Diyanet İşleri
Kardeşleri dediler ki: "Biz güçlü bir topluluk olduğumuz halde, Yusuf ve kardeşi (Bünyamin) babamıza bizden daha sevgilidir. Doğrusu babamız açık bir yanılgı içindedir."
Yûsuf suresi
Yûsuf suresi, 8. ayet. إِذْ قَالُوا۟ لَيُوسُفُ وَأَخُوهُ أَحَبُّ إِلَىٰٓ أَبِينَا مِنَّا وَنَحْنُ عُصْبَةٌ إِنَّ أَبَانَا لَفِى ضَلَٰلٍ مُّبِينٍ
iẕ ḳâlû leyûsüfü veeḫûhü eḥabbü ilâ ebînâ minnâ venaḥnü `uṣbeh. inne ebânâ lefî ḍalâlim mübîn.
Kardeşleri dediler ki: "Biz güçlü bir topluluk olduğumuz halde, Yusuf ve kardeşi (Bünyamin) babamıza bizden daha sevgilidir. Doğrusu babamız açık bir yanılgı içindedir."
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Kardeşlerin tuzağı ve kuyu Yûsuf 7–20 3
Babası, şöyle dedi: "Yavrucuğum! Rüyanı kardeşlerine anlatma. Yoksa, sana tuzak kurarlar. Çünkü şeytan, insanın apaçık düşmanıdır."
"İşte Rabbin seni böylece seçecek, sana (rüyada görülen) olayların yorumunu öğretecek ve daha önce ataların İbrahim ve İshak'a nimetlerini tamamladığı gibi sana ve Yakub soyuna da tamamlayacaktır. Şüphesiz Rabbin hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir."
Andolsun, Yusuf ve kardeşlerinde (hakikati arayıp) soranlar için ibretler vardır.
Kardeşleri dediler ki: "Biz güçlü bir topluluk olduğumuz halde, Yusuf ve kardeşi (Bünyamin) babamıza bizden daha sevgilidir. Doğrusu babamız açık bir yanılgı içindedir."
"Yusuf'u öldürün veya onu bir yere atın ki babanız sadece size yönelsin. Ondan sonra (tövbe edip) salih kimseler olursunuz."
Onlardan bir sözcü, "Yusuf'u öldürmeyin, onu bir kuyunun dibine bırakın ki geçen kervanlardan biri onu bulup alsın. Eğer yapacaksanız böyle yapın" dedi.
Babalarına şöyle dediler: "Ey babamız! Yusuf hakkında bize neden güvenmiyorsun? Halbuki biz onun iyiliğini isteyen kişileriz."
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
8. “Hani onlar” kendi aralarında “şöyle demişlerdi: Doğrusu biz güçlü bir topluluk olduğumuz halde babamız, Yusuf ile” onun anne-baba bir “kardeşi” yani Bünyamin’i -çünkü zaten hepsi (anneleri ayrı olsa bile) kardeş idiler- “bizden daha çok seviyor.” Nasıl olur da babamız, bu iki kardeşi sevgi ve şefkati bakımından bize üstün tutabilir? “Gerçekten babamız apaçık bir hata içindedir.” Çünkü o, ikisini de bize üstün tutmaktadır. Halbuki bize göre bunu gerektiren bir neden yoktur ve buna dair herhangi bir gerekçe de tespit edemiyoruz.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Kardeşleri o vakit kendi aralarında şöyle dediler: Biz kalabalık bir topluluk olduğumuz halde Yusuf ve onun öz kardeşi, babamızın yanında bizden daha sevimlidir. Nasıl olur da babamız o ikisini bizden üstün tutar? Şüphesiz biz, hiçbir sebep olmamasına rağmen o ikisini bize karşı üstün tutmasından dolayı onu apaçık bir yanılgı içinde görüyoruz.
Aynı kök: عصب (5 geçiş) · Aynı kök: حبب (95 geçiş) · Ortak kavram: Sevgi (muhabbet)
Şüphesiz Karun, Musa'nın kavmindendi. Onlara karşı azgınlık etti. Biz ona, anahtarlarını (bile taşımak) güçlü bir topluluğa ağır gelecek hazineler…
Aynı kök: اخو (96 geçiş) · Aynı kök: حبب (95 geçiş) · Aynı kök: ابو (117 geçiş)
Ey iman edenler! Eğer küfrü imana tercih ederlerse, babalarınızı ve kardeşlerinizi bile dost edinmeyin. İçinizden kim onları dost edinirse, işte…
Aynı kök: اخو (96 geçiş) · Aynı kök: حبب (95 geçiş) · Aynı kök: ابو (117 geçiş)
De ki: "Eğer babalarınız, oğullarınız, kardeşleriniz, eşleriniz, aşiretiniz, kazandığınız mallar, kesada uğramasından korktuğunuz bir ticaret ve…
Aynı kök: عصب (5 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Yûsuf
Onlar da, "Andolsun biz kuvvetli bir topluluk iken onu kurt yerse (o takdirde) biz gerçekten hüsrana uğramış oluruz" dediler.
Aynı kıssa: Hz. Yûsuf · Aynı kök: حبب (95 geçiş) · Ortak kavram: Sevgi (muhabbet)
Şehirde birtakım kadınlar, "Aziz'in karısı, (hizmetçisi olan) delikanlısından murad almak istemiş. Ona olan aşkı yüreğine işlemiş. Şüphesiz biz onu…
Aynı kıssa: Hz. Yûsuf · Aynı kök: اخو (96 geçiş) · Aynı kök: ابو (117 geçiş)
Yusuf, onların yüklerini hazırlatınca dedi ki: "Sizin baba bir kardeşinizi de bana getirin. Görmüyor musunuz, ölçeği tam dolduruyorum ve ben misafir…
Aynı kıssa: Hz. Yûsuf · Aynı kök: اخو (96 geçiş) · Aynı kök: ابو (117 geçiş)
Onlar, babalarına döndüklerinde, "Ey babamız! Bize artık zahire verilmeyecek. Kardeşimizi (Bünyamin'i) bizimle gönder ki zahire alalım. Onu biz…
Aynı kök: اخو (96 geçiş) · Aynı kök: حبب (95 geçiş) · Ortak kavram: Sevgi (muhabbet)
Ey iman edenler! Zannın birçoğundan sakının. Çünkü zannın bir kısmı günahtır. Birbirinizin kusurlarını ve mahremiyetlerini araştırmayın. Birbirinizin…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Hani (kardeşleri) şöyle demişlerdi: "Biz (kalabalık) bir topluluk olmamıza rağmen Yusuf ile kardeşi (Bünyamin) babamıza bizden daha sevgilidir. Şüphesiz ki babamız apaçık bir şaşkınlık içindedir. dipnot 1
Hani bir zaman da (Yusuf'un kardeşleri) şöyle demişti: "Biz kalabalık olduğumuz halde, babamız için Yusuf ve kardeşi bizden daha sevimli ve gözde; bu da gösteriyor ki babamız açık bir yanılgı içerisindedir.
Bir vakit (Yusuf'un kardeşleri kendi aralarında şöyle) konuşuyorlardı: "Sayımız bu kadar çok olduğu halde bile, Yusuf ve kardeşi (Bünyamin) babamızın gözünde daha değerli/daha sevgili; gerçek şu ki, babamız açık bir yanılgı içerisinde!"
Hani (kardeşleri) dediler ki: "Biz kalabalık ve güçlü olduğumuz halde, Yusuf ve kardeşini (Bünyamin) babamız bizden daha çok seviyor! Muhakkak ki babamız açık bir yanılgıda!"
Onlar şöyle demişti: "Yusuf ve kardeşi babamıza bizden daha sevgilidir; oysa ki biz, birbirini pekiştiren bir topluluğuz. Gerçekte babamız, açıkça bir şaşkınlık içindedir."
(Kardeşleri) dediler ki: Yusuf ile kardeşi (Bünyamin) babamıza bizden daha sevgilidir. Halbuki biz kalabalık bir cemaatiz. Şüphesiz ki babamız apaçık bir yanlışlık içindedir.
Şöyle demişlerdi: "Sayımız daha çok olmasına karşın, babamız, Yusuf'u ve kardeşini, bizden daha çok seviyor. Aslında, babamız, kesinlikle apaçık bir yanılgı içinde!"
Kardeşleri dediler ki: "Yusuf ile kardeşi, babamıza bizden daha sevgilidir. Halbuki biz kalabalık bir cemaatiz. Şüphesiz ki babamız apaçık bir yanılgı içindedir."
Demişlerdi ki: "Babamız, Yusuf ve (öz) kardeşini bizden daha çok seviyor, biz ise çoğunluğuz. Babamız açıkça yanlış bir tutum içindedir."
(Kardeşleri) demişlerdi ki: 'Babamız, Yusuf ve (öz) kardeşini bizden daha çok seviyor, biz ise çoğunluğuz. Babamız açıkça yanlış bir tutum içindedir.
Çünkü kardeşleri: "Kesinlikle Yusuf ve kardeşi, babamıza bizden daha sevgilidir. Oysa biz birbirine sargın bir topluluğuz. Doğrusu babamız belli ki, yanılıyor.
Zira dediler ki her halde Yusüf ve biraderi babamıza bizden daha sevgili, biz ise müteassıb bir kuvvetiz, doğrusu babamız belli ki yanılıyor
Hani: "Çok sayıda kardeş olduğumuz halde, babamız, Yusuf ve kardeşini dipnot 1 bizden daha çok seviyor. Doğrusu babamız apaçık bir yanılgı içindedir." demişlerdi.
Hani: "Çok sayıda kardeş olduğumuz halde, babamız, Yusuf ve kardeşini dipnot 1 bizden daha çok seviyor. Doğrusu babamız apaçık bir yanılgı içindedir." demişlerdi.
Hani: "Çok sayıda kardeş olduğumuz halde, babamız, Yusuf ve kardeşini dipnot 1 bizden daha çok seviyor. Doğrusu babamız apaçık bir yanılgı içindedir." demişlerdi.
Onlar şöyle demişti: "Yusuf ve kardeşi babamıza bizden daha sevgilidir; oysa ki biz, birbirini pekiştiren bir topluluğuz. Gerçekte babamız, açıkça bir şaşkınlık içindedir."
Hani onlar (o kardeşler) şöyle demişlerdi: "Yuusufla biraderi babasının yanında muhakkak bizden daha sevgilidir. Halbuki biz. (birbirimizi destekleyen kuvvetli) bir cemaatiz. Babamız her halde açık bir yanlışlık içindedir".
Hani demişlerdi ki: Biz, güçlü bir topluluk olduğumuz halde Yusuf ve kardeşi, babamızın yanında daha sevgilidirler. Doğrusu babamız apaçık bir sapıklık içindedir.
(1-18) Elif Lâm Mîm, İşte bunlar apaçık kitabın ayetleridir, muhakkak ki arabi olarak indiriyoruz, böylece belki akledersiniz. Biz sana bu Kuran’ı vahy etmekle en güzel kıssayı anlatıyoruz , ondan önce sen bunu bilmiyordun / bundan gafil idin , bir vakit Yusuf, babasına dedi ki ey babacığım muhakkak ki ben on bir yıldız gördüm, güneş ve ayı bana secde ederlerken gördüm, dedi ki ey oğlum gördüğünü / rüyanı kardeşlerine anlatma, sana tuzak kurarlar, kesinlikle şeytan insana apaçık bir düşmandır, böylelikle Rabbin seni ayırıp seçecek ve sana olayların / hâdiselerin yorumunu /nasıl gerçekleşeceğini / tevilini öğretecek, s enin ve Yakup / İsrail a ilesinin üzerindeki nimetini tıpkı önceki babaların İbrahim ve İshak’a tamamladığı gibi tamamlayacak. Muhakkak ki Rabbin her şeyi bilen ve yargılayandır / hâkimdir. Sual edenler için Yusuf ve kardeşlerinde ayetler vardır. Bir vakit Kardeşleri Yusuf hakkında babamıza bizden daha sevimli dediler, bizler kalabalık bir grubuz, babamız hakikaten apaçık ne yaptığını bilmez halde / delalettedir, Yusuf’u öldürün yahut bir yere bırakın babanızın yüzü artık size yönelsin, onun sonrasında salih bir kavim olursunuz dediler , içlerinden konuşan biri dedi ki, Yusuf’u öldürmeyin, eğer yapacaksanız onu bir kuyunun dibine bırakın kimi yolculuk yapanlardan biri onu bulup alsın. Dediler ki Ey babacığım sana ne okuyor ki Yusuf için niye bize güvenmiyorsun? Kesinlikle biz ona nasihat ta edenleriz, onu yarın bizimle beraber gönder, yesin içsin ve oynasın, kesinlikle biz onun koruyucusuyuz. Onu götürmeniz beni hüzünlendiriyor ve siz gafil iken onu bir kurdun yemesinden korkuyorum dedi. Biz soyca kalabalık bir grupken eğer onu kurt yerse , bizler o vakit kesin hasara uğrarız. Onu götürdükleri vakit, hep birlikte onu kuyunun içine bıraktılar , Ona / Yusuf’a onlara bu işlerini, onların şuursuz oldukları bir zaman da haber vereceksin diye vahyettik, akşam ağlayarak babalarına geldiler , dediler ki ey babamız gerçekten biz yarışmaya gittik Yusuf’u eşyalarımız yanında bıraktık, onu da kurt yedi, ayrıca bizler sözüne sadık dahi olsak , sen bize inanmazsın, yalandan üzeri kanlı gömleğini getirdiler, bilakis sizi nefisleriniz bu işe sürüklemiş dedi , Güzel bir sabır, betimlediğiniz şeylere karşı yardım talebi istenecek Allah'tır.
Kardeşleri dediler ki: ''Biz kalabalık bir topluluk olduğumuz halde, Yûsuf ve kardeşi (Bünyamin) babamıza bizden daha sevgilidir. Doğrusu babamız açık bir yanılgı içindedir.''
(Kardeşleri) demişlerdi ki: "Yusuf ve (öz) kardeşi (Bünyamin), babamıza bizden daha sevgilidir. Oysa biz bir cemaatiz. Babamız açık bir yanlışlık içindedir!"
Bir gün kardeşleri (birbirlerine) şöyle dediler: "Babamızın Yusuf'a ve kardeşine dipnot 1 olan sevgisi bize olandan fazla. Oysa biz birbirine kenetlenmiş kişileriz. Babamız gerçekten açık bir yanlış içinde.
Bir gün kardeşleri şöyle dediler: "Babamızın Yusuf'u ve öz kardeşini bizden çok sevdiği açık. Oysa biz bir aileyiz. Babamız gerçekten açık bir sapkınlık içinde."
Kardeşleri: Biz (kalabalık) bir topluluk olduğumuz halde babamız Yusuf’u ve kardeşini daha çok seviyor. Doğrusu babamız açıkça şaşkınlık içinde, demişlerdi.
Kardeşleri: -Biz bir aile olduğumuz halde babamız Yusuf'u ve kardeşini daha çok seviyor. Doğrusu babamız açıkça şaşkınlık içinde, demişlerdi.
O vakit onlar şöyle demişlerdi: "Yusuf ve kardeşi, babamıza bizden daha sevimli, bu bir gerçek. Ama biz de birbirini her hal ve şartta destekleyen bir ekibiz. Şu da kuşkusuz ki, bizim babamız, inkar edilemez bir şaşkınlık içindedir."
Conspiring against him, the brothers said: "Yusuf and his brother -full brother, Benjamin- are indeed nearer to our father's heart and closer to his affection than we are, our father stands indeed manifest of error; he manifests forth a straying mind. "
The brothers said [to each other], ‘Although we are many, Joseph and his brother are dearer to our father than we are–– our father is clearly in the wrong.’
They said: "Truly Joseph and his brother are loved more by our father than we: But we are a goodly body! really our father is obviously wandering (in his mind)!
And call to mind when the brothers of Joseph conferred together and said: "Surely Joseph and his brother dipnot 1 are dearer to our father than we are, although we are a group of so many. Our father is clearly mistaken. dipnot 2
When they declared, ‘Why! Yusuf and his brother are dearer to our father than we are although we constitute a powerful group. Our father is clearly making a mistake.
When they said: "Truly, Yûsuf (Joseph) and his brother (Benjamin) are dearer to our father than we, while we are a strong group. Really, our father is in a plain error.
When they said, ‘Surely Joseph and his brother are dearer to our father than [the rest of] us, though we are a hardy group. Our father is indeed in manifest error.’
(Recall) when they (- brothers of Joseph) said (to one another), `Surely, Joseph and his brother (Benjamin) are dearer to our father than we are, though we are a formidable party. Surely, our father is cherishing a love that has gone too far.
When they said, 'Surely Joseph and his brother are dearer to our father than we, though we are a band. Surely our father is in manifest error.
This is how the story begins:] Joseph’s brothers (who were upset that their father spoils his two youngest sons the most) got together and said: "It seems that our father has lost his mind as he is favoring Joseph and his brother and does not pay any attention to us. This is not fair as we are united and stronger (which does not necessarily mean being better.)"
When they said, 'Surely, Joseph and his brother are dearer to our father than we, a band although we be; verily, our father is in obvious error.
For they said, "Joseph and his brother are more loved by our father than us, while we are a gang. Our father is clearly misguided."
when they said to one another, Joseph and his brother are dearer to our father than we, who are the greater number: Our father certainly maketh a wrong judgment.
In Joseph and his brethren were signs to those who inquire (or seek Truth).
As they said, "Indeed Yûsuf and his brother are more beloved to our father than we, and we are a band. Surely our father is indeed in evident error.
When they said: Verily Joseph and his brother are dearer to our father than we are, many though we be. Lo! our father is in plain aberration.
"Surely Joseph and his brother are dearer to our father than we, " (said his half brothers) "even though we are a well-knit band. Our father is surely in the wrong.
NOW [Joseph's brothers] spoke [thus to one another:] "Truly, Joseph and his brother [Benjamin] are dearer to our father than we, even though we are so many. Behold, our father is surely suffering from an aberration!"
˹Remember˺ when they said ˹to one another˺, "Surely Joseph and his brother ˹Benjamin˺ are more beloved to our father than we, even though we are a group of so many.[1] Indeed, our father is clearly mistaken.
For they said: "Joseph and his brother are more loved by our father than us, while we are a numerous group. Our father is clearly misguided."
They said, "Joseph and his brother are favored by our father, and we are in the majority. Indeed, our father is far astray.
When they said, "Joseph and his brother are more beloved to our father than we, while we are a clan. Indeed, our father is in clear error.
When they said: “Joseph and his brother are dearer to our father than are we, when we are a group; our father is in manifest error.
Now Joseph's brothers spoke thus to one another, "Joseph and his brother, Benjamin, are dearer to our father even though we are so many. Indeed our father is in plain aberration."
When they (his older half-brothers) said: "Truly Yusuf, (Joseph) and his (full) brother are loved more by our father than we are: But we have a strong group! True our father is clearly swaying (in his mind)!
(It happened) when they said, "Yūsuf and his brother are dearer to our father than we are, while we are a whole group. Surely, our father is in clear error.
For they said: "Joseph and his brother are more loved by our father than us, while we are a numerous group. Our father is clearly misguided."