Diyanet İşleri
De ki: "Sizin kendisinden kaçıp durduğunuz ölüm var ya, o mutlaka size ulaşacaktır. Sonra gaybı da, görünen alemi de bilen Allah'a döndürüleceksiniz de, O size yapmakta olduklarınızı haber verecektir."
Cuma suresi
Cuma suresi, 8. ayet. قُلْ إِنَّ ٱلْمَوْتَ ٱلَّذِى تَفِرُّونَ مِنْهُ فَإِنَّهُۥ مُلَٰقِيكُمْ ثُمَّ تُرَدُّونَ إِلَىٰ عَٰلِمِ ٱلْغَيْبِ وَٱلشَّهَٰدَةِ فَيُنَبِّئُكُم بِمَا كُنتُمْ تَعْمَلُونَ
ḳul inne-lmevte-lleẕî tefirrûne minhü feinnehû mülâḳîküm ŝümme türaddûne ilâ `âlimi-lgaybi veşşehâdeti feyünebbiüküm bimâ küntüm ta`melûn.
De ki: "Sizin kendisinden kaçıp durduğunuz ölüm var ya, o mutlaka size ulaşacaktır. Sonra gaybı da, görünen alemi de bilen Allah'a döndürüleceksiniz de, O size yapmakta olduklarınızı haber verecektir."
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Tevrat'la yükümlü olup amel etmeyenler Cuma 5–8 3
Tevrat'la yükümlü tutulup da onunla amel etmeyenlerin durumu, ciltlerle kitap taşıyan eşeğin durumu gibidir. Allah'ın ayetlerini inkar eden topluluğun hali ne kötüdür! Allah, zalimler topluluğunu hidayete erdirmez.
De ki: "Ey Yahudi akidesini benimseyenler! Bütün insanlar değil de, yalnız kendinizin Allah'ın dostları olduğunu iddia ediyorsanız, (bunda da) samimi iseniz haydi ölümü isteyin!"
Ama onlar, daha evvel yaptıklarından dolayı asla ölümü istemezler. Allah, zalimleri hakkıyla bilir.
De ki: "Sizin kendisinden kaçıp durduğunuz ölüm var ya, o mutlaka size ulaşacaktır. Sonra gaybı da, görünen alemi de bilen Allah'a döndürüleceksiniz de, O size yapmakta olduklarınızı haber verecektir."
Ey iman edenler! Cuma günü namaz için çağrı yapıldığı zaman, hemen Allah'ın zikrine koşun ve alışverişi bırakın. Eğer bilirseniz bu, sizin için daha hayırlıdır.
Namaz kılınınca artık yeryüzüne dağılın ve Allah'ın lütfundan nasibinizi arayın. Allah'ı çok zikredin ki kurtuluşa eresiniz.
(Durum böyle iken) onlar bir ticaret veya bir oyun eğlence gördükleri zaman hemen dağılıp ona koştular ve seni ayakta bıraktılar. De ki: "Allah'ın yanında bulunan, eğlence ve ticaretten daha hayırlıdır. Allah, rızık verenlerin en hayırlısıdır."
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
8. Eğer ellerinin yaptıkları sebebiyle ölümü temenni etmiyor, aksine ondan alabildiğine kaçıyor iseler şüphesiz ki bu, kendilerini kurtarmaya yetmeyecektir. Bilakis Allah’ın kulları için kesin olarak takdir etmiş olduğu ölüm ile karşılaşmaları kaçınılmaz bir şeydir. Ölümden ve ecellerin tamamlanmasından sonra bütün insanlar, Kıyamet gününde gizliyi ve açığı bilen Allah'ın huzuruna döndürülecekler, O da dünyada iken yaptıkları hayır ve şer, az ya da çok her şeyi kendilerine bildirecektir.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
-Ey Peygamber!- O Yahudilere de ki: "Sizin kendisinden kaçtığınız ölüm, er ya da geç kaçınılmaz bir şekilde sizi bulacaktır. Sonra da görüleni ve görülmeyeni/gaybı bilen Yüce Allah'a kıyamet günü döndürüleceksiniz. Görülenden ve görülmeyenden hiçbir şey O'na gizli kalmaz. O, size bütün yaptıklarınızı haber verecek ve yaptıklarınıza göre size karşılık verecektir."
Aynı kök: ردد (59 geçiş) · Aynı kök: غيب (60 geçiş) · Ortak kavram: Şahitlik
Onlara döndüğünüzde, size mazeret beyan edeceklerdir. De ki: "Mazeret beyan etmeyin. Size kesinlikle inanmayız. Çünkü Allah bize sizin durumunuzu…
Aynı kök: ردد (59 geçiş) · Aynı kök: غيب (60 geçiş) · Ortak kavram: Şahitlik
De ki: "Çalışın, yapın. Yaptıklarınızı Allah da, Resulü de, mü'minler de göreceklerdir. Sonra gaybı da, görülen alemi de bilen Allah'ın huzuruna…
Aynı kök: فرر (11 geçiş) · Ortak kavram: Ölüm
De ki: "Eğer siz ölümden ya da öldürülmekten kaçıyorsanız, kaçmak size asla fayda vermeyecektir. O takdirde bile (hayatın zevklerinden) pek az…
Aynı kök: فرر (11 geçiş) · Ortak kavram: Nübüvvet
Hani onlardan bir grup, "Ey Yesrib (Medine) halkı! Sizin burada durmak imkanınız yok. Haydi geri dönün" demişti. Onlardan bir başka grup da,…
Aynı kök: فرر (11 geçiş)
Uykuda oldukları halde, sen onları uyanık sanırsın. Biz onları sağa sola çeviriyorduk. Köpekleri de mağaranın girişinde iki kolunu uzatmış (yatmakta…
Aynı kök: ردد (59 geçiş) · Ortak kavram: Şahitlik
Bu (usul), şahitliği layıkıyla yerine getirmeleri ve yeminlerinden sonra başka yeminlere başvurulacağından endişe etmelerini sağlamak için en uygun…
Aynı kök: غيب (60 geçiş) · Ortak kavram: Şahitlik
O, gökleri ve yeri, hak ve hikmete uygun olarak yaratandır. Allah'ın "ol" deyip de her şeyin oluvereceği günü hatırla. O'nun sözü gerçektir. Sur'a…
Aynı kök: غيب (60 geçiş) · Ortak kavram: Şahitlik
"Siz babanıza dönün ve deyin ki: "Ey babamız! Şüphesiz oğlun hırsızlık etti, biz ancak bildiğimize şahitlik ettik. (Sana söz verdiğimiz zaman) gaybı…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
De ki: "Sizin kendisinden kaçtığınız ölüm şüphesiz ki sizi yakalayacaktır. dipnot 1 Sonra da görünmeyeni de görüneni de bilen dipnot 2 (Allah)'a döndürüleceksiniz ve yaptıklarınızı size bildirecektir."
De ki: "Bakın, şu kendisinden kaçtığınız ölüm var ya, işte o sizi mutlaka yakalayacaktır. Ardından idraki aşan ve idrak edilebilen tüm hakikatleri bilene döndürüleceksiniz: ve size yapıp ettikleriniz bir bir haber verilecek.
De ki: "Bakın, kendisinden kaçtığınız ölüm, eninde sonunda sizi yakalayacaktır; o zaman, hem yaratılmışların zihinsel kavrayışlarının ötesinde olanları, hem de duyular yoluyla yahut akıl ile kavranabilen şeyleri bilen Allah'a döndürüleceksiniz; ve O, orada size (hayatta iken) yaptıklarınızın tümünü gösterecektir.
De ki: "Kendisinden kaçmaya çalıştığınız ölüm mutlaka size ulaşacaktır! Sonra gayb ve şehadeti Bilen'e döndürülürsünüz; sizde yapmakta olduklarınızın getirisinin haberini açığa çıkarır!"
De ki: "Elbette sizin kendisinden kaçtığınız ölüm, şüphesiz sizinle karşılaşıp buluşacaktır. Sonra gaybı da, müşahede edilebileni de bilen (Allah)a döndürüleceksiniz; O da size yaptıklarınızı haber verecektir."
De ki: Sizin kendisinden kaçtığınız ölüm, muhakkak sizi bulacaktır. Sonra da görüleni ve görülmeyeni bilen Allah'a döndürüleceksiniz de O size bütün yaptıklarınızı haber verecektir .
De ki: "Kuşkusuz, kaçmakta olduğunuz ölüm, kesinlikle sizi bulacaktır. Sonra, gizli gerçekleri ve görünenleri Bilene döndürüleceksiniz; yaptıklarınızı size bildirecektir!"
De ki: "Kendisinden kaçtığınız ölüm kesinlikle size ulaşacaktır. Sonra, görülmeyen ve görülen her şeyi bilen Allah'a döndürüleceksiniz de O size neler yaptığınızı bildirecektir."
De ki: "Kaçmakta olduğunuz ölüm, mutlaka size ulaşacak ve daha sonra gizliyi ve açığı Bilenin huzuruna döndürüleceksiniz. Yaptığınız her şeyi size bildirecektir.
De ki; 'Kaçmakta olduğunuz ölüm, mutlaka size ulaşacak ve daha sonra gizliyi ve açığı Bilenin huzuruna döndürüleceksiniz. Yaptığınız her şeyi size bildirecektir.
De ki: "Haberiniz olsun, o kaçıp durduğunuz ölüm, mutlaka gelip size çatacaktır; sonra O, bütün görünmeyeni ve görüneni bilene döndürüleceksiniz de O size neler yaptığınızı haber verecektir."
De ki: haberiniz olsun o kaçıp durduğunuz ölüm muhakkak gelip size çatacak, sonra, o bütün gayb ve şehadeti bilene iade olunacaksınız da o size neler yaptığınızı haber verecektir
De ki: Kendisinden kaçtığınız ölüm, kesinlikle karşınıza çıkacaktır. Sonra, görünmeyen ve görünen her şeyi bilene döndürüleceksiniz. O, size yaptıklarınızı haber verecektir.
De ki: Kendisinden kaçtığınız ölüm, kesinlikle karşınıza çıkacaktır. Sonra, görünmeyen ve görünen her şeyi bilene döndürüleceksiniz. O, size yaptıklarınızı haber verecektir.
De ki: Kendisinden kaçtığınız ölüm, kesinlikle karşınıza çıkacaktır. Sonra, görünmeyen ve görünen her şeyi bilene döndürüleceksiniz. O, size yaptıklarınızı haber verecektir.
De ki: "Elbette sizin kendisinden kaçtığınız ölüm, şüphesiz sizinle karşılaşıp buluşacaktır. Sonra gaybı da, müşahede edilebileni de bilen (Tanrı)ya döndürüleceksiniz; O da size yaptıklarınızı haber verecektir."
De ki: "Sizin hakıykaten kaçıb durduğunuz ölüm (yok mu?) o, size elbette gelib çattadır. Sonra (hepiniz), gizliyi de, aşikarı da bilen (Allah) a döndürüleceksiniz de O, size neler yapardınız haber verecekdir.
De ki: Gerçekten sizin kaçıp durduğunuz ölüme muhakkak yakalanacaksınız. Sonra da görüleni ve görülmeyeni bilene döndürüleceksiniz. O; size neler yaptığınızı haber verecektir.
(8) Ey iman edenler, toplanma günü / cuma günü namaza çağrıldığınız zaman, Allah’ı anmaya / zikretmeye koşun ve alışverişi bırakın, eğer bilirseniz ki bu sizin için iyidir / hayırlıdır. Namaz gerçeklendiğinde / kaza edildiğinde arzda dağılın / yayılın, Allah’ın maddi ve manevi zenginliğinden arayın, Allah’ı çokça anın, böylelikle belki kurtuluşa erersiniz. Ticaret yahut eğlence gördükleri vakit, onlar hemen birliği bozup fırladılar / sökün ettiler ve seni ayak üstü halde terkettiler, (Hayrı terk edip, maddi yarara / ticarete ve hazza /eğlenceye yönelmeyin) deki, Allah’ın yanında olan, eğlenceden ve ticaretten iyidir / hayırlıdır, Allah rızık verenlerin hayırlısıdır.
De ki: "Kendisinden kaçtığınız ölüm, size mutlaka ulaşacaktır. Sonra da gaybın ve görüleni bilen Allah'a döndürüleceksiniz. O da size yapmakta olduklarınızı haber verecektir."
De ki: "Sizin, kendisinden kaçtığınız ölüm, sizi mutlaka bulacaktır. Sonra görünmeyeni ve görüneni Bilen'e döndürüleceksiniz, O size yaptıklarınızı haber verecektir.
De ki: "Kendisinden kaçıp durduğunuz ölüm, sizi mutlaka bulacaktır dipnot 1 . Sonra, gaybı /algılanamayanı da şehadeti /algılanabileni de bilen Allah'ın huzuruna çıkarılacaksınız. O size, neler yaptığınızı bildirecektir dipnot 2 ."
De ki "Kendisinden kaçtığınız ölüm sizi yakalayacaktır. Sonra, gizliyi de açıkta olanı da bilen Allah'ın huzuruna çıkarılacaksınız. Yapıp ettiklerinizi size, O bildirecektir".
De ki: Kendisinden kaçtığınız ölüm, size mutlaka ulaşacaktır. Sonra da gaybın ve görüleni bilen Allah'a döndürüleceksiniz, O da size yapmakta olduklarınızı haber verecektir.
De ki: -Kendisinden kaçtığınız ölüm, sizi mutlaka bulacaktır. Sonra da gizli ve açığı bilene döndürüleceksiniz, O da size yapmakta olduklarınızı haber verecektir.
Şunu da söyle: "O kaçmakta olduğunuz ölüm, işte o, size mutlaka ulaşacaktır. Sonra, görülmeyeni de görüleni de bilene döndürüleceksiniz. O, size yapıp etmiş olduklarınızı haber verecektir."
Say to them: "The death you try to flee from shall confront you and triumph over you, then you shall be conveyed back to Him Who knows the secret feelings and thoughts, the hidden from sight, the invisible and the unseen and all that is concealed. He also knows the openly avowed, the openly disclosed and all that is revealed, then shall He inform you of all that you had done".
so say, ‘The death you run away from will come to meet you and you will be returned to the One who knows the unseen as well as the seen: He will tell you everything you have done.’
Say: "The Death from which ye flee will truly overtake you: then will ye be sent back to the Knower of things secret and open: and He will tell you (the truth of) the things that ye did!"
Tell them: "The death from which you flee will certainly overtake you. Then you will be returned to Him Who fully knows what is hidden and what is manifest. Thereupon He will let you know all that you used to do."
Say: ‘Death, from which you are fleeing, will certainly catch up with you. Then you will be returned to the Knower of the Unseen and the Visible and He will inform you about what you did.’
Say (to them): "Verily, the death from which you flee will surely meet you, then you will be sent back to (Allâh), the All-Knower of the unseen and the seen, and He will tell you what you used to do."
Say, ‘Indeed the death that you flee will indeed encounter you. Then you will be returned to the Knower of the sensible and the Unseen, and He will inform you about what you used to do.’
Say, `The death from which you flee is sure to overtake you. Then you will be brought before the Knower of the unseen and the seen, and He will inform you of the truth about all that you had been doing.'
Say: 'Surely death, from which you flee, shall encounter you; then you shall be returned to the Knower of the Unseen and the Visible, and He will tell you that you have been doing. '
Say: "The death that you are trying to avoid will catch up with you sooner or later; then you have to meet your Lord Who knows everything which is open and secret. He will tell you what you have been doing."
Say, 'Verily, the death from which ye flee will surely meet you; then shall ye be sent back to Him who knows the unseen and the visible, and He will inform you of that which ye have done!'
Say, "The death that you are fleeing from, it will come to find you. Then you will be returned to the Knower of all secrets and declarations, then He will inform you of everything you had done."
Say, verily death, from which ye fly, will surely meet you: Then shall ye be brought before Him who knoweth as well what is concealed as what is discovered; and He will delare unto you that which ye have done.
Say, "The death from which you flee, that will surely overtake you, then you shall be sent back to the Knower of the unseen and the seen, and He will inform you of that which you used to do. "
Say, "Surely, the death from which you flee will surely then meet you; thereafter you will be turned back to The Knower of the Unseen and the Witnessed. Then He will fully inform you of whatever you were doing."
Say (unto them, O Muhammad): Lo! the death from which ye shrink will surely meet you, and afterward ye will be returned unto the Knower of the Invisible and the Visible, and He will tell you what ye used to do.
Tell them: "Death from which you run, will surely come to you. You will then be sent back to Him who knows the unknown and the known, who will tell you what you used to do.
Say: "Behold, the death from which you are fleeing is bound to overtake you - and then you will be brought back unto Him who knows all that is beyond the reach of a created being's perception as well as all that can be witnessed by a creature's senses or mind, whereupon He will make you truly understand all that you were doing [in life].
Say, "The death you are running away from will inevitably come to you. Then you will be returned to the Knower of the seen and unseen, and He will inform you of what you used to do."
Say: "The death that you are fleeing from, it will come to find you. Then you will be returned to the Knower of all secrets and declarations, then He will inform you of everything you had done."
Say, "The death that you are trying to evade will catch up with you sooner or later. Then you will be returned to the Knower of all secrets and declarations, then He will inform you of everything you had done."
Say, "Indeed, the death from which you flee - indeed, it will meet you. Then you will be returned to the Knower of the unseen and the witnessed, and He will inform you about what you used to do."
Say thou: “The death from which you flee, it will meet you. Then will you be sent back to the Knower of the Unseen and the Seen, and He will tell you what you did.”
Say, "Behold, the death from which you shrink so much is bound to overtake you, and then you will be returned to the Knower of the Invisible and the Visible. And then He will inform you of what you truly accomplished."
Say: "Verily, the death from which you run away will really overtake you: Then will you be sent back to the All—Knower (Al-Aalam) of things that are unseen and seen: And He will tell you the things that you did!"
Say, "Indeed, the death from which you (try to) run away has to visit you, then you will be sent back to the Knower of the Unseen and the seen, and He will tell you what you used to do.
Say: "The death that you are fleeing from, it will come to find you. Then you will be returned to the Knower of all secrets and declarations, then He will inform you of everything you had done."