Diyanet İşleri
Geceleri pek az uyurlardı.
Zâriyât suresi
Zâriyât suresi, 17. ayet. كَانُوا۟ قَلِيلًا مِّنَ ٱلَّيْلِ مَا يَهْجَعُونَ
kânû ḳalîlem mine-lleyli mâ yehce`ûn.
Geceleri pek az uyurlardı.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Sakınanların vasıfları ve yeryüzündeki deliller Zâriyât 15–23 3
(13-14) Ateş üzerinde azaba uğratılacakları gün (görevli melekler onlara şöyle der): "Azabınızı tadın! İşte acele isteyip durduğunuz şey budur."
(15-16) Şüphesiz Allah'a karşı gelmekten sakınanlar, Rablerinin kendilerine verdiği şeyleri alarak cennetlerde ve pınar başlarında bulunurlar. Şüphesiz onlar bundan önce iyilik yapan kimselerdi.
Geceleri pek az uyurlardı.
Seherlerde bağışlama dilerlerdi.
Mallarında (yardım) isteyen ve (iffetinden dolayı isteyemeyip) mahrum olanlar için bir hak vardır.
(20-21) Kesin olarak inananlar için yeryüzünde ve kendi nefislerinizde birçok alametler vardır. Hala görmüyor musunuz?
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
17. Allah’a ibadet hususunda ihsanın en faziletli çeşitlerinden birisi de hiç şüphesiz ihlâsa, kalp ile dilin uyum içerisinde olduğuna delâlet eden gece namazıdır. Bundan dolayı Yüce Allah, şöyle buyurmaktadır: O ihsan sahipleri “geceleyin az uyurlardı.” Gece uykuları azdı. Gecenin çoğunu Rablerine namaz kılarak, Kur’ân okuyarak, zikrederek, dua ederek, yalvarıp yakararak, ibadet ve itaatle geçirirlerdi.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Onlar; geceleyin namaz kılarlardı ve geceleyin az bir zamandan başka uyumazlardı.
Aynı kök: قلل (76 geçiş) · Aynı kök: ليل (92 geçiş)
(2-3) Kalk, birazı hariç olmak üzere geceyi; yarısını ibadetle geçir. Yahut bundan biraz eksilt.
Aynı kök: قلل (76 geçiş)
Elinizdeki Tevrat'ı tasdik edici olarak indirdiğimize (Kur'an'a) iman edin. Onu inkar edenlerin ilki olmayın. Ayetlerimi az bir karşılığa değişmeyin…
Aynı kök: قلل (76 geçiş)
Vay o kimselere ki, elleriyle Kitab'ı yazarlar, sonra da onu az bir karşılığa değişmek için, "Bu, Allah'ın katındandır" derler. Vay ellerinin…
Aynı kök: ليل (92 geçiş)
Hani, biz Musa ile kırk gece için sözleşmiştik. Sizler ise onun ardından (kendinize) zulmederek bir buzağıyı tanrı edinmiştiniz.
Aynı kök: ليل (92 geçiş)
Şüphesiz, göklerin ve yerin yaratılışında, gece ile gündüzün birbiri ardınca gelişinde, insanlara yarar sağlayacak şeylerle denizde seyreden…
Aynı kök: ليل (92 geçiş)
Oruç gecesinde kadınlarınıza yaklaşmak size helal kılındı. Onlar, size örtüdürler, siz de onlara örtüsünüz. Allah, (Ramazan gecelerinde hanımlarınıza…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Geceleri az uyurlardı.
gecenin az bir kısmında uyurlardı,
gecenin çok az bir kısmında uyurlardı,
Geceden az bir bölümde uyurlardı.
Gece boyunca da pek az uyurlardı.
Geceleri pek az uyurlardı.
Geceleri çok az uyurlardı.
Onlar, geceleri pek az uyurlardı.
Geceleri az uyurlardı.
Geceleri az uyurlardı.
Geceleyin pek az uyurlardı.
Geceden pek az uyuyorlardı
Geceleri pek az uyurlardı.
Geceleri pek az uyurlardı.
Geceleri pek az uyurlardı.
Gece boyunca da pek az uyurlardı.
Onlar gecenin (ancak) az bir kısmında uyurlardı.
Onlar gecenin az bir kısmında uyurlardı.
(1-23) O tozutup savuranlara, ağırlıkları taşıyanlara, kolaylıkla akıp gidenlere / cereyan edenlere , i şleri taksim edenlere andolsun ki s ize vaad edilen kesinlikle doğrudur ve kesinlikle hesaplaşma / din ortaya konulacaktır / vaki olacaktır. Yörünge sahibi semaya yemin olsun ki kesinlikle sizler karşıt / aykırı / ihtilaflı söz ler içindesiniz. Ondan döndürülen döndürülür. Gebersin / katlolsun tahmin edenler, onlar sersemdirler / amratindeler ve yanılırlar / sehiv ederler. Sana hesap gününün zamanını sorarlar, o gün onlar ateşte denenecekler, fitnelerinizi / sınanmalarınızı tadın, işte, alelacele istediğiniz bu ydu. Muttakiler Rablerinin kendilerine vermiş olduklarıyla bahçelerde ve gözelerdedirler , Rablerinin kendilerine verdiklerini almış vaziyettedirler, k esinlikle onlar , bundan önce güzel davran anlardandılar, g eceleri az uyurlardı, seherlerde ise bağışlanma dilerlerdi , (Seher sihir aynı köktendir uykunun büyü lü etkisi ve sonra uyanış) mallarında dilenen / isteyen ve mahrum kalanlar için bir hak vardı, arzda ve kendilerinde, inananlar / kanaat getirenler için ayetler vardı, hâlâ görmüyor musunuz? Sema da size erzak ve size vaad edilen var , göğün ve yerin Rabbine and olsun ki kesinlikle O, tıpkı konuşmanız kadar gerçektir.
Geceleri pek az uyurlardı.
Geceleri pek az uyurlardı,
Geceleri pek az uyurlar dipnot 1 ,
Geceleri az uyurlar.
Geceleri az uyuyorlardı.
Geceleri az uyuyorlardı.
Gecenin pek azında uyumaktaydılar.
They hardly missed a night but apportioned part of it, be it little or much, to divine worship at the expense of their sleep.
sleeping only little at night,
They were in the habit of sleeping but little by night,
they used to sleep but little by night, dipnot 1
The part of the night they spent asleep was small
They used to sleep but little by night [invoking their Lord (Allâh) and praying, with fear and hope].
They used to sleep a little during the night,
They were in the habit of sleeping but a little by night (for their being occupied in God's worship).
Little of the night would they slumber,
They cut their sleeping at night short to worship their Lord.
But little of the night they slept;
They used to rarely sleep the whole night.
They slept but a small part of the night;
They used to sleep but little in the night.
They used to slumber (only) little of the night;
They used to sleep but little of the night,
They slept little in the night,
they would lie asleep during but a small part of the night,
they used to sleep only little in the night,
They used to rarely sleep the whole night.
Rarely did they sleep the whole night.
They used to sleep but little of the night,
They slept but little of the night,
And rarely did they fall asleep at night without reflection. ('Haju' = Fall asleep instantly like an exhausted horse).
They were in the habit of sleeping but little by night,
They used to sleep little in the night;
They used to rarely sleep the whole night.