Tûr suresi

Tûr suresi, 19. ayet

Tûr suresi, 19. ayet. كُلُوا۟ وَٱشْرَبُوا۟ هَنِيٓـًٔۢا بِمَا كُنتُمْ تَعْمَلُونَ

külû veşrabû henîem bimâ küntüm ta`melûn.

Diyanet İşleri

(19-20) Onlara, "Dünya'da yapmakta olduklarınızın karşılığında, sıra sıra dizilmiş koltuklara dayanarak afiyetle yiyin için" denir. Biz, onlara, iri gözlü güzel hurileri eş olarak vermişizdir.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Tûr 16–22 · surenin 19. ayeti / 49

Konu Sakınanların cenneti ve oradaki konuşmaları Tûr 17–28 3

  1. Tûr 16

    "Girin oraya. İster dayanın, ister dayanmayın, sizin için birdir. Size ancak yapmakta olduğunuzun karşılığı veriliyor."

  2. Tûr 17–18

    (17-18) Şüphesiz Allah'a karşı gelmekten sakınanlar Rablerinin, kendilerine verdiği şeylerle zevk ve mutluluk duyarak cennetlerde ve nimetler içinde bulunurlar. Rableri onları cehennem azabından korumuştur.

  3. 19–20

    (19-20) Onlara, "Dünya'da yapmakta olduklarınızın karşılığında, sıra sıra dizilmiş koltuklara dayanarak afiyetle yiyin için" denir. Biz, onlara, iri gözlü güzel hurileri eş olarak vermişizdir.

  4. Tûr 21

    İman eden ve nesilleri de iman konusunda kendilerinin yoluna uyanlar var ya, biz onların nesillerini kendilerine kattık. Bununla beraber onların amellerinden hiçbir şey eksiltmeyiz. Herkes kazandığı karşılığında rehindir.

  5. Tûr 22

    Onlara canlarının istediği meyve ve etten bol bol verdik.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

19. “(Dünyada) yaptıklarınıza karşılık (şimdi) afiyetle yiyin, için!” İşlemiş olduğunuz güzel amelleriniz ve güzel sözleriniz dolayısı ile bu nimetlere nail oldunuz. Şimdi canlarınızın çektiği türlü yiyeceklerden, lezzetli içeceklerden sevinç, rahat ve huzur içerisinde afiyetle yiyip için.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Onlara şöyle denilir: "Canınızın çektiği şeylerden afiyetle yiyip için. Dünyada yapmış olduğunuz güzel amellerinizin karşılığı olarak, yiyip içtiğiniz şeylerin bir eziyet ve zarar vermesinden korkmayın."

Kelimeler

6 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. كُلُوا۟ kulu yeyin kök: اكل
  2. وَٱشْرَبُوا۟ veşrabu ve için kök: شرب
  3. هَنِيٓـًٔۢا heniyen afiyetle kök: هنا
  4. بِمَا bima karşılık
  5. كُنتُمْ kuntum olduklarınıza kök: كون
  6. تَعْمَلُونَ tea'melune yapıyor(lar) kök: عمل

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: هنا (4 geçiş) · Aynı kök: شرب (39 geçiş) · Aynı kök: اكل (109 geçiş)

    (Onlara şöyle denir:) "Geçmiş günlerde yaptıklarınıza karşılık, afiyetle yiyin, için.

  • Aynı kök: هنا (4 geçiş) · Aynı kök: شرب (39 geçiş) · Aynı kök: اكل (109 geçiş)

    "Yapmakta olduğunuz şeylere karşılık afiyetle yiyin için."

  • Aynı kök: هنا (4 geçiş) · Aynı kök: اكل (109 geçiş)

    Kadınlara mehirlerini (bir görev olarak) gönül hoşluğuyla verin. Eğer kendi istekleriyle o mehrin bir kısmını size bağışlarlarsa, onu da afiyetle…

  • Aynı kök: شرب (39 geçiş) · Aynı kök: اكل (109 geçiş)

    Hani, Musa kavmi için su dilemişti. Biz de, "Asanı kayaya vur" demiştik, böylece kayadan on iki pınar fışkırmış, her boy kendi su alacağı pınarı…

  • Aynı kök: شرب (39 geçiş) · Aynı kök: اكل (109 geçiş)

    Oruç gecesinde kadınlarınıza yaklaşmak size helal kılındı. Onlar, size örtüdürler, siz de onlara örtüsünüz. Allah, (Ramazan gecelerinde hanımlarınıza…

  • Aynı kök: شرب (39 geçiş) · Aynı kök: اكل (109 geçiş)

    Ey Ademoğulları! Her mescitte ziynetinizi takının (güzel ve temiz giyinin). Yiyin için fakat israf etmeyin. Çünkü O, israf edenleri sevmez.

  • Aynı kök: اكل (109 geçiş)

    Dedik ki: "Ey Adem! Sen ve eşin cennete yerleşin. Orada dilediğiniz gibi bol bol yiyin, ama şu ağaca yaklaşmayın, yoksa zalimlerden olursunuz."

  • Aynı kök: اكل (109 geçiş)

    Bulutu üstünüze gölge yaptık. Size, kudret helvası ile bıldırcın indirdik. "Verdiğimiz rızıkların iyi ve güzel olanlarından yiyin" (dedik). Onlar…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

58 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

(19, 20) (Onlara) "Yaptıklarınıza karşılık sıra sıra dizilmiş koltuklara yaslanarak afiyetle yiyip için!" (denecektir). Onları, güzel gözlü hurilerle eşleştirmiş (olacağ)ız. dipnot 1

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Benzer mesajlar: Sâffât 37:48; Sâd 38:52; Duhân 44:54; Rahmân 55:56, 72; Vâkı‘a 56:22. Çeşitli ayetlerde geçen [hûr] kelimesi, [ahver] veya [havrâ] kelimelerinin çoğuludur ve cennet eşleri için kullanılmaktadır. Gözünün akı çok beyaz, siyahı da çok siyah olanlar veya kalpleri, nefisleri ve gözleri güzel olanlara denilir. İlgili ayetlerde geçen bu kelimenin cinsiyet ve cinsellik içermesi söz konusu değildir. Çünkü kadın-erkek bütün cennetliklere cennet arkadaşı olarak ikram edilecektir.

Mustafa İslamoğlu

(ve onlara diyecek ki): "Vaktiyle yapmış olduğunuz şeylere bir karşılık olarak yiyin, için, afiyet olsun!

Muhammed Esed

(Ve onlara:) "Yapmış olduklarınızın karşılığı olarak afiyetle yiyip için,

Ahmed Hulusi

"Yaptığınız fiillerin sonucu olarak oluşanları afiyetle yeyin, için!"

Ali Bulaç

"Yaptıklarınızdan dolayı afiyetle yiyin ve için."

Ali Özek ve heyeti

Onlara: Yaptıklarınıza karşılık afiyetle yiyin, için (denilir).

Ali Rıza Safa

"Yaptıklarınıza karşılık, afiyetle yiyin ve için!"

Bayraktar Bayraklı

- Onlara şöyle denecektir: "Dizili koltuklara yaslanarak, yaptıklarınızın karşılığı olarak afiyetle yiyiniz, içiniz!" Onlara çok güzel eşler de veririz.

Edip Yüksel

Yapmış olduklarınıza karşılık afiyetle yiyin, için.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Yapmış olduklarınıza karşılık afiyetle yeyin, için.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Yaptıklarınıza karşılık yeyin, için, afiyetler olsun,

Elmalılı Hamdi Yazır

Yeyin için, afiyetler olsun çalıştığınız için

Erhan Aktaş

Yaptıklarınızın karşılığı olarak, afiyetle yiyin ve için;

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Yaptıklarınızın karşılığı olarak, afiyetle yiyin ve için;

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Yaptıklarınızın karşılığı olarak, afiyetle yiyin ve için;

Gültekin Onan

"Yaptıklarınızdan dolayı afiyetle yiyin ve için."

Hasan Basri Çantay

(Şöyle denilir:) "(İyi) amel (ve hareket) etmiş olduğunuz için aafiyetle yeyin, için".

İbni Kesir

İşlediklerinize karşılık afiyetle yeyin, için.

Mehmet Alagaş

(17-28) Sakınanlar kesinlikle cennetle ve nimettedirler, Rablerinin onlara verdikleri nedeniyle hoşnutturlar, Rableri onları cehennem azabından korumuştur, yaptıklarınızdan ötürü afiyetle yiyin ve için, sıra sıra haldeki koltuklara yaslanırlar, İri gözlü hurilerle / havarilerle eşlenmişlerdir , iman edenlere ve zürriyetlerinden iman ederek onlara uyanlar / tabi olanlar işte onları zürriyetlerine kattık / zürriyetleri ile bir araya getirdik, onların amellerinden bir şey eksiltmedik. Her kişiye kazancı tutukludur / rehindir. Onlara iştah ettiği meyveler ve et bol bol sunulur, o rada kadeh tokuştururlar , saçmalamazlar ve günah işlemezler, etraflarında genç ler tavaf ederler , s aklı inci gibidirler , bazısı bazısına dönüp soruşturur ve derler ki gerçekten biz daha önce yakın çevremiz içindeyken endişeden titrerdik , Allah bize ihsanda bulundu ve de içlere iş leyen azaptan bizi korudu , biz bundan önce de O’na dua ediyorduk , Muhakkak ki O iyidir esirgeyendir.

Rowwad Tercüme Merkezi

"Yaptıklarınıza karşılık afiyetle yiyin, için!"

Süleyman Ateş

"Yaptıklarınıza karşılık afiyetle yeyin, için;"

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Onlara şöyle denir: "Yiyin için; afiyet olsun. Bu, yaptıklarınıza karşılıktır."

Şaban Britch

Yaptıklarınızın karşılığı olarak afiyetle yiyin için!

Şaban Piriş

-Yaptıklarınızın karşılığı olarak afiyetle yiyin, için!

Yaşar Nuri Öztürk

"Yapıp ettiklerinizin karşılığı olarak afiyetle yiyin, için!

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

And they will be told: " Eat and drink and enjoy all that affords pleasure in return for the deeds you had done with wisdom and piety.

Abdul Haleem

‘Eat and drink with healthy enjoyment as a reward for what you have done.’

Abdullah Yusuf Ali

(To them will be said:) "Eat and drink ye, with profit and health, because of your (good) deeds."

Abul A'la Maududi

(They will be told): "Eat and drink to your hearts' dipnot 1 content as a reward for your deeds."

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Here, the word "with relish" contains vast meaning in itself. In Paradise whatever a man receives, he will have it without any labor and toil. There will be no question of its sustenance in short supply. Man will not have to spend anything for it. It will be precisely according to his desire and choice and taste. In whatever quantity and whenever he will desire it, it will be made available. He will not be staying there as a guest that he may feel shy of asking for something, but everything will be the reward of his lifelong deeds and the fruit of his own labors. His eating and drinking anything will not cause any illness nor will he eat for satisfying hunger or for survival but only for the sake of enjoyment. Man will be able to obtain as much pleasure from it as he pleases without the fear of indigestion, and the food eaten will not produce any filth. Therefore, the meaning of eating and drinking with relish in Paradise is much more vast and sublime than what is understood by it in the world.

Aisha Bewley

‘Eat and drink with relish for what you did. ’

Al-Hilali & Khan

"Eat and drink with happiness because of what you used to do."

Ali Quli Qarai

[They will be told:] ‘Enjoy your food and drink, [as a reward] for what you used to do. ’

Amatul Rahman Omar

(It will be said to them, ) `Eat and drink and enjoy yourselves as a reward of your (good) deeds. '

Arthur John Arberry

'Eat and drink, with wholesome appetite, for that you were working.

Bijan Moeinian

"Eat and drink free of charge as a reward for your worldly deeds. "

E. Henry Palmer

'Eat and drink with good digestion, for that which ye have done!'

Edip-Layth

Eat and drink happily because of what you used to do.

George Sale

And it shall be said unto them, eat and drink with easy digestion; because of that which ye have wrought:

Hamid S. Aziz

Eat and drink with profit and health because of what you did,

Mahmoud Ghali

"Eat and drink, (rejoicing) with wholesome appetite for whatever you were doing. "__

Marmaduke Pickthall

(And it is said unto them): Eat and drink in health (as a reward) for what ye used to do,

Mohamed Ahmed - Samira

"Eat and drink with relish, " (they will be told), (as recompense) for what you had done. "

Muhammad Asad

[And they will be told:] "Eat and drink with good cheer as an outcome of what you were wont to do,

Mustafa Khattab

˹They will be told,˺ "Eat and drink happily for what you used to do."

Progressive Muslims

Eat and drink happily because of what you used to do.

Rashad Khalifa

Eat and drink happily, in return for your works.

Sahih International

[They will be told], "Eat and drink in satisfaction for what you used to do. "

Sam Gerrans

“Eat and drink with satisfaction for what you did!”

Shabbir Ahmed

Enjoy life, eat and drink happily for what you used to do.

Syed Vickar Ahamed

(It will be said to them:) "You eat and drink, with blessings and health, because of your (good) deeds. "

Taqi Usmani

(It will be said to them,) "Eat and drink pleasantly because of what you used to do,

The Monotheist Group

Eat and drink happily because of what you used to do.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Tûr suresi, 19. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Tûr suresi, 19. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Tûr suresi, 19. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩