Yûsuf suresi

Yûsuf suresi, 77. ayet

Yûsuf suresi, 77. ayet. قَالُوٓا۟ إِن يَسْرِقْ فَقَدْ سَرَقَ أَخٌ لَّهُۥ مِن قَبْلُ فَأَسَرَّهَا يُوسُفُ فِى نَفْسِهِۦ وَلَمْ يُبْدِهَا لَهُمْ قَالَ أَنتُمْ شَرٌّ مَّكَانًا وَٱللَّهُ أَعْلَمُ بِمَا تَصِفُونَ

ḳâlû iy yesriḳ feḳad seraḳa eḫul lehû min ḳabl. feeserrahâ yûsüfü fî nefsihî velem yübdihâ lehüm ḳâle entüm şerrum mekânâ. vellâhü a`lemü bimâ teṣifûn.

Diyanet İşleri

Dediler ki: "Eğer o çalmışsa, daha önce onun bir kardeşi de çalmıştı." Yusuf, bunu içinde sakladı ve onlara belli etmedi. İçinden, "Siz kötü bir durumdasınız; anlattığınızı Allah çok daha iyi biliyor" dedi.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Yûsuf 74–80 · surenin 77. ayeti / 111

Konu Su kabı ve hırsızlık iddiası Yûsuf 69–79 3

  1. Yûsuf 74

    Onlar, "Eğer yalancı iseniz, hırsızlığın cezası nedir?" dediler.

  2. Yûsuf 75

    Onlar da: "Cezası, su kabı kimin yükünde bulunursa, o kimsenin kendisi(nin alıkonması) onun cezasıdır. Biz zalimleri böyle cezalandırırız" dediler.

  3. Yûsuf 76

    Bunun üzerine Yusuf, kardeşinin yükünden önce onların yüklerini aramaya başladı. Sonra su kabını kardeşinin yükünden çıkardı. İşte biz Yusuf'a böyle bir plan öğrettik. Yoksa kralın kanunlarına göre kardeşini alıkoyamazdı. Ancak Allah'ın dilemesi başka. Biz dilediğimiz kimsenin derecelerini yükseltiriz. Her ilim sahibinin üstünde daha iyi bir bilen vardır.

  4. 77

    Dediler ki: "Eğer o çalmışsa, daha önce onun bir kardeşi de çalmıştı." Yusuf, bunu içinde sakladı ve onlara belli etmedi. İçinden, "Siz kötü bir durumdasınız; anlattığınızı Allah çok daha iyi biliyor" dedi.

  5. Yûsuf 78

    Onlar, Yusuf'a: "Ey güçlü vezir! Bunun çok yaşlı bir babası var. Onun yerine bizden birini alıkoy. Şüphesiz biz senin iyilik edenlerden olduğunu görüyoruz" dediler.

  6. Yûsuf 79

    Yusuf, "Malımızı yanında bulduğumuz kimseden başkasını tutmaktan Allah'a sığınırız. Şüphesiz biz o takdirde zulmetmiş oluruz" dedi.

  7. Yûsuf 80

    Ondan ümitlerini kesince, kendi aralarında konuşmak üzere bir kenara çekildiler. Büyükleri dedi ki: "Babanızın Allah adına sizden söz aldığını, daha önce de Yusuf hakkında işlediğiniz kusuru bilmiyor musunuz? Artık babam bana izin verinceye veya Allah, hakkımda hükmedinceye kadar buradan asla ayrılmayacağım. O, hükmedenlerin en hayırlısıdır."

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

77. Yusuf’un kardeşleri bu durumu görünce: “Eğer o” yani bu kardeş “çalmışsa” bu, onun için garipsenecek bir durum değildir; çünkü “daha önce onun bir kardeşi de çalmıştı, dediler.” Bununla Yusuf aleyhisselam’ı kastediyorlardı. Bundan maksatları ise kendilerini temize çıkarmak; “Bu ve kardeşi -bizim öz kardeşlerimiz olmamaları hasebi ile- bazen hırsızlık yapabilirler”, demekti. Bu ifade ile iki kardeşin değerini düşürmüş oluyorlardı. Bundan dolayı Yusuf aleyhisselam bunu içinde gizleyip “onlara açıklamadı.” Yani söylediklerine karşılık hoşlanmayacakları bir şey söylemedi. Aksine öfkesini yuttu ve içinde sakladı. Kendi kendisine de “dedi ki: Sizin durumunuz daha kötüdür.” Çünkü siz, bizi yermekle birlikte sizin yaptığınız işler bunlardan çok daha kötüdür. “Allah sizin” bizi hırsızlıkla nitelemeye dair “anlattıklarınızın içyüzünü en iyi bilendir.” Bizden de daha iyi bilir ki, biz bu işten uzağız.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Yusuf'un kardeşleri dediler ki: Eğer o çaldı ise şaşılacak bir şey yok, daha önce onun öz kardeşi de çalmıştı. Bu sözleriyle Yusuf -aleyhisselam-'ı kastediyorlardı. Yusuf bu söylemiş oldukları söz ile çektiği eziyeti içinde gizledi ve onlara belli etmedi. İçinden onlar için şöyle dedi: "Ne kötü bir haset ve iş yapmaktasınız, bu başlı başına bir şerdir. Allah Teâlâ sizden sadır olan bu iftirayı hakkıyla bilmektedir."

Kelimeler

24 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. قَالُوٓا۟ kalu dediler ki kök: قول
  2. إِن in eğer
  3. يَسْرِقْ yesrik çaldıysa kök: سرق
  4. فَقَدْ fekad elbette
  5. سَرَقَ seraka çalmıştı kök: سرق
  6. أَخٌۭ ehun kardeşi de kök: اخو
  7. لَّهُۥ lehu onun
  8. مِن min
  9. قَبْلُ ۚ kablu bundan önce kök: قبل
  10. فَأَسَرَّهَا feeserraha bunu sakladı kök: سرر
  11. يُوسُفُ yusufu Yusuf
  12. فِى fi
  13. نَفْسِهِۦ nefsihi içinde kök: نفس
  14. وَلَمْ velem
  15. يُبْدِهَا yubdiha açmadı kök: بدو
  16. لَهُمْ ۚ lehum onlara
  17. قَالَ kale dedi kök: قول
  18. أَنتُمْ entum siz
  19. شَرٌّۭ şerrun fena kök: شرر
  20. مَّكَانًۭا ۖ mekanen durumdasınız kök: كون
  21. وَٱللَّهُ vallahu ve Allah kök: اله
  22. أَعْلَمُ ea'lemu çok iyi biliyor kök: علم
  23. بِمَا bima (içyüzünü)
  24. تَصِفُونَ tesifune anlattığınızın kök: وصف

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: سرق (9 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Yûsuf · Aynı kök: اخو (96 geçiş)

    Yusuf, onların yüklerini hazırlatırken su kabını kardeşinin yüküne koydurdu. Sonra da bir çağırıcı şöyle seslendi: "Ey kervancılar! Siz hırsızsınız."

  • Aynı kök: بدو (31 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Yûsuf · Aynı kök: اخو (96 geçiş)

    Ana babasını tahtın üzerine çıkardı. Hepsi ona (Yusuf'a) saygı ile eğildiler. Yusuf dedi ki: "Babacığım! İşte bu, daha önce gördüğüm rüyanın…

  • Aynı kök: شرر (31 geçiş) · Aynı kök: سرر (44 geçiş) · Ortak kavram: Şer

    Allah da onları o günün kötülüğünden korur ve yüzlerine bir aydınlık ve içlerine bir sevinç verir.

  • Aynı kök: سرق (9 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Yûsuf

    Dediler ki: "Allah'a andolsun, siz de biliyorsunuz ki biz bu ülkede fesat çıkarmaya gelmedik, hırsız da değiliz."

  • Aynı kök: سرق (9 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Yûsuf

    "Siz babanıza dönün ve deyin ki: "Ey babamız! Şüphesiz oğlun hırsızlık etti, biz ancak bildiğimize şahitlik ettik. (Sana söz verdiğimiz zaman) gaybı…

  • Aynı kök: وصف (14 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Yûsuf

    Bir de üzerine, sahte bir kan bulaştırılmış gömleğini getirdiler. Yakub dedi ki: "Hayır! Nefisleriniz sizi aldatıp böyle bir işe sürükledi. Artık…

  • Aynı kök: بدو (31 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Yûsuf

    Sonra onlar, Yusuf'un suçsuzluğunu ortaya koyan delilleri gördükten sonra yine de mutlaka onu bir süre zindana atmayı uygun buldular.

  • Aynı kıssa: Hz. Yûsuf · Aynı kök: سرر (44 geçiş)

    Bir kervan gelmiş, sucularını suya göndermişlerdi. Sucu kovasını kuyuya salınca, "Müjde! Müjde! İşte bir oğlan!" dedi. Onu alıp bir ticaret malı…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

70 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

(Kardeşleri) şöyle demişlerdi: "O çalarsa, daha önce onun kardeşi de çalmıştı." dipnot 1 Yusuf onu (düşüncesini) içinde saklamış, onlara açmamıştı. (İçinden): "Siz çok daha kötü durumdasınız! Allah sizin anlattığınızı çok iyi bilendir." demişti.

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Kardeşleri kıskançlıklarını sürdürerek bu sözleriyle Hz. Yusuf'a iftira atmışlardı.

Mustafa İslamoğlu

(Anne ayrı kardeşler) dediler ki: "O çalmışsa, olabilir! Doğrusu, bir zamanlar onun kardeşi de çalmıştı." Bunun üzerine Yusuf onlara belli etmeksizin kendi kendine dedi ki: "Asıl siz berbat bir konumdasınız; zira Allah söylediğiniz şeyin (gerçeğini) çok iyi biliyor."

Muhammed Esed

(Kral'ın kupası Bünyamin'in denginden çıkar çıkmaz öteki kardeşler:) "Eğer o çaldıysa ne ala, çünkü bir zamanlar onun kardeşi de hırsızlık yapardı!" Bu durum karşısında Yusuf, düşüncelerini onlara belli etmeksizin, kendi kendine: "Sizin durumunuz çok kötü; Allah ne söylediğinizi olduğu gibi biliyor" dedi.

Ahmed Hulusi

(Kardeşler) dediler ki: "Eğer o çaldı ise, daha önce onun kardeşi de çalmıştı!". . . Yusuf bu (iftirayı) içine attı ve onlara bunu hiç belli etmedi: "Şimdi siz çok kötü bir konumdasınız. . . Kimi neyle tanımladığınızın içyüzünü Allah daha iyi bilir" dedi.

Ali Bulaç

Dediler ki: "Şayet çalmış bulunuyorsa, bundan önce onun kardeşi de çalmıştı." Yusuf bunu kendi içinde saklı tuttu ve bunu onlara açıklamadı (ve içinden): "Siz daha kötü bir konumdasınız" dedi. "Sizin düzmekte olduklarınızı Allah daha iyi bilir."

Ali Özek ve heyeti

(Kardeşleri) dediler ki: «Eğer o çaldıysa, daha önce onun bir kardeşi de çalmıştı.» Yusuf bunu içinde sakladı, onlara açmadı. (Kendi kendine) dedi ki: Siz daha kötü durumdasınız! Allah, sizin anlattığınızı çok iyi bilir.

Ali Rıza Safa

"Eğer o çalmışsa, daha önce kardeşi de hırsızlık yapmıştı!" dediler. Yusuf, içinde gizledi ve onlara açıklamadı: "Durumunuz çok kötü. Çünkü Allah, söylediklerinizi bilir!" dipnot 175

Ali Rıza Safa — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 175
    Diğer kardeşlerin söylediği "Daha önce kardeşi de hırsızlık yapmıştı!" sözüyle, Yusuf peygambere gönderme yaptıkları anlaşılmaktadır. Fakat Yusuf peygamberin daha önce hırsızlık yapmakla suçlandığı konusunda, Kur'an'da başka bilgi verilmemiştir. Tevrat, Zebur ve İncil ayetlerinde de bu konuda bilgi yoktur.

Bayraktar Bayraklı

"Eğer o çalmışsa, daha önce onun bir kardeşi de çalmıştı" dediler. Yusuf bunu içinde sakladı, onlara açmadı. Yusuf içinden,"Çok kötü durumdasınız ve Allah anlattığınızı daha iyi bilir" dedi.

Edip Yüksel

"O çalmışsa, daha önce kardeşi de çalmıştı" dediler. Yusuf onlara belli etmeden: "Siz gerçekten kötüsünüz. ALLAH anlattığınızın içyüzünü bilir" diye söylendi.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

'O çalmışsa, daha önce kardeşi de çalmıştı,' dediler. Yusuf onlara belli etmeden: 'Siz gerçekten kötüsünüz. ALLAH anlattığınızın içyüzünü bilir,' diye söylendi.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Dediler ki: "Eğer o çalmışsa, bundan önce bir kardeşi de çalmıştı." O vakit Yusuf bunu içine attı ve onlara belli etmeden: "Siz çok kötü bir durumdasınız, ne isnat ettiğinizi Allah çok iyi biliyor." dedi.

Elmalılı Hamdi Yazır

Eğer dediler: o çalmış bulunuyorsa bundan evvel bir kardeşi de çalmıştı, o vakıt Yusüf bunu içine attı ve onlara belli etmedi, siz dedi: fena bir mevkı'desiniz ve Allah, pekala biliyor: Ne isnad ediyorsunuz?

Erhan Aktaş

"Eğer o çalmışsa, zaten daha önce kardeşi de çalmıştı." dediler. Yusuf, içinden geçeni onlara açmadı. Kendi kendine, "Asıl kötü olan sizlersiniz ve anlattığınız şeyin iç yüzünü Allah biliyor." dedi.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

"Eğer o çalmışsa, zaten daha önce kardeşi de çalmıştı." dediler. Yusuf, içinden geçeni onlara açmadı. Kendi kendine, "Asıl kötü olan sizlersiniz ve anlattığınız şeyin iç yüzünü Allah biliyor." dedi.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

"Eğer o çalmışsa, zaten daha önce kardeşi de çalmıştı." dediler. Yusuf, içinden geçeni onlara açmadı. Kendi kendine, "Asıl kötü olan sizlersiniz ve anlattığınız şeyin iç yüzünü Allah biliyor." dedi.

Gültekin Onan

Dediler ki: "Şayet çalmış bulunuyorsa, bundan önce onun kardeşi de çalmıştı." Yusuf bunu kendi içinde saklı tuttu ve bunu onlara açıklamadı (ve içinden): "Siz daha kötü bir konumdasınız" dedi: "Sizin düzmekte olduklarınızı Tanrı daha iyi bilir."

Hasan Basri Çantay

Dediler: "Eğer o çalmış bulunuyorsa onun daha evvel bir kardeşi de çalmışdı"! O vakit Yuusuf bu (sözü) içinde gizledi, bu (nun hakıykatını) onlara açıklamadı. (Kendi kendine) dedi ki "Sizin durumunuz daha kötüdür. Allah sizin anlatmakta olduğunuzun mahiyyetini çok iyi bilendir".

İbni Kesir

Dediler ki: O çalmışsa, daha evvel onun bir kardeşi de çalmıştı. Yusuf bunu içinde gizledi, onlara açılmadı. Sizin durumunuz daha kötüdür. Allah sizin anlatmakta olduğunuzu en iyi bilendir, dedi.

Mehmet Alagaş

(58-87) Yusuf’un kardeşleri geldiler ve içeri girdiler , (Yusuf) onları tanıdı, onlar ise onu tanıyamadılar, hazırlayacaklarını hazırladıklarında, bana babanız bir olan diğer kardeşinizi de getirin dedi. Dikkat edin görüyorsunuz ki ben ölçüyü tam yerine getiriyorum ve ben iyi bir konukseverim, Onu bana getirmezseniz benim yanımda size ölçü falan yok, yanıma yaklaşmayın. O konuda babasını ikna etmeye çalışırız bunu kesinlikle yapacağız dediler. (Yusuf) genç çalışanların a, sermayelerini yüklerinin içine koy un, belki yakın çevrelerine döndüklerinde fark ederler de böyle ce de geri dönerler dedi. Babalarına geri döndüklerinde dediler ki ey babamız bizden ölçü yasaklandı bizimle beraber kardeşimizi gönder zahire alalım biz kesinlikle onu koruruz. Dedi ki Önceden kardeşi için güvendiğim gibi Onun için de size güvenebilir miyim? Her neyse Allah en hayırlı koruyucudur ve esirgeyenlerin en esirgeyicisidir. Getirdikleri eşyalarını açtıklarında sermayelerini kendilerine geri iade edilmiş olarak buldular, ey babamız ne ortaya çıktı! bu bizim geri iade edilmiş sermayemiz, yakın çevremize erzak getiririz , kardeşimizi de koruruz dediler , bir d eve ölçüsünde fazla alabiliriz bu aldığımız az bir ölçüydü. Allahtan, geri onu bana getireceğinize dair sağlam ve de sizleri bağlayıcı bir söz bana verdiğiniz sürece O’nu asla sizle göndermem dedi. Ona sağlam bir söz verdiklerinde O da Allah ne söylediğinize vekildir dedi . Ey oğullarım tek bir kapıdan girmeyin farklı farklı kapılardan içeri girin, Allah’tan bir şey olursa ben size bir fayda veremem, Yargı / hüküm sadece Allah’a aittir, Onu vekil tayin ettim, vekalet verecekler de ona vekalet versinler dedi. Babalarının emir ettiği taraftan gi rmeleri Allah’tan gelecek şeyler hakkında onlara fayda vermedi, sadece Yakub’un nefsinde ki acil ihtiyacın yerine getirilmesi ni sağladı (Ona faydası oldu), muhakkak ki O, ona öğrettiklerimizin bilgisine sahipti ve lakin insanların çoğu bilmiyorlardı, Yusuf’un yanına girdiklerinde, (Yusuf) kardeşini yanına aldı. Muhakkak ki ben senin kardeşinim y aptıklarından dolayı kaygıya kapılma dedi. Hazırlayacaklarını hazırladıklarında kardeşinin yüküne su kabı koydu, ardından da çığırtkan / müezzin ilan etti ki, ey kervan kesinlikle siz hırsızsınız! Onlarda dönerek ne kaybınız var ki dediler. Melik’in su kabını kaybettik, o nu kim getirirse kervan yükü ödül var, ben de buna kefilim / zaimim dedi, Allah’a yemin olsun, sizde biliyorsunuz, bizler arzda bozgunculuk etmek için gelmedik, biz hırsız da değiliz, eğer ki yalan söylüyor iseniz sizde bunun cezası nedir diye sordular, (Kervandakiler) dediler ki bizde onun cezası kimin yükünde bulunduysa, o kişi, onun karşılığıdır, zalimleri böyle cezalandırırız. Kardeşinin eşyalarından önce diğerlerinin eşyalarına baktılar, ardından kardeşinin eşyaları arasından onu / su kabını çıkardılar, Yusuf için böyle yaptık, Melik’in kurallarında kardeşini tutup almak yoktu, (Ama Yusuf’un kardeşlerinin kabilesinde vardı) Allah’ın istemesi hariç , biz istediğimizin derecesini yükseltiriz, her alimin ilminin üzerinde olan biri vardır. Eğer o çalmış ise kesin olan şu ki onun kardeşi de önceden çalmıştı dediler, Yusuf bunu kendinde tuttu (Bu lafa içerledi ama bir şey demedi) bunu onlara açıklamadı, dedi ki sizler ne fena bir mevkidesiniz Allah vasıflandırdıklarınızı / betimleyerek anlattıklarınızı en iyi bilendir dedi. Ey aziz! çok yaşlı bir babası var yerine bizden birini al, seni güzel davranan biri olarak görüyoruz dediler. Allah’a sığınırım, kimin eşyalarının yanında bulundu ise sadece onu alabiliriz , kesinlikle o zaman zalimlerden oluruz dedi. Ondan üm itleri kesilince bir kenarda fısıldaştılar , onların büyük olanı, babanızın sizden Allah adına söz aldığını ve önceden de Yusuf’a yaptığınız aşırılığı / ifratı bilmiyor musunuz? Ben babamdan bir izin yahut Allahtan bir yargı / bir hüküm gelinceye kadar bu yeri bırakıp ta gitmem, O en hayırlı hüküm vericidir dedi, siz babanıza geri dönün ve deyin ki ey babacığımız oğlun hırsızlık etti, sadece bildiğimize şahitlik ediyoruz, bilemediğimize / gaybe bekçi / muhafız değiliz, içinde olduğumuz memlekete de beraber geri döndüğümüz kervana da sorabilirsin, kesinlikle biz doğru söyleyenleriz. Dedi ki sizi bu işe nefisleriniz sürüklemiş / nefisleriniz ayartmış, şimdi güzel bir sabır, belki de Allah onların hepsini bana birlikte getirir (Sadece ikisini demedi tüm kardeşleri kastetti ) Kesinlikle O, alim dir, hâkimdir. (Hâkim; h üküm veren , Hikmet, hükmün gerekçesi) Onlardan yüz çevirdi ve ey benim tasam / kederim Y usuf dedi, gözlerine üzüntüden ak düştü, O öfkeliydi. Allah’a yemin olsun ki Yusuf ’u hatırlayıp duruyorsun, böyle giderse çok ağır hasta olacaksın yahut yok olacaksın / helak olacaksın dediler. Muhakkak ki kaygımı ve hüznümü Allah’a şikâyet ediyorum ve Allah sayesinde sizin bilmediklerinizi de bilirim dedi. Ey oğullarım gidiniz Yusuf ve kardeşi hakkında bilgi arayın / malumat toplayın , Allah’ın esintisinden / rahmetinden ümit kesmeyin muhakkak ki Onun esintisinden / rahmetinden ancak kafirler ümidi keserler. Onun yanına girdiklerinde ey aziz dediler bize ve yakın çevremize zarar dokundu, biz önemsiz bir sermaye ile geldik bize tam ölçüsünde ver, artı bize sadaka da ver / tasadduk eyle, Allah sadaka verenlerin karşılığını verir. Dedi ki siz cahil iken Yusuf’a ve kardeşine ne yaptığınızı biliyor musunuz? Dediler ki Sen Yusuf musun ki? Ben Yusuf’um bu da kardeşim dedi, Allah bize minnet te bulundu , m uhakkak ki ondan kim sakınır ve sabred erse kesinlikle Allah, güzel davrananların ücretini zayi etmez. Dediler ki Allah ’a yemin olsun ki seni bizden üstün tutmuş ve bizler yanlış yapanlardan olmuşuz. Yusuf dedi ki, b ugün size bir kınama / ayıplama yoktur, Allah sizi bağışlar, esirgeyenlerin en merhametlisidir. Bu gömleğimle gidiniz onu babamın yüzü ile buluşturunuz görmesi gelecektir yakın çevrenizin hepsini bana getirin. Kervan ayrıldığın da babaları dedi ki bana eğer bunadı demez iseniz Yusuf’un kokusunu duyuyorum, Allah’a yemin olsun ki sen kesin hâlâ eski şaşkınl ığının içindesin dediler. Müjdeci gelince onu / gömleği yüzüyle buluşturdu görmesi geri döndü / mürted oldu. Size demedim mi? A llah’ın sayesinde sizin bilmediklerinizi de bilirim dedi. Ey babamız günahlarımızın bağışlamasını dile , biz kesinlikle yanlış yapanlardan idik dediler. İleride sizin için Rabbimden bağışlanma dileyeceğim kesinlikle O, bağışlayan ve esirgeyendir dedi. Yusuf'un yanına girdiklerinde ana ve babasını / ebeveynini kucakladı / ağırladı , Allah’ın istemesi sayesinde güven içinde / emin olarak Mısır’a girin dedi , ebeveynini tahtına çıkardı ve onun için O’na / Allah’a secdeye kapandılar ve ey babacığım dedi bu önceden gördüğüm rüyamın ne şekilde sonuçlandığını gösteriyor kesinlikle Rabbim onu gerçekledi / gerçekleştirdi ve kesinlikle hapishaneden çıkardığı zaman da bana güzellikte bulundu (Kardeşlerinin yanında kuyu olayını hatırlatmadı) Şeytanın benimle kardeşlerimin aramızı bozmasının ardından da sizi çölden alıp getirdi, Rabbim kesinlikle dilediğine nazik davranır / latiftir, muhakkak ki O bilendir / alimdir ve yargıçtır / h âkimdir. Rabbim gerçekten bana mülkünden verdin ve bana olayların / hadiselerin ne şekilde sonuçlanacağını öğrettin , gökleri ve yeri yaratan sen benim dünyada ve ahirette dostumsun / velimsin, beni teslim olmuş olarak / Müslüman olarak vefat ettir ve beni salihlere kat / ilhak et.

Rowwad Tercüme Merkezi

Dediler ki: “Eğer o çalmış bulunuyorsa, daha önce onun bir kardeşi de çalmıştı.” Yûsuf, bu (sözleri) içinde gizledi ve onlara belli etmedi. İçinden, “Siz kötü bir durumdasınız; anlattığınızı Allah çok daha iyi biliyor.” dedi.

Süleyman Ateş

(Yusuf'un kardeşleri) Dediler ki: "(Bu) çaldıysa bundan önce kardeşi de çalmıştı." Yusuf bunu içinde sakladı, onlara açmadı. (İçinden): "Siz fena bir durumdasınız, Allah, sizin anlattığınızın içyüzünü çok iyi biliyor!" dedi.

Süleymaniye Vakfı

(Yusuf'un kardeşleri) Dediler ki: "Bu çalmışsa (ki çalmış olabilir. Çünkü) daha önce onun (ana-baba bir) kardeşi de çalmıştı." Yusuf bunu içine attı, gerçeği onlara açıklamadı. (İçinden) şöyle dedi: "Sizler kötü bir konumdasınız. Allah sizin bu yakıştırmanızın (iftiranızın) iç yüzünü iyi bilir."

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Dediler ki "Bu çalmışsa daha önce onun bir kardeşi de çalmıştı." Yusuf bunu içine attı. Onlara hiçbir şeyi belli etmedi. İçinden şöyle fısıldadı; "Sizler kötü bir konumdasınız; anlattığınız şeylerin aslını en iyi Allah bilir."

Şaban Britch

Çalmışsa, daha önce kardeşi de çalmıştı, dediler. Yusuf bunu içinde gizledi. Onlara açmadı. İçinden, “Sizin durumunuz daha kötüdür, anlattığınızı en iyi Allah bilir” dedi.

Şaban Piriş

- Çalmışsa, daha önce kardeşi de çalmıştı, dediler. Yusuf bunu içinde gizledi. Onlara açmadı. İçinden, "Sizin durumunuz daha kötüdür; anlattığınızı en iyi Allah bilir" dedi.

Yaşar Nuri Öztürk

Kardeşler dediler ki: "Bu çaldı ya, bundan önce de onun kardeşi çalmıştı." Yusuf bunu içinde sakladı, onlara açıklamadı. Şöyle diyordu: "Kötü bir konumdasınız. O sizin dilinize doladığınız şeyi Allah daha iyi biliyor."

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

There and then said the brothers, adding insult to injury: "If he has appropriated dishonestly something belonging to someone else, a brother of his had committed theft aforetime. " Yusuf swallowed his resentment and kept it down, and in words spoken aside he said: "You went further and fared worse; it shall go bad with you here and worse Hereafter, and Allah knows every falsity you devise."

Abdul Haleem

[His brothers] said, ‘If he is a thief then his brother was a thief before him,’ but Joseph kept his secrets and did not reveal anything to them. He said, ‘You are in a far worse situation. God knows best the truth of what you claim.’

Abdullah Yusuf Ali

They said: "If he steals, there was a brother of his who did steal before (him)." But these things did Joseph keep locked in his heart, revealing not the secrets to them. He (simply) said (to himself): "Ye are the worse situated; and Allah knoweth best the truth of what ye assert!"

Abul A'la Maududi

They said: "No wonder that he steals for a brother of his stole before." dipnot 1 But Joseph kept his reaction to himself without disclosing the truth to them. He merely said to himself: "You are an evil lot. Allah knows well the truth of the accusation that you are making against me (to my face)."

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    As regards to the question why it was not worthy of Prophet Joseph to apply the king’s law to his personal case, its best answer is again found in the practice of the Prophet (peace be upon him). During the interim period, when the laws of ignorance had not yet been replaced by Islamic laws, other Muslims went on drinking wine and taking interest as before, but the Prophet (peace be upon him) never practiced any of these things. Likewise some un- Islamic laws of marriage, such as taking in marriage of real sisters at one and the same time, were practiced, but the Prophet (peace be upon him) never practiced any such thing. Thus it is clear, that there was a difference between leaving in vogue some un-Islamic laws during the period of the evolution of the Islamic law and practicing the same. Had Prophet Joseph applied the king’s law to his own case, it would have meant that he had lent his seeming sanction to that law. But it is obvious that a Prophet, who is sent to eliminate the ways of ignorance cannot follow these even under the temporary leave that is given to others.

Aisha Bewley

They said, ‘If he steals now, his brother stole before. ’ But Yusuf kept it to himself and still did not disclose it to them, saying, ‘The plight that you are in is worse than that. Allah knows best the matter you describe.’

Al-Hilali & Khan

They [(Yûsuf’s (Joseph) brothers] said: "If he steals, there was a brother of his [Yûsuf (Joseph)] who did steal before (him)." But these things did Yûsuf (Joseph) keep in himself, revealing not the secrets to them. He said (within himself): "You are in worst case, and Allâh is the Best Knower of that which you describe!"

Ali Quli Qarai

They said, ‘If he has stolen [there is no wonder]; a brother of his had stolen before. ’ Thereupon Joseph kept the matter to himself and he did not disclose it to them. He said, ‘You are in a worse state! And Allah knows best what you allege.’

Amatul Rahman Omar

(Joseph's brothers) said, `If he has stolen, (no wonder) a brother of his had (also) committed theft before (this). ' But Joseph kept it secret in his heart and did not disclose it to them. He (simply) said, `You are a worse case and Allâh knows best what you are alleging.'

Arthur John Arberry

They said, 'If he is a thief, a brother of his was a thief before. ' But Joseph secreted it in his soul and disclosed it not to them, saying, 'You are in a worse case; God knows very well what you are describing.'

Bijan Moeinian

The other brothers (in order to disassociate themselves from Benjamin) said: "Of course; he is a thief like his brother Joseph!" Joseph [in order not to reveal his identity] said to himself: “What evil people you are. Good thing God knows the truth.”

E. Henry Palmer

They said, 'If he has stolen, a brother of his has stolen before him. ' But Joseph kept it secret in his soul and disclosed it not to them. Said he, 'Ye are in a bad case, and God knows best about what ye describe.'

Edip-Layth

They said, "If he has stolen, there was a brother of his before who also had stolen." Joseph kept this all inside himself, and did not reveal anything to them. He said, "You are in a worse position, and God best knows what you describe."

George Sale

His brethren said, if Benjamin be guilty of theft, his brother Joseph hath been also guilty of theft heretofore. But Joseph concealed these things in his mind, and did not discover them unto them: And he said within himself, ye are in a worse condition than us two; and God best knoweth what ye discourse about.

Hamid S. Aziz

And he began (searching) their sacks before the sacks of his brother; then he drew it forth from his brother's sack. Thus did We devise a stratagem for Joseph. He could not take his brother by the king's law unless Allah willed. We raise by degrees of mercy whom We will, and over every possessor of knowledge is one who knows more (or One All-knowing).

Mahmoud Ghali

They said, "In case he steals, then a brother of his already stole even before. " Yet Yûsuf (Joseph) kept it secret within himself and did not display it to them. He said (to himself), "You are in an eviler place; and Allah knows best what you are describing."

Marmaduke Pickthall

They said: If he stealeth, a brother of his stole before. But Joseph kept it secret in his soul and revealed it not unto them. He said (within himself): Ye are in worse case, and Allah knoweth best (the truth of) that which ye allege.

Mohamed Ahmed - Samira

Said the brothers: "If he has stolen (no wonder), his brother had stolen before. " But Joseph kept this secret and did not disclose it to them, and said (to himself): "You are worse in the degree of evil, for God knows better of what you allege."

Muhammad Asad

[As soon as the cup came to light out of Benjamin's bag, the brothers] exclaimed: "If he has stolen-well, a brother of his used to steal afore-time!" Thereupon Joseph said to himself, without revealing his thought to them: "You are far worse in this respect, and God is fully aware of what you are saying.

Mustafa Khattab

˹To distance themselves,˺ Joseph’s brothers argued, "If he has stolen, so did his ˹full˺ brother before."[1] But Joseph suppressed his outrage—revealing nothing to them—and said ˹to himself˺, “You are in such an evil position,[2] and Allah knows best ˹the truth of˺ what you claim.”

Progressive Muslims

They said: "If he has stolen, there was a brother of his before who also had stolen. " Joseph kept this all inside himself, and did not reveal anything to them. He said: "You are in an awkward position, and God best knows what you describe."

Rashad Khalifa

They said, "If he stole, so did a brother of his in the past." Joseph concealed his feelings in himself, and did not give them any clue. He said (to himself), "You are really bad. GOD is fully aware of your accusations."

Sahih International

They said, "If he steals - a brother of his has stolen before. " But Joseph kept it within himself and did not reveal it to them. He said, "You are worse in position, and Allah is most knowing of what you describe."

Sam Gerrans

Said they: “If he steals, then there stole a brother of his before.” (But Joseph concealed it within his soul, and did not reveal it to them, saying: “You are in worse position; and God best knows what you describe.”)

Shabbir Ahmed

The brothers said, "If he stole, so did his brother in the past. " Joseph stayed quiet, revealing nothing. He only said in his heart, "You are in worse case, and Allah is the Best Knower of what you allege."

Syed Vickar Ahamed

They (the brothers) said: "If he steals, there was a brother of his who did steal before (him). " But Yusuf (Joseph) kept these things locked in his heart, without telling the secrets to them. He said (to himself): "You are in worse position; And Allah knows best the truth of whatever you say!"

Taqi Usmani

They said, "If he commits theft, (there is nothing surprising, because) his other brother had committed theft earlier." Yūsuf kept it (his reaction) to himself and did not reveal it to them. He said (in his heart), “You are even worse in position. Allah knows best of what you allege.”

The Monotheist Group

They said: "If he has stolen, there was a brother of his before who also had stolen." Joseph kept this all inside himself, and did not reveal anything to them. He said: "You are in an awkward position, and God best knows what you describe."

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Yûsuf suresi, 77. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Yûsuf suresi, 77. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Yûsuf suresi, 77. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩