Diyanet İşleri
Artık kazandıklarının karşılığı olarak, az gülsünler, çok ağlasınlar.
Tevbe suresi
Tevbe suresi, 82. ayet. فَلْيَضْحَكُوا۟ قَلِيلًا وَلْيَبْكُوا۟ كَثِيرًا جَزَآءًۢ بِمَا كَانُوا۟ يَكْسِبُونَ
felyaḍḥakû ḳalîlev velyebkû keŝîrâ. cezâem bimâ kânû yeksibûn.
Artık kazandıklarının karşılığı olarak, az gülsünler, çok ağlasınlar.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Seferden geri kalanlar; cenaze namazı yasağı Tevbe 81–89 3
Sadakalar hususunda gönüllü bağışta bulunan mü'minlerle, güçlerinin yettiğinden başkasını bulamayanları çekiştirip onlarla alay edenler var ya; işte Allah asıl onları maskaraya çevirmiştir. Onlar için elem dolu bir azap vardır.
Onlar için ister bağışlanma dile, ister dileme (fark etmez.) Onlar için yetmiş kez bağışlanma dilesen de, Allah onları asla affetmeyecektir. Bu, onların Allah ve Resulünü inkar etmiş olmaları sebebiyledir. Allah, fasık topluluğu doğru yola iletmez.
Allah'ın Resulüne karşı gelerek (sefere çıkmayıp) geri bırakılanlar, oturup kalmalarına sevindiler. Allah yolunda mallarıyla canlarıyla cihad etmek hoşlarına gitmedi ve "Bu sıcakta sefere çıkmayın" dediler. De ki: "Cehennemin ateşi daha sıcaktır." Keşke anlasalardı.
Artık kazandıklarının karşılığı olarak, az gülsünler, çok ağlasınlar.
Eğer (bundan böyle) Allah seni onlardan bir zümrenin yanına döndürür de, onlar (sefere) çıkmak için senden izin isterlerse, de ki: "Artık siz benimle birlikte ebediyyen çıkmayacak ve benimle birlikte hiçbir düşmanla asla savaşmayacaksınız. Çünkü siz baştan yerinizde oturup kalmaya razı oldunuz. Şimdi de geri kalan (kadın ve çocuk)larla birlikte oturun."
Onlardan ölen hiçbirine asla namaz kılma ve kabrinin başında durma. Çünkü onlar Allah'ı ve Resulünü inkar ettiler ve fasık olarak öldüler.
Onların malları ve evlatları seni imrendirmesin. Allah, bunlarla ancak, dünyada kendilerine azap etmeyi ve canlarının kafir olarak çıkmasını istiyor.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
82. Onlar, gelip geçici olanı, kalıcı olana tercih ettikleri, yine geçici zorluktan kaçarken sürekli ve oldukça çetin bir zorluğa yöneldikleri için Allah şöyle buyurmuştur: “Artık onlar kazandıklarının” küfür, münafıklık, Rablerinin emirlerine itaatsizlik suçlarının “bir cezası olarak az gülsünler, çok ağlasınlar.” Gelip geçici bu dünyadan yararlansınlar, lezzetleri ile sevinsinler, oyunlarıyla eğlenedursunlar. Çünkü can yakıcı azabın içerisinde çok ağlayacaklardır.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Cihattan geri kalan o münafıklar, geçici dünya hayatlarında az gülsünler ve kalıcı olan ahiret hayatlarında ise çok ağlasınlar. Bu; onların dünyada kazandıkları küfür, masiyetler ve günahlar sebebiyledir.
Aynı olay: Tebük Seferi · Aynı kök: كسب (67 geçiş) · Aynı kök: جزي (118 geçiş)
Yanlarına döndüğünüz zaman, kendilerini rahat bırakmanız için size Allah adıyla yemin edeceklerdir. Artık onların peşini bırakın. Çünkü onlar pistir.…
Aynı kök: بكي (7 geçiş) · Aynı kök: ضحك (10 geçiş)
Şüphesiz O, güldürür ve ağlatır.
Aynı kök: بكي (7 geçiş) · Aynı kök: ضحك (10 geçiş)
(59-61) Şimdi siz gaflet içinde eğlenerek bu söze mi (Kur'an'a mı) şaşıyorsunuz, gülüyorsunuz da ağlamıyorsunuz?
Aynı olay: Tebük Seferi · Aynı kök: قلل (76 geçiş)
Ey iman edenler! Ne oldunuz ki, size "Allah yolunda sefere çıkın" denilince, yere çakılıp kaldınız. Yoksa ahiretten vazgeçip dünya hayatını mı…
Aynı kök: كسب (67 geçiş) · Aynı kök: جزي (118 geçiş) · Ortak kavram: Karşılık (cezâ)
Yaptıklarına bir karşılık ve Allah'tan caydırıcı bir müeyyide olmak üzere hırsız erkek ile hırsız kadının ellerini kesin. Allah, mutlak güç…
Aynı kök: كسب (67 geçiş) · Aynı kök: جزي (118 geçiş) · Ortak kavram: Karşılık (cezâ)
Günahın açığını da bırakın, gizlisini de. Çünkü günah kazananlar yaptıkları karşılığında cezalandırılacaklardır.
Aynı kök: كسب (67 geçiş) · Aynı kök: جزي (118 geçiş) · Ortak kavram: Karşılık (cezâ)
Kötü işler yapmış olanlara gelince, bir kötülüğün cezası misliyledir ve onları bir zillet kaplayacaktır. Onları Allah'(ın azabın)dan koruyacak hiçbir…
Aynı kök: بكي (7 geçiş)
(Yusuf'u kuyuya bırakıp) akşamleyin ağlayarak babalarına geldiler.
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Artık yapıp ettiklerinin bir karşılığı olarak az gülsünler, çok ağlasınlar! dipnot 1
Artık, bundan böyle (dünyada) az biraz gülsünler; fakat kazandıklarının bir karşılığı olarak (ukbada) çok ağlayacaklar!
Bundan böyle artık az gülsün onlar, çünkü kazandıklarından ötürü çok ağlayacaklar.
Yaptıklarının sonucu olarak yaşayacaklarını düşünerek, az gülsünler çok ağlasınlar!
Öyleyse kazandıklarının cezası olarak az gülsünler, çok ağlasınlar.
Artık kazanmakta olduklarının cezası olarak az gülsünler, çok ağlasınlar!
Kazandıklarına karşılık, artık az gülsünler; çok ağlasınlar.
Artık kazanmış oldukları günahlara karşılık az gülsünler, çok ağlasınlar.
Kazandıklarına karşılık az gülüp çok ağlasınlar.
Kazandıklarına karşılık az gülüp çok ağlasınlar.
Artık kazandıkları günahın cezası olarak az gülsünler, çok ağlasınlar!
Artık kazandıkları günahın cezası olarak az gülsünler çok ağlasınlar
Öyleyse yaptıklarına karşılık, az gülüp, çok ağlasınlar.
Öyleyse yaptıklarına karşılık, az gülüp, çok ağlasınlar.
Öyleyse yaptıklarına karşılık, az gülüp, çok ağlasınlar.
Öyleyse kazandıklarının cezası olarak az gülsünler, çok ağlasınlar.
Artık irtikab etmekde oldukları (günahın) cezası olmak üzere az gülsünler, çok ağlasınlar onlar.
Artık yaptıklarının cezası olarak az gülsünler, çok ağlasınlar.
Artık yaptıklarının cezası olarak az gülsünler, çok ağlasınlar.
Artık kazandıkları işlere karşılık az gülsünler, çok ağlasınlar!
Artık bunlar, elde ettikleri şeye karşılık az gülsün, çok ağlasınlar.
Yapmakta olduklarının cezası olarak bundan sonra az gülsünler, çok ağlasınlar.
Yaptıklarının cezası olarak az gülsünler, çok ağlasınlar.
Yaptıklarının cezası olarak az gülsünler çok ağlasınlar.
Kazanır oldukları yüzünden artık az gülsünler, çok ağlasınlar.
They may deride; ridicule and laugh the believers to scorn. They shall laugh only for a little but much shall they weep. They shall weep their fill and expend their endless life in Hell in weeping in requital of what their minds and souls had impelled them to do.
Let them laugh a little; they will weep a lot in return for what they have done.
Let them laugh a little: much will they weep: a recompense for the (evil) that they do.
[9:82] Let them, then, laugh little, and weep much at the contemplation of the punishment for the evil they have committed.
Let them laugh little and weep much, in repayment for what they have earned.
So let them laugh a little and (they will) cry much as a recompense of what they used to earn (by committing sins).
So let them laugh a little; much will they weep as a requital for what they used to earn.
(Well!) let them laugh a little (now) as they have to weep much more to recompense for what they have wrought.
Therefore let them laugh little, and weep much, in recompense for what they have been earning.
Let them laugh a little bit as they are going to cry for the longest time; a punishment that they have earned.
Let them then laugh little, and let them weep much, as a recompense for that which they have earned!
Let them laugh a little, and cry a lot, as a recompense for what they had earned.
Wherefore let them laugh little, and weep much, as a reward for that which they have done.
Let them then laugh a little, they will weep much, as a recompense for that which they have earned!
So, let them laugh a little and weep much in recompense for what they have been earning. .
Then let them laugh a little: they will weep much, as the reward of what they used to earn.
So let them laugh a little, for weep they will, more as retribution for what they have done.
Let them, then, laugh a little - for they will weep a lot in return for what they have earned.
So let them laugh a little—they will weep much as a reward for what they have committed.
Let them laugh a little, and cry a lot, a recompense for what they had earned.
Let them laugh a little, and cry a lot. This is the requital for the sins they have earned.
So let them laugh a little and [then] weep much as recompense for what they used to earn.
Then let them laugh a little and weep much, as reward for what they earned.
Then let them laugh a little, they will weep much, as the reward of what they have earned.
So let them laugh a little: And (they will) weep a lot: A repayment for the (evil) that they do.
So, let them laugh a little, and weep a lot, this being a reward of what they used to earn.
Let them laugh a little, and cry a lot, a recompense for what they have earned.