Sâd suresi

Sâd suresi, 4. ayet

Sâd suresi, 4. ayet. وَعَجِبُوٓا۟ أَن جَآءَهُم مُّنذِرٌ مِّنْهُمْ وَقَالَ ٱلْكَٰفِرُونَ هَٰذَا سَٰحِرٌ كَذَّابٌ

ve`acibû en câehüm münẕirum minhüm. veḳâle-lkâfirûne hâẕâ sâḥirun keẕẕâb.

Diyanet İşleri

Kafirler, kendilerine içlerinden bir uyarıcının gelmesine şaştılar ve şöyle dediler: "Bu, yalancı bir sihirbazdır."

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Sâd 1–7 · surenin 4. ayeti / 88

Konu Kur'an'a yemin; inkâr edenlerin büyüklenmesi Sâd 1–11 3

  1. Sâd 1

    Sad. O şanlı, şerefli Kur'an'a andolsun (ki o, Allah sözüdür).

  2. Sâd 2

    Fakat inkar edenler bir büyüklenme ve ayrılık içindedirler.

  3. Sâd 3

    Biz onlardan önce nice nesilleri helak ettik. Onlar da feryat ettiler, ama artık kurtuluş zamanı değildi.

  4. 4

    Kafirler, kendilerine içlerinden bir uyarıcının gelmesine şaştılar ve şöyle dediler: "Bu, yalancı bir sihirbazdır."

  5. Sâd 5

    "İlahları bir tek ilah mı yaptı? Gerçekten bu çok tuhaf bir şey!"

  6. Sâd 6–7

    (6-8) İçlerinden ileri gelenler, "Gidin, ilahlarınıza tapmaya devam edin. İşte bu istenen şeydir. Biz bunu son dinde (en son dini inanışlarda) duymadık. Bu ancak bir uydurmadır. O zikir (Kur'an) içimizden ona mı indirildi?" diyerek kalkıp gittiler. Hayır, onlar benim Zikrimden (Kur'an'dan) şüphe içindedirler. Hayır, henüz azabımı tatmadılar.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

4. Bu yalanlayıcılar hiç de hayret edilmesi gerekmeyen bir hususa, yani içlerinden bir uyarıcının gelmesine hayret ettiler, şaşırıp kaldılar.

Oysa onun kendi içlerinden gelmesi, onun söylediklerini kavramaları ve gereği gibi anlamaları içindi. Diğer taraftan bu uyarıcı kendi kavimlerinden olduğu için, ırkçı duyguların etkisi altında kalarak ona tâbi olmaktan çekinmesinler diyedir. Bu durum, onların şükretmelerini ve tam anlamı ile ona bağlanıp itaat etmelerini gerektirir.

Halbuki onlar, meseleyi tersyüz ettiler ve inkâra götürecek şekilde hayrete düştüler, küfür ve zulümlerinden ötürü de “bu bir sihirbaz, bir yalancıdır, dediler.”

Kanaatlerine göre onun suçu da şuydu:

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Kâfirler, küfürlerinde devam ettikleri müddetçe kendilerini Allah'ın azabı ile korkutan bir resulün gelmesine şaşırdılar. Kâfirler, Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'in getirdiklerinin doğruluğunu gösteren delilleri gördükleri zaman; "Bu insanları büyüleyen bir büyücü ve Allah'ın kendisine vahyettiği resullerden olduğunu iddia eden bir yalancıdır." dediler.

Kelimeler

10 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَعَجِبُوٓا۟ ve acibu ve hayret ettiler kök: عجب
  2. أَن en
  3. جَآءَهُم ca'ehum onlara gelmesine kök: جيا
  4. مُّنذِرٌۭ munzirun bir uyarıcı kök: نذر
  5. مِّنْهُمْ ۖ minhum kendilerinden
  6. وَقَالَ ve kale ve dedi(ler) ki kök: قول
  7. ٱلْكَـٰفِرُونَ l-kafirune kafirler kök: كفر
  8. هَـٰذَا haza bu
  9. سَـٰحِرٌۭ sahirun bir sihirbazdır kök: سحر
  10. كَذَّابٌ kezzabun yalancı kök: كذب

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: عجب (27 geçiş) · Aynı kök: سحر (63 geçiş) · Aynı kök: نذر (130 geçiş)

    İçlerinden bir adama insanları uyar ve iman edenlere, Rableri katında kendileri için bir doğruluk makamı bulunduğunu müjdele diye vahyetmemiz,…

  • Aynı kök: عجب (27 geçiş) · Aynı kök: نذر (130 geçiş) · Ortak kavram: Uyarı (Nezâret)

    Sizi uyarması ve sizin de Allah'a karşı gelmekten sakınıp rahmete ulaşmanız için, içinizden bir adam aracılığı ile Rabbinizden size bir zikir (vahiy…

  • Aynı kök: عجب (27 geçiş) · Aynı kök: نذر (130 geçiş) · Ortak kavram: Uyarı (Nezâret)

    "Sizi uyarması için içinizden bir adam aracılığıyla Rabbinizden size bir zikir (vahy ve öğüt) gelmesine şaştınız mı? Hatırlayın ki, Allah sizi Nuh…

  • Aynı kök: نذر (130 geçiş) · Ortak kavram: Uyarı (Nezâret)

    Küfre saplananlara gelince, onları uyarsan da, uyarmasan da, onlar için birdir, inanmazlar.

  • Aynı kök: نذر (130 geçiş) · Ortak kavram: Uyarı (Nezâret)

    Şüphesiz biz seni hak ile; müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik. Sen cehennemlik olanlardan sorumlu tutulacak değilsin.

  • Aynı kök: نذر (130 geçiş) · Ortak kavram: Uyarı (Nezâret)

    İnsanlar tek bir ümmetti. Allah, müjdeciler ve uyarıcılar olarak peygamberler gönderdi ve beraberlerinde, insanların anlaşmazlığa düştükleri şeyler…

  • Aynı kök: سحر (63 geçiş)

    "Süleyman'ın hükümranlığı hakkında şeytanların (ve şeytan tıynetli insanların) uydurdukları yalanların ardına düştüler. Oysa Süleyman (büyü yaparak)…

  • Aynı kök: سحر (63 geçiş)

    (16-17) (Bunlar), "Rabbimiz, biz iman ettik. Bizim günahlarımızı bağışla. Bizi ateş azabından koru" diyenler, sabredenler, doğru olanlar, huzurunda…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

74 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

(4, 5) Onlar kendilerine içlerinden bir uyarıcının gelmesine şaşmış dipnot 1 ve o kâfirler "Bu bir büyücüdür; çok yalancıdır! Bütün ilahları (yalanlayıp) tek ilah mı (var diyor)? Şüphesiz ki bu çok tuhaf bir şeydir!" demişlerdi.

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Benzer mesajlar: Yûnus 10:2; Sâd 38:4; Kâf 50:2.

Mustafa İslamoğlu

Ve onlar aralarından birinin kendilerine uyarıcı olarak gelmesine şaştılar; işte bu kafirler şöyle dediler: "Bu, göz boyamak isteyen yalancının biri.

Muhammed Esed

Şimdi bu (insanlar) aralarından bir uyarıcının çıkmasına şaşmaktadırlar; ve hakikati inkar edenler şöyle diyorlar: "O (sadece) bir büyücü, bir yalancıdır!

Ahmed Hulusi

O hakikat bilgisini inkar edenler, kendi aralarından bir uyarıcının kendilerine gelmesine şaştılar da: "Bu yalancı bir büyücüdür" dediler.

Ali Bulaç

İçlerinden kendilerine bir uyarıcının gelmesine şaştılar. Kafirler dedi ki: "Bu, yalan söyleyen bir büyücüdür."

Ali Özek ve heyeti

Aralarından kendilerine bir uyarıcının gelmesine şaştılar ve kâfirler: Bu pek yalancı bir sihirbazdır!

Ali Rıza Safa

Çünkü kendi aralarından bir uyarıcının gelmesine şaşırdılar. Nankörlük edenler, şöyle dediler: "Yalancı bir büyücü bu!"

Bayraktar Bayraklı

Onlar, kendilerine içlerinden bir uyarıcı gelmesine şaştılar. Kafirleri şöyle dediler: "Bu, büyücüdür; yalancıdır."

Edip Yüksel

Onlara, kendilerinden bir uyarıcının gelmesini yadırgadılar. Nankörler, "Bu pek yalancı bir büyücüdür" dediler,

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Onlara, kendilerinden bir uyarıcının gelmesini yadırgadılar. İnkarcılar, 'Bu pek yalancı bir büyücüdür,' dediler,

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

İçlerinden kendilerine uyarıcı bir peygamber geldiğine şaştılar da kafirler: "Bu bir sihirbaz, yaman bir yalancı" dediler.

Elmalılı Hamdi Yazır

İçlerinden kendilerine uyandırıcı bir Peygamber geldiğine şaştılar da dediler ki kafirler: bu, bir sihirbaz, bir kezzab

Erhan Aktaş

İçlerinden, kendilerine bir uyarıcı gelmesine şaşırdılar. Kafirler: "Bu, yalancı bir büyücüdür." dediler.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

İçlerinden, kendilerine bir uyarıcı gelmesine şaşırdılar. Kafirler: "Bu, yalancı bir büyücüdür." dediler.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

İçlerinden, kendilerine bir uyarıcı gelmesine şaşırdılar. Gerçeği yalanlayan nankörler: "Bu, yalancı bir büyücüdür." dediler.

Gültekin Onan

İçlerinden kendilerine bir uyarıcının gelmesine şaştılar. Kafirler dedi ki: "Bu yalan söyleyen bir büyücüdür."

Hasan Basri Çantay

O kafirler içlerinden (kendilerinin başına çökecek) tehlikeleri bildiren (bir peygamber) geldiğine şaşdılar, "Bu, dedi (ler), bir büyücü, bir yalancıdır";

İbni Kesir

Küfredenler içlerinden bir uyarıcının gelmesine şaşırmışlardı da demişlerdi ki: Bu, çok yalancı bir sihirbazdır.

Mehmet Alagaş

(1-11) Sâd ve hatırlatıcı özelliği olan Kuran ’a andolsun. Doğrusu kafirler, gurur ve parçalanma içindedirler. Onlardan önce memleketlerden kaç tanesini / nicesini helak ettik, çağrıştılar / çığ rıştılar, ne yazık ki kurtuluş vakti değildi. Kendilerinden bir uyarıcı gelmesini tuhaf karşıladılar / acayip karşıladılar ve kafirler bu sihirbazdır, bu yalancıdır dediler. İlahları tekbir ilah yapacak, kesinlikle bu tuhaf / ucube bir şeydir dediler. Onlardan ileri gelenler , ortaya fırladılar ve yürüyün gidin, ilahlarınızda sabredin, mutlaka sizden murat edilen şey bu, b öylesini diğer herhangi bir millette de işitmedik, mutlaka bu bir uydurmadır / iltihaktır dediler. Hatırlatıcı aramızdan ona mı indirilir ? Doğrusu onlar hatırlatıcıdan şüpheleniyorlar. Bilakis henüz azabımı tatmadılar. Ya bağış yapan / hibe eden, saygı değer Rabbinin rahmet hazineleri onların yanında? Yahut semaların ve arzın ve ikisi arasının egemenliği / mülkiyeti onların? (Mülkiyet; elinde olanla ilgili özgürce tasarrufta bulunma hakkı) Hadi araçlarla / sebeplerle göğe yükselsinler. Tamda bu noktada gruplardan oluşan ordular bozguna uğradılar. (Mülkiyet iddiası hezimet başlatır)

Rowwad Tercüme Merkezi

Aralarından bir uyarıcının gelmesine şaşırdılar. Kâfirler dedi ki: "Bu, yalancı bir sihirbazdır!"

Süleyman Ateş

Onlara kendilerinden bir uyarıcı (peygamber) gelmesine hayret ettiler de o kafirler dediler ki: "Bu yalancı bir sihirbazdır."

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

O nankörler (kafirler), içlerinden bir uyarıcının gelmesine şaşırdılar da şöyle dediler: "Bu adam, insanı büyüleyen bir yalancıdır".

Şaban Britch

Aralarından bir uyarıcının gelmesine şaşırdılar. Kâfirler dedi ki: Bu, yalancı bir sihirbaz!

Şaban Piriş

Aralarından bir uyarıcının gelmesine şaşırdılar. Kafirler dedi ki: -Bu, yalancı bir sihirbaz!

Yaşar Nuri Öztürk

Kendi içlerinden kendilerine bir uyarıcı geldi diye şaşıp kaldılar. Ve şöyle dedi bu nankörler: "Bu adam yalanlar düzen bir büyücü..."

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Yet they -the infidels- marvel at the recognition of a man who came to them from their midst to serve as a spectacle and a warning and they refused to accept him in his capacity. Venting their hatred, they say; "He is not only a sorcerer but also a pathological liar".

Abdul Haleem

The disbelievers think it strange that a prophet of their own people has come to warn them: they say, ‘He is just a lying sorcerer.

Abdullah Yusuf Ali

So they wonder that a Warner has come to them from among themselves! and the Unbelievers say, "This is a sorcerer telling lies!

Abul A'la Maududi

They wondered that a warner had come to them from among themselves, dipnot 1 and the deniers of the Truth said: "This is a sorcerer, dipnot 2 and a big liar.

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    That is, they are so foolish that when a man from their own kind and from their own clan and brotherhood, whom they knew well, was appointed to warn them, they wondered at it, whereas it would have been strange if some other kind of creature had been sent down from heaven to warn human beings, or an utter stranger had arisen among them suddenly and started functioning as a prophet. In that case they would have been perfectly justified to say: What an odd thing! How can this strange creature know our conditions and feelings and requirements that he should guide us? How can we test and find out the truth about the stranger who has suddenly arisen among us and know whether he is trustworthy or not? And how can we decide whether we should or should not believe in him when we have not judged and seen his character and personality?
  2. metne dön, dipnot 2
    The disbelievers used the word sahir (wizard, sorcerer, magician) for the Prophet (peace be upon him) in the sense that whoever came in contact with him was so influenced by him that he would become his follower like a possessed person. He would least mind severing of his connections with others or incurring material losses. The father would give up the son and the son would give up the father. The wife would separate from the husband and the husband would separate from the wife. One would at once be prepared to leave his country if so required. One would even be ready to pass through the severest persecutions for the sake of the faith. (For further details, see (Surah Al- Anbiya, Ayat 3 and E.N. 5) thereof).

Aisha Bewley

They are surprised that a warner should come to them from among themselves. The kuffar say, ‘This is a lying magician.

Al-Hilali & Khan

And they (Arab pagans) wonder that a warner (Prophet Muhammad صلى الله عليه وسلم) has come to them from among themselves. And the disbelievers say: "This (Prophet Muhammad صلى الله عليه وسلم) is a sorcerer, a liar.

Ali Quli Qarai

They consider it odd that there should come to them a warner from among themselves, and the faithless say, ‘This is a magician, a mendacious liar. ’

Amatul Rahman Omar

They wonder that there should come to them a Warner from among themselves, and the disbelievers say, `He is a sorcerer, a great liar (in his claim).

Arthur John Arberry

Now they marvel that a warner has come to them from among them; and the unbelievers say, 'This is a lying sorcerer.

Bijan Moeinian

They wonder how is it possible that a person from among themselves is being appointed as a messenger to them to relay the word of God. They say that Mohammad is a lying sorcerer!

E. Henry Palmer

And they wonder that a warner has come from amongst themselves, and the misbelievers say, 'This is a magician, a liar!'

Edip-Layth

They were surprised that a warner has come to them from among themselves. The ingrates said, "This is a magician, a liar."

George Sale

They wonder that a warner from among themselves hath come unto them. And the unbelievers said, this man is a sorcerer, and a liar:

Hamid S. Aziz

And they marvel that there has come to them a Warner from among themselves, and the disbelievers say: "This is an enchanter, a liar".

Mahmoud Ghali

And they wonder that a warner has come to them from among them, and the disbelievers have said, "This is a sorcerer, a (great) liar. "

Marmaduke Pickthall

And they marvel that a warner from among themselves hath come unto them, and the disbelievers say: This is a wizard, a charlatan.

Mohamed Ahmed - Samira

They were surprised that one of them had come to them as warner; and the unbelievers said: "He is a deceiving sorcerer.

Muhammad Asad

Now these [people] deem it strange that a warner should have come unto them from their own midst - and [so] the deniers of the truth are saying: "A [mere] spellbinder is he, a liar!

Mustafa Khattab

Now, the pagans are astonished that a warner has come to them from among themselves.[1] And the disbelievers say, "This is a magician, a total liar!

Progressive Muslims

And they were surprised that a warner has come to them from among themselves. And the rejecters said: "This is a magician, a liar."

Rashad Khalifa

They wondered that a warner should come to them, from among them. The disbelievers said, "A magician, a liar.

Sahih International

And they wonder that there has come to them a warner from among themselves. And the disbelievers say, "This is a magician and a liar.

Sam Gerrans

And they marvel that a warner has come to them from among them; and the false claimers of guidance say: “This is a sorcerer and a liar.

Shabbir Ahmed

Now these people wonder that a Warner has come to them from their own midst! And the disbelievers say, "This is a wizard, a liar.

Syed Vickar Ahamed

And they (pagans) are surprised that a warner (the Prophet) has come to them from themselves! And the unbelievers say: "This is a magician (with unusual powers and) telling lies!

Taqi Usmani

They (the pagans) wonder that a warner has come to them from among themselves. And the disbelievers say, "This is a magician, a sheer liar.

The Monotheist Group

And they were surprised that a warner has come to them from among themselves. And the rejecters said: "This is a magician, a liar."

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Sâd suresi, 4. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Sâd suresi, 4. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Sâd suresi, 4. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩