Vâkıa suresi

Vâkıa suresi, 48. ayet

Vâkıa suresi, 48. ayet. أَوَءَابَآؤُنَا ٱلْأَوَّلُونَ

eveâbâüne-l'evvelûn.

Diyanet İşleri

"Evvelki atalarımız da mı?"

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Vâkıa 45–51 · surenin 48. ayeti / 96
  1. Vâkıa 45

    Çünkü onlar, bundan önce (dünyada varlık içinde) sefahata dalmış ve azgın kimselerdi.

  2. Vâkıa 46

    Büyük günah üzerinde ısrar ediyorlardı.

  3. Vâkıa 47

    Diyorlardı ki: "Biz öldükten, toprak ve kemik yığını haline geldikten sonra mı, biz mi bir daha diriltilecekmişiz?"

  4. 48

    "Evvelki atalarımız da mı?"

  5. Vâkıa 49–50

    (49-50) De ki: "Şüphesiz öncekiler ve sonrakiler, mutlaka belli bir günün belli bir vaktinde toplanacaklardır."

  6. Vâkıa 51

    (51-52) Sonra siz ey haktan sapan yalanlayıcılar! Mutlaka (cehennemde) bir ağaçtan, zakkumdan yiyeceksiniz.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 45–48. ayetler için yazılmıştır.

45. Daha sonra cehennemlikleri böyle bir cezaya maruz bırakan amellerini söz konusu ederek şöyle buyurmaktadır: “Çünkü onlar, bundan önce refah içinde şımarmış kimselerdi.” Dünya onları alabildiğine oyalamıştı. Onlar dünya için çalışmış, dünya nimetlerinden oldukça yararlanmış, bunun sonucunda da uzun emeller onları oyalayarak güzel amellerde bulunmalarını engellemişti. İşte Yüce Allah’ın kendilerini yermesine sebep olan rahat yaşayış ve refah budur.

46. “Büyük günah üzerinde ısrar ederlerdi.” Pek büyük günahlar işler, bunlardan tevbe etmez, bunlar dolayısı ile pişmanlık duymazlardı. Aksine yüce Mevlâlarını gazaplandıracak şeyleri ısrarla yaparlardı. Bu yüzden O’nun huzuruna, bağışlanıp affolunmamış pek çok ağır günah yükü ile gelmişlerdir.

47-48. Hem onlar öldükten sonra dirilişi de inkâr ediyor ve bunun gerçekleşmesinin uzak bir ihtimal olduğunu ifade ederek şöyle diyorlardı: “Biz ölüp de toprak ve kemik olduğumuz vakit, evet biz (bu hale geldikten sonra) mı diriltileceğiz?! Geçmiş atalarımız da mı (diriltilecek)?” Biz ölümden sonra çürüyüp toprak ve kemikler haline geldikten sonra nasıl diriltileceğiz? Böyle bir şey imkânsızdır, diyorlardı.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

"Bizden önce ölen atalarımız da mı diriltilecekler?"

Kelimeler

2 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. أَوَءَابَآؤُنَا evaba'una atalarımız da mı? kök: ابو
  2. ٱلْأَوَّلُونَ l-evvelune önceki kök: اول

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 3 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: ابو (117 geçiş)

    Yoksa siz Yakub'un, ölüm döşeğinde iken çocuklarına, "Benden sonra kime ibadet edeceksiniz?" dediği, onların da, "Senin ilahına ve ataların İbrahim,…

  • Aynı kök: ابو (117 geçiş)

    Onlara, "Allah'ın indirdiğine uyun!" denildiğinde, "Hayır, biz, atalarımızı üzerinde bulduğumuz (yol)a uyarız!" derler. Peki ama, ataları bir şey…

  • Aynı kök: ابو (117 geçiş)

    Hac ibadetinizi bitirdiğinizde, artık (cahiliye döneminde) atalarınızı andığınız gibi, hatta ondan da kuvvetli bir anışla Allah'ı anın. İnsanlardan,…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

58 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

(47, 48) Şöyle diyorlardı: "Hem biz hem de önceki atalarımız, ölüp toprak ve kemik hâline geldikten sonra (yeniden) diriltilecekmişiz, öyle mi?"

Mustafa İslamoğlu

Önden giden atalarımız da (diriltilecek), öyle mi?"

Muhammed Esed

Ve eski atalarımız da mı?"

Ahmed Hulusi

"Evvelki atalarımız da mı?" derlerdi.

Ali Bulaç

"Önceden gelip geçmiş atalarımız da mı?"

Ali Özek ve heyeti

Önceki atalarımız da mı?

Ali Rıza Safa

"Önceki atalarımız da mı?"

Bayraktar Bayraklı

- Şöyle diyorlardı: "Ölüp, toprak ve kemik olduktan sonra mı yeniden diriltileceğiz? Eski atalarımız da mı?" De ki: "Şüphesiz öncekiler de, sonrakiler de,belli bir günün randevusunda bir araya getirileceklerdir."

Edip Yüksel

"Önceki atalarımız da mı?"

Edip Yüksel (Eski Baskı)

'Önceki atalarımız da mı?'

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Önceki atalarımız da mı?"

Elmalılı Hamdi Yazır

Ya evvelki atalarımız da mı?

Erhan Aktaş

"Bizden önce ölmüş olan atalarımız da mı?"

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Bizden önce ölmüş olan atalarımız da mı?

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Bizden önce ölmüş olan atalarımız da mı?

Gültekin Onan

"Önceden gelip geçmiş atalarımız da mı?"

Hasan Basri Çantay

"Evvelce geçmiş atalarımız da mı?"

İbni Kesir

Önce gelmiş geçmiş atalarımız da mı?

Mehmet Alagaş

(41-55) Solun sahipleri! nedir solun sahipleri? Alev ve kaynar suyun olduğu, ikramın ve serinliğin olmadığı sıcak bir gölgenin içindedirler, b undan önce onlar keyiflerine düşkün idiler , b üyük bir günah üzerinde ısrar ediyorlardı , diyorlardı ki, öldüğümüz, kemik ve toprak olduğumuz vakit , kesin, diriltilecek miyiz? Evvelki babalarımız da mı? De ki kesinlikle! evvelkiler de sonrakiler de bilinen günün belirlenmiş vaktinde toparlanacaklar. Sonra Ey yalancı sapmışlar! sizler, Zakkum bir ağaçtan yiyeceksiniz, onunla karnınızı dolduracaksınız ve üzerine de kaynar su içeceksiniz susamış devenin içişi gibi içeceksiniz, din günü indirilişiniz bu şekilde olacaktır.

Rowwad Tercüme Merkezi

"Daha önceki atalarımız da mı?"

Süleyman Ateş

"Önceki atalarımız da mı?"

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

"Eski atalarımız da mı kalkacak!" derlerdi.

Şaban Britch

Daha önceki atalarımızda mı?

Şaban Piriş

Daha önceki atalarımızda mı? ..

Yaşar Nuri Öztürk

"Önceki atalarımız da mı?"

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

" And what about our forefathers; are they also included? "

Abdul Haleem

And our earliest forefathers too?’

Abdullah Yusuf Ali

"(We) and our fathers of old?"

Abul A'la Maududi

(We) and our fore-fathers of yore?"

Aisha Bewley

or our forefathers, the earlier peoples?’

Al-Hilali & Khan

"And also our forefathers?"

Ali Quli Qarai

And our forefathers too?’

Amatul Rahman Omar

`And is it that our fathers of yore (shall also be raised to a new life with us)?'

Arthur John Arberry

What, and our fathers, the ancients?'

Bijan Moeinian

[Continuing their joke:] "How about our forefathers who died before?"

E. Henry Palmer

or our fathers of yore?'

Edip-Layth

"As well as our forefathers?"

George Sale

Shall our forefathers also be raised with us?

Hamid S. Aziz

"Or our fathers of yore?"

Mahmoud Ghali

And (also) our earliest fathers?"

Marmaduke Pickthall

And also our forefathers?

Mohamed Ahmed - Samira

And so will our fathers?"

Muhammad Asad

and perhaps, too, our forebears of old?"

Mustafa Khattab

And our forefathers as well?"

Progressive Muslims

"As well as our forefathers"

Rashad Khalifa

"Does this include our forefathers?"

Sahih International

And our forefathers [as well]?"

Sam Gerrans

“Or our fathers of former times?”

Shabbir Ahmed

And also our forefathers?"

Syed Vickar Ahamed

"We and our fathers of old?"

Taqi Usmani

and our ancient fathers as well?"

The Monotheist Group

"And also our fathers of old?"

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Vâkıa suresi, 48. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Vâkıa suresi, 48. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Vâkıa suresi, 48. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩