Diyanet İşleri
(7-8) Şüphesiz bize kavuşacağını ummayan ve dünya hayatına razı olup onunla yetinerek tatmin olan kimseler ile ayetlerimizden gafil olanlar var ya; işte onların kazanmakta oldukları günahlar yüzünden, varacakları yer ateştir.
Yûnus suresi
Yûnus suresi, 8. ayet. أُو۟لَٰٓئِكَ مَأْوَىٰهُمُ ٱلنَّارُ بِمَا كَانُوا۟ يَكْسِبُونَ
ülâike me'vâhümü-nnâru bimâ kânû yeksibûn.
(7-8) Şüphesiz bize kavuşacağını ummayan ve dünya hayatına razı olup onunla yetinerek tatmin olan kimseler ile ayetlerimizden gafil olanlar var ya; işte onların kazanmakta oldukları günahlar yüzünden, varacakları yer ateştir.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Kitabın ayetleri; yaratılış ve iki grup Yûnus 1–10 3
O, güneşi bir ışık (kaynağı), ayı da (geceleyin) bir aydınlık (kaynağı) kılan, yılların sayısını ve hesabı bilmeniz için ona menziller takdir edendir. Allah, bunları (boş yere değil) ancak gerçek ile (hikmeti gereğince) yaratmıştır. O, ayetlerini, bilen bir topluma ayrı ayrı açıklamaktadır.
Şüphesiz gece ve gündüzün ard arda değişmesinde, Allah'ın göklerde ve yeryüzünde yarattığı şeylerde, Allah'a karşı gelmekten sakınan bir toplum için pek çok deliller vardır.
(7-8) Şüphesiz bize kavuşacağını ummayan ve dünya hayatına razı olup onunla yetinerek tatmin olan kimseler ile ayetlerimizden gafil olanlar var ya; işte onların kazanmakta oldukları günahlar yüzünden, varacakları yer ateştir.
(Fakat) iman edip salih ameller işleyenlere gelince, Rableri onları imanları sebebiyle, hidayete erdirir. Nimetlerle dolu cennetlerde altlarından ırmaklar akar.
Bunların oradaki duaları, "Seni eksikliklerden uzak tutarız Allah'ım!", aralarındaki esenlik dilekleri, "selam"; dualarının sonu ise, "Hamd alemlerin Rabbi Allah'a mahsustur" sözleridir.
Eğer Allah, insanlara onların hemen hayra kavuşmayı istedikleri gibi, şerri de acele verseydi, elbette onların ecellerine hükmolunurdu. İşte biz, bize kavuşmayı ummayanları, kendi azgınlıkları içinde bocalar halde bırakırız.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
8. “İşte onların” zikri geçen özelliklere sahip olanların “kazandıkları yüzünden” küfür, şirk ve türlü masiyetleri sebebi ile “varıp kalacakları yer” başka bir yere gitmeleri söz konusu olmamak üzere karar kılacakları ve barınacakları yer “ateştir.”
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
İşte bu nitelikler ile vasıflanmış olan kimselerin barınaklarının ateş olmasının sebebi, onların kıyamet gününü yalanlama ve inkâr suçunu işlemeleridir.
Aynı kök: اوي (36 geçiş) · Aynı kök: كسب (67 geçiş)
Yanlarına döndüğünüz zaman, kendilerini rahat bırakmanız için size Allah adıyla yemin edeceklerdir. Artık onların peşini bırakın. Çünkü onlar pistir.…
Aynı kök: اوي (36 geçiş) · Ortak kavram: Nûr (Işık)
Hakkında hiçbir delil indirmediği şeyleri Allah'a ortak koştuklarından dolayı; inkar edenlerin kalplerine korku salacağız. Barınakları da…
Aynı kök: اوي (36 geçiş) · Ortak kavram: Nûr (Işık)
Andolsun, "Allah, Meryem oğlu Mesih'tir" diyenler kesinlikle kafir oldu. Oysa Mesih şöyle demişti: "Ey İsrailoğulları! Yalnız, benim de Rabbim, sizin…
Aynı kök: كسب (67 geçiş) · Ortak kavram: Nûr (Işık)
Evet, kötülük işleyip suçu benliğini kaplamış (ve böylece şirke düşmüş) olan kimseler var ya, işte onlar cehennemliklerdir. Onlar orada ebedi…
Aynı kök: كسب (67 geçiş) · Ortak kavram: Nûr (Işık)
Kötü işler yapmış olanlara gelince, bir kötülüğün cezası misliyledir ve onları bir zillet kaplayacaktır. Onları Allah'(ın azabın)dan koruyacak hiçbir…
Aynı kök: كسب (67 geçiş)
Vay o kimselere ki, elleriyle Kitab'ı yazarlar, sonra da onu az bir karşılığa değişmek için, "Bu, Allah'ın katındandır" derler. Vay ellerinin…
Ortak kavram: Nûr (Işık)
Onların durumu, (geceleyin) ateş yakan kimsenin durumuna benzer: Ateş tam çevresini aydınlattığı sırada Allah ışıklarını yok ediverir de onları…
Ortak kavram: Nûr (Işık)
Eğer, yapamazsanız -ki hiçbir zaman yapamayacaksınız- o halde yakıtı insanlarla taşlar olan ateşten sakının. O ateş kafirler için hazırlanmıştır.
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
İşte kazanmakta oldukları (günahlar) yüzünden onların barınağı ateştir!
işleye geldikleri bütün bu şeylerden dolayı onların son durağı ateştir.
yapageldikleri (bütün o kötülüklerden) ötürü onların varacağı yer ateştir.
İşte onlar kendilerinden açığa çıkanın sonucu olarak yanarak yaşayacaklardır!
İşte bunların, kazandıkları dolayısıyla barınma yerleri ateştir.
İşte onların, kazanmakta oldukları (günahlar) yüzünden varacakları yer, ateştir!
İşte, kazandıklarına karşılık, varacakları yer ateştir.
İşte onların, kazanmış oldukları günahlar yüzünden varacakları yer ateştir.
İşte onların yeri, kazandıklarından ötürü ateştir.
İşte onların yeri, kazandıklarından ötürü ateştir.
İşte bunların, kazandıklarının karşılığı olarak varacakları yer ateştir!
İşte bunların kesibleri sebebile varacakları yer, ateştir
İşte onların, yaptıklarına karşılık olarak, varacakları yer ateştir.
İşte onların, yaptıklarına karşılık olarak, varacakları yer ateştir.
İşte onların, yaptıklarına karşılık olarak, varacakları yer ateştir.
İşte bunların, kazandıkları dolayısıyla barınma yerleri ateştir.
(7-8) (Öldükden sonra dirilib) bize kavuşacağını ummayan, (ahirete inanmayarak sadece) dünya hayaatına raazi olan ve onunla sükun (ve istirahat) e dalan kimselerle (varlığımıza, birliğimize ve kemal-i kudretimize delalet eden) bunca ayetlerimizden gaafil olanlar (yok mu?) işte onların, irtikab etmekde oldukları (şirk ve ma'siyetler) yüzünden varacakları yer, ateşdir.
İşte kazanır olduklarından dolayı onların varacakları yer, cehennemdir.
(1-8) Elif Lam Ra, Bu, yargı kitabının / hüküm kitabının ayetleridir. İnsanlara, onlardan bir adama, insanları uyarması için ve iman edenleri müjdelemesi için, ki onlar rableri yanında doğruluk kademesine haizdirler, vahyetmemiz acayip mi geldi? Kafirler dedi ki kesinlikle bu apaçık büyücüdür / sihirbazdır. Muhakkak ki Rabbiniz olan Allah, semaları ve arzı altı günde yarattı, sonra tahtına yerleşti, işleri idare ediyor, izin verdiği hariç kimse de aracılık edemez / şefaat edemez, işte bu, Rabbiniz olan Allah'tır , Ona ibadet edin hatırla yıp anmaz mısınız? Hepinizin geri döneceği O'dur. Allah ’ın vaadi gerçektir, Muhakkak ki yaratmaya başlayan ve sonra onu iade edendir / tekrarlayandır, iman edenlere ve salih amel işleyenlere ölçülü bir şekilde ödül verecektir, kafirlere ise yok saymalarından dolayı onlara kaynar su içeceği ve acıtıcı bir azap vardır. O ki güneşi ışık kaynağı yapandır ve ayı yansıyan ışık / nur, ona, hesabı ve senelerin adedini bilmeniz için yörünge / menziller takdir etmiştir , Allah bunları elbette gerçekten yaratmıştır. Ayetleri bilen kavme ayrıntılı / detaylı açıklamaktadır. Gece ve gündüzün ardışıklığında / ihtilafında, semalarda ve arzda Allah ne yarattıysa sakınan kavim için göstergedir / ayettir. Muhakkak ki bizimle buluşmayı umut etmeyenler ve dünya hayatına razı olanlar ve onunla memnun olanlar / tatmin olanlar, işte bunlar ayetlerimizden gafildirler/ ayetlerimiz dikkatlerini çekmez. Onların varacakları yer, kazandıkları nedeniyle ateştir. İman edenler ve salih amel işleyenler Rableri onları imanları nedeniyle yola sokuyor, altlarından nehirler akan nimetlere erenler cennetlerine / naim cennetlerine sokuyor, Oradaki çağrıları / duaları Allah’ımız seni üstün tutarız ve oradaki karşılanmaları selamlanmaktır. Onların diğer duaları ise Alemlerin Rabbi Allaha hamdolsun şeklindedir.
İşte bunların kazandıklarının karşılığı olarak varacakları yer ateştir.
İşte kazandıkları işlerden ötürü onların varacakları yer, ateştir!
Yaptıklarına karşılık onların varıp kalacakları yer ateştir.
İşte onların varıp kalacakları yer, cehennemdir. Bu, yaptıklarının karşılığıdır.
İşte onlar, kazandıkların karşılığı olarak ateş onların barınacağı yerdir.
İşte onlar, kazandıklarının karşılığı olarak ateş onların varacağı yerdir.
Kazandıkları şeyler yüzünden varış yerleri ateş olacakların ta kendileridir.
Such persons were born to be losers. Their abode is Hell in requital of what their minds and souls have impelled them to do.
shall have the Fire for their home because of what they used to do.
Their abode is the Fire, because of the (evil) they earned.
their abode shall be the Fire in return for their misdeeds, dipnot 1
their shelter will be the Fire because of what they earned.
Those, their abode will be the Fire, because of what they used to earn.
—it is they whose refuge shall be the Fire because of what they used to earn.
It is these indeed whose resort is the Fire, because of their (such) deeds.
those -- their refuge is the Fire, for that they have been earning.
Such people will earn the Hellfire as their place to live.
these, their resort is fire for that which they have earned!
To these will be the destiny of the fire for what they earned.
their dwelling shall be hell fire, for that which they have deserved.
Verily, those who expect not for the meeting with Us, and are content with the life of this world, and are comforted (or secure) therein, and those who are neglectful of our Signs (or revelations),
Those (have) their abode in the Fire, for what they were earning.
Their home will be the Fire because of what they used to earn.
Will have Hell as their abode for what they have earned.
their goal is the fire in return for all [the evil] that they were wont to do.
they will have the Fire as a home because of what they have committed.
To these will be the destiny of the Fire for what they earned.
these have incurred Hell as their ultimate abode, as a consequence of their own works.
For those their refuge will be the Fire because of what they used to earn.
Those: their shelter is Hell for what they earned.
Their home will be the Fire that they have earned (ignited) with their own actions.
(For those), their home is the Fire, because of the (evil) they have earned.
they are the ones whose abode is the Fire, because of what they used to earn for themselves.
To these will be the destiny of the Fire for what they earned.