Yâsîn suresi

Yâsîn suresi, 82. ayet

Yâsîn suresi, 82. ayet. إِنَّمَآ أَمْرُهُۥٓ إِذَآ أَرَادَ شَيْـًٔا أَن يَقُولَ لَهُۥ كُن فَيَكُونُ

innemâ emruhû iẕâ erâde şey'en ey yeḳûle lehû kün feyekûn.

Diyanet İşleri

Bir şeyi dilediği zaman, O'nun emri o şeye ancak "Ol!" demektir. O da hemen oluverir.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Yâsîn 79–83 · surenin 82. ayeti / 83

Konu İnsanın dirilişe itirazı ve "Ol!" emri Yâsîn 77–83 3

  1. Yâsîn 79

    De ki: "Onları ilk defa var eden diriltecektir. O, her yaratılmışı hakkıyla bilendir."

  2. Yâsîn 80

    O, sizin için yeşil ağaçtan ateş yaratandır. Şimdi siz ondan yakıp duruyorsunuz.

  3. Yâsîn 81

    Gökleri ve yeri yaratan Allah'ın, onların benzerini yaratmaya gücü yetmez mi? Evet yeter. O, hakkıyla yaratandır, hakkıyla bilendir.

  4. 82

    Bir şeyi dilediği zaman, O'nun emri o şeye ancak "Ol!" demektir. O da hemen oluverir.

  5. Yâsîn 83

    Her şeyin hükümranlığı elinde olan Allah'ın şanı yücedir! Siz yalnız O'na döndürüleceksiniz.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

82. “O, bir şeyi” bu ifade -şarttan sonra nekire/belirtisiz isim geldiğinden dolayı- her bir şeyi kapsar; “(var etmeyi) diledi mi sadece ona: “Ol” der, o da hemen oluverir.” Derhal ve hiçbir karşı koyma olmaksızın var olur.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Allah -Subhanehu ve Teâlâ-, bir şeyi meydana getirmeyi dilediği zaman, O'nun emri ona yalnızca: "Ol!" demesidir, o husus dilediği gibi oluverir. Hayat verme, öldürme, yeniden diriltme ve bunun dışındaki hususlarda istediği şekilde oluverir.

Kelimeler

10 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. إِنَّمَآ innema şüphesiz
  2. أَمْرُهُۥٓ emruhu O'nun işi kök: امر
  3. إِذَآ iza zaman
  4. أَرَادَ erade istediği kök: رود
  5. شَيْـًٔا şey'en bir şeyi kök: شيا
  6. أَن en
  7. يَقُولَ yekule demesidir kök: قول
  8. لَهُۥ lehu ona sadece
  9. كُن kun ol! kök: كون
  10. فَيَكُونُ fe yekunu hemen oluverir kök: كون

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 3 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: رود (148 geçiş)

    Allah, bir sivrisineği, ondan daha da ötesi bir varlığı örnek olarak vermekten çekinmez. İman edenler onun, Rablerinden (gelen) bir gerçek olduğunu…

  • Aynı kök: رود (148 geçiş)

    Yoksa daha önce Musa'nın sorguya çekildiği gibi, siz de peygamberinizi sorguya çekmek mi istiyorsunuz? Her kim imanı küfre değişirse, o artık doğru…

  • Aynı kök: رود (148 geçiş)

    (O sayılı günler), insanlar için bir hidayet rehberi, doğru yolun ve hak ile batılı birbirinden ayırmanın apaçık delilleri olarak Kur'an'ın…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

68 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Bir şey(in olmasını) istediği zaman O'nun durumu o şeye sadece "Ol!" demektir; o da hemen olmaya başlar. dipnot 1

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    [Kün fe yekûnu] yani "yaratılış sistemi"yle ilgili detaylı bilgi için bkz. Bakara 2:117, dipnot 2.

Mustafa İslamoğlu

O, eşsiz yaratışıyla bir şeyin olmasını dilediği zaman, sadece ona "Ol!" demesi yeter: o da hemen oluş sürecine girer.

Muhammed Esed

O, Tek'tir, Biricik'tir, öyle ki bir şeyin olmasını istediğinde ona sadece "Ol!" der; ve o (şey hemen) oluverir.

Ahmed Hulusi

Bir şeyi irade ettiğinde, O'nun hükmü, ona "Kün = Ol!"dan (olmasını istemesinden) ibarettir!. . (O şey kolaylıkla) olur.

Ali Bulaç

Bir şeyi dilediği zaman, O'nun emri yalnızca: "Ol" demesidir; o da hemen oluverir.

Ali Özek ve heyeti

Bir şey yaratmak istediği zaman Onun yaptığı « OL » demekten ibarettir. Hemen oluverir.

Bayraktar Bayraklı

"O, bir şeyi yaratmak istediği zaman, O'nun işi, sadece o şeye 'ol' demektir;o da hemen oluşmaya başlar."

Edip Yüksel

Bir şeyi dilediği zaman, ona sadece "Ol!" der ve o da hemen oluverir. dipnot 1

Edip Yüksel — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    * Evrenin yaratılışı böyle bir emir sonucu aniden olmuştur. * Bak 21:30.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Bir şeyi dilediği zaman, ona sadece 'Ol!' der ve o da hemen oluverir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

O'nun emri, birşeyi dileyince ona sadece "Ol!" demektir. O da oluverir.

Elmalılı Hamdi Yazır

Onun emri bir şeyi murad edince ona sade ol demektir, o oluverir

Erhan Aktaş

O, bir şey yaratmak istediğinde, ona: "Ol." der. O da hemen oluverir.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

O, bir şey yaratmak istediğinde, ona: "Ol." der. O da hemen oluverir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

O, bir şey yaratmak istediğinde, ona: "Ol." der. O da hemen oluverir.

Gültekin Onan

Bir şeyi dilediği zaman O'nun buyruğu yalnızca "ol" demesidir; o da hemen oluverir.

Hasan Basri Çantay

Onun emri, bir şey'i dilediği zaman, ona ancak "Ol" demesinden ibaretdir. O da oluverir.

İbni Kesir

Bir şeyi murad ettiği zaman, O'nun emri sadece ona; ol, demektir. O da oluverir.

Mehmet Alagaş

(71-83) Onlar için ellerimizle yapıp yarattığımız , malik oldukları hayvanları görmüyorlar mı? O nların boyun eğenler inden / evcilleşenlerinden bir kısmına biniyorsunuz bir kısmını da yiyorsunuz. Onlar da sizin için menfaatler ve içecekler var hâlâ şükretmiyorlar mı? Belki yardımları olur diye Allahtan başka ilahlar edindiler. Onlara yardıma güçleri yetmez, asıl onların kendileri, sahte ilahlar için hazırlanmış askerlerdir. Lafları seni hüzünlendirmesin, neyi gizliyorlarsa neyi açık ediyorlarsa muhakkak ki biz biliyoruz. İnsan bizim onu nutfeden yarattı ğımızı görmüyor mu? Ş imdiyse biz le apaçık kavga halinde / bize hasım. (Nutfe bize oldu hasım) Yaratılışını unuttu ve de bize örnek de veriyor / misal getiriyor ve diyor ki bu çürümüş kemikleri kim diriltecek? De ki ilk defa / ilk kez onu inşa eden, onu yine diriltecek. O her türlü yaratmayı da bilendir . Yeşil ağaçtan size ateş yapan da O'dur. Sizler de ondan tutuşturup / ateşleyip duruyorsunuz. Gökleri ve yeri yaratabilen, onların benzerlerini de yaratmaya kadir / güç yetirebilir değil midir? Bilakis O, tekrar tekrar yaratandır, bilendir. Onun işi / onun emri şöyledir, bir şeyi diledi mi ona ol der ve o da olur. Her şeyin egemenliği / mülkiyeti elinde olan ne üstündür ve ona geri döneceksiniz / rücu edeceksiniz.

Rowwad Tercüme Merkezi

Bir şeyi dilediği zaman, O'nun emri yalnızca: 'Ol!' demesidir. O da hemen oluverir.

Süleyman Ateş

O'nun işi, bir şeyi(n olmasını) istedi mi ona, sadece "ol!" demektir, hemen oluverir.

Süleymaniye Vakfı

Bir şeyin olmasını irade dipnot 1 ettiğinde yaptığı tek iş onun için 'Ol!' demesidir; sonra o şey oluşur dipnot 2 .

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    İrade, istemek ve dilemektir. Allah kullarının, imtihanı başarmalarını irade eder ama herkes başaramaz. Bir ayet şöyledir: "Allah size, her şeyi açık açık göstermeyi; sizi, sizden öncekilerin doğru yollarına yönlendirmeyi ve tövbenizi /dönüşünüzü kabul etmeyi irade eder. Allah bilir, doğru kararlar verir." (Nisa 4/26) Bu ayete göre Allah "ol" emrini vermeden onun iradesi gerçekleşmez. İmtihanla ilgili konularda "ol" emrini, sadece gereğini yapanlar için verir. Ayetteki şey'en (شَيْئاً) mastar, ondaki tenvin ise muzafun ileyhten ıvazdır. Yani (شيءٍ شيئ) iken muzafun ileyh olan şey (شيئ) kaldırılmış yerine tenvin konmuştur. Kaldırılan isimdir ve mastar olan (شيئ)'in mef'ulüdür. Ayetteki (كُنْ) tam fiildir ve faili şey (شيئ)'dir. Şey (شيئ)'in kendisi henüz oluşmamış olsa da ölçüsü oluştuğu için emre muhatap kılınmıştır. Ayetteki feyekun (فَيَكُونُ) da tam fiildir. Bu sebeple (إِذَا أَرَادَ شَيْئاً) ifadesine; (إِذَا أَرَادَ إحداث شيء وتكوينه) "bir şeyi var etmek ve oluşturmak istediği zaman" anlamı verilir. Çünkü tam olan kün (كُنْ)'ün anlamı, kevvin (كوِّنْ) yani "oluşmaya başla!" veya uhdus (أحدث) "varlık sahnesine çık" şeklindedir. Buradan hareketle mastar olan (شيئ)'in, ihdas (إحداث) ve tekvin (تكوين) anlamında olduğu ortaya çıkar. İhdas, 'yokken var etmek', tekvin ise 'oluşturmak'tır. Bize göre tekvin anlamı daha uygundur.
  2. metne dön, dipnot 2
    Bakara 2/117, Nahl 16/40, Meryem 19/35, Mü'min 40/68. Bu ayete, "ol der, hemen olur" şeklinde meal verilir. Allah her şeyi bir ölçüye göre yarattığından (Kamer 54/49) o emirle, sadece oluşum başlar. Mesela Allah, bir çocuğun olmasını murad ettiğinde emri, döllenme öncesinde verir ve çocuk oluşmaya başlar (Al-i İmran 3/59, Meryem 19/35, İnsan 76/1-2).

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Bir şeyi irade ettiğinde O'nun yaptığı, o şey için sadece ‘Ol' demektir; artık o şey oluşur dipnot 1 .

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    İrade, istemek ve dilemektir. Allah kullarının, imtihanı başarmalarını irade eder ama herkes başaramaz. Bir ayet şöyledir: "Allah size, her şeyi açık açık göstermeyi; sizi, sizden öncekilerin doğru yollarına yönlendirmeyi ve tevbenizi kabul etmeyi irade eder. Allah bilir, doğru kararlar verir." (Nisa 4/26) Bu ayete göre Allah "ol" emrini vermeden onun iradesi gerçekleşmez. İmtihanla ilgili konularda "ol" emrini, sadece gereğini yapanlar için verir. Ayetteki شَيْئاً (= şey'en) mastar, ondaki tenvin ise muzafun ileyhten ıvazdır. Yani شيءٍ شيئ iken muzafun ileyh olan şey شيئ kaldırılmış yerine tenvin konmuştur. Kaldırılan isimdir ve mastar olan شيئ'in mef'ulüdür. Ayetteki كُنْ tam fiildir ve faili şey (شيئ)'dir. Şey (شيئ)'in kendisi henüz oluşmamış olsa da ölçüsü oluştuğu için emre muhatap kılınmıştır. Ayetteki فَيَكُونُ (feyekun) da tam fiildir. Bu sebeple (إِذَا أَرَادَ شَيْئاً)'e;" إِذَا أَرَادَ إحداث و شيء تكوينه = bir şeyi var etmek ve oluşturmak istediği zaman" anlamı verilir. Çünkü tam olan كُنْ = kün'ün a nlamı, "kevvin كوِّنْ= oluşmaya başla!" veya "uhdus أحدث = varlık sahnesine çık" şeklindedir. Buradan hareketle mastar olan شيئ'in, ihdas (إحداث) ve tekvin (تكوين) anlamında olduğu ortaya çıkar. İhdas, ‘yokken var etmek', tekvin ise ‘oluşturmak'tır. Bize göre tekvin anlamı daha uygundur Şey (شَيْء) mastarından (شاء) fiili türetilmiştir. Aslı (شَيَأَ)'dir. Ya (ي)'dan önce fetha olduğu için ya elife dönüşmüş ve (شاء) olmuştur. Mastar ile fiil arasında anlam farkı olmaz; tek fark fiilin bir zaman dilimi içinde olmasıdır. Şey mastarının anlamı (تكوين) tekvin olduğu için şae (شاء)'nin anlamı da "(كوَّن) kevvene = oluşturdu" olur. Daha geniş izah için "Doğru Bildiğimiz Yanlışlar" adlı kitabımızın (5.baskı)  ilgili bölümüne bakınız.

Şaban Britch

Bir şeyi dilediği zaman, O'nun emri, ona yalnızca: “Ol!” demesidir; o da hemen oluverir.

Şaban Piriş

Bir şey istediği zaman, O'nun tek yaptığı sadece: -Ol! demekten ibarettir. O da hemen oluverir.

Yaşar Nuri Öztürk

O birşeyi istediğinde, buyruğu sadece şunu söylemektir: "Ol!" Artık o, oluverir.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Whenever it is His will to bring, anything (animate or inanimate) into being, all it takes is to say "Be" and "it is".

Abdul Haleem

when He wills something to be, His way is to say, "Be"- and it is!

Abdullah Yusuf Ali

Verily, when He intends a thing, His Command is, "be", and it is!

Abul A'la Maududi

Whenever He wills a thing, He just commands it "Be" and it is.

Aisha Bewley

His command when He desires a thing is just to say to it, ‘Be!’ and it is.

Al-Hilali & Khan

Verily, His Command, when He intends a thing, is only that He says to it, "Be!" - and it is!

Ali Quli Qarai

All His command, when He wills something, is to say to it ‘Be,’ and it is.

Amatul Rahman Omar

Verily, His command, when He intends (to evolve) a thing, is (only) that He says to it, `Be' and it comes into being (at proper time).

Arthur John Arberry

His command, when He desires a thing, is to say to it 'Be,' and it is.

Bijan Moeinian

Any time that He wants to create something He simply says "Be" and here it is.

E. Henry Palmer

His bidding is only, when He desires anything to say to it, 'BE,' and it is.

Edip-Layth

His command, when He wants anything, is to say to it: "Be" and it is!

George Sale

His command, when He willeth a thing, is only that He saith unto it, be; and it is.

Hamid S. Aziz

His command, when He intends anything, is only to say to it, " Be", and it is.

Mahmoud Ghali

Surely His Command, if He wills a thing, is only to say to it, "Be!" and it is.

Marmaduke Pickthall

But His command, when He intendeth a thing, is only that He saith unto it: Be! and it is.

Mohamed Ahmed - Samira

When He wills a thing He has only to say: "Be, " and it is.

Muhammad Asad

His Being alone is such that when He wills a thing to be, He but says unto it, "Be" — and it is.

Mustafa Khattab

All it takes, when He wills something ˹to be˺, is simply to say to it: "Be!" And it is!

Progressive Muslims

His command, when He wants anything, is to say to it: "Be" and it is!

Rashad Khalifa

All He needs to do to carry out any command is to say to it, "Be," and it is.

Sahih International

His command is only when He intends a thing that He says to it, "Be," and it is.

Sam Gerrans

His command, when He intends a thing, is that He says to it: “Be thou,” and it is.

Shabbir Ahmed

When He intends a thing, His only Command to it is "Be" and it is.

Syed Vickar Ahamed

"Surely, when He wants anything, His Command to it is, 'Be', and it is!"

Taqi Usmani

His practice, when He intends to do something, is no more than He says, "Be", and it comes to be.

The Monotheist Group

His command, when He wants anything, is to say to it: 'Be,' and it is.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Yâsîn suresi, 82. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Yâsîn suresi, 82. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Yâsîn suresi, 82. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩