Abese suresi

Abese suresi, 26. ayet

Abese suresi, 26. ayet. ثُمَّ شَقَقْنَا ٱلْأَرْضَ شَقًّا

ŝümme şaḳaḳne-l'arḍa şeḳḳâ.

Diyanet İşleri

Sonra toprağı, iyiden iyiye yardık!

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Abese 23–29 · surenin 26. ayeti / 42

Konu Yiyeceğe bakış: yağmur ve bitkiler Abese 24–32 3

  1. Abese 23

    Hayır, hayır o, Allah'ın kendisine emrettiğini yerine getirmedi. (İman etmedi.)

  2. Abese 24

    Her şeyden önce insan, yediği yemeğine bir baksın!

  3. Abese 25

    Gerçekten biz, yağmuru bol bol yağdırdık.

  4. 26

    Sonra toprağı, iyiden iyiye yardık!

  5. Abese 27–29

    (27-32) Böylece sizin ve hayvanlarınızın yararlanması için orada taneler, üzümler, yoncalar, zeytinler, hurmalıklar, sık ağaçlı bahçeler, meyveler ve otlaklar ortaya çıkardık.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 24–32. ayetler için yazılmıştır.

24-25. Daha sonra Yüce Allah, insanı yiyeceği hususunda, pek çok aşamadan tekrar tekrar geçtikten sonra ulaştığı noktaya nasıl geldiği ve Yüce Allah’ın bunları ona nasıl kolaylaştırdığı üzerinde dikkatle düşünmeye çağırmakta ve şöyle buyurmaktadır: “Öyleyse insan yediğine bir baksın. Biz suyu bolca akıtırız.” Yani yeryüzüne çok miktarda yağmur indiririz.

26-27. “Sonra yeri” bitkiler için “iyice yararız ve” Lezzetli yiyeceklerden, arzulanan gıdalardan türlü çeşitli daneler bitiririz. “orada tahıllar bitiririz.” Bu, değişik türleri ile tüm dane ve tahılları kapsar.

28-29. “Üzümler ve yoncalar, zeytinler ve hurmalar.” Faydalarının çokluğu dolayısı ile özellikle bu dördü zikredilmiştir.

30. “Sık ağaçlı” birbirine sarmaş dolaş ağaçları bulunan “bahçeler.”

31. “Meyveler ve çayırlar da” incir, üzüm, şeftali, elma ve benzerlerini; bir de hayvanların ve davarların yedikleri otları bitirdik. Bundan dolayı Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:

32. “(Bütün bunlar) sizin ve” size Yüce Allah’ın amade kıldığı, sizin için yaratmış olduğu “hayvanlarınızın faydası içindir.”

Bu nimetler üzerinde dikkatle düşünen bir kimse, bundan dolayı Rabbine şükretmesi gerektiğini anlar. O’na dönmek, O’na itaate yönelmek, haberlerini tasdik etmek için olanca gayretini ortaya koyar.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Sonra toprağı açtık ki böylece bitkiler için yarılıp, açıldı.

Kelimeler

4 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. ثُمَّ summe sonra
  2. شَقَقْنَا şekakna yardık kök: شقق
  3. ٱلْأَرْضَ l-erde toprağı kök: ارض
  4. شَقًّۭا şekkan güzel bir yarışla kök: شقق

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 3 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: شقق (28 geçiş)

    Sonra bunun ardından kalpleriniz yine katılaştı; taş gibi, hatta daha katı oldu. Çünkü taş vardır ki, içinden ırmaklar fışkırır. Taş vardır ki…

  • Aynı kök: شقق (28 geçiş)

    Eğer onlar böyle sizin iman ettiğiniz gibi iman ederlerse, gerçekten doğru yolu bulmuş olurlar; yüz çevirirlerse onlar elbette derin bir ayrılığa…

  • Aynı kök: شقق (28 geçiş)

    Bu (azab) da, Allah'ın, Kitab'ı hak olarak indirmiş olması (ve onların bunu inkar etmesi) sebebiyledir. Kitap konusunda anlaşmazlığa düşenler ise…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

54 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Toprağı yardıkça yardık.

Mustafa İslamoğlu

sonra toprağı tarifsiz bir incelikle yarmaktayız;

Muhammed Esed

ve sonra toprağı (daha da büyüterek) parça parça yarmaktayız,

Ahmed Hulusi

Sonra arzı bir şakk ile yardık da (böylece),

Ali Bulaç

Sonra yeri yardıkça yardık;

Ali Özek ve heyeti

Sonra toprağı göz göz yardık da

Ali Rıza Safa

Sonra, yeryüzünü yardıkça yardık.

Bayraktar Bayraklı

- Doğrusu, suyu bol bol indirmekteyiz. Sonra toprağı göz göz yardık, oradan ekinler, üzüm bağları, sebzeler, zeytin ve hurma ağaçları, iri ve sık ağaçlı bahçeler, meyveler ve çayırlar bitirdik. Bütün bunlar, sizi ve hayvanlarınızı yararlandırmak içindir.

Edip Yüksel

Toprağı yardıkça yardık.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Toprağı yardıkça yardık.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Sonra o yeryüzünü bir yarış (iyiden iyiye) yarmaktayız.

Elmalılı Hamdi Yazır

Sonra o Arzı bir yarış yarmaktayız

Erhan Aktaş

Sonra yeri yardıkça yardık.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Sonra yeri yardıkça yardık.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Sonra yeri yardıkça yardık.

Gültekin Onan

Sonra yeri yardıkça yardık;

Hasan Basri Çantay

Sonra toprağı iyiden iyi yardık.

İbni Kesir

Sonra toprağı iyiden iyiye yardık.

Mehmet Alagaş

(17-32) Gebersin insan ne de kâfirdir. Onu hangi şeyden yarattı. Onu nutfeden yarattı ve onu ayarladı. Sonra yolu ona kolaylaştırdı. Sonra onu öldürdü ve kabre koydurttu. Sonra istediği zaman onu tekrar diriltecek. Hayır hayır, o emredildiği şeyi / işini tam yerine getirmedi. İnsan yemeğine bir baksın. Mutlaka biz, boşalacak suyu boşaltırız, Sonra, yeri de yardıkça yarmışızdır. Onda hububat / taneler bitirdik. Üzümler yoncalar zeytinler hurmalar bol ağaçlı bağlar. Meyveler çayırlar, sizlere ve hayvanlarınıza geçimlikler.

Rowwad Tercüme Merkezi

Sonra toprağı iyiden iyiye yardık!

Süleyman Ateş

Sonra toprağı güzelce yardık da,

Süleymaniye Vakfı

Sonra yeri (o suyla) parça parça ettik dipnot 1 .

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Yağan yağmurlar, kuru toprağa nüfuz ederek onu çok küçük parçalara ayrıştırıp toprağa karışır. Böylece toprak, bitki bitmesine elverişli hale gelir (Fussilet 41/39).

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Sonra toprağı çatlak çatlak ettik.

Şaban Britch

Sonra yeri yardıkça yardık.

Şaban Piriş

Sonra yeri yardıkça yardık.

Yaşar Nuri Öztürk

Sonra yeryüzünü yardık da yardık.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Then We split the earth and break up the soil to allow water in and vegetations to grow.

Abdul Haleem

and cause the soil to split open.

Abdullah Yusuf Ali

And We split the earth in fragments,

Abul A'la Maududi

and cleaved the earth, cleaving it asunder; dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Then We split the earth in clefts: Implies cleaving it in a way that the seeds, or seed-stones, or vegetable seedlings that man sows or plants in it, or which are deposited in it by winds or birds, or by some other means, should sprout up. Man can do nothing more than to dig the soil, or plough it, and bury in it the seeds that God has already created. Beyond this everything is done by God. It is He Who has created the seeds of countless species of vegetable; it is He Who has endowed these seeds with the quality that when they are sown in the soil, they should sprout up and from every seed, vegetable of its own particular species should grow. Again it is He Who has created in the earth the capability that in combination with water it should break open the seeds and develop and nourish every species of vegetable with the kind of food suitable for it. Had God not created the seeds with these qualities and the upper layers of the earth with these capabilities, man could not by himself have arranged any kind of food on the earth.

Aisha Bewley

then split the earth into furrows.

Al-Hilali & Khan

And We split the earth in clefts.

Ali Quli Qarai

then We split the earth into fissures

Amatul Rahman Omar

Then We cleave the earth, a proper cleaving,

Arthur John Arberry

then We split the earth in fissures

Bijan Moeinian

the sky, then He splits the earth and….

E. Henry Palmer

then we have cleft the earth asunder,

Edip-Layth

Then We cracked the land with cracks.

George Sale

afterwards We cleave the earth in clefts,

Hamid S. Aziz

Then We cleave the earth,

Mahmoud Ghali

Thereafter We clove the earth in fissures, (Literally: in cloven "fissures").

Marmaduke Pickthall

Then split the earth in clefts

Mohamed Ahmed - Samira

Then We cracked the earth open under pressure (of germination)

Muhammad Asad

and then We cleave the earth [with new growth], cleaving it asunder,

Mustafa Khattab

and meticulously split the earth open ˹for sprouts˺,

Progressive Muslims

Then We cracked the land with cracks.

Rashad Khalifa

Then we split the soil open.

Sahih International

Then We broke open the earth, splitting [it with sprouts],

Sam Gerrans

Then We split the earth in cracks,

Shabbir Ahmed

And then We split the earth, split and cleave.

Syed Vickar Ahamed

And We split the earth into pieces,

Taqi Usmani

then how nicely We split the earth,

The Monotheist Group

Then We breached the land with cracks.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Abese suresi, 26. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Abese suresi, 26. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Abese suresi, 26. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩