Tûr suresi

Tûr suresi, 22. ayet

Tûr suresi, 22. ayet. وَأَمْدَدْنَٰهُم بِفَٰكِهَةٍ وَلَحْمٍ مِّمَّا يَشْتَهُونَ

veemdednâhüm bifâkihetiv velaḥmim mimmâ yeştehûn.

Diyanet İşleri

Onlara canlarının istediği meyve ve etten bol bol verdik.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Tûr 19–25 · surenin 22. ayeti / 49

Konu Sakınanların cenneti ve oradaki konuşmaları Tûr 17–28 3

  1. Tûr 19–20

    (19-20) Onlara, "Dünya'da yapmakta olduklarınızın karşılığında, sıra sıra dizilmiş koltuklara dayanarak afiyetle yiyin için" denir. Biz, onlara, iri gözlü güzel hurileri eş olarak vermişizdir.

  2. Tûr 21

    İman eden ve nesilleri de iman konusunda kendilerinin yoluna uyanlar var ya, biz onların nesillerini kendilerine kattık. Bununla beraber onların amellerinden hiçbir şey eksiltmeyiz. Herkes kazandığı karşılığında rehindir.

  3. 22

    Onlara canlarının istediği meyve ve etten bol bol verdik.

  4. Tûr 23

    Orada, (içilince) boş söz söyletmeyen, günah işletmeyen dolu bir kadehi elden ele dolaştırırlar.

  5. Tûr 24

    Hizmetlerine verilmiş, kabuğunda saklı inci gibi gençler etraflarında dönüp dolaşırlar.

  6. Tûr 25

    Birbirlerine dönüp ("Ne iyilik yaptınız da bu nimetlere ulaştınız?" diye) sorarlar.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

22. “Onlara canlarının çektiği” aldıkları temel gıdalardan ayrı olarak üzüm, nar, elma ve daha başka çeşitli türlerden oldukça leziz “meyvelerden ve etlerden” iştahları kabartan, istedikleri her türden kuş eti ve diğerlerinden “bol bol veririz.” Yani cennetliklere biz, pek geniş lütfumuzdan ihsanlarda bulunur ve kapsamlı rızıklar veririz.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Cennet ehline canlarının çektiği çeşit çeşit meyvelerden ve etlerden bol bol verdik.

Kelimeler

5 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَأَمْدَدْنَـٰهُم ve emdednahum ve onlara bol bol verdik kök: مدد
  2. بِفَـٰكِهَةٍۢ bifakihetin meyvadan kök: فكه
  3. وَلَحْمٍۢ velehmin ve etten kök: لحم
  4. مِّمَّا mimma
  5. يَشْتَهُونَ yeştehune canlarının istediği kök: شهو

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: لحم (12 geçiş) · Aynı kök: شهو (13 geçiş)

    (17-21) Ebediyen genç kalan uşaklar, onların etrafında; içmekle başlarının dönmeyeceği ve sarhoş olmayacakları, cennet pınarından doldurulmuş…

  • Aynı kök: شهو (13 geçiş) · Aynı kök: فكه (19 geçiş)

    Canlarının çektiği meyveler içerisindedirler.

  • Aynı kök: لحم (12 geçiş)

    Allah, size ancak leş, kan, domuz eti ve Allah'tan başkası adına kesileni haram kıldı. Ama kim mecbur olur da, istismar etmeksizin ve zaruret…

  • Aynı kök: لحم (12 geçiş)

    Yahut altı üstüne gelmiş (ıpıssız duran) bir şehre uğrayan kimseyi görmedin mi? O, "Allah, burayı ölümünden sonra nasıl diriltecek (acaba)?" demişti.…

  • Aynı kök: شهو (13 geçiş)

    Kadınlar, oğullar, yük yük altın ve gümüş, salma atlar, davarlar ve ekinler gibi nefsin şiddetle arzuladığı şeyler insana süslü gösterildi. Bunlar…

  • Aynı kök: شهو (13 geçiş)

    Allah, sizin tövbenizi kabul etmek istiyor. Şehvetlerine uyanlar ise sizin büyük bir sapıklığa düşmenizi istiyorlar.

  • Aynı kök: فكه (19 geçiş)

    Onunla sizin için hurma bahçeleri ve üzüm bağları meydana getirdik. Bu bağ ve bahçelerde sizin için pek çok meyveler vardır ve siz onlardan…

  • Aynı kök: فكه (19 geçiş)

    Şüphesiz cennetlikler o gün nimetlerle meşguldürler, zevk sürerler.

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

61 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Onlara canlarının istediği türden meyve ve etten bolca vermiş olacağız.

Mustafa İslamoğlu

Ve Biz onlara meyve ve etin her türünü, canlarının çektiği her şeyi sunacağız;

Muhammed Esed

Biz onlara meyveyi ve eti bolca vereceğiz, ne isterlerse hepsini.

Ahmed Hulusi

Onlara temenni ettikleri meyve (marifet türleri) ve etten (özelliklerini açığa çıkaracakları bedensel özelliklerden) bol bol verdik.

Ali Bulaç

Onlara, istek duyup arzuladıkları meyvelerden ve etten bol bol verdik.

Ali Özek ve heyeti

Onlara canlarının istediği meyve ve etten bol bol verdik.

Ali Rıza Safa

Canlarının istediği meyvelerden ve etlerden sunarız.

Bayraktar Bayraklı

Onlara, hoşlarına giden meyvelerden ve etten de veririz.

Edip Yüksel

Onlara canlarının istediği meyveden ve etten bol bol veririz.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Onlara canlarının istediği meyveden ve etten bol bol veririz.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Bir de onlara bir meyve ve içlerinin çekeceği bir et yetiştirmekteyiz.

Elmalılı Hamdi Yazır

Bir de onlara bir meyve ve içlerinin çekeceği bir et yetiştirmekteyizdir.

Erhan Aktaş

Onlara; meyvelerden, etlerden ve canlarının çektiği şeylerden bol bol sunarız.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Onlara; meyvelerden, etlerden ve canlarının çektiği şeylerden bol bol sunarız.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Onlara; meyvelerden, etlerden ve canlarının çektiği şeylerden bol bol sunarız.

Gültekin Onan

Onlara, istek duyup arzuladıkları meyvelerden ve etten bol bol verdik.

Hasan Basri Çantay

Onlara canlarının isteyeceği meyve (ler) i, et (ler) i de bol bol verdik.

İbni Kesir

Onlara, diledikleri meyve ve etten bol bol vermişizdir.

Mehmet Alagaş

(17-28) Sakınanlar kesinlikle cennetle ve nimettedirler, Rablerinin onlara verdikleri nedeniyle hoşnutturlar, Rableri onları cehennem azabından korumuştur, yaptıklarınızdan ötürü afiyetle yiyin ve için, sıra sıra haldeki koltuklara yaslanırlar, İri gözlü hurilerle / havarilerle eşlenmişlerdir , iman edenlere ve zürriyetlerinden iman ederek onlara uyanlar / tabi olanlar işte onları zürriyetlerine kattık / zürriyetleri ile bir araya getirdik, onların amellerinden bir şey eksiltmedik. Her kişiye kazancı tutukludur / rehindir. Onlara iştah ettiği meyveler ve et bol bol sunulur, o rada kadeh tokuştururlar , saçmalamazlar ve günah işlemezler, etraflarında genç ler tavaf ederler , s aklı inci gibidirler , bazısı bazısına dönüp soruşturur ve derler ki gerçekten biz daha önce yakın çevremiz içindeyken endişeden titrerdik , Allah bize ihsanda bulundu ve de içlere iş leyen azaptan bizi korudu , biz bundan önce de O’na dua ediyorduk , Muhakkak ki O iyidir esirgeyendir.

Rowwad Tercüme Merkezi

Onlara canlarının istediği meyve ve etten bol bol verdik.

Süleyman Ateş

Ve onlara canlarının istediği meyvadan ve etten bol bol vermişizdir.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Canlarının çektiği meyveler ve etlerden bol bol veririz.

Şaban Britch

Onlara arzu ettikleri her meyveyi ve eti bol bol vermişizdir.

Şaban Piriş

Onlara arzu ettikleri her meyveyi ve eti bol bol vermişizdir.

Yaşar Nuri Öztürk

Biz onlara canlarının çektiği meyveden ve etten ikram ettik.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

We will provide them with delicious fruits and the meat of their choice and they will be fitted with whatever they desire.

Abdul Haleem

We provide them with any fruit or meat they desire.

Abdullah Yusuf Ali

And We shall bestow on them, of fruit and meat, anything they shall desire.

Abul A'la Maududi

We shall provide them in abundance with all kinds of fruit and meat, dipnot 1 whatever they may desire.

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    In this verse, there is the mention of providing the dwellers of Paradise with every kind of meat generally, and in Surah Al-Waqiah it has been said: They will be served with the flesh of fowls. We do not know what exactly will be the nature of this flesh. But just as in some expressions of the Quran and in some Ahadith it has been said about the milk of Paradise that it will not have been drawn from the udders of animals, and about the honey of Paradise it has been said that it will not have been produced by the bees, and about the wine of Paradise it has been said that it will not have been distilled froth rotten fruit, but these things will flow out of the springs into the canals by the power of Allah, so it can be argued by analogy that this flesh too will not be obtained from slaughtered animals but this too will be a natural product. The God Who can produce milk and honey and wine directly from earthly substances can also produce tasty flesh of every kind from the same substances, which should even surpass the flesh of animals in taste and delight. (For further explanation, see( E.N. 25 of Surah As- Saaffat), (E.Ns 21 to 23 of Surah Muhammad).

Aisha Bewley

We will supply them with any kind of fruit and meat that they desire.

Al-Hilali & Khan

And We shall provide them with fruit and meat such as they desire.

Ali Quli Qarai

We will provide them with fruits and meat, such as they desire.

Amatul Rahman Omar

We shall provide these (owners of Paradise) with such fruit and meat in abundance as they desire.

Arthur John Arberry

And We shall succour them with fruits and flesh such as they desire

Bijan Moeinian

I (God) will provide them [free of charge] with any fruit or meat that they may desire.

E. Henry Palmer

And we will extend to them fruit and flesh such as they like.

Edip-Layth

We will supply them with fruit and meat such as they desire.

George Sale

And we will give them fruits in abundance, and flesh of the kinds which they shall desire.

Hamid S. Aziz

And We will provide them with fruit and flesh such as they desire.

Mahmoud Ghali

And We will supply them with fruits and flesh such as they crave for.

Marmaduke Pickthall

And We provide them with fruit and meat such as they desire.

Mohamed Ahmed - Samira

We shall give them fruits and meats, and what they desire.

Muhammad Asad

And We shall bestow on them fruit and meat in abundance - whatever they may desire:

Mustafa Khattab

And We will ˹continually˺ provide them with whatever fruit or meat they desire.

Progressive Muslims

We will supply them with fruit and meat such as they desire.

Rashad Khalifa

We will supply them with fruits and meats that they love.

Sahih International

And We will provide them with fruit and meat from whatever they desire.

Sam Gerrans

And We will supply them with fruit and flesh such as they desire.

Shabbir Ahmed

And We shall bestow on them the fruits and the delicacies of their choice.

Syed Vickar Ahamed

And We shall provide them fruit and meat, anything that they want (to have).

Taqi Usmani

And We will go on giving them whatever they desire of fruits and meat.

The Monotheist Group

We will supply them with fruit and meat such as they desire.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Tûr suresi, 22. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Tûr suresi, 22. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Tûr suresi, 22. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩