Diyanet İşleri
Şehirde birtakım kadınlar, "Aziz'in karısı, (hizmetçisi olan) delikanlısından murad almak istemiş. Ona olan aşkı yüreğine işlemiş. Şüphesiz biz onu açık bir sapıklık içinde görüyoruz" dediler.
Yûsuf suresi
Yûsuf suresi, 30. ayet. وَقَالَ نِسْوَةٌ فِى ٱلْمَدِينَةِ ٱمْرَأَتُ ٱلْعَزِيزِ تُرَٰوِدُ فَتَىٰهَا عَن نَّفْسِهِۦ قَدْ شَغَفَهَا حُبًّا إِنَّا لَنَرَىٰهَا فِى ضَلَٰلٍ مُّبِينٍ
veḳâle nisvetün fi-lmedîneti-mraetü-l`azîzi türâvidü fetâhâ `an nefsih. ḳad şegafehâ ḥubbâ. innâ lenerâhâ fî ḍalâlim mübîn.
Şehirde birtakım kadınlar, "Aziz'in karısı, (hizmetçisi olan) delikanlısından murad almak istemiş. Ona olan aşkı yüreğine işlemiş. Şüphesiz biz onu açık bir sapıklık içinde görüyoruz" dediler.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Şehirdeki kadınlar Yûsuf 30–35 3
"Eğer gömleği arkadan yırtılmışsa, kadın yalan söylemiştir. O (Yusuf) ise, doğru söyleyenlerdendir."
Kadının kocası Yusuf'un gömleğinin arkadan yırtıldığını görünce, dedi ki: "Şüphesiz bu, siz kadınların tuzağıdır. Şüphesiz sizin tuzağınız çok büyüktür."
"Ey Yusuf! Sen bundan sakın kimseye bahsetme. (Ey Kadın,) sen de günahının bağışlanmasını dile. Çünkü sen günah işleyenlerdensin."
Şehirde birtakım kadınlar, "Aziz'in karısı, (hizmetçisi olan) delikanlısından murad almak istemiş. Ona olan aşkı yüreğine işlemiş. Şüphesiz biz onu açık bir sapıklık içinde görüyoruz" dediler.
Kadın, bunların dedikodularını işitince haber gönderip onları çağırdı. (Ziyafet düzenleyip) onlar için oturup yaslanacakları yer hazırladı. Her birine birer de bıçak verdi ve Yusuf'a, "Çık karşılarına" dedi. Kadınlar Yusuf'u görünce, onu pek büyüttüler ve şaşkınlıkla ellerini kestiler. "Haşa! Allah için, bu bir insan değil, ancak şerefli bir melektir" dediler.
Bunun üzerine kadın onlara dedi ki: "İşte bu, beni hakkında kınadığınız kimsedir. Andolsun, ben ondan murad almak istedim. Fakat o, iffetinden dolayı bundan kaçındı. Andolsun, eğer emrettiğimi yapmazsa, mutlaka zindana atılacak ve zillete uğrayanlardan olacak."
Yusuf, "Ey Rabbim! Zindan bana, bunların beni davet ettiği şeyden daha sevimlidir. Onların tuzaklarını benden uzaklaştırmazsan, onlara meyleder ve cahillerden olurum" dedi.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
30. “Şehirde birtakım kadınlar…” Yani bu hususa dair haber şehirde yayıldı, meşhur oldu. Kadınlar bundan söz etmeye ve bundan dolayı Aziz’in karısını kınamaya ve şöyle demeye koyuldular: “Azizin karısı, uşağına sahip olmak istiyormuş. Anlaşılan (Yusuf’un) sevgisi yüreğini kaplamış.” Yani bu, çirkin bir şeydir. Zira o, oldukça yüksek mevkide bulunan bir kadındır. Kocasının da konumu büyüktür. Bununla birlikte kadın, elinin altında ve hizmetinde bulunan uşağına sahip olmaya kalkışmış. Üstelik ona karşı duyduğu sevgi de kalbinde çok büyük bir yer etmiş. Öyle ki “sevgisi yüreğini kaplamış.” Yani onun sevgisi, yüreğinin tâ içerisine kadar işlemiş. Bu ise sevginin en ileri derecesini ifade eder. “Biz, onu gerçekten apaçık bir şaşkınlık içinde görüyoruz.” Çünkü o, hiç de yapmaması gereken bir işi yapmış, böyle bir duruma düşmüştür ki bu, onun insanlar nezdindeki kadrini, kıymetini düşürür.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Aziz'in hanımının haberi şehirde yayıldı ve kadınlardan bir topluluk (Aziz'in karısının yaptığını) inkâr ederek şöyle dediler: Aziz'in karısı, kölesini kendi nefsi için arzulamış ve Yusuf'a karşı olan sevgisi onun kalbini kaplamıştır. Şüphesiz biz, - ki o, onun kölesidir- kendi nefsi için arzulaması sebebi ile apaçık bir şaşkınlık üzere görmekteyiz.
Aynı kök: مرا (38 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Yûsuf · Aynı kök: عزز (120 geçiş)
Kral, kadınlara, "Yusuf'tan murad almak istediğiniz zaman derdiniz ne idi?" dedi. Kadınlar, "Haşa! Allah için, biz onun bir kötülüğünü bilmiyoruz"…
Aynı kök: فتي (21 geçiş) · Aynı kök: مرا (38 geçiş) · Aynı kök: نسو (59 geçiş)
Senden fetva istiyorlar. De ki: "Allah, size "kelale" (babasız ve çocuksuz kimse)nin mirası hakkında hükmünü açıklıyor: Çocuğu olmayan bir kişi ölür…
Aynı kıssa: Hz. Yûsuf · Aynı kök: حبب (95 geçiş) · Ortak kavram: Sevgi (muhabbet)
Kardeşleri dediler ki: "Biz güçlü bir topluluk olduğumuz halde, Yusuf ve kardeşi (Bünyamin) babamıza bizden daha sevgilidir. Doğrusu babamız açık bir…
Aynı kök: حبب (95 geçiş) · Aynı kök: عزز (120 geçiş) · Ortak kavram: Sevgi (muhabbet)
Ey iman edenler! Sizden kim dininden dönerse, (bilin ki) Allah onların yerine öyle bir topluluk getirir ki, Allah onları sever, onlar da Allah'ı…
Aynı kök: مدن (27 geçiş) · Aynı kök: عزز (120 geçiş) · Ortak kavram: İzzet
Onlar, "Andolsun, eğer Medine'ye dönersek, üstün olan, zayıf olanı oradan mutlaka çıkaracaktır" diyorlardı. Halbuki asıl üstünlük, ancak Allah'ın,…
Aynı kıssa: Hz. Yûsuf · Aynı kök: حبب (95 geçiş) · Ortak kavram: Sevgi (muhabbet)
Yusuf, "Ey Rabbim! Zindan bana, bunların beni davet ettiği şeyden daha sevimlidir. Onların tuzaklarını benden uzaklaştırmazsan, onlara meyleder ve…
Aynı kök: نسو (59 geçiş) · Aynı kök: حبب (95 geçiş) · Ortak kavram: Sevgi (muhabbet)
Sana kadınların ay halini sorarlar. De ki: "O bir ezadır (rahatsızlıktır). Ay halinde kadınlardan uzak durun. Temizleninceye kadar onlara…
Aynı kök: نسو (59 geçiş) · Aynı kök: حبب (95 geçiş) · Ortak kavram: Sevgi (muhabbet)
Kadınlar, oğullar, yük yük altın ve gümüş, salma atlar, davarlar ve ekinler gibi nefsin şiddetle arzuladığı şeyler insana süslü gösterildi. Bunlar…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Şehirdeki bazı kadınlar şöyle demişti: "Aziz'in hanımı cinsel olarak delikanlısından yararlanmak istiyormuş. (Yusuf'un) sevdası onu tamamen kaplamış! Doğrusu biz onu apaçık bir şaşkınlık içinde görüyoruz." dipnot 1
Ve şehirde hanımlar (birbirine şöyle) dedi: "Malum yöneticinin karısı genç hizmetçisini baştan çıkarmaya yeltenmiş. Besbelli ki tutku kadının yüreğine işlemiş. Bakın: bizim onun hakkındaki düşüncemiz işi iyice azıttığı yönündedir."
Ve şehirde kadınlar (birbirleriyle): "Falan kişizadenin karısı genç kölesinin gönlünü çelmeye kalkmış!" diye dedikodu etmeye başladılar, "Tutkudan yüreği paralanmış kadının; doğrusu, açıkça yoldan çıkmış biri olarak görüyoruz onu!"
O şehirdeki kadınlar arasında yayıldı: "Aziyz'in karısı hizmetlisini ayartmak istemiş! Yusuf'un muhabbeti kalbinin içine işlemiş! Apaçık sapıklık içinde görüyoruz onu!"
Şehirde (birtakım) kadınlar: "Aziz (Vezir)'in karısı kendi uşağının nefsinden murad almak istiyormuş. Öyle ki sevgi onun bağrına sinmiş. Biz doğrusu onu açıkça bir sapıklık içinde görüyoruz." dedi.
Şehirdeki bazı kadınlar dediler ki: Azizin karısı, delikanlısının nefsinden murat almak istiyormuş; Yusuf'un sevdası onun kalbine işlemiş! Biz onu gerçekten açık bir sapıklık içinde görüyoruz.
Kentteki kadınlar, şöyle dediler: "Valinin karısı, genç uşağını elde etmek istemiş; aşk, yüreğini sarmış. Aslında, onu, apaçık bir sapkınlık içinde görüyoruz!"
Şehirde bazı kadınlar şöyle dedikodu yapmaya başladılar: "Azizin karısı genç uşağının nefsinden gönlünü eğlendirmek istemiş. Aşktan yüreğinin zarı delinmiş. Biz onu açık bir sapıklık içinde görüyoruz."
Şehirde birtakım kadınlar: "Valinin karısı hizmetçisini baştan çıkarmaya çalışıyor" dediler, "Ona çılgıncasına aşık. Onu açık bir sapıklık içinde görüyoruz."
Şehirde bir takım kadınlar: 'Valinin karısı hizmetçisini baştan çıkarmaya çalışıyor,' dediler, 'Ona çılgıncasına aşık. Onu açık bir sapıklık içinde görüyoruz.'
Şehirdeki bir takım kadınlar da: "Azizin karısı delikanlısının nefsinden murat istiyormuş (onunla birlikte olmak istiyormuş), onun aşkından yüreğinin zarı çatlamış; karı besbelli çıldırmış!" dediler.
Şehirde bir takım kadınlar da Azizin karısı, dediler: delikanlısının nefsinden murad isteyormuş ona aşkından yüreğinin zarı çatlamış, karı bes belli çıldırmış
Ve şehirdeki birtakım kadınlar: "Aziz'in hanımı, genç hizmetlisiyle birlikte olmak istemiş; delikanlının sevgisi yüreğine işlemiş. Onu açıkça sapıtmış görüyoruz." diye dedikodu yaptılar.
Ve şehirdeki bir takım kadınlar: "Azizin hanımı, genç hizmetlisiyle birlikte olmak istemiş; delikanlının sevgisi yüreğine işlemiş. Onu açıkça sapıtmış görüyoruz." diye dedikodu yaptılar.
Ve şehirdeki bir takım kadınlar: "Azizin hanımı, genç hizmetlisiyle birlikte olmak istemiş; delikanlının sevgisi yüreğine işlemiş. Onu açıkça sapıtmış görüyoruz." diye dedikodu yaptılar.
Şehirde (birtakım) kadınlar: "Aziz (Vezir)'in karısı kendi uşağının nefsinden murad almak istiyormuş. Öyle ki sevgi onun bağrına sinmiş. Biz doğrusu onu açıkça bir sapıklık içinde görüyoruz" dedi.
Şehirdeki bir kısım kadınlar: "Azizin karısı, delikanlısının nefsinden murad almak istiyormuş. Sevgi, yüreğinin zarına işlemiş! Görüyoruz ki o, muhakkak apaçık bir sapıklıkdadır" dedi (ler).
Şehirde bir takım kadınlar dediler ki: Aziz'in karısı delikanlısını kendine ram etmek istiyormuş, sevgisi bağrını yakmış. Görüyoruz ki; o, apaçık bir sapıklıktadır.
(23-35) Evinde kaldığı kadın, onunla birleşme arzusu hissetti, kapıları kilitledi ve haydi seninim dedi, Allah’a sığınırım, muhakkak beni Rabbim güzel bir şekilde beni barındırdı ve kesinlikle O zalimleri kurtuluşa / felaha erdirmez dedi. Kadın ona meyletmişti, eğer ki Rabbinin delilini / burhanını görmeseydi, o da kadına meyletmişti , bu, ondan kötülük ve fuhşun giderilmesi içindi, çünkü O, bizim salih kullarımızdandı. Her ikisi de kapıya koştular, sırtından onun gömleğini kadın yırttı, k apının önünde kadının efendisine denk geldiler , Kadın; senin ailene / ehline kötülük yapmak isteyenin hapsetmek veya acıtıcı bir azap etmek dışında cezası var mıdır ? dedi , O kadın benden murat almak istedi dedi ve ailesinden şahitler de eğer Onun gömleği ön tarafından yırtılmış ise kadın doğrudur, O yalancılardandır, eğer ki Onun gömleği sırt tarafından yırtılmış ise kadın yalancıdır, O doğrulardandı , Ne zaman ki Onun gömleğinin arkadan yırtılmış olduğunu gördüler, kesinlikle o kadınların tuzaklarındandır dediler, muhakkak ki kadınların tuzakları ç ok büyüktür. Yusuf bu meseleye arkanı dön ve ey kadın günahın için sen de bağışlanma iste muhakkak ki sen ey kadın yanlış yapanlardansın, şehrin kadınları, azizin karısı bir gençten, onun sevgisiyle bağrı yanık, kendine murat almak istermiş, biz onu apaçık sapmışlardan görüyoruz dediler, Ne zaman ki kadınların tuzaklarını işitince kadın / azizin eşi o kadınlara elçi gönderdi ve onlara yaslanacakları yerler hazırladı her birinin eline de birer bıçak verdi, (Genç Yusuf’a) kadınlar arasına çık dedi, ne zaman ki onu gördüler iyice abarttılar ve ellerini kestiler, Allah için haşa, bu beşer değil ikram edilen bir melektir dediler, Kadın dedi ki işte bu durumunuz , hakkında beni ayıpladığınız ve benim de onu kendime murat almak istediğim şeydir fakat o namusunu korudu, lakin emrettiğimi yapmaz ise hapsedilecek ve de küçük düşürülenlerden olacak. Rabbim zindan benim için beni çağırdıkları şeyden daha sevimlidir dedi, e ğer benden kadınların tuzağını savmazsan, onlara gönlüm kayar ve cahillerden olurum, Rabbi Ona cevap verdi / icabet etti onların tuzaklarını ondan savdı / sarf etti, muhakkak ki O işitendir bilendir. Ardından gördükleri delillere / ayetlere (gömleğin arkadan yırtılması) rağmen onu zindan da belli bir zamana kadar bırakmak kendilerine uygun geldi.
Şehirde birtakım kadınlar, “Aziz’in karısı, (hizmetçisi olan) delikanlısından arzusunu elde etmek istemiş. Ona olan aşkı yüreğine işlemiş. Şüphesiz biz onu açık bir şaşkınlık içinde görüyoruz.” dediler.
Şehirde birtakım kadınlar: Vezir'in karısı, uşağının nefsinden murad almak istemiş! Sevda, onun bağrını yakmış! Biz onu açık bir sapıklık içinde görüyoruz!" dediler.
Şehirdeki bazı kadınlar şöyle dedi: "Vezirin karısı hizmetindeki genç ile birlikte olmak istiyormuş! Yusuf'un aşkı onun yüreğini kaplamış. Biz onu gerçekten açık bir sapkınlık içinde görüyoruz."
Şehirdeki kadınlardan bir takımı şöyle dedi: " O vezirin karısı genç kölesini çok istiyormuş. Aşkı yüreğini kaplamış. Bize göre o, açık bir sapkınlık içindeymiş."
Şehirde bazı kadınlar: Azizin karısı, kendisine kölesini istiyormuş, onun sevdası kalbine işlemiş. Biz, onu açıkça sapıtmış görüyoruz, dediler.
Şehirde bazı kadınlar: -Vezirin karısı, kölesiyle beraber olmak istiyormuş, onun sevdası bağrını delmiş. Biz, onu açıkça sapıtmış görüyoruz, dediler.
Şehirde bazı kadınlar şöyle konuştular: "Aziz'in karısı genç uşağının nefsinden gönlünü eğlendirmek istemiş. Aşktan yüreğinin zarı delinmiş. Öyle anlıyoruz ki, kadın tam bir çılgınlığa düşmüş."
The rumour circulated among some women -the society- in the city. They said: "The wife of the court officer solicits her slave; she is much enamoured of him and inflamed with love; we see that she is indeed vitiated by error."
Some women of the city said, ‘The governor’s wife is trying to seduce her slave! Love for him consumes her heart! It is clear to us that she has gone astray.’
Ladies said in the City: "The wife of the (great) 'Aziz is seeking to seduce her slave from his (true) self: Truly hath he inspired her with violent love: we see she is evidently going astray."
And some ladies in the city began to say: "The chief's wife, violently in love with her houseboy, is out to tempt him. We think she is clearly mistaken."
Some city women said, ‘The governor’s wife solicited her slave. He’s fired her heart with love. We see that she’s the one to blame.’
And women in the city said: "The wife of Al-‘Azîz is seeking to seduce her (slave) young man, indeed she loves him violently; verily we see her in plain error."
Some of the townswomen said, ‘The chieftain’s wife has solicited her slave boy! He has captivated her love. Indeed we see her to be in manifest error.’
And the women talked in the city, `The wife of the 'Azîz (- Potiphar, the captain of king's guard) seeks to seduce her young slave against his will. His love has indeed penetrated deep in her heart. Indeed, we see her in obvious error (in going too far in her love).'
Certain women that were in the city said, 'The Governor's wife has been soliciting her page; he smote her heart with love; we see her in manifest error.
The women of the town started to gossip about this incidence, saying: "The wife of the governor has passionately fallen in love with her slave; what kind of woman is she?"
And women in the city said, 'The wife of the prince desires her young man for his person; he has infatuated her with love: verily, we see her in obvious error. '
Some women in the city said, "The wife of the Governor is trying to seduce her young man from himself; she is taken by love. We see her clearly misguided."
And certain women said publicly in the city, the nobleman's wife asked her servant to lie with her: He hath inflamed her breast with his love; and we perceive her to be in a manifest error.
"O Joseph! Turn aside from this (pass it over). And do you, woman, ask pardon for your fault; for truly, you are of the sinful."
And (some) women folk in the city said, "The wife of the governor (Literally: the ever-mighty Al-Azîz) is soliciting her page; (Literally: seeking to win his self ) he has already smitten (her heart) with love; (Literally: affected her pericardium, i. e., infatuated her) surely we indeed see her in evident error."
And women in the city said: The ruler's wife is asking of her slave-boy an ill-deed. Indeed he has smitten her to the heart with love. We behold her in plain aberration.
In the city the women gossiped: "The minister's wife longs after her page. He has captured her heart. We think she is in clear error."
NOW the women of the city spoke [thus to one another]: "The wife of this nobleman is trying to induce her slave-boy to yield himself unto her! Her love for him has pierced her heart; verily, we see that she is undoubtedly suffering from an aberration!
Some women of the city gossiped, "The Chief Minister’s wife is trying to seduce her slave-boy. Love for him has plagued her heart. Indeed, we see that she is clearly mistaken."[1]
And some women in the city said: "The wife of the Governor is trying to seduce her young man from himself; she is taken by love. We see her clearly misguided."
Some women in the city gossiped: "The governor's wife is trying to seduce her servant. She is deeply in love with him. We see that she has gone astray."
And women in the city said, "The wife of al-'Azeez is seeking to seduce her slave boy; he has impassioned her with love. Indeed, we see her [to be] in clear error."
And women in the city said: “The wife of the Governor is seeking to lure her houseboy away from his soul; he has enslaved her to love; we see her in manifest error.”
Women in the city started gossiping, "The governor's wife is trying to seduce her servant. She is deeply in love with him. But we see that she adopted the wrong tactics."
And the (other) ladies from the city, said: "The wife of the (great lord) ‘Aziz is trying to seduce her young man (the slave) from his (true and noble) self: Truly he must have aroused strong love in her: Surely, we see clearly that she is going astray. "
And women in the city said, "The wife of the minister is seducing her youthful slave. His love has entered the depth of her heart. Surely, we see her in open error."
Andsome women in the city said: "The wife of the governor is trying to seduce her young man from himself; she is taken by love. We see her clearly misguided."