Diyanet İşleri
(17-18) Şüphesiz Allah'a karşı gelmekten sakınanlar Rablerinin, kendilerine verdiği şeylerle zevk ve mutluluk duyarak cennetlerde ve nimetler içinde bulunurlar. Rableri onları cehennem azabından korumuştur.
Tûr suresi
Tûr suresi, 18. ayet. فَٰكِهِينَ بِمَآ ءَاتَىٰهُمْ رَبُّهُمْ وَوَقَىٰهُمْ رَبُّهُمْ عَذَابَ ٱلْجَحِيمِ
fâkihîne bimâ âtâhüm rabbühüm. veveḳâhüm rabbühüm `aẕâbe-lceḥîm.
(17-18) Şüphesiz Allah'a karşı gelmekten sakınanlar Rablerinin, kendilerine verdiği şeylerle zevk ve mutluluk duyarak cennetlerde ve nimetler içinde bulunurlar. Rableri onları cehennem azabından korumuştur.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Sakınanların cenneti ve oradaki konuşmaları Tûr 17–28 3
"Bu Kur'an mı bir büyü imiş, yoksa siz mi (gerçeği) göremiyormuşsunuz?"
"Girin oraya. İster dayanın, ister dayanmayın, sizin için birdir. Size ancak yapmakta olduğunuzun karşılığı veriliyor."
(17-18) Şüphesiz Allah'a karşı gelmekten sakınanlar Rablerinin, kendilerine verdiği şeylerle zevk ve mutluluk duyarak cennetlerde ve nimetler içinde bulunurlar. Rableri onları cehennem azabından korumuştur.
(19-20) Onlara, "Dünya'da yapmakta olduklarınızın karşılığında, sıra sıra dizilmiş koltuklara dayanarak afiyetle yiyin için" denir. Biz, onlara, iri gözlü güzel hurileri eş olarak vermişizdir.
İman eden ve nesilleri de iman konusunda kendilerinin yoluna uyanlar var ya, biz onların nesillerini kendilerine kattık. Bununla beraber onların amellerinden hiçbir şey eksiltmeyiz. Herkes kazandığı karşılığında rehindir.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
18. “Rablerinin kendilerine verdiği (nimetlerle) sefa sürerler.” Allah’ın verdiği o nimetler ki onların anlatılması imkânsızdır. Onlar için göz aydınlığı olan neler neler saklanmıştır, hiç kimse bilemez. Sevinç ve mutluluk içerisinde bunlardan istifade ederler. “Rableri onları cehennem azabından da korumuştur.” O’nun sevdiği şeyleri yaptıkları, O’nu gazaplandıracak şeylerden de uzaklaştıkları için sevdikleri şeyleri rızık olarak vermiş ve korktukları şeylerden de onları korumuştur.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Yüce Allah'ın kendilerine vermiş olduğu yiyecek, içecek ve evlilikten alacakları lezzetlerin sefasını sürerler. Rableri -Subhanehu ve Teâlâ- onları alevli ateşin azabından korur. Talep ettikleri lezzetli şeyleri elde ederek ve sıkıntı verecek şeylerden de korunarak kazançlı çıkarlar.
Aynı kök: فكه (19 geçiş)
Onunla sizin için hurma bahçeleri ve üzüm bağları meydana getirdik. Bu bağ ve bahçelerde sizin için pek çok meyveler vardır ve siz onlardan…
Aynı kök: فكه (19 geçiş)
Şüphesiz cennetlikler o gün nimetlerle meşguldürler, zevk sürerler.
Aynı kök: فكه (19 geçiş)
Onlar için orada meyveler vardır. Onlar için diledikleri her şey vardır.
Aynı kök: جحم (26 geçiş)
Şüphesiz biz seni hak ile; müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik. Sen cehennemlik olanlardan sorumlu tutulacak değilsin.
Aynı kök: جحم (26 geçiş)
İnkar edip ayetlerimizi yalanlayanlar var ya; işte onlar cehennemliklerdir.
Aynı kök: جحم (26 geçiş)
İnkar edenlere ve ayetlerimizi yalanlayanlara gelince, işte onlar cehennemliklerdir.
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
(17, 18) Şüphesiz ki muttakîler (duyarlı olanlar) Rablerinin kendilerine verdikleriyle sefa sürerek cennetlerde ve nimet içinde olacaklardır. Rableri onları cehennem azabından korumuş olacaktır.
Rablerinin kendilerine verdiği nimetlerle sevinip mutlu olacaklar ve Rableri onları gözleri yuvasından fırlatan azaptan koruyacak
Rablerinin kendilerine bağışlayacağı şeyler ile mutluluk bulacaklar çünkü Rableri onları yakıcı ateşin azabından koruyacaktır.
Rablerinin kendilerinde açığa çıkardığı ile keyiflidirler! Rableri (Varlıklarını meydana getiren Esma özellikleri), onları Cahim (cehennem)'in azabından korumuştur.
Rablerinin verdikleriyle 'sevinçli ve mutludurlar'. Rableri, kendilerini 'çılgınca yanan cehennemin' azabından korumuştur.
Rablerinin kendilerine verdikleriyle sevinerek (Zira) Rableri onları, cehennem azabından korumuştur.
Efendilerinin kendilerine verdikleriyle mutlu olacaklardır. Çünkü Efendileri, onları cehennem cezasından korumuştur.
- Kendilerini Allah'ın emirlerine karşı gelmekten koruyanlar, Rablerinin kendilerine verdiklerinden yararlanarak cennetler ve nimetler içinde olacaklardır. Rableri onları cehennem azabından koruyacaktır.
Rab'lerinin kendilerine vermiş olduğu şeylerden zevk duyarlar. Efendi'leri onları cehennem azabından korumuştur.
Rab'lerinin kendilerine vermiş olduğu şeylerden zevk duyarlar. Rab'leri onları cehennem azabından korumuştur.
Rablerinin kendilerine verdiği ile sefa sürmektedirler. Rableri onları, cehennem azabından korumuştur.
Rablarının kendilerine verdiği ile zevkyab olmaktadırlar, rabları korumuştur da onları o Cahim azabından
Rabb'lerinin kendilerine verdiklerinden hoşnut olarak. Rabb'leri onları Cehennem ateşinden korumuştur.
Rabb'lerinin kendilerine verdiklerinden hoşnut olarak. Rabb'leri onları Cehennem ateşinden korumuştur.
Rabb'lerinin kendilerine verdiklerinden hoşnut olarak. Rabb'leri onları Cehennem ateşinden korumuştur.
Rablerinin verdikleriyle 'sevinçli ve mutludurlar'. Rableri, kendilerini 'çılgınca yanan cehennemin' azabından korumuştur.
Rablerinin kendilerine verdiği ile zevkyab olarak. Rableri onları o çılgın cehennemin azabından korumuşdur.
Rabblarının kendilerine verdikleriyle mutlu olarak. Rabbları onları cehennem azabından da korumuştur.
(17-28) Sakınanlar kesinlikle cennetle ve nimettedirler, Rablerinin onlara verdikleri nedeniyle hoşnutturlar, Rableri onları cehennem azabından korumuştur, yaptıklarınızdan ötürü afiyetle yiyin ve için, sıra sıra haldeki koltuklara yaslanırlar, İri gözlü hurilerle / havarilerle eşlenmişlerdir , iman edenlere ve zürriyetlerinden iman ederek onlara uyanlar / tabi olanlar işte onları zürriyetlerine kattık / zürriyetleri ile bir araya getirdik, onların amellerinden bir şey eksiltmedik. Her kişiye kazancı tutukludur / rehindir. Onlara iştah ettiği meyveler ve et bol bol sunulur, o rada kadeh tokuştururlar , saçmalamazlar ve günah işlemezler, etraflarında genç ler tavaf ederler , s aklı inci gibidirler , bazısı bazısına dönüp soruşturur ve derler ki gerçekten biz daha önce yakın çevremiz içindeyken endişeden titrerdik , Allah bize ihsanda bulundu ve de içlere iş leyen azaptan bizi korudu , biz bundan önce de O’na dua ediyorduk , Muhakkak ki O iyidir esirgeyendir.
Rablerinin kendilerine verdikleri ile sefa sürerler. Rableri, onları çılgın alevin azabından korumuştur.
Rablerinin kendilerine verdikleriyle sefa sürerler. Rableri onları, cehennem azabından korumuştur.
Rablerinin verdiği şeylerin tadına varacaklar dipnot 1 . Rableri onları yakıcı ateşin azabından korumuş olacaktır dipnot 2 .
Sahiplerinin verdikleriyle sefa sürerler. Sahipleri onları Cehennem'in azabından da korumuştur.
Rablerinin kendilerine verdikleri ile sefa sürerler. Rableri, onları çılgın alevin azabından korumuştur.
Rab'lerinin kendilerine verdikleri ile sevinçlidirler. Rableri, onları çılgın alevin azabından korumuştur.
Rablerinin kendilerine verdikleriyle keyif çatarlar. Rableri onları cehennem azabından korumuştur.
Rejoicing beyond a common joy at the answer to their prayer, exhilarating with what Allah has conferred on them, and jubilant that He has saved them from torture in the pit of Hell;
rejoicing in their Lord’s gifts: He has saved them from the torment of the Blaze,
Enjoying the (Bliss) which their Lord hath bestowed on them, and their Lord shall deliver them from the Penalty of the Fire.
enjoying what Allah will have endowed them with; and their Lord will have saved them from the torment of the Blazing Fire. dipnot 1
savouring what their Lord has given them. Their Lord will safeguard them from the punishment of the Blazing Fire:
Enjoying in that which their Lord has bestowed on them, and (the fact that) their Lord saved them from the torment of the blazing Fire.
rejoicing because of what their Lord has given them, and that their Lord has saved them from the punishment of hell.
Rejoicing at those (gifts) which their Lord will have granted them, and (they will render Him thanks that) their Lord has guarded them against the torments of Hell.
rejoicing in that their Lord has given them; and their Lord shall guard them against the chastisement of Hell.
Their Lord will save them from the punishment of Hell and let them rejoice in Heaven.
enjoying what their Lord has given them; for their Lord will save them from the torment of hell.
Delighted by what their Lord has granted them; and their Lord has spared them the retribution of hell.
delighting themselves in what their Lord shall have given them: And their Lord shall deliver them from the pains of hell.
Rejoicing because of what their Lord gave them, and their Lord saved them from the punishment of the burning Fire.
Jesting with what their Lord has brought them, and their Lord will protect them from the torment of Hell-Fire__
Happy because of what their Lord hath given them, and (because) their Lord hath warded off from them the torment of hell-fire.
Rejoicing at what their Lord has given them; and their Lord will preserve them from the torment of Hell.
rejoicing in all that their Sustainer will have granted them: for their Sustainer will have warded off from them all suffering through the blazing fire.
enjoying whatever their Lord will have granted them. And their Lord will have protected them from the torment of the Hellfire.
Delighted by what their Lord has granted them; and their Lord has spared them the retribution of Hell.
They enjoy what their Lord has reserved for them; their Lord has spared them the retribution of Hell.
Enjoying what their Lord has given them, and their Lord protected them from the punishment of Hellfire.
Glad at what their Lord has given them: — and their Lord protected them from the punishment of Hell —
Delighted in what their Lord has bestowed upon them. And their Lord has guarded them against the torment of the blazing Fire.
Enjoying the (true joy) which their Lord has given to them, and their Lord shall save them from the penalty of Fire.
enjoying what their Lord will have given to them, and their Lord will have saved them from the punishment of Hell.
Delighted by what their Lord has granted them; and their Lord has spared them the retribution of Hell.