Ahzâb suresi

Ahzâb suresi, 24. ayet

Ahzâb suresi, 24. ayet. لِّيَجْزِىَ ٱللَّهُ ٱلصَّٰدِقِينَ بِصِدْقِهِمْ وَيُعَذِّبَ ٱلْمُنَٰفِقِينَ إِن شَآءَ أَوْ يَتُوبَ عَلَيْهِمْ إِنَّ ٱللَّهَ كَانَ غَفُورًا رَّحِيمًا

liyecziye-llâhu-ṣṣâdiḳîne biṣidḳihim veyü`aẕẕibe-lmünâfiḳîne in şâe ev yetûbe `aleyhim. inne-llâhe kâne gafûrar raḥîmâ.

Diyanet İşleri

Bunun böyle olması Allah'ın, doğruları, doğrulukları sebebiyle mükafatlandırması, dilerse münafıklara azap etmesi yahut onların tövbesini kabul etmesi içindir. Şüphesiz Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Ahzâb 21–27 · surenin 24. ayeti / 73
  1. Ahzâb 21

    Andolsun, Allah'ın Resulünde sizin için; Allah'a ve ahiret gününe kavuşmayı uman, Allah'ı çok zikreden kimseler için güzel bir örnek vardır.

  2. Ahzâb 22

    Mü'minler, düşman birliklerini görünce, "İşte bu, Allah'ın ve Resulünün bize vaad ettiği şeydir. Allah ve Resulü doğru söylemişlerdir" dediler. Bu, onların ancak imanlarını ve teslimiyetlerini artırmıştır.

  3. Ahzâb 23

    Mü'minlerden öyle adamlar vardır ki, Allah'a verdikleri söze sadık kaldılar. İçlerinden bir kısmı verdikleri sözü yerine getirmiştir (şehit olmuştur). Bir kısmı da (şehit olmayı) beklemektedir. Verdikleri sözü asla değiştirmemişlerdir.

  4. 24

    Bunun böyle olması Allah'ın, doğruları, doğrulukları sebebiyle mükafatlandırması, dilerse münafıklara azap etmesi yahut onların tövbesini kabul etmesi içindir. Şüphesiz Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.

  5. Ahzâb 25

    Allah, inkar edenleri, hiçbir hayra ulaşmaksızın kin ve öfkeleriyle geri çevirdi. Allah, savaşta mü'minlere kafi geldi. Allah, kuvvetlidir, mutlak güç sahibidir.

  6. Ahzâb 26

    Allah, kitap ehlinden olup müşriklere yardım edenleri kalelerinden indirdi ve kalplerine büyük bir korku saldı. Siz onların bir kısmını öldürüyor, bir kısmını da esir ediyordunuz.

  7. Ahzâb 27

    Allah, sizi onların topraklarına, yurtlarına, mallarına ve henüz ayak basmadığınız topraklara varis kıldı. Allah, her şeye hakkıyla gücü yetendir.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

24. “Çünkü Allah sadık olanları” sözlerinde, hallerinde, Allah’a karşı davranışlarında, içlerinin ve dışlarının aynı oluşunda “sadakatleri sebebi ile mükâfatlandıracak...” Nitekim Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: “Bugün doğruların doğruluklarının kendilerine fayda vereceği gündür. Onlar için orada ebedi kalmak üzere altlarından ırmaklar akan cennetler vardır...” (el-Maide, 5/119)

Yani bizim takdir etmiş olduğumuz bu fitne, sınav ve sarsıntılar, kimin doğru ve sadık olduğunun, kimin de yalancı olduğunun ortaya çıkartılması içindir.

Yüce Allah doğru ve sadık olanları doğrulukları sebebi ile mükâfatlandıracak, buna karşılık “münafıklara da” fitnelerin baş göstermesi sırasında kalpleri ve amelleri değişikliğe uğrayıp Allah’a verdikleri sözlerine bağlı kalmayanları da “dilerse” onların hidâyete ermelerini dilemeyerek; aksine onların hayırsız kimseler olduğunu bildiğinden böyle bir muvaffakiyetten onları mahrum bırakmak suretiyle “azap edecek yahut da” tevbe ve Allah’a dönmeye onları muvaffak kılmak sureti ile “tevbelerini kabul edecektir.” Ki Kerim olanın kereminden çokça görülen durum da budur. Bundan dolayı Yüce Allah, mağfirete, lütuf ve ihsana delâlet eden iki mübarek ismi ile âyet-i kerimeyi sona erdirmiştir: “Şüphesiz Allah çok bağışlayıcıdır, pek merhametlidir.”

O, kendi aleyhlerine aşırıya giden günahkârların günahlarını gerçek anlamda tevbe etmeleri halinde -isyanları pek çok olsa dahi- bağışlayan Ğafûr’dur. Bu gibilerini tevbeye muvaffak kılıp daha sonra da tevbelerini kabul ederek, işledikleri günahları da örterek onlara merhamet eden Rahîm’dir.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Yüce Allah, Allah'a verdikleri söze sadık kalıp yerine getirenleri mükâfatlandırır. Dilerse sözlerini yerine getirmeyen münafıkların canlarını içinde bulundukları küfürden tövbe etmeden önce alır ve onlara azap eder ya da onları tövbe etmeye muvaffak kılarak tövbelerini kabul edip onları bağışlar. Şüphesiz Yüce Allah, günahlarından tövbe edenleri çokça bağışlayan ve onlara karşı çokça merhametli olandır.

Kelimeler

16 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. لِّيَجْزِىَ liyecziye mükafatladırsın kök: جزي
  2. ٱللَّهُ llahu Allah kök: اله
  3. ٱلصَّـٰدِقِينَ s-sadikine doğruları kök: صدق
  4. بِصِدْقِهِمْ bisidkihim doğruluklarıyle kök: صدق
  5. وَيُعَذِّبَ ve yuazzibe ve azabetsin kök: عذب
  6. ٱلْمُنَـٰفِقِينَ l-munafikine iki yüzlülere kök: نفق
  7. إِن in şayet
  8. شَآءَ şa'e dilerse kök: شيا
  9. أَوْ ev yahut
  10. يَتُوبَ yetube tevbelerini kabul buyursun kök: توب
  11. عَلَيْهِمْ ۚ aleyhim onlardan
  12. إِنَّ inne şüphesiz
  13. ٱللَّهَ llahe Allah kök: اله
  14. كَانَ kane kök: كون
  15. غَفُورًۭا gafuran çok bağışlayandır kök: غفر
  16. رَّحِيمًۭا rahimen çok esirgeyendir kök: رحم

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı olay: Hendek (Ahzâb) Gazvesi · Aynı kıssa: Hendek Gazvesi · Aynı kıssa: Asr-ı Saâdet — Hz. Muhammed Dönemi

    Hani münafıklar ve kalplerinde hastalık olanlar, "Allah ve Resulü bize, ancak aldatmak için vaadde bulunmuşlar" diyorlardı.

  • Aynı olay: Hendek (Ahzâb) Gazvesi · Aynı kıssa: Hendek Gazvesi · Aynı kıssa: Asr-ı Saâdet — Hz. Muhammed Dönemi

    Mü'minler, düşman birliklerini görünce, "İşte bu, Allah'ın ve Resulünün bize vaad ettiği şeydir. Allah ve Resulü doğru söylemişlerdir" dediler. Bu,…

  • Aynı olay: Hendek (Ahzâb) Gazvesi · Aynı kıssa: Hendek Gazvesi · Aynı kıssa: Asr-ı Saâdet — Hz. Muhammed Dönemi

    Mü'minlerden öyle adamlar vardır ki, Allah'a verdikleri söze sadık kaldılar. İçlerinden bir kısmı verdikleri sözü yerine getirmiştir (şehit…

  • Aynı kök: توب (87 geçiş) · Aynı kök: نفق (111 geçiş) · Ortak kavram: Tevbe

    Allah, münafık erkeklere ve münafık kadınlara, Allah'a ortak koşan erkeklere ve Allah'a ortak koşan kadınlara azap etmek; mü'min erkeklerin ve mü'min…

  • Aynı kök: نفق (111 geçiş) · Aynı kök: جزي (118 geçiş) · Ortak kavram: İnfak

    Allah yolunda küçük, büyük bir harcama yapmazlar ve bir vadiyi katetmezler ki (bunlar), Allah'ın, yaptıklarının daha güzeliyle kendilerini…

  • Aynı kıssa: Asr-ı Saâdet — Hz. Muhammed Dönemi · Aynı kök: توب (87 geçiş) · Ortak kavram: Tevbe

    Bu işte senin yapacağın bir şey yoktur. Allah, ya tövbelerini kabul edip onları affeder, ya da zalim olduklarından dolayı onlara azap eder.

  • Aynı kıssa: Asr-ı Saâdet — Hz. Muhammed Dönemi · Aynı kök: توب (87 geçiş) · Ortak kavram: Tevbe

    Sonra Allah, bunun ardından yine dilediği kimsenin tövbesini kabul eder. Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.

  • Aynı kıssa: Asr-ı Saâdet — Hz. Muhammed Dönemi · Aynı kök: توب (87 geçiş) · Ortak kavram: Tevbe

    (1-3) Allah'ın yardımı ve fetih (Mekke fethi) geldiğinde ve insanların bölük bölük Allah'ın dinine girdiğini gördüğünde, Rabbine hamd ederek tespihte…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

90 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Sonunda Allah doğru olanlara, doğruluklarına karşılık (ödül) verecektir; münafıklara dilerse azap edecek veya (tevbe ederlerse bu) tevbelerini kabul edecektir. Şüphesiz ki Allah çok bağışlayandır, çok merhametlidir.

Mustafa İslamoğlu

Neticede Allah sözüne sadık kalanların sadakatlerini ödüllendirmek, iki yüzlü davrananları da isterse cezalandırmak ya da (tevbe ederlerse) tevbelerini kabul etmek için (böyle yapmıştır): çünkü Allah zaten tarifsiz bir bağışlayıcıdır, eşsiz bir merhamet kaynağıdır.

Muhammed Esed

(İnsan bu tür sınamalara tabi tutulmaktadır ki) Allah, sadakat gösterenleri sözlerini tutmalarından dolayı ödüllendirsin, iki yüzlüleri de -dilerse- azaba çarptırsın yahut (pişmanlık duyarlarsa) tevbelerini kabul etsin; Şüphesiz Allah, çok bağışlayandır, rahmet sahibidir!

Ahmed Hulusi

Böylece Allah, sadıkları (doğrucuları - hakikati tasdik edenleri) sıdkların (saf samimi inanç) sonuçlarıyla cezalandıracak; münafıkları ise, dilerse azabı yaşatacak yahut onların tövbelerini gerçekleştirecek. . . Muhakkak ki Allah Ğafur'dur, Rahıym'dir.

Ali Bulaç

Çünkü Allah, (sözüne bağlı kalıp doğru olan) sadıkları sadakatlerinden dolayı mükafaatlandıracak, münafıkları da dilerse azablandıracak veya tevbe (nasib edip tevbe)lerini kabul edecektir. Şüphesiz Allah, çok bağışlayandır, çok esirgeyendir.

Ali Özek ve heyeti

Çünkü Allah sadâkat gösterenleri sadâkatları sebebiyle mükâfatlandıracak, münafıklara dilerse azap edecek yahut da (tevbe ederlerse) tevbelerini kabul edecektir. Allah, şüphesiz çok bağışlayıcıdır; çok merhametlidir.

Ali Rıza Safa

Allah, doğruyu söyleyenlere, doğruluklarının karşılığını verecektir. İkiyüzlüleri ise dilerse cezalandıracak veya pişmanlıklarını kabul edecektir. Kuşkusuz, Allah, Sınırsız Bağışlayandır; Merhametlidir.

Bayraktar Bayraklı

Allah, o doğru kişileri doğruluklarından dolayı ödüllendirecek ve münafıkları da dilerse cezalandıracak veya tövbelerini kabul edecektir. Şüphesiz Allah çok bağışlayıcıdır; çok merhamet sahibidir.

Edip Yüksel

ALLAH böylece doğruları doğrulukları ile ödüllendirir. İkiyüzlüleri de dilerse cezalandırır veya tövbelerini kabul eder. ALLAH Bağışlayandır, Rahimdir.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

ALLAH böylece doğruları doğrulukları ile ödüllendirir. İkiyüzlüleri de dilerse cezalandırır veya tevbelerini kabul eder. ALLAH Bağışlayandır, Rahimdir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Çünkü Allah doğrulara, doğrulukları ile mükafat verecek, münafıklara da dilerse azap edecek veya tevbe nasip edecek. Şüphe yok ki Allah çok bağışlayan, çok merhamet edendir.

Elmalılı Hamdi Yazır

Çünkü Allah, sadıklara sadakatleriyle mükafat edecek, münafıklara da dilerse azab veya tevbe verecek, şübhe yok ki Allah bir gafur rahim bulunuyor

Erhan Aktaş

Allah, doğru kimseleri, doğruluklarından dolayı ödüllendirecek, Münafıkları, dilerse cezalandıracak veya tevbelerini kabul edecektir. Kuşkusuz Allah, Çok Bağışlayıcı'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Allah, doğru kimseleri, doğruluklarından dolayı ödüllendirecek, münafıkları, dilerse cezalandıracak veya tevbelerini kabul edecektir. Kuşkusuz Allah, Çok Bağışlayıcı'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Allah, doğru kimseleri, doğruluklarından dolayı ödüllendirecek, münafıkları, dilerse cezalandıracak veya tövbelerini kabul edecektir. Kuşkusuz Allah, Çok Bağışlayıcı'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.

Gültekin Onan

Çünkü Tanrı, (sözüne bağlı kalıp doğru olan) sadıkları sadakatlerinden dolayı mükafatlandıracak, münafıkları da dilerse azablandıracak veya tevbe (nasib edip tevbe)lerini kabul edecektir. Şüphesiz Tanrı, çok bağışlayandır, çok esirgeyendir.

Hasan Basri Çantay

Çünkü Allah saadık olanları sadakatları sebebiyle mükafatlandıracak, münafıkları da dilerse azablandıracak, yahud onlara tevbe nasıyb edecekdir. Şübhe yok ki Allah çok yarlığayıcı, cidden esirgeyicidir.

İbni Kesir

Çünkü Allah, doğruları doğruluklarıyla mükafatlandıracak, münafıkları da dilerse azablandıracak veya tevbelerini kabul edecektir. Muhakkak ki Allah, Gafur, Rahim olandır.

Mehmet Alagaş

(23-27) Müminlerden öyle adamlar var ki, Allah’a verdikleri söze sadıktırlar, onlardan kimileri adadığını gerçekleştirmiştir kimi de beklemektedir , herhangi bir değiştirmeyle değişmediler. Allah doğruları , doğrulukları dolayısıyla mükafatlandıracaktır, dilerse de münafıklara azap edecektir yahut vazgeçmelerini kabul edecektir , muhakkak ki Allah bağışlayandır ve esirgeyendir. Allah, öfkeleri nedeniyle kafirleri, hayra eriştirmeden geri reddetti , savaş konusunda Allah müminlere yeterlidir , Allah sağlam dır saygıdeğerd ir. Ehli kitaptan onların arkalarında durup destek verenleri kalelerinden indirdi, kalplerine şüphe saldı / attı. (Ya doğruysa tedirginliği) bir bölümünü öldürüyorsunuz, bir bölümünü esir alıyorsunuz, onların yerlerine, yurtlarına, mallarına ve ayak dahi basmadığınız yerlerine varis oldunuz , Allah her şeyi güç yetirip ayarlayandır. (Rayb: şüphe doğru olmadığına dair delil belki olabilir, Şekk: kuşku, ya doğruysa tedirginliği, Mirye; tereddüt)

Rowwad Tercüme Merkezi

Bunun böyle olması Allah’ın; doğruları, doğrulukları sebebiyle mükâfatlandırması, dilerse münafıklara azap etmesi yahut onların tevbesini kabul etmesi içindir. Şüphesiz Allah; çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.

Süleyman Ateş

Ki Allah doğruları, doğruluklarıyle mükafatladırsın, iki yüzlülere de dilerse azabetsin; yahut tevbelerini kabul buyursun. Şüphesiz Allah çok bağışlayandır, çok esirgeyendir.

Süleymaniye Vakfı

Bütün bunlar Allah'ın, sözlerine sadık kalanları sadakatleri sebebiyle ödüllendirmesi dipnot 1 ve gerek görürse dipnot 2 münafıklara azap etmesi veya tövbelerini kabul etmesi içindir. Allah, daima bağışlayan ve ikramı bol olandır.

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
  2. metne dön, dipnot 2
    Şae (شاء) fiili, "bir şey yapmak" anlamındaki şey (شيء) mastarından türemiştir. Allah'ın yapması o şeyi var etmesi, insanın yapması da o şey için gereken çabayı göstermesidir (Müfredat). Allah, her şeyi bir ölçüye göre var eder (Kamer 54/49, Ra'd 13/8). İmtihanla ilgili şeyleri iyi ve kötü diye ikiye ayırmıştır (Enbiya 21/35). Allah, herkesin doğru yolda olmasını ister (Nisa 4/26) ama sadece doğru şeyler yapanı doğru yolda sayar (Nur 24/46). Yaptığının doğru veya yanlış olduğunu da kişiye ilham eder. Onun için doğru davrananın içi rahat, yanlış davrananın içi de sıkıntılı olur (Şems 91/7-10). Buna göre şae (شاء) fiilinin öznesi Allah olursa "gerekeni yaptı veya yarattı", insan olursa "gerekeni yaptı" anlamında olur. Allah insanlara, tercihlerine göre davranma hürriyeti vermeseydi hiç kimse yanlış bir şey yapamaz ve imtihan diye bir şey de olmazdı (Nahl 16/93). Yanlış kader anlayışını imanın bir esası gibi İslam'a yerleştirmek isteyenler, büyük bir çarpıtma yaparak şae (شاء) fiiline irade yani isteme ve dileme anlamı vermiş; bunu, tefsirlere hatta sözlüklere bile yerleştirerek birçok ayetin mealini bozmuşlardır. Bkz: https://www.suleymaniyevakfi.org/akaid-arastirmalari/kuranda-sey-mesiet-irade-ve-fitrat.html

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Bu Allah'ın, doğruları doğrulukları sebebiyle ödüllendirmesi ve kanununa göre ikiyüzlüleri cezalandırması veya tevbelerini kabul etmesi içindir. Allah'ın bağışlaması çok, ikramı boldur.

Şaban Britch

Allah, sözünü yerine getirenleri doğruluklarıyla ödüllendirir ve münafıkları da dilerse cezalandırır, dilerse tevbelerini kabul eder. Allah, çok bağışlayıcıdır, çok merhametlidir.

Şaban Piriş

Allah, sözünü yerine getirenleri, doğruluklarıyla ödüllendirir ve münafıkları da dilerse cezalandırır, dilerse tevbelerini kabul eder. Allah, bağışlayıcıdır, merhametlidir.

Yaşar Nuri Öztürk

Çünkü Allah, doğru sözlülere doğruluklarının karşılığını verecek. İkiyüzlülere de dilerse azap edecek. Belki de onlara tövbe nasip edecek. Allah Gafur'dur, Rahim'dir.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Allah justly rewards the faithful with what is commensurate with their conduct which is in accordance with divine standard and He justly punishes the hypocrites if He will or forgives and absolves them from His debt if He will for Allah has always been Ghafurun and Rahimun.

Abdul Haleem

[Such trials are ordained] so that God may reward the truthful for their honesty and punish the hypocrites, if He so wills, or He may relent towards them, for God is forgiving and merciful.

Abdullah Yusuf Ali

That Allah may reward the men of Truth for their Truth, and punish the Hypocrites if that be His Will, or turn to them in Mercy: for Allah is Oft-Forgiving, Most Merciful.

Abul A'la Maududi

(All this is) in order that Allah may reward the truthful for their truthfulness, and either punish the hypocrites or, if He so wills, accept their repentance. Verily Allah is Most Pardoning, Most Compassionate.

Aisha Bewley

So that Allah might recompense the sincerely true for their sincerity and punish the hypocrites, if He wills, or turn towards them. Allah is Ever-Forgiving, Most Merciful.

Al-Hilali & Khan

That Allâh may reward the men of truth for their truth (i.e. for their patience at the accomplishment of that which they covenanted with Allâh), and punish the hypocrites, if He wills, or accept their repentance by turning to them (in Mercy). Verily, Allâh is Oft-Forgiving, Most Merciful.

Ali Quli Qarai

that Allah may reward the true for their truthfulness, and punish the hypocrites, if He wishes, or accept their repentance. Indeed Allah is all-forgiving, all-merciful.

Amatul Rahman Omar

(The Muslims were granted victory in this battle) so that Allâh may reward the truthful for their having been true (to their covenant) and that He may punish the hypocrites or turn to them in mercy whichever pleases Him. Allâh is Great Protector (against faults), Ever Merciful.

Arthur John Arberry

that God may recompense the truthful ones for their truthfulness, and chastise the hypocrites, if He will, or turn again unto them. Surely God is All-forgiving, All-compassionate.

Bijan Moeinian

[All these difficult situations are meant so that] God may reward the sincere believers and to punish the hypocrites; although He [has left the door of repentance open so that He] may accept their repentance. Indeed God is the Most Forgiving, the Most Merciful.

E. Henry Palmer

That God might reward the truthful for their truth, and punish the hypocrites if He please, or turn again towards them;- verily, God is forgiving, merciful!

Edip-Layth

That God may recompense the truthful for their truthfulness, and punish the hypocrites if He so wills, or accepts their repentance. God is Forgiver, Compassionate.

George Sale

That God may reward the just performers of their covenant for their fidelity; and may punish the hypocritical, if He pleaseth, or may be turned unto them; for God is ready to forgive, and merciful.

Hamid S. Aziz

Of the believers are men who are true to the covenant which they made with Allah: so of them is he who accomplished his vow, and of them is he who yet waits, and they have not changed in the least.

Mahmoud Ghali

That Allah may recompense the sincere ones for their sincerity, and torment the hypocrites, in case He (so) decides, or relent towards them. Surely Allah has been Ever-Forgiving, Ever-Merciful.

Marmaduke Pickthall

That Allah may reward the true men for their truth, and punish the hypocrites if He will, or relent toward them (if He will). Lo! Allah is Forgiving, Merciful.

Mohamed Ahmed - Samira

That God may recompense the truthful for their truthfulness, and punish the hypocrites or relent towards them, as He will. God is surely forgiving and kind.

Muhammad Asad

[Such trials are imposed upon man] so that God may reward the truthful for having been true to their word, and cause the hypocrites to suffer - if that be His will - or [if they repent,] accept their repentance: for, verily, God is indeed much-forgiving, a dispenser of grace!

Mustafa Khattab

˹It all happened˺ so Allah may reward the faithful for their faithfulness, and punish the hypocrites if He wills or turn to them ˹in mercy˺. Surely Allah is All-Forgiving, Most Merciful.

Progressive Muslims

That God may recompense the truthful for their truthfulness, and punish the hypocrites if He so wills, or accepts their repentance. God is Forgiver, Merciful.

Rashad Khalifa

GOD will surely recompense the truthful for their truthfulness, and will punish the hypocrites, if He so wills, or redeem them. GOD is Forgiver, Most Merciful.

Sahih International

That Allah may reward the truthful for their truth and punish the hypocrites if He wills or accept their repentance. Indeed, Allah is ever Forgiving and Merciful.

Sam Gerrans

That God might reward the truthful for their truthfulness, and punish the waverers, if He wills, or relent towards them; God is forgiving and merciful.

Shabbir Ahmed

That Allah may reward the truthful for having been true to their word, and cause the hypocrites to suffer - or accept their repentance according to His Laws. Verily, Allah is Forgiving, Merciful. (33:8).

Syed Vickar Ahamed

So that Allah may reward the men of truth for their Truth, and punish the hypocrites (who hide the truth), if that was His Will, or accept their repentance and turn to them: Verily, Allah is Often Forgiving (Ghafoor), Most Merciful (Raheem).

Taqi Usmani

(All this happened) so that Allah may give reward to the truthful ones for their truthfulness, and punish the hypocrites, if He so wills, or accept their repentance. Surely, Allah is Most-Forgiving, Very- Merciful.

The Monotheist Group

That God may recompense the truthful for their truthfulness, and punish the hypocrites if He so wills, or accepts their repentance. God is Forgiver, Merciful.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Ahzâb suresi, 24. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Ahzâb suresi, 24. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Ahzâb suresi, 24. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩