Ahzâb suresi

Ahzâb suresi, 5. ayet

Ahzâb suresi, 5. ayet. ٱدْعُوهُمْ لِـَٔابَآئِهِمْ هُوَ أَقْسَطُ عِندَ ٱللَّهِ فَإِن لَّمْ تَعْلَمُوٓا۟ ءَابَآءَهُمْ فَإِخْوَٰنُكُمْ فِى ٱلدِّينِ وَمَوَٰلِيكُمْ وَلَيْسَ عَلَيْكُمْ جُنَاحٌ فِيمَآ أَخْطَأْتُم بِهِۦ وَلَٰكِن مَّا تَعَمَّدَتْ قُلُوبُكُمْ وَكَانَ ٱللَّهُ غَفُورًا رَّحِيمًا

üd`ûhüm liâbâihim hüve aḳseṭu `inde-llâh. feil lem ta`lemû âbâehüm feiḫvânüküm fi-ddîni vemevâlîküm. veleyse `aleyküm cünâḥun fîmâ aḫṭa'tüm bihî velâkim mâ te`ammedet ḳulûbüküm. vekâne-llâhü gafûrar raḥîmâ.

Diyanet İşleri

Onları babalarına nispet ederek çağırın. Bu, Allah katında daha (doğru ve) adaletlidir. Eğer babalarını bilmiyorsanız, onlar sizin din kardeşleriniz ve dostlarınızdır. Hata ile yaptığınız bir işte size hiçbir günah yoktur. Fakat kasten yaptığınız şeylerde size günah vardır. Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Ahzâb 2–8 · surenin 5. ayeti / 73

Konu Evlatlık meselesi ve peygamberlerden alınan söz Ahzâb 1–8 3

  1. Ahzâb 2

    Rabbinden sana vahyolunana uy. Şüphesiz Allah, yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.

  2. Ahzâb 3

    Allah'a tevekkül et, vekil olarak Allah yeter.

  3. Ahzâb 4

    Allah, hiçbir adamın içine iki kalp koymamıştır. Kendilerine zıhar yaptığınız eşlerinizi de anneleriniz yapmamıştır. Yine evlatlıklarınızı da öz çocuklarınız (gibi) kılmamıştır. Bu, sizin ağızlarınızla söylediğiniz (fakat gerçekliği olmayan) sözünüzdür. Allah ise gerçeği söyler ve doğru yola iletir.

  4. 5

    Onları babalarına nispet ederek çağırın. Bu, Allah katında daha (doğru ve) adaletlidir. Eğer babalarını bilmiyorsanız, onlar sizin din kardeşleriniz ve dostlarınızdır. Hata ile yaptığınız bir işte size hiçbir günah yoktur. Fakat kasten yaptığınız şeylerde size günah vardır. Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.

  5. Ahzâb 6

    Peygamber, mü'minlere kendi canlarından daha önce gelir. Onun eşleri de mü'minlerin analarıdır. Aralarında akrabalık bağı olanlar, Allah'ın Kitab'ına göre, (miras konusunda) birbirleri için (diğer) mü'minlerden ve muhacirlerden daha önceliklidirler. Ancak dostlarınıza bir iyilik yapmanız başka. Bu (hüküm) Kitap'ta yazılıdır.

  6. Ahzâb 7

    Hani biz peygamberlerden sağlam söz almıştık. Senden, Nuh'tan, İbrahim, Musa ve Meryem oğlu İsa'dan da. Evet biz, onlardan sapa sağlam bir söz almıştık.

  7. Ahzâb 8

    (Allah, bunu) doğru kimseleri doğruluklarından hesaba çekmek için (yapmıştır.) Kafirlere de elem dolu bir azap hazırlamıştır.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

5. “Onları” yani evlat edindiğiniz kimseleri onların gerçek “babalarına nispet ederek çağırın. Bu Allah katında daha âdildir.” Daha doğru ve daha uygundur.

“Eğer” gerçek “babalarını bilmiyorsanız onlar, din kardeşleriniz ve dostlarınızdır.” Yani bunlar, Allah’ın dininde sizin kardeşleriniz ve bu yolla sizin dostlarınız olan kimselerdir. O bakımdan onları gerçek iman kardeşliği ile ve bu esas üzere dostlukla çağırın.

Onları evlat edinenlere nispet ederek çağırmayı terk etmek, kesin bir emirdir ve böyle bir şey yapmak caiz değildir. Öz babalarına nispet ederek çağırmaya gelince eğer babalarının kim oldukları biliniyor ise onlara nispet edilerek çağırılmalıdırlar. Şâyet babalarının kim oldukları bilinmiyor ise onlar hakkında bilinenle yetinilmelidir. Bu ise din kardeşliği ve din üzere dostluktur. Sakın babalarını bilmeyişiniz, onları kendilerini evlat edinenlere nispet ederek çağırmanıza mazeret olur, zannetmeyesin. Çünkü bu konudaki sakınca, bu bilmeyiş ile ortadan kalkmaz.

Sizden herhangi bir kimse dili sürçüp yanlışlıkla “yaptığınız hatalardan dolayı” onu evlat edinen kimseye nispet edip çağırması sebebi ile “size bir günah yoktur.” Bundan dolayı sorumluluk söz konusu değildir. Yahut gerçekte babası olmamakla birlikte zahiren babası olduğu bilinen kimseye nispet ederek o şahsı çağıracak olursanız, hata ile olması halinde, bunda bir vebal yoktur. “Ama bile bile yaptıklarınız (böyle değildir).” Kasten caiz olmayan sözleri söylemenizden ötürü sizi sorumlu tutacaktır.

“Allah çok bağışlayıcıdır, pek merhametlidir.” Günahlarınızı bağışlamış ve size merhamet etmiştir. Çünkü geçmişte yaptıklarınızdan dolayı sizi cezalandırmamıştır. Yaptığınız hataları da müsamaha ile karşılamıştır. Din ve dünyanızı ıslah eden hükümleri sizlere açıklaması da size olan merhametindendir. Bu sebeple Yüce Rabbimize hamd-ü senâlar olsun.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Evlatlarınız olduğunu iddia ettiğiniz üvey evlatlarınızı gerçek babalarına nispet edin. Onların babalarına nispet edilmesi Allah katında adaletli olandır. Eğer kendilerine nispet edeceğiniz babalarının kim olduğunu bilmiyorsanız, onlar sizin din kardeşleriniz ve azat ettiğiniz hür kimselerdir. Onlardan birine "Ey kardeşim!" ya da "Ey amcamın oğlu!" diye seslenin. Sizden birisi hata edip, unutarak evlatlık edinilen çocuğu evlat edinen kimseye nispet ederse; bunda o kimse için bir günah yoktur. Fakat bunu kasıtlı olarak söylerseniz günaha girersiniz. Şüphesiz Yüce Allah; tövbe eden kullarını çokça bağışlayan, onlara karşı çok merhametli olandır. Öyle ki, yaptıkları hatadan onları sorumlu tutmaz.

Kelimeler

28 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. ٱدْعُوهُمْ ad'uhum onları çağırın kök: دعو
  2. لِـَٔابَآئِهِمْ liabaihim babalarına nisbetle kök: ابو
  3. هُوَ huve bu
  4. أَقْسَطُ eksetu daha adaletlidir kök: قسط
  5. عِندَ inde yanında kök: عند
  6. ٱللَّهِ ۚ llahi Allah kök: اله
  7. فَإِن fein eğer
  8. لَّمْ lem
  9. تَعْلَمُوٓا۟ tea'lemu bilmiyorsanız kök: علم
  10. ءَابَآءَهُمْ aba'ehum babalarını kök: ابو
  11. فَإِخْوَٰنُكُمْ feihvanukum onlar sizin kardeşlerinizdir kök: اخو
  12. فِى fi
  13. ٱلدِّينِ d-dini dinde kök: دين
  14. وَمَوَٰلِيكُمْ ۚ ve mevalikum ve dostlarınızdır kök: ولي
  15. وَلَيْسَ veleyse ve yoktur kök: ليس
  16. عَلَيْكُمْ aleykum size
  17. جُنَاحٌۭ cunahun bir günah kök: جنح
  18. فِيمَآ fima yaptığınızda
  19. أَخْطَأْتُم ehta'tum yanılarak kök: خطا
  20. بِهِۦ bihi bu konuda
  21. وَلَـٰكِن velakin fakat vardır
  22. مَّا ma
  23. تَعَمَّدَتْ teammedet bile bile yaptığında kök: عمد
  24. قُلُوبُكُمْ ۚ kulubukum kalblerinizin kök: قلب
  25. وَكَانَ ve kane ve kök: كون
  26. ٱللَّهُ llahu Allah kök: اله
  27. غَفُورًۭا gafuran çok bağışlayandır kök: غفر
  28. رَّحِيمًا rahimen çok esirgeyendir kök: رحم

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: قسط (25 geçiş) · Aynı kök: جنح (34 geçiş) · Aynı kök: ليس (89 geçiş)

    Ey iman edenler! Belli bir süre için birbirinize borçlandığınız zaman bunu yazın. Aranızda bir yazıcı adaletle yazsın. Yazıcı, Allah'ın kendisine…

  • Aynı kök: قسط (25 geçiş) · Aynı kök: دين (101 geçiş) · Ortak kavram: Adalet

    De ki: "Rabbim adaleti emretti. Her secde yerinde yüzlerinizi (O'na) doğrultun. Dini Allah'a has kılarak O'na ibadet edin. Sizi başlangıçta yarattığı…

  • Aynı kök: جنح (34 geçiş) · Aynı kök: اخو (96 geçiş) · Aynı kök: ليس (89 geçiş)

    Köre güçlük yoktur, topala güçlük yoktur, hastaya da güçlük yoktur. Kendi evlerinizde veya babalarınızın evlerinde veya annelerinizin evlerinde veya…

  • Aynı kök: قسط (25 geçiş) · Aynı kök: دين (101 geçiş) · Ortak kavram: Adalet

    Allah, sizi, din konusunda sizinle savaşmamış, sizi yurtlarınızdan da çıkarmamış kimselere iyilik etmekten, onlara adil davranmaktan men etmez.…

  • Aynı kök: اخو (96 geçiş) · Aynı kök: دين (101 geçiş) · Aynı kök: ابو (117 geçiş)

    Allah, size, çocuklarınız(ın alacağı miras) hakkında, erkeğe iki dişinin payı kadarını emreder. (Çocuklar sadece) ikiden fazla kız iseler, (ölenin…

  • Aynı kök: ليس (89 geçiş) · Aynı kök: دين (101 geçiş) · Ortak kavram: Adalet

    Dinlerini oyun ve eğlence edinenleri ve dünya hayatı kendilerini aldatmış olanları bırak. Hiç kimsenin kazandığı yüzünden mahrumiyete sürüklenmemesi…

  • Aynı kök: جنح (34 geçiş) · Aynı kök: اخو (96 geçiş) · Aynı kök: ابو (117 geçiş)

    Peygamberin hanımlarına, babalarından, oğullarından, erkek kardeşlerinden, erkek kardeşlerinin oğullarından, kız kardeşlerinin oğullarından, mü'min…

  • Aynı kök: خطا (22 geçiş) · Aynı kök: دين (101 geçiş) · Ortak kavram: Din

    "O, hesap gününde, hatalarımı bağışlayacağını umduğumdur."

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

86 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Onları (evlatlıklarınızı, kendi) babaları(nın adıyla) çağırın! Allah katında en doğrusu budur. Babalarını bilmiyorsanız, (bu takdirde) onlar, din kardeşleriniz ve dostlarınızdır. Yanlışlıkla yaptıklarınızda size vebal yoktur fakat kalplerinizin kastettiği(nde vebal vardır). dipnot 1 Allah çok bağışlayandır, çok merhametlidir.

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Kalbin kazanımları hakkında bkz. Bakara 2:225, 283; Nahl 16:22, 106.

Mustafa İslamoğlu

(Şu halde evlatlıkları) babalarına nisbet ederek çağırın, bu Allah katında daha hakkaniyetli bir davranıştır; eğer babalarının kim olduğunu bilmiyorsanız, zaten unutmayın ki onlar sizin din kardeşleriniz ve dostlarınızdır; bu konudaki yanılgılardan dolayı size bir vebal yoktur; fakat asıl kalbinizdeki kasıt (belirleyicidir): zaten Allah tarifsiz bir bağışlayıcı, eşsiz bir merhamet kaynağıdır.

Muhammed Esed

(Evlatlık aldığınız çocuklara gelince,) onları (gerçek) babalarının isimleri ile çağırın! Bu, Allah nezdinde daha adaletli (bir davranış)tır; eğer babalarının kim olduğunu bilmiyorsanız, onları din kardeşleriniz ve arkadaşlarınız (olarak görün). Ama bu konuda yanılırsanız bir günah işlemiş olmazsınız, (asıl önemli olan) kalplerinizden geçendir, çünkü Allah gerçekten çok bağışlayıcıdır, rahmet kaynağıdır.

Ahmed Hulusi

Onlara (evlatlık aldıklarınıza), babalarına nispetle hitap edin. . . Bu, Allah indinde daha adaletlidir. Eğer onların babalarını bilmiyorsanız, bu durumda onlar, sizin dinde kardeşleriniz ve dostlarınızdır. . . Hata yaptığınız şeyde üzerinize bir suç yoktur. . . Fakat kasıtlı düşünerek yaptıklarınız hariç. . . Allah Ğafur'dur, Rahıym'dir.

Ali Bulaç

Onları (evlat edindiklerinizi) babalarına nisbet ederek çağırın; bu, Allah katında daha adildir. Eğer babalarını bilmiyorsanız artık onlar, dinde sizin kardeşleriniz ve dostlarınızdır. Hata olarak yaptıklarınızda ise, sizin için bir sakınca (bir vebal) yoktur. Ancak kalplerinizin kasıt gözeterek (taammüden) yaptıklarınızda vardır. Allah, bağışlayandır, esirgeyendir.

Ali Özek ve heyeti

Onları (evlât edindiklerinizi kendi) babalarına nispet ederek çağırın. Allah yanında en doğrusu budur. Eğer babalarının kim olduğunu bilmiyorsanız, bu takdirde onları din kardeşleriniz ve görüp gözettiğiniz kimseler olarak kabul edin. Yanılarak yaptıklarınızda size vebal yok; fakat kalplerinizin bile bile yöneldiğinde günah vardır. Allah, çok bağışlayıcıdır; çok merhametlidir.

Ali Rıza Safa

Onları, babalarının ismiyle çağırın. Böylesi, Allah'ın katında daha adaletlidir. Babalarını bilmiyorsanız, artık, din kardeşleriniz ve dostlarınız olurlar. Yürekleriniz kasıtlı olarak yaptıklarınızın dışında, yanlışlıkla yaptıklarınızda size suç yoktur. Çünkü Allah, Sınırsız Bağışlayandır; Merhametlidir.

Bayraktar Bayraklı

Evlatlıklarınızı öz babaları adına çağrınız! Allah katında en doğru olan budur. Eğer babalarının kim olduğunu bilmiyorsanız, bu takdirde onları din kardeşleriniz ve görüp gözettiğiniz kimseler olarak kabul ediniz. Yanılarak yaptıklarınızda size günah yoktur; ama kalplerinizin bile bile yöneldiğinde günah vardır. Allah bağışlayandır; merhamet edendir.

Edip Yüksel

Onları, öz babalarıyla bağlarını kesmeyecek biçimde çağırın. Bu davranış, ALLAH katında daha doğrudur. Babalarını bilmiyorsanız, o zaman onlar sizin din kardeşlerinizdir ve ailenizin bireyleridir. Kasıtlı olarak yaptıklarınız bir yana, yanılarak yaptığınız şeylerde size bir sorumluluk yoktur. ALLAH Bağışlayandır, Rahimdir.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Onları, öz babalarıyla bağlarını kesmeyecek biçimde çağırın. Bu davranış, ALLAH katında daha doğrudur. Babalarını bilmiyorsanız, o zaman onlar sizin din kardeşlerinizdir ve ailenizin bireyleridir. Kasıtlı olarak yaptıklarınız bir yana, yanılarak yaptığınız şeylerde size bir sorumluluk yoktur. ALLAH Bağışlayandır, Rahimdir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Onları (evlatlıklarınızı) babalarına nisbet ederek çağırınız. Allah katında o daha doğrudur; eğer babalarını bilmiyorsanız dinde kardeşleriniz ve dostlarınızdır. Bununla beraber hata ettiklerinizde üzerinize bir günah yoktur. Fakat kalplerinizin kasdettiğinde (günah) vardır. Allah günahları örten, çok merhamet edendir.

Elmalılı Hamdi Yazır

Onları babaları namına çağırınız, Allah yanında o daha doğrudur, eğer babalarını bilmiyorsanız dinde kardeşleriniz ve yaranınız, (mevaliniz)dirler, bununla beraber hata ettiklerinizde üzerinize bir günah yoktur ve lakin kalblerinizin teammüd ettiğinde vardır, hem Allah gafur, rahim bulunuyor.

Erhan Aktaş

Onları dipnot 1 babalarına nispetle çağırın. dipnot 2 Bu Allah'ın yanında daha hakkaniyetlidir. Eğer babalarını bilmiyorsanız, artık onlar dinde kardeşleriniz ve sorumluluklarını üstlendiğiniz kimselerdir. Bilinçli olarak yaptığınız şeyler dışında, yanlışlıkla yaptıklarınızda sizin için bir günah yoktur. Allah, Çok Bağışlayıcı'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Himayeniz altında olanları.
  2. metne dön, dipnot 2
    Çağırdığınız zaman babalarının adıyla çağırın.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Onları dipnot 1 babalarına nispetle çağırın. dipnot 2 Bu Allah'ın yanında daha hakkaniyetlidir. Eğer babalarını bilmiyorsanız, artık onlar dinde kardeşleriniz ve sorumluluklarını üstlendiğiniz kimselerdir. Bilinçli olarak yaptığınız şeyler dışında, yanlışlıkla yaptıklarınızda sizin için bir günah yoktur. Allah, Çok Bağışlayıcı'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Himayeniz altında olanları.
  2. metne dön, dipnot 2
    Çağırdığınız zaman babalarının adıyla çağırın.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Onları dipnot 1 babalarına nispet edin. dipnot 2 Bu Allah'ın yanında daha adilcedir. Eğer babalarını bilmiyorsanız, artık onlar dinde kardeşleriniz ve sorumluluklarını üstlendiğiniz kimselerdir. Bilinçli olarak yaptığınız şeyler dışında, yanlışlıkla yaptıklarınızda sizin için bir günah yoktur. Allah, Çok Bağışlayıcı'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Evlatlıklarınızı.
  2. metne dön, dipnot 2
    Babalarının kim olduğunu onlara açıklayın ve çağırdığınız zaman babalarının adıyla çağırın.

Gültekin Onan

Onları (evlat edindiklerinizi) babalarına nisbet ederek çağırın; bu, Tanrı katında daha adildir. Eğer babalarını bilmiyorsanız artık onlar, dinde sizin kardeşleriniz ve dostlarınızdır. Hata olarak yaptıklarınızda ise, sizin için bir sakınca (bir vebal) yoktur. Ancak kalplerinizin kasıt gözeterek (taammüden) yaptıklarınızda vardır. Tanrı, bağışlayandır, esirgeyendir.

Hasan Basri Çantay

Onları babalarına nisbetle çağırın. Bu, Allah indinde daha doğrudur. Eğer babalarını (n kim olduğunu) bilmiyorsanız o halde (esasen) dinde kardeşleriniz (olmakla beraber) dostlarınızdır da. Hataa etdiklerinizde ise üstünüze bir vebal yokdur. Fakat kalblerinizin (kasd ve) teammüd etdiğinde (vebal) vardır. Allah çok yarlığayıcı, çok esirgeyicidir.

İbni Kesir

Onları babalarına nisbet ederek çağırın. Allah katında en doğru olan budur. Eğer babalarını bilmezseniz; o takdirde, onlar sizin din kardeşleriniz ve dostlarınızdır. Kalbinizden kasdederek yaptıklarınız dışında hatalarınızda size bir vebal yoktur. Ve Allah; Gafur, Rahim olandır.

Mehmet Alagaş

(4-5) Allah bir adamın içinde iki kalp yaratmamıştır. Zıhar yaptığınız eşlerinizden / zevcelerinizden anneleriniz yapmamıştır. (Zıhar yapılan kadın annesi olmuyordu artık zevcesi de olamıyordu, bir başkası ile evlenemiyordu, evli sayılıyordu.) Evlatlıklarınızı da oğullarınız yapmamıştır , bunlar sadece ağızlarınızdan çıkan sözlerinizdir , Allah ise gerçeği / hakkı söyler, O, yola iletir / kılavuzluk eder. Onları / (evlatlıkları) babalarının adları ile çağırın, (evlatlık Zeyd b. Harise’dir, Zeyd b. Muhammed olmamıştır.) bu Allah katında daha adildir, eğer babalarını bilmiyorsanız onlar sizin kardeşlerinizdir, dostlarınızdır. Onlar hakkında bir hatanız olursa üzerinize bir günah yoktur , lakin kalplerinizin niyet ederek / taammüden yaptıklarından dolayı günah kazanırsınız, Allah bağışlayandır, esirgeyendir.

Rowwad Tercüme Merkezi

Evlatlıkları, babalarına nispet ederek çağırın. Bu, Allah katında daha adaletlidir. Eğer onların babalarını bilmiyorsanız, artık onlar sizin din kardeşleriniz ve dostlarınızdır. Hata ile yaptığınız bir işte size hiçbir günah yoktur. Fakat kasten yaptığınız şeylerde size günah vardır. Allah; çokça bağışlayandır, çokça merhamet edendir.

Süleyman Ateş

Onları babalarının adına bağlayarak çağırın; bu, Allah yanında daha adaletlidir. Eğer babalarını bilmiyorsanız, onlar sizin din kardeşleriniz ve dostlarınızdır. Yanılarak yaptığınızda size bir günah yok, fakat kalblerinizin bile bile yaptığında günah vardır. Allah çok bağışlayan, çok esirgeyendir.

Süleymaniye Vakfı

Onları babalarına nisbet ederek isimlendirin dipnot 1 . Allah katında düzgün olan odur. Babalarını bilmiyorsanız onlar din kardeşleriniz ve yakın dostlarınızdır. Hata yaptığınız bir konuda size günah yoktur ama kalpten kasıtlı olarak yaptığınız öyle değildir. Allah, daima bağışlayan ve ikramı bol olandır.

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bir çocuğun evlatlık olduğu ve -biliniyorsa- kimin soyundan olduğu, çocuğun kendisinden ve toplumdan saklanmamalı, açıkça bildirilmelidir.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Evlatlıklarınızı babalarının adıyla çağırın, Allah katında doğru olan budur. Babalarını bilmiyorsanız onlar din kardeşleriniz ve dostlarınızdır. Yürekten kasıtlı olarak yapmadıktan sonra hata ile söylediğiniz sözlerden dolayı size bir günah yoktur. Allah, bağışlar ve ikram eder.

Şaban Britch

Evlatlıkları, babalarına nispet ederek çağırın, bu Allah katında adalete daha yakındır. Eğer onların babalarını bilmiyorsanız, artık onlar sizin din kardeşleriniz ve dostlarınızdır. Yanılarak yaptıklarınızda size günah yok; fakat kalplerinizin kasıtlı olarak yaptıkları böyle değildir. Allah, çokça bağışlayandır, çokça merhamet edendir.

Şaban Piriş

Evlatlıkları, babalarına nisbet ederek çağırın, bu Allah katında daha doğrudur. Eğer onların babalarını bilmiyorsanız, artık onlar sizin din kardeşleriniz ve yardımcılarınızdır. Bu konuda bir hata yapmışsanız, size günah yoktur. Fakat, kalplerinizin kasıtlı olarak yaptıkları böyle değildir. Allah, bağışlayan ve merhamet edendir.

Yaşar Nuri Öztürk

Evlatlıklarınızı öz babalarına nispet ederek çağırın! Böyle yapmanız Allah katında adalete daha uygundur. Eğer onların babalarını bilmiyorsanız, o takdirde onlar sizin din kardeşleriniz ve dostlarınızdır. Yanılarak işlediğiniz şeyde, üzerinize günah yoktur; fakat kalplerinizin kastetmiş oldukları müstesna. Ve Allah Gafur ve Rahim'dir.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Relate them to their fathers. This is a recourse sanctioned by Allah and if you do not know their fathers nor can you trace them, then they are members of your brotherhood and your co-religionists. You are absolved of what you erroneously did in the past but not of what you resolved where the guilt resided in the intention, but Allah has always been Ghafurun (Forgiving) and Rahimun (Merciful).

Abdul Haleem

Name your adopted sons after their real fathers: this is more equitable in God’s eyes––if you do not know who their fathers are [they are your] ‘brothers-in-religion’ and proteges. You will not be blamed if you make a mistake, only for what your hearts deliberately intend; God is most forgiving and merciful.

Abdullah Yusuf Ali

Call them by (the names of) their fathers: that is juster in the sight of Allah. But if ye know not their father's (names, call them) your Brothers in faith, or your maulas. But there is no blame on you if ye make a mistake therein: (what counts is) the intention of your hearts: and Allah is Oft-Returning, Most Merciful.

Abul A'la Maududi

Call your adopted sons after their true fathers; that is more equitable in the sight of Allah. dipnot 1 But if you do not know their true fathers, then regard them as your brethren in faith and as allies. dipnot 2 You will not be taken to task for your mistaken utterances, but you will be taken to task for what you say deliberately. dipnot 3 Allah is Most Forgiving, Most Compassionate. dipnot 4

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    The first reform introduced in connection with the implementation of this command was that Zaid, the adopted son of the Prophet (peace be upon him), began to be called Zaid bin Harithah, after his real father, instead of Zaid bin Muhammad. Bukhari, Muslim, Tirmidhi and Nasai have related this tradition from Abdullah bin Umar that in the beginning the people called him Zaid bin Muhammad. After the revelation of this verse they began calling him Zaid bin Harithah. Moreover, after this revelation it was forbidden that a person should assign his parentage to any other man than his own real father. Bukhari, Muslim and Abu Daud have related on the authority of Saad bin Abi Waqqas that the Prophet (peace be upon him) said: "Paradise is forbidden for the one who called himself son of another person than his own father." Other traditions bearing on the subject have been related in Ahadith, which have regarded this as a heinous sin.
  2. metne dön, dipnot 2
    That is, even in such a case it will not be right to ascribe the parentage of a person to someone else.
  3. metne dön, dipnot 3
    It means: there is no harm if a person is called a son out of love. Likewise, there is no sin if someone calls another one a mother, or a daughter, or sister or brother, etc. out of affection and regard, but if such a thing is said with the intention that the one being called so will be accorded the same status and position and rights and privileges as actually belong to these relations, it would certainly be objectionable and one will be held answerable for it."
  4. metne dön, dipnot 4
    That is, Allah has forgiven the errors already committed in this regard; no one will be called to account for them. Another meaning is: Allah does not call a people to account for actions done unintentionally. He will not punish a person for doing something which he did not do intentionally, although apparently it resembled a forbidden act.

Aisha Bewley

Call them after their fathers. That is closer to justice in Allah’s sight. And if you do not know who their fathers were then they are your brothers in the deen and people under your patronage. You are not to blame for any honest mistake you make but only for what your hearts premeditate. Allah is Ever-Forgiving, Most Merciful.

Al-Hilali & Khan

Call them (adopted sons) by (the names of) their fathers: that is more just with Allâh. But if you know not their father’s (names, call them) your brothers in faith and Mawâlîkum (your freed slaves). And there is no sin on you concerning that in which you made a mistake[1], except in regard to what your hearts deliberately intend. And Allâh is Ever Oft-Forgiving, Most Merciful.

Ali Quli Qarai

Call them after their fathers. That is more just with Allah. And if you do not know their fathers, then they are your brethren in the faith and your kinsmen. There will be no sin upon you for any mistake that you may make therein, barring what your hearts may premeditate. And Allah is all-forgiving, all-merciful.

Amatul Rahman Omar

Call them (- the adopted ones) after (the names of) their (real) fathers. This is more just and equitable in the sight of Allâh. But if you do not know (the names of) their fathers then (they are) your brothers-in-faith and your friends or wards. And no blame shall lie on you with regard to any mistake you may have unintentionally made (before) in such a case. But (you are accountable for) that which you wilfully and premeditatingly do. And Allâh is Great Protector, Ever Merciful.

Arthur John Arberry

Call them after their true fathers; that is more equitable in the sight of God. If you know not who their fathers were, then they are your brothers in religion, and your clients. There is no fault in you if you make mistakes, but only in what your hearts premeditate. God is All-forgiving, All-compassionate.

Bijan Moeinian

Call your adopted sons by their genetic father’s (family) name. If you do not know their last name, cal them as "My brothers in Islam". If you are careless in this domain you will not be considered as a sinner; God is indeed forgiving [of these little sins] and the Most Merciful.

E. Henry Palmer

Call them by their fathers' names; that is more just in God's sight; but if ye know not their fathers, then they are your brothers in religion and your clients. There is no crime against you for what mistakes ye make therein; but what your hearts do purposely - but God is ever forgiving and merciful.

Edip-Layth

Call them by their father's name. That is more just with God. But if you do not know their fathers, then, as your brothers in the system and members of your family. There is no sin upon you if you make a mistake in this respect; but you will be responsible for what your hearts deliberately intend. God is Forgiver, Compassionate.

George Sale

Call such as are adopted, the sons of their natural fathers: This will be more just in the sight of God. And if ye know not their fathers, let them be as your brethren in religion, and your companions: And it shall be no crime in you, that ye err in this matter; but that shall be criminal which your hearts purposely design; for God is gracious and merciful.

Hamid S. Aziz

Allah has not made for any man two heart within him; nor has He made your wives, whose backs you liken to the backs of your mothers (whom you have divorced) as your mothers, nor has He made those whom you assert to be your sons your real sons; these are the words of your mouths; and Allah speaks the truth and He guides to the (straight) way.

Mahmoud Ghali

Call them after their (true) fathers; (that) is more equitable in the Reckoning with Allah. Yet, in case you do not know their fathers, then they are your brothers in the religion, and your patronized (ones); and it is no fault in you in whatever mistakes you make, but (only) what your hearts premeditate. And Allah has been Ever-Forgiving, Ever-Merciful.

Marmaduke Pickthall

Proclaim their real parentage. That will be more equitable in the sight of Allah. And if ye know not their fathers, then (they are) your brethren in the faith, and your clients. And there is no sin for you in the mistakes that ye make unintentionally, but what your hearts purpose (that will be a sin for you). Allah is ever Forgiving, Merciful.

Mohamed Ahmed - Samira

Call them by the names of their fathers. This is the right course in the sight of God. If you do not know their fathers, they are then your brothers in religion and your friends. It will not be a sin if you make a mistake, unless you do so intentionally; for God is forgiving and kind.

Muhammad Asad

[As for your adopted children, ] call them by their [real] fathers’ names: this is more equitable in the sight of God; and if you know not who their fathers were, [call them] your brethren in faith and your friends. However, you will incur no sin if you err in this respect: [what really matters is] but what your hearts intend - for God is indeed much-forgiving, a dispenser of grace!

Mustafa Khattab

Let your adopted children keep their family names. That is more just in the sight of Allah. But if you do not know their fathers, then they are ˹simply˺ your fellow believers and close associates. There is no blame on you for what you do by mistake, but ˹only˺ for what you do intentionally. And Allah is All-Forgiving, Most Merciful.

Progressive Muslims

Name them by retaining their father's name. That is more just with God. But if you do not know their fathers, then, as your brothers in the system and members of your family. There is no sin upon you if you make a mistake in this respect; but you will be responsible for what your hearts deliberately intend. God is Forgiver, Merciful.

Rashad Khalifa

You shall give your adopted children names that preserve their relationship to their genetic parents. This is more equitable in the sight of GOD. If you do not know their parents, then, as your brethren in religion, you shall treat them as members of your family. You do not commit a sin if you make a mistake in this respect; you are responsible for your purposeful intentions. GOD is Forgiver, Most Merciful.

Sahih International

Call them by [the names of] their fathers; it is more just in the sight of Allah. But if you do not know their fathers - then they are [still] your brothers in religion and those entrusted to you. And there is no blame upon you for that in which you have erred but [only for] what your hearts intended. And ever is Allah Forgiving and Merciful.

Sam Gerrans

Call them by their fathers; it is more equitable in the sight of God. But if you know not their fathers, then are they your brethren in doctrine and your allies. And you do no wrong in what you offended therein; but what your hearts intended[...]. And God is forgiving and merciful.

Shabbir Ahmed

Name your adopted children after their fathers; that is more just in the Sight of Allah. And if you do not know who their fathers were, then they are your brothers, sisters and friends in Faith. (You shall treat them as family members). There is no blame on you for an unintentional mistake. What counts is the intention of your hearts, for Allah is Forgiving, Merciful.

Syed Vickar Ahamed

Call them by (the names of) their fathers: That is more correct in the Sight of Allah. But if you do not know their fathers (names, then call them) your brothers in faith, or your freed helpers. And there is no sin on you if you made a mistake. Except unless your hearts willfully intended: And Allah is Often-Returning (Ghafoor), Most Merciful (Raheem).

Taqi Usmani

Call them by (the name of) their (real) fathers; It is more equitable in the sight of Allah. And if you do not know their fathers, then they are your brothers in faith and your friends. There is no sin on you in the mistake you make, but in that which you do with intention of your heart; and Allah is Most-Forgiving, Very-Merciful.

The Monotheist Group

Name them by their fathers. That is more just with God. But if you do not know their fathers, then, name them as your brothers in the system and your patrons. There is no sin upon you for what mistake you make in this respect; but you will be responsible for what your hearts deliberately intend. God is Forgiver, Merciful.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Ahzâb suresi, 5. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Ahzâb suresi, 5. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Ahzâb suresi, 5. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩