Zâriyât suresi

Zâriyât suresi, 8. ayet

Zâriyât suresi, 8. ayet. إِنَّكُمْ لَفِى قَوْلٍ مُّخْتَلِفٍ

inneküm lefî ḳavlim muḫtelif.

Diyanet İşleri

(7-8) Yollara (yıldızların dolaştığı yörüngelere) sahip göğe andolsun ki, muhakkak siz, (peygamber hakkında) çelişkili sözler söylüyorsunuz.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Zâriyât 5–11 · surenin 8. ayeti / 60

Konu Yeminler ve ceza günü Zâriyât 1–14 3

  1. Zâriyât 5–6

    (1-6) Tozutup savuranlara, ağırlık taşıyanlara, kolaylıkla akanlara, iş bölüştürenlere andolsun ki, size vaad olunan şey elbette doğrudur. Hesap ve ceza mutlaka gerçekleşecektir.

  2. 7–8

    (7-8) Yollara (yıldızların dolaştığı yörüngelere) sahip göğe andolsun ki, muhakkak siz, (peygamber hakkında) çelişkili sözler söylüyorsunuz.

  3. Zâriyât 9

    Ondan (Peygamber'den) çevrilen çevrilir.

  4. Zâriyât 10–11

    (10-11) Cehalet içinde gaflete dalmış olan (ve "Muhammed şairdir, delidir" diyen) yalancılar kahrolsun!

Tefsir4

1 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

el-Muhtasar 5

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

-Ey Mekke halkı!- Şüphesiz sizler, çelişkili sözler söylüyorsunuz. Sizler bazen Kur'an bir sihirdir diyorsunuz, bazen ise bir şiirdir diyorsunuz. Aynı şekilde bazen Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem- sihirbazdır diyorsunuz, bazen ise o, bir şairdir diyorsunuz.

Kelimeler

4 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. إِنَّكُمْ innekum elbette siz
  2. لَفِى lefi içindesiniz
  3. قَوْلٍۢ kavlin söz(ler) kök: قول
  4. مُّخْتَلِفٍۢ muhtelifin çeşitli kök: خلف

Keşif6

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 3 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: خلف (127 geçiş) · Ortak kavram: Halifelik

    Hani, Rabbin meleklere, "Ben yeryüzünde bir halife yaratacağım" demişti. Onlar, "Orada bozgunculuk yapacak, kan dökecek birini mi yaratacaksın? Oysa…

  • Aynı kök: خلف (127 geçiş) · Ortak kavram: Halifelik

    Biz bunu, hem onu görenlere, hem de sonra geleceklere bir ibret ve Allah'a karşı gelmekten sakınanlara da bir öğüt kıldık.

  • Aynı kök: خلف (127 geçiş) · Ortak kavram: Halifelik

    Bir de dediler ki: "Bize ateş, sayılı birkaç günden başka asla dokunmayacaktır." Sen onlara de ki: "Siz bunun için Allah'tan söz mü aldınız? -Eğer…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 7

57 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler8

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Şüphesiz siz çelişkili söz(ler) içindesiniz.

Mustafa İslamoğlu

Elbet siz, (inanç hususunda) gerçekten de farklı görüşlerdesiniz;

Muhammed Esed

Siz (ey insanlar,) neye inanılacağı konusunda derin bir ayrılık içindesiniz.

Ahmed Hulusi

Muhakkak ki siz çeşitli görüşler içindesiniz!

Ali Bulaç

Siz, gerçekten birbirini tutmaz bir söz (çelişkili ve aykırı görüşler) içindesiniz.

Ali Özek ve heyeti

siz çelişkili sözler söylüyorsunuz.

Ali Rıza Safa

Aslında, siz, gerçekten uyuşmazlık içindesiniz.

Bayraktar Bayraklı

Şüphesiz siz çelişkili sözler söylüyorsunuz.

Edip Yüksel

Siz ihtilaf içindesiniz.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Siz ihtilaf içindesiniz.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

siz pek çelişkili bir söz içindesiniz.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ki siz pek muhtelif bir kavl içinde bulunuyorsunuz

Erhan Aktaş

Kuşkusuz siz, söylediklerinizde çelişki içindesiniz.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Kuşkusuz siz, söylediklerinizde çelişki içindesiniz.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Kuşkusuz siz, söylediklerinizde çelişki içindesiniz.

Gültekin Onan

Siz, gerçekten birbirini tutmaz bir söz (çelişkili ve aykırı görüşler) içindesiniz.

Hasan Basri Çantay

hakıykat, siz kat'i ihtilafa düşen bir söz içindesinizdir.

İbni Kesir

Muhakkak siz, ihtilaflı bir sözdesiniz.

Mehmet Alagaş

(1-23) O tozutup savuranlara, ağırlıkları taşıyanlara, kolaylıkla akıp gidenlere / cereyan edenlere , i şleri taksim edenlere andolsun ki s ize vaad edilen kesinlikle doğrudur ve kesinlikle hesaplaşma / din ortaya konulacaktır / vaki olacaktır. Yörünge sahibi semaya yemin olsun ki kesinlikle sizler karşıt / aykırı / ihtilaflı söz ler içindesiniz. Ondan döndürülen döndürülür. Gebersin / katlolsun tahmin edenler, onlar sersemdirler / amratindeler ve yanılırlar / sehiv ederler. Sana hesap gününün zamanını sorarlar, o gün onlar ateşte denenecekler, fitnelerinizi / sınanmalarınızı tadın, işte, alelacele istediğiniz bu ydu. Muttakiler Rablerinin kendilerine vermiş olduklarıyla bahçelerde ve gözelerdedirler , Rablerinin kendilerine verdiklerini almış vaziyettedirler, k esinlikle onlar , bundan önce güzel davran anlardandılar, g eceleri az uyurlardı, seherlerde ise bağışlanma dilerlerdi , (Seher sihir aynı köktendir uykunun büyü lü etkisi ve sonra uyanış) mallarında dilenen / isteyen ve mahrum kalanlar için bir hak vardı, arzda ve kendilerinde, inananlar / kanaat getirenler için ayetler vardı, hâlâ görmüyor musunuz? Sema da size erzak ve size vaad edilen var , göğün ve yerin Rabbine and olsun ki kesinlikle O, tıpkı konuşmanız kadar gerçektir.

Rowwad Tercüme Merkezi

Muhakkak siz çelişkili bir söz içindesiniz.

Süleyman Ateş

Siz, çeşitli söz(ler) içindesiniz.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Sizin çelişkili bir söylem içinde olduğunuzu bilmeniz de önemlidir

Şaban Britch

Ki siz çelişkili bir sözler içindesiniz.

Şaban Piriş

Ki siz ihtilaflı görüşler içindesiniz.

Yaşar Nuri Öztürk

Ki siz gerçekten tartışmalarla dolu bir söz içindesiniz.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

You people are indeed at variance in your statements and beliefs, discordant in your reasons and resolutions and it is evident that variance of opinion proves error somewhere.

Abdul Haleem

you differ in what you say––

Abdullah Yusuf Ali

Truly ye are in a doctrine discordant,

Abul A'la Maududi

surely you are at variance (about the Hereafter); dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    The oath has been sworn by the sky of various appearances on this difference of views because of the similarity. That is, just as the clouds and the clusters of stars in the sky have different appearances and there is uniformity among them, so are also your views about the Hereafter, each different from the other. Someone says that this world is eternal and no Resurrection can take place. Another says that this system is not eternal and can come to an end in the course of time, but whatever becomes extinct, including man, cannot possibly be resurrected. Another one regards resurrection as possible but holds the belief that man, in order to be requited for his good and evil deeds, is born and reborn again and again in this very world. Someone believes in Hell and Heaven but combines the transmigration of the souls also with it. He thinks that the sinner goes to Hell to suffer the punishment as well as is born and reborn in this world for the sake of the punishment. Someone says that the life in the world is in itself an agony; as long as man’s self remains attached to physical life, he goes on dying and taking birth again and again in this very world, and his real salvation is that he should attain annihilation. Someone believes in the Hereafter and Hell and Heaven, but says that God by giving death to His only son on the cross had atoned for the original sin of man, and man will escape the evil consequences of his evil acts by believing in the son. Some other people generally believe in the Hereafter and the meting out of the rewards and punishments but at the same time regard certain holy men as the intercessors, who are such favorites of Allah, or wield such influence with Him, that anyone who attaches himself to them as a disciple can escape the punishment whatever he may do in the world. About these holy men there is also no agreement among their devotees; every group of them has its own separate intercessor. This difference of the views itself is a proof that whenever man has formed an opinion about his own and the world’s end, independent of revelation and Prophethood, he has formed it without knowledge; otherwise if man in this regard really had some direct means of knowledge there would not have arisen so many different and contradictory beliefs.

Aisha Bewley

you certainly have differing beliefs.

Al-Hilali & Khan

Certainly, you have different ideas (about Muhammad صلى الله عليه وسلم and the Qur’ân).

Ali Quli Qarai

indeed you are of different opinions!

Amatul Rahman Omar

That contradictory are the things you say (for your not believing in God's word and in His Prophet),

Arthur John Arberry

surely you speak at variance,

Bijan Moeinian

you keep disputing the truth that He has revealed to you!

E. Henry Palmer

verily, ye are at variance in what ye say!

Edip-Layth

You are in verbal discord.

George Sale

ye widely differ in what ye say.

Hamid S. Aziz

Most surely you are in doctrines (opinions, teachings, ideologies) discordant (or inconsistent or contradictory),

Mahmoud Ghali

Surely you (The pronoun is plural) are indeed of a different opinion, (Literally: of a different saying)

Marmaduke Pickthall

Lo! ye, forsooth, are of various opinion (concerning the truth).

Mohamed Ahmed - Samira

You are surely caught in contradictions. ,

Muhammad Asad

Verily, [O men,] you are deeply at variance as to what to believe:

Mustafa Khattab

Surely you are ˹lost˺ in conflicting views ˹regarding the truth˺.[1]

Progressive Muslims

You are saying what is different.

Rashad Khalifa

You continue to dispute the truth.

Sahih International

Indeed, you are in differing speech.

Sam Gerrans

You are in speech differing!

Shabbir Ahmed

Behold, it is you humans who deviate from your course.

Syed Vickar Ahamed

Truly, you are in a disagreeing opinion (about Faith and Islam)

Taqi Usmani

you are (involved) in a contradictory discussion.

The Monotheist Group

You are saying what is different.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Zâriyât suresi, 8. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki eser tek görüş olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Zâriyât suresi, 8. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  6. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  7. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  8. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩