Tevbe suresi

Tevbe suresi, 95. ayet

Tevbe suresi, 95. ayet. سَيَحْلِفُونَ بِٱللَّهِ لَكُمْ إِذَا ٱنقَلَبْتُمْ إِلَيْهِمْ لِتُعْرِضُوا۟ عَنْهُمْ فَأَعْرِضُوا۟ عَنْهُمْ إِنَّهُمْ رِجْسٌ وَمَأْوَىٰهُمْ جَهَنَّمُ جَزَآءًۢ بِمَا كَانُوا۟ يَكْسِبُونَ

seyaḥlifûne billâhi leküm iẕe-nḳalebtüm ileyhim litü`riḍû `anhüm. fea`riḍû `anhüm. innehüm rics. veme'vâhüm cehennem. cezâem bimâ kânû yeksibûn.

Diyanet İşleri

Yanlarına döndüğünüz zaman, kendilerini rahat bırakmanız için size Allah adıyla yemin edeceklerdir. Artık onların peşini bırakın. Çünkü onlar pistir. Kazandıklarının karşılığı olarak, varacakları yer de cehennemdir.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Tevbe 92–98 · surenin 95. ayeti / 129

Konu Bedevîler: mazeret ileri sürenler ve samimi olanlar Tevbe 90–99 3

  1. Tevbe 92

    Kendilerini bindirip (cepheye) sevk edesin diye sana geldikleri zaman, senin, "Sizi bindirebileceğim bir şey bulamıyorum" dediğin; bu uğurda harcayacakları bir şey bulamadıklarından dolayı üzüntüden gözleri yaş döke döke geri dönen kimselere de bir sorumluluk yoktur.

  2. Tevbe 93

    Sorumluluk ancak, zengin oldukları halde senden izin isteyenleredir. Bunlar, geride kalan (kadın ve çocuk)larla birlikte olmaya razı oldular. Allah da kalplerini mühürledi. Artık onlar bilmezler.

  3. Tevbe 94

    Onlara döndüğünüzde, size mazeret beyan edeceklerdir. De ki: "Mazeret beyan etmeyin. Size kesinlikle inanmayız. Çünkü Allah bize sizin durumunuzu bildirdi. Bundan böyle davranışlarınızı Allah da Resulü de görecek. Sonra hepiniz, gaybı da görülen alemi de bilene döndürüleceksiniz de yapmakta olduğunuz şeyleri size haber verecek."

  4. 95

    Yanlarına döndüğünüz zaman, kendilerini rahat bırakmanız için size Allah adıyla yemin edeceklerdir. Artık onların peşini bırakın. Çünkü onlar pistir. Kazandıklarının karşılığı olarak, varacakları yer de cehennemdir.

  5. Tevbe 96

    Kendilerinden razı olasınız diye, size yemin edeceklerdir. Siz onlardan razı olsanız bile, Allah o fasıklar topluluğundan asla razı olmaz.

  6. Tevbe 97

    Bedeviler inkar ve nifak bakımından daha ileri ve Allah'ın peygamberine indirdiği hükümlerin sınırlarını tanımamaya daha yatkındırlar. Allah, hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.

  7. Tevbe 98

    Bedevilerden öyleleri vardır ki, (Allah yolunda) harcayacakları şeyi bir zarar sayar ve (bundan kurtulmak için) size belalar gelmesini beklerler. Kötü belalar kendi başlarına olsun. Allah, hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

95. Şunu bilmek gerekir ki, günahkâr kimsenin üç hali vardır: Ya sözü ve mazereti zahiren de batınen de kabul edilir ve hiç günah işlememiş gibi affa mazhar olur yahut günahları dolayısı ile fiilen cezalandırılır ve azarlanır. Yahut da ondan yüz çevrilerek yaptığının karşılığı olan fiili ceza ile cezalandırılmaz. İşte Yüce Allah’ın burada münafıklar hakkında sözünü ettiği hal budur. Zira onların mazeretleri geçerli değildir ve çirkin halleri ile kötü amelleri kesinlik kazanmıştır. O nedenle Allah'ın bu münafıklar hakkında uygulanmasını emrettiği şey işte bu üçüncü haldir. Bundan dolayı Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: “O halde siz de onlardan yüz çevirin.” Onları azarlamayın, onlara sopa cezası uygulamayın yahut öldürmeyin. “Çünkü onlar murdardırlar.” Pis ve kötü kimselerdir. Onları önemsemeye değmez. Azarlamanın ve cezanın da onlara bir faydası yoktur. “Kazandıklarının cezası olarak varacakları yer de cehennemdir” ki bu da ceza olarak onlara yeter.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

-Ey Müminler!- Savaştan geri kalan bu kimseler, siz döndüğünüz zaman kendilerinin kınanmalarını ve azarlanmalarını engellemek için asılsız özürlerini pekiştirerek Allah’a yemin edeceklerdir. Kızgın olarak onları terk edin ve dışlayın. Onlar, içleri necis olan pislik kimselerdir. Ve onların varıp içerisinde ebedî kalacakları yerleri cehennemdir. Bu, onların nifakları ve günahları ile elde ettiklerinin karşılığıdır.

Kelimeler

18 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. سَيَحْلِفُونَ seyehlifune yemin edecekler kök: حلف
  2. بِٱللَّهِ billahi Allah'a kök: اله
  3. لَكُمْ lekum siz
  4. إِذَا iza zaman
  5. ٱنقَلَبْتُمْ nkalebtum yanlarına geldiğiniz kök: قلب
  6. إِلَيْهِمْ ileyhim onların
  7. لِتُعْرِضُوا۟ litua'ridu vazgeçmeniz için kök: عرض
  8. عَنْهُمْ ۖ anhum kendilerinden
  9. فَأَعْرِضُوا۟ feea'ridu vazgeçin kök: عرض
  10. عَنْهُمْ ۖ anhum onlardan
  11. إِنَّهُمْ innehum çünkü onlar
  12. رِجْسٌۭ ۖ ricsun murdardır kök: رجس
  13. وَمَأْوَىٰهُمْ ve me'vahum ve varacakları yer kök: اوي
  14. جَهَنَّمُ cehennemu cehennemdir
  15. جَزَآءًۢ ceza'en cezası olarak kök: جزي
  16. بِمَا bima şeylerin
  17. كَانُوا۟ kanu kök: كون
  18. يَكْسِبُونَ yeksibune kazandıkları kök: كسب

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı olay: Tebük Seferi · Aynı kök: حلف (13 geçiş) · Aynı kök: عرض (79 geçiş)

    Eğer yakın bir dünya menfaati ve kolay bir yolculuk olsaydı, (sefere katılmayan münafıklar da) mutlaka sana uyarlardı. Fakat meşakkatli yol, onlara…

  • Aynı olay: Tebük Seferi · Aynı kök: كسب (67 geçiş) · Aynı kök: جزي (118 geçiş)

    Artık kazandıklarının karşılığı olarak, az gülsünler, çok ağlasınlar.

  • Aynı olay: Tebük Seferi · Aynı kök: حلف (13 geçiş)

    Kesinlikle sizden olduklarına dair Allah'a yemin ederler. Oysa onlar sizden değillerdir. Fakat onlar korkudan ödleri patlayan bir topluluktur.

  • Aynı kök: كسب (67 geçiş) · Aynı kök: جزي (118 geçiş) · Ortak kavram: Karşılık (cezâ)

    Yaptıklarına bir karşılık ve Allah'tan caydırıcı bir müeyyide olmak üzere hırsız erkek ile hırsız kadının ellerini kesin. Allah, mutlak güç…

  • Aynı kök: كسب (67 geçiş) · Aynı kök: جزي (118 geçiş) · Ortak kavram: Karşılık (cezâ)

    Günahın açığını da bırakın, gizlisini de. Çünkü günah kazananlar yaptıkları karşılığında cezalandırılacaklardır.

  • Aynı kök: كسب (67 geçiş) · Aynı kök: جزي (118 geçiş) · Ortak kavram: Karşılık (cezâ)

    Kötü işler yapmış olanlara gelince, bir kötülüğün cezası misliyledir ve onları bir zillet kaplayacaktır. Onları Allah'(ın azabın)dan koruyacak hiçbir…

  • Aynı kök: عرض (79 geçiş) · Aynı kök: جزي (118 geçiş) · Ortak kavram: Karşılık (cezâ)

    İnkar edenler ateşe sunuldukları gün, (onlara şöyle denir:) "Dünyadaki hayatınızda güzelliklerinizi bitirdiniz, onların zevkini sürdünüz. Bugün ise…

  • Aynı kök: رجس (10 geçiş) · Ortak kavram: Kalp

    Kalplerinde hastalık olanların ise, pisliklerine pislik katmış (küfürlerini artırmış), böylece kafir olarak ölüp gitmişlerdir.

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

78 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Onların yanına döndüğünüz zaman, size kendilerinden (onları cezalandırmaktan) vazgeçmeniz için Allah'a yemin edecekler. Artık onlardan yüz çevirin! Çünkü onlar (manevi olarak) pistir. dipnot 1 Kazandıklarına karşılık onların barınağı cehennemdir.

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bu ayet Tevbe 9:28. ayetle birlikte okunmalıdır.

Mustafa İslamoğlu

Dönüp de üzerlerine vardığınızda, sizi baştan savmak için Allah adına size yemin edeceklerdir. Madem öyle, siz de bırakın yakalarını! Çünkü onlar iğrençleşmiş varlıklardır; sonunda yaptıklarına bir karşılık olarak varacakları yer Cehennemdir.

Muhammed Esed

(Ey inananlar,) onlara döndüğünüzde, kendilerini rahat bıraksanız diye, sizi temin etmek için Allaha yemin edecekler. O halde, bırakın peşlerini, çünkü tiksinti veren kimselerdir onlar; ve yapageldiklerinden ötürü varacakları yer cehennemdir onların.

Ahmed Hulusi

Onlara döndüğünüzde, kendilerini rahat bırakmanız için, Esma'sıyla onların hakikati olan Allah adına yemin edeceklerdir. . . Siz de terk edin onları! Muhakkak ki onlar tiksinilecek şeylerdir! Yaptıklarının getirisi olarak onların sığınağı Cehennemdir.

Ali Bulaç

Onlara geri döndüğünüzde kendilerinden vazgeçmeniz için Allah'a and içecekler. Artık siz onlara sırt çevirin. Onlar gerçekten pistirler. Kazanmakta olduklarının bir cezası olarak, barınma yerleri cehennemdir.

Ali Özek ve heyeti

Onların yanına döndüğünüz zaman size, kendilerinden (onları cezalandırmaktan) vazgeçmeniz için Allah adına and içecekler. Artık onlardan yüz çevirin. Çünkü onlar murdardır. Kazanmakta olduklarına (kötü işlerine) karşılık ceza olarak varacakları yer cehennemdir.

Ali Rıza Safa

Yanlarına döndüğünüzde, onlara ilişmemeniz için, Allah'ın üzerine yemin edecekler. Artık, onları boş verin. Çünkü tümü pisliktir ve kazandıklarına karşılık kalacakları yer cehennemdir.

Bayraktar Bayraklı

Yanlarına vardığınız zaman, kendilerinden yüz çeviresiniz diye Allah'a yemin edeceklerdir. Siz de onlarla yüzleşmeyiniz. Çünkü onlar murdardır. Yaptıklarının karşılığı olarak varacakları yer cehennemdir.

Edip Yüksel

Onlara döndüğünüzde, kendilerinden vazgeçesiniz diye ALLAH'a yemin ederler. Onlardan vazgeç. Onlar kirlidir. Kazandıklarına karşılık, yerleri cehennemdir.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Onlara döndüğünüzde, kendilerinden vazgeçesiniz diye ALLAH'a yemin ederler. Onlardan vazgeç. Onlar kirlidir. Kazandıklarına karşılık, yerleri cehennemdir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Yanlarına döndüğünüz zaman, kendilerinden yüz çeviresiniz diye, Allah'a yemin edecekler. Siz de onlardan yüz çeviriniz; çünkü onlar murdar kimselerdir, kazandıklarının cezası olarak varacakları yer de cehennemdir.

Elmalılı Hamdi Yazır

Yanlarına döndüğünüz zaman kendilerinden sarfı nazar edesiniz diye size yeminbillah edecekler, siz de kendilerinden sarfı nazar edin, çünkü onlar murdar şeylerdir, kesiblerinin cezası olarak varacakları yer de Cehennemdir

Erhan Aktaş

Onlara döndüğünüz zaman, kendilerinden vazgeçmeniz için dipnot 1 Allah'a yemin edecekler. Onlardan yüz çevirin. Çünkü onlar murdardır. dipnot 2 Yaptıklarının karşılığı olarak varacakları yer Cehennem'dir.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Onları kendi hallerine bırakasınız diye sizi inandırmak için Allah'a yemin edecekler.
  2. metne dön, dipnot 2
    Ahlaki kirlilik. Karakteristik kirlilik; ikiyüzlü, çıkarcı ve yalancı bir kişilik.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Onlara döndüğünüz zaman, kendilerinden vazgeçmeniz için dipnot 1 Allah'a yemin edecekler. Onlardan yüz çevirin. Çünkü onlar murdardır dipnot 2 . Yaptıklarının karşılığı olarak varacakları yer Cehennem'dir.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Onları kendi hallerine bırakasınız diye sizi inandırmak için Allah'a yemin edecekler.
  2. metne dön, dipnot 2
    Etik kirlilik. Karakteristik kirlilik; ikiyüzlü, çıkarcı ve yalancı bir kişilik.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Onlara döndüğünüz zaman, kendilerinden vazgeçmeniz için dipnot 1 Allah'a yemin edecekler. Onlardan yüz çevirin. Çünkü onlar murdardır dipnot 2 . Yaptıklarının karşılığı olarak varacakları yer Cehennem'dir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Onları kendi hallerine bırakasınız diye sizin inandırmak için Allah'a yemin edecekler.
  2. metne dön, dipnot 2
    Etik kirlilik. Karakteristik kirlilik; ikiyüzlü, çıkarcı ve yalancı bir kişilik.

Gültekin Onan

Onlara geri döndüğünüzde (kalebtüm) kendilerinden vazgeçmeniz için Tanrı'ya and içecekler. Artık siz onlara sırt çevirin. Onlar gerçekten pistirler. Kazanmakta olduklarının bir cezası olarak, barınma yerleri cehennemdir.

Hasan Basri Çantay

Onlar (ın yanın) a döndüğünüz zaman kendilerin (i müahaze) den vaz geçmeniz için Allaha andedecekler. O halde onlardan yüz çevirin. Çünkü onlar murdardır. İrtikab edegeldiklerinin cezası olarak varacakları yer de cehennemdir onların.

İbni Kesir

Kendilerine döndüğünüz zaman; onlardan vazgeçmeniz için Allah'a yemin edeceklerdir. Öyleyse onlardan yüz çevirin. Çünkü murdardırlar. Yaptıklarının karşılığı olarak varacakları yer, cehennemdir.

Mehmet Alagaş

(90-96) Bedevilerden / Araplardan birileri özür ifade ederek onlara izin verilmesi amacıyla geldiler, Allah’ı ve O’nun Resulünü yalanlayanlar ise oturdu kaldılar, (izin almak umurlarında değil tenezzül bile etmiyorlar) onlardan kafir olanlara ileride acıtıcı bir azap isabet edecektir. Zayıf ve hastalara, harcayacak bir şey bulamayanlara zorluk yoktur, Allah’a ve O’nun Resulü için nasihatte bulundukları sürece güzel davrananlar için sorumlu tutulmaya dair bir yol yoktur , Allah bağışlayandır, esirgeyendir. Senden, onları taşıyacak binek isteyen kimselere, sizi taşıyacak bir binek bulamadım dediğinde de geri dönüp giderken hüzünden gözlerinden yaş akanlara, harcayacak bir şey de bulamayanlara, sorumluluğa dair yol yoktur. Zengin oldukları halde senden izin isteyenlere, sorumluluğa dair yol kesinlikle vardır, onlar geride kalanlarla beraber olmaya razı oldular, Allah’ta onların kalplerini mühürledi, onlar artık bilmezler. Onlar, siz geri döndüğünüzde özür dileyecekler, deki özür falan dilemeyin size inanmıyoruz, Allah sizin haberlerinizi bize kesin olarak bildirdi, Allah ve O’nun Resulü ileride sizin amellerinizi de görecek ve sonra da şahit olunmayanı / gaybı ve şahit olunanı bilene / Allah’a döndürüleceksiniz, size yapıyor olduklarınızı haber verecektir. Geri döndüğünüz de geri kalmış olanlarla / onlarla ilgilenmemeniz için, Allah adına yemin de edecekler, onlara sırtınızı ç evirin / ilgilenmeyin, çünkü onlar pisliktirler, kazandıklarının karşılığı olarak varacakları yer cehennemdir. Kendilerinden hoşnut olmanız için yemin eder dururlar, siz onlardan razı olsanız dahi Allah kesinlikle yoldan çıkmış topluluktan hoşnut olmaz.

Rowwad Tercüme Merkezi

Döndüğünüzde onlara ilişmemeniz için Allah’a yemin edeceklerdir. Siz onlardan yüz çevirin. Onlar pistir, kazandıklarının karşılığı olarak barınakları Cehennem'dir.

Süleyman Ateş

Siz yanlarına geldiğiniz zaman kendilerinden vazgeçesiniz diye Allah'a yemin edecekler. Onlardan vazgeçin, çünkü onlar murdardır. Kazandıkları işlerin cezası olarak varacakları yer de cehennemdir.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Dönüp yanlarına geldiğinizde, kendilerine ilişmeyesiniz diye Allah'a yemin edeceklerdir. Artık onlarla ilginizi kesin. Çünkü her biri birer pisliktir. Hak ettikleri ceza, varıp kalacakları cehennemdir.

Şaban Britch

Döndüğünüzde onlara ilişmemeniz için Allah’a yemin edeceklerdir. Siz onlardan yüz çevirin. Onlar pistir. Kazandıklarının karşılığı olarak barınakları Cehennem'dir.

Şaban Piriş

Döndüğünüzde onlara ilişmemeniz için Allah'a yemin edeceklerdir. Siz onlardan yüz çevirin. Onlar pistir. Kazandıklarının karşılığı olarak barınakları cehennemdir.

Yaşar Nuri Öztürk

Yanlarına döndüğünüzde kendilerini paylamaktan vazgeçesiniz diye Allah'a yemin edecekler. Vazgeçin onlardan, çünkü hepsi pisliktir. Kazandıklarının karşılığı olarak, varacakları yer cehennemdir.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

They will swear to you with an appeal to Allah when you return to them from battle safe and secure that what they offered you as a reason for claiming exemption was justified; they mean to be exculpated so that you do not censure them or meddle with them with hostile intent. Avoid them O Muhammad and have nothing to do with them. They are morally impure, unhallowed and defiled by sin. Their abode shall be Hell in requital of what their minds and souls have impelled them to do.

Abdul Haleem

When you return to them, they will swear to you by God in order to make you leave them alone- so leave them alone: they are loathsome, and Hell will be their home as a reward for their actions-

Abdullah Yusuf Ali

They will swear to you by Allah, when ye return to them, that ye may leave them alone. So leave them alone: For they are an abomination, and Hell is their dwelling-place,-a fitting recompense for the (evil) that they did.

Abul A'la Maududi

[9:95] When you return to them they will surely swear to you in the name of Allah that you may leave them alone. So do leave them alone; they are unclean. Hell shall be their home, a recompense for what they did.

Aisha Bewley

They will swear to you by Allah when you return to them, so that you leave them alone. Leave them alone, then! They are filth. Their shelter will be Hell as repayment for what they did.

Al-Hilali & Khan

They will swear by Allâh to you (Muslims) when you return to them, that you may turn away from them. So turn away from them. Surely, they are Rijs [i.e. Najas (impure) because of their evil deeds], and Hell is their dwelling place - a recompense for that which they used to earn.

Ali Quli Qarai

They will swear to you by Allah, when you return to them, that you may leave them alone. So leave them alone. They are indeed filth, and their refuge shall be hell, a requital for what they used to earn.

Amatul Rahman Omar

When you go back to them they will certainly swear to you by Allâh (that they had a genuine excuse) so that you may leave them alone (without reproaching them). So let them alone. Surely, they are altogether unclean and their resort is Gehenna; a deserving recompense for what they wont to do.

Arthur John Arberry

They will swear to you by God, when you turn back to them, that you may turn aside from them. So turn aside from them, for they are an abomination, and their refuge is Gehenna -- a recompense for what they have been earning.

Bijan Moeinian

When you return, they will beg you that you leave them alone by the Grace of God. Break off all connections with them as they are nothing but filth. Their residence is Hell which they have earned it.

E. Henry Palmer

They will adjure you by God when ye have come back to them, to turn aside from them; turn ye aside then from them; verily, they are a plague, and their resort is hell! a recompense for that which they have earned!

Edip-Layth

They will swear by God to you when you return to them, so that you may overlook them. So overlook them, for they are tainted, and their destiny is hell as a recompense for what they earned.

George Sale

They will swear unto you by God, when ye are returned unto them, that ye may let them alone. Let them alone therefore, for they are an abomination, and their dwelling shall be hell, a reward for that which they have deserved.

Hamid S. Aziz

They will swear by Allah unto you when you have returned to them, that you may leave them alone. Let them be, for verily, they are polluted (unclean), and their resort is hell, a recompense for that which they have earned!

Mahmoud Ghali

They will soon swear to you by Allah when you turn over to them, that you may veer away from them. So veer away from them, for they are an abomination, and their abode is Hell, a recompense for what they have been earning.

Marmaduke Pickthall

They will swear by Allah unto you, when ye return unto them, that ye may let them be. Let them be, for lo! they are unclean, and their abode is hell as the reward for what they used to earn.

Mohamed Ahmed - Samira

They will beg you in the name of God, on your return, to forgive them; but you keep away from them: They are scum; their abode is Hell: Requital for what they had done.

Muhammad Asad

When you will have returned to them, (O believers,] they will swear to you by God, [repeating their excuses,] with a view to your letting them be. Let them be, then: behold, they are loathsome, and hell is their goal in recompense for what they were wont to do.

Mustafa Khattab

When you return, they will swear to you by Allah so that you may leave them alone. So leave them alone—they are truly evil. Hell will be their home as a reward for what they have committed.

Progressive Muslims

They will swear by God to you, when you return to them, so that you would let them be. So let them be, for they are foul, and their destiny is Hell as a recompense for what they earned.

Rashad Khalifa

They will swear by GOD to you, when you return to them, that you may disregard them. Do disregard them. They are polluted, and their destiny is Hell, as a requital for the sins they have earned.

Sahih International

They will swear by Allah to you when you return to them that you would leave them alone. So leave them alone; indeed they are evil; and their refuge is Hell as recompense for what they had been earning.

Sam Gerrans

They will swear by God to you when you return to them, that you might let them be. So let them be, for they are an abomination, and their shelter is Gehenna; a reward for what they earned.

Shabbir Ahmed

They will swear by Allah, when you return to them, so that you may leave them alone. So leave them alone (9:125). They have blotted their humanity and earned the abode of Hell with their actions.

Syed Vickar Ahamed

When you return to them (the hypocrites), they will swear to you by Allah, that you may leave them alone. So leave them alone: Surely, they are intensely disliked (by Him), and their living-place is Hell— A suitable repayment for the (evil) they did.

Taqi Usmani

They will swear by Allah before you when you will go back to them, so that you may ignore their misdeeds. So, just ignore them. They are filth, and their abode is Jahannam, a recompense for what they used to do.

The Monotheist Group

They will swear by God to you, when you return to them, so that you would let them be. So let them be, for they are tainted, and their destiny is Hell as a recompense for what they earned.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Tevbe suresi, 95. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Tevbe suresi, 95. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Tevbe suresi, 95. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩