Yûsuf suresi

Yûsuf suresi, 21. ayet

Yûsuf suresi, 21. ayet. وَقَالَ ٱلَّذِى ٱشْتَرَىٰهُ مِن مِّصْرَ لِٱمْرَأَتِهِۦٓ أَكْرِمِى مَثْوَىٰهُ عَسَىٰٓ أَن يَنفَعَنَآ أَوْ نَتَّخِذَهُۥ وَلَدًا وَكَذَٰلِكَ مَكَّنَّا لِيُوسُفَ فِى ٱلْأَرْضِ وَلِنُعَلِّمَهُۥ مِن تَأْوِيلِ ٱلْأَحَادِيثِ وَٱللَّهُ غَالِبٌ عَلَىٰٓ أَمْرِهِۦ وَلَٰكِنَّ أَكْثَرَ ٱلنَّاسِ لَا يَعْلَمُونَ

veḳâle-lleẕi-şterâhü mim miṣra limraetihî ekrimî meŝvâhü `asâ ey yenfe`anâ ev netteḫiẕehû veledâ. vekeẕâlike mekkennâ liyûsüfe fi-l'arḍ. velinü`allimehû min te'vîli-l'eḥâdîŝ. vellâhü gâlibün `alâ emrihî velâkinne ekŝera-nnâsi lâ ya`lemûn.

Diyanet İşleri

Onu satın alan Mısırlı kişi, hanımına dedi ki: "Ona iyi bak. Belki bize yararı dokunur veya onu evlat ediniriz." İşte böylece biz Yusuf'u o yere (Mısır'a) yerleştirdik ve ona (rüyadaki) olayların yorumunu öğretelim diye böyle yaptık. Allah, işinde galiptir, fakat insanların çoğu bunu bilmezler.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Yûsuf 18–24 · surenin 21. ayeti / 111

Konu Aziz'in evi ve yırtılan gömlek Yûsuf 21–29 3

  1. Yûsuf 18

    Bir de üzerine, sahte bir kan bulaştırılmış gömleğini getirdiler. Yakub dedi ki: "Hayır! Nefisleriniz sizi aldatıp böyle bir işe sürükledi. Artık bana düşen, güzel bir sabırdır. Anlattıklarınıza karşı yardımı istenilecek de ancak Allah'tır."

  2. Yûsuf 19

    Bir kervan gelmiş, sucularını suya göndermişlerdi. Sucu kovasını kuyuya salınca, "Müjde! Müjde! İşte bir oğlan!" dedi. Onu alıp bir ticaret malı olarak sakladılar. Oysa Allah, onların yaptıklarını biliyordu.

  3. Yûsuf 20

    Onu ucuz bir fiyata, birkaç dirheme sattılar. Zaten ona değer vermiyorlardı.

  4. 21

    Onu satın alan Mısırlı kişi, hanımına dedi ki: "Ona iyi bak. Belki bize yararı dokunur veya onu evlat ediniriz." İşte böylece biz Yusuf'u o yere (Mısır'a) yerleştirdik ve ona (rüyadaki) olayların yorumunu öğretelim diye böyle yaptık. Allah, işinde galiptir, fakat insanların çoğu bunu bilmezler.

  5. Yûsuf 22

    Olgunluk çağına erişince, ona hikmet ve ilim verdik. İşte biz, iyi davrananları böyle mükafatlandırırız.

  6. Yûsuf 23

    Evinde bulunduğu kadın (gönlünü ona kaptırıp) ondan arzuladığı şeyi elde etmek istedi ve kapıları kilitleyerek, "Haydi gelsene!" dedi. O ise, "Allah'a sığınırım, çünkü o (kocan) benim efendimdir, bana iyi baktı. Şüphesiz zalimler kurtuluşa eremezler" dedi.

  7. Yûsuf 24

    Andolsun, kadın ona (göz koyup) istek duymuştu. Eğer Rabbinin delilini görmemiş olsaydı, Yusuf da ona istek duyacaktı. Biz, ondan kötülüğü ve fuhşu uzaklaştırmak için işte böyle yaptık. Çünkü o, ihlasa erdirilmiş kullarımızdandı.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

21. Yani bu yolcu kafilesi Mısır’a gidip orada onu sattıklarında, onu Mısır’ın Azizi satın aldı. Onu satın aldıktan sonra da onu gerçekten beğendi ve onun hakkında hanımına şöylece tavsiyede bulundu: “Ona değer verip iyi bak. Belki bize faydası dokunur yahut da onu evlat ediniriz.” Yani bu ya çeşitli hizmetlerde bulunmak sureti ile köleler gibi bize faydalı olur yahut da biz ondan çocuklarımızdan yararlandığımız gibi yararlanırız. Bunu çocukları olmadığından dolayı söylemiş olsa gerektir.

“İşte biz böylece Yusuf’a o ülkede (mevki edinsin)… diye imkân hazırladık.” Mısır Azizi tarafından satın alınmasını ve ona bu derece ikram göstermesini kolaylaştırdığımız gibi aynı şekilde bunu, bu yolla yeryüzünde imkân ve iktidar sahibi olmasının bir başlangıcı yaptık. “ve ona rüya yorumunu öğretelim diye.” Çünkü onun ilim elde etmenin dışında hiçbir meşguliyeti ve tasası kalmayınca bu, ahkâma dair olsun yoruma dair olsun bunun dışında olsun pek çok ilim öğrenmesine vesile oldu. “Allah (dilediği) işini mutlaka yerine getirir.” O’nun emri mutlaka yerini bulur, hiç kimse onu engelleyemez ve hiç kimse O’nu mağlup edemez. “Fakat insanların çoğu bilmezler.” Bundan dolayı onlar, Allah’ın kaderî hükümlerine galip gelme maksadıyla birtakım işler yaparlar. Halbuki onlar, bunu gerçekleştiremeyecek kadar zayıf ve acizdirler.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Mısır'da onu satın alan adam, karısına dedi ki: "Ona bizim yanımızda değer ver, güzel bak ve ikramda bulun! Umulur ki ihtiyacımız olan şeylerde bize faydası olur veya onu evlat ediniriz." İşte böylece Yusuf'u öldürülmekten kurtardığımız gibi kuyudan da kurtardık. Aziz'in kalbini onun için yumuşak kıldık. Kendisine rüyaların tevilini öğretmemiz için onu Mısır'a yerleştirdik. Allah, emrini yerine getirmeye kadirdir. O'nun emri gerçekleşir. O'nu hiç kimse hiçbir şeye zorlayamaz. Fakat insanların çoğu -ki onlar kâfirlerdir- bunu bilmezler.

Kelimeler

32 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَقَالَ ve kale ve dedi ki kök: قول
  2. ٱلَّذِى llezi kimse
  3. ٱشْتَرَىٰهُ şterahu onu satın alan kök: شري
  4. مِن min
  5. مِّصْرَ misra şehirden kök: مصر
  6. لِٱمْرَأَتِهِۦٓ liamraetihi karısına kök: مرا
  7. أَكْرِمِى ekrimi ona kıymet ver kök: كرم
  8. مَثْوَىٰهُ mesvahu iyi bak kök: ثوي
  9. عَسَىٰٓ asa belki kök: عسي
  10. أَن en
  11. يَنفَعَنَآ yenfeana bize yararı dokunur kök: نفع
  12. أَوْ ev ya da
  13. نَتَّخِذَهُۥ nettehizehu onu ediniriz kök: اخذ
  14. وَلَدًۭا ۚ veleden evlad kök: ولد
  15. وَكَذَٰلِكَ ve kezalike ve böylece
  16. مَكَّنَّا mekkenna bir imkan verdik kök: مكن
  17. لِيُوسُفَ liusufe Yusuf'a
  18. فِى fi
  19. ٱلْأَرْضِ l-erdi o yerde kök: ارض
  20. وَلِنُعَلِّمَهُۥ velinuallimehu ve ona öğrettik kök: علم
  21. مِن min
  22. تَأْوِيلِ te'vili yorumunu kök: اول
  23. ٱلْأَحَادِيثِ ۚ l-ehadisi düşlerin kök: حدث
  24. وَٱللَّهُ vallahu ve Allah kök: اله
  25. غَالِبٌ galibun galip olandır kök: غلب
  26. عَلَىٰٓ ala
  27. أَمْرِهِۦ emrihi işinde kök: امر
  28. وَلَـٰكِنَّ velakinne ama
  29. أَكْثَرَ eksera çoğu kök: كثر
  30. ٱلنَّاسِ n-nasi insanların kök: نوس
  31. لَا la
  32. يَعْلَمُونَ yea'lemune bilmezler kök: علم

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: عسي (30 geçiş) · Aynı kök: مرا (38 geçiş) · Aynı kök: نفع (50 geçiş)

    Firavun'un karısı şöyle dedi: "Bana da, sana da göz aydınlığı (bir çocuk)! Sakın onu öldürmeyin. Belki bize faydası dokunur, ya da onu evlat…

  • Aynı kök: شري (25 geçiş) · Aynı kök: مرا (38 geçiş) · Aynı kök: نفع (50 geçiş)

    "Süleyman'ın hükümranlığı hakkında şeytanların (ve şeytan tıynetli insanların) uydurdukları yalanların ardına düştüler. Oysa Süleyman (büyü yaparak)…

  • Aynı kök: مصر (5 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Yûsuf

    (Mısır'a gidip) Yusuf'un huzuruna girdiklerinde; Yusuf ana babasını bağrına bastı ve "Allah'ın iradesi ile güven içinde Mısır'a girin" dedi.

  • Aynı kök: ثوي (14 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Yûsuf

    Evinde bulunduğu kadın (gönlünü ona kaptırıp) ondan arzuladığı şeyi elde etmek istedi ve kapıları kilitleyerek, "Haydi gelsene!" dedi. O ise,…

  • Aynı kök: مكن (18 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Yûsuf

    Kral, "Onu bana getirin, onu özel olarak yanıma alayım", dedi. Onunla konuşunca dedi ki: "Şüphesiz bugün sen yanımızda yüksek makam sahibi ve…

  • Aynı kök: مكن (18 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Yûsuf

    Böylece Yusuf'a, dilediği yerde oturmak üzere ülkede imkan ve iktidar verdik. Biz rahmetimizi istediğimize veririz ve iyi davrananların mükafatını…

  • Aynı kök: شري (25 geçiş) · Aynı kök: غلب (31 geçiş)

    O halde, dünya hayatını ahiret hayatı karşılığında satanlar, Allah yolunda savaşsınlar. Kim Allah yolunda savaşır da öldürülür veya galip gelirse,…

  • Aynı kök: شري (25 geçiş) · Aynı kök: حدث (36 geçiş)

    İnsanlardan öylesi vardır ki, bilgisizce Allah yolundan saptırmak ve o yolu eğlenceye almak için, eğlencelik asılsız ve faydasız sözleri satın alır.…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

72 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Keşfet — bu ayetin medyası

Gerçek belgeler1

Gerçek fotoğraf1
  • Nil Nehri

    Gerçek fotoğraf

    Nil Nehri

    Yûsuf ve Mûsâ kıssalarının geçtiği Mısır coğrafyasını anlamak için tarihsel bağlam görselidir.

    Ayet: Yûsuf 21 · Tâhâ 39

    Kaynak
    Wikimedia Commons
    Yazar
    Sarbast.T.Hameed
    Tarih
    2016-08-14 12:32:24
    Lisans
    CC BY-SA

    Sarbast.T.Hameed · Own work · CC BY-SA 4.0

    Kaynağı görüntüle

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Mısır'da onu satın alan kişi, hanımına şöyle demişti: "Ona değer ver (güzel bak)! Belki bize yararı olur veya onu evlat ediniriz." dipnot 1 İşte böylece kendisine (rüyadaki) olayların yorumunu öğretmemiz için Yusuf'u o yere (Mısır'a) yerleştirmiştik. Allah işinde üstündür. Fakat insanların çoğu bilmezler. dipnot 2

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Hz. Yusuf'u köle pazarından satın alan Aziz'in bu sözü daha sonraki dönemlerde Hz. Musa'yı nehirden alan Firavun'un hanımının dilinden de dökülmüştür. Demek ki peygamberlerin başına gelen bu türden olaylarda da büyük benzerlikler söz konusuydu. Ayet için bkz. Kasas 28:9.
  2. metne dön, dipnot 2
    Aslında Hz. Yusuf'un yaşadığı bu olay onun toplumsal hayatta savrulmasına neden olacak bir durumda olmasına rağmen Yüce Allah çok önemli bir planın gereği olarak şehrin yöneticisi konumundaki kişinin onu satın almasını ve evlatlık edinmesini sağlamıştır. Demek ki Hz. Yusuf'un hayat akışında Yüce Allah'ın müdahaleleri yaşanmıştı; nitekim daha sonra ele alınacak olan onun Maliye Bakanlığı görevinde de benzer bir durum söz konusu olmuştur.

Mustafa İslamoğlu

Ve onu satın alan Mısırlı adam karısına dedi ki: "Ona iyi bak! Bakarsın bize yararı dokunur; ya da onu evlat edinebiliriz." İşte böylece Yusuf için o ülkede sağlam bir zemin hazırladık. Yine (bu şekilde) ona olayların doğru yorumunu öğrettik. Zira Allah murad ettiği işi başarıyla sonuçlandırandır; ve fakat insanların çoğu bunu kavrayamaz.

Muhammed Esed

Ve o'nu satın alan Mısırlı adam, karısına: "Ona iyi bak;" dedi, "belki bize yararı olur; kaldı ki, evlatlık da edinebiliriz o'nu". Böylece, Yusuf'a o ülkede iyi bir yer sağladık; (bunu yaptık)ki, o'na olayların iç yüzüne, gerçek anlamına dair bir kavrayış öğretelim. İşte, Allah edip eylediği işlerde böyle galiptir; ne var ki, insanların çoğu bunu bilmez.

Ahmed Hulusi

Onu satın alan Mısırlı, karısına dedi ki: "Ona iyi bak. . . Umarım bize faydası olur, belki de Onu evlat ediniriz". . . Böylece Yusuf'u oraya yerleştirdik ki, bu arada yaşamdaki olayların hakikatini OKUmasını talim edelim. . . Allah hükmü yerine gelir! Fakat insanların çoğunluğu bunun farkında değildir!

Ali Bulaç

Onu satın alan bir Mısır'lı (aziz,) karısına: "Onun yerini üstün tut (ona güzel bak), umulur ki bize bir yararı dokunur ya da onu evlat ediniriz" dedi. Böylelikle biz, Yusuf'u yeryüzünde (Mısır'da) yerleşik kıldık. Ona sözlerin yorumundan (olan bir bilgiyi) öğrettik. Allah, emrinde galib olandır, ancak insanların çoğu bilmezler.

Ali Özek ve heyeti

Mısır'da onu satın alan adam, karısına dedi ki: «Ona değer ver ve güzel bak! Umulur ki bize faydası olur. Veya onu evlât ediniriz.» İşte böylece (Mısır'da adaletle hükmetmesi) ve kendisine (rüyadaki) olayların yorumunu öğretmemiz için Yusuf'u o yere yerleştirdik. Allah, emrini yerine getirmeye kadirdir. Fakat insanların çoğu (bunu) bilmezler.

Ali Rıza Safa

Onu satın alan Mısırlı, karısına, şöyle dedi: "Ona iyi bak; belki bize yararı olur veya evlat ediniriz!" Böylece, sözlerin yorumunu Ona öğretmek için, Yusuf'u, o topraklarda yerleştirdik. Çünkü Allah, Sonuçta Üstündür. Fakat insanların çoğu bilmez.

Bayraktar Bayraklı

Onu satın alan Mısırlı, hanımına,"Ona iyi bak, belki bize yararı dokunur ya da onu evlat ediniriz" dedi. Böylece biz Yusuf'a o yerde güzel bir imkan verdik ki ona olayların yorumunu öğretelim. Allah, emrini yerine getirendir, fakat insanların çoğu bilmezler.

Edip Yüksel

Onu Mısır'da satın alan kişi, karısına, "Ona iyi bak, olur ki bize yararı dokunur, ya da onu evlat ediniriz" dedi. Böylece Yusuf'u o yerde yerleştirip ona rüyaların yorumunu öğretiyorduk. ALLAH işini sonuçlandırandır; fakat halkın çoğu bunu bilmez.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Onu Mısır'da satın alan kişi, karısına, 'Ona iyi bak, olur ki bize yararı dokunur, ya da onu evlat ediniriz,' dedi. Böylece Yusuf'u yeryüzünde yerleştirip ona rüyaların yorumunu öğretiyorduk. ALLAH işini sonuçlandırandır; fakat halkın çoğu bunu bilmez.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Mısırda onu satın alan kişi karısına: "Ona iyi bak, belki bize yararı olur, ya da onu evlat ediniriz." dedi.Bu şekilde Yusuf'u orada yerleştirdik, kendisine olayların yorumuna dair bilgiler öğretelim diye. Allah, yaptığı işte üstün bir güce sahiptir, fakat insanların çoğu bilmezler.

Elmalılı Hamdi Yazır

Mısırdan onu satın alan ise haremine dedi ki: buna güzel bak, umulur ki bize faidesi olacaktır, yahud evlad ediniriz, bu suretle Yusüfü orada yerleştirdik; hem de ona hadisatın mealini istihraca dair ılimler öğretelim diye, öyleya Allah, emrine galibdir velakin insanların ekserisi bilmezler

Erhan Aktaş

Onu satın alan Mısırlı, hanımına: "Ona iyi bak, bize faydası olabilir, belki de onu evlat ediniriz." dedi. Böylece Yusuf'u oraya yerleştirdik ki ona kimi hadislerin dipnot 1 yorumunu öğretelim. Allah, takdir ettiğini yapandır. Ancak insanların çoğu bunu bilmezler.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Haberlerin, olayların, sözlerin.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Onu satın alan Mısırlı, hanımına: "Ona iyi bak, bize faydası olabilir, belki de onu evlat ediniriz." dedi. Böylece Yusuf'u oraya yerleştirdik ki ona kimi hadislerin dipnot 1 yorumunu öğretelim. Allah, takdir ettiğini yapandır. Ancak insanların çoğu bunu bilmezler.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Haberlerin, olayların, sözlerin.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Onu satın alan Mısırlı, hanımına: "Ona iyi bak, bize faydası olabilir, belki de onu evlat ediniriz." dedi. Böylece Yusuf'u oraya yerleştirdik ve ona kimi olayların yorumunu da öğrettik. Allah, takdir ettiğini yapandır. Ancak insanların çoğu bunu bilmezler.

Gültekin Onan

Onu satın alan bir Mısır'lı [Aziz] karısına: "Onun yerini üstün tut (ona güzel bak), umulur ki bize bir yararı dokunur ya da onu evlat ediniriz" dedi. Böylelikle biz, Yusuf'u yeryüzünde (Mısır'da) yerleşik kıldık. Ona sözlerin yorumundan [olan bir bilgiyi] öğrettik. Tanrı, buyruğunda galib olandır, ancak insanların çoğu bilmezler.

Hasan Basri Çantay

Onu satın alan bir Mısırlı, karısına dedi ki: "Bunun makaamını (indimizde) şerefli tut. Umulur ki bize faidesi olur. Yahud onu evlad ediniriz", işte Yuusufu böylece arz (-ı Mısır) da yerleşdirdik ve ona rü'yaların ta'birini öğretdik. Allah emrinde (haakim ve) gaalibdir. Fakat insanların çoğu (bunu) bilmezler.

İbni Kesir

Onu satın alan Mısırlı, karısına dedi ki: Ona güzel bak, olur ki bize faydası dokunur veya onu evlad ediniriz. İşte böylece Yusuf'u Biz oraya yerleştirdik. Ve ona rüyaların yorumunu öğrettik. Ve Allah; emrinde galibdir. Fakat insanların çoğu bilmezler.

Mehmet Alagaş

(19-22) Yolcu kafilesi geldi, sucularını gönderdi ve kovasını sarkıttı , Müjde burada bir çocuk var / gulam var dedi se rmaye / dââh olarak sakladılar, Allah yaptıklarını / amellerini biliyordu, Onu değeri / semeni düşük birkaç dirheme sattılar, onun hakkında pek de ilgili değillerdi. B ir Mısırlı onu karısı için satın aldı ve dedi ki ona ikramda bulun ve bakımını iyi yap , umulur ki bize faydası olur yahut onu evlat ediniriz. Böylelikle Yusuf’u arza, ona hadiselerin ne ifade ettiğini / tevilini öğretmek için yerleştir dik, Allah işinde / emrinde sonuç alır / galiptir ve lakin insanların çoğu / ekserisi bilmiyorlar. Yusuf fiziksel erişkin olduğunda ona yargı / hüküm ve ilim verdik, biz güzel davrananları böyle karşılıklandırırız.

Rowwad Tercüme Merkezi

Onu satın alan Mısırlı kişi, hanımına dedi ki: “Ona iyi bak. Belki bize yararı dokunur veya onu evlat ediniriz.” İşte böylece biz Yûsuf’u o yere (Mısır’a) yerleştirdik ve ona (rüyadaki) olayların yorumunu öğretelim diye böyle yaptık. Allah, emrini yerine getirmeye kadirdir. Fakat insanların çoğu (bunu) bilmezler.

Süleyman Ateş

Onu satın alan Mısır'lı (hazine bakanı Kıtfir), karısı(Zeliha'y)a: "Ona iyi bak, belki bize yararı dokunur, ya da onu evlad ediniriz!" dedi. Böylece biz Yusuf'a o yerde güzel bir imkan verdik ki ona düşlerin yorumunu öğretelim. Allah, buyruğunu yerine getirendir, ama insanların çoğu bilmezler.

Süleymaniye Vakfı

Onu satın alan Mısırlı, karısına şöyle dedi: "Onu iyi bir konumda tut, belki bize faydası olur ya da onu evlat ediniriz dipnot 1 ." Böylece Yusuf'u o topraklara yerleştirdik ki olayların tevilini /bağlantısını öğretelim dipnot 2 . Allah işinin üstesinden gelir; ama insanların çoğu bunu bilmez.

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Firavun'un sarayında büyütülen Musa Aleyhisselam için de benzer şeyler söylenmiştir (Kasas 28/9).
  2. metne dön, dipnot 2

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Onu Mısır'da (kervancılardan) satın alan kişi karısına şöyle dedi: "Bunu değerli bir konumda tut; işimize yarayabilir ya da evlat ediniriz." Böylece Yusuf'u o ülkede iyi bir yere yerleştirdik ki ona olayları nasıl yorumlayacağını öğretelim. Allah işinin üstesinden gelir ama insanların çoğu bunu bilmezler.

Şaban Britch

Mısır’da onu satın alan kimse, karısına: Ona güzel bak, belki bize faydası olur veya onu evlat ediniriz, dedi. Biz işte böylece Yusuf'u, kendisine rüyaların tabirini öğretelim diye o yere yerleştirdik. Allah, emrini üstün kılandır. Fakat insanların çoğu bilmezler.

Şaban Piriş

Mısır'da onu satın alan kimse, karısına: -Ona güzel bak, belki bize faydası olur veya onu evlat ediniriz, dedi. Yusuf'u biz, oraya böyle yerleştirdik. Ona olayların yorumunu öğrettik. Allah, işinde hakimdir fakat insanların çoğu bunu bilmez

Yaşar Nuri Öztürk

Onu satın alan Mısırlı, karısına şöyle dedi: "Ona iyi bak, kendisine güzel bir yer hazırla. Bize yararı dokunabilir. Belki de evlat ediniriz onu." İşte bu şekilde biz Yusuf'a yeryüzünde imkan verip o toprağa yerleştirdik ki, ona olayların/haberlerin yorumunu öğretelim. Allah, kendi emrine Galib'dir/kendi emrine hükmeder. Ama insanların çokları bilmiyorlar.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Being divinely gifted with the letter of credit nature has written upon his face honoured wherever presented, he was outbid in the slave market by a high court Egyptian official (AZIZ) who said to his wife: " Treat him kindly and with honour and respect to enjoy his stay; he may prove useful to us and helpful in effecting a purpose, or we may adopt him as a son. " Thus did We establish him firmly in the land, wherefore We imparted to him the knowledge of interpreting visions and sense impressions in sleep and what they prefigure of future events. Allah prevails upon His edict which inevitably produces its intended effect and answers its purpose, but most people do not realize this fact.

Abdul Haleem

The Egyptian who bought him said to his wife, ‘Look after him well! He may be useful to us, or we may adopt him as a son.’ In this way We settled Joseph in that land and later taught him how to interpret dreams: God always prevails in His purpose, though most people do not realize it.

Abdullah Yusuf Ali

The man in Egypt who bought him, said to his wife: "Make his stay (among us) honourable: may be he will bring us much good, or we shall adopt him as a son." Thus did We establish Joseph in the land, that We might teach him the interpretation of stories (and events). And Allah hath full power and control over His affairs; but most among mankind know it not.

Abul A'la Maududi

The man dipnot 1 from Egypt who bought him said to his wife dipnot 2 : "Take good care of him, possibly he might be of benefit to us or we might adopt him as a son." dipnot 3 Thus We found a way for Joseph to become established in that land and in order that We might teach him to comprehend the deeper meaning of things. dipnot 4 Allah has full power to implement His design although most people do not know that.

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    According to the Bible his name was Potiphar. But the Quran mentions him merely by the title (Al-Aziz). As the Quran uses the same title for Prophet Joseph, when he rose to a high rank, it appears that the person held a high office or rank in Egypt, for the word Aziz stands for a powerful person who cannot be opposed and disobeyed. The Bible and the Talmud say that he was an officer of Pharaoh’s body guards and captain of the guard. And according to a tradition from Ibn Abbas, related by Ibn Jarir, he was the officer of the royal treasury.
  2. metne dön, dipnot 2
    According to the Talmud the name of his wife was Zuleikha and she is known by the same name in the Muslim traditions. As regards to the other tradition among the Muslims that Prophet Joseph married her afterwards, it is neither based on the Quran nor on the history of the Israelites. And the fact is that it is below the dignity of a Prophet to have married such a woman about whom he had personal knowledge that she was of a bad character. And this opinion is confirmed by this general statement of the Quran: Women of bad character are for men of bad character and men of bad character are for women of bad character. And the women of pure character are for men of pure character, and the men of pure character for the women of pure character. (Surah An-Noor, Ayat 26).
  3. metne dön, dipnot 3
    The fact that Potiphar had a very high opinion of Prophet Joseph from the very beginning is also confirmed by the Talmud and the Bible. The Talmud says that at this time Joseph was about eighteen years of age (and) Potiphar was very favorably impressed with his bearing and appearance. So he came to the conclusion that he belonged to some noble family and had been made a slave by the force of adverse circumstances. When the Midianites carried him before Potiphar, he said: He does not look like a slave and I fear he has been stolen from his country and his home. That is why Potiphar did not treat him like a slave, but put him in charge of his house and all his possessions. Likewise the Bible says: And he left all that he had in Joseph’s hand; and he knew not ought he had, save the bread which he did eat. (Gen. 39: 6).
  4. metne dön, dipnot 4
    This verse alludes to the special training Prophet Joseph needed at that time for the performance of the duties of the high rank to which he was destined to rise. Up to that time, he had been brought up in the desert, under the environment of a semi nomadic life of a shepherd. There was neither any settled state in Canaan and Northern Arabia nor had there been any appreciable progress in culture and civilization, for it was inhabited by different independent clans with no settled government. Thus it is obvious that the training that Prophet Joseph had received in Canaan, had equipped him with the good characteristics of nomadic life coupled with the qualities of God worship and high morality of the family of Prophet Abraham. But this was not enough to enable him to direct the affairs of Egypt, which was at that time one of the most cultured and civilized countries of the known world and required a different experience and training for the conduct of its affairs. The All Powerful Allah made arrangements for this training and sent him to the house of an officer of a very high rank in Egypt, who entrusted him with full powers over his house and estate. This enabled him to develop all those latent abilities that were needed to fulfill his destiny, and he gained the experience that was required for the efficient conduct of the affairs of the kingdom of Egypt in the years to come.

Aisha Bewley

The Egyptian who had bought him told his wife, ‘Look after him with honour and respect. It’s possible he will be of use to us or perhaps we might adopt him as a son.’ And thus We established Yusuf in the land to teach him the true meaning of events. Allah is in control of His affair. However, most of mankind do not know.

Al-Hilali & Khan

And he (the man) from Egypt who bought him, said to his wife: "Make his stay comfortable, may be he will profit us or we shall adopt him as a son." Thus did We establish Yûsuf (Joseph) in the land, that We might teach him the interpretation of events. And Allâh has full power and control over His Affairs, but most of men know not.

Ali Quli Qarai

The man from Egypt who had bought him said to his wife, ‘Give him an honourable place [in the household]. Maybe he will be useful to us, or we may adopt him as a son.’ Thus We established Joseph in the land and that We might teach him the interpretation of dreams. Allah has [full] command of His affairs, but most people do not know.

Amatul Rahman Omar

And (Joseph was taken to Egypt and resold there;) the man from Egypt who bought him (from the travellers) said to his wife, `Make his stay honourable. He may prove useful to us or we may adopt him as a son.' In this way did We grant Joseph an honourable position in the country and (We did it) that We might impart to him knowledge of the interpretation of some (Divine) sayings. And Allâh has full power over His decree, but most people do not know (this).

Arthur John Arberry

He that bought him, being of Egypt, said to his wife, 'Give him goodly lodging, and it may be that he will profit us, or we may take him for our own son. ' So We established Joseph in the land, and that We might teach him the interpretation of tales. God prevails in His purpose, but most men know not.

Bijan Moeinian

The person who bought him in Egypt [was so enchanted with him that he] said to his wife: "Take good care of him; he may prove himself to be worthy of being adopted as our son. " This was the way that I set the stage for Joseph to get established and taught him the knowledge of unknown. God is in control but most people do not realize it.

E. Henry Palmer

And the man from Egypt who had bought him said to his wife, 'Honour his abiding here; it may be he will be of use to us, or we may adopt him as a son. ' Thus did we establish Joseph in the land; and we did surely teach him the interpretation of sayings; for God can overcome His affairs, though most men do not know.

Edip-Layth

The one from Egypt who bought him said to his wife: "Make his stay generous, perhaps he will benefit us or we may take him as a son." It was thus that We established Joseph in the land and to teach him the interpretation of dreams. God has full power over matters, but most of the people do not know.

George Sale

And the Egyptian who bought him said to his wife, use him honourably; peradventure he may be serviceable to us, or we may adopt him for our son. Thus did we prepare an establishment for Joseph in the earth, and we taught him the interpretation of dark sayings: For God is well able to effect his purpose; but the greater part of men do not understand.

Hamid S. Aziz

And they sold him for a mean price, a few dirham counted out- in such low estimation did they hold him.

Mahmoud Ghali

And he who traded him, being of Misr, (Egypt) said to his wife, "Give him honorable lodging; it may be that he will profit us, or it may be that we take him to ourselves (as) a son. " And thus, We established Yûsuf (Joseph) in the land, and that We may teach him some of the interpretation of discourses. And Allah is Overcomer with (Literally: Over) His Command, but most men do not know.

Marmaduke Pickthall

And he of Egypt who purchased him said unto his wife: Receive him honourably. Perchance he may prove useful to us or we may adopt him as a son. Thus we established Joseph in the land that We might teach him the interpretation of events. And Allah was predominant in His career, but most of mankind know not.

Mohamed Ahmed - Samira

The Egyptian who bought him instructed his wife: "House him honourably. He may be of use to us. We may even adopt him as a son." So, We firmly established Joseph in the land, and taught him the interpretation of dreams. God dominated in his affairs, though most men do not know.

Muhammad Asad

And the man from Egypt who bought him said to his wife: "Make his stay [with us] honourable; he may well be of use to us, or we may adopt him as a son. And thus We gave unto Joseph a firm place on earth; and [We did this] so that We might impart unto him some understanding of the inner meaning of happenings. For, God always prevails in whatever be His purpose: but most people know it not.

Mustafa Khattab

The man from Egypt[1] who bought him said to his wife, "Take good care of him, perhaps he may be useful to us or we may adopt him as a son." This is how We established Joseph in the land, so that We might teach him the interpretation of dreams. Allah’s Will always prevails, but most people do not know.

Progressive Muslims

And the one from Egypt who bought him said to his wife: "Make his stay generous, perhaps he will benefit us or we may take him as a son. " And it was thus that We established Joseph in the land and to teach him the interpretation of dreams. And God has full power over matters, but most of mankind do not know.

Rashad Khalifa

The one who bought him in Egypt said to his wife, "Take good care of him. Maybe he can help us, or maybe we can adopt him." We thus established Joseph on earth, and we taught him the interpretation of dreams. GOD's command is always done, but most people do not know.

Sahih International

And the one from Egypt who bought him said to his wife, "Make his residence comfortable. Perhaps he will benefit us, or we will adopt him as a son." And thus, We established Joseph in the land that We might teach him the interpretation of events. And Allah is predominant over His affair, but most of the people do not know.

Sam Gerrans

And said he who bought him from Egypt, to his wife: “Be thou honourable in his dwelling; it may be that he will benefit us, or we will take him as a son.” And thus did We establish Joseph in the land, and that We might teach him the interpretation of narratives; and God prevails over His affair, but most men understand not.

Shabbir Ahmed

The one who bought him in Egypt said to his wife, "Receive him honorably. Take good care of him. May be he can help us or we can adopt him as a son." We, thus, established Joseph in Egypt and arranged for him proper education and training. He was gifted with a great insight into events. Allah's Command always prevails although most people won't understand the stages of cause and effect.

Syed Vickar Ahamed

And he (the man) in Egypt who bought him, said to his wife: "Make his stay (respectful and) honorable: Maybe he will bring us a lot of good, or we shall make him an adopted-son. " Like this We made a place for Yusuf (Joseph) in the land, so that We might teach him the interpretations (the true meaning) of the stories (and events). And Allah has full power and control on His affairs; But most of mankind do not know it.

Taqi Usmani

And the one who bought him from Egypt said to his wife, "Make his stay graceful. He may be useful for us. Or, we may adopt him as a son." And thus We established Yūsuf in the land, so that We should teach him the interpretation of events. Allah is powerful in (enforcing) His command, but most of the people do not know.

The Monotheist Group

Andhe from Egypt who had bought him said to his wife: "Make his stay generous, perhaps he will benefit us or we may take him as a son." And it was thus that We established Joseph in the land and to teach him the interpretation of the narrations. And God has full control over his situation, but most of the people do not know.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Yûsuf suresi, 21. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Yûsuf suresi, 21. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Yûsuf suresi, 21. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩