Vâkıa suresi

Vâkıa suresi, 51. ayet

Vâkıa suresi, 51. ayet. ثُمَّ إِنَّكُمْ أَيُّهَا ٱلضَّآلُّونَ ٱلْمُكَذِّبُونَ

ŝümme inneküm eyyühe-ḍḍâllûne-lmükeẕẕibûn.

Diyanet İşleri

(51-52) Sonra siz ey haktan sapan yalanlayıcılar! Mutlaka (cehennemde) bir ağaçtan, zakkumdan yiyeceksiniz.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Vâkıa 48–54 · surenin 51. ayeti / 96
  1. Vâkıa 48

    "Evvelki atalarımız da mı?"

  2. Vâkıa 49–50

    (49-50) De ki: "Şüphesiz öncekiler ve sonrakiler, mutlaka belli bir günün belli bir vaktinde toplanacaklardır."

  3. 51–52

    (51-52) Sonra siz ey haktan sapan yalanlayıcılar! Mutlaka (cehennemde) bir ağaçtan, zakkumdan yiyeceksiniz.

  4. Vâkıa 53

    Karınlarınızı ondan dolduracaksınız.

  5. Vâkıa 54

    Üstüne de o kaynar sudan içeceksiniz.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 51–53. ayetler için yazılmıştır.

51. “Sonra sizler, ey” hidâyet yolundan uzaklaşan ve helâk edici yolları izleyen “sapıklar”, peygamberi ve onun getirdiği hakkı, vaatleri ve tehditleri yalanlayan “yalanlayıcılar!”

52. “Zakkûm ağacından yiyeceksiniz.” Ki o, en kötü, en fena, en pis kokulu ve en korkunç manzaralı bir ağaçtır.

53. “Ve o ağaçtan karınlarınızı dolduracaksınız.” Bu derece korkunç olmakla birlikte onları bu ağaçtan yemek zorunda bırakan sebep, midelerini kazındıran ve neredeyse kalplerini paramparça edecek olan aşırı derecedeki açlıktır. İşte açlıklarını bastırmaya çalışacakları yiyecek budur. Halbuki o ne şişmanlatır, ne de açlığa karşı bir fayda sağlar.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Bu metin 51–52. ayetler için yazılmıştır.

Sonra siz -Ey yeniden dirilişi yalanlayanlar! Dosdoğru yoldan sapanlar!- Kıyamet günü, meyvelerin en kötüsü ve pisi olan zakkum ağacının meyvesini muhakkak yiyeceksiniz.

Kelimeler

5 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. ثُمَّ summe sonra
  2. إِنَّكُمْ innekum şüphesiz siz de
  3. أَيُّهَا eyyuha ey kök: ايي
  4. ٱلضَّآلُّونَ d-dallune sapıklar kök: ضلل
  5. ٱلْمُكَذِّبُونَ l-mukezzibune yalanlayıcılar kök: كذب

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 3 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Ortak kavram: Dalâlet (Sapma)

    (6-7) Bizi doğru yola, kendilerine nimet verdiklerinin yoluna ilet; gazaba uğrayanlarınkine ve sapıklarınkine değil.

  • Ortak kavram: Dalâlet (Sapma)

    İşte onlar, hidayete karşılık sapıklığı satın almış kimselerdir. Bu yüzden alışverişleri onlara kar getirmemiş ve (sonuçta) doğru yolu…

  • Ortak kavram: Dalâlet (Sapma)

    Allah, bir sivrisineği, ondan daha da ötesi bir varlığı örnek olarak vermekten çekinmez. İman edenler onun, Rablerinden (gelen) bir gerçek olduğunu…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

59 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Sonra siz ey yalancı sapkınlar!

Mustafa İslamoğlu

Sonra siz ey sapıklar, yalanlayanlar!

Muhammed Esed

ve o zaman, siz ey yoldan sapmış ve hakikati yalanlamış olanlar,

Ahmed Hulusi

Sonra muhakkak ki siz ey (Hakikati) yalanlayıcı sapkınlar. . .

Ali Bulaç

Sonra gerçekten siz, ey sapık olan yalanlayıcılar,

Ali Özek ve heyeti

Sonra siz ey sapıklar, yalancılar!

Ali Rıza Safa

Sonra, aslında siz; ey yoldan çıkmış yalanlayıcılar!

Bayraktar Bayraklı

Sonra, siz ey yalancı sapıklar!

Edip Yüksel

"Sonra da siz, ey sapıtmışlar, ey yalanlayıcılar"

Edip Yüksel (Eski Baskı)

'Sonra da siz, ey sapıtmışlar, ey yalanlayıcılar,'

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Sonra siz, ey sapık inkarcılar,

Elmalılı Hamdi Yazır

Sonra siz, ey sapgın münkirler!

Erhan Aktaş

Sonra siz, ey gerçekten sapkınlıkta olan yalancılar!

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Sonra siz, ey gerçekten sapkınlıkta olan yalancılar!

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Sonra siz, ey gerçekten sapkınlıkta olan yalancılar!

Gültekin Onan

Sonra gerçekten siz, ey sapık olan yalanlayıcılar,

Hasan Basri Çantay

Sonra hakıykaten siz, ey sapkınlar ve tekzibciler,

İbni Kesir

Sonra gerçekten siz ey sapıklar, yalanlayıcılar;

Mehmet Alagaş

(41-55) Solun sahipleri! nedir solun sahipleri? Alev ve kaynar suyun olduğu, ikramın ve serinliğin olmadığı sıcak bir gölgenin içindedirler, b undan önce onlar keyiflerine düşkün idiler , b üyük bir günah üzerinde ısrar ediyorlardı , diyorlardı ki, öldüğümüz, kemik ve toprak olduğumuz vakit , kesin, diriltilecek miyiz? Evvelki babalarımız da mı? De ki kesinlikle! evvelkiler de sonrakiler de bilinen günün belirlenmiş vaktinde toparlanacaklar. Sonra Ey yalancı sapmışlar! sizler, Zakkum bir ağaçtan yiyeceksiniz, onunla karnınızı dolduracaksınız ve üzerine de kaynar su içeceksiniz susamış devenin içişi gibi içeceksiniz, din günü indirilişiniz bu şekilde olacaktır.

Rowwad Tercüme Merkezi

Sonra gerçekten sizler ey sapıklar, yalanlayıcılar!

Süleyman Ateş

Sonra siz de, ey sapık yalanlayıcılar (o zaman toplanacaksınız).

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Siz, ey yoldan çıkmış yalancılar!

Şaban Britch

Sonra siz ey sapıklar, yalanlayanlar!

Şaban Piriş

-Sonra siz, ey sapıklar, yalanlayanlar!

Yaşar Nuri Öztürk

Ve siz de ey sapık yalanlayıcılar!

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

" And then you perverts, deniers of all truth ",

Abdul Haleem

and you who have gone astray and denied the truth

Abdullah Yusuf Ali

"Then will ye truly,- O ye that go wrong, and treat (Truth) as Falsehood!-

Abul A'la Maududi

Then you, the erring ones and those that gave the lie to the Truth,

Aisha Bewley

Then you, you misguided, you deniers

Al-Hilali & Khan

"Then moreover, verily you the erring-ones, the deniers (of Resurrection)!

Ali Quli Qarai

Then indeed, you, astray deniers,

Amatul Rahman Omar

`Then, O you that have gone astray and cried lies (to the truth)!

Arthur John Arberry

Then you erring ones, you that cried lies,

Bijan Moeinian

"Then you disbelieving deniers. "

E. Henry Palmer

Then ye, O ye who err! who say it is a lie!

Edip-Layth

"Then you, O rejecting strayers,"

George Sale

Then ye, O men, who have erred, and denied the resurrection as a falsehood,

Hamid S. Aziz

"Then shall you, O you who err and call it a lie!

Mahmoud Ghali

Thereafter, surely you, you erring ones, the beliers,

Marmaduke Pickthall

Then lo! ye, the erring, the deniers,

Mohamed Ahmed - Samira

Then you, the erring and the deniers,

Muhammad Asad

and then, verily, O you who have gone astray and called the truth a lie,

Mustafa Khattab

Then you, O  misguided deniers,

Progressive Muslims

"Then you, O rejecting strayers,"

Rashad Khalifa

"Then you, O disbelieving strayers.

Sahih International

Then indeed you, O those astray [who are] deniers,

Sam Gerrans

Then you, O you, the straying and the denying,

Shabbir Ahmed

Then, behold, O You the straying deniers!

Syed Vickar Ahamed

"Then surely, will you truly— O you who go wrong, and treat (Truth) as falsehood!

Taqi Usmani

Then O you, the erring, the denying people,

The Monotheist Group

"Then you, O rejecting strayers,"

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Vâkıa suresi, 51. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Vâkıa suresi, 51. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Vâkıa suresi, 51. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩