Yâsîn suresi

Yâsîn suresi, 52. ayet

Yâsîn suresi, 52. ayet. قَالُوا۟ يَٰوَيْلَنَا مَنۢ بَعَثَنَا مِن مَّرْقَدِنَا هَٰذَا مَا وَعَدَ ٱلرَّحْمَٰنُ وَصَدَقَ ٱلْمُرْسَلُونَ

ḳâlû yâ veylenâ mem be`aŝenâ mim merḳadinâ. hâẕâ mâ ve`ade-rraḥmânü veṣadeḳa-lmürselûn.

Diyanet İşleri

Şöyle derler: "Vay başımıza gelene! Kim bizi diriltip mezarımızdan çıkardı? Bu, Rahman'ın vaad ettiği şeydir. Peygamberler doğru söylemişler."

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Yâsîn 49–55 · surenin 52. ayeti / 83

Konu Sûra üfürülüş ve kabirlerden çıkış Yâsîn 51–54 3

  1. Yâsîn 49

    Onlar ancak, çekişip dururlarken kendilerini yakalayacak korkunç bir ses bekliyorlar.

  2. Yâsîn 50

    Artık ne birbirlerine tavsiyede bulunabilirler, ne de ailelerine dönebilirler.

  3. Yâsîn 51

    Sura üfürülür. Bir de bakarsın, kabirlerden çıkmış, Rablerine doğru akın akın gitmektedirler.

  4. 52

    Şöyle derler: "Vay başımıza gelene! Kim bizi diriltip mezarımızdan çıkardı? Bu, Rahman'ın vaad ettiği şeydir. Peygamberler doğru söylemişler."

  5. Yâsîn 53

    Sadece korkunç bir ses olur. Bir de bakarsın, hepsi birden toplanıp huzurumuza çıkarılmışlardır.

  6. Yâsîn 54

    O gün kimseye, hiç mi hiç zulmedilmez. Size ancak işlemekte olduğunuz şeylerin karşılığı verilir.

  7. Yâsîn 55

    Şüphesiz cennetlikler o gün nimetlerle meşguldürler, zevk sürerler.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

52. “Vay başımıza gelen! Yattığımız yerden” kabirlerdeki uykumuzdan “kim kaldırdı bizi?” Bazı hadislerde belirtildiği gibi Sûr’a üfürülmeden bir süre önce kabirdekilerin kısa bir uykuları olacaktır.[13]

Onlara cevap olmak üzere şöyle denecektir: “Bu, Rahman’ın vaat ettiği (diriliş günüdür). Peygamberler de doğru söylemişlerdir.” Yani bu, hem Allah’ın hem de peygamberlerin size vaat ettiğidir. Böylelikle onların doğru söyledikleri, gözle görülen bir gerçek olarak ortaya çıkmış bulunmaktadır.

Burada “Rahman”ın anılışının, yalnızca O’nun vaadini haber vermek için olduğu zannedilmesin. Aynı zamanda bu pek büyük günde bile onların, ilâhî rahmetinin hiçbir kimsenin zannetmediği, hiçbir kimsenin tahmin etmediği şekilde tecellilerini göreceklerine dair de bir haberdir.

Yüce Allah’ın: “Mülk, o gün hak olan Rahman’ındır.” (el-Furkân, 25/26); “Sesler Rahman olanın huzurunda kısılmış olacaktır” (Tâ-Hâ, 20/28) vb. gibi Rahman adının zikredildiği diğer buyruklar da böyledir.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Ölümden sonra tekrar dirilmeyi inkâr eden bu kâfirler buna pişman olarak: "Eyvah bize! Mezarımızdan bizi kim kaldırdı?" derler. Bu sorularına şöyle cevap alırlar: "İşte bu muhakkak gerçekleşecek olan Allah'ın size vaadidir. Rasûller de Rablerinden tebliğ ettiklerinde doğru söylemiştir."

Kelimeler

12 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. قَالُوا۟ kalu dediler kök: قول
  2. يَـٰوَيْلَنَا ya veylena -vah bize
  3. مَنۢ men kim?
  4. بَعَثَنَا beasena bizi kaldırdı kök: بعث
  5. مِن min -den
  6. مَّرْقَدِنَا ۜ ۗ merkadina yattığımız yer- kök: رقد
  7. هَـٰذَا haza işte budur
  8. مَا ma şey
  9. وَعَدَ veade va'dettiği kök: وعد
  10. ٱلرَّحْمَـٰنُ r-rahmanu Rahman'ın kök: رحم
  11. وَصَدَقَ ve sadeka demek doğru söylemiş kök: صدق
  12. ٱلْمُرْسَلُونَ l-murselune resuller kök: رسل

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: رقد (2 geçiş)

    Uykuda oldukları halde, sen onları uyanık sanırsın. Biz onları sağa sola çeviriyorduk. Köpekleri de mağaranın girişinde iki kolunu uzatmış (yatmakta…

  • Aynı kök: بعث (67 geçiş) · Ortak kavram: Diriliş · Ortak kavram: Vaad

    Onlar, "Allah, ölen bir kimseyi diriltmez" diye var güçleriyle Allah'a yemin ettiler. Hayır, diriltecek! Bu, yerine getirilmesini Allah'ın üzerine…

  • Aynı kök: بعث (67 geçiş) · Ortak kavram: Diriliş · Ortak kavram: Vaad

    Nihayet bu iki bozgunculuktan ilkinin zamanı gelince (sizi cezalandırmak için) üzerinize, pek güçlü olan birtakım kullarımızı gönderdik. Onlar…

  • Aynı kök: بعث (67 geçiş) · Ortak kavram: Diriliş

    Sonra, şükredesiniz diye ölümünüzün ardından sizi tekrar dirilttik.

  • Ortak kavram: Diriliş · Ortak kavram: Vaad

    Musa, "Buluşma vaktimiz, bayram günü, insanların toplandığı kuşluk vaktidir" dedi.

  • Ortak kavram: Vaad · Ortak kavram: Sıdk (Doğruluk)

    Andolsun, Allah, izniyle, onları (müşrikleri) kırıp geçirdiğiniz sırada size olan va'dini gerçekleştirdi. Nihayet sevdiğiniz şeyi (zaferi) size…

  • Ortak kavram: Vaad · Ortak kavram: Sıdk (Doğruluk)

    İman edip salih ameller işleyenleri de ebedi olarak kalacakları, içlerinden ırmaklar akan cennetlere koyacağız. Allah, gerçek bir vaadde bulunmuştur.…

  • Ortak kavram: Vaad · Ortak kavram: Sıdk (Doğruluk)

    Onlar, "Sen bize tek Allah'a ibadet edelim, atalarımızın ibadet edegeldiklerini bırakalım diye mi geldin? Eğer doğru söyleyenlerden isen, haydi bizi…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

75 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

(Müşrikler) "Ah, eyvah! Bizi kabrimizden kim kaldırıp (uyandırdı)? Bu, dipnot 1 Rahmân'ın vadettiği (gün)dür; (demek ki) elçiler gerçeği söylemiş!" diyecekler.

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Buradaki [hâzâ] kelimesi hem kendinden önceki tamlamayla hem de kendinden sonraki cümleyle ilişkili bir konumda olduğu için [markadinâ] ve [hâzâ] ifadeleri arasında [sekte] vardır.

Mustafa İslamoğlu

"Eyvah! Bizi yattığımız yerden kim kaldırdı?" diyecek (ve cevabı kendileri verecek)ler: "Rahman'ın vaad ettiği bu olsa gerek; demek ki gönderilen elçiler doğru söylemişler!"

Muhammed Esed

"Eyvah!" diyecekler, "Kim bizi (ölüm) uykumuzdan uyandırdı?" (Bunun üzerine onlara şöyle denecek:) "İşte Rahman'ın vaad ettiği budur! Demek ki O'nun elçileri doğru söylemişlerdi!"

Ahmed Hulusi

(O vakit) dediler ki: "Vay bize! (Dünya) uykumuzdan kim bizi yeni bir yaşam boyutuna geçirdi? Bu, Rahman'ın vadettiğidir ve Rasuller doğru söylemiştir. " (Hadis: İnsanlar uykudadır, ölümü tadınca uyanırlar!)

Ali Bulaç

Demişlerdir ki: "Eyvahlar bize, uykuya bırakıldığımız yerden bizi kim diriltip kaldırdı? Bu, Rahman (olan Allah)ın va'dettiğidir, (demek ki) gönderilen (elçi)ler doğru söylemiş".

Ali Özek ve heyeti

(İşte o zaman:) Eyvah, eyvah! Bizi kabrimizden kim kaldırdı? Bu, Rahmân’ın vâdettiğidir. Peygamberler gerçekten doğru söylemişler! derler.

Ali Rıza Safa

"Vay başımıza gelene!" derler; "Mezarımızdan, bizi kim kaldırdı?" "Bağışlayanın bize sözünü verdiği, işte budur; gönderilenler, doğruyu söylemişler!"

Bayraktar Bayraklı

İşte o zaman, "Vah bize, kim bizi bulunduğumuz yerden kaldırdı? Rahman'ın vaad ettiği buymuş. Peygamberler doğru söylemiş" derler.

Edip Yüksel

"Vay halimize" derler, "Yattığımız yerden bizi kim kaldırdı? Bu, Rahman'ın söz verdiği şeydi. Demek elçiler doğru söylemişti."

Edip Yüksel (Eski Baskı)

'Vay halimize' derler, 'Yattığımız yerden bizi kim kaldırdı? Bu, Rahman'ın söz verdiği şeydi. Demek elçiler doğru söylemişti.'

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Eyvah başımıza gelenlere! Bizi uyuduğumuz yerden kim kaldırdı? O Rahmin'ın va'd buyurduğu işte buymuş. Gönderilen peygamberler doğru söylemişler derler.

Elmalılı Hamdi Yazır

Eyvah, başımıza gelenlere derler: kim kaldırdı bizi uyuduğumuz yerden? Bu işte, o Rahmanın va'd buyurduğu, doğru imiş o gönderilen Resuller

Erhan Aktaş

"Eyvah bize! Yattığımız yerden bizi kim kaldırdı dipnot 1 ? Bu Rahman'ın uyardığı şeydir. Resuller doğru söylemişler." dediler.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Ayet, kabir azabının uydurma olduğunu çok açık bir şekilde ifade etmektedir. Kabir azabı olsaydı, yattıkları yerden kaldırıldıkları için, keşke kaldırılmasaydık anlamında "eyvah" derler miydi? Azap gören bir kimse, kaldırıldığına üzülür müydü?

Erhan Aktaş (10. Baskı)

"Eyvah bize! Yattığımız yerden bizi kim kaldırdı? dipnot 1 Bu Rahman'ın uyardığı şeydir. Resuller doğru söylemişler." dediler.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Ayet, kabir azabının uydurma olduğunu çok açık bir şekilde ifade etmektedir. Kabir azabı olsaydı, yattıkları yerden kaldırıldıkları için, keşke kaldırılmasaydık anlamında "eyvah" derler miydi? Azap gören bir kimse, kaldırıldığına üzülür müydü?

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

"Eyvah bize! Yattığımız yerden bizi kim kaldırdı? Bu Rahman'ın uyardığı şeydir. Rasuller doğru söylemişler." dediler.

Gültekin Onan

Demişlerdir ki: "Eyvahlar bize, uykuya bırakıldığımız yerden bizi kim diriltip kaldırdı? Bu, Rahmanın vaadettiğidir, (demek ki) gönderilen (elçi)ler doğru söylemiş".

Hasan Basri Çantay

(O zaman şöyle) demişlerdir: "Eyvah bize! Uyuduğumuz yerden bizi kim kaldırdı? Bu (Ba's) çok esirgeyici (Allah) ın va'd etdiği şey. Gönderilen (peygamber) ler (meğer) doğru söylemiş".

İbni Kesir

Derler ki: Yazıklar olsun bize, yattığımız yerden kim kaldırdı bizi? İşte bu, Rahman'ın vaadetmiş olduğudur. Ve peygamberler doğru söylemişlerdi.

Mehmet Alagaş

(47-59) Onlara Allah’ın sizi rızıklandırdıklarından harcayın / infak edin denildiği zaman, kafirler iman edenlere; Allah ’ın istese doyuracağı kimseleri , biz mi doyuralım? Sizler, kesinlikle apaçık bir sapma içindesiniz dediler, Ayrıca e ğer sözüne bağlıysanız / sadıksanız bu vaat ne zaman? diyorlar. Onlar, çekişirlerken / hasımlaşır larken kendilerini alacak tek bir sesi bekliyorlar. Vasiyette bulunmaya dahi güçleri yetmez, yakın çevrelerine de geri dönemezler. Artık, Sû ra üfürülmüştür, o andan itibaren, kabirlerinden / mezarlarından rablerine doğru akın ederler. Y azıklar olsun bize / veyl olsun bize, bizi yattığımız yerden / yatırımızdan tekrar kim diriltti? Bu, Rahman’ın vaadi olan ve elçilerin doğruladığı şeydir, derler. Tek bir ses olmuştur, derhal hepsi birden bizim için hazır hale getirildiler. Artık bugün hiçbir nefes liye /nefse / hiçbir kimseye zulmedilmez, sadece yaptıkları nızla cezalandırılacaksınız. Muhakkak ki bugün cennet halkı neşeli bir şekilde belirli uğraşılar içindedirler, onlar ve zevceleri gölgeliklerde koltuklarda oturuşurlar. Orada onlara meyveler ve ne çağırırlarsa o vardır. Esirgeyen Rab’dan esenlik sözü / selam vardır. Ey suçlular bugün ayrılın.

Rowwad Tercüme Merkezi

"Eyvah bize! Mezarımızdan bizi kim kaldırdı? Bu, Rahman'ın vadettiğidir. Peygamberler, gerçekten doğru söylemiştir." derler.

Süleyman Ateş

Dediler: "Vah bize, bizi yattığımız yerden kim kaldırdı? İşte Rahman'ın va'dettiği şey budur. Demek peygamberler doğru söylemiş!"

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

"Ey vah! … Yatağımızdan bizi kim kaldırdı dipnot 1 ?" diyeceklerdir. Denecek ki; "İşte Rahman'ın tehdit ettiği şey. Demek ki, elçiler doğru söylemişler."

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bu sözü kafirler söyler. Müminlerle ilgili olarak şöyle buyrulmuştur: "Sizi çağıracağı gün, Allah'ım ne iyi yaptın! diyerek karşılık verir; dünyada pek az kaldığınızı zannedersiniz." (İsra 17/52)

Şaban Britch

Eyvah bize! Mezarımızdan bizi kim kaldırdı? Bu, Rahman'ın vadettiğidir. Peygamberler gerçekten doğru söylemişler, derler.

Şaban Piriş

-Eyvah bize, mezarımızdan bizi kim kaldırdı? Bu, Rahman'ın tehdididir. Demek ki elçiler doğru söylemiş, derler.

Yaşar Nuri Öztürk

Şöyle diyecekler: "Vay başımıza gelene! Kim kaldırdı bizi mezarımızdan? Rahman'ın vaat ettiği işte bu! Peygamberler doğru söylemişler."

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Wherefore they exclaim: "woe betide us! Who has awakened us from our resting site?" This is, they are told, "what Allah had promised and the verity which the truthful Messengers had related".

Abdul Haleem

They will say, ‘Alas for us! Who has resurrected us from our resting places?’ [They will be told], ‘This is what the Lord of Mercy promised, and the messengers told the truth.’

Abdullah Yusuf Ali

They will say: "Ah! Woe unto us! Who hath raised us up from our beds of repose?"... (A voice will say:) "This is what (Allah) Most Gracious had promised. And true was the word of the messengers!"

Abul A'la Maududi

(nervously) exclaiming. "Alas for us! Who roused us out of our sleeping-place?" dipnot 1 “This is what the Merciful One had promised, and what (His) Messengers had said was true.” dipnot 2

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    That is, at that time they will not realize that they had been dead and had been raised back to life after a long period, but they will be thinking that they had fallen asleep, and had been woken up suddenly by some terrible catastrophe, and were running away from it. (For further details, see Surahs (TaHa, Ayat 103);(Al-Hajj, Ayats 1-2).
  2. metne dön, dipnot 2
    Here, it is not clear as to who will give this answer. It may be that they themselves would realize after some time to their horror that it was the same thing of which the Messengers of God used to inform them and they used to belie them. It may also be that the believers will remove their misunderstanding and tell them that it was not waking up from sleep but the second life after death. And it may also be that they will understand this from the general conditions prevailing on the Day of Resurrection and the angels might tell them this.

Aisha Bewley

They will say, ‘Alas for us! Who has raised us from our resting-place? This is what the All-Merciful promised us. The Messengers were telling the truth.’

Al-Hilali & Khan

They will say: "Woe to us! Who has raised us up from our place of sleep." (It will be said to them): "This is what the Most Gracious (Allâh) had promised, and the Messengers spoke truth!"

Ali Quli Qarai

They will say, ‘Woe to us! Who raised us from our place of sleep?’ ‘This is what the All-beneficent had promised, and the apostles had spoken the truth!’

Amatul Rahman Omar

They will say (to one an other), `O woe be on us! Who has aroused us from our sleeping place?' `This is the same thing as the Most Gracious (God) had promised and the Messengers (of God) did indeed speak the truth' (will be the reply they receive).

Arthur John Arberry

They say, 'Alas for us! Who roused us out of our sleeping place? This is what the All-merciful promised, and the Envoys spoke truly. '

Bijan Moeinian

They will say: "Pity on us; indeed the word of God was nothing but the truth. He roused up from our sleeping place; indeed the Prophets were truthful in warning us."

E. Henry Palmer

They shall say, 'O, woe is us! who has raised us up from our sleeping-place? this is what the Merciful promised, and the apostles told the truth!'

Edip-Layth

They will say, "Woe to us. Who has resurrected us from our resting place? This is what the Gracious had promised. The messengers were truthful!"

George Sale

They shall say, alas for us! Who hath awakened us from our bed? This is what the Merciful promised us; and his apostles spoke the truth.

Hamid S. Aziz

They shall say, "O woe to us! Who has raised us up from our sleeping-place? This is what the Beneficent Allah promised and the messengers told the truth. "

Mahmoud Ghali

They will say, "oh woe to us! Who has made us rise again from our sleeping- place?" (Literally: tying-place) "This is what The All-Merciful promised, and the Emissaries (have spoken) sincerely.

Marmaduke Pickthall

Crying: Woe upon us! Who hath raised us from our place of sleep? This is that which the Beneficent did promise, and the messengers spoke truth.

Mohamed Ahmed - Samira

Saying: "Ah woe, who has roused us from our sleep?" This is what Ar-Rahman had promised, and whose truth the apostles had affirmed.

Muhammad Asad

They will say: "Oh, woe unto us! Who has roused us from our sleep [of death]?" [Whereupon they will be told:] “This is what the Most Gracious has promised! And His message-bearers spoke the truth!”

Mustafa Khattab

They will cry, "Woe to us! Who has raised us up from our place of rest? This must be what the Most Compassionate warned us of; the messengers told the truth!"

Progressive Muslims

They will Say: "Woe to us. Who has resurrected us from our resting place This is what the Almighty had promised. The messengers were truthful!"

Rashad Khalifa

They will say, "Woe to us. Who resurrected us from our death? This is what the Most Gracious has promised. The messengers were right."

Sahih International

They will say, "O woe to us! Who has raised us up from our sleeping place?" [The reply will be], "This is what the Most Merciful had promised, and the messengers told the truth. "

Sam Gerrans

They will say: “Woe is us! Who has raised us from our sleeping place?” — “This is what the Almighty promised! And the emissaries spoke truth!”

Shabbir Ahmed

They will exclaim, "Oh, woe unto us! Who has awakened us from our beds of sleep? This is what the Beneficent promised, and the Messengers spoke the truth. " (The concept of punishment in the grave is non-Qur'anic and, hence, wrong).

Syed Vickar Ahamed

They will say: "Ah! Sorrow to us! Who has raised us up from our place of sleep?" (A voice will say:) "This is what (Allah, Ar-Rahmán) the Most Gracious had promised, and the word of the messengers was (really) true?"

Taqi Usmani

They will say, "Woe to us! Who has raised us from our sleeping place? “This is what RaHmān (the All-Merciful Allah) had promised, and the messengers had told the truth.

The Monotheist Group

They will say: "Woe to us! Who has resurrected us from our resting place? This is what the Almighty had promised; and the messengers were truthful!"

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Yâsîn suresi, 52. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Yâsîn suresi, 52. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Yâsîn suresi, 52. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩