Diyanet İşleri
(60-61) Sizin yerinize benzerlerinizi getirmek ve sizi bilemeyeceğiniz bir şekilde yeniden yaratmak üzere aranızda ölümü biz takdir ettik. (Bu konuda) bizim önümüze geçilmez.
Vâkıa suresi
Vâkıa suresi, 60. ayet. نَحْنُ قَدَّرْنَا بَيْنَكُمُ ٱلْمَوْتَ وَمَا نَحْنُ بِمَسْبُوقِينَ
naḥnü ḳaddernâ beynekümü-lmevte vemâ naḥnü bimesbûḳîn.
(60-61) Sizin yerinize benzerlerinizi getirmek ve sizi bilemeyeceğiniz bir şekilde yeniden yaratmak üzere aranızda ölümü biz takdir ettik. (Bu konuda) bizim önümüze geçilmez.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Yaratma, tohum, su ve ateş: siz mi, biz mi? Vâkıa 57–74 3
Sizi biz yarattık. Hala tasdik etmeyecek misiniz?
Attığınız o meniye ne dersiniz?!
Onu siz mi yaratıyorsunuz, yoksa yaratan biz miyiz?
(60-61) Sizin yerinize benzerlerinizi getirmek ve sizi bilemeyeceğiniz bir şekilde yeniden yaratmak üzere aranızda ölümü biz takdir ettik. (Bu konuda) bizim önümüze geçilmez.
Andolsun, birinci yaratılışı(nızı) biliyorsunuz. O halde düşünseniz ya!
Ektiğiniz tohuma ne dersiniz?!
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 58–62. ayetler için yazılmıştır.
58-61. Yani sizin attığınız meniyi ve ondan oluşan ilk yaratılışınızı bir düşünün! Bu meniyi ve ondan meydana geleni yaratan sizler misiniz? Yoksa erkek ve dişi olmak üzere sizlerde şehveti yaratan ve onların her birisini bu yola ileten, eşler arasında sevgi var ederek aralarında neslin devam etmesine sebep teşkil eden sevgi ve merhameti yaratan Allah mıdır? Elbette ki O’dur. Bundan dolayı Yüce Allah ilk yaratılmayı ikinci yaratışa delil görmek üzere dikkatlerini çekmekte ve şöyle buyurmaktadır:
62. “Siz, ilk yaratılışı kesinlikle biliyorsunuz. O halde” sizi ilkin yaratmaya kadir olanın sizi tekrar yaratmaya kadir olduğunu “düşünüp öğüt almanız gerekmez mi?”
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Aranızda ölümü biz takdir ettik. Her birinizin takdir edilmiş bir eceli vardır. Ne öne alınır, ne de gecikir. Biz aciz de değiliz.
Aynı kök: سبق (37 geçiş) · Ortak kavram: Kader · Ortak kavram: Kudret ve Ölçü
Herkesin yöneldiği bir yön vardır. Haydi, hep hayırlara koşun, yarışın! Nerede olsanız Allah hepinizi bir araya getirir. Şüphesiz, Allah'ın gücü her…
Ortak kavram: Kader · Ortak kavram: Kudret ve Ölçü · Ortak kavram: Ölüm
Yahut altı üstüne gelmiş (ıpıssız duran) bir şehre uğrayan kimseyi görmedin mi? O, "Allah, burayı ölümünden sonra nasıl diriltecek (acaba)?" demişti.…
Ortak kavram: Kader · Ortak kavram: Kudret ve Ölçü · Ortak kavram: Ölüm
Bu böyle. Çünkü Allah, hakkın ta kendisidir. Şüphesiz O, ölüleri diriltir ve O, her şeye hakkıyla kadirdir.
Ortak kavram: Kader · Ortak kavram: Kudret ve Ölçü · Ortak kavram: Ölüm
Allah'ın rahmetinin eserlerine bak! Yeryüzünü ölümünden sonra nasıl diriltiyor. Şüphe yok ki O, ölüleri de elbette diriltecektir. O, her şeye…
Aynı kök: سبق (37 geçiş)
(Ey Muhammed!) Sana da o Kitab'ı (Kur'an'ı) hak, önündeki kitapları doğrulayıcı, onları gözetici olarak indirdik. Artık, Allah'ın indirdiği ile…
Aynı kök: سبق (37 geçiş)
Lut'u da Peygamber olarak gönderdik. Hani o kavmine şöyle demişti: "Sizden önce alemlerden hiçbir kimsenin yapmadığı çirkin işi mi yapıyorsunuz?"
Ortak kavram: Ölüm
Yahut onların durumu, gökten yoğun karanlıklar içinde gök gürültüsü ve şimşekle sağanak halinde boşanan yağmura tutulmuş kimselerin durumu gibidir.…
Ortak kavram: Ölüm
Siz cansız (henüz yok) iken sizi dirilten (dünyaya getiren) Allah'ı nasıl inkar ediyorsunuz? Sonra sizleri öldürecek, sonra yine diriltecektir. En…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
(60, 61) Aranızda ölümü belirleyen biziz. Sizi, benzerlerinizle değiştirmemiz ve yine sizi bilemeyeceğiniz şekilde (ahirette) yeniden yaratmamızda kimse bizim önümüze geçemez.
Aranıza ölüm kanunu koyan Biziz; ve Biz asla önüne geçilen biri değiliz;
Ölümün sizin aranızda (her zaman geçerli) olmasını emrettik: ama hiçbir şey Bizi alıkoyamaz
Aranızda ölümü biz takdir ettik ve bizim önümüze geçilmez!
Sizin aranızda ölümü takdir eden Biziz ve Bizim önümüze geçilmiş değildir;
Aranızda ölümü takdir eden biziz ve biz, önüne geçilebileceklerden değiliz.
Aranızda ölümün olmasını, Biz belirledik. Çünkü Biz, engellenemeyiz.
- Aranızda ölümü takdir eden biziz. Biz, sizin yerinize benzerlerinizi getirmek ve sizi bilmediğiniz bir alemde tekrar var etmek konusunda önüne geçilebileceklerden değiliz. Andolsun, ilk yaratılışı bildiniz; düşünüp bundan ders almanız gerekmez mi?
Aranızda ölümünüzü önceden biz belirledik. Kimse bizi engelleyemez:
Aranızda ölümünüzü önceden biz belirledik. Kimse bizi engelleyemez:
Aranızda ölümü Biz takdir ettik ve Bizim önümüze geçilmez.
Biz takdir ettik aranızda o ölümü ve bizim önümüze geçilmez
Aranızda ölümü Biz takdir ettik. Kimse Bizi engelleyemez.
Aranızda ölümü Biz takdir ettik. Kimse Bizi engelleyemez.
Aranızda ölümü Biz takdir ettik. Kimse Bizi engelleyemez.
Sizin aranızda ölümü takdir eden biziz ve bizim önümüze geçilmiş değildir;
(60-61) Aranızda ölüm (ün keyfiyyetini, zamaanını, mekanını ve ecellerin mıkdarını) biz (ta'yin ve) takdir etdik ve biz — (sizi helak ederek) yerinize diğer benzerlerinizi getirmeniz ve sizi bilemeyeceğiniz bir yaratılışda ve suretlerde tekrar peyda etmemiz hususunda — önüne geçilecekler de değiliz.
Biz, takdir ettik aranızda ölümü. Ve Biz, önüne geçilecekler de değiliz.
(3, 9, 56, 57, 58, 59, 60, 61, 62, 63, 64, 65, 66, 67, 68, 69, 70, 71, 72, 74, 74, 75, 76, 77, 78, 79, 80, 81, 82, 83, 84, 85, 86, 87, 88, 89, 90, 91, 92, 94, 95, 96) Sizleri biz yarattık hala onaylamıyor musunuz / tasdik etmiyor musunuz? Döktüğünüz şeyi / meniyi görmüyor musunuz siz mi onu yaratıyorsunuz yoksa biz mi yaratıcıyız? Sizin aranızda ölümü biz ayarladık / takdir ettik, sizi benzerlerinizle değiştirmede ve bilemediğiniz şekilde yeniden inşa etmede bizi geçemezsiniz. Kesin olan şu ki, ilk yaratılışınızı / ilk inşanızı bildiniz , halde hatırlasanıza. Neyi ektiğinizi görmüyor musunuz? Siz mi onu yetiştiriyorsunuz / ziraat ediyorsunuz yoksa biz mi onu ziraat ediyoruz ? Eğer istesek, onu çerçöp halinde yapardık , siz de şaşırır kalırdınız. Biz borca girdik ve üstelikte mahrum bırakıldık derdiniz. İ çtiğiniz suyu görmüyor musunuz? Bulut'tan onu siz mi indiriyorsunuz yoksa biz mi indiriciyiz ? Eğer i stesek onu acı yapardık. O halde teşekkür etsenize. Yaktığınız ateşi görmüyor musunuz? Onun ağacını siz mi yarattınız / inşa ettiniz yoksa biz mi inşa atçıyız? Biz onu / ateşi (cehennemin) hatırlanması için ve de ihtiyaç giderici geçimlik malzeme / meta yaptık. Çok büyük olan Rabbinin ismini üstün tut. Yemin olsun yıldızlarda vuku bulacaklara. Eğer bilebilirsen ki bu yemin, kesinlikle çok büyük bir yemindir. Kesinlikle o , ikam eden bir Kur’andır, titizlikle saklanan kitaptadır, ona temiz olandan başkası el süremez (istese de dokunamaz) alemlerin Rabbinden indirilmedir. Sizler bu anlatıyı hor mu görüyorsunuz? Rızkınızı siz mi yap ıyorsunuz? Kesinlikle siz yalanlamış oluyorsunuz? (Rızkı biz kazandık deyince bizi yok saymış oluyorsunuz) Boğazınızda (ölüm) olgunlaştığı vakit, sizler o süre boyunca bakar kalırsınız , biz ona sizden daha yakınız ve lakin siz göremezsiniz. Eğer ki sizler hesap dışındaysanız, (Size hesap sorulmayacaksa) eğer ki doğruysanız, onu geri döndürün / geri çevirin. Amma eğer o / ölen sağın halkı idiyse sağın halklarından selam sana. Amma eğer o, sapmış yalancılardan idiyse indirilecek olan kaynar sudur ve cehenneme salınır. Kesinlikle bu yaşanacak bir hakikattir. Çok büyük Rabbinin ismini üstün tut.
Aranızda ölümü takdir eden biziz. Bizler aciz de değiliz.
Aranızda ölümü takdir eden biziz ve bizim önümüze geçilmiş değildir (kimse ölüme engel olamaz).
Aranızda, ölümü biz takdir ettik; bizim önümüze geçilemez dipnot 1 .
Biz aranızda ölümü yazdık; kimse bizden kaçıp kurtulamaz.
Aranızda ölümü takdir eden biziz! Bizler aciz de değiliz.
Aranızda ölümü takdir eden biziz! Önümüze de geçilemez.
Ölümü aranızda biz takdir ettik. Biz önüne geçilecekler değiliz.
We determined death to fall to you as your common lot and We are not incapable of bringing it to effect.
We ordained death to be among you. Nothing could stop Us
We have decreed Death to be your common lot, and We are not to be frustrated
It is We Who ordained death upon you dipnot 1 and We are not to be frustrated.
We have decreed death for you and We will not be forestalled
We have decreed death to you all, and We are not outstripped,
We have ordained death among you, and We are not to be outmaneuvered
It is We that have ordained death for all of you. And We cannot be stopped from (it),
We have decreed among you Death; We shall not be outstripped;
[The same Creator Who created you] has predetermined your death; none can stop the will of God.
We have decreed amongst you death; but we are not forestalled
We have predetermined death for you. Nothing can stop Us,
We have decreed death unto you all: And We shall not be prevented.
We have ordained death among you and We are not to be frustrated,
We, Ever We, have determined among you Death; and in no way are We, Ever We, outstripped,
We mete out death among you, and We are not to be outrun,
We have incorporated death in your constitution, and We shall not be hindered
We have [indeed] decreed that death shall be [ever-present] among you: but there is nothing to prevent Us
We have ordained death for ˹all of˺ you, and We cannot be prevented
We have predetermined death for you. Nothing can stop Us,
We have predetermined death for you. Nothing can stop us
We have decreed death among you, and We are not to be outdone
We have decreed death among you; and We will not be outrun,
We have designed the Laws of death among you and We are not unable -
We have ordered death to be your common ending, and We are not to be frustrated—
We have appointed (the times of) death among you, and We cannot be frustrated
We have predetermined death for you. Nothing can stop Us,