Vâkıa suresi

Vâkıa suresi, 25. ayet

Vâkıa suresi, 25. ayet. لَا يَسْمَعُونَ فِيهَا لَغْوًا وَلَا تَأْثِيمًا

lâ yesme`ûne fîhâ lagvev velâ te'ŝîmâ.

Diyanet İşleri

Orada ne boş bir söz, ne de günaha sokan bir şey işitirler.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Vâkıa 22–28 · surenin 25. ayeti / 96

Konu Öne geçenlerin ve sağdakilerin nimetleri Vâkıa 13–40 3

  1. Vâkıa 22–23

    (22-23) Onlar için saklı inciler gibi, iri gözlü huriler de vardır.

  2. Vâkıa 24

    (Bütün bunlar) işledikleri amellere karşılık bir mükafat olarak (verilir.)

  3. 25

    Orada ne boş bir söz, ne de günaha sokan bir şey işitirler.

  4. Vâkıa 26

    Sadece "selam!", "selam!" sözünü işitirler.

  5. Vâkıa 27

    Ahiret mutluluğuna erenler, ne mutlu kimselerdir!

  6. Vâkıa 28

    (28-34) (Onlar), dikensiz sidir ağaçları ve meyveleri küme küme dizili muz ağaçları altında, yayılmış sürekli bir gölgede, çağlayan bir su başında, tükenmeyen ve yasaklanmayan çok çeşitli meyveler içinde ve yüksek döşekler üzerindedirler.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 25–26. ayetler için yazılmıştır.

25-26. Nimet cennetlerinde ne boş, ne faydasız, ne de söyleyeni günaha sokan bir söz işitirler. “İşittikleri ancak “selâm” ve esenlikli sözlerdir.” Orada sadece hoş ve güzel sözler işitirler. Çünkü orası iyi ve temiz insanların yurdudur. Orada iyi ve güzelden başka bir şey olmaz.

Bu buyruk, cennet ehlinin kendi aralarındaki konuşmalarında güzel edebe riayet ettiklerine, sözlerinin en güzel, kalpleri ferahlatıcı, her türlü boş ve günahtan uzak sözler olduğuna delildir. Yüce Allah’tan lütfuyla bizleri cennet ehlinden kılmasını niyaz ederiz.

Daha sonra Yüce Allah, amel defterleri sağdan verilenlere hazırlananları söz konusu ederek şöyle buyurmaktadır:

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Cennette ne boş bir söz, ne de sahibine günah getirecek söz işitirler.

Kelimeler

6 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. لَا la
  2. يَسْمَعُونَ yesmeune işitmezler kök: سمع
  3. فِيهَا fiha orada
  4. لَغْوًۭا legven boş bir söz kök: لغو
  5. وَلَا ve la ve ne de
  6. تَأْثِيمًا te'simen günaha sokan bir laf kök: اثم

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 6 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: لغو (11 geçiş) · Aynı kök: اثم (49 geçiş)

    Orada, (içilince) boş söz söyletmeyen, günah işletmeyen dolu bir kadehi elden ele dolaştırırlar.

  • Aynı kök: لغو (11 geçiş)

    Allah, sizi kasıtsız yeminlerinizden dolayı sorumlu tutmaz, fakat sizi kalplerinizin kazandığı (bile bile yaptığınız) yeminlerden sorumlu tutar.…

  • Aynı kök: لغو (11 geçiş)

    Allah, boş bulunarak ettiğiniz yeminlerle sizi sorumlu tutmaz. Ama bile bile yaptığınız yeminlerle sizi sorumlu tutar. Bu durumda yeminin keffareti,…

  • Aynı kök: اثم (49 geçiş)

    Ama siz, birbirinizi öldüren, içinizden bir kesime karşı kötülük ve zulümde yardımlaşarak; size haram olduğu halde onları yurtlarından çıkaran, size…

  • Aynı kök: اثم (49 geçiş)

    Allah, size ancak leş, kan, domuz eti ve Allah'tan başkası adına kesileni haram kıldı. Ama kim mecbur olur da, istismar etmeksizin ve zaruret…

  • Aynı kök: اثم (49 geçiş)

    Her kim işittikten sonra vasiyeti değiştirirse, günahı ancak onu değiştirenlerin boynunadır. Şüphesiz Allah hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

56 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mustafa İslamoğlu

orada ne bir boş laf ne de kınanma duyacaklar;

Muhammed Esed

Orada ne boş konuşmalar duyacaklar, ne de günaha yönelten bir çağrı,

Ahmed Hulusi

Orada ne boş laf duyarlar ve ne de suç kavramı!

Ali Bulaç

Orada, ne 'saçma ve boş bir söz' işitirler, ne günaha sokma.

Ali Özek ve heyeti

Orada boş bir söz ve günaha sokan bir laf işitmezler.

Ali Rıza Safa

Orada, ne boş bir söz ne de suç olan bir şey duymazlar.

Bayraktar Bayraklı

- Karşılıklı selamlaşmadan başka, orada boş ve günah söz duymazlar.

Edip Yüksel

Orada ne bir saçmalık, ne de günaha sokan bir söz işitirler.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Orada ne bir saçmalık, ne de günaha sokan bir söz işitmezler.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Orada ne boş bir laf işitirler, ne de günaha sokan bir söz.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ne bir boş laf işidirler orada ne de bir te'sim

Erhan Aktaş

Orada boş, anlamsız ve günaha sokan şeyler duymazlar.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Orada boş, anlamsız ve günaha sokan şeyler duymazlar.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Orada boş, anlamsız ve günaha sokan şeyler duymazlar.

Gültekin Onan

Orada, ne 'saçma ve boş bir söz' işitirler, ne günaha sokma.

Hasan Basri Çantay

Onlar orada ne boş bir laf, ne de günaha sokacak bir şey işitmezler.

İbni Kesir

Orada ne boş bir laf, ne de günaha sokacak birşey işitmezler.

Mehmet Alagaş

(7-26) Sizler üç türdünüz, Sağın sahipleri! nedir sağın sahipleri? Solun sahipleri! nedir sonun sahipleri? Yarıştıkça yarışanlar! Bunlar Naim cennetlerinde yakınlaşanlar / akrabalaşanlardır. Evvelkilerden sülalece sonrakilerden azıcık . (Yarışanlar zamanla azalsa da hep varlar) Oymalı, işlemeli koltuklar üzerinde , karşılıklı olarak yaslanır vaziyetteler , a ralarında, kaynağından doldurulmuş kadehler ibrikler ve sürahilerle ölümsüz gençler dolaşır , o içtikleri şeyden dolayı ne başları döner ne de başları ağrır , seçip beğendikleri meyvelerden ve iştah ettikleri kuşun etinden, ve de iri gözlü saklı inciler misali hurilerden , yaptıklarının karşılığıdır, o rada ne bir boş laf işitirler ne de kötülenirler , onlara s adece Selam Selam denilir.

Rowwad Tercüme Merkezi

Orada boş bir söz ve günaha sokan bir laf işitmezler.

Süleyman Ateş

Orada ne boş bir söz ve ne de günaha sokan bir laf işitirler.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Orada boş söz ve kendilerini rahatsız eden bir şey de işitmezler,

Şaban Britch

Orada boş ve günaha sokacak bir söz işitmezler.

Şaban Piriş

Orada boş ve günaha sokacak bir söz işitmezler

Yaşar Nuri Öztürk

Ne boş bir laf işitirler orada ne de günaha sokacak bir şey.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

No matter of little value or insignificance will they hear therein, nor will they hear ill tongues or what is morally evil.

Abdul Haleem

They will hear no idle or sinful talk there,

Abdullah Yusuf Ali

Not frivolity will they hear therein, nor any taint of ill,-

Abul A'la Maududi

There they shall hear no idle talk nor any sinful speech. dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    This is one of the major blessings of Paradise, which has been mentioned at several places in the Quran, viz. that in Paradise human ears will remain secure against idle and frivolous talk, lying, backbiting slander, invective, boasting and bragging, taunts and mockery, satire and sarcasm. It will not be a society of foul-mouthed, indecent people who will throw mud at each other, but a society of noble and civilized people free of such frivolities. A person who has been blessed with some decency of manner and sense by Allah can very well feel what an agony it is in worldly life, a hope of deliverance from which has been given to man in Paradise.

Aisha Bewley

They will hear no prattling in it nor any word of wrong.

Al-Hilali & Khan

No Laghw (dirty, false, evil vain talk) will they hear therein, nor any sinful speech (like backbiting).

Ali Quli Qarai

They will not hear therein any vain talk or sinful speech,

Amatul Rahman Omar

There they shall hear no idle-talk, no sinful speech.

Arthur John Arberry

Therein they shall hear no idle talk, no cause of sin,

Bijan Moeinian

They will be blessed by lack of profanities and sinful talks [no more lying, backbiting, slander, bragging, mockery, sarcasm, etc: a society of noble civilized people].

E. Henry Palmer

They shall hear no folly there and no sin;

Edip-Layth

They never hear any nonsense therein, nor sinful utterances.

George Sale

They shall not hear therein any vain discourse, or any charge of sin;

Hamid S. Aziz

They shall not hear therein vain or sinful discourse,

Mahmoud Ghali

Therein they will not hear any idle talk, nor any cause for vice,

Marmaduke Pickthall

There hear they no vain speaking nor recrimination

Mohamed Ahmed - Samira

They will hear no nonsense there or talk of sin,

Muhammad Asad

No empty talk will they hear there, nor any call to sin,

Mustafa Khattab

There they will never hear any idle or sinful talk—

Progressive Muslims

They never hear any nonsense therein, nor sinful utterances.

Rashad Khalifa

They never hear any nonsense therein, nor sinful utterances.

Sahih International

They will not hear therein ill speech or commission of sin -

Sam Gerrans

They hear therein neither vain speech, nor cause of sin,

Shabbir Ahmed

No vain talk will they hear therein, nor any call restraining from further development. ('Ithm' = Word or action that restrains, drags down or hurts human potential).

Syed Vickar Ahamed

No pettiness will they hear in there, and not even a little of sinful speech (or idle talk)—

Taqi Usmani

They will hear neither an absurd talk in it, nor something leading to sin,

The Monotheist Group

They will not hear in it any nonsense, nor blame.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Vâkıa suresi, 25. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Vâkıa suresi, 25. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Vâkıa suresi, 25. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩