onlar, Rablerinin rızasına ermek için sabreden, namazı dosdoğru kılan, kendilerine verdiğimiz rızıklardan gizli olarak ve açıktan Allah için harcayan…

  • Aynı kök: عقب (80 geçiş) · Aynı kök: نفق (111 geçiş) · Ortak kavram: İnfak

    Eğer eşlerinizden biri kafirlere kaçar ve siz de onlarla çarpışıp ganimet alırsanız, eşleri gidenlere sarf ettikleri (mehir) kadarını verin ve…

  • Aynı kök: عقب (80 geçiş) · Aynı kök: خلف (127 geçiş) · Ortak kavram: Halifelik

    O, sizi yeryüzünde halifeler (oraya hakim kimseler) yapan, size verdiği nimetler konusunda sizi sınamak için bazınızı bazınıza derece derece üstün…

  • Aynı kök: خلف (127 geçiş) · Ortak kavram: Halifelik · Ortak kavram: Vaad

    "Rabbimiz! Şüphesiz sen, hakkında şüphe olmayan bir günde insanları toplayacaksın. Şüphesiz Allah va'dinden dönmez."

  • Aynı kök: خلف (127 geçiş) · Ortak kavram: Halifelik · Ortak kavram: Vaad

    "Rabbimiz! Peygamberlerin aracılığı ile bize va'dettiklerini ver bize. Kıyamet günü bizi rezil etme. Şüphesiz sen, va'dinden dönmezsin."

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

80 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Sonunda, Allah'a verdikleri sözden döndüklerinden ve yalan söylediklerinden dolayı, (Allah) kendisiyle karşılaşacakları güne kadar onların kalbine nifakı (ikiyüzlülüğü) yerleştirmiştir. dipnot 1

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bu ayette verilmek istenen mesaj, kalplerine nifak yerleştirilenlerin bunu hak ettiklerini, kendilerine haksızlık edilmediğini bildirmektir.

Mustafa İslamoğlu

Bunun üzerine O da, Zatıyla karşılaşacakları güne kadar kalplerinde (taşıyacakları) bir nifakı başlarına sarar. Bu, onların Allah'a verdikleri sözden dönmeleri ve yalan söylemeyi alışkanlık haline getirmeleri yüzündendir.

Muhammed Esed

Bunun üzerine Allah da, kendisiyle karşılaşacakları Güne kadar içlerinde taşıyacakları bir nifakı sokar onların yüreklerine. Bu, onların, Allaha verdikleri sözü yerine getirmekten geri durmaları ve yalan söylemeyi alışkanlık haline getirmeleri yüzündendir.

Ahmed Hulusi

Allah'a sözlerini tutmamaları, yalancı olmaları; O'na kavuşacakları sürece kadar (Allah'ın), bilinçlerinde ikiyüzlülüğü yaşatmasına yol açtı!

Ali Bulaç

Böylece O da, Allah'a verdikleri sözü tutmamaları ve yalan söylemeleri nedeniyle, kendisiyle karşılaşacakları güne kadar, kalplerinde nifakı (sonuçta köklü bir duygu olarak) yerleşik kıldı.

Ali Özek ve heyeti

Nihayet, Allah'a verdikleri sözden döndüklerinden ve yalan söylediklerinden dolayı Allah, kendisiyle karşılaşacakları güne kadar onların kalbine nifak (ikiyüzlülük) soktu.

Ali Rıza Safa

Allah'a verdikleri sözü tutmadıkları ve yalan söyledikleri için, O'nunla karşılaşacakları güne dek, onların yüreklerine ikiyüzlülük yerleştirmiştir.

Bayraktar Bayraklı

Allah'a verdikleri sözden döndüklerinden ve yalan söylediklerinden dolayı Allah, kendisiyle karşılaşacakları güne kadar onların kalplerine iki yüzlülük sokmuştur.

Edip Yüksel

ALLAH'a verdikleri sözden caydıkları ve yalan söyledikleri için kendisiyle karşılaşacakları güne kadar kalplerine ikiyüzlülük soktu.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

ALLAH'a verdikleri sözden caydıkları ve yalan söyledikleri için kendisiyle karşılacakları güne kadar kalplerine iki yüzlülük soktu.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Allah'a verdikleri sözü tutmadıkları ve yalan söylemeyi adet edindikleri için o da bu yaptıklarının akibetini kalplerinde kıyamete kadar sürecek bir nifaka çevirdi.

Elmalılı Hamdi Yazır

Allaha verdikleri va'di tutmadıkları ve yalan söylemeği adet edindikleri için o da bu fi'llerinin akıbetini kalblerinde kıyamet gününe kadar sürecek bir nifaka kalb ediverdi

Erhan Aktaş

Allah'a verdikleri sözü tutmamaları ve yalan söylemeleri nedeniyle, Kendisi ile karşılaşacakları güne kadar onların kalplerine nifak dipnot 1 soktu.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Nifak, birden çok inanca sahip olmak, inanmadığı halde çıkarı için ve çeşitli nedenlerle inanıyor gibi görünmek; ikircikli davranmak, Müslümlere olan düşmanlığını gizlemek demektir. Kertenkele ve yaban faresinin yer altında birçok yuvası olduğu ve bu yuvalardan hangisine gittiği bilinmediği için, bunların yuvalarına da "nufeka" ve "nafika" denmektedir.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Allah'a verdikleri sözü tutmamaları ve yalan söylemeleri nedeniyle, Kendisi ile karşılaşacakları güne kadar onların kalplerine nifak dipnot 1 soktu.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Nifak, birden çok inanca sahip olmak, inanmadığı halde çıkarı için ve çeşitli nedenlerle inanıyor gibi görünmek; ikircikli davranmak, Müslümanlara olan düşmanlığını gizlemek demektir. Kertenkele ve yaban faresinin yer altında birçok yuvası olduğu ve bu yuvalardan hangisine gittiği bilinmediği için, bunların yuvalarına da "nufeka" ve "nafika" denmektedir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Allah'a verdikleri sözü tutmamaları ve yalan söylemeleri nedeniyle, Kendisi ile karşılaşacakları güne kadar onların kalplerine nifak dipnot 1 soktu.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Birden çok inanca sahip olmak, inanmadığı halde çıkarı için ve çeşitli nedenlerle inanıyor gibi görünmek, ikircikli davranmak.

Gültekin Onan

Böylece O da, Tanrı'ya verdikleri sözü tutmamaları ve yalan söylemeleri nedeniyle, kendisiyle karşılaşacakları güne kadar, kalplerinde nifakı [sonuçta köklü bir duygu olarak] yerleşik kıldı.

Hasan Basri Çantay

Nihayet, Allaha va'd etdiklerini tutmadıkları, yalan söyledikleri için O da (bu fiillerinin) akıbetini kalblerinde, kendisinin huzuruna çıkacakları güne kadar (sürecek), bir nifak yapdı.

İbni Kesir

Allah'a verdikleri vaadi tutmadıkları ve yalanı adet edindikleri için, kendisinin huzuruna çıkacakları güne kadar Allah kalblerine nifak soktu.

Mehmet Alagaş

(73-79) Ey Nebi, kafirler ve münafıklarla cihat et, onlara sert / kaba davran, onların varacağı yer cehennemdir, ne kötü dönüş yeridir. Allah için demediklerine dair yemin ederler, oysa kesin olan şu ki küfür kelimesini dediler ve teslim olmalarından sonra kafir oldular, ulaşamadıkları / nail olamadıkları şeye yeltendiler, Allah’ın ve Resulünün fazlından onları zengin etmesi onların intikam almalarının nedeniydi , eğer hemen tövbe ederlerse onlar için hayırlıdır, eğer yüz çevirirlerse, Allah onlara acıtıcı bir azapla hem dünyada hem ahirette azap eder, arz da onlar için ne bir dost ne de yardımcı yoktur. Onlardan birileri Allah’a eğer ki maddi ve manevi hazinesinden bize verirse kesinlikle bağlı kalacağız ve salihlerden olacağız diye söz vermişlerdi. Ardından onlara fazlından verdi, onunla ilgili cimrilik ettiler, yüz döndüler, sırt çevirdiler. Allah’a ve O’na verdikleri söze muhalif olmalarından / ters davranmalarından ve yalanlıyor olmalarından dolayı onların kalplerini O’nunla buluşacakları güne kadar nifaka döndür dü, Muhakkak ki Allah ’ın, gizlediklerini ve fısıldadıklarını bildiğini bilmiyorlar mı? Muhakkak ki Allah gaybları en iyi bilendir. Müminlerden gönüllü olarak sadakalar verenlere ve çabası dışında verecek bir şey bulamayanlara laf atarak laf atıp onlarla dalga geçenler, Allah’ta o nlarla dalga geçer, onlara acıtıcı bir azap vardır , onlar için bağışlanma dile yahut onlar için bağışlanma dileme, onlar için yetmiş kez de bağışlanma dilesen dahi Allah onları bağışlamayacaktır, bu onların Allah’ı ve O’nun Resulünü yok saymaları nedeniyledir, Allah yoldan çıkmış topluluğu rehberlik edip te yola iletmez. Allah’ın Resulün tersine / hilafına makatları üzere oturup geri kalanlar sevindiler / ferahladılar, Allah yolunda malları ile kendileri ile ceht etmeyi hoş karşılamadılar, bu sıcakta yerinizden ayrılmayın, de ki c ehennem ateşinin harareti daha şiddetlidir, keşke anlasalardı , o halde kazandıklarının karşılığı olarak az gülsünler, çok ağlasınlar.

Rowwad Tercüme Merkezi

Allah’a verdikleri sözü tutmadıkları ve yalan söyledikleri için O da kalplerine, kendisiyle karşılaşacakları güne kadar (sürecek) bir nifak soktu.

Süleyman Ateş

Kendisine verdikleri sözden döndüklerinden ve yalan söylediklerinden dolayı Allah, kendisiyle karşılaşacakları güne kadar onların kalblerine iki yüzlülük sokmuştur.

Süleymaniye Vakfı

Verdikleri sözü tutmamalarının ve yalan söylemelerinin cezası olarak Allah da kendisiyle yüzleşecekleri güne kadar kalplerine münafıklık yerleştirdi dipnot 1 .

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bu, önceki ümmetlerin Allah'a verdikleri sözü tutmamaları sebebiyle uğradıkları cezanın aynısıdır (Maide 5/14, 64).

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Allah da onları, kendine kavuşacakları güne kadar içlerinde kalacak bir münafıklıkla cezalandırdı. Bunun sebebi ona verdikleri sözden dönmeleri ve yalan söylemeleridir.

Şaban Britch

Allah’a verdikleri sözden caydıkları ve yalancı oldukları için, O’nunla karşılaşacakları güne kadar Allah onların kalplerinde bir nifak sokmuştur.

Şaban Piriş

Allah'a verdikleri sözden caydıkları ve yalancı oldukları için, O'nunla karşılaşacakları güne kadar Allah onların kalplerinde bir nifak ile cezalandırdı.

Yaşar Nuri Öztürk

Nihayet Allah, kendisine verdikleri söze ters düştüklerinden, yalana sapıp durduklarından, huzuruna çıkacakları güne kadar onların kalplerine ikiyüzlülük yerleştirdi.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

By consequence did Allah make hypocrisy go in pursuit of their hearts and overtake their will, their senses and their feelings until the Day they be in His presence and assemble before Him. This is in the train of their wickedness, featured in their disregard of the vows, pledged to Allah, and in their intentional assertion of what is false.

Abdul Haleem

Because they broke their promise to God, because of all the lies they told, He made hypocrisy settle in their hearts until the Day they meet Him.

Abdullah Yusuf Ali

So He hath put as a consequence hypocrisy into their hearts, (to last) till the Day, whereon they shall meet Him: because they broke their covenant with Allah, and because they lied (again and again).

Abul A'la Maududi

[9:77] So He caused hypocrisy to take root in their hearts and to remain therein until the Day they meet Him because they broke their promise with Allah and because they lied.

Aisha Bewley

so He has punished them by putting hypocrisy in their hearts until the day they meet Him because they failed Allah in what they promised Him and because they lied.

Al-Hilali & Khan

So He punished them by putting hypocrisy into their hearts till the Day whereon they shall meet Him, because they broke that (covenant with Allâh) which they had promised to Him and because they used to tell lies.

Ali Quli Qarai

So He caused hypocrisy to ensue in their hearts until the day they will encounter Him, because of their going back on what they had promised Allah and because of the lies they used to tell.

Amatul Rahman Omar

Consequently He has punished them by infesting their hearts with hypocrisy lasting till the day they shall meet Him. (This was) because they broke their word to Allâh which they had given Him and because they indulged in lies.

Arthur John Arberry

So as a consequence He put hypocrisy into their hearts, until the day they meet Him, for that they failed God in that they promised Him and they were liars.

Bijan Moeinian

As a result of their lies, and reneging their pledges, God has planted the [disease of] hypocrisy so deep in their heart that it will follow them till the Day that they have to meet their Lord.

E. Henry Palmer

So He caused hypocrisy to pursue them in their hearts unto the day when they shall meet Him, - for that they did fail God in what they promised Him, and for that they were liars!

Edip-Layth

Thus, they ended up with hypocrisy in hearts until the day they meet Him; that is for breaking what they promised to God, and for what they were lying.

George Sale

Wherefore He hath caused hypocrisy to succeed in their hearts, until the day whereon they shall meet Him; for that they failed to perform unto God that which they had promised Him, and for that they prevaricated.

Hamid S. Aziz

So He caused hypocrisy to pursue them in their heart unto the day when they shall meet Him, for they did break their promises to Allah and because they lied.

Mahmoud Ghali

So He has made the consequence (to be) hypocrisy in their hearts until the Day they meet Him for that they failed Allah in what they promised Him and for that they were often lying. .

Marmaduke Pickthall

So He hath made the consequence (to be) hypocrisy in their hearts until the day when they shall meet Him, because they broke their word to Allah that they promised Him, and because they lied.

Mohamed Ahmed - Samira

As a consequence of breaking their promise made to God, and telling lies, he filled their hearts with hypocrisy which will last till the day they come before Him.

Muhammad Asad

whereupon He causes hypocrisy to take root in their hearts, [therein to remain] until the Day on which they shall meet Him" - because they have failed to fulfil the vow which they had made unto God, and because they were wont to lie.

Mustafa Khattab

So He caused hypocrisy to plague their hearts until the Day they will meet Him, for breaking their promise to Allah and for their lies.

Progressive Muslims

Thus, hypocrisy followed in their hearts until the Day they meet Him; that is for breaking what they promised God, and for what they were lying.

Rashad Khalifa

Consequently, He plagued them with hypocrisy in their hearts, till the day they meet Him. This is because they broke their promises to GOD, and because of their lying.

Sahih International

So He penalized them with hypocrisy in their hearts until the Day they will meet Him - because they failed Allah in what they promised Him and because they [habitually] used to lie.

Sam Gerrans

And He requited them with wavering in their hearts to the day they meet Him, because they broke to God what they promised Him, and because they lied.

Shabbir Ahmed

Allah's Law instilled hypocrisy in their hearts till the Day they meet Him (until their demise). This is because they broke their word to Allah that they promised Him, and because they lied again and again.

Syed Vickar Ahamed

So He punished them with hypocrisy in their hearts, till the Day when they shall meet Him: Because they broke their promise with Allah, (and) what they had promised to Him and because they lied (again and again).

Taqi Usmani

So Allah, in turn, put hypocrisy in their hearts till the day they shall meet Him, because they broke their promise with Allah, and because they have been telling lies.

The Monotheist Group

Thus, hypocrisy follows in their hearts until the Day they meet Him; that is for breaking what they promised God, and for what they were lying.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Tevbe suresi, 77. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Tevbe suresi, 77. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Tevbe suresi, 77. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩