Diyanet İşleri
Gerçekten biz, yağmuru bol bol yağdırdık.
Abese suresi
Abese suresi, 25. ayet. أَنَّا صَبَبْنَا ٱلْمَآءَ صَبًّا
ennâ ṣabebne-lmâe ṣabbâ.
Gerçekten biz, yağmuru bol bol yağdırdık.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Yiyeceğe bakış: yağmur ve bitkiler Abese 24–32 3
Sonra, dilediği vakit onu diriltir.
Hayır, hayır o, Allah'ın kendisine emrettiğini yerine getirmedi. (İman etmedi.)
Her şeyden önce insan, yediği yemeğine bir baksın!
Gerçekten biz, yağmuru bol bol yağdırdık.
Sonra toprağı, iyiden iyiye yardık!
(27-32) Böylece sizin ve hayvanlarınızın yararlanması için orada taneler, üzümler, yoncalar, zeytinler, hurmalıklar, sık ağaçlı bahçeler, meyveler ve otlaklar ortaya çıkardık.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 24–32. ayetler için yazılmıştır.
24-25. Daha sonra Yüce Allah, insanı yiyeceği hususunda, pek çok aşamadan tekrar tekrar geçtikten sonra ulaştığı noktaya nasıl geldiği ve Yüce Allah’ın bunları ona nasıl kolaylaştırdığı üzerinde dikkatle düşünmeye çağırmakta ve şöyle buyurmaktadır: “Öyleyse insan yediğine bir baksın. Biz suyu bolca akıtırız.” Yani yeryüzüne çok miktarda yağmur indiririz.
26-27. “Sonra yeri” bitkiler için “iyice yararız ve” Lezzetli yiyeceklerden, arzulanan gıdalardan türlü çeşitli daneler bitiririz. “orada tahıllar bitiririz.” Bu, değişik türleri ile tüm dane ve tahılları kapsar.
28-29. “Üzümler ve yoncalar, zeytinler ve hurmalar.” Faydalarının çokluğu dolayısı ile özellikle bu dördü zikredilmiştir.
30. “Sık ağaçlı” birbirine sarmaş dolaş ağaçları bulunan “bahçeler.”
31. “Meyveler ve çayırlar da” incir, üzüm, şeftali, elma ve benzerlerini; bir de hayvanların ve davarların yedikleri otları bitirdik. Bundan dolayı Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:
32. “(Bütün bunlar) sizin ve” size Yüce Allah’ın amade kıldığı, sizin için yaratmış olduğu “hayvanlarınızın faydası içindir.”
Bu nimetler üzerinde dikkatle düşünen bir kimse, bundan dolayı Rabbine şükretmesi gerektiğini anlar. O’na dönmek, O’na itaate yönelmek, haberlerini tasdik etmek için olanca gayretini ortaya koyar.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Suyun aslı, gökyüzünden kuvvetle ve bolca inen yağmurdan gelir.
Aynı kök: صبب (5 geçiş)
İşte iki hasım taraf ki, Rableri hakkında tartışmaya girmişlerdir. Bunlardan inkar edenler için ateşten giysiler biçilmiştir. Başlarının üstünden de…
Aynı kök: صبب (5 geçiş)
"Sonra başının üstüne kaynar su azabından dökün."
Aynı kök: صبب (5 geçiş)
Bu yüzden Rabbin onların üzerine azap kamçısı yağdırdı.
Aynı kök: موه (63 geçiş) · Ortak kavram: Su
O, yeri sizin için döşek, göğü de bina yapan, gökten su indirip onunla size rızık olarak çeşitli ürünler çıkarandır. Öyleyse siz de bile bile Allah'a…
Aynı kök: موه (63 geçiş) · Ortak kavram: Su
Sonra bunun ardından kalpleriniz yine katılaştı; taş gibi, hatta daha katı oldu. Çünkü taş vardır ki, içinden ırmaklar fışkırır. Taş vardır ki…
Aynı kök: موه (63 geçiş) · Ortak kavram: Su
Şüphesiz, göklerin ve yerin yaratılışında, gece ile gündüzün birbiri ardınca gelişinde, insanlara yarar sağlayacak şeylerle denizde seyreden…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Suyu bolca indirdik.
Elbet suyu tarifsiz bir cömertlikle Biz indirmekteyiz;
(nasıl) suyu bolca indirmekteyiz;
Doğrusu biz o suyu bolca akıtıp döktük.
Biz şüphesiz, suyu akıttıkça akıttık,
Şöyle ki: Yağmurlar yağdırdık.
Suyu akıttıkça akıttık.
- Doğrusu, suyu bol bol indirmekteyiz. Sonra toprağı göz göz yardık, oradan ekinler, üzüm bağları, sebzeler, zeytin ve hurma ağaçları, iri ve sık ağaçlı bahçeler, meyveler ve çayırlar bitirdik. Bütün bunlar, sizi ve hayvanlarınızı yararlandırmak içindir.
Biz suyu döktükçe döktük.
Biz suyu döktükçe döktük.
Biz, o suyu bir döküş (bol bol) dökmekteyiz.
Biz o suyu bir döküş dökmekteyiz
Suyu nasıl akıttıkça akıttık.
Suyu nasıl akıttıkça akıttık.
Suyu nasıl akıttıkça akıttık.
Biz şüphesiz, suyu akıttıkça akıttık,
Hakıykat biz, o suyu (yağmuru) bol bol dökdük.
Doğrusu Biz; o suyu, bol bol indirdik.
(17-32) Gebersin insan ne de kâfirdir. Onu hangi şeyden yarattı. Onu nutfeden yarattı ve onu ayarladı. Sonra yolu ona kolaylaştırdı. Sonra onu öldürdü ve kabre koydurttu. Sonra istediği zaman onu tekrar diriltecek. Hayır hayır, o emredildiği şeyi / işini tam yerine getirmedi. İnsan yemeğine bir baksın. Mutlaka biz, boşalacak suyu boşaltırız, Sonra, yeri de yardıkça yarmışızdır. Onda hububat / taneler bitirdik. Üzümler yoncalar zeytinler hurmalar bol ağaçlı bağlar. Meyveler çayırlar, sizlere ve hayvanlarınıza geçimlikler.
Şüphesiz biz suyu/yağmuru döktükçe döktük.
Biz suyu iyice döktük.
Suyu (gökten) bol bol, biz boşalttık.
Suyu, bolca biz yağdırdık.
Ki, biz suyu döktükçe döktük.
Ki, biz suyu döktükçe döktük.
Biz suyu döktük de döktük.
We poured down rain-water in quantities which stream and flow,
We pour down abundant water
For that We pour forth water in abundance,
We poured water, pouring it in great abundance, dipnot 1
We pour down plentiful water,
We pour forth water in abundance.
We poured down water plenteously,
How (at first) We pour down water in abundance,
We poured out the rains abundantly,
God pour downs lots of water from…
Verily, we have poured the water out in torrents:
We have poured the water abundantly.
We pour down water by showers;
That We pour down the water in abundance,
(For) that We poured water in abundance, (Literally: with abundant pouring)
How We pour water in showers
We poured down rain abundantly,
[how it is] that We pour down water, pouring it down abundantly;
how We pour down rain in abundance
We have poured the water abundantly.
We pour the water generously.
How We poured down water in torrents,
That We poured water in showers;
How We pour water in showers.
For that We pour forth water in plenty,
how well We poured water,
We have poured the water abundantly.