Diyanet İşleri
Olgunluk çağına erişince, ona hikmet ve ilim verdik. İşte biz, iyi davrananları böyle mükafatlandırırız.
Yûsuf suresi
Yûsuf suresi, 22. ayet. وَلَمَّا بَلَغَ أَشُدَّهُۥٓ ءَاتَيْنَٰهُ حُكْمًا وَعِلْمًا وَكَذَٰلِكَ نَجْزِى ٱلْمُحْسِنِينَ
velemmâ belega eşüddeh âteynâhü ḥukmev ve`ilmâ. vekeẕâlike neczi-lmuḥsinîn.
Olgunluk çağına erişince, ona hikmet ve ilim verdik. İşte biz, iyi davrananları böyle mükafatlandırırız.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Aziz'in evi ve yırtılan gömlek Yûsuf 21–29 3
Bir kervan gelmiş, sucularını suya göndermişlerdi. Sucu kovasını kuyuya salınca, "Müjde! Müjde! İşte bir oğlan!" dedi. Onu alıp bir ticaret malı olarak sakladılar. Oysa Allah, onların yaptıklarını biliyordu.
Onu ucuz bir fiyata, birkaç dirheme sattılar. Zaten ona değer vermiyorlardı.
Onu satın alan Mısırlı kişi, hanımına dedi ki: "Ona iyi bak. Belki bize yararı dokunur veya onu evlat ediniriz." İşte böylece biz Yusuf'u o yere (Mısır'a) yerleştirdik ve ona (rüyadaki) olayların yorumunu öğretelim diye böyle yaptık. Allah, işinde galiptir, fakat insanların çoğu bunu bilmezler.
Olgunluk çağına erişince, ona hikmet ve ilim verdik. İşte biz, iyi davrananları böyle mükafatlandırırız.
Evinde bulunduğu kadın (gönlünü ona kaptırıp) ondan arzuladığı şeyi elde etmek istedi ve kapıları kilitleyerek, "Haydi gelsene!" dedi. O ise, "Allah'a sığınırım, çünkü o (kocan) benim efendimdir, bana iyi baktı. Şüphesiz zalimler kurtuluşa eremezler" dedi.
Andolsun, kadın ona (göz koyup) istek duymuştu. Eğer Rabbinin delilini görmemiş olsaydı, Yusuf da ona istek duyacaktı. Biz, ondan kötülüğü ve fuhşu uzaklaştırmak için işte böyle yaptık. Çünkü o, ihlasa erdirilmiş kullarımızdandı.
İkisi de kapıya koştular. Kadın, Yusuf'un gömleğini arkadan yırttı. Kapının yanında hanımın efendisine rastladılar. Kadın dedi ki: "Senin ailene kötülük yapmak isteyenin cezası, ancak zindana atılmak veya can yakıcı bir azaptır."
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
22. Yusuf “ergenlik çağına varınca” maddi ve manevi gücü kemal derecesine ulaşıp peygamberlik ve risalet gibi ağır yükleri yüklenebilecek çağa gelince “kendisine hüküm ve ilim verdik.” Yani biz onu rasûl bir nebi ve rabbani bir bilgin kıldık.
“İşte” hem Yaratana ibadet hususunda bütün gayretini ortaya koyup onu en güzel şekilde ifa etmek sureti ile ihsana ulaşan hem de Allah’ın kullarına faydalı olup iyilikte bulunan “ihsan sahiplerini biz, böyle mükâfatlandırırız.” Onların bu iyiliklerini karşılık verdiğimiz mükafatlar arasında faydalı ilim de vardır. Bu, Yusuf aleyhisselam’ın ihsan makamına tam anlamıyla ulaştığına, buradan da Allah'ın ona insanlar arasında hüküm verme, pek çok bilgi ve nübüvveti nimetlerini lütfettiğine delildir.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Bedenî olgunlaşıp, ergenlik yaşına gelince Yusuf'a ilim ve anlayış verdik. İşte Biz, ona verdiğimiz bu karşılıkta olduğu gibi, kulluğunda ihsan sahibi olanları da böyle mükâfatlandırırız.
Aynı kök: بلغ (77 geçiş) · Aynı kök: شدد (102 geçiş) · Aynı kök: جزي (118 geçiş)
Musa, olgunluk çağına ulaşıp gelişimini tamamlayınca, biz ona ilim ve hikmet verdik. Biz, iyilik edenleri böyle mükafatlandırırız.
Aynı kök: بلغ (77 geçiş) · Aynı kök: جزي (118 geçiş) · Ortak kavram: Karşılık (cezâ)
Ey iman edenler! İhramlı iken (karada) av hayvanı öldürmeyin. Kim (ihramlı iken) onu kasten öldürürse (kendisine) bir ceza vardır. (Bu ceza),…
Aynı kıssa: Hz. Yûsuf · Aynı kök: جزي (118 geçiş) · Ortak kavram: Karşılık (cezâ)
İkisi de kapıya koştular. Kadın, Yusuf'un gömleğini arkadan yırttı. Kapının yanında hanımın efendisine rastladılar. Kadın dedi ki: "Senin ailene…
Aynı kıssa: Hz. Yûsuf · Aynı kök: جزي (118 geçiş) · Ortak kavram: Karşılık (cezâ)
Onlar, "Eğer yalancı iseniz, hırsızlığın cezası nedir?" dediler.
Aynı kıssa: Hz. Yûsuf · Aynı kök: جزي (118 geçiş) · Ortak kavram: Karşılık (cezâ)
Onlar da: "Cezası, su kabı kimin yükünde bulunursa, o kimsenin kendisi(nin alıkonması) onun cezasıdır. Biz zalimleri böyle cezalandırırız" dediler.
Aynı kök: بلغ (77 geçiş) · Aynı kök: شدد (102 geçiş) · Ortak kavram: İhsan
Rüşdüne erişinceye kadar yetimin malına ancak en güzel şekilde yaklaşın. Ölçüyü ve tartıyı adaletle tam yapın. Biz herkesi ancak gücünün yettiği…
Aynı kök: شدد (102 geçiş) · Aynı kök: جزي (118 geçiş) · Ortak kavram: Karşılık (cezâ)
Ama siz, birbirinizi öldüren, içinizden bir kesime karşı kötülük ve zulümde yardımlaşarak; size haram olduğu halde onları yurtlarından çıkaran, size…
Aynı kök: شدد (102 geçiş) · Aynı kök: جزي (118 geçiş) · Ortak kavram: Karşılık (cezâ)
Onları nerede yakalarsanız öldürün. Sizi çıkardıkları yerden (Mekke'den) siz de onları çıkarın. Zulüm ve baskı, adam öldürmekten daha ağırdır.…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
(Yusuf) yetişkinlik çağına ulaşınca, ona doğru hüküm verme yeteneği ve ilim vermiştik. Güzel davrananları biz işte böyle ödüllendiririz. dipnot 1
Artık olgunluk çağına erince ona bir muhakeme yeteneği ve bilgi (yöntemi) bahşettik: Zira Biz iyilik yapanları işte böyle ödüllendiririz.
Derken, ergenlik çağını aştığı zaman (eğriyi doğruyu ayırmaya yetecek) keskin bir muhakeme gücü ve (derin) bir kavrayış yeteneği bahşettik o'na: iyilik yapanları Biz işte böyle ödüllendiririz.
(Yusuf) aklını kullanacak yaşa erdiğinde, Ona hüküm ve ilim verdik. Muhsinleri işte böyle mükafatlandırırız.
Erginlik çağına erişince, kendisine hüküm ve ilim verdik. İşte biz, iyilik yapanları böyle ödüllendiririz.
Yûsuf, ergenlik çağına girince, ona hüküm ve ilim verdik, işte biz, iyileri böyle mükâfatlandırırız.
Erginlik çağına erişince, Ona, hem bilgelik hem de bilgi verdik. İyi davrananları, işte böyle ödüllendiririz. dipnot 166
Yusuf ergenlik çağına erişince, ona hüküm ve ilim verdik. İşte, güzel davrananları biz böyle ödüllendiririz.
Büyüyüp erginleşince ona bilgelik ve bilgi verdik. Güzel davrananları böyle ödüllendiririz.
Büyüyüp erginleşince ona bilgelik ve bilgi verdik. Güzel davrananları böyle ödüllendiririz.
Kıvamına geldiği zaman, Biz ona bir nüfuz ve peygamberlik bilgisi verdik. işte Biz, iyi hareket edenlere böyle karşılık veririz.
Vakta ki kıvamına irdi biz ana bir huküm ve bir ılim bahşettik ve işte muhsinlere böyle karşılık veririz
Olgunluk çağına erişince ona hükmetme yeteneği ve bilgi verdik. İşte Biz, iyi davrananları böyle ödüllendiririz.
Olgunluk çağına erişince ona hükmetme yeteneği ve bilgi verdik. İşte Biz, iyi davrananları böyle ödüllendiririz.
Olgunluk çağına erişince ona hükmetme yeteneği ve bilgi verdik. İşte Biz, iyi davrananları böyle ödüllendiririz.
Erginlik çağına erişince, kendisine hüküm ve ilim verdik. İşte biz, iyilik yapanları böyle ödüllendiririz.
O, tam erginlik çağına girince kendisine hüküm ve ilim verdik, işte iyi hareket eden insanları biz böyle mükafatlandırırız.
Ergenlik çağına gelince; ona hüküm ve ilim verdik. İşte böyle mükafaatlandırırız Biz, ihsan edenleri.
(19-22) Yolcu kafilesi geldi, sucularını gönderdi ve kovasını sarkıttı , Müjde burada bir çocuk var / gulam var dedi se rmaye / dââh olarak sakladılar, Allah yaptıklarını / amellerini biliyordu, Onu değeri / semeni düşük birkaç dirheme sattılar, onun hakkında pek de ilgili değillerdi. B ir Mısırlı onu karısı için satın aldı ve dedi ki ona ikramda bulun ve bakımını iyi yap , umulur ki bize faydası olur yahut onu evlat ediniriz. Böylelikle Yusuf’u arza, ona hadiselerin ne ifade ettiğini / tevilini öğretmek için yerleştir dik, Allah işinde / emrinde sonuç alır / galiptir ve lakin insanların çoğu / ekserisi bilmiyorlar. Yusuf fiziksel erişkin olduğunda ona yargı / hüküm ve ilim verdik, biz güzel davrananları böyle karşılıklandırırız.
Yûsuf, ergenlik çağına girince, ona hüküm ve ilim verdik, işte biz, iyileri böyle mükâfatlandırırız.
(Yusuf), kuvvetli çağına erişince ona hüküm ve ilim verdik. İşte biz, güzel hareket edenleri böyle mükafatlandırırız.
Yusuf ergin hale gelince ona hikmet /doğru karar verme yeteneği ve ilim verdik. Biz, güzel davrananları işte böyle ödüllendiririz dipnot 1 .
Yusuf reşit olunca ona doğru karar verme yeteneği ve bir ilim verdik. Biz, güzel davrananları işte böyle ödüllendiririz.
Olgunluk çağına ulaşınca ona hikmet ve ilim verdik. İyileri işte böyle ödüllendiririz.
Erginlik çağına ulaşınca ona hikmet ve ilim verdik. İyileri işte böyle ödüllendiririz.
Yusuf gerekli olgunluğa ulaşınca ona hükmetme yeteneği ve ilim verdik. Güzel düşünüp güzel davrananları biz işte böyle ödüllendiririz.
Then when he –Yusuf- reached the stage of life wherein he had the ability for effective action and firmness of mind, character, will and purpose, We imparted to him wisdom and divine knowledge. For thus do We reward those who perfect their illustrious toils and turn their thoughts on moral excellence and benevolence.
When he reached maturity, We gave him judgement and knowledge: this is how We reward those who do good.
When Joseph attained His full manhood, We gave him power and knowledge: thus do We reward those who do right.
And when Joseph reached the age of maturity, We granted him judgement and knowledge. dipnot 1 Thus do We reward those who do good.
And then when he became a full-grown man, We gave him knowledge and right judgement too. That is how We reward all doers of good.
And when he [Yûsuf (Joseph)] attained his full manhood, We gave him wisdom and knowledge (the Prophethood); thus We reward the Muhsinûn (doers of good - see the footnote of V.9:120).
When he came of age, We gave him judgement and [sacred] knowledge, and thus do We reward the virtuous.
And when he attained his (age of) full strength, We granted him judgment and knowledge, and thus do We reward the doers of good deeds to others.
And when he was fully grown, We gave him judgment and knowledge. Even so We recompense the good-doers.
When Joseph became mature, I blessed him with wisdom and knowledge; this is the way that I reward the gracious ones.
And when he had reached his strength we brought him judgment and knowledge, for thus do we reward those who do good.
When he reached his maturity, We gave him position and knowledge. It is thus that We reward the good doers.
And when he had attained his age of strength, we bestowed on him wisdom, and knowledge; for thus do we recompense the righteous.
And the man from Egypt who had bought him said to his wife, "Make his stay with us honourable; it may be he will be of use to us, or we may adopt him as a son. " Thus did We establish Joseph in the land that We might teach him the interpretation of ahadith (events, traditions, sayings, dreams etc.). Allah has full power and control over His (or Joseph's) affairs; but most of mankind know not.
And when he reached full age, We brought him judgment and knowledge; and thus We recompense the fair-doers.
And And when he reached his prime We gave him wisdom and knowledge. Thus We reward the good.
When he reached the prime of life We gave him wisdom and knowledge. Thus We reward those who are good.
And when he reached full manhood, We bestowed upon him the ability to judge [between right and wrong], as well as [innate] knowledge: for thus do We reward the doers of good.
And when he reached maturity, We gave him wisdom and knowledge. This is how We reward the good-doers.
And when he reached his maturity, We gave him position and knowledge. It is thus that We reward the good doers.
When he reached maturity, we endowed him with wisdom and knowledge. We thus reward the righteous.
And when Joseph reached maturity, We gave him judgment and knowledge. And thus We reward the doers of good.
And when he reached maturity, We gave him judgment and knowledge; and thus reward We the doers of good.
When Joseph reached his prime, We gave him wisdom and knowledge, since he lived upright. This is Our Law that We bestow knowledge and wisdom on those who live a balanced life in youth.
And when he [Yusuf, (Joseph)] reached his full manhood, We gave him power and knowledge: Like this We reward those who do right.
And when he reached the prime of his age, We gave him wisdom and knowledge, and this is how We reward those who are good in their deeds.
Andwhen he reached his independence, We gave him judgement and knowledge. It is thus that We reward the good doers.