Abese suresi

Abese suresi, 17. ayet

Abese suresi, 17. ayet. قُتِلَ ٱلْإِنسَٰنُ مَآ أَكْفَرَهُۥ

ḳutile-l'insânü mâ ekferah.

Diyanet İşleri

Kahrolası (inkarcı) insan! Ne nankördür o!

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Abese 14–20 · surenin 17. ayeti / 42

Konu İnsanın nankörlüğü ve yaratılışı Abese 17–23 3

  1. Abese 14–16

    (13-16) O, şerefli ve sadık yazıcı meleklerin elindeki yüksek, tertemiz ve çok değerli sahifelerdedir.

  2. 17

    Kahrolası (inkarcı) insan! Ne nankördür o!

  3. Abese 18

    Allah, onu hangi şeyden yarattı?

  4. Abese 19

    Az bir sudan (meniden). Onu yarattı ve ona ölçülü bir şekil verdi.

  5. Abese 20

    Sonra ona yolu kolaylaştırdı.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 17–23. ayetler için yazılmıştır.

17-19. “Kahrolası o insan!” Allah’ın nimetlerine karşı “ne kadar da nankör!” Hakkı apaçık gördükten sonra hakka karşı ne kadar da inatla direnmektedir! Halbuki onun aslı nedir? O, en zayıf şeyden yaratılmıştır. Allah onu değersiz, hakir bir sudan yarattı. Sonra onu belli bir ölçü ile şekillendirdi. Sonra onu eli ayağı düzgün bir insan haline getirdi. Sonra da iç ve dış güçlerini sapasağlam yaptı.

20. “Sonra da yolu ona kolaylaştırdı.” Dinî ve dünyevî yolları izlemeyi ona kolaylaştırdı. Ona doğru yolu gösterip açıkladı ve o yola iletti. Emir ve yasaklarla da onu sınadı.

21. “Sonra onu öldürüp kabre koydu.” Toprağa defnedilmek ile ona ihsanda, lütufta bulundu. Onu leşleri yerin üzerinde kalan hayvanlar gibi kılmadı.

22-23. “Sonra da dilediği zaman onu diriltecek.” Ölümünden sonra amellerinin karşılığını görmek üzere kabrinden diriltip kaldıracak.

İnsanın bütün işlerini tek başına çekip çeviren ve bu şekilde onu aşamadan aşamaya getiren, yalnız Allah’tır. Bunlarda O’na ortak olan hiç kimse yoktur. Bununla birlikte insan, Allah’ın kendisine verdiği emirleri yerine getirmemekte, kendisine farz kıldıklarını edâ etmemektedir. Aksine sürekli kusurlu hareket etmekte ve kendisinden istenenleri yerine getirmek noktasında borçlu bulunmaktadır.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Kâfir olan insana lanet edilmiştir. İnsan Allah'a karşı ne kadar da çok inkârcıdır!

Kelimeler

4 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. قُتِلَ kutile kahrolası kök: قتل
  2. ٱلْإِنسَـٰنُ l-insanu insan kök: انس
  3. مَآ ma ne kadar
  4. أَكْفَرَهُۥ ekferahu nankördür kök: كفر

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 3 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: انس (97 geçiş)

    Hani, Musa kavmi için su dilemişti. Biz de, "Asanı kayaya vur" demiştik, böylece kayadan on iki pınar fışkırmış, her boy kendi su alacağı pınarı…

  • Aynı kök: انس (97 geçiş)

    Yetimleri deneyin. Evlenme çağına (buluğa) erdiklerinde, eğer reşid olduklarını görürseniz, mallarını kendilerine verin. Büyüyecekler (ve mallarını…

  • Aynı kök: انس (97 geçiş)

    Allah, sizden (yükümlülükleri) hafifletmek istiyor. Çünkü insan zayıf yaratılmıştır.

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

52 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Kahrolası o insan ne kadar da nankördür!

Mustafa İslamoğlu

Hakkını vermediği hayattan mahrum kalası insanoğlu, nankörlükte ne kadar da sınır tanımazdır?

Muhammed Esed

(Ama çoğu zaman) insan kendini mahveder; hakikati ne kadar inatla inkar eder o!

Ahmed Hulusi

Ölesi (de hakikati göresi) insan, ne kadar da inkarcıdır!

Ali Bulaç

Kahrolası insan, ne kadar nankördür.

Ali Özek ve heyeti

Kahrolası insan! Ne inkârcıdır!

Ali Rıza Safa

İnsan, kendisini tüketir; ne nankördür o! dipnot 573

Ali Rıza Safa — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 573
    "İnsan, kendisini tüketir!" tümcesi, kimi Kur'an çevirilerinde, "İnsan, kendisini mahveder!" veya "Kahrolası insan!" veya "Canı çıksın o insanın!" veya "Yazıklar olsun insana!" biçiminde çevrilmiştir.

Bayraktar Bayraklı

Kahrolası insan! O ne nankördür!

Edip Yüksel

Yazıklar olsun insana; ne kadar da nankördür!

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Yazıklar olsun insana; ne kadar da nankördür!

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

O kahrolası insan ne nankör şeydir!

Elmalılı Hamdi Yazır

O kahrolası insan ne nankör şey

Erhan Aktaş

O insan dipnot 1 kendisini mahvetti, o ne kadar da nankördür.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Öğüt almayı gereksiz gören, 80: 5. İnsandan kasıt, Müşrikler ve Kafirlerdir. Kelimenin başında bulunan "El" takısı söz konusu insanların belirli, bilinen kimse olduğunu göstermektedir.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

O insan dipnot 1 kendisini mahvetti, o ne kadar da nankördür.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Öğüt almayı gereksiz gören, 80:
  2. metne dön, dipnot 2
    İnsandan kasıt, müşrikler ve kafirlerdir. Sözcüğün başında bulunan "El" takısı söz konusu insanların belirli, bilinen kimseler olduğunu göstermektedir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

İnsan dipnot 1 kendisini mahvetti, o ne kadar da nankördür.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    İnsandan kasıt, müşrikler ve kafirlerdir.

Gültekin Onan

Kahrolası insan, ne kadar küfretmektedir.

Hasan Basri Çantay

O kahredilesi insan, ne nankördür o!

İbni Kesir

Canı çıksın o insanın. Ne de nankördür o.

Mehmet Alagaş

(17-32) Gebersin insan ne de kâfirdir. Onu hangi şeyden yarattı. Onu nutfeden yarattı ve onu ayarladı. Sonra yolu ona kolaylaştırdı. Sonra onu öldürdü ve kabre koydurttu. Sonra istediği zaman onu tekrar diriltecek. Hayır hayır, o emredildiği şeyi / işini tam yerine getirmedi. İnsan yemeğine bir baksın. Mutlaka biz, boşalacak suyu boşaltırız, Sonra, yeri de yardıkça yarmışızdır. Onda hububat / taneler bitirdik. Üzümler yoncalar zeytinler hurmalar bol ağaçlı bağlar. Meyveler çayırlar, sizlere ve hayvanlarınıza geçimlikler.

Rowwad Tercüme Merkezi

Kahrolası (inkârcı) insan! Ne nankördür o!

Süleyman Ateş

Kahrolası insan, ne kadar da nankördür!

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Kahrolası o adam dipnot 1 ; ne kadar da nankördür!

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Nebiyi dinlemeyen adam.

Şaban Britch

Kahrolası (kâfir) insan ne de çok kâfirdir!

Şaban Piriş

Kahrolası insan ne de nankör!

Yaşar Nuri Öztürk

Kahrolası insan, ne kadar da nankördür!

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Accursed be man, how he fights against his own good the best he can!

Abdul Haleem

Woe to man! How ungrateful he is!

Abdullah Yusuf Ali

Woe to man! What hath made him reject Allah;

Abul A'la Maududi

Accursed dipnot 1 be man! dipnot 2 How stubbornly he denies the Truth.

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    From here the rebuke turns directly against the disbelievers, who were treating the message of the truth with scant attention. Before this, from the beginning of the Surah to verse 16, the address though apparently directed to the Prophet (peace be upon him), was actually meant to reprimand the disbelievers, as if to say: O Prophet (peace be upon him), why are you ignoring a seeker after truth and paying all your attention to those who are worthless from your mission’s point of view? They do not deserve that a great Prophet like you should present a sublime thing like the Quran before them.
  2. metne dön, dipnot 2
    At all such places in the Quran, man does not imply every individual of the human race but the people whose evil traits of character are intended to be censured. At some places the word man is used because the evil traits are found in most of human beings, and at others for the reason that if the particular people are pin-pointed for censure, it engenders stubbornness. Therefore, admonition is given in general terms so as to be more effective. (For further explanation, see(E.N. 65 of Surah HaMim As- Sajdah); (E.N. 75 of Surah Ash-Shura).

Aisha Bewley

Curse man for his ingratitude!

Al-Hilali & Khan

Be cursed (the disbelieving) man! How ungrateful he is!

Ali Quli Qarai

Perish man! How ungrateful is he!

Amatul Rahman Omar

Ruin seize the person (- one too proud to accept the reminder)! How ungrateful he is!

Arthur John Arberry

Perish Man! How unthankful he is!

Bijan Moeinian

How pity of the ungrateful man.

E. Henry Palmer

May man be killed! how ungrateful he is!

Edip-Layth

Woe to human being; how unappreciative!

George Sale

May man be cursed! What hath seduced him to infidelity?

Hamid S. Aziz

Cursed (self-destroyed) is man! How ungrateful (to Allah) is he!

Mahmoud Ghali

Slain be man! How disbelieving he is!

Marmaduke Pickthall

Man is (self-)destroyed: how ungrateful!

Mohamed Ahmed - Samira

Accursed is man. How ungrateful is he!

Muhammad Asad

[But only too often] man destroys himself: how stubbornly does he deny the truth!

Mustafa Khattab

Condemned are ˹disbelieving˺ humans! How ungrateful they are ˹to Allah˺!

Progressive Muslims

Mankind is killed for his rejection.

Rashad Khalifa

Woe to the human being; he is so unappreciative!

Sahih International

Cursed is man; how disbelieving is he.

Sam Gerrans

Damned be man! How denying he is!

Shabbir Ahmed

Man destroys himself, how ungrateful, rejecting the Sublime Truth!

Syed Vickar Ahamed

Warning to man! What has made him reject Allah?

Taqi Usmani

Damned is the man! How ungrateful he is!

The Monotheist Group

Man is killed for his rejection.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Abese suresi, 17. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Abese suresi, 17. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Abese suresi, 17. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩