Tûr suresi

Tûr suresi, 23. ayet

Tûr suresi, 23. ayet. يَتَنَٰزَعُونَ فِيهَا كَأْسًا لَّا لَغْوٌ فِيهَا وَلَا تَأْثِيمٌ

yetenâza`ûne fîhâ ke'sel lâ lagvun fîhâ velâ te'ŝîm.

Diyanet İşleri

Orada, (içilince) boş söz söyletmeyen, günah işletmeyen dolu bir kadehi elden ele dolaştırırlar.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Tûr 20–26 · surenin 23. ayeti / 49

Konu Sakınanların cenneti ve oradaki konuşmaları Tûr 17–28 3

  1. Tûr 20

    (19-20) Onlara, "Dünya'da yapmakta olduklarınızın karşılığında, sıra sıra dizilmiş koltuklara dayanarak afiyetle yiyin için" denir. Biz, onlara, iri gözlü güzel hurileri eş olarak vermişizdir.

  2. Tûr 21

    İman eden ve nesilleri de iman konusunda kendilerinin yoluna uyanlar var ya, biz onların nesillerini kendilerine kattık. Bununla beraber onların amellerinden hiçbir şey eksiltmeyiz. Herkes kazandığı karşılığında rehindir.

  3. Tûr 22

    Onlara canlarının istediği meyve ve etten bol bol verdik.

  4. 23

    Orada, (içilince) boş söz söyletmeyen, günah işletmeyen dolu bir kadehi elden ele dolaştırırlar.

  5. Tûr 24

    Hizmetlerine verilmiş, kabuğunda saklı inci gibi gençler etraflarında dönüp dolaşırlar.

  6. Tûr 25

    Birbirlerine dönüp ("Ne iyilik yaptınız da bu nimetlere ulaştınız?" diye) sorarlar.

  7. Tûr 26

    Derler ki: "Şüphesiz daha önce biz, ailemiz içinde yaşarken (Allah'a isyandan) korkardık."

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

23. “Orada elden ele kadeh dolaştırırlar.” Şarap kadehleri etraflarında dolaştırılır, kendileri de bunları karşılıklı olarak elden ele alıp verirler. Ebedi kalacak olan çocuk hizmetçiler (vildân) da ellerindeki bardak ve sürahilerle onları dolaşacak ve onlara içki sunacaktır.

“O içkide ne saçmalama ne de günaha girme söz konusudur.” Cennette saçma sapan, faydasız ve boş söz yoktur. Günah ve masiyeti gerektiren bir söz de yoktur. Bu iki husus olmayacağına göre üçüncü bir özellik bulunacaktır ki o da şudur: Onların cennetteki sözleri güzel, hoş ve temizdir. Nefisleri sevince boğar, kalpleri neşelendirir. En güzel şekilde birbirleri ile arkadaşlık ederler ve en tatlı şekilde sohbet ederler. Rablerinden de gözleri aydınlatacak, O’nun kendilerinden razı olduğuna ve kendilerini sevdiğini ifade edecek sözlerden başkasını da işitmezler.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Cennette birbirilerine kadeh sunarlar. Dünyada içildiğinde sarhoşluk vermesi sebebiyle meydana gelen günah ve batıl söz söyleme sonucunu doğurmaz.

Kelimeler

8 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. يَتَنَـٰزَعُونَ yetenazeune kapışırlar kök: نزع
  2. فِيهَا fiha orada
  3. كَأْسًۭا ke'sen bir kadeh kök: كاس
  4. لَّا la yoktur
  5. لَغْوٌۭ legvun saçmalama kök: لغو
  6. فِيهَا fiha içinde
  7. وَلَا ve la ve yoktur
  8. تَأْثِيمٌۭ te'simun günaha sokma kök: اثم

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: لغو (11 geçiş) · Aynı kök: اثم (49 geçiş)

    Orada ne boş bir söz, ne de günaha sokan bir şey işitirler.

  • Aynı kök: كاس (6 geçiş)

    (45-46) Onların etrafında cennet pınarından doldurulmuş, berrak ve içenlere lezzet veren kadehler dolaştırılır.

  • Aynı kök: كاس (6 geçiş)

    (17-21) Ebediyen genç kalan uşaklar, onların etrafında; içmekle başlarının dönmeyeceği ve sarhoş olmayacakları, cennet pınarından doldurulmuş…

  • Aynı kök: كاس (6 geçiş)

    İyiler ise, katkısı kafur olan içecekler dolu bir kadehten içerler.

  • Aynı kök: لغو (11 geçiş)

    Allah, sizi kasıtsız yeminlerinizden dolayı sorumlu tutmaz, fakat sizi kalplerinizin kazandığı (bile bile yaptığınız) yeminlerden sorumlu tutar.…

  • Aynı kök: لغو (11 geçiş)

    Allah, boş bulunarak ettiğiniz yeminlerle sizi sorumlu tutmaz. Ama bile bile yaptığınız yeminlerle sizi sorumlu tutar. Bu durumda yeminin keffareti,…

  • Aynı kök: نزع (20 geçiş)

    De ki: "Ey mülkün sahibi olan Allah'ım! Sen mülkü dilediğine verirsin. Dilediğinden de mülkü çeker alırsın. Dilediğini aziz edersin, dilediğini zelil…

  • Aynı kök: نزع (20 geçiş)

    Andolsun, Allah, izniyle, onları (müşrikleri) kırıp geçirdiğiniz sırada size olan va'dini gerçekleştirdi. Nihayet sevdiğiniz şeyi (zaferi) size…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

61 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Boş söze de günaha girmeye de (neden) olmayan kadeh(lerden almak için) orada karşılıklı olarak çekişecekler. dipnot 1

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Benzer mesajlar: Sâffât 37:47; Vâkı‘a 56:25; Nebe' 78:35.

Mustafa İslamoğlu

orada birbirlerine içeni boşboğaz etmeyen ve günaha sokmayan dolu kadehler sunacaklar.

Muhammed Esed

ve orada, (cennette), birbirlerine, boş konuşturmayan ve günaha sokmayan kaseler uzatacaklar.

Ahmed Hulusi

Onda, sarhoşlatıp ne düşünüp söylediğini bilmez hale getirmeyen içkiler kapışırlar!

Ali Bulaç

Orada bir kadeh kapışır çekişirler ki, onda ne 'boş ve saçma bir söz', ne günaha sokma yoktur.

Ali Özek ve heyeti

Orada karşılıklı kadeh tokuştururlar, ama burada (içki yüzünden) ne saçmalama vardır, ne de günaha girme.

Ali Rıza Safa

Boş söz söyletmeyen ve suç işletmeyen kadehler kaldırırlar.

Bayraktar Bayraklı

Orada karşılıklı kadeh tokuştururlar; ama burada kötü söz de yoktur, günah işleme de.

Edip Yüksel

Orada birbirlerinden kadeh kapışırlar, orda ne bir saçmalama, ne de bir günaha girme vardır.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Orada birbirlerinden kadeh kapışırlar, onda ne bir saçmalama, ne de bir günaha girme vardır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Orada kadeh teati ederler ki, onda ne bir saçmalama vardır, ne de bir günaha sokma!

Elmalılı Hamdi Yazır

Orada bir peymane çekiştirirler ki ne bir saçmalama vardır onda ne bir günaha sokma

Erhan Aktaş

Birbirlerine, saçmalamaya ve günaha yol açmayan kadehler sunacaklar.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Birbirlerine, saçmalamaya ve günaha yol açmayan kadehler sunacaklar.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Birbirlerine, saçmalamaya ve günaha yol açmayan kadehler sunacaklar.

Gültekin Onan

Orada bir kadeh kapışır çekişirler ki, onda ne 'boş ve saçma bir söz' ne günaha sokma vardır.

Hasan Basri Çantay

Orada birbirleriyle öyle kadeh çekişirler ki! Onda ne bir saçmalama, ne de bir günaha sokma yokdur.

İbni Kesir

Orada öyle bir kadehi devrederler ki; onda, bir saçmalama ve günaha sokma yoktur.

Mehmet Alagaş

(17-28) Sakınanlar kesinlikle cennetle ve nimettedirler, Rablerinin onlara verdikleri nedeniyle hoşnutturlar, Rableri onları cehennem azabından korumuştur, yaptıklarınızdan ötürü afiyetle yiyin ve için, sıra sıra haldeki koltuklara yaslanırlar, İri gözlü hurilerle / havarilerle eşlenmişlerdir , iman edenlere ve zürriyetlerinden iman ederek onlara uyanlar / tabi olanlar işte onları zürriyetlerine kattık / zürriyetleri ile bir araya getirdik, onların amellerinden bir şey eksiltmedik. Her kişiye kazancı tutukludur / rehindir. Onlara iştah ettiği meyveler ve et bol bol sunulur, o rada kadeh tokuştururlar , saçmalamazlar ve günah işlemezler, etraflarında genç ler tavaf ederler , s aklı inci gibidirler , bazısı bazısına dönüp soruşturur ve derler ki gerçekten biz daha önce yakın çevremiz içindeyken endişeden titrerdik , Allah bize ihsanda bulundu ve de içlere iş leyen azaptan bizi korudu , biz bundan önce de O’na dua ediyorduk , Muhakkak ki O iyidir esirgeyendir.

Rowwad Tercüme Merkezi

Orada birbirlerine kadeh sunarlar. Ama burada (içki yüzünden) ne saçmalama vardır, ne de günaha girmek.

Süleyman Ateş

Orada bir kadeh kapışırlar ki içinde ne saçmalama var, ne de günaha sokma.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Orada kadeh kaldırırlar. Ne gereksiz bir sözleri ne de yanlış davranışları olur.

Şaban Britch

Orada birbirlerine kadeh sunarlar. Ama burada (içki yüzünden) ne saçmalama vardır ne de günaha girmek.

Şaban Piriş

Orada birbirlerine kadeh sunarlar. Orada saçmalama yoktur. Günaha sokma yoktur.

Yaşar Nuri Öztürk

Orada bir kadeh tokuştururlar ki, içinde ne bir boş laf var ne de günaha sokuş.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

They will be served with a drink which gives a rapturous feeling of bliss and beautitude, and never does it induce them to discourse matters of little value or insignificance, nor do they hear ill tongues or what is morally evil.

Abdul Haleem

They pass around a cup which does not lead to any idle talk or sin.

Abdullah Yusuf Ali

They shall there exchange, one with another, a (loving) cup free of frivolity, free of all taint of ill.

Abul A'la Maududi

They shall pass on to one another a cup that will incite neither levity nor sin. dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    That is, the wine of Paradise will not intoxicate that they should get drunk and talk nonsense, or use abusive language, or conduct and behave indecently as drunkards. (For further explanation, see( E.N. 27 of Surah As-Saaffat).

Aisha Bewley

They will pass round there a drinking cup to one another with no foolish talk and no wrong action in it.

Al-Hilali & Khan

There they shall pass from hand to hand a (wine) cup, free from any Laghw (dirty, false, evil vain talk between them), and free from sin[1] (because it will be lawful for them to drink).

Ali Quli Qarai

There they will pass from hand to hand a cup wherein there will be neither any vain talk nor sinful speech.

Amatul Rahman Omar

Therein they will pass one to another a cup (of refreshing drink) which shall induce neither foul talk nor sin.

Arthur John Arberry

while they pass therein a cup one to another wherein is no idle talk, no cause of sin,

Bijan Moeinian

They will be passed hand to hand cups of drinks which will not intoxicate them and, therefore, they will never behave indecently or use abusive language.

E. Henry Palmer

They shall pass to and fro therein a cup in which is neither folly nor sin.

Edip-Layth

They will exchange one with another a cup in which there is no harm, nor regret.

George Sale

They shall present unto one another therein a cup of wine, wherein there shall be no vain discourse, nor any incitement unto wickedness.

Hamid S. Aziz

They shall pass from one to another a cup wherein there shall be nothing vain nor any sin.

Mahmoud Ghali

Therein they will (obligingly) contend with one another cups, and there is no idle talk, and no room for vice.

Marmaduke Pickthall

There they pass from hand to hand a cup wherein is neither vanity nor cause of sin.

Mohamed Ahmed - Samira

They will exchange cups of wine free of (incitement to) pleasantry or sin.

Muhammad Asad

and in that [paradise] they shall pass on to one another a cup which will not give rise to empty talk, and neither incite to sin.

Mustafa Khattab

They will pass around to each other a drink ˹of pure wine,˺ which leads to no idle talk or sinfulness.

Progressive Muslims

They will enjoy drinks in which there is no harm, nor regret.

Rashad Khalifa

They will enjoy drinks that are never polluted, and never sinful to drink.

Sahih International

They will exchange with one another a cup [of wine] wherein [results] no ill speech or commission of sin.

Sam Gerrans

They will pass from one to another a cup wherein is neither vain speech, nor cause of sin,

Shabbir Ahmed

And therein they pass from hand to hand cups of delicious drinks that cause no idle talk nor a hangover. ('Ithm' = Pull down, drag down, hangover, harming personality, reducing human dignity or potential).

Syed Vickar Ahamed

There they shall exchange, one with another, a (loving) cup, free of pettiness, free of all signs of impurity.

Taqi Usmani

They will snatch from one another (in a friendly manner) a glass (of wine) carrying neither absurd talk, nor something leading to sin.

The Monotheist Group

They will enjoy drinks therein, from which there is no nonsense, nor blame.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Tûr suresi, 23. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Tûr suresi, 23. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Tûr suresi, 23. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩