Zuhruf suresi

Zuhruf suresi, 88. ayet

Zuhruf suresi, 88. ayet. وَقِيلِهِۦ يَٰرَبِّ إِنَّ هَٰٓؤُلَآءِ قَوْمٌ لَّا يُؤْمِنُونَ

veḳîlihî yâ rabbi inne hâülâi ḳavmül lâ yü'minûn.

Diyanet İşleri

Onun (Muhammed'in), "Ya Rabbi!" demesine andolsun ki, şüphesiz bunlar iman etmeyen bir kavimdir.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Zuhruf 85–89 · surenin 88. ayeti / 89

Konu Rahmân'ın çocuğu yoktur; "hoş gör ve selam de" Zuhruf 81–89 3

  1. Zuhruf 85

    Göklerin, yerin ve ikisi arasındaki her şeyin hükümranlığı kendisine ait olan Allah yücedir! Kıyametin bilgisi de yalnız O'nun katındadır ve yalnızca O'na döndürüleceksiniz.

  2. Zuhruf 86

    O'nu bırakıp taptıkları şeyler şefaat edemezler. Ancak bilerek hakka şahitlik edenler şefaat edebilirler.

  3. Zuhruf 87

    Andolsun, onlara kendilerini kimin yarattığını sorsan elbette, "Allah" derler. Öyleyken nasıl döndürülüyorlar?

  4. 88

    Onun (Muhammed'in), "Ya Rabbi!" demesine andolsun ki, şüphesiz bunlar iman etmeyen bir kavimdir.

  5. Zuhruf 89

    Şimdilik sen onları hoş gör ve "size selam olsun" de. Yakında bilecekler.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

88. Bu buyruk daha önce geçen: “Kıyametin bilgisi de yalnız O’nun yanındadır” buyruğuna atfedilmiştir. Yani Yüce Allah, Rasûlünün, kavminin yalanlayışına üzülerek, onların iman etmeyişlerinden dolayı acı çekerek söylediği “Ya Rabbi!…” sözünü de bilir. Yüce Allah, onun bu halini bilmektedir ve onları derhal cezalandırmaya da kadirdir. Ancak Yüce Allah, Halîmdir; kullara mühlet verir ve belki tevbe edip dönerler diye onlara süre tanır. Bundan dolayı da şöyle buyurmaktadır:

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Her noksanlıktan münezzeh olan Allah, kavminin resulünü yalanlamalarından dolayı; "Ya Rabbi! Şüphesiz bunlar, beni onlara gönderdiğin hakka iman etmeyen bir kavimdir." diye şikayet etmesini biliyor.

Kelimeler

7 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَقِيلِهِۦ ve kilihi ve onun demesi(ne andolsun) kök: قول
  2. يَـٰرَبِّ ya rabbi Rab kök: ربب
  3. إِنَّ inne şüphesiz
  4. هَـٰٓؤُلَآءِ ha'ula'i bunlar
  5. قَوْمٌۭ kavmun bir kavimdir kök: قوم
  6. لَّا la
  7. يُؤْمِنُونَ yu'minune inanmayan kök: امن

Keşif

Bu ayet neyle ilişkili

Bu ayeti taşıyan yazmalar 7

79 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler8

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

(Peygamber'in:) "Ey Rabbim!" demesine yemin olsun ki şüphesiz ki bunlar iman etmeyen bir toplumdur. dipnot 1

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Ayetteki [kîlihî] ifadesinin bu şekilde yani [mecrûr] (kesra) okunmasının gerekçesi bunun yemin ifadesi olması şeklinde düşünülebilir. Ayrıca ifadenin başında gizli bir [üzkür] [vakte] (zamanını hatırla) ifadesinin var sayılması da mümkündür. Buna göre anlam şöyledir: "Onun (Peygamber'in) ‘Ey Rabbim, bunlar inanmayan bir kavimdir' sözünün vaktini hatırla!" Ayrıca bu kelime Zuhruf 43:85. ayetteki [‘ılm] kelimesine bağlı da kabul edilebilir. Buna göre ayetin anlamı "Son Saat'in ve (Peygamber'in) bu sözünün bilgisi O'nun katındadır" şeklini alır.

Mustafa İslamoğlu

Ve (O Elçi'sinin) şöyle diyeceğini de (bilir): "Ya Rabbi! İşte bunlar, inanmamakta direnen bir kavimdi."

Muhammed Esed

(Ama Allah gerçek müminleri hakkıyla bilir) ve onun (ümitsiz) feryadı(nı): "Ey Rabbim! Bunlar inanmayacak bir kavimdir!"

Ahmed Hulusi

Onun sözü: "Ya Rabbi, bunlar iman etmeyen bir toplumdur!"

Ali Bulaç

Onun: "Ya Rab" demesi hakkı için şüphesiz onlar imana gelmez bir kavimdirler.

Ali Özek ve heyeti

(Rasûlullah'ın:) Yâ Rabbi! Bunlar, iman etmeyen bir kavimdir, demesine karşı Allah:

Ali Rıza Safa

Yemin olsun; Onun haykırışına: "Ey Efendim! Bunlar, inanmayacak bir toplumdur!" dipnot 426

Ali Rıza Safa — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 426
    Allah'ın, yarattığı varlıklara seslenirken kullandığı, "Ey" anlamına gelen "Ya" ünlemi, peygamberlerin, insanların ve diğer varlıkların Allah'a yakarışlarını bildiren ayetlerde, "Ey Allahım!" veya "Ey Efendimiz!" -Ya Allah veya Ya Rabbim- biçiminde yer almaz. Yalnızca bu ayette ve Furkan 25:30 ayetinde, Muhammed peygamberin Allah'a yakarışı "Ey" ünlemiyle bildirilerek, bu ilkenin dışına çıkılmıştır. Ne ilginçtir ki, bu iki ayette de Muhammed peygamber, kendi Müslüman toplumu hakkında Allah'a yakınmaktadır.

Bayraktar Bayraklı

Peygamber'in, "Ey Rabbim! Bunlar inanmayan bir toplumdur" sözüne Allah şöyle karşılık verir:

Edip Yüksel

"Efendim bunlar gerçeği onaylamayan bir topluluktur" denmişti.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

'Rabbim bunlar inanmıyan bir topluluktur,' denmişti.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Onun (peygamberin) "Ey Rabbim, bunlar muhakkak imana gelmez bir kavimdir." demesi hakkı için söylerim ki:

Elmalılı Hamdi Yazır

Onun ya rab! demesi hakkı için her halde onlar iymana gelmez bir kavımdırlar

Erhan Aktaş

Nebi'nin sözü: "Ey Rabb'im! Bunlar, inanmayan bir halktır."

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Nebi'nin sözü: "Ey Rabb'im! Bunlar, iman etmeyen bir halktır."

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Nebi'nin sözü: "Ey Rabb'im! Bunlar, iman etmeyen bir toplumdur."

Gültekin Onan

Onun: "Ya rab" demesi hakkı için şüphesiz onlar inanmaz bir kavimdirler.

Hasan Basri Çantay

Onun "Yarab" demesi hakkı için muhakkak ki onlar imana gelmezler güruhudur.

İbni Kesir

Onun: Ey Rabbım, demesi hakkı için, muhakkak ki bunlar inanmayan bir kavimdir.

Mehmet Alagaş

(78-89) Kesin olan şu ki gerçekten biz size, hakkı getirdik ve lakin siz haktan hoşlanmıyorsunuz. Onlar işlerini sağlama aldılarsa bizde işini sağlama alanlarız / mübrimiz . Biz onların sırlarını ve fısıldaşmalarını işitme yeceğimizi mi hesap ediyorlar? Bilakis yanlarında ki elçilerimiz yazıyorlar / kaydediyorlar. De ki eğer Rahman'ın bir çocuğu olsaydı ona ilk ibadet eden ben olurdum, semaların ve arzın rabbi, tahtın / arşın Rabbi, vasıflandırmalarınızdan üstündür. Vaad edilen günleri ile buluşuncaya değin bırak onları / sal onları, dalsınlar ve oyunla oyalansınlar. O Gökte de ilahıdır, yerde de ilahtır. O ilah, hâkimdir bilendir , göklerin, yerin ve ikisi arasındakilerin egemenliği / mülkiyeti Ona ait olan (Allah) ne mübarektir. Saatin bilgisi O ’nun yanındadır, Ona dönüş yapılır / rücu edilir, O'nun dışında dua ettikleriniz şefaat konusuna Malik değildirler, ancak gerçeğe / hakka şahit olan istisnadır. (Onlar şefaat ederler) Onlar biliyorlar. Şayet onlara, onları kimin yarattığını sorsan Allah diyeceklerdir o halde nasıl oluyor da kara çalıyorsunuz / ifk ediyorsunuz? Onlar hakkında denilir ki ey Rab, işte onlar kesinlikle inanmayan kavimdir, onlara aldırma ve selam de, artık ilerde bilecekler. (Şimdi değil)

Rowwad Tercüme Merkezi

(Rasûlullah'ın:) "Ya Rabbi! Bunlar, iman etmeyen bir kavimdir." demesini de (Allah biliyor).

Süleyman Ateş

Ve Elçinin: "Ya Rab, bunlar inanmayan bir kavimdir," demesini de (Allah biliyor).

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Nebilerine niye şunu söyletiyorlar: "Rabbim (Sahibim)! Bunlar inanmayan bir topluluktur."

Şaban Britch

(Rasûlullah'ın:) "Ya Rabbi! Bunlar, iman etmeyen bir kavimdir" demesini de (Allah biliyor).

Şaban Piriş

Onun "Ey Rabbim" deyişine yemin olsun ki, onlar gerçekten iman etmeyen bir toplumdur.

Yaşar Nuri Öztürk

Onun "Ey Rabbim" deyişine yemin olsun ki, bunlar iman etmez bir topluluktur.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

We have acknowledged your spiritual prompting O Muhammad when you expressed discontent at your people and said: "O Allah, my Creator, these are a people who have counselled deaf and portrayed strong disposition to discord and disbelief".

Abdul Haleem

The Prophet has said, ‘My Lord, truly these are people who do not believe,’

Abdullah Yusuf Ali

(Allah has knowledge) of the (Prophet's) cry, "O my Lord! Truly these are people who will not believe!"

Abul A'la Maududi

We call to witness the cry of the Messenger: "O Lord, these are a people not wont to believe!" dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    This is one of the most difficult verses of the Quran as it involves the complicated syntactic question of the kind of waw that has been used in wa qili-hi. From the translation of Shah Abdul Qadir it appears that the waw here is not conjunctive but for taking oath, and is related to fa-anna yu-fakun, and the pronoun in qili-hi turns to the Prophet (peace be upon him) of Allah. Therefore, the verse means this: By this saying of the Messenger: O my Lord, these are a people who would not believe. They are so utterly deluded that although they themselves admit that Allah alone is their Creator and Creator of their gods, yet they abandon the Creator and persist in worshiping His creatures.

Aisha Bewley

And as for his words, ‘My Lord, these are people who have no iman!’

Al-Hilali & Khan

(And Allâh has the knowledge) of (Prophet Muhammad’s) saying: "O my Lord! Verily, these are a people who believe not!"

Ali Quli Qarai

And his plaint: ‘My Lord! Indeed these are a people who will not have faith!’

Amatul Rahman Omar

And (He has the knowledge of) his (- the Prophet's repeated) cry (and appeal), `O my Lord! these are a people who do not believe. '

Arthur John Arberry

And for his saying, 'My Lord, surely these are a people who believe not' --

Bijan Moeinian

God hears His Prophet’s voice when he says: "By Lord, these people will never submit. "

E. Henry Palmer

And what he says, 'O Lord, verily, these are a people who do not believe;

Edip-Layth

It will be said, "O my Lord, these are a people who do not acknowledge."

George Sale

the saying of the prophet, O Lord, verily these are people who believe not:

Hamid S. Aziz

Consider his (the Prophet's) cry, "O my Lord! Surely they are a people who do not believe. "

Mahmoud Ghali

And for his (i. e., Allah knows best prophet's saying) oration, "O Lord! Surely these are people who do not believe."

Marmaduke Pickthall

And he saith: O my Lord! Lo! these are a folk who believe not.

Mohamed Ahmed - Samira

And (the Prophet) will say: "O Lord, these are certainly a people who do not believe. "

Muhammad Asad

[But God has full knowledge of the true believer] and of his [despairing] cry: "O my Sustainer! Verily, these are people who will not believe!"

Mustafa Khattab

˹Allah is Aware of˺ the Prophet’s cry: "O my Lord! Indeed, these are a people who persist in disbelief."

Progressive Muslims

And it will be said: "O my Lord, these are a people who do not believe. "

Rashad Khalifa

It will be proclaimed: "O my Lord, these people do not believe."

Sahih International

And [ Allah acknowledges] his saying, "O my Lord, indeed these are a people who do not believe. "

Sam Gerrans

And his saying was: “O my Lord: these are a people who do not believe!”

Shabbir Ahmed

By his (the Prophet's) silent cry, "O My Lord! Behold, these are a folk who believe not!" (His call will be heard. (18:6), (26:3)).

Syed Vickar Ahamed

(Allah hears) the (Prophet’s) cry, "O my Lord! Truly, these are a people who will not believe!"

Taqi Usmani

And (Allah has the knowledge) of his (prophet’s) saying, "O my Lord, these are a people who do not believe."

The Monotheist Group

And it will be said: "O my Lord, these are a people who do not believe."

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Zuhruf suresi, 88. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Zuhruf suresi, 88. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Zuhruf suresi, 88. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  8. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩