Mü'minûn suresi

Mü'minûn suresi, 113. ayet

Mü'minûn suresi, 113. ayet. قَالُوا۟ لَبِثْنَا يَوْمًا أَوْ بَعْضَ يَوْمٍ فَسْـَٔلِ ٱلْعَآدِّينَ

ḳâlû lebiŝnâ yevmen ev ba`ḍa yevmin fes'eli-l`âddîn.

Diyanet İşleri

Onlar, "Bir gün, ya da bir günden daha az bir süre kaldık. Hesap tutanlara sor" derler.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Mü'minûn 110–116 · surenin 113. ayeti / 118

Konu Ölüm, berzah, sûr ve hesap Mü'minûn 99–118 3

  1. Mü'minûn 110

    Siz ise onlarla alay ediyordunuz. O kadar ki onlar size beni anmayı unutturdu. Onlara hep gülüyordunuz.

  2. Mü'minûn 111

    Sabretmiş olmaları sebebiyle, bugün ben onları mükafatlandırdım. Şüphesiz onlar başarıya erenlerin ta kendileridir.

  3. Mü'minûn 112

    Allah, (inkarcılara) "Yeryüzünde kaç sene kaldınız?" diye sorar.

  4. 113

    Onlar, "Bir gün, ya da bir günden daha az bir süre kaldık. Hesap tutanlara sor" derler.

  5. Mü'minûn 114

    Allah, şöyle der: "Çok az bir zaman kaldınız. Keşke bunu (daha önce) bilmiş olsaydınız."

  6. Mü'minûn 115

    "Sizi boşuna yarattığımızı ve bize tekrar döndürülmeyeceğinizi mi sandınız?"

  7. Mü'minûn 116

    Gerçek hükümdar olan Allah, yücedir. O'ndan başka hiç ilah yoktur. O, şerefli ve yüce Arş'ın Rabbidir.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 112–114. ayetler için yazılmıştır.

112. “(Onlara:) “Siz yeryüzünde kaç yıl kaldınız?” buyuracak.” Yüce Allah, onları kınama anlamında, akılsız olduklarını belirtmek üzere onlara bu sözleri söyleyecektir. Çünkü onlar, dünyadaki bu kısacık süreleri zarfında kendilerini ilâhi gazap ve cezaya maruz bırakan her türlü kötülüğü kazandılar. Buna karşılık mü’minleri ebedi mutluluğa ve Rablerinin rızasına ulaştıran hayırları onlar kazanamadılar.

113. “Siz yeryüzünde kaç yıl kaldınız?” diye kendilerine sorulacak soruya: “Bir gün yahut daha az kaldık... diyecekler.” Bu sözleri, dünyadaki kalış sürelerini oldukça kısa kabul etmeleri kanaatine dayalıdır. Orada kısa bir süre kaldıklarını bu söz ifade eder; ancak bu, gerçekten dünyadaki kalış sürelerinin miktarını tayin etmez. Onlar “sayanlara sor” diyeceklerdir. Yani kaldığımız süreyi sayı olarak tespit edenlere sor. Kendileri ise bunu saymakla uğraşmalarına imkân tanımayacak bir meşguliyet ve bir azap içerisinde bulunacaklardır.

114. Onlara: Sizler kaldığınız süreyi miktarı ile ister tayin edin, ister etmeyin fark etmez. Zira “siz ancak pek az bir süre kaldınız. Bunu bir bilmiş olsaydınız…”

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Onlar şu sözleri ile cevap vererek: "Bir gün yahut bir günün bir kısmı kadar kaldık. Günleri ve ayları sayanlara sor." diyecekler.

Kelimeler

8 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. قَالُوا۟ kalu dediler kök: قول
  2. لَبِثْنَا lebisna kaldık kök: لبث
  3. يَوْمًا yevmen bir gün kök: يوم
  4. أَوْ ev yahut
  5. بَعْضَ bea'de bir kısmı kadar kök: بعض
  6. يَوْمٍۢ yevmin günün kök: يوم
  7. فَسْـَٔلِ feseli sor kök: سال
  8. ٱلْعَآدِّينَ l-aaddine sayanlara kök: عدد

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: لبث (31 geçiş) · Aynı kök: بعض (158 geçiş) · Aynı kök: سال (129 geçiş)

    Böylece biz, birbirlerine sorsunlar diye onları uyandırdık. İçlerinden biri: "Ne kadar kaldınız"? dedi. (Bir kısmı) "Bir gün, ya da bir günden az",…

  • Aynı kök: لبث (31 geçiş) · Aynı kök: عدد (57 geçiş)

    Allah, (inkarcılara) "Yeryüzünde kaç sene kaldınız?" diye sorar.

  • Aynı kök: لبث (31 geçiş) · Aynı kök: بعض (158 geçiş)

    Yahut altı üstüne gelmiş (ıpıssız duran) bir şehre uğrayan kimseyi görmedin mi? O, "Allah, burayı ölümünden sonra nasıl diriltecek (acaba)?" demişti.…

  • Aynı kök: عدد (57 geçiş) · Aynı kök: سال (129 geçiş)

    O, istediğiniz şeylerin hepsinden size verdi. Eğer Allah'ın nimetlerini saymaya kalkışsanız sayamazsınız. Şüphesiz insan çok zalimdir, çok nankördür.

  • Aynı kök: عدد (57 geçiş) · Aynı kök: سال (129 geçiş)

    (Allah, bunu) doğru kimseleri doğruluklarından hesaba çekmek için (yapmıştır.) Kafirlere de elem dolu bir azap hazırlamıştır.

  • Aynı kök: بعض (158 geçiş) · Aynı kök: سال (129 geçiş)

    Allah'ın, kiminizi kiminize üstün kılmaya vesile yaptığı şeyleri (haset ederek) arzu edip durmayın. Erkeklere kazandıklarından bir pay vardır.…

  • Aynı kök: بعض (158 geçiş) · Aynı kök: سال (129 geçiş)

    Birbirlerine yönelip sorarlar (çekişirler).

  • Aynı kök: بعض (158 geçiş) · Aynı kök: سال (129 geçiş)

    Derken birbirlerine yönelip sorarlar.

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

75 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mustafa İslamoğlu

Onlar cevap verecekler: "Bir gün ya da bir günden daha az; istersen bunu sayı bilenlere sor!"

Muhammed Esed

"Orada bir gün kaldık, yahut bir günden daha az; bunu (zamanı) saymasını bilenlere sor..." diye cevap verecekler.

Ahmed Hulusi

Dediler ki: "Bir gün ya da günün birazı kaldık. . . Sayanlara sor!"

Ali Bulaç

Dediler ki: "Bir gün ya da bir günün birazı kadar kaldık, sayanlara sor."

Ali Özek ve heyeti

«Bir gün veya günün bir kısmı kadar kaldık. İşte sayanlara sor» derler.

Ali Rıza Safa

Dediler ki: "Bir gün veya bir günden daha az; sayanlara sor!"

Bayraktar Bayraklı

"Bir gün veya günün bir kısmı kadar kaldık. İşte, sayanlara sor!" derler.

Edip Yüksel

"Bir gün veya günün bir kısmı kadar kaldık. Sayanlara sor" dediler.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

'Bir gün veya günün bir kısmı kadar kaldık. Sayanlara sor,' dediler.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Onlar: "Bir gün veya bir günün bir kısmı, sayanlara sor." derler.

Elmalılı Hamdi Yazır

Bir gün veya bir günün birazı, sayanlara sor derler

Erhan Aktaş

"Bir gün veya günün bir kısmı kadar kaldık. Hesabını tutanlara sor!" dediler.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

"Bir gün veya günün bir kısmı kadar kaldık. Hesabını tutanlara sor!" dediler.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

"Bir gün veya günün bir kısmı kadar kaldık. Hesabını tutanlara sor!" dediler.

Gültekin Onan

Dediler ki: "Bir gün ya da bir günün birazı kadar kaldık, sayanlara sor."

Hasan Basri Çantay

Dediler (diyecekler): "Bir gün, yahud bir günün bir kısmı (müddetle) kaldık. Sayanlara sor şimdi".

İbni Kesir

Bir gün veya daha az bir süre kaldık, sayanlara sor, dediler.

Mehmet Alagaş

(112-118) Dedi ki sene adedi olarak yer yüzünde ne kadar kaldınız? Dediler ki; bir gün yahut birkaç gün, sayanlara sor, Allah der ki azcık kaldınız, keşke siz bilseydiniz. Sizi abes olsun diye mi / boşuna mı yarattık? Böyle mi hesap ettiniz mi? / böyle mi değerlendiriyorsunuz? Siz kesinlikle bize geri döndürüleceksiniz. Allah yücedir egemendir / mülkiyet sahibidir gerçektir, Ondan başka ilah yoktur , Tahtın / Arşın Rabbidir, ikram edendir , k im Allah’tan başka hakkında bir delil olmayan ilaha dua ederse, Onun hesabı Al lah’ın yanında olacaktır , O’da kesinlikle kafirleri kurtuluşa erdirmez. Deki: Rabbim, bağışla, affet sen merhametlilerin en hayırlısısın. (Burhan: Delil beş türlüdür, her zaman doğru olan, her zaman yalan olan, doğruya daha yakın, yalana daha yakın, doğruya ve yalana her ikisine de eşit seviyede delil)

Rowwad Tercüme Merkezi

Onlar: “Bir gün yahut bir günün bir bölümü kadar eğlendik. Haydi sayanlara sor” diyecekler.

Süleyman Ateş

"(Herhalde) Bir gün, yahut günün bir kısmı kadar kaldık; sayanlara sor", dediler.

Süleymaniye Vakfı

Onlar: "Bir gün ya da günün bir kısmı kadar kaldık; onu sayanlara sor" derler.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

"Ya bir gün, ya da günün bir kısmı kadar kaldık; onu sayanlara sorabilirsin" diyeceklerdir.

Şaban Britch

Bir gün veya günün bir kısmı kadar kaldık, sayanlara sor, dediler.

Şaban Piriş

-Bir gün veya günün bir kısmı kadar kaldık, sayanlara sor dediler.

Yaşar Nuri Öztürk

Derler: "Bir gün yahut günün bir kısmı kadar; sayanlara sor."

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

"A day or a part of a day", they say "but You may ask those -the angels- who keep count. "

Abdul Haleem

and they will reply, ‘We stayed a day or a part of a day, but ask those who keep count.’

Abdullah Yusuf Ali

They will say: "We stayed a day or part of a day: but ask those who keep account."

Abul A'la Maududi

They will say: "We stayed for a day or part of a day. dipnot 1 Ask of those who keep count of this."

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    For explanation, see (Surah Ta-Ha Ayat 103 and E.N. 80) thereof.

Aisha Bewley

They will say, ‘We tarried there for a day or part of a day. Ask those able to count!’

Al-Hilali & Khan

They will say: "We stayed a day or part of a day. Ask of those who keep account."

Ali Quli Qarai

They will say, ‘We remained for a day, or part of a day; yet ask those who keep the count. ’

Amatul Rahman Omar

They will say, `We tarried only for a day or part of a day (we have no exact idea), but ask those who keep the count. '

Arthur John Arberry

They shall say, 'We have tarried a day, or part of a day; ask the numberers!'

Bijan Moeinian

They will reply: "It seems like a day or even half a day. Please ask those who take care of accounting!"

E. Henry Palmer

They will say, 'We tarried a day or part of a day, but ask the Numberers. '

Edip-Layth

They said, "We remained for a day, or for part of a day. So ask those who kept count."

George Sale

They will answer, We have continued there a day, or part of a day: but ask those who keep account.

Hamid S. Aziz

He will say, "How long a number of years did you tarry on earth?"

Mahmoud Ghali

They will say, "We have lingered a day, or part (Literally: Some (part) of a day, so ask the numberers. "

Marmaduke Pickthall

They will say: We tarried by a day or part of a day. Ask of those who keep count!

Mohamed Ahmed - Samira

They will say: "A day or less than a day. Ask the enumerators of numbers."

Muhammad Asad

They will answer: ‘We have spent there a day, or part of a day; but ask those who [are able to] count [time] …"

Mustafa Khattab

They will reply, "We remained ˹only˺ a day or part of a day.[1] But ask those who kept count."

Progressive Muslims

They said: "We remained for a day, or for part of a day. So ask those who kept count."

Rashad Khalifa

They said, "We lasted a day or part of a day. Ask those who counted."

Sahih International

They will say, "We remained a day or part of a day; ask those who enumerate. "

Sam Gerrans

They will say: “We tarried a day, or part of a day; ask Thou those who keep count.”

Shabbir Ahmed

They will say, "We stayed a day or part of a day. But ask those who keep count."

Syed Vickar Ahamed

They will say: "We stayed a day or part of a day: But ask those who keep account. "

Taqi Usmani

They will say, "We stayed for a day or for a part of a day. So, ask those (angels) who have (exact) calculation."

The Monotheist Group

Theysaid: "We remained for a day, or for part of a day. So ask those who kept count."

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Mü'minûn suresi, 113. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Mü'minûn suresi, 113. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Mü'minûn suresi, 113. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩