Diyanet İşleri
Allah, inkar edenleri, hiçbir hayra ulaşmaksızın kin ve öfkeleriyle geri çevirdi. Allah, savaşta mü'minlere kafi geldi. Allah, kuvvetlidir, mutlak güç sahibidir.
Ahzâb suresi
Ahzâb suresi, 25. ayet. وَرَدَّ ٱللَّهُ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ بِغَيْظِهِمْ لَمْ يَنَالُوا۟ خَيْرًا وَكَفَى ٱللَّهُ ٱلْمُؤْمِنِينَ ٱلْقِتَالَ وَكَانَ ٱللَّهُ قَوِيًّا عَزِيزًا
veradde-llâhü-lleẕîne keferû bigayżihim lem yenâlû ḫayrâ. vekefe-llâhü-lmü'minîne-lḳitâl. vekâne-llâhü ḳaviyyen `azîzâ.
Allah, inkar edenleri, hiçbir hayra ulaşmaksızın kin ve öfkeleriyle geri çevirdi. Allah, savaşta mü'minlere kafi geldi. Allah, kuvvetlidir, mutlak güç sahibidir.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Hendek Savaşı Ahzâb 9–27 3
Mü'minler, düşman birliklerini görünce, "İşte bu, Allah'ın ve Resulünün bize vaad ettiği şeydir. Allah ve Resulü doğru söylemişlerdir" dediler. Bu, onların ancak imanlarını ve teslimiyetlerini artırmıştır.
Mü'minlerden öyle adamlar vardır ki, Allah'a verdikleri söze sadık kaldılar. İçlerinden bir kısmı verdikleri sözü yerine getirmiştir (şehit olmuştur). Bir kısmı da (şehit olmayı) beklemektedir. Verdikleri sözü asla değiştirmemişlerdir.
Bunun böyle olması Allah'ın, doğruları, doğrulukları sebebiyle mükafatlandırması, dilerse münafıklara azap etmesi yahut onların tövbesini kabul etmesi içindir. Şüphesiz Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.
Allah, inkar edenleri, hiçbir hayra ulaşmaksızın kin ve öfkeleriyle geri çevirdi. Allah, savaşta mü'minlere kafi geldi. Allah, kuvvetlidir, mutlak güç sahibidir.
Allah, kitap ehlinden olup müşriklere yardım edenleri kalelerinden indirdi ve kalplerine büyük bir korku saldı. Siz onların bir kısmını öldürüyor, bir kısmını da esir ediyordunuz.
Allah, sizi onların topraklarına, yurtlarına, mallarına ve henüz ayak basmadığınız topraklara varis kıldı. Allah, her şeye hakkıyla gücü yetendir.
Ey Peygamber! Hanımlarına de ki: "Eğer dünya hayatını ve onun süsünü istiyorsanız, gelin size mut'a vereyim ve sizi güzelce bırakayım."
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
25. “Allah, kâfirleri hiçbir hayır(lı sonuç) elde etmeksizin öfkeleri içinde (eli boş) geri çevirdi.” Hüsran içinde onları geri çevirdi. Şiddetle arzuladıkları sonucu elde edemediler. Savaşı kazanacakları kanaati ile öfkeli, kararlı ve güçlü gelişlerinin hiçbir faydası olmadı. Kalabalıkları kendilerini aldattı. Büyük gruplar halinde gelişlerine aldandılar. Sayıları, araç ve gereçleri dolayısı ile şımardılar. Ama Allah üzerlerine pek büyük ve güçlü bir rüzgar olan Saba rüzgarını gönderdi. Onların karargahlarını sarstı. Çadırlarını yıktı. Kazanlarını devirdi ve onları dehşete düşürdü. Böylece Allah kalplerine yerleştirdiği korku ile onları yendi. Öfkeleri ile geri dönüp gittiler. İşte bu, Allah’ın mü’min kullarına olan yardımının bir parçasıdır. “Allah savaşta” mü’minler lehine gerçekleştirdiği normal ve ilâhî takdirinin gereği olan sebepler vasıtası ile “mü’minlere yetti.”
“Allah çok güçlüdür, Azizdir.” O’nu yenmeye kalkışan herkes, mutlaka yenik düşer. O’ndan yardım dileyen herkes de mutlaka galip gelir. Allah, dilediğini gerçekleştirmekte hiçbir şekilde acze düşürülemez. Güç ve kuvvet sahibi kimselere eğer Allah kendi güç, kuvvet ve izzeti ile yardım etmeyecek olursa kendi güç ve kuvvetlerinin kendilerine hiçbir faydası olmaz.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Yüce Allah, Kureyş ve Gatafân'ı (Adnânîler'e mensup bir Arap kabilesi) emellerine ulaşamadan keder ve üzüntüleriyle birlikte geri çevirdi. Müminleri yok etme arzularında muzaffer olamadılar. Allah, onlarla yapılan savaşta gönderdiği rüzgâr ve indirdiği melekler ile Müminlere yetti. Yüce Allah mutlak güç sahibidir, hiçbir kimse O'na galip gelemez. Ancak O, her şeye galip gelen ve (düşmanlarını) rezil rüsva edendir.
Aynı olay: Hendek (Ahzâb) Gazvesi · Aynı kıssa: Hendek Gazvesi · Aynı kıssa: Asr-ı Saâdet — Hz. Muhammed Dönemi
(18-19) Şüphesiz Allah içinizden, savaştan alıkoyanları ve kardeşlerine, "Bize gelin" diyenleri biliyor. Size katkıda cimri davranarak savaşa pek az…
Aynı olay: Hendek (Ahzâb) Gazvesi · Aynı kıssa: Hendek Gazvesi · Aynı kıssa: Asr-ı Saâdet — Hz. Muhammed Dönemi
Ey iman edenler! Allah'ın size olan nimetini hatırlayın. Hani (düşman) ordular üzerinize gelmişti de biz onların üzerine bir rüzgar ve göremediğiniz…
Aynı olay: Hendek (Ahzâb) Gazvesi · Aynı kıssa: Hendek Gazvesi · Aynı kıssa: Asr-ı Saâdet — Hz. Muhammed Dönemi
Hani onlar size hem üst tarafınızdan hem alt tarafınızdan gelmişlerdi. Hani gözler kaymış ve yürekler ağızlara gelmişti. Siz de Allah'a karşı çeşitli…
Aynı kök: نيل (12 geçiş) · Aynı kök: غيظ (11 geçiş)
Medine halkı ve onların çevresinde bulunan bedevilere, Allah'ın Resulünden geri kalmak, kendi canlarını onun canından üstün tutmak yaraşmaz. Çünkü…
Aynı kıssa: Asr-ı Saâdet — Hz. Muhammed Dönemi · Aynı kök: عزز (120 geçiş) · Ortak kavram: İzzet
Allah, bunu size sırf bir müjde olsun ve kalpleriniz bununla yatışsın diye yaptı. Yardım ve zafer ancak mutlak güç sahibi, hüküm ve hikmet sahibi…
Aynı kıssa: Asr-ı Saâdet — Hz. Muhammed Dönemi · Aynı kök: عزز (120 geçiş) · Ortak kavram: İzzet
Allah bunu, sadece bir müjde olsun ve onunla kalpleriniz yatışsın diye yapmıştı. Yoksa yardım ancak Allah katındandır. Şüphesiz Allah, mutlak güç…
Aynı kıssa: Asr-ı Saâdet — Hz. Muhammed Dönemi · Aynı kök: عزز (120 geçiş) · Ortak kavram: İzzet
Eğer siz ona (Peygamber'e) yardım etmezseniz, (biliyorsunuz ki) inkar edenler onu iki kişiden biri olarak (Mekke'den) çıkardıkları zaman, ona bizzat…
Aynı kök: قوي (42 geçiş) · Aynı kök: عزز (120 geçiş) · Ortak kavram: İzzet
(Helak) emrimiz geldiğinde Salih'i ve beraberindeki iman etmiş olanları tarafımızdan bir rahmetle helaktan ve o günün rezilliğinden kurtardık.…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Allah o kâfirleri hiçbir menfaate ulaşamadan öfkeleri ile geri çevirmişti. Savaş (konusun)da Allah(ın yardımı), müminlere yeter. Allah kuvvetlidir, güçlüdür.
Allah, kinleri yüzünden küfre gömülenleri geri püskürtmüş, ellerine hiçbir şey geçmemiştir; zira Allah mü'minlere savaşta da yeter: ve zaten Allah eşsiz bir kuvvet, mutlak bir izzet sahibidir.
Allah, böylece, hakikati inkara şartlanmış olanları bütün öfke ve hiddetleri içinde yüzüstü bıraktı; onlar hiçbir fayda elde edemediler, çünkü savaşta müminler(i korumay)a Allah'ın yardımı yetti, gördüler ki Allah güçlüdür ve kudret sahibidir.
Allah, hakikat bilgisini inkar edenleri bir hayra nail olmaksızın kendi hışımları ile defetti! Allah, savaşta iman edenlere yeterli geldi. . . Allah Kaviyy'dir, Aziyz'dir.
Allah, inkar edenleri kin ve öfkeleriyle geri çevirdi, onlar hiçbir hayra varamadılar. Savaşta Allah (yardımcı ve zafer nasib edici olarak) mü'minlere yetti. Allah çok güçlüdür, üstün ve galib olandır.
Allah, o inkâr edenleri hiçbir fayda elde edemeden öfkeleri ile geri çevirdi. Allah(ın yardımı) savaşla müminlere yetti. Allah güçlüdür, mutlak galiptir.
Allah, nankörlük edenleri, öfkeleriyle geri çevirdi; hiçbir yarar elde edemediler. Allah, inananları da savaştan uzak tuttu. Çünkü Allah, Kudretlidir; Üstündür.
Allah, inkar edenleri, kinleriyle birlikte geri çevirdi. Onlar hiçbir başarı elde edemediler. Savaşta, inananlara Allah yeter. Allah çok kuvvetlidir; çok güçlüdür.
ALLAH inkarcıları öfkeleriyle birlikte elleri boş olarak geri çevirdi. ALLAH böylece iman edenleri savaştan esirgedi. ALLAH Güçlüdür, Üstündür.
ALLAH inkarcıları öfkeleriyle birlikte elleri boş olarak geri çevirdi. ALLAH böylece inananları savaştan esirgedi. ALLAH Güçlüdür, Üstündür.
Hem Allah o kafirleri elleri hiçbir hayra ermeksizin öfkeleriyle defetti. Ve bu şekilde Allah müminlere savaş hakkında yetiverdi. Allah çok güçlüdür, üstündür.
Allah hem o kafirleri hiçbir hayra elleri irmeksizin gayzleriyle def'etti ve bu suretle Allah, mü'minlere kıtalin hakkından geliverdi ve Allah, kaviy, aziz bulunuyor
Kafirleri bir yarar elde etmeden kinleriyle geri çevirdi. Ve Allah, Mü'minlere savaşta yeterli geldi. Allah, Mutlak Güç Sahibi'dir, Mutlak Üstün Olan'dır.
Kafirleri bir yarar elde etmeden kinleriyle geri çevirdi. Ve Allah, Mü'minlere savaşta yeterli geldi. Allah, Mutlak Güç Sahibi'dir, Mutlak Üstün Olan'dır.
Allah, gerçeği yalanlayan nankörleri hiçbir yarar elde etmeden kinleriyle geri çevirdi. Ve Allah, inananlara savaşta yeterli geldi. Allah, Mutlak Güç Sahibi'dir, Mutlak Üstün Olan'dır.
Tanrı, küfredenleri kin ve öfkeleriyle geri çevirdi, onlar hiçbir hayra varamadılar. Savaşta Tanrı (yardımcı ve zafer nasib edici olarak) inançlılara yetti. Tanrı çok güçlüdür, üstün ve galib olandır.
Allah, o kafirleri hiçbir hayra eremedikleri halde öfkeleriyle red (ve def) etdi. Allah, muhaarebe (hususunda) mü'minlere elverdi. Allah kavidir, (her şey'e) gaalibdir.
Allah, küfredenleri kinleriyle geri çevirdi. Ve hiç bir hayra nail olmadılar. Allah, savaşta mü'minlere yetti. Ve Allah; Kavi, Aziz olandır.
(23-27) Müminlerden öyle adamlar var ki, Allah’a verdikleri söze sadıktırlar, onlardan kimileri adadığını gerçekleştirmiştir kimi de beklemektedir , herhangi bir değiştirmeyle değişmediler. Allah doğruları , doğrulukları dolayısıyla mükafatlandıracaktır, dilerse de münafıklara azap edecektir yahut vazgeçmelerini kabul edecektir , muhakkak ki Allah bağışlayandır ve esirgeyendir. Allah, öfkeleri nedeniyle kafirleri, hayra eriştirmeden geri reddetti , savaş konusunda Allah müminlere yeterlidir , Allah sağlam dır saygıdeğerd ir. Ehli kitaptan onların arkalarında durup destek verenleri kalelerinden indirdi, kalplerine şüphe saldı / attı. (Ya doğruysa tedirginliği) bir bölümünü öldürüyorsunuz, bir bölümünü esir alıyorsunuz, onların yerlerine, yurtlarına, mallarına ve ayak dahi basmadığınız yerlerine varis oldunuz , Allah her şeyi güç yetirip ayarlayandır. (Rayb: şüphe doğru olmadığına dair delil belki olabilir, Şekk: kuşku, ya doğruysa tedirginliği, Mirye; tereddüt)
Allah kâfirleri hiçbir hayır elde etmeksizin öfkeleri ile geri çevirdi. Allah, savaşta Müminlere kâfi geldi. Allah; kuvvetlidir, mutlak güç sahibidir.
Allah, inkar edenleri öfkeleriyle geri çevirdi; hiçbir hayra eremediler. Allah savaşta (rüzgar ve meleklerin yardımıyle) mü'minlere yetti. Allah güçlüdür, üstündür.
Allah, kafirlik edenleri (düşman kuvvetlerini) öfkeleriyle geri döndürdü. Hiçbir şey elde edemediler. Savaşta müminlere Allah yeter dipnot 1 . Allah güçlüdür, daima üstündür.
Allah, gerçekleri görmezlikten gelen düşman kuvvetlerini, ellerine bir şey geçiremeden, kin ve nefretleri icerisinde geri çevirdi, çatışma sırasında da Allah'ın yardımı müminlere yetti. Allah güçlüdür, işini başarır.
Allah, kâfirleri, öfkeleri içinde geri çevirdi. Hayra/zafere ulaşamadılar. Savaşta Allah, müminlere yetti. Çünkü Allah çok güçlüdür, çok kuvvetlidir.
Allah, kafirleri, öfkeleri içinde geri çevirdi. Zafere ulaşamadılar. Savaşta Allah, müminlere yetti. Çünkü Allah güçlüdür, galiptir.
Allah, küfre sapanları öfkeleriyle yüz geri etti; hiçbir hayra ulaşamadılar. Allah, çarpışma sırasında müminler için yeterli oldu. Allah Kavi'dir, Aziz'dir.
And Allah drove back the infidels, in the rage of their distemper, who failed to accomplish their intended end and Allah spared the votaries the fighting and averted the imminent disaster. Allah has always been Qwiyun (Omnipotent) and Azizun (Almighty).
God sent back the disbelievers along with their rage- they gained no benefit–– and spared the believers from fighting. He is strong and mighty.
And Allah turned back the Unbelievers for (all) their fury: no advantage did they gain; and enough is Allah for the believers in their fight. And Allah is full of Strength, able to enforce His Will.
Allah sent back the unbelievers empty-handed, their hearts seething with rage. Allah sufficed the believers in their fight. Allah is Most Powerful, Most Mighty.
Allah sent back those who were kafir in their rage without their achieving any good at all. Allah made saved the muminun from having to fight. Allah is Most Strong, Almighty.
And Allâh drove back those who disbelieved in their rage: they gained no advantage (booty). Allâh sufficed for the believers in the fighting (by sending against the disbelievers a severe wind and troops of angels). And Allâh is Ever All-Strong, All-Mighty.
Allah sent back the faithless in their rage, without their attaining any advantage, and Allah spared the faithful of fighting, and Allah is all-strong, all-mighty.
And Allâh drove the disbelievers back (from Madînah and they turned back) with fire of rage (and full of spite for the Muslims); they gained no good. And Allâh sufficed the believers in (their) fighting. Allâh is Ever Powerful, All-Mighty.
And God sent back those that were unbelievers in their rage, and they attained no good; God spared the believers of fighting. Surely God is All-strong, All-mighty.
[See how] God made the disbelievers army to retreat while in rage without any gain. God Himself was enough [to fight against them for] for the believers. Indeed God is the Most Powerful, the Almighty [only one sand storm of Him and a mighty army looses the ground!]
And God drove back the misbelievers in their rage; they gat no advantage;- God was enough for the believers in the fight, for God is strong, mighty!
God drove back those who rejected with their rage, they left empty handed. God thus spared those who acknowledge any fighting. God is Powerful, Noble.
God hath driven back the infidels in their wrath: They obtained no advantage; and God was a sufficient protector unto the faithful in battle; for God is strong and mighty.
That Allah may reward the truthful for their truth, and punish the hypocrites if He please or relent towards them (mercifully); surely Allah is Forgiving, Merciful.
And Allah turned back (the ones) who disbelieved in their rage; they attained no charity, and Allah was a sufficient (protector) to the believers from fighting. And Allah has been Ever-Powerful, Ever-Mighty.
And Allah repulsed the disbelievers in their wrath; they gained no good. Allah averted their attack from the believers. Allah is ever Strong, Mighty.
God drove the unbelievers back in their fury, and they gained no advantage. God was sufficient (to help) the believers in the battle. God is all-powerful and all-mighty.
Thus, for all their fury, God repulsed those who were bent on denying the truth; no advantage did they gain, since God was enough to [protect] the believers in battle - seeing that God is most powerful, almighty;
And Allah drove back the disbelievers in their rage, totally empty-handed. And Allah spared the believers from fighting. For Allah is All-Powerful, Almighty.
And God drove back those who disbelieved with their rage, they left empty handed. God thus spared the believers any fighting. God is Powerful, Noble.
GOD repulsed those who disbelieved with their rage, and they left empty-handed. GOD thus spared the believers any fighting. GOD is Powerful, Almighty.
And Allah repelled those who disbelieved, in their rage, not having obtained any good. And sufficient was Allah for the believers in battle, and ever is Allah Powerful and Exalted in Might.
And God repelled those who ignored warning in their wrath — they have not attained to good; and God sufficed the believers in the fight; and God is strong and exalted in might.
And Allah repulsed the disbelievers in their fury; they gained no advantage. Allah sufficed the believers against the attack. For, Allah is Strong,
And Allah drove back the unbelievers in spite of their anger: They did not gain any advantage; And Allah is enough for the believers in fight. And Allah is Full of Strength (Qh'avi), All Mighty (Aziz).
Allah has turned back the disbelievers with all their rage, having achieved no good; and Allah sufficed the believers against fighting. And Allah is Powerful, Mighty.
And God drove back those who disbelieved with their rage, they left empty handed. God thus spared the believers any fighting. God is Powerful, Noble.