Diyanet İşleri
Onlar için Rableri katında diledikleri her şey vardır. İşte bu, iyilik yapanların mükafatıdır.
Zümer suresi
Zümer suresi, 34. ayet. لَهُم مَّا يَشَآءُونَ عِندَ رَبِّهِمْ ذَٰلِكَ جَزَآءُ ٱلْمُحْسِنِينَ
lehüm mâ yeşâûne `inde rabbihim. ẕâlike cezâü-lmuḥsinîn.
Onlar için Rableri katında diledikleri her şey vardır. İşte bu, iyilik yapanların mükafatıdır.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Kur'an'daki örnekler ve ortaklar meseli Zümer 27–35 3
Sonra şüphesiz siz kıyamet günü Rabbinizin huzurunda muhakeme edileceksiniz.
Kim, Allah'a karşı yalan uyduran ve kendisine geldiğinde, doğruyu (Kur'an'ı) yalanlayandan daha zalimdir? Cehennemde kafirler için kalacak bir yer mi yok!?
Dosdoğru Kur'an'ı getiren ile onu tasdik edenler var ya, işte onlar Allah'a karşı gelmekten sakınanlardır.
Onlar için Rableri katında diledikleri her şey vardır. İşte bu, iyilik yapanların mükafatıdır.
Allah, işlediklerinin en kötüsünü örtmek ve onlara yaptıklarının en güzeli ile karşılık vermek için (onları böyle mükafatlandırdı).
Allah, kuluna yetmez mi? Seni O'ndan (Allah'tan) başkalarıyla korkutmaya çalışıyorlar. Allah, kimi saptırırsa artık onun için bir yol gösterici yoktur.
Allah, kimi de doğru yola iletirse artık onu saptıracak hiç kimse yoktur. Allah mutlak güç sahibi, intikam sahibi değil midir?
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
34. “Onlar için Rableri katında” mükâfat kabilinden hiçbir gözün görmediği, hiçbir kulağın işitmediği ve hiçbir insanın hatırından geçirmediği türden “diledikleri her şey vardır.” Lezzet verici türlerden ve arzulanan şeylerden dileyip istedikleri her bir şey, hazır halde önlerine gelecektir.
“İşte bu” Allah’a O’nu görüyormuşçasına, O’nu görmüyorlarsa dahi O’nun kendilerini gördüğüne kesin inanarak ibadet eden ve aynı zamanda Allah’ın kullarına da iyilikte bulunan “ihsan sahiplerinin mükâfatıdır.”
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Rabbleri katındaki daimî lezzetler onlar içindir. İşte bu iyilik edenlerin mükâfatı, onların Rablerine ve O'nun kullarına karşı yapmış oldukları amellerinden dolayıdır.
Aynı kök: جزي (118 geçiş) · Ortak kavram: Karşılık (cezâ) · Ortak kavram: İhsan
Dedikleri bu söze karşılık Allah onlara, devamlı kalacakları, içinden ırmaklar akan cennetleri mükafat olarak verdi. İşte bu, iyilik yapanların…
Aynı kök: جزي (118 geçiş) · Ortak kavram: Karşılık (cezâ) · Ortak kavram: İhsan
Biz ona İshak'ı ve Yakub'u armağan ettik. Hepsini hidayete erdirdik. Daha önce Nuh'u da hidayete erdirmiştik. Zürriyetinden Davud'u, Süleyman'ı,…
Aynı kök: جزي (118 geçiş) · Ortak kavram: Karşılık (cezâ) · Ortak kavram: İhsan
Kim bir iyilik yaparsa, ona on katı vardır. Kim de bir kötülük yaparsa, o da sadece o kötülüğün misliyle cezalandırılır ve onlara zulmedilmez.
Ortak kavram: İhsan
Hani, "Şu memlekete girin. Orada dilediğiniz gibi, bol bol yiyin. Kapısından eğilerek tevazu ile girin ve "hıtta!" (Ya Rabbi, bizi affet) deyin ki,…
Ortak kavram: İhsan
Hani, biz İsrailoğulları'ndan, "Allah'tan başkasına ibadet etmeyeceksiniz, anne babaya, yakınlara, yetimlere, yoksullara iyilik edeceksiniz, herkese…
Ortak kavram: İhsan
Hayır, öyle değil! Kim "ihsan" derecesine yükselerek özünü Allah'a teslim ederse, onun mükafatı Rabbinin katındadır. Artık onlara korku yoktur, onlar…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Onlar için Rableri katında diledikleri her şey vardır. dipnot 1 (İşte) bu, güzel davrananların ödülüdür.
Arzuladıkları her şey Rableri katında onları beklemektedir: Bu da iyi davrananların ödülüdür.
Özledikleri her şey onları Rablerinin katında beklemektedir: Bu, iyilik yapanlar için bir mükafat olacaktır.
Onlar için Rablerinin indinde diledikleri her şey vardır! İşte bu muhsinlerin (Allah'a görürcesine kulluk etmekte olanların) cezasıdır!
Rableri katında dileyecekleri her şey onlarındır. İşte bu, ihsanda bulunanların ödülüdür.
Onlar için Rableri yanında diledikleri her şey vardır. İşte bu, iyilik edenlerin mükâfatıdır.
Efendilerinin katında, diledikleri her şey onlar içindir. İyilerin ödülü, işte budur.
Onlar için Rabbleri katında diledikleri her şey vardır. İşte bu, iyilik edenlerin ödülüdür.
Onlar için Efendi'leri katında diledikleri her şey vardır. İyi davrananların ödülü böyledir.
Onlar için Rab'leri katında diledikleri herşey vardır. İyi davrananların ödülü böyledir
Onlara, Rablerinin katında ne dilerlerse vardır. işte O, güzel davrananların mükafatıdır.
Onlara rablarının ındinde ne dilerlerse var, o işte muhsinlerin cezası
Onlar için Rabb'leri yanında diledikleri her şey vardır. İşte budur muhsin dipnot 1 olanların karşılığı.
Onlar için Rabbleri yanında diledikleri her şey vardır. İşte budur muhsin dipnot 1 olanların karşılığı.
Onlar için Rabb'leri yanında diledikleri her şey vardır. İşte budur muhsin dipnot 1 olanların karşılığı.
Rableri katında dileyecekleri her şey onlarındır. İşte bu, ihsanda bulunanların ödülüdür.
Rableri nezdinde dileyecekleri şeyler onlarındır. İşte bu, iyi hareket edenlerin mükafatıdır.
Rabbları katında diledikleri her şey, onlarındır. Bu, ihsan edenlerin mükafatıdır.
(1, 2, 5, 6, 7, 34) Kitap, saygıdeğerdir / aziz ve hâkim Allah’tan indirilmedir, biz sana kitabı gerçek olarak indirdik, Allah’a katışıksız olarak / halis olarak ibadet et, din O’nundur, Dikkat et! katışıksız / halis din Allah’ındır, O’nun dışındakileri dost edinenler, biz Allah’a yaklaştırsın diye onlara ibadet ediyoruz derler , Allah, aralarında ihtilaf ettikleri / ayrılığa düştükleri konuda hükmünü verecektir, Allah yalanlayanı, yok sayanı / kafiri yola iletmez. Allah evlat edinmeyi isteseydi / murad etseydi, yarattıklarından herhangi bir şeyi seçerdi (evlat edinirdi). O üstündür / süphandır, O Allah ki, kahreden tektir, semaları ve yeri gerçek olarak yaratmıştır , gündüze geceyi sarmalıyor, geceye de gündüzü sarmalıyor , güneşi ve ayı da emre amade kılıyor, her şey belirli bir süreye doğru akar, Dikkat et! O azizdir, bağışlayandır, sizleri tek bir kişiden yaratandır, sonra ondan eşini yarattı ve sizlere sekiz çift nimetler i indirdi, sizleri üç adet karanlık yarama aşamasından sonra annelerinizin karnında yaratan O’dur, işte sizin Rabbiniz böyledir , egemenlik / mülkiyet O’nundur, O’dan başka İlah yoktur, nasıl oluyor da savruluyorsunuz. Eğer ki küfrederseniz, Allah sizlerden müstağnidir / sizlere ihtiyacı yoktur , kullarının yok saylamalarından / kafir olmalarından hoşnut olmaz / razı gelmez, eğer teşekkür ederseniz, sizlerden razı olur, y üklenici kimse, bir başka yük sahibinin yükünü yüklenemez , gerisin geri dönüşünüz Rabbinizedir, sizlere yaptıklarınızı haber verecektir, muhakkak ki O göğüslerde olanı bilendir.
Onlar için Rableri katında diledikleri her şey vardır. İşte bu ihsan edenlerin mükâfatıdır.
Rablerinin yanında onlara, diledikleri her şey var. İşte güzel davrananların mükafatı budur.
Rableri katında onlar için istedikleri her şey vardır. Bu, güzel davrananların ödülüdür dipnot 1 .
Rableri katında, beğendikleri her şey onlarındır. İşte güzel davrananların alacağı karşılık budur.
Onlara, Rableri katında istedikleri şeyler vardır. Bu, iyilik yapanların ödülüdür.
Onlara, Rab'leri katında istedikleri şeyler vardır. Bu, iyi davrananların ödülüdür.
Rableri katında onlar için diledikleri herşey vardır. İşte güzel düşünüp güzel davrananların ödülü budur.
Allah's grace shall abound in them and they shall be privileged with divine dispensations; they shall have what they will in the realm of heaven, for this is the requital reaped by those who perfect their illustrious toils and turn their thoughts on moral excellence and benevolence and imprint their deeds with wisdom and piety.
they will have everything they wish for with their Lord. Such is the reward of those who do good:
They shall have all that they wish for, in the presence of their Lord: such is the reward of those who do good:
They shall have from their Lord all that they wish for. dipnot 1 That is the reward of those that do good,
They will have anything they wish for with their Lord. That is the recompense of the good-doers.
They shall have all that they will desire with their Lord. That is the reward of Muhsinûn (good-doers - see the footnote of V.9:120).
They will have whatever they wish near their Lord. That is the reward of the virtuous,
They will have all that they desire with their Lord. Such is the reward of those who do excellent deeds.
They shall have whatsoever they will with their Lord; that is the recompense of the good-doers,
Their Lord will give them whatever they wish. Such is the way God rewards the righteous ones.
For them is what they please with their Lord, that is the reward of those who do well;
They shall have what they wish at their Lord. Such is the reward for the good doers.
they shall obtain whatever they shall desire, in the sight of their Lord: This shall be the recompense of the righteous:
They shall have with their Lord what they please; that is the reward of the doers of good;
They will have whatever they decide (on) in the Providence of their Lord; that is the recompense of the fair-doers,
They shall have what they will of their Lord's bounty. That is the reward of the good:
They shall have what they wish from their Lord. This is the recompense for the good,
All that they have ever yearned for awaits them with their Sustainer: such will be the reward of the doers of good.
They will have whatever they desire with their Lord. That is the reward of the good-doers.
They shall have what they wish at their Lord. Such is the reward for the good doers.
They will get everything they wish, at their Lord. Such is the reward for the righteous.
They will have whatever they desire with their Lord. That is the reward of the doers of good -
(For them is what they will with their Lord; that is the reward of the doers of good)
With their Lord, they have all that they could ever desire. Such is the reward of the doers of good to others.
They shall have all that they wish for, in the Presence of their Lord: That is the reward for those who do good:
For them, with their Lord, there is what they wish. That is the reward of those who are good in their deeds,
They shall have what they wish at their Lord. Such is the rewardfor the good doers.