Diyanet İşleri
Orada, (içilince) boş söz söyletmeyen, günah işletmeyen dolu bir kadehi elden ele dolaştırırlar.
Tûr suresi
Tûr suresi, 23. ayet. يَتَنَٰزَعُونَ فِيهَا كَأْسًا لَّا لَغْوٌ فِيهَا وَلَا تَأْثِيمٌ
yetenâza`ûne fîhâ ke'sel lâ lagvun fîhâ velâ te'ŝîm.
Orada, (içilince) boş söz söyletmeyen, günah işletmeyen dolu bir kadehi elden ele dolaştırırlar.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Sakınanların cenneti ve oradaki konuşmaları Tûr 17–28 3
(19-20) Onlara, "Dünya'da yapmakta olduklarınızın karşılığında, sıra sıra dizilmiş koltuklara dayanarak afiyetle yiyin için" denir. Biz, onlara, iri gözlü güzel hurileri eş olarak vermişizdir.
İman eden ve nesilleri de iman konusunda kendilerinin yoluna uyanlar var ya, biz onların nesillerini kendilerine kattık. Bununla beraber onların amellerinden hiçbir şey eksiltmeyiz. Herkes kazandığı karşılığında rehindir.
Onlara canlarının istediği meyve ve etten bol bol verdik.
Orada, (içilince) boş söz söyletmeyen, günah işletmeyen dolu bir kadehi elden ele dolaştırırlar.
Hizmetlerine verilmiş, kabuğunda saklı inci gibi gençler etraflarında dönüp dolaşırlar.
Birbirlerine dönüp ("Ne iyilik yaptınız da bu nimetlere ulaştınız?" diye) sorarlar.
Derler ki: "Şüphesiz daha önce biz, ailemiz içinde yaşarken (Allah'a isyandan) korkardık."
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
23. “Orada elden ele kadeh dolaştırırlar.” Şarap kadehleri etraflarında dolaştırılır, kendileri de bunları karşılıklı olarak elden ele alıp verirler. Ebedi kalacak olan çocuk hizmetçiler (vildân) da ellerindeki bardak ve sürahilerle onları dolaşacak ve onlara içki sunacaktır.
“O içkide ne saçmalama ne de günaha girme söz konusudur.” Cennette saçma sapan, faydasız ve boş söz yoktur. Günah ve masiyeti gerektiren bir söz de yoktur. Bu iki husus olmayacağına göre üçüncü bir özellik bulunacaktır ki o da şudur: Onların cennetteki sözleri güzel, hoş ve temizdir. Nefisleri sevince boğar, kalpleri neşelendirir. En güzel şekilde birbirleri ile arkadaşlık ederler ve en tatlı şekilde sohbet ederler. Rablerinden de gözleri aydınlatacak, O’nun kendilerinden razı olduğuna ve kendilerini sevdiğini ifade edecek sözlerden başkasını da işitmezler.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Cennette birbirilerine kadeh sunarlar. Dünyada içildiğinde sarhoşluk vermesi sebebiyle meydana gelen günah ve batıl söz söyleme sonucunu doğurmaz.
Aynı kök: لغو (11 geçiş) · Aynı kök: اثم (49 geçiş)
Orada ne boş bir söz, ne de günaha sokan bir şey işitirler.
Aynı kök: كاس (6 geçiş)
(45-46) Onların etrafında cennet pınarından doldurulmuş, berrak ve içenlere lezzet veren kadehler dolaştırılır.
Aynı kök: كاس (6 geçiş)
(17-21) Ebediyen genç kalan uşaklar, onların etrafında; içmekle başlarının dönmeyeceği ve sarhoş olmayacakları, cennet pınarından doldurulmuş…
Aynı kök: كاس (6 geçiş)
İyiler ise, katkısı kafur olan içecekler dolu bir kadehten içerler.
Aynı kök: لغو (11 geçiş)
Allah, sizi kasıtsız yeminlerinizden dolayı sorumlu tutmaz, fakat sizi kalplerinizin kazandığı (bile bile yaptığınız) yeminlerden sorumlu tutar.…
Aynı kök: لغو (11 geçiş)
Allah, boş bulunarak ettiğiniz yeminlerle sizi sorumlu tutmaz. Ama bile bile yaptığınız yeminlerle sizi sorumlu tutar. Bu durumda yeminin keffareti,…
Aynı kök: نزع (20 geçiş)
De ki: "Ey mülkün sahibi olan Allah'ım! Sen mülkü dilediğine verirsin. Dilediğinden de mülkü çeker alırsın. Dilediğini aziz edersin, dilediğini zelil…
Aynı kök: نزع (20 geçiş)
Andolsun, Allah, izniyle, onları (müşrikleri) kırıp geçirdiğiniz sırada size olan va'dini gerçekleştirdi. Nihayet sevdiğiniz şeyi (zaferi) size…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Boş söze de günaha girmeye de (neden) olmayan kadeh(lerden almak için) orada karşılıklı olarak çekişecekler. dipnot 1
orada birbirlerine içeni boşboğaz etmeyen ve günaha sokmayan dolu kadehler sunacaklar.
ve orada, (cennette), birbirlerine, boş konuşturmayan ve günaha sokmayan kaseler uzatacaklar.
Onda, sarhoşlatıp ne düşünüp söylediğini bilmez hale getirmeyen içkiler kapışırlar!
Orada bir kadeh kapışır çekişirler ki, onda ne 'boş ve saçma bir söz', ne günaha sokma yoktur.
Orada karşılıklı kadeh tokuştururlar, ama burada (içki yüzünden) ne saçmalama vardır, ne de günaha girme.
Boş söz söyletmeyen ve suç işletmeyen kadehler kaldırırlar.
Orada karşılıklı kadeh tokuştururlar; ama burada kötü söz de yoktur, günah işleme de.
Orada birbirlerinden kadeh kapışırlar, orda ne bir saçmalama, ne de bir günaha girme vardır.
Orada birbirlerinden kadeh kapışırlar, onda ne bir saçmalama, ne de bir günaha girme vardır.
Orada kadeh teati ederler ki, onda ne bir saçmalama vardır, ne de bir günaha sokma!
Orada bir peymane çekiştirirler ki ne bir saçmalama vardır onda ne bir günaha sokma
Birbirlerine, saçmalamaya ve günaha yol açmayan kadehler sunacaklar.
Birbirlerine, saçmalamaya ve günaha yol açmayan kadehler sunacaklar.
Birbirlerine, saçmalamaya ve günaha yol açmayan kadehler sunacaklar.
Orada bir kadeh kapışır çekişirler ki, onda ne 'boş ve saçma bir söz' ne günaha sokma vardır.
Orada birbirleriyle öyle kadeh çekişirler ki! Onda ne bir saçmalama, ne de bir günaha sokma yokdur.
Orada öyle bir kadehi devrederler ki; onda, bir saçmalama ve günaha sokma yoktur.
(17-28) Sakınanlar kesinlikle cennetle ve nimettedirler, Rablerinin onlara verdikleri nedeniyle hoşnutturlar, Rableri onları cehennem azabından korumuştur, yaptıklarınızdan ötürü afiyetle yiyin ve için, sıra sıra haldeki koltuklara yaslanırlar, İri gözlü hurilerle / havarilerle eşlenmişlerdir , iman edenlere ve zürriyetlerinden iman ederek onlara uyanlar / tabi olanlar işte onları zürriyetlerine kattık / zürriyetleri ile bir araya getirdik, onların amellerinden bir şey eksiltmedik. Her kişiye kazancı tutukludur / rehindir. Onlara iştah ettiği meyveler ve et bol bol sunulur, o rada kadeh tokuştururlar , saçmalamazlar ve günah işlemezler, etraflarında genç ler tavaf ederler , s aklı inci gibidirler , bazısı bazısına dönüp soruşturur ve derler ki gerçekten biz daha önce yakın çevremiz içindeyken endişeden titrerdik , Allah bize ihsanda bulundu ve de içlere iş leyen azaptan bizi korudu , biz bundan önce de O’na dua ediyorduk , Muhakkak ki O iyidir esirgeyendir.
Orada birbirlerine kadeh sunarlar. Ama burada (içki yüzünden) ne saçmalama vardır, ne de günaha girmek.
Orada bir kadeh kapışırlar ki içinde ne saçmalama var, ne de günaha sokma.
Orada birbirlerine, içinde, boş söz söyletmeyecek ve günaha sokmayacak içki bulunan kadehler sunarlar dipnot 1 .
Orada kadeh kaldırırlar. Ne gereksiz bir sözleri ne de yanlış davranışları olur.
Orada birbirlerine kadeh sunarlar. Ama burada (içki yüzünden) ne saçmalama vardır ne de günaha girmek.
Orada birbirlerine kadeh sunarlar. Orada saçmalama yoktur. Günaha sokma yoktur.
Orada bir kadeh tokuştururlar ki, içinde ne bir boş laf var ne de günaha sokuş.
They will be served with a drink which gives a rapturous feeling of bliss and beautitude, and never does it induce them to discourse matters of little value or insignificance, nor do they hear ill tongues or what is morally evil.
They pass around a cup which does not lead to any idle talk or sin.
They shall there exchange, one with another, a (loving) cup free of frivolity, free of all taint of ill.
They shall pass on to one another a cup that will incite neither levity nor sin. dipnot 1
They will pass round there a drinking cup to one another with no foolish talk and no wrong action in it.
There they shall pass from hand to hand a (wine) cup, free from any Laghw (dirty, false, evil vain talk between them), and free from sin[1] (because it will be lawful for them to drink).
There they will pass from hand to hand a cup wherein there will be neither any vain talk nor sinful speech.
Therein they will pass one to another a cup (of refreshing drink) which shall induce neither foul talk nor sin.
while they pass therein a cup one to another wherein is no idle talk, no cause of sin,
They will be passed hand to hand cups of drinks which will not intoxicate them and, therefore, they will never behave indecently or use abusive language.
They shall pass to and fro therein a cup in which is neither folly nor sin.
They will exchange one with another a cup in which there is no harm, nor regret.
They shall present unto one another therein a cup of wine, wherein there shall be no vain discourse, nor any incitement unto wickedness.
They shall pass from one to another a cup wherein there shall be nothing vain nor any sin.
Therein they will (obligingly) contend with one another cups, and there is no idle talk, and no room for vice.
There they pass from hand to hand a cup wherein is neither vanity nor cause of sin.
They will exchange cups of wine free of (incitement to) pleasantry or sin.
and in that [paradise] they shall pass on to one another a cup which will not give rise to empty talk, and neither incite to sin.
They will pass around to each other a drink ˹of pure wine,˺ which leads to no idle talk or sinfulness.
They will enjoy drinks in which there is no harm, nor regret.
They will enjoy drinks that are never polluted, and never sinful to drink.
They will exchange with one another a cup [of wine] wherein [results] no ill speech or commission of sin.
They will pass from one to another a cup wherein is neither vain speech, nor cause of sin,
And therein they pass from hand to hand cups of delicious drinks that cause no idle talk nor a hangover. ('Ithm' = Pull down, drag down, hangover, harming personality, reducing human dignity or potential).
There they shall exchange, one with another, a (loving) cup, free of pettiness, free of all signs of impurity.
They will snatch from one another (in a friendly manner) a glass (of wine) carrying neither absurd talk, nor something leading to sin.
They will enjoy drinks therein, from which there is no nonsense, nor blame.