Diyanet İşleri
Yusuf dedi ki: "Siz (henüz) cahil kimseler iken Yusuf ve kardeşine neler yaptığınızı biliyor musunuz?"
Yûsuf suresi
Yûsuf suresi, 89. ayet. قَالَ هَلْ عَلِمْتُم مَّا فَعَلْتُم بِيُوسُفَ وَأَخِيهِ إِذْ أَنتُمْ جَٰهِلُونَ
ḳâle hel `alimtüm mâ fe`altüm biyûsüfe veeḫîhi iẕ entüm câhilûn.
Yusuf dedi ki: "Siz (henüz) cahil kimseler iken Yusuf ve kardeşine neler yaptığınızı biliyor musunuz?"
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Tanışma ve gömleğin götürülüşü Yûsuf 88–98 3
Yakub, "Ben tasa ve üzüntümü ancak Allah'a arz ederim. Ben, Allah tarafından sizin bilmediğiniz şeyleri bilirim" dedi.
"Ey oğullarım! Gidin Yusuf'u ve kardeşini araştırın. Allah'ın rahmetinden ümit kesmeyin. Çünkü kafirler topluluğundan başkası Allah'ın rahmetinden ümidini kesmez."
Bunun üzerine (Mısır'a dönüp) Yusuf'un yanına girdiklerinde, "Ey güçlü vezir! Bize ve ailemize darlık ve sıkıntı dokundu. Değersiz bir sermaye ile geldik. Zahiremizi tam ölç, ayrıca bize sadaka ver. Şüphesiz Allah, sadaka verenleri mükafatlandırır" dediler.
Yusuf dedi ki: "Siz (henüz) cahil kimseler iken Yusuf ve kardeşine neler yaptığınızı biliyor musunuz?"
Kardeşleri, "Yoksa sen, sen Yusuf musun?" dediler. O da, "Ben Yusuf'um, bu da kardeşim. Allah, bize iyilikte bulundu. Çünkü, kim kötülükten sakınır ve sabrederse, şüphesiz Allah iyilik yapanların mükafatını zayi etmez" dedi.
Dediler ki: "Allah'a andolsun, gerçekten Allah seni bize üstün kıldı. Gerçekten biz suç işlemiştik."
Yusuf dedi ki: "Bugün size kınama yok. Allah sizi bağışlasın. O, merhametlilerin en merhametlisidir.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
89. Durum bu dereceye varıp artık gelebileceği en ileri noktaya gelince Yusuf, onlara karşı oldukça yumuşadı ve kendisini onlara tanıtıp sitem ederek şöyle dedi: “Siz, cahiller iken Yusuf’a ve kardeşine neler yaptığınızı hatırlıyor musunuz?” Yusuf’a yaptıkları açıkça ortadadır. Kardeşine gelince -doğrusunu en iyi Allah bilir ama- bununla: “Eğer o çalmış ise gerçek şu ki daha önce onun kardeşi de çalmıştı” sözlerini yahut da kardeşini ve babasını ayırmaya sebep olan bu olayın asıl müsebbiblerinin kendileri olduğunu kastetmiş olabilir.
“Siz cahiller iken” ifadesi de bir bakıma cahilliklerini onlara mazeret olarak göstermek anlamındadır. Yahut da böyle bir şeyi yapmamaları gerektiği ve bu iş onlara yakışmadığı halde cahillerin işini yaptıkları için onlara bir azardır.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Söylediklerini duyduğunda onlara merhamet duyarak kalbi yumuşadı. Kendisini onlara tanıtarak şöyle dedi: Siz yaptığınız şeyin akıbetinden cahil kimseler iken Yusuf ve kardeşine neler yaptığınızı biliyor musunuz?
Aynı kök: جهل (24 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Yûsuf
Yusuf, "Ey Rabbim! Zindan bana, bunların beni davet ettiği şeyden daha sevimlidir. Onların tuzaklarını benden uzaklaştırmazsan, onlara meyleder ve…
Aynı kök: جهل (24 geçiş) · Aynı kök: فعل (109 geçiş)
Ey iman edenler! Size bir fasık bir haber getirirse, bilmeyerek bir topluluğa zarar verip yaptığınıza pişman olmamak için o haberin doğruluğunu…
Aynı kıssa: Hz. Yûsuf · Aynı kök: اخو (96 geçiş)
Babası, şöyle dedi: "Yavrucuğum! Rüyanı kardeşlerine anlatma. Yoksa, sana tuzak kurarlar. Çünkü şeytan, insanın apaçık düşmanıdır."
Aynı kıssa: Hz. Yûsuf · Aynı kök: اخو (96 geçiş)
Andolsun, Yusuf ve kardeşlerinde (hakikati arayıp) soranlar için ibretler vardır.
Aynı kıssa: Hz. Yûsuf · Aynı kök: اخو (96 geçiş)
Kardeşleri dediler ki: "Biz güçlü bir topluluk olduğumuz halde, Yusuf ve kardeşi (Bünyamin) babamıza bizden daha sevgilidir. Doğrusu babamız açık bir…
Aynı kök: جهل (24 geçiş)
Hani Musa kavmine, "Allah, size bir sığır kesmenizi emrediyor" demişti. Onlar da, "Sen bizimle eğleniyor musun?" demişlerdi. Musa, "Kendini bilmez…
Aynı kök: اخو (96 geçiş)
Ey iman edenler! Öldürülenler hakkında size kısas farz kılındı. Hüre karşı hür, köleye karşı köle, kadına karşı kadın kısas edilir. Ancak öldüren…
Aynı kök: اخو (96 geçiş)
Dünya ve ahiret hakkında düşünesiniz, diye böyle yapıyor. Bir de sana yetimleri soruyorlar. De ki: "Onların durumlarını düzeltmek hayırlıdır. Eğer…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
(Yusuf onlara) şöyle demişti: "Siz cahilken Yusuf'a ve kardeşine yaptıklarınızı biliyor (hatırlıyor) musunuz?"
(Yusuf) dedi ki: "Siz henüz cahilken, Yusuf'a ve kardeşine yaptıklarınızı hatırlıyor musunuz?"
(Yusuf:) "Hatırlıyor musunuz" diye karşılık verdi, "(doğrudan, eğriden) henüz habersiz olduğunuz zaman Yusuf'a ve o'nun kardeşine neler yapmıştınız?"
(Yusuf) dedi ki: "Hani siz toyken, Yusuf'a ve kardeşine ne yaptığınızı hatırlar mısınız?"
(Yusuf) Dedi ki: "Sizler, cahiller iken Yusuf'a ve kardeşine neler yaptığınızı biliyor musunuz?"
Yusuf dedi ki: Siz, cahilliğiniz yüzünden Yusuf ve kardeşine yaptıklarınızı biliyor musunuz?
Dedi ki: "Bilisiz kimseler olduğunuz dönemde, Yusuf'a ve kardeşine neler yaptığınızı hatırlıyor musunuz?"
Yusuf dedi ki: "Sizler cahil iken, Yusuf'a ve kardeşine yaptıklarınızı hatırlıyor musunuz?"
"Sizler cahiller iken, Yusuf ve kardeşine neler yaptığınızı biliyor musunuz" dedi.
'Sizler cahiller iken, Yusuf ve kardeşine neler yaptığınızı biliyor musunuz,' dedi.
Dedi ki: "Cahilliğinizde siz Yusuf ile kardeşine ne yaptığınızı biliyor musunuz?"
Siz, dedi, biliyor musunuz? Cahilliğiniz de Yusüfe ve kardeşine ne yaptınız?
"Yusuf'a ve kardeşine cahilce ne yaptığınızı biliyor musunuz?" dedi.
"Yusuf'a ve kardeşine cahilce ne yaptığınızı biliyor musunuz?" dedi.
Yusuf: "Yusuf'a ve kardeşine cahilce ne yaptığınızı biliyor musunuz?" dedi.
(Yusuf) Dedi ki: "Sizler, cahiller iken Yusuf'a ve kardeşine neler yaptığınizı biliyor musunuz?"
(Yuusuf şöyle) dedi: "Siz (henüz) cahil kimseler iken Yuusufa ve kardeşine neler yapdığınız) biliyor musunuz"?.
Siz, cahiller iken Yusuf'a ve kardeşine neler yaptığınızı biliyor musunuz? dedi.
Yûsuf dedi ki: Siz (henüz) cahil kimseler iken Yûsuf ve kardeşine neler yaptığınızı hatırlıyor musunuz?
(Yusuf) Dedi: "Sizler cahil iken Yusuf'a ve kardeşine neler yaptığınızı bildiniz mi?"
Yusuf dedi ki: "Siz işin nereye varacağını bilmez bir durumdayken Yusuf'a ve kardeşine yaptıklarınızı (bunun ne kadar kötü olduğunu) bildiniz mi dipnot 1 !"
Yusuf dedi ki "Siz Yusuf'a ve kardeşine ne yaptığınızı biliyorsunuz değil mi? O zaman işin nereye varacağını bilmiyordunuz"
Siz, cahiller iken Yusuf ve kardeşine yaptıklarınızı biliyor musunuz?
-Siz, Yusuf ve kardeşine bilmeden neler yaptığınızı biliyor musunuz? dedi.
Dedi: "O cahil zamanınızda Yusuf'a ve kardeşinize ne yaptığınızı biliyorsunuz değil mi?"
Yusuf then said: "Do you recall what you did to Yusuf and his brother. You probably did not realize the danger and the consequence of what you were doing and you did it foolhardily."
He said, ‘Do you now realize what you did to Joseph and his brother when you were ignorant?’
He said: "Know ye how ye dealt with Joseph and his brother, not knowing (what ye were doing)?"
When Joseph heard this (he could not hold himself and said): "Do you remember what you did to Joseph and his brother when you were ignorant?"
He said, ‘Are you aware of what you did to Yusuf and his brother in ignorance?’
He said: "Do you know what you did with Yûsuf (Joseph) and his brother, when you were ignorant?"
He said, ‘Have you realized what you did to Joseph and his brother, when you were senseless?’
(Joseph) said, `Are you aware what you did to Joseph and his brother (- Benjamin to involve him in trouble) in your ignorance?'
He said, 'Are you aware of what you did with Joseph and his brother, when you were ignorant?'
In reply he said: "Do you recall what you did to Joseph and his brother at the climax of your ignorance?"
He said, 'Do ye know what ye did with Joseph and his brother, while ye were ignorant?'
He said, "Do you know what you have done with Joseph and his brother, during your ignorance?"
Joseph said unto them, do ye know what ye did unto Joseph and his brother, when ye were ignorant of the consequences thereof?
And when they returned into his (Joseph's) presence they said, "O exalted one! Misfortune has touched both us, and our families, and we have brought scanty capital. So give us full measure and treat it as charity; verily, Allah rewards the charitable."
He said, "Do you know what you committed (Literally: what you perfomed with) with Yûsuf (Joseph) and his brother as you were ignorant?"
He said: Know ye what ye did unto Joseph and his brother in your ignorance?
, He said: "Do you know what you did to Joseph and his brother in your ignorance?"
Replied he: "Do you remember what you did to Joseph and his brother when you were still unaware [of right and wrong]?"
He asked, "Do you remember what you did to Joseph and his brother in your ignorance?"
He said: "Do you know what you have done with Joseph and his brother, while you are ignorant"
He said, "Do you recall what you did to Joseph and his brother when you were ignorant?"
He said, "Do you know what you did with Joseph and his brother when you were ignorant?"
He said: “Know you what you did to Joseph and his brother, when you were ignorant?”
As he granted the request, Joseph said, "Do you remember what you did to Joseph and his brother in your ignorance?"
He (Yusuf) said: "Do you know how you dealt with Yusuf (Joseph), and his brother, while you were ignorant?"
He said, "Do you know what you did to Yūsuf and his brother when you were ignorant?"
He said: "Do you know what you have done with Joseph and his brother, while you were ignorant?"