Zuhruf suresi

Zuhruf suresi, 15. ayet

Zuhruf suresi, 15. ayet. وَجَعَلُوا۟ لَهُۥ مِنْ عِبَادِهِۦ جُزْءًا إِنَّ ٱلْإِنسَٰنَ لَكَفُورٌ مُّبِينٌ

vece`alû lehû min `ibâdihî cüz'â. inne-l'insâne lekefûrum mübîn.

Diyanet İşleri

Böyle iken ("melekler Allah'ın kızlarıdır" demek suretiyle) kullarından bir kısmını O'nun parçası saydılar. Şüphesiz insan apaçık bir nankördür.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Zuhruf 12–18 · surenin 15. ayeti / 89
  1. Zuhruf 12–14

    (12-14) O, bütün çiftleri yaratan, üzerlerine kurulasınız, sonra da, kurulduğunuzda, Rabbinizin nimetini hatırlayasınız ve "Bunu hizmetimize veren Allah'ın şanı yücedir. Bunlara bizim gücümüz yetmezdi. Şüphesiz biz Rabbimize döneceğiz" diyesiniz diye sizin için bindiğiniz gemileri ve hayvanları yaratandır.

  2. 15

    Böyle iken ("melekler Allah'ın kızlarıdır" demek suretiyle) kullarından bir kısmını O'nun parçası saydılar. Şüphesiz insan apaçık bir nankördür.

  3. Zuhruf 16

    Yoksa, Allah, yarattıklarından kendisine kızlar edindi de, oğulları size mi seçip ayırdı?

  4. Zuhruf 17

    Onlardan biri, Rahman'a örnek kıldığı (isnad ettiği kız çocuğu) ile müjdelendiği zaman, öfkesinden yüzü simsiyah kesilir.

  5. Zuhruf 18

    Süs içerisinde (narin bir biçimde) yetiştirilen ve tartışmada (delilini erkekler gibi) açıklayamayanı mı Allah'a isnad ediyorlar?

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

15. Yüce Allah, kendisine evlat isnad eden müşriklerin söyledikleri çirkin sözleri haber vermektedir. Oysa O tektir, Sameddir, eş de edinmemiştir, evlat da. Hiç kimse de O’na denk değildir. Onların bu iddiaları birkaç bakımdan batıldır:

1. Evvela bütün mahlukat O’nun kullarıdır. Kul olmak ise evlat olmaya aykırıdır.

2. Evlat, babasından bir parçadır. Yüce Allah ise yarattıklarından ayrıdır. Sıfatlarında ve niteliklerinde onlardan tamamı ile farklıdır. Evlat babasının bir parçası olduğundan dolayı Yüce Allah’ın evladının olması imkânsızdır.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Müşrikler her noksanlıktan münezzeh olan Yüce Allah'ın bazı kullarının kendisinden doğduğunu iddia etmişlerdi. Şöyle dediler: "Melekler Allah'ın kızlarıdır." Şüphesiz bunun gibi sözleri söyleyen insan, gerçekten apaçık küfür ve sapıklık içerisindedir.

Kelimeler

9 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَجَعَلُوا۟ vecealu ve tasarladılar kök: جعل
  2. لَهُۥ lehu O'na
  3. مِنْ min -ndan
  4. عِبَادِهِۦ ibadihi kulları- kök: عبد
  5. جُزْءًا ۚ cuz'en bir parça kök: جزا
  6. إِنَّ inne gerçekten
  7. ٱلْإِنسَـٰنَ l-insane insan kök: انس
  8. لَكَفُورٌۭ lekefurun bir nankördür kök: كفر
  9. مُّبِينٌ mubinun apaçık kök: بين

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 5 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: جزا (3 geçiş)

    Hani İbrahim, "Rabbim! Bana ölüleri nasıl dirilttiğini göster" demişti. (Allah ona) "İnanmıyor musun?" deyince, "Hayır (inandım) ancak kalbimin…

  • Aynı kök: جزا (3 geçiş)

    Onun yedi kapısı vardır ve her kapıya onlardan bir grup ayrılmıştır.

  • Aynı kök: انس (97 geçiş)

    Hani, Musa kavmi için su dilemişti. Biz de, "Asanı kayaya vur" demiştik, böylece kayadan on iki pınar fışkırmış, her boy kendi su alacağı pınarı…

  • Aynı kök: انس (97 geçiş)

    Yetimleri deneyin. Evlenme çağına (buluğa) erdiklerinde, eğer reşid olduklarını görürseniz, mallarını kendilerine verin. Büyüyecekler (ve mallarını…

  • Aynı kök: انس (97 geçiş)

    Allah, sizden (yükümlülükleri) hafifletmek istiyor. Çünkü insan zayıf yaratılmıştır.

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

67 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Onlar (müşrikler), kullarından bir kısmını O'nun (Allah'ın) bir parçası saydılar. Şüphesiz ki (müşrik) insan, apaçık bir nankördür. dipnot 1

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bazı hristiyanlar Hz. İsa'nın (Mâide 5:17, 72, 73; Tevbe 9:30), bazı yahudiler Hz. Üzeyir'in (Tevbe 9:30I, hatta bazı yahudi ve hristiyanlar bizzat kendilerinin "Yüce Allah'ın oğlu" (Mâide 5:18) olduklarını iddia ediyorlardı. Bazı mecusilerin "Hürmüz ve Ehremen Allah'ın oğullarıdır" şeklinde bir kabulü olduğu iddia edilmektedir (Yazır, [Hak Dini Kur'an Dili], III, 480-482). Bunlara ilave olarak Mekkeli müşrikler de melekleri Yüce Allah'ın kızları sanıyorlardı. Cinlerle Allah arasında soy bağı olduğunu iddia ediyorlardı. Kur'an bütün bu iddiaları kökten reddetmekte ve böyle inananları da kâfir olarak isimlendirmektedir.

Mustafa İslamoğlu

Ama kalkarlar, kullarından birini O'ndan bir parçaymış gibi telakki ederler: Şu bir gerçek ki, (bunu yapan) insan katmerli bir nankörlük içindedir.

Muhammed Esed

Ama hala O'na bir çocuk yakıştırırlar, üstelik yarattıklarından birini! Belli ki, (böyle düşünen) insan şükretmeyi terk etmiş bir nankördür!

Ahmed Hulusi

O'na, O'nun kullarından bir cüz kıldılar (Ahad üs Samed oluşunu inkar ile onu cüzlerden oluşmuş kabul ederek çocuğu olduğunu ileri sürdüler). . . Muhakkak ki insan apaçık bir nankördür!

Ali Bulaç

(Buna rağmen) Kendi kullarından O'na bir parça kılıp yakıştırdılar. Doğrusu insan, açıkça bir nankördür.

Ali Özek ve heyeti

Buna rağmen Allah'a kendi kullarından evladlar isnat etmişlerdir. Zaten insan apaçık bir nankördür.

Ali Rıza Safa

O'na, kullarından bir parça yakıştırdılar. Aslında, insan, gerçekten apaçık bir nankördür.

Bayraktar Bayraklı

Ama onlar, kullarından bir kısmını, O'nun bir parçası saydılar. Gerçekten insan apaçık bir nankördür.

Edip Yüksel

Kullarından bazılarını O'na bir pay olarak ayırdılar. İnsan gerçekten apaçık bir nankördür.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Kullarından bazılarını O'na bir pay olarak ayırdılar. İnsan gerçekten apaçık bir nankördür.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Böyle iken tuttular kullarından ona bir cüz tasladılar (bir kısmını O'nun bir parçası saydılar). Gerçekten insan çok nankör, açık bir küfürbazdır.

Elmalılı Hamdi Yazır

Öyle iken tuttular kullarından ona bir cüz tasladılar, hakıkat insan çok nankör, açık bir küfürbazdır

Erhan Aktaş

Bazı kullarını, O'nun bir parçası saydılar dipnot 1 . Gerçekten, o insan, dipnot 2 açıkça nankörlük etmektedir.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Allah'ın velileri, azizleri, kralları, oğulları, çocukları, hayvanları…
  2. metne dön, dipnot 2
    Buradaki insandan kasıt, insanların tamamını değil, belli bir insan grubudur. "El insan" da ki "el" takısı; belli olanı, biline yani nankörlük yapanları kastetmektedir.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Bazı kullarını, O'nun bir parçası saydılar. dipnot 1 Gerçekten, o insan dipnot 2 , açıkça nankörlük etmektedir.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Allah'ın velileri, azizleri, kralları, oğulları, çocukları, hayvanları...
  2. metne dön, dipnot 2
    Buradaki insandan kasıt, insanların tamamını değil, belli bir insan grubudur. "El insan" da ki "el" takısı; belli olanı, bilineni işaret etmektedir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Bazı kullarını, O'nun bir parçası saydılar. dipnot 1 Gerçekten, insan dipnot 2 , açıkça nankörlük etmektedir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Allah'ın velileri, azizleri, kralları, oğulları, çocukları, hayvanları…
  2. metne dön, dipnot 2
    Buradaki insandan kasıt, insanların tamamını değil, belli bir insan gurubudur, yani müşriklerdir. "El insan" da ki "el" takısı; belli olanı, bilineni işaret etmektedir.

Gültekin Onan

(Buna rağmen) Kendi kullarından O'na bir parça kılıp yakıştırdılar. Doğrusu insan açıkça bir kafirdir.

Hasan Basri Çantay

(Böyle iken) kullarından kimi Ona bir cüz' isnad etdiler. Hakıykat, insan açıkça küfürbazdır!

İbni Kesir

Ama onlar; kullarından bir kısmını, O'nun bir parçası saydılar. İnsan, gerçekten apaçık bir nankördür.

Mehmet Alagaş

(15-25) Onun kullarından O'na bir parça / bir cüz isnat ettiler, muhakkak ki insan apaçık örtbas edendir / görmezden gelendir / kafirdir, yarattığı kızları kendine edindi de oğlanları size mi bıraktı? Onlardan herhangi birisine Rahmana isnad ettiği gibi kız çocuğu müjdelendiğinde yüzü simsiyah olur ve öfkelenir , Süs içerisinde yetiştirilen ve tartışmada açık ve net olamayan kimse mi? / kız çocuğu mu? Rahman'ın kulları Melekleri de dişi yaptılar, peki onların yaratılmalarına şahit miydiler? Şahitliklerini (Şahitmiş gibi konuşmalarını) yazacağız ve onları sorgulayacağız, eğer Rahman dileseydi onlara (Meleklere) kulluk yapmazdık dediler, o nların bunun hakkında herhangi bir bilgileri yok. Onlar muhakkak yalan tahminde bulunuyorlar / hars ediyorlar, Ondan önce / kitaptan önce onlara kitap vermişiz de ona mı tutunuyorlar . (Herhangi bir veriye dayanmıyorlar) Bilakis dediler ki bizler atalarımızı bir ümmet olarak bulduk ve eserleri üzere yol buluyoruz. (Gördüğünü taklit, d ayanılacak bir veri değil ki) Yine böyle, senden önce bir memlekete uyarıcı kimi gönderdiysek oranın refahta olanları / müreffeh olanları dediler ki , biz atalarımızı ümmet olarak bulduk ve kesinlikle izleri üzere / eserleri üzere takipçileriz. Babalarınızı üzerinde bulduğumuzdan daha hidayet edeni / daha iyi yola ileteni getirmiş olsam da mı? dediğinde ise dediler ki sizinle gönderilen şeyleri yok say ıyoruz. Onlardan intikam aldık, Hadi Bak! yalancıların sonu / akıbeti nasıl oldu.

Rowwad Tercüme Merkezi

(Böyleyken) kullarından O'na bir kısım (kız çocuk) isnat ettiler. Doğrusu insan apaçık bir nankördür.

Süleyman Ateş

Tuttular, O'na kullarından bir parça tasarladılar. Gerçekten insan apaçık bir nankördür.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Tutup bazı kullarını, O'nun bir parçası (O'nun evladı) yaptılar. Bu insanların nankörlüğü dipnot 1 gerçekten çok açık.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Kafirlik, nankörlük olarak çevrilmiştir. Bu kişilerin yaptığı esasında Allah'ı ikinci sıraya koymak, O'nu ve ayetlerini görmezlikten gelmektir.

Şaban Britch

Ama onlar, kullarından bir kısmını, O'nun bir cüzü (kızı) kıldılar. İnsan gerçekten apaçık bir nankördür.

Şaban Piriş

(Buna rağmen) O'na, kendi kullarından bir parça yakıştırdılar. İnsan gerçekten apaçık bir nankördür.

Yaşar Nuri Öztürk

Kullarından O'na bir pay çıkardılar/bir parça isnat ettiler. Hiç kuşkusuz, insan apaçık bir nankördür.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Yet they -the infidels- have incorporated with Him some of His servants as objects of worship and considered them His integral part; indeed man is ungrateful, blasphemous and profane.

Abdul Haleem

Yet they assign some of His own servants to Him as offspring!Man is clearly ungrateful!

Abdullah Yusuf Ali

Yet they attribute to some of His servants a share with Him (in his godhead)! truly is man a blasphemous ingrate avowed!

Abul A'la Maududi

Yet they have made some of His servants a part of Him. dipnot 1 Indeed man is most evidently thankless.

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    "Assign to some of His slaves a share with Him" implies declaring a servant of Allah His offspring, for an offspring inevitably is homogeneous with and a part of the father’s body, and regarding somebody as Allah’s son or daughter means that he or she is being made a partner in Allah’s Being. Besides, another form of making a creature a part of Allah is that it should be regarded as possessor of the attributes and powers as are specifically Allah’s own, and it should be invoked under the same concept, or rites of worship performed before it, or its sanctities observed and regarded as imperative and binding. For, in that case man divides divinity and provider between Allah and His servants and hands over a part of it to the servants.

Aisha Bewley

They have assigned to Him a portion of His creatures! Truly man is openly ungrateful.

Al-Hilali & Khan

Yet, they assign to some of His slaves a share with Him (by pretending that He has children, and considering them as equals or co-partners in worship with Him). Verily, man is indeed a manifest ingrate!

Ali Quli Qarai

They ascribe to Him offspring from among His servants! Man is indeed a manifest ingrate.

Amatul Rahman Omar

(Though they say that Allâh alone is the Creator of the heavens and the earth) yet they have made some of His servants His part (- His son), such a human being is evidently ungrateful.

Arthur John Arberry

Yet they have assigned to Him a part of His own servants! Man is dearly unthankful.

Bijan Moeinian

[In spit of knowing and recognizing all these favors, ] they dare to raise God’s own creation [hand made idols, the prophets, angles, etc. ] to heaven and deify it. Indeed man is the most unappreciative.

E. Henry Palmer

Yet they make for Him of His servants offspring; verily, man is surely obviously ungrateful.

Edip-Layth

They assigned a share to Him from His own servants! The human being is clearly denying.

George Sale

Yet have they attributed unto Him some of his servants as his offspring: Verily man is openly ungrateful.

Hamid S. Aziz

And yet they attribute to His servants a share in the Godhead; truly man is ungrateful.

Mahmoud Ghali

And they have made up for Him a portion of His bondmen! (i. e., associates with Him) Surely man is indeed evidently a constant disbeliever.

Marmaduke Pickthall

And they allot to Him a portion of His bondmen! Lo! man is verily a mere ingrate.

Mohamed Ahmed - Samira

Yet they make some of His creatures His offspring! Man is surely most ungrateful.

Muhammad Asad

AND YET, they attribute to Him offspring from among some of the beings created by Him! Verily, most obviously bereft of all gratitude is man!

Mustafa Khattab

Still the pagans have made some of His creation out to be a part of Him.[1] Indeed, humankind is clearly ungrateful.

Progressive Muslims

And they assigned a share to Him from His own servants! The human being is clearly denying.

Rashad Khalifa

They even assigned for Him a share from His own creation! Surely, the human being is profoundly unappreciative.

Sahih International

But they have attributed to Him from His servants a portion. Indeed, man is clearly ungrateful.

Sam Gerrans

But they have appointed for Him, from among His servants, a portion; man is an obvious ingrate.

Shabbir Ahmed

And yet they have 'made' some of His servants to be a part of Him! Verily, most obviously ungrateful is man!

Syed Vickar Ahamed

Yet, they give to some of His servants a share with Him (in His Supremacy)! Truly, man is known as being unjust and ungrateful.

Taqi Usmani

They have attributed to Him (that He is composed of) parts, (and that too) out of His servants. Surely, man is clearly ungrateful.

The Monotheist Group

And they assigned a share to Him from His own servants! Man is clearly denying.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Zuhruf suresi, 15. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Zuhruf suresi, 15. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Zuhruf suresi, 15. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩