Diyanet İşleri
Kahrolası (inkarcı) insan! Ne nankördür o!
Abese suresi
Abese suresi, 17. ayet. قُتِلَ ٱلْإِنسَٰنُ مَآ أَكْفَرَهُۥ
ḳutile-l'insânü mâ ekferah.
Kahrolası (inkarcı) insan! Ne nankördür o!
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu İnsanın nankörlüğü ve yaratılışı Abese 17–23 3
(13-16) O, şerefli ve sadık yazıcı meleklerin elindeki yüksek, tertemiz ve çok değerli sahifelerdedir.
Kahrolası (inkarcı) insan! Ne nankördür o!
Allah, onu hangi şeyden yarattı?
Az bir sudan (meniden). Onu yarattı ve ona ölçülü bir şekil verdi.
Sonra ona yolu kolaylaştırdı.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 17–23. ayetler için yazılmıştır.
17-19. “Kahrolası o insan!” Allah’ın nimetlerine karşı “ne kadar da nankör!” Hakkı apaçık gördükten sonra hakka karşı ne kadar da inatla direnmektedir! Halbuki onun aslı nedir? O, en zayıf şeyden yaratılmıştır. Allah onu değersiz, hakir bir sudan yarattı. Sonra onu belli bir ölçü ile şekillendirdi. Sonra onu eli ayağı düzgün bir insan haline getirdi. Sonra da iç ve dış güçlerini sapasağlam yaptı.
20. “Sonra da yolu ona kolaylaştırdı.” Dinî ve dünyevî yolları izlemeyi ona kolaylaştırdı. Ona doğru yolu gösterip açıkladı ve o yola iletti. Emir ve yasaklarla da onu sınadı.
21. “Sonra onu öldürüp kabre koydu.” Toprağa defnedilmek ile ona ihsanda, lütufta bulundu. Onu leşleri yerin üzerinde kalan hayvanlar gibi kılmadı.
22-23. “Sonra da dilediği zaman onu diriltecek.” Ölümünden sonra amellerinin karşılığını görmek üzere kabrinden diriltip kaldıracak.
İnsanın bütün işlerini tek başına çekip çeviren ve bu şekilde onu aşamadan aşamaya getiren, yalnız Allah’tır. Bunlarda O’na ortak olan hiç kimse yoktur. Bununla birlikte insan, Allah’ın kendisine verdiği emirleri yerine getirmemekte, kendisine farz kıldıklarını edâ etmemektedir. Aksine sürekli kusurlu hareket etmekte ve kendisinden istenenleri yerine getirmek noktasında borçlu bulunmaktadır.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Kâfir olan insana lanet edilmiştir. İnsan Allah'a karşı ne kadar da çok inkârcıdır!
Aynı kök: انس (97 geçiş)
Hani, Musa kavmi için su dilemişti. Biz de, "Asanı kayaya vur" demiştik, böylece kayadan on iki pınar fışkırmış, her boy kendi su alacağı pınarı…
Aynı kök: انس (97 geçiş)
Yetimleri deneyin. Evlenme çağına (buluğa) erdiklerinde, eğer reşid olduklarını görürseniz, mallarını kendilerine verin. Büyüyecekler (ve mallarını…
Aynı kök: انس (97 geçiş)
Allah, sizden (yükümlülükleri) hafifletmek istiyor. Çünkü insan zayıf yaratılmıştır.
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Kahrolası o insan ne kadar da nankördür!
Hakkını vermediği hayattan mahrum kalası insanoğlu, nankörlükte ne kadar da sınır tanımazdır?
(Ama çoğu zaman) insan kendini mahveder; hakikati ne kadar inatla inkar eder o!
Ölesi (de hakikati göresi) insan, ne kadar da inkarcıdır!
Kahrolası insan, ne kadar nankördür.
Kahrolası insan! Ne inkârcıdır!
İnsan, kendisini tüketir; ne nankördür o! dipnot 573
Kahrolası insan! O ne nankördür!
Yazıklar olsun insana; ne kadar da nankördür!
Yazıklar olsun insana; ne kadar da nankördür!
O kahrolası insan ne nankör şeydir!
O kahrolası insan ne nankör şey
O insan dipnot 1 kendisini mahvetti, o ne kadar da nankördür.
O insan dipnot 1 kendisini mahvetti, o ne kadar da nankördür.
İnsan dipnot 1 kendisini mahvetti, o ne kadar da nankördür.
Kahrolası insan, ne kadar küfretmektedir.
O kahredilesi insan, ne nankördür o!
Canı çıksın o insanın. Ne de nankördür o.
(17-32) Gebersin insan ne de kâfirdir. Onu hangi şeyden yarattı. Onu nutfeden yarattı ve onu ayarladı. Sonra yolu ona kolaylaştırdı. Sonra onu öldürdü ve kabre koydurttu. Sonra istediği zaman onu tekrar diriltecek. Hayır hayır, o emredildiği şeyi / işini tam yerine getirmedi. İnsan yemeğine bir baksın. Mutlaka biz, boşalacak suyu boşaltırız, Sonra, yeri de yardıkça yarmışızdır. Onda hububat / taneler bitirdik. Üzümler yoncalar zeytinler hurmalar bol ağaçlı bağlar. Meyveler çayırlar, sizlere ve hayvanlarınıza geçimlikler.
Kahrolası (inkârcı) insan! Ne nankördür o!
Kahrolası insan, ne kadar da nankördür!
Kahrolsun o insan! Ne kadar da nankör! dipnot 1
Kahrolası o adam dipnot 1 ; ne kadar da nankördür!
Kahrolası (kâfir) insan ne de çok kâfirdir!
Kahrolası insan ne de nankör!
Kahrolası insan, ne kadar da nankördür!
Accursed be man, how he fights against his own good the best he can!
Woe to man! How ungrateful he is!
Woe to man! What hath made him reject Allah;
Accursed dipnot 1 be man! dipnot 2 How stubbornly he denies the Truth.
Curse man for his ingratitude!
Be cursed (the disbelieving) man! How ungrateful he is!
Perish man! How ungrateful is he!
Ruin seize the person (- one too proud to accept the reminder)! How ungrateful he is!
Perish Man! How unthankful he is!
How pity of the ungrateful man.
May man be killed! how ungrateful he is!
Woe to human being; how unappreciative!
May man be cursed! What hath seduced him to infidelity?
Cursed (self-destroyed) is man! How ungrateful (to Allah) is he!
Slain be man! How disbelieving he is!
Man is (self-)destroyed: how ungrateful!
Accursed is man. How ungrateful is he!
[But only too often] man destroys himself: how stubbornly does he deny the truth!
Condemned are ˹disbelieving˺ humans! How ungrateful they are ˹to Allah˺!
Mankind is killed for his rejection.
Woe to the human being; he is so unappreciative!
Cursed is man; how disbelieving is he.
Damned be man! How denying he is!
Man destroys himself, how ungrateful, rejecting the Sublime Truth!
Warning to man! What has made him reject Allah?
Damned is the man! How ungrateful he is!
Man is killed for his rejection.