Diyanet İşleri
(19-20) Onlara, "Dünya'da yapmakta olduklarınızın karşılığında, sıra sıra dizilmiş koltuklara dayanarak afiyetle yiyin için" denir. Biz, onlara, iri gözlü güzel hurileri eş olarak vermişizdir.
Tûr suresi
Tûr suresi, 20. ayet. مُتَّكِـِٔينَ عَلَىٰ سُرُرٍ مَّصْفُوفَةٍ وَزَوَّجْنَٰهُم بِحُورٍ عِينٍ
müttekiîne `alâ sürurim maṣfûfeh. vezevvecnâhüm biḥûrin `în.
(19-20) Onlara, "Dünya'da yapmakta olduklarınızın karşılığında, sıra sıra dizilmiş koltuklara dayanarak afiyetle yiyin için" denir. Biz, onlara, iri gözlü güzel hurileri eş olarak vermişizdir.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Sakınanların cenneti ve oradaki konuşmaları Tûr 17–28 3
(17-18) Şüphesiz Allah'a karşı gelmekten sakınanlar Rablerinin, kendilerine verdiği şeylerle zevk ve mutluluk duyarak cennetlerde ve nimetler içinde bulunurlar. Rableri onları cehennem azabından korumuştur.
(19-20) Onlara, "Dünya'da yapmakta olduklarınızın karşılığında, sıra sıra dizilmiş koltuklara dayanarak afiyetle yiyin için" denir. Biz, onlara, iri gözlü güzel hurileri eş olarak vermişizdir.
İman eden ve nesilleri de iman konusunda kendilerinin yoluna uyanlar var ya, biz onların nesillerini kendilerine kattık. Bununla beraber onların amellerinden hiçbir şey eksiltmeyiz. Herkes kazandığı karşılığında rehindir.
Onlara canlarının istediği meyve ve etten bol bol verdik.
Orada, (içilince) boş söz söyletmeyen, günah işletmeyen dolu bir kadehi elden ele dolaştırırlar.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
20. “Onlar, sıra sıra dizili tahtlara yaslanırlar.” Yaslanır, yani rahat bir şekilde ve iyice yerleşerek kurulurlar. Tahtlar ise değerli örtüler, göz kamaştırıcı döşek ve yastıklarla çeşitli şekillerde süslenmiş oturma yerleridir. Yüce Allah’ın bu tahtları sıra sıra dizilmiş olmakla nitelendirmesi çokluklarına, güzel bir şekilde düzenlenmiş olduklarına, sahiplerinin de bir arada bulunup iyi geçineceklerine, karşılıklı latifelerle sevinç ve neşe içerisinde konuşacaklarına işaret etmektedir. Böylelikle kalbi, ruhi ve bedeni nimetleri bir araya toplamış olurlar. Hatıra gelmeyen, hayalden geçirilemeyen lezzetli yiyecek ve içecekler, son derece zarif güzel meclislere sahip olduklarına göre geriye kadınlarla geçirilen zevkli saatler kalmaktadır ki onlar olmaksızın sevinç ve neşe tamamlanmaz. Bundan dolayı Yüce Allah, kadınlar arasında en mükemmel vasıflara, yaratılışa ve ahlâka sahip olan eşlere de sahip olacaklarını zikretmekte ve bundan dolayı şöyle buyurmaktadır:
“Bir de Biz, onları güzel gözlü” gözünün beyazı tam beyaz, siyahı tam siyah güzel gözlü “hûrilerle evlendiririz.” Huriler, zahiri güzelliği, göz alıcılığı ve üstün ahlâkî güzellikleri kendilerinde toplamış kadınlardır. Güzellikleri ile bakanları hayrete düşürürler, görenlerin akıllarını başlarından alırlar. Onlara duyulan şevk ve onlara kavuşma arzusu, adeta akılları baştan çıkartacak gibidir.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Karşılıklı sıra sıra dizilmiş süslenmiş koltuklara oturmuşlardır. Ve onları iri gözlü beyaz tenli kadınlarla (huriler) onları evlendiririz.
Aynı kök: حور (13 geçiş) · Aynı kök: عين (65 geçiş) · Aynı kök: زوج (81 geçiş)
İşte böyle. Ayrıca onları iri siyah gözlü hurilerle evlendirmişizdir.
Aynı kök: وكا (11 geçiş) · Aynı kök: سرر (44 geçiş)
(34-35) Evlerine (gümüşten) kapılar ve üzerine yaslanacakları koltuklar ve altın süslemeler yapardık. Bütün bunlar, sadece dünya hayatının…
Aynı kök: وكا (11 geçiş) · Aynı kök: زوج (81 geçiş)
Onlar ve eşleri gölgelerde koltuklara yaslanmaktadırlar.
Aynı kök: حور (13 geçiş) · Aynı kök: عين (65 geçiş)
(22-23) Onlar için saklı inciler gibi, iri gözlü huriler de vardır.
Aynı kök: حور (13 geçiş) · Aynı kök: زوج (81 geçiş)
Allah, kocası hakkında seninle tartışan ve Allah'a şikayette bulunan kadının sözünü işitmiştir. Allah, sizin sürdürdüğünüz konuşmayı (zaten)…
Aynı kök: سرر (44 geçiş) · Aynı kök: زوج (81 geçiş)
Hani peygamber eşlerinden birine, gizli bir söz söylemişti. Fakat eşi o sözü (başkasına) haber verip Allah da bunu peygambere bildirince, peygamber…
Aynı kök: عين (65 geçiş) · Aynı kök: زوج (81 geçiş)
Kafirlerden bir kısmını faydalandırdığımız şeylerde sakın gözün kalmasın. Onlara karşı mahzun olma ve mü'minlere (şefkat) kanadını indir.
Aynı kök: عين (65 geçiş) · Aynı kök: زوج (81 geçiş)
Onlardan bazı kesimlere, kendilerini sınamak için dünya hayatının süsü olarak verdiğimiz şeylere gözünü dikme. Rabbinin rızkı daha hayırlı ve daha…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
(19, 20) (Onlara) "Yaptıklarınıza karşılık sıra sıra dizilmiş koltuklara yaslanarak afiyetle yiyip için!" (denecektir). Onları, güzel gözlü hurilerle eşleştirmiş (olacağ)ız. dipnot 1
Sıra sıra dizilmiş koltuklara yaslanarak.."Bir de cennette onları kusursuz bakışlı temiz eşlerle denkleştirip eşleştireceğiz.
sıra sıra dizilmiş (mutluluk) sedirlerine uzanarak!" (denilecek.) Ve (cennette) saf ve temiz, güzel gözlü eşler ile onları evlendireceğiz.
Sıra sıra dizilmiş koltuklara yaslananlar olarak. . . Onları (bilinçleri) Hur-i Iyn (her şeyi net, akı ak karayı kara gören özelliğe sahip bedenler) ile eşleştirdik. (Dişi huri kızı diye yorumlanan bu anlatımlar tümüyle diğer cennet yaşamı anlatımları gibi bir temsili, sembolik anlatımdır. {"Meselül cennetilletiy" = CENNETİN TEMSİL (misal - benzetme) yollu anlatımı} 13. Ra'd: 35 ve 47. Muhammed: 15. . . {Sahih Hadis: Allah buyurur ki; Salih kullarım için, hiçbir gözün görmediği, hiçbir kulağın işitmediği ve hiçbir aklın kavramadığı şeyler hazırladım! Buhari, Müslim ve Tırmızi} A. H. )
Özenle dizilmiş tahtlar üzerinde yaslanmışlardır. Ve Biz onları iri, ceylan gözlü hurilerle evlendirmişiz.
Sıra sıra dizilmiş koltuklara yaslanarak. Ayrıca biz onları, ceylan gözlü hurilerle evlendirmişizdir.
Sıralar biçiminde dizilmiş sedirlere uzanırlar. Güzel gözlü eşlerle onları evlendiririz. dipnot 457
- Onlara şöyle denecektir: "Dizili koltuklara yaslanarak, yaptıklarınızın karşılığı olarak afiyetle yiyiniz, içiniz!" Onlara çok güzel eşler de veririz.
Dizilmiş koltuklara yaslanmışlardır ve onları güzel eşlerle eşlendirmişizdir.
Dizilmiş koltuklara yaslanmışlardır ve onları güzel eşlerle eşlendirmişizdir.
sıra sıra dizilmiş çok güzel koltuklara yaslanarak; kendilerine güzel, iri gözlü hurileri de eş etmişizdir.
Dayanarak, sıra sıra dizilmiş a'la koltuklara, eş etmişizdir de kendilerine güzel iri gözlü hurileri
Sıra sıra dizilmiş koltuklara yaslanarak. Biz, onları temiz, "güzel bakışlı" hurilerle dipnot 1 eşleştirmişizdir.
Sıra sıra dizilmiş koltuklara yaslanarak. Biz, onları temiz, "güzel bakışlı" hurilerle dipnot 1 eşleştirmişizdir.
Sıra sıra dizilmiş koltuklara yaslanarak. Biz, onları temiz, "güzel bakışlı" hurilerle dipnot 1 eşleştirmişizdir.
Özenle dizilmiş tahtlar üzerinde yaslanmışlardır. Ve biz onları iri ceylan gözlü hurilerle evlendirmişiz.
"Sıra sıra dizilmiş tahtlara yaslananlar olarak". Biz onlara şahin gözlü huurileri eş yapdık.
Sıra sıra dizilmiş tahtlara yaslanarak. Ve onları iri siyah gözlü hurilerle evlendirdik.
(17-28) Sakınanlar kesinlikle cennetle ve nimettedirler, Rablerinin onlara verdikleri nedeniyle hoşnutturlar, Rableri onları cehennem azabından korumuştur, yaptıklarınızdan ötürü afiyetle yiyin ve için, sıra sıra haldeki koltuklara yaslanırlar, İri gözlü hurilerle / havarilerle eşlenmişlerdir , iman edenlere ve zürriyetlerinden iman ederek onlara uyanlar / tabi olanlar işte onları zürriyetlerine kattık / zürriyetleri ile bir araya getirdik, onların amellerinden bir şey eksiltmedik. Her kişiye kazancı tutukludur / rehindir. Onlara iştah ettiği meyveler ve et bol bol sunulur, o rada kadeh tokuştururlar , saçmalamazlar ve günah işlemezler, etraflarında genç ler tavaf ederler , s aklı inci gibidirler , bazısı bazısına dönüp soruşturur ve derler ki gerçekten biz daha önce yakın çevremiz içindeyken endişeden titrerdik , Allah bize ihsanda bulundu ve de içlere iş leyen azaptan bizi korudu , biz bundan önce de O’na dua ediyorduk , Muhakkak ki O iyidir esirgeyendir.
Sıra sıra dizilmiş koltuklara yaslanmışlardır ve onları iri gözlü beyaz tenli huriler ile evlendiririz.
"Sıra sıra dizilmiş koltuklara yaslanarak." Onları, iri gözlü hurilerle evlendirmişizdir.
Sıra sıra dizili sedirlere yaslanacaklar dipnot 1 . Ceylan gözlü hurileri de yanlarına (hizmetçi olarak) vermiş olacağız dipnot 2 .
Sıra sıra dizilmiş sedirlere yaslanırlar. Onlara, iri siyah gözlü kadınları (hurileri) hizmetçi olarak dipnot 1 veririz.
Sıra sıra dizilmiş koltuklara yaslanmışlar ve onları iri gözlü hurilerle evlendirmişizdir.
Özenle dizilmiş tahtlarda arkalarına yaslanmışlar ve onları iri gözlü hurilerle evlendirmişizdir.
Art arda dizilmiş koltuklar üzerinde yaslanmış olarak." Ve biz onları parlak, iri gözlü hurilerle eşleştirmişizdir.
Reclining on throne - like lounges ranked in rows which each is destined to ascend, and Allah will wed them to beauties whose eyes radiate splendour that no one could have conceived in life.
They are comfortably seated on couches arranged in rows; We pair them with beautiful-eyed maidens;
They will recline (with ease) on Thrones (of dignity) arranged in ranks; and We shall join them to Companions, with beautiful big and lustrous eyes.
The God-fearing shall be reclining on couches facing each other, and We shall wed them to maidens with large, beautiful eyes. dipnot 1
They will recline on couches ranged in rows and We will marry them to dark-eyed maidens.
They will recline (with ease) on thrones arranged in ranks. And We shall marry them to Hûr: (female, fair ones) with wide lovely eyes.[1]
They will be reclining on arrayed couches, and We will wed them to big-eyed houris.
They will (on that day) be reclining on couches ranged in parallel rows. And We shall pair them with fair and pure houris.
Reclining upon couches ranged in rows; and We shall espouse them to wide-eyed houris.
Reclining on luxurious furnishings, face to face they will enjoy each others company; they will be wedded to pure spouses with beautiful eyes.
Reclining on couches in rows; and we will wed them to large-eyed maids.
They recline on arranged furnishings, and We coupled them with wonderful companions.
Leaning on couches disposed in order: And We will espouse them unto virgins having large black eyes.
Reclining on thrones set in ranks, and We will unite them to large-eyed beautiful ones (Houri).
Reclining upon ranged settees. And We will marry them to wide-eyed hûras.
Reclining on ranged couches. And we wed them unto fair ones with wide, lovely eyes.
They would recline on couches set in rows, paired with fair companions (clean of thought and) bright of eye.
reclining on couches [of happiness] ranged in rows!" And [in that paradise] We shall mate them with companions pure, most beautiful of eye.
They will be reclining on thrones, ˹neatly˺ lined up ˹facing each other˺. And We will pair them to maidens with gorgeous eyes.
They recline on arranged furnishings, and We coupled them with wonderful companions.
They relax on luxurious furnishings, and we match them with beautiful spouses.
They will be reclining on thrones lined up, and We will marry them to fair women with large, [beautiful] eyes.
They will recline upon couches arranged in rows; and We will marry them to pure, lustrous-eyed maidens,
Relaxing on couches with beautiful interior decoration. And We will match them with neat companions, most beautiful of Vision.
They will rest (in comfort) on Thrones (of dignity) arranged in ranks; And We shall join them to companions, with beautiful, wide and lovely eyes.
relaxing on lined up couches". And We will marry them with big-eyed houris.
They recline on arranged beds, and We married them to wonderful companions.