Diyanet İşleri
Bir şeyi dilediği zaman, O'nun emri o şeye ancak "Ol!" demektir. O da hemen oluverir.
Yâsîn suresi
Yâsîn suresi, 82. ayet. إِنَّمَآ أَمْرُهُۥٓ إِذَآ أَرَادَ شَيْـًٔا أَن يَقُولَ لَهُۥ كُن فَيَكُونُ
innemâ emruhû iẕâ erâde şey'en ey yeḳûle lehû kün feyekûn.
Bir şeyi dilediği zaman, O'nun emri o şeye ancak "Ol!" demektir. O da hemen oluverir.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu İnsanın dirilişe itirazı ve "Ol!" emri Yâsîn 77–83 3
De ki: "Onları ilk defa var eden diriltecektir. O, her yaratılmışı hakkıyla bilendir."
O, sizin için yeşil ağaçtan ateş yaratandır. Şimdi siz ondan yakıp duruyorsunuz.
Gökleri ve yeri yaratan Allah'ın, onların benzerini yaratmaya gücü yetmez mi? Evet yeter. O, hakkıyla yaratandır, hakkıyla bilendir.
Bir şeyi dilediği zaman, O'nun emri o şeye ancak "Ol!" demektir. O da hemen oluverir.
Her şeyin hükümranlığı elinde olan Allah'ın şanı yücedir! Siz yalnız O'na döndürüleceksiniz.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
82. “O, bir şeyi” bu ifade -şarttan sonra nekire/belirtisiz isim geldiğinden dolayı- her bir şeyi kapsar; “(var etmeyi) diledi mi sadece ona: “Ol” der, o da hemen oluverir.” Derhal ve hiçbir karşı koyma olmaksızın var olur.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Allah -Subhanehu ve Teâlâ-, bir şeyi meydana getirmeyi dilediği zaman, O'nun emri ona yalnızca: "Ol!" demesidir, o husus dilediği gibi oluverir. Hayat verme, öldürme, yeniden diriltme ve bunun dışındaki hususlarda istediği şekilde oluverir.
Aynı kök: رود (148 geçiş)
Allah, bir sivrisineği, ondan daha da ötesi bir varlığı örnek olarak vermekten çekinmez. İman edenler onun, Rablerinden (gelen) bir gerçek olduğunu…
Aynı kök: رود (148 geçiş)
Yoksa daha önce Musa'nın sorguya çekildiği gibi, siz de peygamberinizi sorguya çekmek mi istiyorsunuz? Her kim imanı küfre değişirse, o artık doğru…
Aynı kök: رود (148 geçiş)
(O sayılı günler), insanlar için bir hidayet rehberi, doğru yolun ve hak ile batılı birbirinden ayırmanın apaçık delilleri olarak Kur'an'ın…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Bir şey(in olmasını) istediği zaman O'nun durumu o şeye sadece "Ol!" demektir; o da hemen olmaya başlar. dipnot 1
O, eşsiz yaratışıyla bir şeyin olmasını dilediği zaman, sadece ona "Ol!" demesi yeter: o da hemen oluş sürecine girer.
O, Tek'tir, Biricik'tir, öyle ki bir şeyin olmasını istediğinde ona sadece "Ol!" der; ve o (şey hemen) oluverir.
Bir şeyi irade ettiğinde, O'nun hükmü, ona "Kün = Ol!"dan (olmasını istemesinden) ibarettir!. . (O şey kolaylıkla) olur.
Bir şeyi dilediği zaman, O'nun emri yalnızca: "Ol" demesidir; o da hemen oluverir.
Bir şey yaratmak istediği zaman Onun yaptığı « OL » demekten ibarettir. Hemen oluverir.
Bir şeyi dilediğinde, ona, yalnızca "Ol!" der; hemen olur. dipnot 374
"O, bir şeyi yaratmak istediği zaman, O'nun işi, sadece o şeye 'ol' demektir;o da hemen oluşmaya başlar."
Bir şeyi dilediği zaman, ona sadece "Ol!" der ve o da hemen oluverir. dipnot 1
Bir şeyi dilediği zaman, ona sadece 'Ol!' der ve o da hemen oluverir.
O'nun emri, birşeyi dileyince ona sadece "Ol!" demektir. O da oluverir.
Onun emri bir şeyi murad edince ona sade ol demektir, o oluverir
O, bir şey yaratmak istediğinde, ona: "Ol." der. O da hemen oluverir.
O, bir şey yaratmak istediğinde, ona: "Ol." der. O da hemen oluverir.
O, bir şey yaratmak istediğinde, ona: "Ol." der. O da hemen oluverir.
Bir şeyi dilediği zaman O'nun buyruğu yalnızca "ol" demesidir; o da hemen oluverir.
Onun emri, bir şey'i dilediği zaman, ona ancak "Ol" demesinden ibaretdir. O da oluverir.
Bir şeyi murad ettiği zaman, O'nun emri sadece ona; ol, demektir. O da oluverir.
(71-83) Onlar için ellerimizle yapıp yarattığımız , malik oldukları hayvanları görmüyorlar mı? O nların boyun eğenler inden / evcilleşenlerinden bir kısmına biniyorsunuz bir kısmını da yiyorsunuz. Onlar da sizin için menfaatler ve içecekler var hâlâ şükretmiyorlar mı? Belki yardımları olur diye Allahtan başka ilahlar edindiler. Onlara yardıma güçleri yetmez, asıl onların kendileri, sahte ilahlar için hazırlanmış askerlerdir. Lafları seni hüzünlendirmesin, neyi gizliyorlarsa neyi açık ediyorlarsa muhakkak ki biz biliyoruz. İnsan bizim onu nutfeden yarattı ğımızı görmüyor mu? Ş imdiyse biz le apaçık kavga halinde / bize hasım. (Nutfe bize oldu hasım) Yaratılışını unuttu ve de bize örnek de veriyor / misal getiriyor ve diyor ki bu çürümüş kemikleri kim diriltecek? De ki ilk defa / ilk kez onu inşa eden, onu yine diriltecek. O her türlü yaratmayı da bilendir . Yeşil ağaçtan size ateş yapan da O'dur. Sizler de ondan tutuşturup / ateşleyip duruyorsunuz. Gökleri ve yeri yaratabilen, onların benzerlerini de yaratmaya kadir / güç yetirebilir değil midir? Bilakis O, tekrar tekrar yaratandır, bilendir. Onun işi / onun emri şöyledir, bir şeyi diledi mi ona ol der ve o da olur. Her şeyin egemenliği / mülkiyeti elinde olan ne üstündür ve ona geri döneceksiniz / rücu edeceksiniz.
Bir şeyi dilediği zaman, O'nun emri yalnızca: 'Ol!' demesidir. O da hemen oluverir.
O'nun işi, bir şeyi(n olmasını) istedi mi ona, sadece "ol!" demektir, hemen oluverir.
Bir şeyin olmasını irade dipnot 1 ettiğinde yaptığı tek iş onun için 'Ol!' demesidir; sonra o şey oluşur dipnot 2 .
Bir şeyi irade ettiğinde O'nun yaptığı, o şey için sadece ‘Ol' demektir; artık o şey oluşur dipnot 1 .
Bir şeyi dilediği zaman, O'nun emri, ona yalnızca: “Ol!” demesidir; o da hemen oluverir.
Bir şey istediği zaman, O'nun tek yaptığı sadece: -Ol! demekten ibarettir. O da hemen oluverir.
O birşeyi istediğinde, buyruğu sadece şunu söylemektir: "Ol!" Artık o, oluverir.
Whenever it is His will to bring, anything (animate or inanimate) into being, all it takes is to say "Be" and "it is".
when He wills something to be, His way is to say, "Be"- and it is!
Verily, when He intends a thing, His Command is, "be", and it is!
Whenever He wills a thing, He just commands it "Be" and it is.
His command when He desires a thing is just to say to it, ‘Be!’ and it is.
Verily, His Command, when He intends a thing, is only that He says to it, "Be!" - and it is!
All His command, when He wills something, is to say to it ‘Be,’ and it is.
Verily, His command, when He intends (to evolve) a thing, is (only) that He says to it, `Be' and it comes into being (at proper time).
His command, when He desires a thing, is to say to it 'Be,' and it is.
Any time that He wants to create something He simply says "Be" and here it is.
His bidding is only, when He desires anything to say to it, 'BE,' and it is.
His command, when He wants anything, is to say to it: "Be" and it is!
His command, when He willeth a thing, is only that He saith unto it, be; and it is.
His command, when He intends anything, is only to say to it, " Be", and it is.
Surely His Command, if He wills a thing, is only to say to it, "Be!" and it is.
But His command, when He intendeth a thing, is only that He saith unto it: Be! and it is.
When He wills a thing He has only to say: "Be, " and it is.
His Being alone is such that when He wills a thing to be, He but says unto it, "Be" — and it is.
All it takes, when He wills something ˹to be˺, is simply to say to it: "Be!" And it is!
His command, when He wants anything, is to say to it: "Be" and it is!
All He needs to do to carry out any command is to say to it, "Be," and it is.
His command is only when He intends a thing that He says to it, "Be," and it is.
His command, when He intends a thing, is that He says to it: “Be thou,” and it is.
When He intends a thing, His only Command to it is "Be" and it is.
"Surely, when He wants anything, His Command to it is, 'Be', and it is!"
His practice, when He intends to do something, is no more than He says, "Be", and it comes to be.
His command, when He wants anything, is to say to it: 'Be,' and it is.