Yûnus suresi

Yûnus suresi, 7. ayet

Yûnus suresi, 7. ayet. إِنَّ ٱلَّذِينَ لَا يَرْجُونَ لِقَآءَنَا وَرَضُوا۟ بِٱلْحَيَوٰةِ ٱلدُّنْيَا وَٱطْمَأَنُّوا۟ بِهَا وَٱلَّذِينَ هُمْ عَنْ ءَايَٰتِنَا غَٰفِلُونَ

inne-lleẕîne lâ yercûne liḳâenâ veraḍû bilḥayâti-ddünyâ vaṭmeennû bihâ velleẕîne hüm `an âyâtinâ gâfilûn.

Diyanet İşleri

(7-8) Şüphesiz bize kavuşacağını ummayan ve dünya hayatına razı olup onunla yetinerek tatmin olan kimseler ile ayetlerimizden gafil olanlar var ya; işte onların kazanmakta oldukları günahlar yüzünden, varacakları yer ateştir.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Yûnus 4–10 · surenin 7. ayeti / 109

Konu Kitabın ayetleri; yaratılış ve iki grup Yûnus 1–10 3

  1. Yûnus 4

    Hepinizin dönüşü ancak O'nadır. Allah, bunu bir gerçek olarak va'detmiştir. Şüphesiz O, başlangıçta yaratmayı yapar, sonra, iman edip salih ameller işleyenleri adaletle mükafatlandırmak için onu (yaratmayı) tekrar eder. Kafirlere gelince, inkar etmekte olduklarından dolayı, onlar için kaynar sudan bir içki ve elem dolu bir azap vardır.

  2. Yûnus 5

    O, güneşi bir ışık (kaynağı), ayı da (geceleyin) bir aydınlık (kaynağı) kılan, yılların sayısını ve hesabı bilmeniz için ona menziller takdir edendir. Allah, bunları (boş yere değil) ancak gerçek ile (hikmeti gereğince) yaratmıştır. O, ayetlerini, bilen bir topluma ayrı ayrı açıklamaktadır.

  3. Yûnus 6

    Şüphesiz gece ve gündüzün ard arda değişmesinde, Allah'ın göklerde ve yeryüzünde yarattığı şeylerde, Allah'a karşı gelmekten sakınan bir toplum için pek çok deliller vardır.

  4. 7–8

    (7-8) Şüphesiz bize kavuşacağını ummayan ve dünya hayatına razı olup onunla yetinerek tatmin olan kimseler ile ayetlerimizden gafil olanlar var ya; işte onların kazanmakta oldukları günahlar yüzünden, varacakları yer ateştir.

  5. Yûnus 9

    (Fakat) iman edip salih ameller işleyenlere gelince, Rableri onları imanları sebebiyle, hidayete erdirir. Nimetlerle dolu cennetlerde altlarından ırmaklar akar.

  6. Yûnus 10

    Bunların oradaki duaları, "Seni eksikliklerden uzak tutarız Allah'ım!", aralarındaki esenlik dilekleri, "selam"; dualarının sonu ise, "Hamd alemlerin Rabbi Allah'a mahsustur" sözleridir.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

7. Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: “Bize kavuşacaklarını ummayanlar” yani umut besleyenlerin en büyük umudu, şiddetle istekte bulunanların en üstün dileği olan Allah’a kavuşmayı ummayanlar, aksine bundan yüz çeviren, hatta onu yalanlayanlar, âhireti bırakıp “dünya hayatına razı olup ona bağlananlar” ona meyleden, varacakları en son nokta ve maksatlarının nihaî hedefi olarak onu kabul edenler, böylelikle dünya için çalışan, dünyevî zevk ve arzulara kapılan, hangi yolla olursa olsun onu elde etmeye çalışan, nereden karşılarına çıkarsa onlara çabucak yönelen, iradelerini de niyetlerini de amellerini de ona yöneltmiş olanlar… İşte böyleleri sanki dünyada kalmak için yaratılmış gibidirler. Sanki dünya gelip geçici değilmiş, öncekilerin de sonrakilerin de kendisine doğru yol aldıkları, ilâhi tevfike mazhar olanların bütün gayretleri ile nimet ve lezzetine yöneldikleri kalıcı ebedî yurda gitmek üzere azıklarını hazırladıkları bir geçiş yurdu değilmiş gibidir onlar için.

“ve âyetlerimizi görmezden gelenler var ya…” hem Kur’anî âyetlerle hem de afakî ve enfusî âyetlerle yararlanmayan, delillerden yüz çevirdikler için onların gösterdiği maksattan da yüz çevirip gafil kalanlar…

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Allah'a kavuşmayı ummayan ve kalıcı olan ahiret hayatı yerine geçici olan ve nefislerinin de kendisi ile huzur bulduğu dünya hayatına razı olan kâfirler var ya işte onlar, Allah'ın ayetlerinden ve delillerinden yüz çevirmişlerdir. Bunu umursamazlar.

Kelimeler

15 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. إِنَّ inne şüphesiz
  2. ٱلَّذِينَ ellezine kimseler
  3. لَا la
  4. يَرْجُونَ yercune ummayan(lar) kök: رجو
  5. لِقَآءَنَا lika'ena bize kavuşmayı kök: لقي
  6. وَرَضُوا۟ ve radu ve razı olan(lar) kök: رضو
  7. بِٱلْحَيَوٰةِ bil-hayati hayatına kök: حيي
  8. ٱلدُّنْيَا d-dunya dünya kök: دنو
  9. وَٱطْمَأَنُّوا۟ vetmeennu ve gönüllerini kaptıran(lar) kök: طمن
  10. بِهَا biha ona
  11. وَٱلَّذِينَ vellezine ve olanlar
  12. هُمْ hum onlar
  13. عَنْ an -den
  14. ءَايَـٰتِنَا ayatina bizim ayetlerimiz- kök: ايي
  15. غَـٰفِلُونَ gafilune gafil(ler) kök: غفل

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: رجو (28 geçiş) · Aynı kök: رضو (73 geçiş) · Ortak kavram: Umut (Recâ)

    Ey Muhammed! Bunlardan (hanımlarından) dilediğini geri bırakırsın, dilediğini yanına alırsın. Uzak durduklarından dilediklerini yanına almanda da…

  • Aynı kök: رضو (73 geçiş) · Ortak kavram: Rıza · Ortak kavram: Dünya

    Ey iman edenler! Ne oldunuz ki, size "Allah yolunda sefere çıkın" denilince, yere çakılıp kaldınız. Yoksa ahiretten vazgeçip dünya hayatını mı…

  • Aynı kök: رضو (73 geçiş) · Ortak kavram: Rıza · Ortak kavram: Dünya

    Bilin ki, dünya hayatı ancak bir oyun, bir eğlence, bir süs, aranızda karşılıklı bir övünme, çok mal ve evlat sahibi olma yarışından ibarettir.…

  • Aynı kök: غفل (35 geçiş) · Aynı kök: رضو (73 geçiş) · Ortak kavram: Rıza

    (Ey Muhammed!) Biz senin çok defa yüzünü göğe doğru çevirip durduğunu (vahiy beklediğini) görüyoruz. (Merak etme) elbette seni, hoşnut olacağın…

  • Aynı kök: غفل (35 geçiş) · Ortak kavram: Dünya · Ortak kavram: Hayat

    Ama siz, birbirinizi öldüren, içinizden bir kesime karşı kötülük ve zulümde yardımlaşarak; size haram olduğu halde onları yurtlarından çıkaran, size…

  • Aynı kök: غفل (35 geçiş) · Ortak kavram: Dünya · Ortak kavram: Hayat

    Sabah akşam Rablerine, O'nun rızasını dileyerek dua edenlerle birlikte ol. Dünya hayatının zinetini arzu edip de gözlerini onlardan ayırma. Kalbini…

  • Aynı kök: رضو (73 geçiş) · Ortak kavram: Rıza · Ortak kavram: Dünya

    Ey iman edenler! Belli bir süre için birbirinize borçlandığınız zaman bunu yazın. Aranızda bir yazıcı adaletle yazsın. Yazıcı, Allah'ın kendisine…

  • Aynı kök: طمن (13 geçiş) · Ortak kavram: Dünya

    İnsanlardan öylesi de vardır ki, Allah'a kıyıdan kenardan kulluk eder. Eğer kendisine bir hayır dokunursa, gönlü onunla hoş olur. Şayet başına bir…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

75 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Bizimle karşılaşacaklarını ummayanlar, dipnot 1 dünya hayatına razı olup onunla huzur bulanlar ve ayetlerimizden habersizmiş gibi davrananlar var ya,

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    "Allah'a kavuşmaya inanmamak" ifadesi, "O'nun huzuruna varmayı, orada hesaba çekilmeyi inkâr etmek" demektir.

Mustafa İslamoğlu

Şu da bir gerçek ki; bizim huzurumuza çıkmaya yüzü olmayanlar ve dünya hayatıyla yetinip onunla kendilerini tatmin edenler, üstelik (bir de) hakikate yapılmış (söz konusu) atıfları fark edemeyenler var:

Muhammed Esed

Beri yandan, er geç Bizim karşımıza çıkacaklarına inanmayıp kendilerini bu dünya hayatıyla hoşnut kılmaya çalışanlara, onun ötesini gözetmeyenlere ve (böylece) Bizim ayetlerimizi umursamayanlara gelince:

Ahmed Hulusi

Rücu ederek, hakikati olan Esma'nın farkındalığı yaşamına ermeyeceklerini sananlar, dünya hayatına razı olup onunla tatmin olanlar, kozalarında (beyinlerinde oluşan dünyalarında) yaşayıp işaretlerimizi değerlendiremeyenler var ya. . .

Ali Bulaç

Bizimle karşılaşmayı ummayanlar, dünya hayatına razı olanlar ve bununla tatmin olanlar ve bizim ayetlerimizden habersiz olanlar;

Ali Özek ve heyeti

Bize kavuşmayı ummayanlar dünya hayatından hoşnut olup onunla yetinenler ve âyetlerimizden de gâfil olanlar yok mu?

Ali Rıza Safa

Aslında, onlar; Bize kavuşacaklarını düşünmeyenler, dünya yaşamıyla yetinerek onunla hoşnut olanlar ve ayetlerimize karşı aymazlık içinde olanlardır.

Bayraktar Bayraklı

Huzurumuza çıkacaklarını beklemeyenler, dünya hayatına razı olup onunla doyuma ulaşanlar ve ayetlerimizden habersiz olanlar vardır.

Edip Yüksel

Bizimle karşılaşmayı ummayanlar, dünya hayatını sevip ona bağlananlar ve ayetlerimizden gafil olanlar...

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Bizimle karşılaşmayı ummayanlar, dünya hayatını sevip ona bağlananlar ve ayetlerimizden gafil olanlar...

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Bize kavuşmayı arzu veya ümit etmeyip, dünya hayatına razı olup onunla yetinenler ve Bizim ayetlerimizden gafil olanlar,

Elmalılı Hamdi Yazır

Onlar ki bizim likamızı arzu (veya ümid) etmezler ve Dünya hayat ile razı olub onunla mutmainn olmuşlardır ve onlar ki bizim ayetlerimizden gafildirler

Erhan Aktaş

Bizimle karşılaşacaklarını ummayanlar ve dünya hayatından hoşnut olup onunla tatmin olanlar ve ayetlerimizi görmezden gelenler…

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Bizimle karşılaşacaklarını ummayanlar ve dünya hayatından hoşnut olup onunla tatmin olanlar ve ayetlerimizi görmezden gelenler...

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Bizimle karşılaşacaklarını ummayanlar ve dünya hayatından hoşnut olup onunla tatmin olanlar ve ayetlerimizi görmezden gelenler…

Gültekin Onan

Bizimle karşılaşmayı ummayanlar, dünya hayatına razı olanlar ve bununla tatmin olanlar ve bizim ayetlerimizden habersiz olanlar;

Hasan Basri Çantay

(7-8) (Öldükden sonra dirilib) bize kavuşacağını ummayan, (ahirete inanmayarak sadece) dünya hayaatına raazi olan ve onunla sükun (ve istirahat) e dalan kimselerle (varlığımıza, birliğimize ve kemal-i kudretimize delalet eden) bunca ayetlerimizden gaafil olanlar (yok mu?) işte onların, irtikab etmekde oldukları (şirk ve ma'siyetler) yüzünden varacakları yer, ateşdir.

İbni Kesir

Muhakkak ki Bize kavuşmayı ummayanlar, dünya hayatından hoşnud olup ona bağlananlar ve ayetlerimizden habersiz bulunanlar;

Mehmet Alagaş

(1-8) Elif Lam Ra, Bu, yargı kitabının / hüküm kitabının ayetleridir. İnsanlara, onlardan bir adama, insanları uyarması için ve iman edenleri müjdelemesi için, ki onlar rableri yanında doğruluk kademesine haizdirler, vahyetmemiz acayip mi geldi? Kafirler dedi ki kesinlikle bu apaçık büyücüdür / sihirbazdır. Muhakkak ki Rabbiniz olan Allah, semaları ve arzı altı günde yarattı, sonra tahtına yerleşti, işleri idare ediyor, izin verdiği hariç kimse de aracılık edemez / şefaat edemez, işte bu, Rabbiniz olan Allah'tır , Ona ibadet edin hatırla yıp anmaz mısınız? Hepinizin geri döneceği O'dur. Allah ’ın vaadi gerçektir, Muhakkak ki yaratmaya başlayan ve sonra onu iade edendir / tekrarlayandır, iman edenlere ve salih amel işleyenlere ölçülü bir şekilde ödül verecektir, kafirlere ise yok saymalarından dolayı onlara kaynar su içeceği ve acıtıcı bir azap vardır. O ki güneşi ışık kaynağı yapandır ve ayı yansıyan ışık / nur, ona, hesabı ve senelerin adedini bilmeniz için yörünge / menziller takdir etmiştir , Allah bunları elbette gerçekten yaratmıştır. Ayetleri bilen kavme ayrıntılı / detaylı açıklamaktadır. Gece ve gündüzün ardışıklığında / ihtilafında, semalarda ve arzda Allah ne yarattıysa sakınan kavim için göstergedir / ayettir. Muhakkak ki bizimle buluşmayı umut etmeyenler ve dünya hayatına razı olanlar ve onunla memnun olanlar / tatmin olanlar, işte bunlar ayetlerimizden gafildirler/ ayetlerimiz dikkatlerini çekmez. Onların varacakları yer, kazandıkları nedeniyle ateştir. İman edenler ve salih amel işleyenler Rableri onları imanları nedeniyle yola sokuyor, altlarından nehirler akan nimetlere erenler cennetlerine / naim cennetlerine sokuyor, Oradaki çağrıları / duaları Allah’ımız seni üstün tutarız ve oradaki karşılanmaları selamlanmaktır. Onların diğer duaları ise Alemlerin Rabbi Allaha hamdolsun şeklindedir.

Rowwad Tercüme Merkezi

(Hesap için) Bizimle karşılaşmayı ummayan ve dünya hayatına razı olup onunla tatmin olanlar, işte onlar ayetlerimizden gafildirler.

Süleyman Ateş

Bizimle buluşmayı ummayan, dünya hayatına razı olup onunla rahat edenler ve bizim ayetlerimizden gaflet edenler...

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Bizimle karşılaşmayı beklemeyen ve dünya hayatından hoşlanan, onunla tatmin olanlar, bir de ayetlerimize aldırmayanlar var ya...

Şaban Britch

(Hesap için) Bizimle karşılaşmayı ummayan ve dünya hayatına razı olup onunla tatmin olanlar, işte onlar ayetlerimizden gafildirler.

Şaban Piriş

Bizimle karşılaşmayı ummayan ve geçici hayata razı olup onunla tatmin olanlar, işte onlar ayetlerimizden gafildirler.

Yaşar Nuri Öztürk

Şu bir gerçek ki, bize kavuşmayı ummayanlar, iğreti hayatla tatmin bulup onunla rahatlayanlar ve ayetlerimizden uzaklaşıp gaflete dalanlar,

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Indeed, those who do not entertain the thought and belief of meeting with Allah and facing Him resolutely, and they are content with life here and rest assured and satisfied with it and they are oblivious of His signs betokening Omnipotence and Authority, are they who have lost their way.

Abdul Haleem

Those who do not expect to meet Us and are pleased with the life of this world, contenting themselves with it and paying no heed to Our signs,

Abdullah Yusuf Ali

Those who rest not their hope on their meeting with Us, but are pleased and satisfied with the life of the present, and those who heed not Our Signs,-

Abul A'la Maududi

Surely those who do not expect to meet Us, who are gratified with the life of the world and content with it, and are heedless of Our signs,

Aisha Bewley

As for those who do not expect to meet Us and are content with the life of the dunya and at rest in it, and those who are heedless of Our Signs,

Al-Hilali & Khan

Verily, those who hope not for their meeting with Us, but are pleased and satisfied with the life of the present world, and those who are heedless of Our Ayât (proofs, evidence, verses, lessons, signs, revelations, etc.),

Ali Quli Qarai

Indeed those who do not expect to encounter Us and who are pleased with the life of this world and satisfied with it, and those who are oblivious of Our signs

Amatul Rahman Omar

Verily, those who fear not the meeting with Us, nor do they cherish a hope (for the same) and are pleased to choose the life of this world and feel contented therewith, and (similarly) those who are heedless of Our signs,

Arthur John Arberry

Surely those who look not to encounter Us and are well-pleased with the present life and are at rest in it, and those who are heedless of Our signs,

Bijan Moeinian

Such singes do not mean anything to those who do not believe in their eventual meeting with Me, deeply engaged in their worldly affairs and [like the animals] content with their lives.

E. Henry Palmer

Verily, those who hope not for our meeting, and are content with the life of this world, and are comforted thereby, and those who are neglectful of our signs,-

Edip-Layth

As for those who do not wish to meet Us, while pleased and content with the worldly life, they are unaware of Our signs.

George Sale

Verily they who hope not to meet Us at the last day, and delight in this present life, and rest securely in the same, and who are negligent of our signs;

Hamid S. Aziz

Verily, in the alternation of night and day, and in all that Allah has created in the heavens and the earth, are signs unto a people who fear Him (are in awe or ward off evil).

Mahmoud Ghali

Surely the ones who do not hope for the meeting with Us and are satisfied with the present life, (Literally: the lowly life, i. e., the life of this world) and feel composed with it, and the ones who are heedless of Our signs,.

Marmaduke Pickthall

Lo! those who expect not the meeting with Us but desire the life of the world and feel secure therein, and those who are neglectful of Our revelations,

Mohamed Ahmed - Samira

As for those who do not hope to meet Us (after death), and are content with the life of this world, who are oblivious of Our signs,

Muhammad Asad

Verily, as for those who do not believe that they are destined to meet Us, but content themselves with the life of this world and do not look beyond it, and are heedless of Our messages -

Mustafa Khattab

Indeed, those who do not expect to meet Us, being pleased and content with this worldly life, and who are heedless of Our signs,

Progressive Muslims

As for those who do not wish to meet Us, and they are content with the worldly life, and they became relieved with it, and they are unaware of Our signs.

Rashad Khalifa

Those who are not expecting to meet us, and are preoccupied with this worldly life, and are content with it, and refuse to heed our proofs;

Sahih International

Indeed, those who do not expect the meeting with Us and are satisfied with the life of this world and feel secure therein and those who are heedless of Our signs

Sam Gerrans

Those who look not for the meeting with Us, and are pleased with the life of this world and are at rest therein, and those who are heedless of Our proofs,

Shabbir Ahmed

Those who expect not to meet Us, and content themselves with the petty delights of the worldly life, do not look beyond it, and neglect Our Messages,

Syed Vickar Ahamed

Verily, those who do not keep their hope on their meeting with Us, but are happy and content with the life of the world (and present), and those who do not pay attention to Our Signs—

Taqi Usmani

As for those who do not believe in meeting Us and are quite happy with the life of this world and are content with it, and those who are heedless to Our signs,

The Monotheist Group

As for those who do not wish to meet Us, and they are content with the worldly life, and they feel secure by it, and they are unaware of Our signs.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Yûnus suresi, 7. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Yûnus suresi, 7. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Yûnus suresi, 7. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩