Zâriyât suresi

Zâriyât suresi, 16. ayet

Zâriyât suresi, 16. ayet. ءَاخِذِينَ مَآ ءَاتَىٰهُمْ رَبُّهُمْ إِنَّهُمْ كَانُوا۟ قَبْلَ ذَٰلِكَ مُحْسِنِينَ

âḫiẕîne mâ âtâhüm rabbühüm. innehüm kânû ḳable ẕâlike muḥsinîn.

Diyanet İşleri

(15-16) Şüphesiz Allah'a karşı gelmekten sakınanlar, Rablerinin kendilerine verdiği şeyleri alarak cennetlerde ve pınar başlarında bulunurlar. Şüphesiz onlar bundan önce iyilik yapan kimselerdi.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Zâriyât 13–19 · surenin 16. ayeti / 60

Konu Sakınanların vasıfları ve yeryüzündeki deliller Zâriyât 15–23 3

  1. Zâriyât 13–14

    (13-14) Ateş üzerinde azaba uğratılacakları gün (görevli melekler onlara şöyle der): "Azabınızı tadın! İşte acele isteyip durduğunuz şey budur."

  2. 15–16

    (15-16) Şüphesiz Allah'a karşı gelmekten sakınanlar, Rablerinin kendilerine verdiği şeyleri alarak cennetlerde ve pınar başlarında bulunurlar. Şüphesiz onlar bundan önce iyilik yapan kimselerdi.

  3. Zâriyât 17

    Geceleri pek az uyurlardı.

  4. Zâriyât 18

    Seherlerde bağışlama dilerlerdi.

  5. Zâriyât 19

    Mallarında (yardım) isteyen ve (iffetinden dolayı isteyemeyip) mahrum olanlar için bir hak vardır.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

16. “Rablerinin kendilerine verdiği (mükafatları) alırlar.” Bu buyruğun şu anlama gelme ihtimali vardır: Cennetliklere yüce Mevlâları temenni ettikleri her türlü nimeti ihsan edip bağışlamış olacaktır. Onlar da bu nimetleri hoşnutlukla alacaklar, gözleri bunlarla aydınlanmış, ruhları sevince gark olmuş olacaktır. Bunların yerlerine başkalarını istemeyecekleri gibi başka bir yere gitmeyi de hatırlarından geçirmeyeceklerdir. Herkes artık daha fazlasını istemesi söz konusu olmayacak kadar pek çok nimetlere nâil olmuş olacaktır.

Bu vasfın, muttakilerin dünyadaki sıfatı olma ihtimali de vardır. Onlar, Allah’ın kendilerine vermiş olduğu emir ve yasakları alırlar. Yani bunları gönül hoşluğu ile büyük bir şevk ile kabullenirler. Allah’ın verdiği emirlere itaat eder ve en mükemmel şekilde bu emirlere uyarlar. Yasakladığı şeylerden de en mükemmel şekilde uzak dururlar. Çünkü Allah’ın kendilerine vermiş olduğu bu emir ve yasaklar, en üstün ve değerli bağışlardır. Yüce Allah’a bunlar dolayısı ile şükretmek ve emirlere itaat etmek gerekir. Birinci anlam, ifadelerin akışı ile daha yakından ilişkilidir. Çünkü dünyadaki vasıfları ve amelleri Yüce Allah’ın şu buyruğu ile anlatılmaya başlanmıştır:

"Çünkü onlar bundan önce” yani nimetlere ulaştıkları bu vakitten önce “ihsan sahibi kimselerdi.” Bu ihsan, hem Rablerine ibadetteki ihsanı içerir. Onlar O’nu görüyormuşçasına O’na ibadet ediyorlardı. Her ne kadar onlar görmeseler de O onları görür. Aynı şekilde bu ihsan, Allah’ın kullarına faydalı işleri cömertçe yapmak demek olan ihsanı yani mal, ilim, makam, nasihat, iyiliği emredip kötülükten alıkoymak ve vb. gibi çeşitli iyilik ve hayır yolları ile iyilikler yapmayı da içerir. Hatta bunun kapsamı içerisine sözlü olarak yapılan iyilikler, yumuşak sözler söylemek, kölelere, sahip olunan ve olunmayan hayvanlara iyi davranmak da girer.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Rablerinden güzel karşılığı almışlardır. Şüphesiz onlar, dünyada iken bu güzel karşılıktan önce de iyi kimseler idiler.

Kelimeler

9 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. ءَاخِذِينَ ahizine alırlar kök: اخذ
  2. مَآ ma şeyi
  3. ءَاتَىٰهُمْ atahum kendilerine verdiği kök: اتي
  4. رَبُّهُمْ ۚ rabbuhum Rablerinin kök: ربب
  5. إِنَّهُمْ innehum çünkü onlar
  6. كَانُوا۟ kanu idiler kök: كون
  7. قَبْلَ kable önce kök: قبل
  8. ذَٰلِكَ zalike bundan
  9. مُحْسِنِينَ muhsinine güzel davranan kök: حسن

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 3 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Ortak kavram: İhsan

    Hani, "Şu memlekete girin. Orada dilediğiniz gibi, bol bol yiyin. Kapısından eğilerek tevazu ile girin ve "hıtta!" (Ya Rabbi, bizi affet) deyin ki,…

  • Ortak kavram: İhsan

    Hani, biz İsrailoğulları'ndan, "Allah'tan başkasına ibadet etmeyeceksiniz, anne babaya, yakınlara, yetimlere, yoksullara iyilik edeceksiniz, herkese…

  • Ortak kavram: İhsan

    Hayır, öyle değil! Kim "ihsan" derecesine yükselerek özünü Allah'a teslim ederse, onun mükafatı Rabbinin katındadır. Artık onlara korku yoktur, onlar…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

55 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

(15, 16) Şüphesiz ki muttakîler (duyarlı olanlar), Rablerinin kendilerine verdiği (nimetleri) alarak cennetlerde ve (su) kaynaklarında (olacaklar)dır. Şüphesiz ki onlar, bundan önce (dünyada) güzel davrananlardı.

Mustafa İslamoğlu

Rablerinin kendileri için takdir ettiğini (derin bir şükranla) alarak; çünkü onlar, zaten daha önce de iyilerdendi:

Muhammed Esed

Rablerinin bağışlayacağı her şeyden istedikleri gibi yararlanarak; (çünkü) onlar geçmişte iyi şeyler yapan (insan)lardı;

Ahmed Hulusi

Rablerinin kendilerine verdiğini alıcılar olarak (içten dışa çıkış olarak)! Muhakkak ki onlar bundan önce muhsindiler.

Ali Bulaç

Rablerinin kendilerine verdiğini alanlar olarak. Çünkü onlar, bundan önce ihsanda (güzel davranışta) bulunanlardı.

Ali Özek ve heyeti

Rablerinin kendilerine verdiğini alarak. Kuşkusuz onlar, bundan önce dünyada güzel davrananlardı.

Ali Rıza Safa

Efendilerinin kendilerine verdiğini alırlar. Aslında, bundan önce güzel davranıyorlardı.

Bayraktar Bayraklı

- Allah'ın emirlerine karşı gelmekten sakınanlar, Rablerinin kendilerine verdiğini alarak cennetlerde ve pınar başlarında bulunacaklar. Şüphesiz onlar, bundan önce dünyada güzel davrananlardı.

Edip Yüksel

Rab'lerinin kendilerine verdiğini alırlar. Çünkü onlar bundan önce güzel davranıyorlardı.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Rab'lerinin kendilerine verdiğini alırlar. Çünkü onlar bundan önce güzel davranıyorlardı.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Rablerinin kendilerine verdiğini alarak. Çünkü onlar, bundan önce güzel davranmayı adet edinmışlerdi.

Elmalılı Hamdi Yazır

Alarak rablarının kendilerine verdiğini, çünkü onlar bundan evvel güzellik yapmayı adet edinmişlerdi

Erhan Aktaş

Rabb'lerinin kendilerine verdiğini alanlar, daha önce iyi olanlardır.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Rabb'lerinin kendilerine verdiğini alanlar, daha önce iyi olanlardır.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Rabb'lerinin kendilerine verdiğini alanlar, daha önce iyi olanlardır.

Gültekin Onan

Rablerinin kendilerine verdiğini alanlar olarak. Çünkü onlar, bundan önce ihsanda (güzel davranışta) bulunanlardı.

Hasan Basri Çantay

(15-16) Şübhesiz ki (fenalıkdan) sakınanlar, Rablerinin kendilerine verdiği (sevabı) ahz (-ü kabul) etmiş (ve bundan raazi olmuş) olarak, cennetlerde, pınarlar (ın başların) dadırlar. Çünkü onlar bundan evvel iyi amel (ve hareket) edenlerdi.

İbni Kesir

Rabblarının kendilerine verdiğini almış olarak. Zira onlar bundan önce de ihsan edenlerdendi.

Mehmet Alagaş

(1-23) O tozutup savuranlara, ağırlıkları taşıyanlara, kolaylıkla akıp gidenlere / cereyan edenlere , i şleri taksim edenlere andolsun ki s ize vaad edilen kesinlikle doğrudur ve kesinlikle hesaplaşma / din ortaya konulacaktır / vaki olacaktır. Yörünge sahibi semaya yemin olsun ki kesinlikle sizler karşıt / aykırı / ihtilaflı söz ler içindesiniz. Ondan döndürülen döndürülür. Gebersin / katlolsun tahmin edenler, onlar sersemdirler / amratindeler ve yanılırlar / sehiv ederler. Sana hesap gününün zamanını sorarlar, o gün onlar ateşte denenecekler, fitnelerinizi / sınanmalarınızı tadın, işte, alelacele istediğiniz bu ydu. Muttakiler Rablerinin kendilerine vermiş olduklarıyla bahçelerde ve gözelerdedirler , Rablerinin kendilerine verdiklerini almış vaziyettedirler, k esinlikle onlar , bundan önce güzel davran anlardandılar, g eceleri az uyurlardı, seherlerde ise bağışlanma dilerlerdi , (Seher sihir aynı köktendir uykunun büyü lü etkisi ve sonra uyanış) mallarında dilenen / isteyen ve mahrum kalanlar için bir hak vardı, arzda ve kendilerinde, inananlar / kanaat getirenler için ayetler vardı, hâlâ görmüyor musunuz? Sema da size erzak ve size vaad edilen var , göğün ve yerin Rabbine and olsun ki kesinlikle O, tıpkı konuşmanız kadar gerçektir.

Rowwad Tercüme Merkezi

Rablerinin kendilerine verdiklerini almışlardır. Çünkü onlar bundan önce iyi kimseler idiler.

Süleyman Ateş

Rablerinin, kendilerine verdiğini alırlar. Çünkü onlar bundan önce güzel davranırlardı.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Rablerinin (Sahiplerinin) ikramını alırlar. Onlar daha önce iyi davranan kimselerdi.

Şaban Britch

Rablerinin kendilerine verdiklerini almışlardır. Çünkü onlar bundan önce iyi kimseler idiler.

Şaban Piriş

Rab'lerinin kendilerine verdiklerini almışlardır, çünkü onlar bundan önce iyi kimseler idiler.

Yaşar Nuri Öztürk

Rablerinin kendilerine verdiğini almış kişiler olarak. Doğrusu, onlar bundan önce de iyilik ve güzellik sergilemekteydiler.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

satisfied with what Allah has fulfilled of their wish and their desire and expectation; they were charitable in life and they performed their duties to the best.

Abdul Haleem

They will receive their Lord’s gifts because of the good they did before:

Abdullah Yusuf Ali

Taking joy in the things which their Lord gives them, because, before then, they lived a good life.

Abul A'la Maududi

joyously receiving what their Lord will have granted them. dipnot 1 Verily they did good works before (the coming of this Day):

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Literally: "Receiving what their Lord has given them", but in this context receiving does not merely mean to receive but to receive joyfully. Obviously, when a person is given something of his own choice and liking, his receiving it will naturally have the meaning of accepting and receiving it joyfully.

Aisha Bewley

receiving what their Lord has given them. Certainly before that they were good-doers.

Al-Hilali & Khan

Taking joy in the things which their Lord has given them. Verily, they were before this Muhsinûn (good-doers. See V.2:112).

Ali Quli Qarai

receiving what their Lord has given them, for they had been virtuous aforetime.

Amatul Rahman Omar

Receiving the gifts that their Lord will give them for they used to do excellent deeds before that.

Arthur John Arberry

taking whatsoever their Lord has given them; they were good-doers before that.

Bijan Moeinian

They will joyfully receive the reward that their Lord will give them for doing good deeds in their worldly lives.

E. Henry Palmer

taking what their Lord brings them. Verily, they before that did well.

Edip-Layth

Receiving what their Lord has bestowed to them, for they were before that pious.

George Sale

receiving that which their Lord shall give them; because they were righteous doers before this day.

Hamid S. Aziz

Taking joy in what their Lord gives them; surely they were before that, the doers of good.

Mahmoud Ghali

Taking whatever their Lord has brought them; surely, they were fair-doers before that.

Marmaduke Pickthall

Taking that which their Lord giveth them; for lo! aforetime they were doers of good;

Mohamed Ahmed - Samira

Receiving what is given them by their Lord. They were surely the virtuous before this.

Muhammad Asad

enjoying all that their Sustainer will have granted them [because], verily, they were doers of good in the past:

Mustafa Khattab

˹joyfully˺ receiving what their Lord will grant them. Before this ˹reward˺ they were truly good-doers ˹in the world˺:

Progressive Muslims

Receiving what their Lord has bestowed to them, for they were before that pious.

Rashad Khalifa

They receive their Lord's rewards, for they used to be pious.

Sahih International

Accepting what their Lord has given them. Indeed, they were before that doers of good.

Sam Gerrans

Taking what their Lord has given them; they were before that doers of good;

Shabbir Ahmed

Enjoying all that their Lord grants them, for, behold, aforetime they used to benefit others.

Syed Vickar Ahamed

Taking joy in the things that their Lord has given them, verily, they were the doers of good deeds.

Taqi Usmani

receiving what their Lord will have given to them. Indeed, prior to this, they were good in their deeds.

The Monotheist Group

Receiving what their Lord has bestowed to them, for they were before that pious.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Zâriyât suresi, 16. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Zâriyât suresi, 16. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Zâriyât suresi, 16. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩