Ahzâb suresi

Ahzâb suresi, 8. ayet

Ahzâb suresi, 8. ayet. لِّيَسْـَٔلَ ٱلصَّٰدِقِينَ عَن صِدْقِهِمْ وَأَعَدَّ لِلْكَٰفِرِينَ عَذَابًا أَلِيمًا

liyes'ele-ṣṣâdiḳîne `an ṣidḳihim. vee`adde lilkâfirîne `aẕâben elîmâ.

Diyanet İşleri

(Allah, bunu) doğru kimseleri doğruluklarından hesaba çekmek için (yapmıştır.) Kafirlere de elem dolu bir azap hazırlamıştır.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Ahzâb 5–11 · surenin 8. ayeti / 73

Konu Evlatlık meselesi ve peygamberlerden alınan söz Ahzâb 1–8 3

  1. Ahzâb 5

    Onları babalarına nispet ederek çağırın. Bu, Allah katında daha (doğru ve) adaletlidir. Eğer babalarını bilmiyorsanız, onlar sizin din kardeşleriniz ve dostlarınızdır. Hata ile yaptığınız bir işte size hiçbir günah yoktur. Fakat kasten yaptığınız şeylerde size günah vardır. Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.

  2. Ahzâb 6

    Peygamber, mü'minlere kendi canlarından daha önce gelir. Onun eşleri de mü'minlerin analarıdır. Aralarında akrabalık bağı olanlar, Allah'ın Kitab'ına göre, (miras konusunda) birbirleri için (diğer) mü'minlerden ve muhacirlerden daha önceliklidirler. Ancak dostlarınıza bir iyilik yapmanız başka. Bu (hüküm) Kitap'ta yazılıdır.

  3. Ahzâb 7

    Hani biz peygamberlerden sağlam söz almıştık. Senden, Nuh'tan, İbrahim, Musa ve Meryem oğlu İsa'dan da. Evet biz, onlardan sapa sağlam bir söz almıştık.

  4. 8

    (Allah, bunu) doğru kimseleri doğruluklarından hesaba çekmek için (yapmıştır.) Kafirlere de elem dolu bir azap hazırlamıştır.

  5. Ahzâb 9

    Ey iman edenler! Allah'ın size olan nimetini hatırlayın. Hani (düşman) ordular üzerinize gelmişti de biz onların üzerine bir rüzgar ve göremediğiniz ordular göndermiştik. Allah, yaptıklarınızı hakkıyla görmektedir.

  6. Ahzâb 10

    Hani onlar size hem üst tarafınızdan hem alt tarafınızdan gelmişlerdi. Hani gözler kaymış ve yürekler ağızlara gelmişti. Siz de Allah'a karşı çeşitli zanlarda bulunuyordunuz.

  7. Ahzâb 11

    İşte orada mü'minler denendiler ve şiddetli bir şekilde sarsıldılar.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 7–8. ayetler için yazılmıştır.

7. Yüce Allah, genel olarak bütün peygamberlerden ve özellikle de burada sözü edilen beş peygamberden oluşan “ulu’l-azm” diye bilinen (azim sahibi) peygamberlerden oldukça sağlam ve pekiştirilmiş bir söz almış olduğunu haber vermektedir. Bu ise Allah’ın dinini gereği gibi uygulamak ve yolunda cihad etmek üzere alınmış bir sözdür. Önceki peygamberler bu yolda ilerlemişlerdir. Bu, onların efendileri ve en faziletlileri Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem ile peygamberlik sona erinceye kadar böylece devam etmiştir. Allah, bu buyrukta da bütün insanlara bu peygamberlere uymalarını emretmektedir.

8. Yüce Allah, peygamberleri de onlara tâbi olanları da bu sağlam sözün gereğini eksiksiz bir şekilde yerine getirip getirmediklerine, bu sözlerine sadık kalıp kalmadıklarına dair sorgulayacaktır. Samimi olarak bağlı kalmışlarsa onları Naim cennetleri ile mükâfatlandıracaktır. Eğer kâfir olmuşlarsa onları can yakıcı bir azapla cezalandıracaktır. Nitekim Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: “Müminler arasında Allah’a vermiş oldukları sözde, içtenlikle sebat gösteren nice yiğitler vardır.” (el-Ahzâb, 33/22)

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Allah; peygamberlerden bu sapasağlam sözü; resullerden doğruluklarını sormak, kâfirler aleyhine delil kullanmak için almıştır. Yüce Allah, kendini ve resullerini yalanlayan kâfirler için kıyamet günü elem dolu azap hazırlamıştır, o da cehennem ateşidir.

Kelimeler

8 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. لِّيَسْـَٔلَ liyesele sorması için kök: سال
  2. ٱلصَّـٰدِقِينَ s-sadikine doğrulara kök: صدق
  3. عَن an -ndan
  4. صِدْقِهِمْ ۚ sidkihim doğrulukları- kök: صدق
  5. وَأَعَدَّ ve eadde ve hazırlamıştır kök: عدد
  6. لِلْكَـٰفِرِينَ lilkafirine kafirler için kök: كفر
  7. عَذَابًا azaben bir azab kök: عذب
  8. أَلِيمًۭا elimen acıklı kök: الم

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: عدد (57 geçiş) · Aynı kök: الم (75 geçiş)

    O, dilediği kimseyi rahmetine sokar. Zalimlere ise elem dolu bir azap hazırlamıştır.

  • Aynı kök: عدد (57 geçiş) · Aynı kök: سال (129 geçiş)

    O, istediğiniz şeylerin hepsinden size verdi. Eğer Allah'ın nimetlerini saymaya kalkışsanız sayamazsınız. Şüphesiz insan çok zalimdir, çok nankördür.

  • Aynı kök: عدد (57 geçiş) · Aynı kök: سال (129 geçiş)

    Onlar, "Bir gün, ya da bir günden daha az bir süre kaldık. Hesap tutanlara sor" derler.

  • Aynı kök: الم (75 geçiş) · Ortak kavram: Sıdk (Doğruluk)

    Sadakalar hususunda gönüllü bağışta bulunan mü'minlerle, güçlerinin yettiğinden başkasını bulamayanları çekiştirip onlarla alay edenler var ya; işte…

  • Aynı kök: سال (129 geçiş) · Ortak kavram: Sıdk (Doğruluk)

    İyilik, yüzlerinizi doğu ve batı taraflarına çevirmeniz(den ibaret) değildir. Asıl iyilik, Allah'a, ahiret gününe, meleklere, kitap ve peygamberlere…

  • Aynı kök: سال (129 geçiş) · Ortak kavram: Sıdk (Doğruluk)

    "Bulunduğumuz kent halkına ve aralarında olduğumuz kervana da sor. Şüphesiz biz doğru söyleyenleriz."

  • Aynı kök: الم (75 geçiş)

    Kalplerinde münafıklıktan kaynaklanan bir hastalık vardır. Allah da onların hastalıklarını artırmıştır. Söyledikleri yalana karşılık da onlara elem…

  • Aynı kök: الم (75 geçiş)

    Ey iman edenler! "Ra'ina (bizi gözet)" demeyin, "unzurna (bize bak)" deyin ve dinleyin. Kafirler için acıklı bir azap vardır.

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

82 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

(Allah bu sözü), doğru kişilerin doğruluklarını sorgulasın diye (almıştı). Kâfirler için de elem verici bir azap hazırlamıştır.

Mustafa İslamoğlu

ta ki O, sözlerine sadık kalanların sadakatlerine buldukları karşılığın hesabını sorabilsin: zira O, inkarcılar için acıklı bir azap hazırlamıştır.

Muhammed Esed

ki, (zamanın bitiminde) O, bu hak davanın temsilcilerine hakikate sadık kalmalarını(n yeryüzünde nasıl bir karşılık gördüğünü) sorabilsin. Ve O, hakikati inkar edenlerin tümü için acı bir azap hazırlamıştır!

Ahmed Hulusi

Sadıklara sıdklarının gereği sorulsun (denensinler bu konuda) diye. . . Hakikat bilgisini inkar edenler için ise feci bir azap hazırlamıştır.

Ali Bulaç

Doğru olanlara doğruluk (ve bağlılık)larını (Allah'ın) sorması için. Kafirlere ise acı bir azab hazırlamıştır.

Ali Özek ve heyeti

Allah bu sözü doğruları doğruluklarıyla sorumlu kılmak için aldı. Kâfirler için de çok acıklı bir azap hazırladı.

Ali Rıza Safa

Doğru olanlara, doğruluklarını sorsun diye. Nankörlük edenlere ise acı bir ceza hazırlamıştır.

Bayraktar Bayraklı

Allah, o doğru kişilere ne söylediklerini soracaktır. Allah inkar edenler için de acıklı bir azap hazırlamıştır.

Edip Yüksel

Böylece doğrulardan doğruluklarını soracağız. İnkarcılar içinse acı bir azap hazırlamıştır.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Böylece doğrulardan doğruluklarını soracağız. İnkarcılar içinse acı bir azap hazırlamıştır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

(Bunu) doğrulara doğruluklarından sorması için (yaptı). Kafirler için ise acı bir azap hazırladık.

Elmalılı Hamdi Yazır

Sadıklara sadakatlerinden soracağı için, kafirler için ise elim bir azab hazırladık

Erhan Aktaş

Ki, doğru kimselere, doğruluklarını sorsun. dipnot 1 Ve Kafirlere de acı verecek bir azap hazırladı.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Sözüne bağlı kimselerin, sözlerine bağlılıklarını ortaya koysun.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Ki, doğru kimselere, doğruluklarını sorsun. dipnot 1 Ve Kafirlere dipnot 2 de acı verecek bir azap hazırladı.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Sözüne bağlı kimselerin, sözlerine bağlılıklarını ortaya koysun.
  2. metne dön, dipnot 2
    Kafir, gerçeğin üzerini örten, inançsız, inanmayan, güvenmeyen, kabul etmeyen, nankör kimse. Allah'ı ve vahyi reddeden. Küfr, İman'ın, emin olmanın, güvenmenin, onaylamanın karşıtıdır.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Ki, doğru kimselere, doğruluklarını sorsun. dipnot 1 Ve gerçeği yalanlayan nankörlere de acı verecek bir azap hazırladı.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Sözüne bağlı kimselerin, sözlerine bağlılıklarını ortaya koysun.

Gültekin Onan

Doğru olanlara doğruluk (ve bağlılık)larını (Tanrı'nın) sorması için. Kafirlere ise acı bir azab hazırlamıştır.

Hasan Basri Çantay

Taki (Allah) o saadıklara sadakatları sorsun. O kafirler için pek acıklı bir azab hazırladı.

İbni Kesir

Sadıklardan sadakatlarını sormak için. Ve O kafirlere elim bir azab hazırlamıştır.

Mehmet Alagaş

(6-8) Nebi, müminlere kendi nefislerinden daha önceliklidir ve eşleri de anneleridir. Allah’ın kitabında rahimdaş olduklarınızın bazıları bazılarına nazaran müminler ve muhacirlerden daha önceliklidir , siz dostlarınıza ancak, örfe uygun / tanınan bilinen bir şekilde davranabilirsiniz, bu, yazılmış kitapta böyleydi. Biz nebilerden bir vakit söz aldık, senden de söz aldık, Nuh’tan, İbrahim’den, Musa’dan, Meryem oğlu İsa’dan da söz aldık , sadıkların bağlılığını / sıdkını test etmek için onlardan zorlayıcı söz aldık, kafirler içinse acıtıcı bir azap hazırladık.

Rowwad Tercüme Merkezi

(Allah, bunu) doğru kimseleri doğruluklarından hesaba çekmek için (yapmıştır.) Kâfirlere de elem dolu bir azap hazırlamıştır.

Süleyman Ateş

(Böyle yaptık) Ki (Allah), o doğrulara doğruluklarından sorsun. Kafirlere de acı bir azab hazırlamıştır.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Bunu, sözlerini tutanların dürüstlüklerini (sadıkların sadakatlerini) sorgulamak için yaptık. Kafirlere de (verdiği sözü görmezden gelenlere) acıklı bir azaphazırladık dipnot 1

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Arap edebiyatında iltifat sanatı vardır. Anlatımı canlı tutmak ve konunun önemini vurgulamak için sözün akışı beklenmedik bir şekilde değiştirilerek üçüncü şahıstan birinci şahsa, ikinci şahıstan birinci veya üçüncü şahsa, birinci şahıstan ikinci veya üçüncü şahsa geçilir. Geçmiş zamandan şimdiki veya gelecek zamana; gelecek zamandan geçmiş zamana ya da geçmiş zamandan emir kipine geçiş yapılabilir. Türkçede bu sanat olmadığından bu gibi ifadeler bir Türk'ü şaşırtır. Bu sebeple burada bu sanat dikkate alınmamıştır. Önceki ayetin devamı olan bu ayette birinci şahıstan üçüncü şahsa geçildiğinden meal, bu geçiş yok sayılarak verilmiştir.

Şaban Britch

Allah (bu sözü), doğrulardan doğruluklarını sormak ve kâfirlere elim bir azap hazırlamak için almıştır.

Şaban Piriş

Doğrulara doğruluklarından sormak ve inkarcılara da acı bir azap hazırlamak için...

Yaşar Nuri Öztürk

Ki Allah, özüyle sözü bir olanlardan doğruluklarını sorsun. Küfre batmışlara ise korkunç bir azap hazırlamıştır.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

So that He questions in Day of Judgement the men of truth the Prophets, who were entrusted with His message and their peoples' response! Meantime He has put in readiness for the infidels a punishment which shall vex them with great physical and mental suffering.

Abdul Haleem

God will question [even] the truthful about their sincerity, and for those who reject the truth He has prepared a painful torment.

Abdullah Yusuf Ali

That (Allah) may question the (custodians) of Truth concerning the Truth they (were charged with): And He has prepared for the Unbelievers a grievous Penalty.

Abul A'la Maududi

so that (their Lord) may question the truthful about their truthfulness. dipnot 1 As for the unbelievers, He has kept a painful chastisement in store for them. dipnot 2

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    That is, Allah has not just taken the covenant but will also question as to how far it has been kept. Then only those who will have kept Allah's covenant faithfully, will be declared to be the truthful.
  2. metne dön, dipnot 2
    To understand the theme of (Ayats 1-8) fully, these should be read together with (Ayats 36-41 of this Surah).

Aisha Bewley

so that He would be able to question the sadiqun about their sincerity; and He has prepared a painful punishment for the kafirun.

Al-Hilali & Khan

That He may ask the truthful (Allâh’s Messengers and His Prophets) about their truth (i.e. the conveyance of Allâh’s Message that which they were charged with). And He has prepared for the disbelievers a painful torment (Hell-fire).

Ali Quli Qarai

so that He may question the truthful concerning their truthfulness. And He has prepared for the faithless a painful punishment.

Amatul Rahman Omar

(The Lord did it) so that He may let the truthful give expression to their truthfulness (-whether they were true to their covenant). And (whereas He will reward the true believers); He has in store a woeful punishment for the disbelievers.

Arthur John Arberry

that He might question the truthful concerning their truthfulness; and He has prepared for the unbelievers a painful chastisement.

Bijan Moeinian

So that the Lord may test the truthfulness of the believers and sentence the disbelievers to a painful punishment for their disobedience.

E. Henry Palmer

that He might ask the truth-tellers of their truth. But He has prepared for those who misbelieve a grievous woe.

Edip-Layth

So that the truthful may be asked about their truthfulness, and He has prepared for the ingrates a painful retribution.

George Sale

that God may examine the speakers of truth concerning their veracity: And He hath prepared a painful torment for the unbelievers.

Hamid S. Aziz

And when We made a covenant with the prophets and with you (Muhammad), and with Noah and Abraham and Moses and Jesus, son of Mary, We made with them a strong (solemn) covenant,

Mahmoud Ghali

That He might ask the sincere of their sincerity; and He has prepared for the disbelievers a painful torment.

Marmaduke Pickthall

That He may ask the loyal of their loyalty. And He hath prepared a painful doom for the unfaithful.

Mohamed Ahmed - Samira

(It was) so that God may ask the truthful of their sincerity. As for the infidels, He has prepared a painful punishment for them.

Muhammad Asad

so that [at the end of time] He might ask those men of truth as to [what response] their truthfulness [had received on earth]. And grievous suffering has He readied for all who deny the truth!

Mustafa Khattab

so that He may question these men of truth about their ˹delivery of the˺ truth. And He has prepared a painful punishment for the disbelievers.

Progressive Muslims

So that the truthful may be asked about their truthfulness, and He has prepared for the rejecters a painful retribution.

Rashad Khalifa

Subsequently, He will surely question the truthful about their truthfulness, and has prepared for the disbelievers (in this Quranic fact) a painful retribution.

Sahih International

That He may question the truthful about their truth. And He has prepared for the disbelievers a painful punishment.

Sam Gerrans

That He might question the truthful about their truthfulness; and He has prepared for the false claimers of guidance a painful punishment.

Shabbir Ahmed

That he might assign responsibility only to the truthful. And to warn that He has readied grievous suffering for the rejecters.

Syed Vickar Ahamed

That (Allah) may question the truthful ones about the Truth they (were to protect). And for the unbelievers, He has prepared a painful penalty.

Taqi Usmani

so that He (Allah) may ask the truthful ones about their truth. And He has prepared a painful punishment for the disbelievers.

The Monotheist Group

So that the truthful may be asked about their truthfulness, and He has prepared for the rejecters a painful retribution.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Ahzâb suresi, 8. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Ahzâb suresi, 8. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Ahzâb suresi, 8. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩